Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > İslamiyet
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İslamiyet İslamiyet hakkındaki tüm bilgiler, haberler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30 Ağustos 2013, 13:47   #1 (permalink)
Emekli Yönetici

barışbalcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 21 Temmuz 2013
Nerden: Samsun-Trabzon
(Mesajlar): 2.750
(Konular): 1781
İlişki Durumu: Karmaşık
Burç:
Renkli Para : 342907
Aldığı Beğeni: 754
Beğendikleri: 854
Ruh Halim: Yalniz
Takım :
barışbalcı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Sufi ve Tasavvuf Kelimelerinin Kökü

SÛFÎ VE TASAVVUF KELİMELERİNİN KÖKÜ

Sûfî ve tasavvuf kelimeleri Kur'ân ve hadîslerde zikredilmediği gibi, sahâbe ve tâbiîn devrinde bilinen kavramlar da değildir. Hz. Peygamber (s.a.s.) devrine yetişen ve O'nu görme bahtiyarlığına eren kimselere "sahâbî" adı verildiğinden o dönemde zühd ve takvâ ile temâyüz eden şahsiyetlere bir başka ad verilmesine ihtiyaç duyulmamıştır. Sahabelere yetişen ikinci nesle de "tâbiîn" dendiğinden bu isimle anılmak onlara şeref olarak kâfiydi. "Tebe-i tâbiîn" döneminde iyice genişleyen İslâm dünyâsında refah seviyesi yükseldikçe halkın ibâdet ve zühd konularına yönelenlerine yeni bir takım adlar verilmeye başlandı. Bu adlar arasında en yaygın olanları âbid, zâhid, nâsik, bekkâ gibi isimlerdi. Bunların arkasından hicrî II. asrın ortalarından sonra kullanılmaya başlayan ve giderek yaygınlaşan kavram ise "sûfî" kavramıdır. İlk defa "sûfî" lakabıyla anılan zât, bir rivâyete göre Câbir b. Hayyân (ö.150/767), bir başka rivâyete göre ise Ebû Hâşim'dir. Her ikisi de Kûfe'li olan bu zâtların durumları nazar-ı i'tibâra alındığında "sûfî" kavramının önce Kûfe ve Basra'da ortaya çıktığı söylenebilir.
Sûfî ve tasavvuf kelimelerinin hangi kökten geldiği konusu ihtilaflıdır. Kuşeyrî ve Hucvirî gibi bâzı müellifler bu kelimenin Arapça herhangi bir kelimeden türemiş olmadığını, olsa olsa câmid bir lakap olabileceğini belirtmektedirler. Sûfî ve tasavvuf kelimelerinin Arapça bir kökü bulunduğunu öne sürenler ise bir kelime üzerinde ittifak edemeyerek değişik görüşler öne sürmüşlerdir. Tasavvuf kelimesine kök olarak Öne sürülen başlıca kelimeler şunlardır:
1. Asr-ı saâdetteki ashâb-ı suffenin suffesinden,
2. Bir çöl bitkisi olan sufâneden,
3. Duruluk ve temizlik anlamına gelen safa ve safvetten,
4. Saff-ı evvelden,
5. Kendilerini halka hizmete veren Benu's-sûfeden,
6. Ense saçı ve kıl demek olan sûfetü'l-kafâdan,
7. Sıfat kelimesinden,
8. Yunanca hakîm ve filozof anlamına gelen sofiadan,
9. Yün anlamına gelen sûftan.
