Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > İslamiyet
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İslamiyet İslamiyet hakkındaki tüm bilgiler, haberler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Aralık 2012, 13:01   #1 (permalink)
★½★

aLLien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Kasım 2012
Nerden: Antalya-Ankara
Yaş: 30
(Mesajlar): 2.184
(Konular): 1569
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 49000
Aldığı Beğeni: 382
Beğendikleri: 1020
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
aLLien - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Sevgiliyi Üzmekten Korkan Aşık Misali...

Mevlana mesnevide der ki: “Rahmet ağlamalara bağlıdır.
Kul ağladı mı rahmet denizi dalgalanmaya başlar.
Gönül darlığı mazlum âhından; ferahlık hizmetten doğar! “

İnsan bir yandan istek ve arzularına kavuşmayı ümit ederken, diğer yandan bu istek ve arzularına kavuşamamaktan dolayı korku duyar. Geleceği düşünmek ve geleceği ile ilgili kararlar almak, yalnızca insana özgü bir olgudur. Ama insan, geleceğine ilişkin bir karar alırken, kendini güven içinde hissetmek ister. Her iki durum da geleceğe yöneliktir ve insanın tutum ve davranışları üzerinde belirleyici bir rol oynar. Bu nedenle müminin temel duygularından birisi korku, diğeri de umuttur.

Âşık’ın maşuk karşısındaki ruhi durumunu belirleyen ve davranışlarını etkileyen bu iki duygu; sevgiliden korkmayı ve O’ndan ummayı öğretir. Umarken korkmak, korkarken ummak âşık için bir nehir olur. Akar sevgiliye giden engin denizlere doğru. Ama yolcuyu harekete geçirecek ve yolda ilerlemeyi sağlayacak bir şey olmalıdır. Bunun adı (havf) korkudur…

“Fareler aslandan korkmazlar, fakat kediden titrerler. Farelere hükmeden kedidir. O huyda olan insan şeklindeki mahlûklar da Allah’tan korkmazlar. Fakat yüksek mevkilerde bulunanlardan, zenginlerden, kuvvetli zalimden korkarlar. Allah’tan gayrisinden korkmak fare gibi olmaktır. Allah’tan korkmaya herkes layık değil. Misk saçan ceylanlar aslandan korkarlar. Fare de kim ki aslandan korksun; o ancak kediden korkar. Hak güneşinin korkusu onlara layık değil. Allah’tan korkmak büyük bir şereftir, büyük bir üstünlüktür. Ahmakların Rabbiyse kullardır. ‘En büyük falanca derler.’ Onun önünde eğilir, ona minnet ederler. Onlar bu temiz kapıya layık değillerdir.”(Mesneviyi şeriften)

Sevgiliyi üzmekten korkan âşık misali…

Kur’an’ın emrettiği korku insanı pasifliğe, durağanlığa yönlendirme amacı göstermez. Tam aksine, insanı Allah’a karşı sorumluluk sahibi yapar, sevdiğini üzmekten korkan aşığı düşünün. Seven sevdiğinden neden korkar? Terk edilmekten, sevdiğinin gönlünü kırmaktan korkar. O zaman korkunun nedenlerini ortadan kaldıracak tutum ve davranışlara yönelen kişinin, sevdiğine duyduğu korku nimet olur, umut olur.

Allah’ tan korkmak kulu; Allah’ın gazabına, cehennem azabına neden olacak davranış ve tutumlardan sakındırır, Allah’ın emirlerine uymaya yönlendirir. Bu yöneliş, kişiyi yalnızca korkuya neden olacak eylemlerden uzaklaştırmakla kalmaz, ona gerçek anlamda iyi ve olgun bir mümin olmanın yollarını açar.

Korku ile başlayan bu yöneliş, ittika (çekinme, sakınma) ile sürerek, takva ile sonuçlanacaktır. Takva ise müminin ulaşabileceği en yüksek dereceyi belirtir.

Unutmamak lazım, Allah’ın vaadi yalnızca korku değildir. O kullarına sadece korkmayı öğretmez. Eğer sadece korku öğrenilirse panik başlar. Korkunun aşırısı, insanda konuşma ve hareket etme cesaretini siler. Kişi üslendiği rolleri terk eder. Heybetli kudret (Celal) karşısında refleksler yok olur ve tüm bilinenleri unutur. Öyleyse insanı gayrete getirecek ve yolda ilerlemeyi sağlayacak bir şey daha olmalıdır. Bunun adı da ‘ümit’tir.

Ümit (recâ); elde edilmek istenilen şeye karşı kalbin ilgisidir. Hayal edilen güzelliklere kavuşma arzusu ve beklentisidir. İnsan sevgiliden bir şeyler ümit ettiğinde sevgiyi öğrenir, sevmeyi öğrenir. Sevgiliye duyulan sevgi, kâinatı sevmesine sebep olur. Sevgiliden gelen ümit haberleri, insana teselli kaynağı olur. Zorlukları aşmada gayret, ileri gitmede merdiven olur. Sevgilinin ümit sandalına binen seven, etrafını görmez, sadece ona yönelir, kalbini ruhunu sırrını verir ona.

Şeyh İbn el-Habib’i tasavvuf yoluna sokan salih kişi, Fez Tekkesi’nin sarp merdivenlerinden her adımını attığında, sürekli “Havf! Reca! Havf! Reca!” diyerek iner çıkarmış.

