Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > İslamiyet > İslam Alimleri
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İslam Alimleri İslam Alimlerini bulabileceğiniz ve paylaşabileceğiniz bölüm.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26 Mayıs 2013, 19:54   #1 (permalink)
fenerbahçemmm..

-ÇAĞATAY- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Mayıs 2013
Nerden: OndanBundanŞundan'ım..
(Mesajlar): 5.616
(Konular): 1327
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 72891
Aldığı Beğeni: 208
Beğendikleri: 162
Ruh Halim: Olu Gibi
Takım :
Standart Bedî’uddîn sehârenpûrî


Hindistan’da yaşıyan evliyânın büyüklerinden. Aklî ve naklî ilimlerde âlim idi. İlmiyle amel edenlerin en önde gelenlerinden olup dünyâya hiç meyletmez, haramlardan çok sakınırdı. Sohbeti hoş, sözleri çok tatlı idi. Onbirinci asrın ortalarında vefât etti. Bedî’uddîn Sehârenpûri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önceki hâlini şöyle anlattı: “O günlerde me’mûrluk yapıyordum. Zaman zaman hazret-i İmâm’ın huzûruna geliyordum. Bir kıza âşık idim. Sâlih amelleri yapmak, haramlardan kaçınmak gibi mühim amellere pek dikkat etmiyordum. Hazret-i İmâm, bana; “Bedî’uddîn, niçin namaz kılmıyorsun ve günahlardan sakınmıyorsun?” buyurdu. Ben; “Çoklarından böyle nasihatler dinledim. Eğer bu husûsta teveccüh buyurursanız ve beni bu hâlden teveccüh ve tasarrufla kurtarırsanız, buyurduklarınızı yapabilirim, yoksa bana nasihat te’sîr etmiyor” diye arzettim. Bir an teveccüh edip; “Yarın bu niyet ve emniyetle buraya gel” buyurdu. Ertesi gün, çok sevdiğim kız bize misâfir geldi. Onunla konuşmaya dalıp, hazret-i İmâm’a gidemedim. İki-üç gün sonra huzûrları ile şereflendim. Buyurdu ki: “Verdiğin sözü tutmadın. Ama madem ki bugün geldin, yine iyi ettin. Git abdestini yenile, iki rek’at namaz kıl ve yanıma gel.” Buyurduklarını yaptım. Beni husûsî odalarına götürdü. Bana teveccüh buyurdu. Öyle ki, kendimi kaybettim. Kendimden geçip yere yıkıldım. O hâlde beni kaldırıp eve götürmüşler. Birgün bir gece sonra kendime geldim. Kalbimi yoklayınca, o tutulmadan kalbimi temizlenmiş, belki bütün tutulma ve bağlardan boş olmuş buldum. Bundan sonra sohbetlerine devam ettim. O istekler hazînesinin yüksek teveccühlerinin bereketi ile sonsuz yükselme ve derecelere kavuştum.”
Bedî’uddîn Sehârenpûri senelerce hazret-i İmâm’ın hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Çok derece ve hâllere, makam ve mertebelere erişip, kemâl sahibi oldu. İcâzetle “şereflenip,” yurduna gitti ve Hak taliblerini terbiye etmek ve yetiştirmekle meşgûl oldu. Hadarât-ül-Kuds sahibi Bedreddîn-i Serhendî anlattı: “Bedî’uddîn ile aramızda husûsî bir yakınlık vardı. Sohbet ettiğimiz zaman o ekseriya hazret-i İmâm’ın hârika ve kerâmetlerinden, güzel ifâde ve tatlı sözlerinden anlatırdı. Hazret-i İmâm’ın çeşitli keşf ile kerâmetleri sanki onda toplanmış idi. Kendisinden hazret-i İmâm’ın o kadar hârikasını dinledim ki, eğer o zaman hazret-i İmâm hakkında kitap yazacağımı kararlaştırmış olsaydım, büyük bir kitap olurdu. Şimdi çoğu hatırımdan gitti. Kalan birkaç tanesini yazayım: “Bedî’uddîn Sehârenpûrî anlattı ki; “Hazret-i İmâm’a, me’mûriyeti bırakıp, hep hizmetinizle şerefleneyim diye arz ettiğimde, “Bu sefer bırakma” buyurdu. Ne kadar ayrılmayı söylediysem râzı olmadılar. Bir ara yıllık izine ayrılmıştım. Hilâfet merkezi Ekberâbâd’dan ayrıldığım ilk gün, Burhânpûr’a gidinceye kadar, hergün sabahtan akşama kadar, hocam hazret-i İmâm’ı yanımda görürdüm. Gelirler, İnsanlar arasında benim elimi tutup kenara çekerler ve terbiye ederlerdi. Bu günlerde hiçbir gün ve hiçbir zaman benden ayrılmadılar.”
