Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > İslamiyet > İslam Alimleri
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İslam Alimleri İslam Alimlerini bulabileceğiniz ve paylaşabileceğiniz bölüm.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mayıs 2013, 18:07   #1 (permalink)
fenerbahçemmm..

-ÇAĞATAY- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Mayıs 2013
Nerden: OndanBundanŞundan'ım..
(Mesajlar): 5.616
(Konular): 1327
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 72891
Aldığı Beğeni: 208
Beğendikleri: 162
Ruh Halim: Olu Gibi
Takım :
Standart BOSNALI ABDULLAH EFENDİ (Abdullah-ı Rûmî)

Osmanlı evliyâsının büyüklerinden, ilim ve kemâl sahibi bir zât olup, naklî ve aklî ilimlerde âlim idi. 992 (m. 1583) senesinde Bosna’da doğdu. Asıl ismi Abdullah Abdî bin Muhammed’dir. Bosnavî, Rûmî ve Gaîbî nisbet edildi. Şârih-ül-Fusûs ve şârih-il-Mesnevî diye meşhûr oldu. 1054 (m. 1644) târihinde Konya’da vefât etti. Sadreddîn Konevî hazretlerinin türbesi yanında defnedildi.
Doğum yeri olan Bosna’da ilim tahsiline başlayan Abdullah Efendi, daha sonra İstanbul’a gitti. Oradaki medreselerde tahsilini tamamladıktan sonra Bursa’ya gitti. Orada Bursalı Hasen Kabaduz Efendi ile görüştü. O mübârek zâtın sohbetlerinde kemâle geldi. Hasen Kabaduz, Hacı Bayram-ı Velî’nin halîfelerinden, Bıçakçı Ömer Dede’nin halîfesi idi. Hasen Kabaduz Efendi’nin feyz ve himmetleri ile yüksek derecelere kavuşan Bosnavî Abdullah Efendi, Bursa’dan ayrılıp Mısır’a gitti. 1046 (m. 1636) senesinde hac vazîfesini yapmak için Hicaz’a gitti. Mekke-i mükerremeyi ve Medîne-i münevvereyi ziyâret etmekle şereflendi. Hacdan dönüşünde, Şam’da Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin türbesi yanında inzivâya çekildi. Günlerce orada ibâdetle meşgûl oldu. Daha sonra Konya’ya geldi. Sadreddîn-i Konevî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi büyüklerin kabirlerini ziyâret edip, rûhâniyetlerinden istifâde etti.
Konya’da yerleşip, vefâtına kadar orada kaldı. Talebelerine ilim öğretmek ve emr-i ma’rûf yapmakla meşgûl oldu. 1054 (m. 1644) senesinde Hacdan dönerken, Konya’da vefât edip, çok sevdiği Sadreddîn-i Konevî hazretlerinin türbesi civarında defnedildi. Sonradan yapılan kabir taşına, vasıyyeti üzerine; “Hazâ kabrû garîbillahi fî ardıhi ve semâihi Abdullah el-Bosnavî er-Rûmî el-Bayrâmî” ibâresi yazıldı.
Mısır ve Hicaz’a yaptığı seyahatlerinde ve Şam’daki ikâmetinde kendisi ile görüşen ilim erbâbı, Abdullah Bosnavî’nin ilmini ve eserlerini takdîr ettiler. Onun yüksekliğini anlayanlar, ilim ve feyzlerinden istifâde etmek için birbirleriyle adetâ yarış ettiler. Arab âleminin meşhûr ulemâsından Garsüddîn Halîlî, Muhammed Mirzâ Sürûcî, Dımeşkî Sûfî, Muhammed Mekkiyy-ül-medenî, Seyyîd Muhammed bin Ebî Bekr Ukûd gibi âlimler, Abdullah Bosnavî’nin talebesi olmakla şereflendiler.
