Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > İslam Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16 Temmuz 2014, 13:03   #1 (permalink)

Mihrimah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2012
Nerden: İstanbul
Yaş: 27
(Mesajlar): 5.490
(Konular): 871
İlişki Durumu: Var
Renkli Para : 10138
Aldığı Beğeni: 694
Beğendikleri: 478
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart Umretü'l Kaza...

Hz. Peygamber'in 6. Hicret yılında 1400 kadar ashabıyla birlikte Medine'den umre niyetiyle yola çıkması, ancak Mekke müşriklerinin buna izin vermemesi üzerine Hudeybiye'de onlarla yaptıkları anlaşma uyarınca ertesi yıl yapılan umre.

Umre ziyaret demektir. Bir fıkıh terimi olarak; ilham, tavaf, Safa ile Merve arasında koşmak ve tıraştan ibaret küçük hac ziyareti anlamına gelir. Kaza ise borcu ödemek, iş bitirmek, tamamlamak, infaz etmek ve süresi içinde yapılmayan veya yarım kalan bir ibadeti daha sonra yapmak anlamlarına gelir.

Hz. Peygamber Hudeybiye yolculuğuna çıkmazdan önce rüyasında kendisine ve ashabını güven içinde, başlarını traş ederek Mekke'ye girerken görmüş ve bunu onlara haber vermişti: Onlar da çok sevinmişlerdi. Kur'ân-ı Kerîm'de bu rüyadan şöyle söz edilir: "Şüphesiz ki, Allah peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Ey mü'minler! Elbetteki sizler Allah dilerse güven içinde saçlarınızı traş etmiş veya kısaltmış olarak korkmadan Mescid-i Haram'â gireceksiniz. Allah, sizin bilmediklerinizi bildi ve Mescid-i Haram'a girmeden önce yakın bir fetih ihsan etti "(el-Feth, 48/27).

İşte bu rüya o yıl Kâbe-i Muazzama'nın umre için ziyaret edilebileceği şeklinde yorumlanmış ve Allah elçisi 13 Mart 628 M. tarihinde bu amaçla 1404 kişilik sahabe topluluğu ile yola çıkmıştı. Ancak Hudeybiye'ye geldiklerinde Mekke müşriklerinin bu ziyarete izin vermeyecekleri anlaşılınca Osman b. Affân (ö. 35/655) Mekke'ye elçi olarak gönderildi. Hz. Osman da temaslarından olumlu bir sonuç alamamış ve bu arada Osman (r.a)'ın tutuklandığı ve şehid edildiği haberi Hz. Peygamber'e ulaşmıştı. (bk. İbn Hişam, Sîre, III, 321, 329; Vâkıdî, Kitabü'l Meğâzî, II, 602). Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.s); "Bu toplulukla çarpışmadan gidemeyiz" dedi ve ashab-ı kiramdan tek tek bey'it aldı. Onlar; "Ölmek pahasına da olsa savaştan kaçmamak ve kesinlikle çekinmemek üzere söz verdiler" (Taberî, Tarih, III, 77; İbnü'l-Esir, el-Kâmil, II, 203; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 120).

Allah Teâlâ, bir ağaç altında (şeceretü'r-ridvân) yapılan bu bey'ata katılanları överek şöyle buyurur: "Sana bey'ât edenler gerçekte Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozar sözünde durmazsa, kendi aleyhine bozmuş olur ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allah ona büyük bir mükafat verecektir" (el-Feth, 48/10). "Allah, o ağacın altında, sana bey'at eden mü'minlerden razı oldu. Kalblerinde olanı bildi ve onlara huzur ve sükûnet bahşetti. Onları yakın bir fetih ve elde edecekleri büyûk ganimetlerle mükafatlandırdı. Allah mutlak galiptir; tam hüküm ve hikmet sahibidir" (el-Fetlı, 48/15-19).