Yine anlattı ki: “Ecbin’e geldiğimde, kâfirlerin râhiblerinden istidrâc ehli olup, zamanın pâdişâhının ve emirlerinin kendisine i’tikâdı olduğu ve görmeye gittikleri Ecyed Rub Çükî’ye adlı biri vardı. Devlet ileri gelenleriyle birlikte onu görmeye gittim. Râhib beni görür görmez; “Ey Bedî’uddîn! Bugün dünyâda kendisinden daha büyük velî bulunmayan hocanı bırakıp da böyle nereye geldin?” dedi. “Sen onu nereden biliyorsun?” dedim. Dedi ki: “Bana keşf ve ma’lûm oldu ki, bu asırda senin hocan gibisi yoktur.” “Madem ki öyledir, sen niçin onun hizmet ve sohbetine gitmiyorsun?” dedim. “Ben kendi dînimde olgunlaşmışım, ona ihtiyâcım yoktur” dedi ve küfründe ısrar etti.”
Yine o anlattı: “Birgün Allahü teâlânın ismini anarken bir anda kendimi Resûl-i ekrem’in ( aleyhisselâm ) sohbetinde gördüm. Birisi; “Yâ Resûlallah! Siz kuşluk namazını kılar mısınız, yoksa, kılmaz mısınız?” diye suâl etti. Cevap vermediler. Bu fakîr arzettim ki: “Yâ Resûlallah! Meyan Şeyh Ahmed (ya’nî İmâm-ı Rabbânî hazretleri) bu namazı kılıyor. Onun hâli öyledir ki, sizin yapmış olduğunuz her ameli yapar.” Resûl-i ekrem ( aleyhisselâm ) efendimiz biraz murâkabeden sonra, mübârek başlarını kaldırıp; “Meyan Şeyh Ahmed’in yaptığı her amel haktır, doğrudur ve bizim amelimizin aynıdır. Biz de bu namazı kılıyoruz” buyurdular.
Yine o anlattı: “Ne zaman Serhend’e mübârek hocamın huzûruna gelsem, kendiliklerinden buyururlardı ki: “Sen şu hâldesin, bundan sonra şöyle şöyle olacak.” Gerçekten buyurdukları gibi vâki olurdu. Dâima bana hâllerimi söyler, bu yolda ilerlememi sağlar ve kontrol ederdi.”
Yine o anlattı: “Birgün bir tanıdığın ricası ile, kendisinden dîne muhalif ba’zı sözler duyulduğu için, hazret-i İmâm’ın kırgın olduğu bir şeyhin kabrini ziyârete gittik. Ama hem gidiyor, hem de hazret-i İmâm’ı incitip, bana darılacaklarından korkuyordum. Kabrin başına oturduğum sırada, yırtıcı bir aslanın kabristanının etrâfında dolaştığını gördüm. Ben korku ve dehşetle, o arslana bakarken, gördüm ki, o arslanın gözleri, hazret-i İmâm’ın gözleri; arslanın yüzü, tamamen hazret-i İmâm’ın yüzü gibidir. Üzerinde büyük bir kızgınlık hâli vardı, İmâm’ın hiç görmediğim, o öfkeli hâlini görünce, heybetinden titreyerek kalktım ve oradan uzaklaştım. Vakit geçirmeden tövbe ettim.”
Dostlarından biri anlattı: “Hazret-i İmâm, Bedî’uddîn Sehârenpûri’ye icâzet verip, memleketine gönderince, onu yolcu etmek için şehrin dışına kadar gittim. Aklıma babam öleli bir müddet zaman geçti. Bedî’uddîn hazretlerine babamın hâlini sorayım, azâbda mı, yoksa ni’mette midir? diye geldi. Bedî’uddîn kuşluk namazı için hayvanından inince, ben bu düşüncemi arz ettim. Bir müddet başını eğdi ve sonra; “Şu hey’et ve kıyâfette bir şahıs göründü. Gayet beyaz elbise giyiyordu. Hâlini sordum: “İyiyim, bana yüksek makam verdiler” dedi. “O makamdan buraya gelmek istemezdim, ama siz çağırınca ister istemez geldim” buyurdu. Şeyh Bedî’uddîn’in bana ta’rîf ve tavsîf ettiği şahıs benim babam idi. Hâlbuki Şeyh Bedî’uddîn babamı hiç görmemişti ve tanımazdı.”