İbni Habib şu sırrı ondan öğrenmiş.
Korku ve ümit bir çift ayakkabıdır. Onları ayaklarına takacaksın! Böylece hakikatin bilgisine mükemmel ve dengeli yaklaşacaksın! Sağ ayakla korku adımını, sol ayakla ümit adımını atacaksın. Yürüdüğün sürece!

Ümit, yolun başında; Ölümden sonra cennetin nimetleriyle gelecek iyiliğin özlenmesidir.

Ümit, yolun ortasında; Allah’ın kulundan razı olmasıdır.

Ümit, yolun sonunda; O Yüce Sultanı seyretmek ve sırlara erişmektir.

Ümit için müjdeler var…

Korku ve ümidi birlikte yaşama, tasavvuf yolunun kaçınılmaz bir gerçeğidir. O (celle celaluhu), bizi kahrından ve Celalinden muhafaza etmiş olabilir! Bize heybet ve kahrını göstermemesi, hep şefkatiyle tecelli etmesi kahrının olmadığını gösterir mi?

“Nasıl olsa emniyetteyim” diye şımarmamak gerekiyor. Bazen heybetinden bir satır gösterecek ki biz de şefkati tanıyacağız.

Çobanın elindeki değnek sürüyü dövmek için midir? Öyle olsaydı, hayvanlar ürker ve kaçıp giderlerdi. Değnek; hayvanları uçurumdan ve tehlikeli kayalıklardan çevirip yemyeşil otlaklara yönlendirmek içindir. Şefkat içindir. Bazı hayvanlar çobanın korkutmaktan maksadının ne olduğunu bilir ve hemen yönlerini düzeltirler. Çoban bu tip hayvanları çok sever.

Umutsuz olmayacağız. Çünkü umutsuzluk; insanı kendini düzeltme, arındırma çabalarından yoksun bırakır.

Unutmayalım, İblis “Battık ki battık! Allah beni affetmeyecek bari ben de hem azayım hem azdırayım, hem de tanrılık iddia edeyim” diye karar verdi.
Kur’an, müminin her durumda umut içinde olmasını gerektirecek müjdelerle doludur:

“Şüphesiz Rabbin onların zulümlerine karşı mağfiret sahibidir.” (Ra’d, 6)
“Rabbiniz bol rahmet sahibidir.” (En’am, 147)
“Rahmetim her şeyi kaplamıştır.” (A’raf, 156)

Korku ve ümit, birbirini bütünleyen ve kulları kemale erdiren iki niteliktir. Bu nedenle Kur’an müminleri tanımlarken, iki niteliği birlikte anar:

“Vücutları yataklardan uzaklaşır, korkarak ve umarak Rab’lerine dua ederler.” (Secde, 6)

Korku ve ümit, tasavvufta iki hal ve makamı belirtir. Sufinin nefsini arındırmasına (tezkiye) bağlı olarak, doğrudan Allah’ın bağışı sonucu gerçekleşen havf ve recâ, başlangıçta geçicidir. Bu aşamada ‘hal’ olarak anılırlar. Ancak sufi manevi yolculukta ilerledikçe, mertebesi yükseldikçe, havf ve recâ yerleşerek birer makam (daimi hal) durumuna gelir.

Havf ve recâ, ruhun sıkışması demek olan ‘kabz’ ile ve rahatlaması demek olan bast haliyle ilgilidir. Kabz halindeki sufi korku; bast durumunda da ümit duyguları içindedir. Yani sufinin içi daraldığında korku, içi genişlediğinde de ümit kendini gösterir.

Sufiler ümidin üç türünden söz ederler:

I- İnsanın güzel bir amel işleyerek bu amelin kabulünü Allah’tan ummasıdır.
II- İnsanın kötü bir iş yaptıktan sonra, tövbe ederek Allah’tan bağışlanmayı ümit etmesidir.
II- Boş bir kuruntudan başka bir şey değildir. İnsanın bir yandan günah işlemeyi sürdürürken, diğer yandan Allah’ın kendisini bağışlayacağını ummasıdır. Bu adam bir yalancıdır ve böyle bir ümit, insanı felakete sürükler.

Havf ve recâ; ilim, hal ve amelden oluşur. Recâ’da ilim, sufinin Allah’ın hoşnutluğuna, bağışlamasına neden olacak şeyleri bilmesidir. Bu bilgi de onu benliğini arındırmaya, hayırlı amellere sarılmaya götürecektir.

Cennete amellerle değil, Allah’ın şefkat ve merhametiyle girilecek. Sofi işi sıkı tutup gevşeklik göstermemeli ama ümitlenmek ve sevinmek istediğinde, sonsuzluk denizinin merhamet dalgalarına ve akıntılarına kendini koyuvermelidir.

Şakik-i Belhi Hazretleri buyuruyor ki:

“Allahu Teâlâ’nın azabından korkmanın alameti, haramları terk etmektir.
Allahu Teâlâ’nın rahmetinden ümitli olmanın alameti de çok ibadet etmektir.”

Mevlana ile başladık onun sözüyle bitirelim:

“İhlâsa eren kurtulur. Hiçbir ekmek tekrar buğday olmaz, hiçbir ayna tekrar teneke olmaz.


Öyleyse ihlâs makamına ermeye bakmalı. Erdin mi geri inmezsin korkma. Güzele eş olan kurtuldu.
Kara odun ateşe eş oldu, aydınlık geldi. Ölmüş buğday (ekmek) cana eş oldu hayat geldi.”

(Alıntı)






aLLien isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
aşık, korkan, misali, sevgiliyi, üzmekten


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557