“Osmanlı Müellifleri”nde Abdullah Bosnavî’nin altmış tane eserinin ismi verilmektedir. Bunlardan en meşhûru, Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin meşhûr eseri “Füsûs-ül-hikem” ine yaptığı şerhtir ki, Mısır’da ve İstanbul’da birer defa basılmıştır. Diğer eserleri çeşitli kütüphânelerde mevcût olup, okuyanlar istifâde etmektedirler. Eserlerinden ba’zıları şunlardır:
1-Mevâkib-ül-fukarâ, 2-Hakîkat-ül-yakîn, 3-Risâle-i hazerat-il-gayb, 4-Metâli-un-nûr-is-senî an tahâret-in-Nebiyy-ül-Arabî (aleyhisselâm), 5-Risâle fî tafdîl-il-beşer alel-melek, 6-Tezyîl fî münâzeât-i İblîs li-Sehl bin Abdullah et-Tüsterî, 7-Mekâsıd-ı envâr-ı ayniyye ve mesâıd-ı ervâh-ı tayyibe-i gaybiyye. 8-Muhâdarât-ül-evâil. Bunlardan başka çeşitli âyet-i kerîme ve sûre-i şerîfelerin tefsîrleri, çeşitli mevzûlarda manzûm ve mensûr, Türkçe ve Arabça eserleri vardır.
Büyük âlim Yûsuf Nebhâni hazretleri, Cevâhir-ül-Bihâr adlı eserinde sevgili Peygamberimizin bütün anne ve babalarının mü’min olduklarını uzun uzun anlatıyor. Bu kitabının 275. sahifesinden i’tibâren, Bosnalı Abdullah Efendi’nin “Metâli-un-nûr an tahâret-in-Nebiyy-il-Arabî” adlı eserinden nakil yaparak buyuruyor ki:
Sevgili Peygamberimizin mübârek soylarının temiz olduğuna delâlet eden âyet-i kerîmeler:
Tevbe sûresi 28. âyetinde meâlen; “Ey îmân edenler! Müşrikler ancak necistirler. Artık bu yıllardan sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar” buyurup, müşriklerin ma’nevî pislik ile pis oldukları için, Mescid-i Haram’a yaklaşmalarını men etti. Oraya girmelerini ayak basmalarını yasakladı. Yine Hac sûresi 30. âyet-i kerîmesinde meâlen; “O hâlde pis putlardan kaçının, yalan sözden sakının” buyurdu. Evsânı (putları), ricsin (pisliğin) aynısı saydı. Evsâna (putlara) yaklaşmaktan men etti.
Nûr sûresi 26. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara, temiz kadınlar ise temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır” buyuruldu.
İşte, Allahü teâlâ müşriklerin necis olduklarını bildirdi. Mescid-i Haram’a yaklaşmalarını men etti. Evsânın (putların), ricsin (pisliğin) aynısı olup, necis olduklarını bildirdi Onlara yaklaşmayı men etti.
Hâl böyle olunca, alîm ve hakîm olan, herşeyi lâyık olduğu mevkiine koyan Allahü teâlâ, âlemlere rahmet olarak yarattığı Habîbinin mübârek ve temiz rûhu şerîfini, necis (pis) olarak bildirdiği müşriklerin sulblerine ve rahimlerine hiç koyar mı? Habîbinin aslını, necis (pis) olarak bildirdiği müşriklerden yapar mı? Resûlullah ( aleyhisselâm ) efendimiz; mübârek, latîf ve temiz rûhu şerîflerinin, takdis ve tenvir âleminden olmayan bir şey ile kirlenmiş olmaktan tenzih ederiz. Hâlbuki Allahü teâlâ temiz kadınları, temiz erkeklere, temiz erkekleri de temiz kadınlara tahsis eyledi.
İbrâhim aleyhisselâmın dîninin, mü’min olan zürriyeti ile kendi zamanından, Resûlullahın ( aleyhisselâm ) zamânına kadar devam ettiğine dâir âyet-i kerîmeler:
Âl-i İmrân sûresi 68. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Gerçekten İbrâhim’e insanların en lâyıkı, herhalde (zamanında) ona tâbi olanlarla şu peygamber ve (şu) îmân edenlerdir. Allah, o îmân edenlerin yardımcısıdır” buyuruldu. Yine Âl-i İmrân sûresi 95. âyetinde meâlen; “De ki; Allah, (sözün) doğru (sunu) söylemiştir. O hâlde İslama yönelerek İbrâhim’in dînine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” buyuruldu.