Bedî’uddîn Sehârenpûrî’nin, hocası İmâm-ı Rabbânî hazretlerine gönderdiği mektûblardan birkaçı aşağıdadır:
“Hizmetçilerinizin en aşağısı Bedî’uddîn’in yüksek huzûrlarınıza arzıdır. Peygamber efendimizden ( aleyhisselâm ) husûsî müjdeler alıyorum. Çok nasihatler ediyorlar. Birgün; “Sen Hindistan’ın ışığısın” buyurdular ve daha çok ibâdet etmemi emrettiler.” Hazret-i İmâm buna cevap olarak birkaç satırlık şu mektûbu yazdılar.
“Allahü teâlâya hamd olsun. Sevdiği, seçtiği kullara selâmlar olsun. Kıymetli mektûbunuzu okumakla şereflendik. Bu vâkıalar müjdecidirler ve te’vil edilmeleri lâzımdır. Ne kadar te’vil olunurlarsa o kadar nurlu oluyorlar. Yâ Rabbî! Bizim nûrumuzu tamamla. Sen her şeye kadirsin. Madem ki amelin, ibâdetin arttırılması ile emr olundunuz, elinizden gelebildiği kadar amel ve ibâdet ediniz.
Çünkü, bu dünyâ ibâdet yeri, iş yeridir. Allah, işlerinizde yardımcınız olsun.” Bedî’uddîn Sehârenpûrî’nin hazret-i İmâm’a gönderdiği şu mektûbu da hâlinin ve kemâlinin yüksekliğini, istikâmette olduğunu, kötülük yapmak istiyenlerin cefâlarına sabrettiğini bildirir.
“Yüksek dergâhınızın hizmetçilerinin en aşağısı olan Bedî’uddîn’in, yüksek makamınıza arzıdır Bu zavallının hâlleri teveccühlerinizin bereketiyle istikâmettedir, işlerin yapılmasında bir gevşeklik olmuyor. Bütün ümidim, hayâtımdan kalan şu birkaç günlük zamanda da, hazretinizin ihsân nazarlarına kavuşmaktır. Çoğu zaman vâki olacak ba’zı hâdiseler vukû’ gelmeden evvel bildiriliyor. Bir teşebbüsle değil, kendiliğinden oluyorlar. Gayb âleminden öyle müjdeler veriliyor ki, bunları ancak huzûrunuzda arzedebilirim.
Kabir ve âhıret hâllerini açık olarak haber veriyorlar. Bütün bunlar, yüksek dergâhınızın sadakalarıdır. Yoksa, bu kabiliyetsiz zavallının, bu arzettiğim şeylerle ne ilgisi, bu yüksek makamlarla ne münâsebeti vardır? Ey kalbimin sevgilisi! Hazretinizin teveccühü ile müşâhede makamına kavuştum. Bütün arzum bir kere cihanın efendisi olan Peygamber efendimizin ( aleyhisselâm ) cemâlini görmek ve kemâlâtından bir şu’leye kavuşmaktı. Hak “Sübhânehü” mücerred ihsân ve ikramı ile, bir gece teheccüd namazından sonra, beni bu devlete kavuşturdu. Bu makamın hazret-i Gavs-üs-sekâleyn’e (kuddise sirruh) bağlı olduğu, onların vâsıta ve vesilesi olmaksızın o dergâha ulaşmanın zor olduğu Peygamberimize ( aleyhisselâm ) tam uyan en büyük velîler hariç, bu makamın nûrlarından kimsenin alamıyacağı bildirildi. Muhterem efendim! Bu cihanda hazretinizden başka terbiye edicim yoktur. Dâima Allahü teâlâdan, bu istidatsızın ve kabiliyetsizin, Allah yolunda bulunanları severek ve onların dergâhında hizmetçi olarak yaşamasını, bu şartlar altında ölmesini ve haşr olmasını, Habîbinin ( aleyhisselâm ) hürmetine yalvararak duâ ediyorum.”
İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî’uddîn Sehârenpûsî’ye yazdığı bir mektûp aşağıdadır:
Allahü teâlâya hamd olsun. O’nun seçtiği iyi insanlara selâm olsun! Kıymetli mektûbunuz geldi. O taraflarda, iki korkunç hâdise başladığını, birinin tâ’ûn (ya’nî veba hastalığı) ötekinin de kaht (ya’nî kıtlık, gıda maddelerinin azlığı) olduğunu yazıyorsunuz. Allahü teâlâ, bizi ve sizi belâlardan korusun. Hepimize afiyet versin!
