Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Dini Bölüm > İslamiyet
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
İslamiyet İslamiyet hakkındaki tüm bilgiler, haberler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17 Ocak 2013, 16:08   #1 (permalink)
★½★

aLLien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Kasım 2012
Nerden: Antalya-Ankara
Yaş: 30
(Mesajlar): 2.184
(Konular): 1569
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 49000
Aldığı Beğeni: 382
Beğendikleri: 1020
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
aLLien - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Hayat ve Ölüm

Hayat, ölümün zıttıdır. Hayat olayı; yemek, büyümek, nefes almak, hareket etmek, hissetmek, arzulamak ve anlamak ile belli olur ve varolduğu anlaşılır. Ölüm ise, hayatın zıttıdır.

Lisan el-Arab’da şöyle denilir: “Ölüm, hayatın zıttıdır.”

Hayat olayının varlığına işaret olan emareler ortadan kalktığında, ölüm olayının gerçekleştiği anlaşılır. Bu yüzden ölüm, hayatın zıttıdır. Bu durumda, yemek yeme ve büyüme fiilleri sona erer, hareket edilemez, hissedilemez, arzu yokolur ve nefes alınamaz.

Burada verilen ayet ve hadisler bize, bir insanın bedeninden Ruhu ayrıldığında, o kimsenin öleceğini ve canının Rabbi tarafından alınacağını haber vermektedir.

Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu:

Allah, ölenin ölüm zamanı gelince, ölmeyenin de uykusunda iken canlarını alır da ölümüne hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vakte kadar bırakır. Şüphe yok ki, bunda iyi düşünecek bir kavim için ibretler vardır. [Zümer 42]

İmam Muslim, Ümmü Seleme’den Peygamber(s.a.v.)’in şöyle dediğini rivayet etti: Ruh alındığında, gözler tarafından izlenir.

Ruhun ve canın yapısını veya tabiatını Allah’dan başkası bilemez. Ruhun bedenden ayrılması da Allah’a dönmesi de gözle görülmeyen şeylerdir ve deney veya gözlem ile tespit edilemez. Bununla beraber, ölümü gösteren bazı işaretler vardır. İşte bu belirtiler ile kişinin öldüğü yani ruhun bedenden ayrıldığı bilinir.

Hatta ayet ve hadisler, ruhun çıkması ve canın alınması ile hayatın sonunun geldiğini bildirmesine rağmen, bunun tam olarak ne zaman ve ne şekilde olacağını söylemezler.

Tüm bu verilenlere bakıldığı zaman; Ruh çıktığında, önceki hadiste verildiği üzere insan gözleriyle izlenir.

Benzer bir rivayette, Peygamber(s.a.v.) şöyle dedi: Eğer ölen bir insanları görürseniz, gözlerini kapatın! çünkü gözler ruhu izler. [İmam Ahmed Şeddad ibn As’tan rivayet etti.]

Ayrıca eğer birisi ölür veya hayatı sona ererse, menatını (konunun gerçeğini) yani ölümün tam anını ve ölümünün kesin olup olmadığını bilmek için araştırma yapmak gerekir. Bu ise, uzmanlık ve bilgi gerektirir.

Doktorlar, bilim, tıp teknolojisi ve yaşam destek sistemlerindeki gelişmelerden önce, kalbin durması halinde kişinin öldüğünü ve hayatının sona erdiğini düşünüyorlardı. Şimdi ise, bu düşünceden vazgeçtiler ve diyorlar ki, eğer kalp durmuş ise, adam mutlaka ölmüş demek değilidr. Kişinin kalbi fonksiyonel olarak dursa bile, o kişinin tekrar hayata döndürülmesi mümkün olabilir. Kalp durduğunda açık kalp cerrahisi devreye girer.

Doktorlar, hayatın bitmesinin veya ölümün ancak beyin kökü ölümü ile bilindiğini söylüyorlar. Beyin kökü, vücudun diğer organlarından beyne bağlıdır ve bu yüzden vücudun merkezi durumundadır. Beyne ulaşan tüm sinirler onun içinden geçer ve beyinden gelen tüm sinyaller (sinirsel iletiler) veya kesin olarak yapılacak görevler, gerekli organa beyin kökü üzerinden iletilir.