Mü'minlerdeki bu kararlığı haber alan Mekke müşrikleri Amr oğlu Süheyl'i kendileri adına bir anlaşma yapmak üzere gönderdiler. Görüşmeler sonunda Hz. Peygamber'le Süheyl arasında ünlü "Hudeybiye Anlaşması" * yapıldı. Bu anlaşmanın en önemli bir kaç maddesi şöyledir:

1- Müslümanlarla müşrikler on yıl süreyle savaşmayacaklar, birbirlerine saldırmayacaklardı.

2- Müslümanlar bu yıl Kâ'be'yi ziyaretten vazgeçerek geri dönecekler, ancak gelecek yıl umre yapacaklar, müşriklerin boşaltacağı Mekke'de üç gün kalacaklar ve yanlarında yolcu kılıçlarından başka bir silâh taşımayacaklardı.

3- Mekke'den birisi müslüman olarak Medine'ye sığındığı zaman iade edilecek, fakat Medine'den Mekke'ye sığınanlar geri verilmeyecekti.

4- Arap kabileleri istedikleri tarafla anlaşma yapmakta serbest olacaklardı (bk. İbn Hişam, Sîre, III, 332; Vâkidî, Meğâzî, II, 611; İbn Sa'd, Tabakât, II, 97; Ahmed b. Hanbel, Müsned IV, 325; Belâzûrî, Ensâb, I, 350; Taberî, Tarih, III, 79 vd.; Ayrıca bk. "Bey'atü'r-Rıdvân" ve "Hudeybiye Barışı" maddeleri).

Hz. Peygamber bu anlaşma üzerine kurbanını kesmiş ve tıraş olup ihramdan çıkmıştır. Ashab-ı Kiram da kendisini izlemiştir. Bundan sonra Medine'ye dönülmüştür.

Ertesi yıl yani yedinci Hicret yılında, Hudeybiye anlaşmasına uyarak sayılan iki bini bulan sahabilerle umre yolculuğu için Medine'den Mekke yolculuğuna çıkıldı. Mekke'de kurban edilmek üzere 60 veya 70 tane deve de yola çıkarılmıştı. Hz. Peygamber ve sahabiler yanlarına yalnız yolcu kılıçlarını almışlar, ancak bir önlem olarak yüz atlı suvari ile yeteri kadar silâh Muhammed b. Mesleme (r.a)'ın komutasında önden gönderilmişti. Bu silahlı birlik Mekke'ye beş mil uzaklıktaki Merruzzahran vadisine konuşlandırılmıştı (Vâkıdî, Meğâzî, II, 734; İbn Sa'd Tabakât, II,121). Hz. Peygamber gelince silâhları buradan Mekke'ye üç mil mesafedeki Batn-ı Ye'cec mevkiine gönderdi ve iki yüz kişiyi de silâhların başında koruma görevlisi olarak bıraktı.

Kureyşliler Hz. Peygamber'in silahlı bir güçle gelişinden kuşkulandılar ve Ye'cec'e bir heyet göndererek, Hudeybiye barış anlaşmasının şartlarını hatırlattılar. Hz. Peygamber (s.a.s) de çocukluğundan beri verdiği sözlerde durduğunu hatırlattı ve bu umre ziyaretinde de yalnız yolcu kılıçlarından başka bir silâhı Mekke'ye sokmayacakları yolunda güvence verdi: Bunun üzerine Kureyş müşriklerinin ileri gelenleri Mekke'yi boşalttılar ve dağ kenarlarına çekildiler (Vâkıdî, Meğâzî, II, 734; İbn Sa'd a.g.e., II,121; İbn Kesîr, Sîre, III, 436).

Rasûlüllah (s.a.s) ve ashabı Medine'ye yedi mil kadar uzakta bulunan Zülhuleyfe (Âbâr-ı Ali) denilen mikat yerinde ihrama girdiler ve telbiyeye başladılar. (Telbiye için bk. "Hac" mad.). Bu durum, Mekke'nin gölgelik barakalarına gelinceye kadar sürdü. Çünkü umre'de Mescid-i Haram'a girilip tavafın ilk dolanımında Haceru'l-esved selâmlandığı andan itibaren telbiye kesilir (el-Kasânî. Bedâyiu's-Sanâyi', II, 226 vd.).

