Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Kariyer
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Kariyer İşiniz ile alakalı ve kariyer sahibi olmak için bilgi edinebileceğiniz forum.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Eylül 2011, 00:37   #1 (permalink)
'' Evli Muutlu '' ~ C. ♥ N. ~


- MikiMikrop* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Tiyatro Sahnesinden
(Mesajlar): 5.261
(Konular): 1380
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 68951
Aldığı Beğeni: 90
Beğendikleri: 102
Ruh Halim: Mutlu
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
Standart Sanatçı 'Kerem Görsev'

Sanatçı 'Kerem Görsev'

Kerem Görsev, Türkiye’de caz denilince ilk akla gelen, dünya çapında bir isim. Bunun nedeni, hiç kaybetmediği tutkusuyla caza adadığı yaşamı. Parmaklarıyla, piyano tuşlarının buluştuğu yerde siz de cazı buluyorsunuz.
Yaz mevsimi için şaşırtıcı derecede serin bir günde Kerem Görsev'in evinin yolunu tuttuk. Yağmur bulutları yavaş yavaş yaklaşıyor. Emirgan’ın meşhur Çınaraltı Çay Bahçesi’ni geçip yeşil konağı buluyoruz. Bahçede ilk Bebop çıkıyor karşımıza. Kerem Görsev’in bir tanecik Dalmaçyalı cinsi köpeği... İçeri girince merdivenlerden hemen yukarıda bir piyano göze çarpıyor. Merdivenlerden çıkarken Bebop da yanımızda. Ve bir hoş geldiniz sesi... İşte Türkiye'de caz denince akla gelen ilk isim, Kerem Görsev! Karşılıklı oturup röportaja başlıyoruz. Her şeyi hikaye gibi anlatıyor Görsev. Anlatırken bazen dalıp gidiyor, belli ki o zamanlara dönüyor. Gelecekte yapmak istediklerini anlatırken de bir o kadar heyecanlı. Hepsinden önemlisi her hareketinde müziğe olan tutkusu kendini belli ediyor. Röportaj bitip de ofise dönerken İstanbul bu kış hiç görmediği kadar yağmur damlasının altında eziliyor. Yağmurda Görsev’in Allan Harris’le yaptığı son albümü ‘Back Again’i dinliyorum ve Görsev'in anlattıklarını bir kez daha anımsıyorum.
Grundig teyp, ilk piyano, ilk dersler…
Doğduğumdan beri evde klasik müzik dinlenirdi. Anne karnından kundağa, çocukluğum boyunca hep klasik müzikle yaşadım. Babamın Grundig bir teybi vardı. O teypten Rahmaninof’lar, Shostokovich’ler, Beethoven’lar, Chopin’ler dinlerdik. Evin içerisinde sürekli piyano konçertoları, operalar, traviatalar… Babam yüzünden 24 saat kültür içeren bir evdi bizimkisi. Büyümeye başladığımda, 1967 yılında 6 yaşımda kendimi bir anda İstanbul Belediye Konservatuar’ında buldum. Konservatuara girmemden birkaç hafta sonra babam bana o zamanın şartlarıyla bir piyano aldı. Bir duvar piyanosu. Hiç unutmam; Üsküdar’da Ermeni bir ailenin ahşap konağına gittik. Bir kamyona koyup getirmiştik piyanomu. Ondan hemen sonra da dersler başladı. Artık ben oyun mu oynuyordum, ders mi yapıyordum bilmiyorum, oyun gibi gelmişti bana çünkü. Rahmetli Rana Erksan çok asil bir İstanbul hanımefendisiydi. Nişantaşı’nda Topağacı’nda otururdu. Yazlığı da Göztepe’deydi. Güllerin içinde tek katlı bir yazlıkları vardı. Yazları dersler için annem oraya götürürdü. Kışın Çemberlitaş’a konservatuara giderdim. Sabahtan öğlene kadar da ilkokula. Koşuşturmacalı bir müzik yaşantısına o yaşlarda başladım. Aynen devam ediyor o koşuşturmaca. Çünkü bana göre durmak, ölmek demek.

İlk caz deneyimi ve ilk görüşte aşk
Ağabeyimin arkadaşları çok entelektüel çocuklardı. Onların içinden özellikle bir tanesi beni cazla tanıştırdı. Ali Arif Ersen. Ressam ve fotoğrafçıdır kendisi. Biz Esentepe’de oturuyorduk, onlar Gayrettepe’de. Onların evine gidip gelirdim. Bana kasetler, plaklar verirdi. Kaliteli ve entelektüel bir müzik olan cazı onun sayesinde dinledim. İlk görüşte aşk diye bir şey vardır. Onun yüzünü görürsünüz, kalbiniz atar, heyecanlanırsınız. Terlersiniz, yutkunursunuz, yaklaşmak istersiniz. Böyle duygular kaplar sizi karşı cinse karşı. Caz da bende bu duyguları uyandırdı. Ben bu müzikle uğraşmak istiyordum. Bu müzik bana hayal kurduran bir müzik, beni mutlu eden bir müzik, tebessüm ettiren bir müzikti. Bir anda iyi bir caz dinleyicisi olmaya başladım. Hala çok iyi bir caz dinleyicisiyim. Çok güzel bir caz arşiv, koleksiyonum var. Sürekli konserlere gidiyorum.