O, beynin fonksiyonunu yitiren son parçasıdır. Beyin ve beyin yüzeyinin (korteksin) ölümü, beyin kökünün ölümünden öncedir. Beyin kökü öldüğünde, kalbi ve akciğerleri doğal olarak veya yaşam destek sistemi ile çalışıyor olsa bile, kişi ölür ve hayatı tamamlanmış olur. Eğer beyin kanaması varsa veya beyin kökü kesildiyse (kanıyorsa) veya direk beyne bir darbe vurulduysa, beyin ölümü kalbin durmasından önce olabilir. Hastalık durumunda, kalbin durması ve ölmesi, beynin durması ve ölmesinden önce olacaktır. Diğer organlar faaliyetlerini sürdürdüğü halde beynin durması olayı doktorları şaşırtmaktadır. Buna benzer bir durum Finlandiya’da görüldü. Beyin kanamasından dolayı iki buçuk ay komada kalan bir kadın, doğum yaptı. Tuhaftır ki, kadın çocuğunu doğurduktan iki gün sonra öldü. Şuuru yerinde olmayan kadın, makinalarla nefes alıyordu, tüplerle ve serumla besleniyordu ve 10 haftadır haftada bir defa transfüzyon (kan aktarımı) yapılıyordu. Tüm bunlara rağmen kadın, gayet sağlıklı ve normal ağırlıkta bir bebek doğurdu. Bu, konunun doktorların perspektifinden durumudur.

Fakihlere göre; kişi kesin olarak ölmedikçe, öldüğüne hükmedilemez. Onlar kişinin ölümüne işaret eden bazı durumlar ortaya koymuşlardır. Bunlar; nefes almama, dudakların ayrılması, gözün dikilmesi, şakakların çökmesi, burunun eğilmesi, kolların ayrılması ve ayakların sönüklüğü veya cansızlığı gibi durumlardır. Eğer ölüm hakkında, kalbin atması veya şokta olması veya baygınlık gibi bir şüphe varsa, veya herhangi bir sebebten dolayı şahıs komada ise, insanlar kokusundaki bir değişiklik veya ölüm hallerinden birinin görülmesi ile onun kesin olarak öldüğünden emin olana kadar beklemelidirler. Bizim fikrimiz ise çok benzer bir şekilde şudur: Ölüm ancak, fakihlerin belirttiği ölüme işaret eden durumların görülmesinden sonra, kesin olarak bilinebilir. Bunun nedeni şudur: Bir kimse hayatta ise, kesinlikle ölmemiştir ve biz emin olmadığımız bir hüküm ile onun hayatının sona erdiğine hükmedemeyiz. Kesinlik sadece kesinlik ile karşılanabilir ve şüphe bu durumda yeterli değildir. Bunun nedeni, kesinlik ile iptal edilmediği, feshedilmediği sürece asl olan (durum)’ın kalmaya devam edeceğidir. Ölüm, hayatın zıttıdır ve ölüm emareleri, hayat emarelerinin zıttıdır. Buna göre bir kişinin ölümüne karar vermek için ölüm emarelerinin kesin olarak görülmesi gerekir. Bunların bazıları; algının yokolması, farkında olmama, konuşmama, hissetmenin-hareketin-nefes almanın ve yemek yemenin tamamen durmasıdır. Bu arada, doktorların düşüncesine göre, beyin kökü öldüğünde, kişinin bazı organları çalışıyor olsa da ve kişide halen hayat emareleri olsa da, o kişi tıbben ölmüştür. Bu düşünce ile şer’i bakış birbiriyle çatışır, birbirine terstir.

Şer’i bakış, beyin ile birlikte kalp, akciğer ve karaciğer gibi tüm asli organların ölümüne bakar. Bir şahsın tüm asli organları durmadıkça ve tüm hayat emareleri yokolmadıkça ve bunlar sürdükçe, şer’an o kimse ölü olarak düşünülmez.

Şu iki tür insan için, özel şer’i hükümler vardır: Bunlardan ilki, beyin kökü öldüğü halde bazı hayati organları halen faaliyette olan ve doktorlar tarafından tıbben ölü kabul edilen kimsedir. İkincisi ise, aldığı ölümcül bir darbe sonucu görme, duyma gibi özellikleri ile şuurunu kaybeden ve uzmanlar tarafında ölüm spazmı geçirme durumu olarak tarif edilen bir halde olan kimsedir. Hayat ve ölüm ile ilgili önemli ve bilinmesi gereken iki durum şunlardır:

1- Kimseden ona miras kalmaz ve hiç kimse bu durumu devam ettiği sürece ona miras bırakmayacaktır.