Müslümanlar henüz Mekke'ye girmeden, müşrikler arasında onların yoksulluk, darlık, sıkıntı, yorgunluk ve Medine sıtması nedeniyle çok perişan ve zayıf bir durumda bulundukları sözü yayılmıştı. Bu yüzden Hz. Peygamber mü'minlerin zinde, güçlü, kuvvetli görünmelerini arzu ediyordu. Önce kendisi tavafa başlarken üst ihramının bir ucunu sağ koltuğunun altından geçirip sol omuzunun üzerine attı ve sağ omuzunu açtı ve ashabına şöyle buyurdu: "Bugün kendisini müşriklere güçlü ve zinde gösterenleri Allah mağfiret etsin". "Müşriklerin gücünüzü görmesi için Beytullah'ı tavafınızın ilk üç dolanımında (şavt) remel yapınız" (Ahmed b. Hanbel, I, 305, 306; İbn Sa'd, a.g.e., II, 123). Remel; adımları kısaltarak ve omuzları silkerek çalımlıca koşmaktır. Bunda düşmana ve kötü niyetli bakışlara karşı güçlü görünme gayreti vardır. (bk. Müslim, Hac, 39, H. 240).

Allah'ın Rasûlü Haceru't-Esved'e yaklaşıp, elindeki değnekle dokunarak onu selâmlamış ve sonra değneği öpmüştür (İbn Sa'd, a.g.e., II, 121; Vâkıdî, a.g.e., II, 735). Sahabîler de Haceru'l-esved'e ellerini yüzlerini sürüp dik ve hızlı adımlarla tavafa başlamışlardır. Yemen köşesinden Haceru'l-esved'e kadar ise ağır ağır yürümüşlerdir (İbn Hişâm, Sîre, IV, 13; Vâkıdî, Meğâzî, II, 735 vd.).

Tavafın geri kalan dört dolanımı ağır ağır yürünerek yapıldı. Peygamber (s.a.s) Haceru'l-esved köşesine her gelişinde ona elindeki değnek ile işaret etmekte ve tekbir getirmekte idi.

Hz. Peygamber'in Haceru'l esved'le Hatîm (yarım daire şeklindeki çıkıntı) arasında; "Rabbenâ âtinâ fıd-dünyâ haseneten ve fı'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr (Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru)" (el-Bakara, 2/201) âyetini okur, Yemen köşesinde de aşağıdaki duâyı okuyana görevli yetmiş meleğin "âmin" dediklerini bildirmiştir. "Âllâhümme innî es'elilke'l-afve ve'lâfıyete f'd dünyâ ve'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr (Allahım! Senden dünya ve ahirette affımı ve âfıyetimi isterim. Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, âhirette de iyilik ver, bizi ateş azabından koru)" (İbn Mâce, Sünen, II, 985; İbn Ebî Şeybe, Musannef, IV, 108).

Kâbe'nin çevresinde yedi kere dolaştıktan sonra Makam-ı İbrahim'de iki rek'at tavaf namazı kılan Allah'ın elçisi sa'y yapmak üzere Safâ tepesine gitti.

Safa ile Merve arasında yedi kere gidip geldikten sonra sa'yi Merve'de tamamladı. Burada da bugün iki yeşil direk arası olarak bilinen yerde seyirci müşriklere güçlü görünmek için hızlı adımlarda hervele yapıldı. Hz. Peygamber Safa ve Merve tepeciklerinde durduğu vakit üç defa tekbir getirmiş, sonra da üç defa "Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke leh lehü'l mülkü ve lehü'l-hamdü ve huve alâ küllişey'in kadîr (Tek olan Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur, onun ortağı da yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur. O herşeye kadirdir)" demiş ve dua buyurmuştur (Nesâî, Sünen, V, 240).

Sa'y tamamlandıktan sonra kurban kesimine geçildi. Deve bulan deve kesti. Bulamayanlara sığır kesmeleri için izin verildi. Hudeybiye'de bulunanlar kesilen kurbanlara ortak oldular, Hudeybiye seferine katılmamış olanlar ise kurban kesmediler.