Ashâb-ı suffe, hayâtlarını Hz. Peygamber (s.a.s.)'in mescidinin sofasında geçiren, orada yatıp kalkan ve mescide devamdan başka dünyevî meşgûliyeti bulunmayan sahâbîler topluluğudur. Sayıları 70 ilâ 300 arasında değişen bu fakir sahâbîler topluluğu, aynı zamanda Allâh Rasûlü'nün hazır muallimleriydi. Bir bölgeden mürşid ve muallim istendiğinde bunların içinden seçilip gönderilirdi. Maişetleri Allâh Rasûlü ve zengin sahâbîler tarafından sağlanan ashâb-ı suffenin hayâtı ile sûfîlerin hayâtları arasında bir benzerlik dikkat çekmektedir. Bu yüzden sûfî ve tasavvuf kelimesinin suffe kökünden gelmiş olabileceği ileri sürülmüştür. Bu tevcih anlam açısından doğru sayılabilirse de dilbilgisi açısından doğru olamaz. Çünkü suffenin nisbeti suffîdir, "sûfî" değil.
Sûfî kelimesinin bir çöl bitkisi olan sufân ve sufâneden alınmış olması ihtimali, sûfîlerin yemeye değer vermemeleri ve genellikle nebâtî şeyler yemeye özen göstermiş olmalarından dolayıdır. Ancak sufân veya sufâne kelimesinin nisbeti sufânî olması lâzım geldiğinden sûfînin bu kökten gelme ihtimali yok gibidir.
Sûfî ya da tasavvuf kelimelerinin safa ve safvet kökünden gelmiş olduğu görüşünü öne sürenler, tasavvufun daha çok bir kalb tasfiyesi işi olduğuna ve safvet-i kalbe verdiği öneme dikkat çekerler. Safânın nisbesinin safâî, safvetin nisbesinin safevî şeklinde geldiğine bakılırsa bu ihtimal de pek geçerli sayılmaz.
Sûfîlerin kalbleriyle ve takvâ duygusuyla Allâh'a yönelişleri îtibârıyla halk içinde saff-ı evvelde bulunmaları gerektiğine istinâden tasavvufun saff kelimesinden gelmiş olabileceğini öne sürenler de vardır. Ancak bu kelimenin nisbetinin saffî olması gerektiğinden gramer açısından bu tevcih de muteber değildir.
Benu's-sûfe, İslâm'dan önce yaşayan ve kendilerini Kâbe hizmetine adayan bir kabîlenin adıdır. Sûfîler Hakk'a ve halka hizmeti ön planda tuttuklarından, kendilerine, Allâh'ın evi Kabe'ye hizmet eden bu kabileye nisbetle sûfî denmiştir. Mânâ ve gramer açısından uygun görünen bu tevcihe itiraz edenler, İslâm'ın geldiği yıllarda bu adla anılan bir kabile bulunmadığını ve Benu's-sûfe'nin münkariz olduğunu öne sürerler.
Sûfetü'I-kafâ, ense kılı demektir. Sûfîler giyim ve kuşamlarına önem vermedikleri ve saçlarına başlarına dikkat etmedikleri için kendilerine bu kelimenin nisbetiyle ad verilmiştir. Tasavvuf târihinde saçlarını uzatan ve "Şa'rânî" lakabıyla anılan pek çok mutasavvıf bulunmakla birlikte sûfî kelimesinin "sûfe" kökünden gelmesi pek mümkün görünmemektedir. Çünkü gramer kâidelerine göre bu kelimenin nisbesinin sufetî veya sufevî şeklinde olması gerekir.
Sûfînin en güzel sıfatlarla muttasıf bulunduğunu öne sürerek sûfî ve tasavvuf kelimelerinin sıfat kelimesinden geldiğini öne sürenler vardır. Bir önceki kelimede olduğu gibi gramer açısından böyle bir tevcih doğru değildir. Çünkü sıfatın nisbeti sûfî değil, sıfetî veya sıfevî olmalıdır.
Bîrûnî (ö.443/1051) ve onun ardından bâzı Batılı müsteşrikler, sûfî kelimesinin Yunanca "hikmet" anlamına gelen "sofia"dan alındığını öne sürmüşlerdir. Ancak sûfî kelimesinin felsefenin Arapça'ya çevrilmesinden çok önce İslâm dünyâsında kullanılmaya başlandığına ve İslâm filozoflarına "hakîm" ya da "feylesûf' denilerek "sûfî" denilmediğine bakılırsa, bu iddianın da kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmış olur.