O herhangi bir kimseden miras alamaz ve kimseye miras bırakamaz. Çünkü o şuurlu değildir ve bilinçli hareket etmez. Yani o sağlam bir hayata sahip değildir. Bir kimsenin miras bırakabilmesi için onun dengeli ve sağlam bir hayatı olmalıdır. Bununla beraber, onun ölümü kesinlik kazanmadığı sürece mirası dağıtılamaz. Bu arada, bir cenin sağlam bir hayata sahip olarak doğduğunun, esneme ve doğduktan sonra ağlama gibi göstergeleri olmadığı sürece miras alamaz.

Cabir ibn Abdullah ve el-Misvar ibn Mekreme, Allah Rasulü(s.a.v.)’in şöyle dediğini rivayet ettiler: Ağladığı görülmedikçe, bir bebeğe miras bırakılmaz.

Diğerlerinin ondan miras almamaları ve bu durumda olduğu sürece servetinin dağıtılamaması hakkındaki hükme gelince; bunun nedeni şudur: çünkü onun mirasçılarına mirasın verilmesi için varolması gereken, şahsın ölü olması durumu kesinlik kazanmamıştır. Beyin kökü öldüğü halde diğer organları halen çalışan veya ölüm spazmı (sancısı) geçiren veya ölümcül darbe alan bir kimsede az da olsa biraz hayat olduğundan onun ölümü kesin değildir. Bu nedenle, onun mirası, öldüğünden kesin olarak emin olunmadıkça, dağıtılamaz.

2- Ölümcül Hareket

Eğer bir adam bir diğer şahsa saldırır ve onun beyin kökünü keserse veya ölüm spazmı geçirmesine ve ölümcül darbe almasına neden olursa ve onun kesinlikle öldüğünü düşündüğü bir durumda; ikinci bir şahıs gelir ve onun kesin ölümünü gerçekleştirirse, katil birinci şahıs olur. Bunun nedeni şudur: ilk şahıs, darbe vurduğu adamın yaşamından umudunu kesmiştir. Böylece katil cezalandırılır ve kısas (maktulün canına karşılık katilin canı) yapılır.

İkinci şahıs ise, katil olarak görülmez ve ona kısas tatbik edilmez ancak ta’zir cezası verilir. Çünkü o, Allah’ın değer verdiği cesede saldırmıştır. Eğer birinci şahıs, saldırdığı adamı ölecek hale getirmeseydi ama yaralamış olsaydı ve saldırıya uğrayan adamı şuurlu, hisseden ve bilinçli hareket eden bir halde bırakmışken, ikinci şahıs gelip adamı kesin olarak öldürmüş olsaydı; bu durumda katil ikinci şahıs olurdu ve kısas ona uygulanırdı. Birincisine gelince; o bir katil olarak görülmez ama saldırısından dolayı cezalandırılır. Saldırdığı adamın vücuduna her ne zarar verdiyse, onun diyetini ödemek zorundadır.

Eğer Halife, birisinin saldırısına uğrarsa veya ölüm spazmı geçirirse ve ölümcül bir durumdaysa, Halifenin kesin olarak öldüğü bilinmediği sürece onun yerine bir diğer kimse halife tayin edilemez. Sahabeler (r.anhum) hayatta iken, Ebu Bekir ve Ömer(r.anhum)’in durumu buydu. Sahabeler(r.anhum) Ebu Bekir(r.a.) kesin olarak vefat etmedikçe, Ömer(r.a.)’e bey’at vermediler. Şura üyeleri, Ömer(r.a.)’in vefat ettiğinden kesin olarak emin olduktan sonra, Halife seçim işlemine başladılar.

İşte, Halifenin ölümcül bir durumda olması veya ölüm sancısı geçirmesi halinden sonra ölümü kesinleştiğinde, Ümmete sorulur ve yeterliliği olan kimse, Ebu Bekir ve Ömer(r.anhum)’in durumlarında olduğu gibi, Hilafetin başına geçirilir ve Halife olur.

Islami Ictihadler-Abdulkadim Zellum






aLLien isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
hayat, ve, ölüm


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557