Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Kariyer
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Kariyer İşiniz ile alakalı ve kariyer sahibi olmak için bilgi edinebileceğiniz forum.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Eylül 2011, 00:41   #1 (permalink)
'' Evli Muutlu '' ~ C. ♥ N. ~


- MikiMikrop* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Tiyatro Sahnesinden
(Mesajlar): 5.261
(Konular): 1380
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 68951
Aldığı Beğeni: 90
Beğendikleri: 102
Ruh Halim: Mutlu
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
Standart Dağcı 'Nasuh Mahruki

Dağcı 'Nasuh Mahruki'

Doğa sporlarının birçoğuyla uğraşan ama en çok dağcılıktaki başarısı ve 1999 depreminde AKUT'un yaptığı çalışmalarla daha yakından tanıdığımız Nasuh Mahruki, deneyimlerini Outdoorturk'un düzenlediği seminerlerle iş dünyasına aktarıyor.
Dünyanın en zorlu dağlarına tırmanarak pek çok ünvanın sahibi olan Nasuh Mahruki, tüm tehlikeleri göze almasının ardında kararlı bir insan olmasının yattığını söylüyor: “ Ben kendimi hırslı bir insan olarak tanımlamam. Hayatımda her zaman hedeflerim vardır ve bu hedefler doğrultusunda büyük bir kararlılıkla ilerlerim ama bunu hırs olarak değerlendirmiyorum.” Mahruki, dağcılığa 24 yaşında başlamış, 32 yaşımda dünyanın en zor tırmanışlarından olan K2'yi gerçekleştirmiş. Dağcılığa başlamasından itibaren toplamda 2 yılını çadırda geçirdiğini ve 1 yıl boyunca da 4000 metrenin üzerinde yaşadığını söyleyen Nasuh Mahruki, “Ben dağlardan keyif alıyorum. O yüzden zamanımın ve kaynaklarımın önemli bir kısmını bu yolda kullandım, sonucunu da başarılı olmayla aldım” diyor.
Hangi sporlarla uğraşıyorsunuz?En çok dağcılıkla adım duyuldu ama doğa sporlarının birçok dalıyla uğraşıyorum. M ağaracılık, yamaç paraşütü, aletli dalış, motor sporları, yelken ve bisiklet sporlarına meraklıyım.
Mağaracılık nasıl bir spor?Mağaralara birtakım teknik donanımla yapılan ziyaret. Yatay veya dikey mağaralar şeklinde iki tür olabilir. Yatay mağarada aydınlatma sistemleri, palet kullanmak kaydıyla yürüyerek ilerlenebiliyor. Su olduğu zaman mağaralarda botlarla gitmek gerekebiliyor. Bazen mağara dalışı yapabiliyorsunuz ki o biraz tehlikeli bir spordur. Dünyanın en derin mağaralarından birkaç tanesi Türkiye'de. Toros dağlarında 1300-1400 metre derinliğinde mağaralar mevcut. Bunlar tabii profesyonel ekiplerle yapılan sporlar. Mağaracılık da dağcılık gibi ciddi bir sektör aslında.
Hangi derneklere üyesiniz veya beraber çalışıyorsunuz?
Çok uzun yıllar sivil inisiyatifle bir şeyler yaptığım için sivil toplum örgütü konusu benim açımdan çok önemli. AKUT'un kurucularından biriyim, aynı zamanda başkanıyım. Sualtı Araştırmaları Derneği'nin de kurucu üyelerinden biriyim. Gezginler Kulübü Derneği ve UGSAD var, Milli Güvenlik Akademisi mezunlarının üye olduğu bir dernek. Onun da yönetim kurulunda görevliyim. AKUT benim en faal olduğum, sorumluluklarım ve yetkilerimin olduğu bir dernek. Bu anlamda AKUT en önde geleni, diğerlerinde de üzerime görev düştükçe bir şeyler yapıyorum.
Takım çalışması ve liderlik üzerine seminerler veriyorsunuz. Nasıl bağdaştırıyorsunuz liderlikle dağcılığı?
Benim 17 yıldır sürdürdüğüm bir doğa sporları hayatım var, bunun 10 yılı da profesyonel nitelikte. Bu tür sporlar takım çalışması ve liderlik becerilerinin çok ön planda olduğu sporlar. Ben aynı zamanda İşletme Fakültesi mezunuyum. Gündelik hayatı ve iş hayatını bir araya getirip akademik bilgimle, spor hayatımdaki deneyimlerimi birleştirip bu konular hakkında kendisini geliştirmek isteyenlere farklı bir bakış açısından, farklı bir pencereden sonuca erişilebileceğini göstermek istiyorum. Kendi mesleki kariyerimizde çeşitli eğitimler alıyoruz ve üç aşağı beş yukarı hep aynı şeyler söyleniyor. Belki bunların yeri değişiyor ama kurgu hep aynı. Bu aynı olan kurgu, riskli sporlarda da böyle. Bu bağlantıyı belirledikten sonra riskli sporlardaki deneyimlerimle bir seminer ortaya çıkarttım.
Ne zaman başladı bu seminerler?
1995 yılında Everest tırmanışından sonra başarılı olmak, zirveye oynamak, hedef belirlemek gibi konularla alakalı ilgili söyleşilere katılmaya başladım. Ama tabii bunun seminer haline dönüşmesi 10 yılın ürünüdür. Seminer kendisini sürekli yenileyerek devam ediyor.