Bu büyük sıkıntı arasında, gece gündüz ibâdet ve murâkabe etmekteyiz. Kalbimiz her ân O’nun iledir yazıyorsunuz. Bunu okuyunca Allahü teâlâya hamd eyledik, şükr ettik. Böyle zamanlarda dört “Kul”u çok okuyunuz! (Ya’nî Kul yâ eyyühel kâfirûn ve Kul hüvallahü ve Kul e’ûzüleri okuyunuz! Cinnin ve insanların şerrinden korur.)
Erkeklerin kefeni, üç parça olmak sünnettir. Sarık sarmak bid’at olur. “Ahdnâme” denilen (suâl meleklerine verilecek cevapları ve duâ ve istiğfar) yazılı kâğıdı, kabre koymamalıdır. Mübârek yazıların, isimlerin, meyyitin pislikleri ile karışmasına sebep olur ve (dînin dört delîlinden) bir sened ile bildirilmemiştir. Mâverâünnehr (Aral gölüne akan Seyhûn ve Ceyhun nehirleri arasındaki şehirler) âlimleri, böyle birşey yapmamıştır. Meyyite kamîs yerine, bir âlimin gömleğini giydirmek iyi olur. Şehîdlerin kefenleri, elbiseleridir. (Silâh yarası alarak ölen şehîdler yıkanmaz ve kefenlenmez. Muharebede yara almadan ölen ve sulhda, sâri hastalık ve âfetlerle ölenler, şehîd sevâbı kazanırsa da, bunlar yıkanır ve kefenlenir). Ebû Bekr-i Sıddîk ( radıyallahü anh ) “Beni, bu iki çamaşırım ile kefenleyiniz” buyurmuştu.
Kabirdeki hayât, bir bakımdan, dünyâ hayâtına benzediği için, meyyit terakki eder, derecesi yükselir. Kabir hayâtı, insanlara göre değişir. “Peygamberler, (aleyhimüsselâm) kabirlerinde namaz kılar” buyuruldu. Peygamberimiz ( aleyhisselâm ) mi’râc gecesinde, Mûsâ aleyhisselâmın kabri yanından geçerken, mezarda namaz kılarken gördü. O ânda göğe çıkınca, Mûsâ aleyhisselâmı gökte gördü. Kabir hayatı, şaşılacak birşeydir. Bu günlerde, merhum büyük oğlum (Muhammed Sâdık) dolayısı ile, kabir hayâtına bakarak, şaşılacak gizli şeyler görülüyor. Bunlardan az birşey bildirsem, akl ermez. Fitnelere, karışıklığa sebeb olur. Cennetin tavanı, Arşdır. Fakat kabir de, Cennet bahçelerinden bir bahçedir. Akıl gözü bunu göremiyor. Kabirdeki şaşılacak şeyler, başka bir gözle görülüyor. Yarım yamalak da olsa, inanmak, azâbdan kurtulmağa sebeptir. Fakat, o güzel kelimenin (Kelime-i tevhîd) Hak teâlâ tarafından kabûlü için (dünyâda dînin emirlerine uymak), sâlih emirleri işlemek lâzımdır.
Ölmemek için, veba hastalığı bulunan yerden kaçmak büyük günahtır. Muharebede, düşman karşısından kaçmak gibidir. Veba bulunan yerden kaçmayıp sabr eden kimse, ölünce, şehîdlerin sevâbına kavuşur. Kabir sıkıntısı çekmez. Sabr eden kimse, ölmezse, gaziler sevâbına kavuşur. Arabî beyt tercemesi:
Rabbim öl deyince, ölmeği severim,
Mevte çağırana safa geldin derim.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Zübdet-ül-makâmât sh. 346
2) Hadarât-ül-Kuds sh. 334
3) Tezkire-i İmâm-ı Rabbânî sh. 326
4) Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye sh. 953





Kalpleri Fetheden Renkler, Yaşa FENERBAHÇE! Türk'ün Kalbi Seninle Atar, Yaşa FENERBAHÇE! Mazinde Bir Tarih Yatar, Yaşa FENERBAHÇE! Ne Mutlu Seni Sevene, Yaşa FENERBAHÇE!
-ÇAĞATAY- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bedî’uddîn, sehârenpûrî


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557