Sûfî kelimesinin kökü olarak en çok hüsn-i kabul gören kelime, yün anlamına gelen Arapça "sûf"tur. Klâsik tasavvuf yazarlarının ilklerinden olan Ebû Nasr Serrâc (ö.378/988), peygamberlerin, evliyâ ve asfıyânın yolu dediği sûf giyme âdetinden hareketle sûfî kelimesini bu kökten sayar. İnsanların giydikleri libasa nisbetle isim almalarının eski bir âdet olduğunu, Îsâ'nın arkadaşlarının beyazlar giydikleri için "beyaz libaslı" anlamına "havârîler" adını aldıklarını belirten Serrâc, sûfîlere de yünlü giydikleri için sûfî dendiğini; gömlek giyinenin fiili "tekammesa" ile ifâde edildiği gibi, sûfîlerin ilmine de "tasavvuf denildiğini anlatmaktadır. Onun ifâdesine göre sûfîleri, fakihlerin fıkha, muhaddislerin hadîse, müfessirlerin tefsire nisbeti gibi kendi hâl ve makamlarından birine nisbet edip adlandırmak mümkün değildir. Çünkü hâller ve makamlar pekçok ve değişken olduğundan sûfînin ad ve lâkabının devamlı değişmesi gerekir. Bu ise işi iyice zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Klâsik devir müelliflerinden Kelâbâzî, Ebû Nuaym, Gazzâlî, İbnu'l-Cevzî, Sühreverdî, İbn Teymiye ve İbn Haldun bu görüşü benimsemektedir. Müsteşriklerden Nicholson, Nöldeke, Massignon ve Goldziher ile son devir mutasavvıflarından Ezher şeyhi Abdulhâlim Mahmud de bu görüşe katılan âlimlerdendir.
Fransız müslüman Rene Guenon (Abdulvâhid Yahyâ), sûfî kelimesinin ebced hesabıyla "el-Hıkmetü'1-ilâhiyye" kelimesinin harfleri toplamına eşit olduğunu ve bu tevcihle sûfî ve tasavvuf kelimelerinin sûf kökünden gelmesi ihtimalinin daha büyük olduğunu belirtmektedir.
Sûfî kelimesinden önce âbid, zâhid, nâsik ve bekkâ gibi değişik isimlerle anılan tasavvuf mensupları, bu ismin yaygınlaşmasından sonra da muhtelif memleketlerde değişik bâzı isimlerle anılmışlardır. Vatanlarını terk ettikleri için "gurebâ", diyar diyar dolaştıkları için "seyyâhîn" (gezginciler), sahralarda dolaşarak zaman zaman mağaralarda yaşadıkları için Horasanlılarca "şikeftiyye", açlık ve az yemeye dikkat ederek dünyâya önem vermedikleri için Şamlılarca "cûıyye" (açlar), mülkün Allâh'a âit olduğu düşüncesinden hareketle Allâh'tan başka herkese karşı müstağni davrandıkları için "fukâra", kalblerini nurlandırmaya çalışmaları sebebiyle "nûriyye" gibi adlar almışlardır. Sühreverdî, mukarrebûnu sûfıye, ebrârı mutasavvife anlamında kullanmakta, fakr, zühd ve tasavvuf arasında bir ilişki bulunduğuna dikkat çekmektedir.


* Kaynak: Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar; Prof. Dr. H. Kamil YILMAZ; Ensar Neşriyat





Ask Your Self: What would you sacrifice for what you believe..

Kendine şunu sor: İnandığın şey uğruna neyi feda ederdin..

Türkiye Halkı Web Sitesi Forumu
barışbalcı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
kelimelerinin, kökü, sufi, tasavvuf, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557