İbni Ebî Hâtem, Sufyân bin Uyeyne’den nakl etti: “Sufyân bin Uyeyne’ye; “İsmâil aleyhisselâmın evlâdından bir kimse putlara taptı mı?” diye sorulunca; cevâbında; “Bir de İbrâhim’in şöyle dediği vakti hatırla; “Rabbim! Bu Mekke diyarını korkulardan emîn kıl, beni ve oğullarımı, putlara tapmaktan uzak kıl” meâlindeki, İbrâhim sûresi 35. âyet-i kerîmesini işitmedin mi?” dedi.”
İbn-i Cerîr tefsîrinde bu âyet-i kerîme hakkında, İmâm-ı Mücâhid’den şöyle nakletti: “Allahü teâlâ İbrâhim aleyhisselâmın evlâdı hakkında yaptığı duâsını, kabûl eyledi. Bu sebeple İbrâhim aleyhisselâmın evlâdından hiçbir kimse hiçbir puta tapmadı. Allahü teâlâ İbrâhim aleyhisselâmın duâsını kabûl etti.
Sevgili Peygamberimiz, peygamberliği bildirilmeden önce, İbrâhim aleyhisselâmın dîninde idi. Nitekim Kur’ân-ı kerîmde İbrâhim sûresi 40. âyetinde meâlen;“Rabbim! Beni gereği üzere namaza devamlı kıl. Zürriyetimden de böyle kimseler yarat. Ey Rabbimiz duâmı kabûl et” buyuruldu.”
İbn-i Münzîr tefsîrinde, bu âyet-i kerîme hakkında, İbni Cerîr’den sahih bir senedle, “İbrâhim aleyhisselâmın zürriyetinden İslama uygun olarak, Allahü teâlâya ibâdet eden kimselerin elbette bulunacağını” bildiriyor.
Kelime-i tevhîdin ve tevhîd i’tikâdının, İbrâhim aleyhisselâmın zürriyeti arasında devam etmesi, Allahü teâlânın onlara lütuf ve ihsânıdır. İslâm dîninin Resûlullah ( aleyhisselâm ) efendimize bildirilinceye kadar devam edip gelmesi, Resûlullah’ın ( aleyhisselâm ) Hazreti İbrâhim’e kadar olan müslüman baha ve dedeleri vasıtasıyla olmuştur. Çünkü onlar da İbrâhim aleyhisselâmın müslüman olan zürriyetindendir.
İslâmdan ibâret olan Hanîf dîni, Muhammed aleyhisselâmın peygamberliğinin bildirilmesine kadar devam etmiştir. Hak dînin İbrâhim aleyhisselâm zamanından, Resûlullah ( aleyhisselâm ) zamanına kadar devam etmesi, bu iki zaman arasında, bir Allah’a inanan mü’minlerin bulunmasıyla olmuştur. Bu sebeple Resûlullah efendimizin ( aleyhisselâm ) ana ve babalarının da müslüman oldukları sabit olmaktadır. Resûlullah ( aleyhisselâm ) efendimizin babası Abdullah ve annesi Âmine Hâtun’un tevhîd inancı üzere bulundukları ve müslüman oldukları ortaya çıkmaktadır.
Hazreti Âdem’e kadar, Resûlullah efendimizin mübârek soylarının temiz olduğuna delâlet eden hadîs-i şerîfler:
Resûlullah efendimiz ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: “Allahü teâlâ beni temiz sulblerden temiz rahimlere nakl etti.” Ebû Hureyre’den rivâyet edilen hadîs-i şerîfte buyurdu ki: “Ben içerisinde bulunduğum asra gelinceye kadar, her asırda, her zamanda yaşayan insanların en iyilerinden seçilmişlerinden dünyâya getirildim.” Bu hadîs-i şerîf, Sahîh-i Buhârî’de vardır. Şuarâ sûresi 219. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Sen ya’nî senin nûrun, hep secde edenlerden dolaştırılıp, sana inkilâb etmiş ulaşmıştır” buyuruldu.