Hz. Peygamber Merve'de kurbanını kestikten sonra başını tıraş ettirdi, diğer müslümanlar da tıraş oldular. Bu arada bir kısım sahabîler Ye'cec'e gönderilerek orada silâhların başında bulunan müslümanlarla nöbet değişikliği yapıldı ve böylece onların da umre yapmaları sağlandı (bk. İbn Sa'd, a.g.e., II, 122; Vâkıdî, a.g.e., II, 737-740).

Hz. Peygamber'in Meymûne İle Evlenmesi:

Hz. Meymûne, Hz. Abbas'ın eşi Ümmü'l- Fadı ile Hz. Cafer'in eşi Esmâ binti Umeys'in kız kardeşi idi. İkinci kocasının ölümü üzerine dul kalan Meymûne'yi Hz. Abbas, Allah elçisine övmüş, bunun üzerine o, henüz Mekke'de bulunan Meymûne (eski adı Berre) validemize daha umre yolculuğuna çıkmazdan önce iki kişiyi dünürcü olarak göndermişti. Bu isteği deve üstünde iken işiten Hz. Meymûne; "Deve de üzerindeki de Rasûlüllah'ındır" dedi. Bunun üzerine Hz. Abbas, Rasûlüllah (s.a.s.)'den 400 dirhem (beş dirhem, yaklaşık bir koyun bedelidir) mehir alarak Hz. Meymûne'yi Allah elçisine nikâhladı (İbn İshak, Sîre, IV, 14; İbn Kesîr, III, 439).

Hudeybiye anlaşması uyarınca gereken üç günlük süre dolmuştu. Hz. Peygamber, Osman b. Affan aracılığı ile Mekke müşriklerine haber göndererek üç gün daha süre istedi ve bu arada yapılacak olan evlenme töreninde Mekkelilerin de davetli olduğunu bildirdi. Ancak müşrikler bu isteği reddettiler ve anlaşma gereği müslümanların Mekke'den ayrılmalarını istediler.

Hz. Peygamber müslümanlara üçüncü gün akşama kadar Mekke'yi terketmelerini bildirdi. Mekke'ye altı mil uzaklıktaki Şerîf mevkiinde kamp kuruldu. Hz. Meymûne'nin Mekke'de yapılamayan evlenme töreni Şerîfte yapıldı (Yakut, Mu'cemü'l-Büldân, III, 212; Halebî, İnsanü'l-Uyûn, II, 783).

Enes b. Mâlik (r.a)'ten rivayete göre şöyle demiştir. "Nebî (s.a.s) dört defa umre yapmıştır. Veda haccı ile birlikte olan dışında diğerleri Zi'lka'de ayında yapılmıştır. Bunlar: Hudeybiye umresi, ertesi yıl yapılan umre, Huneyn ganimetlerinin bölüştürüldüğü zaman Cirâne'den yapılan umre ve Veda haccı sırasında yapılan umre" (Buhârî, Meğâzî, 35; Müslim, Hac, 217, 220; Ebû Dâvud Menâsik, 79; Ahmed b. Hanbel, I, 246, 321, II, 39, III, 134).

Bu dört umre şunlardır:

1) Hudeybiye umresi: Bu, yukarıda da belirttiğimiz gibi niyet edilip ihrama girildiği halde, Mekke müşriklerinin izin vermemesi yüzünden yapılamamış ve Hudeybiye sulh anlaşması gereğince ertesi yıla bırakılmıştır.

2) Umretü'l-kaza: Yukarıda açıkladığımız bu umre hicretin yedinci yılında yapılmıştır. Buna Umretü'l kazıyye ve Umretü's-sulh adları da verilir.

3) Huneyn ganimetlerinin paylaştırılmasından sonra Ci'râne'den gelip yapılan umre.

4) Veda haccı ile birlikte yaptığı umre (İbn Sa'd Tabakât, II,170 vd.; Ahmed b. Hanbel, III,134; M. Asım Köksal, İslâm Tarihi, İstanbul 1981, XIV, 329 vd.).





"Peki" dersin bazen;
inandığın için değil,tükendiğin için.


Mihrimah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
kaza, umretül


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557