80’lerin sonu, Türkiye’de Amerikan cazı esintisi Neşet Ruacan, kızkardeşi Nükhet Ruacan, Nilüfer Verdi, Ateş Tezer, Aydın Esen, Mahmut Yalay, Can Kozlu, Murat Verdi, Selim Selçuk, bu kişilerin hepsi 80’lerin başında Amerika’daki Berklee Müzik Okulu’na gittiler. Bitirip dönenler, bitiremeyip dönenler, orada kalanlar oldu. Bazıları 80’lerin sonlarına doğru, bazıları da 90’larda geri geldi. Böylece 80’li yılların sonlarına doğru disiplinli caz, Amerikan standartları Türkiye’ye gelmeye başladı. O zamanlar İstanbul’da çok iyi caz klüpleri vardı. Ama özellikle Korukent Caz Bar ve Çırağan Q Bar, Amerika’daki iyi müzisyenleri buraya getiriyordu. Onlarla çaldım. Jam session’lar yaptık. Oralarda ben Amerikan müziğinin geleneğini Amerika’ya gitmeden öğrenmeye başladım. Her 15 günde bir, başka bir müzisyen geliyordu. Onlarla çalıyordum. Repertuar öğreniyordum. Kariyerimi yükseltecek pek çok müzisyenle çalıştım. Özellikle Çırağan Q Bar benim hayatımdaki önemli bir yol ayrımıdır. Orada tanıştığım müzisyenlerle hala arkadaşlıklarım devam ediyor ve hala Amerika’ya gittiğimde beraber çalışıyoruz. Müzikal yaşantımı soluk almadan, stratejik hatalar yapmadan devam ettirmeye çalışıyorum. Kendimi geliştirmeye çalışıyorum ama hatalar oluyor tabii. İnsanlar hata yapa yapa daha az hata yapmayı, kendisine ve çevresine daha az zarar verecek hatalar yapmayı öğreniyor. Hatasız bir yaşantı yok.

Türkiye’de caz iyiye gidiyor
Gidin görün işte konserleri. Yerlerde oturuyor insanlar. Harbiye Açıkhava’daki Caz Festivali konserlerinde insanlar merdivenlerde oturuyorlar. İstanbul Jazz Center’da iki senedir büyük dünya starları gelerek konserler veriyorlar. Dünyanın hayal edemediği insanları Jazz Center’a getirerek dinleyiciyle buluşturduk. Bu demek ki ne ekerseniz onu biçiyorsunuz. Caz müziği size böyle kovalarla para kazandıran bir şey değil ama çok onurlu ve şahsiyetli bir şekilde hizmet edebileceğiniz, size birtakım nimetler sunan bir müzik tarzı. Caz müziğinin destekçilerine çok ihtiyacı var. Sponsorluk olduğu zaman iyi bir beraberlik oluyor. Dünya starlarını getirerek toplumla iyi bir sinerji paylaşıyorsunuz. Türkiye’de cazın gidişatı çok iyi.

Ne varsa gençlikte var
Anadolu’da üniversitelere, liselere gidiyorum. Arada ilkokullarda da çalıyorum. Ne varsa gençlikte var. Gençliği bu güzel kaliteli müzikle etki altına alıp onlara bu müziği dinletebilirsek, onların ileri jenerasyon çocukları da Türkiye’nin belki kilit yerlerinde yer alacaklardır. Çünkü caz ve klasik müzik dinleyen insanların ruh yapısı başka oluyor. Yaratıcı, dingin, uzlaşmacı, matematik ve fizik zekası yüksek, toplumda kendini hemen davranışlarıyla ön plana çıkartan şahsiyetler gelişiyor. Bu Türkiye için de önemli. Her zaman Türkiye’yi yurt dışında temsil edebilecek entelektüel, dik duruşlu, ne dediğini bilen, kararlı, eğitim almış, kişisel özgüveni gelişmiş insan tipine ihtiyaç var. Benim kızımın olmasını istediğim insan tipi de bu. İyi eğitimli, birkaç lisan bilen, spor ve sanatla iç içe, mesleğinde başarılı, entelektüel, yurt dışına gittiğinde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edebilecek görünüm ve kültüre sahip Türk gençliği hedefliyorsak bunun temellerini şimdi atmak lazım.