İmâm-ı Beyhekî Delâil-ün-nübüvve adlı eserinde, Enes bin Mâlik’den ( radıyallahü anh ) rivâyet ederek bildiriyor ki: Resûlullah ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: “İnsanlar iki kısma ayrılsa, Allahü teâlâ beni onların en iyisi ve seçilmişinde bulundururdu. Ben câhiliyet sefâheti bulaşmadan ana-babamdan dünyâya getirildim.” Ya’nî Resûlullah ( aleyhisselâm ) Âdem aleyhisselâmdan i’tibâren babası Abdullah’a kadar olan ana ve babalarından, câhiliyet devrine âit; putperestlik, zinâ, fuhuş gibi kötülüklerden hiçbirşey bulaşmadan dünyâya getirilmiştir Bu sebeple Resûlullahın ( aleyhisselâm ) Âdem aleyhisselâma kadar bütün babaları, ister câhiliyet devrinde, ister câhiliyet devri hâricinde, her zaman müslüman ve temiz kimseler idiler.
Yine Resûlullah ( aleyhisselâm ) efendimiz buyurdu ki: “Ben ana ve babalarımdan, İslâmî nikâh ile dünyâya getirildim. Babalarım ve analarımdan, Âdem aleyhisselâmdan i’tibâren, zinâ yoluyla dünyâya getirilmedim. Nihâyet câhiliyet devri insanlarının kirli vasıflarından ve zinâ lekesinden sâlim olarak babam Abdullah’a ve annem Âmine’ye ulaştım. O hâlde ben, hem şahsen hem de babalarım, (soy) bakımından sizin en üstününüz ve seçilmişinizim.”
İmâm-ı Suyûtî şöyle buyuruyor: “Hadîs-i şerîfler, Resûlullah efendimizin, Hazreti Âdem ve Havva’ya kadar ana ve babalarından şirk ve küfür kirlerinden uzak ve temiz olmayanı yoktur. Yoksa Peygamber efendimize, Muhtâr (seçilmiş) Tâhir (temiz) Mustafâ (temizlenmiş) denilmezdi.”
İbn-i Ebî Hâtem, En’âm sûresi 74. âyet-i kerîmesi hakkında İbn-i Abbâs’dan şöyle bildirdi: “İbrâhim aleyhisselâmın babasının ismi Âzer değildi. Târuh idi.”
Yine İbn-i Ebî Hâtem ve İbn-i Münzîr, İmâm-ı Mücâhid’den şöyle bildirdi: “Âzer, İbrâhim aleyhisselâmın babası değildir.” Ayrıca İbn-i Münzîr sahih bir senedle En’âm sûresi 74. âyet-i kerîmesi hakkında İbn-i Cüreyc’den şöyle bildirdi: “Âzer, İbrâhim aleyhisselâmın babası değildir, İbrâhim aleyhisselâmın babası, İbrâhim bin Yetrûh veya Târuh bin Şâruk bin Nâkûr’dur. O zaman Âzer, İbrâhim aleyhisselâmın amcası olmaktadır. Arablar arasında amcaya baba demek âdettir” Mefâli’un-nûr kitabı 1986 senesinde İstanbul’da “En-Ni’met-ül-Kübr┠kitabı içerisinde, Hakîkat Kitabevi tarafından neşr edilmiştir).
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Hülasât-ül-eser cild-3, sh. 86
2) Osmanlı Müellifleri cild-1, sh. 43
3) Sefînet-ül-evliyâ cild-2, sh. 337
4) Esmâ-ül-müellifîn cild-1, sh. 476
5) Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye sh. 976
6) Sicilli Osmanî cild-3, sh. 367
7) Tuhfe-i hattâtîn sh. 280
8) Metâli-un-Nûr-is-seni an tahâret-in-Nebiyy-il-Arabî (En-Ni’met-ül-Kübrâ alel-a’lem kitabı içinde), Hakîkat Kitabevi, İstanbul 1986 sh. 275
9) Cevher-ül-esnâ fî terâcim-i ulemâi ve şuarâi
10) Bosna (Muhammed Hancî Bosnevî), Mısır 1349, sh. 94





Kalpleri Fetheden Renkler, Yaşa FENERBAHÇE! Türk'ün Kalbi Seninle Atar, Yaşa FENERBAHÇE! Mazinde Bir Tarih Yatar, Yaşa FENERBAHÇE! Ne Mutlu Seni Sevene, Yaşa FENERBAHÇE!
-ÇAĞATAY- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
abdullah, abdullahı, bosnali, efendi, efendİ, rumi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557