Türk olduğuna inanmıyorlar
Yurt dışına çıktığımda kendi bestelerimi çalıyorum. Ve konserden sonra insanların etkilendiğini fark ediyorum. Konser başlamadan önce insanlar geliyorlar, “Hımm Türk’müş” filan diyorlar. Konser başladıktan sonra birinci, ikinci parçada görüyorsunuz, tebessüm etmeye, daha bir değişik bakmaya başlıyorlar. Sonra soruyorlar size “Siz Türkiye’de mi doğdunuz yoksa Avrupa’da doğmuş büyümüş bir Türk müsünüz? Nerden bu müzik?”. Türkiye’de daha hala deveyle falan yolculuk edildiğini zanneden insanlar var. Ben onlara CD’lerimi verdiğim zaman bir sene sonra aynı şehirde başka yerlere çalmaya çağırıyorlar.

Besteleri, yaşananlardan çıkıyor
Beste neden çıkar? Uzun yaşanmışlıklardan. Bir olayı yaşamazsanız, o olay sizi kalbinizden beyninizden, hücrelerinizden, damarlarınızdan etkilemezse o müzik olarak ortaya çıkmaz. Ben hep yaşadığım olayları müziğe çevirmeye çalışıyorum. Besteyi de yazıyorsunuz, kontrol ediyorsunuz çaldıktan sonra hamile gibi hissediyorsunuz kendinizi. Belgeleyip kayıt yaptıktan sonra da doğum yapmış gibi hissediyorsunuz. Beste önemli bir şey. Çok dikkatli stratejiler yapmanız lazım besteyle ilgili. Çünkü bunlar kalıcı şeyler olacak ve uzun süreçte geriye dönüp yargılayacaksınız.

En önemlisi geride bırakılan eserler
Hepimiz günün birinde buradan gidiyoruz. Yapılan eserler adam gibi bir şey olursa sizden sonra onu tekrar basarlar, piyasada olur, toplum paylaşır, dinler. Topluma bir şeyler verebilirsiniz. Amaç bu. Topluma ne bırakacağız? Ben milliyetçi bir insanım. Onun için de bazı şeyler bana çok ters geliyor, çok ağırıma giden olaylar oluyor bu memlekette. Ben de bir Türk vatandaşı olarak elimden gelen tek şeyin bu olduğuna inanıyorum ve bunu da en iyi şekilde yapıp bu ülkenin kalkınması ve tanıtılması için elimden geleni yapıyorum.

Bill Evans, Ella Fitzgerald…
Sevdiğim caz artistlerinden onlarca isim verebilirim. Ama bir tane gurum vardır, idolüm dediğim. Bill Evans. Bende 85 tane albümü var. Türkiye’deki her röportajımda herkesin bir iki tane Bill Evans albümünün olması gerektiğini söylerim. Kadın sanatçılardan sesini dinlemekten en çok zevk aldığım ise Ella Fitzgerald.

Boşa hayal kurmamak
Zaten arzu ettiğim, hayal ettiğim şeylerin ben adım adım hepsini yapıyorum. Zamanı gelince yapmak istediğim şeyleri de yapacağıma inanıyorum. Çünkü ben boşa hayal kurmuyorum hiçbir zaman. Yapılabilecek şeylerin hayalleriyle uğraşmak güzel bir şey. Hayal ettiğim çok büyük bir albüm projem var. Amerika’da dünyanın birkaç tane efsanevi aranjöründen biri var. Kerem Görsev Song Book bitince ona yollayacağım ve istediğim parçaların büyük orkestrasyonlarını yazmasını isteyeceğim. “Bunu yapmak zorundasınız, yazmak zorundasınız” diyeceğim. Ondan sonra o projemi dünyanın en büyük efsanevi orkestrasından birine götüreceğim. İsim vermiyorum. Bu bütçesi çok büyük bir şey ama yapmak zorundayım bunu.

Piyanist olmasaydı ya tüccar ya balıkçı olurdu
Bu mesleği yapmasaydım ben iyi tüccar olurdum. Hayatımda hiç kimseye kazık atmadım, hiç kimseye yalan konuşmadım. İyi ticaret yapardım. Dürüst, namuslu karakterli bir tüccar olurdum. Yahut da balıkçı olabilirdim. Denizi çok seviyorum çünkü.

Son albümü Back Again’
Back Again’le, 40, 50, 60’ların dünyada unutulmayacak caz parçalarını Allan Harris’le bir araya getirdik. Bu birlikte yaptığımız ikinci albüm. 50-60 yaşındaki insanların gençliğindeki parçaları hatırlamaları ve genç jenerasyonun bu parçaları bilmesi çok önemli. Bu parçaların içerisinde felsefe var, güzel müzik var, dünyanın ekolojik dengesinin bozulmadığı zamanlarda yaşayan çok güzel kadın erkek ilişkilerinin hikayeleri var. Parçaların sözlerinde çok güzel şeyler var. Onun için gençlerin de bu parçaları bilmeleri lazım. Vokal caz, caza başlamak için çok iyi bir basamaktır. Kolay dinlenebilir, her yerde dinlenebilir. O nedenle biraz da toplumu düşünerek, insanlar bol bol müzikten yararlansın diye, bu albümü yapmaya karar verdik.







Ben seninle.. MUTLUYUM
C. Ö.




- MikiMikrop* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
görsev, kerem, sanatçı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557