"1995 YILINDA EVEREST TIRMANIŞINDAN SONRA BAŞARILI OLMAK, ZİRVEYE OYNAMAK, HEDEF BELİRLEMEK GİBİ KONULARLA ALAKALI İLGİLİ SÖYLEŞİLERE KATILMAYA BAŞLADIM. AMA TABİİ BUNUN SEMİNER HALİNE DÖNÜŞMESİ 10 YILIN ÜRÜNÜDÜR. SEMİNER KENDİSİNİ SÜREKLİ YENİLEYEREK DEVAM EDİYOR."

Yazarlığa başlamanız da bu dönemde mi oldu?O biraz daha önce. İlk kitabım Bir Dağcının Güncesi'ni 1992 yılında 24 yaşındayken yazdım.
Outdoorturk'le ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Orada benim sorumluluğum indoor eğitim dediğimiz kısmıyla ilgili. Bu tür eğitimler indoor ve outdoor birlikte yapılıyor. Indoor kısmı insanları artık çok fazla tatmin etmiyor, araziye çıkıp uygulamalı olarak bir şeyler de yapmak istiyorlar.
2001 yılında, Kuzey Alaska'nın sert iklimi ve coğrafyasında, çok özel olarak hazırlanan Arktik Koşullarda Hayatta Kalma eğitimi aldınız. Nasıl bir deneyimdi, size ne öğretti?
Normalde hayatımızda çok karşılaşacağımız bir şey değil. Türkiye'nin coğrafyası da buna pek uygun değil. Ama kuzeyde ya da güneyde arktik dairenin üzerinde kalan bölge, arktik coğrafya diye geçiyor. Tabii çok soğuk buralar. Buralarda düzenlenen ekspedisyonlar var, örneğin bu coğrafyada dağcılık tırmanışı yapmak gibi... Bu coğrafyaların ve iklim koşullarının da kendine özgü dinamikleri var ve bu koşullarla başa çıkmak için donanımlı olmanız gerekiyor. Ben profesyonel sporcuyum ama o eğitimi almasam çok zayıf hissederdim kendimi. O da kendimi geliştirmek istediğim alanlardan biriydi ve Danimarkalı bir eski arktik komandadan iki haftalık eğitim aldık, hakikaten çok ağır koşullar vardı. 180 km mesafeyi, donmuş arktik okyanusu üzerinde elimizde sadece harita, pusula ve GPS'le iki kişi geçtik. Tamamen navigasyon, o koşullarda beslenme, enerjinin nasıl organize edileceği gibi, tüm bunların ifade edildiği bir eğitimdi.
Kar Leoparı ünvanınızdan bahseder misiniz?
Rusya dağcılık federasyonunun çok köklü bir dağcılık geçmişi var. Sovyet Asya'da 7 bin metrenin üzerinde beş tane dağ var; Khan Tengri , Lenin, Korjenevskoy, Communism, Pobeda . Ruslar bu beş dağı tırmanan dağcılara bir ünvan verilmesi gerektiğini düşünmüşler. İlk olarak 1966 yılında biri tamamlamış bunu. O günden sonra da çok popüler bir hedef olmuş. Ben de bu ödülden 1992 yılında haberdar oldum ve çok etkilendim. Bu ünvanı almaya karar verdim. 3 yıl uğraştım, Ruslarla çok iyi arkadaş oldum. En sonunda 1994 yılında tamamladım. Tamamladığımda da çok az batılı dağcı vardı. Yabancı dağcılar Rusları pek bilmiyordu, Rus dağcılar da yabancıları bilmiyordu. Türkiye'nin hem coğrafi hem kültürel yakınlığı bana çok büyük fayda sağladı. Dağcılık disiplininde bana en önemli katkısı, bu süreçte Rus dağcılık disipliniyle yetişmemi sağlaması oldu. Benim kişiliğime de çok uygun bir disiplin oldu bu, kariyerimi o vizyon yönlendirdi.
Çok sayıda dağa tırmanmak iyi dağcılık mıdır?
Çok dağa tırmanmak hakikaten ciddi bir tecrübe ve bilgi birikimi getirir. Ben seminerlerimde hep şunu söylerim: ben 24 yaşımda dağcılığa başladım, 32 yaşımda K2'ye tırmandım. 24'le 32 yaşım arasındaki kariyerime baktığımda toplamda tam 2 yılımı çadırda geçirmişim. 1 yıl boyunca da 4000 metrenin üzerinde yaşamışım. Ben dağlardan keyif alıyorum. O yüzden zamanımın ve kaynaklarımın önemli bir kısmını bu yolda kullandım, sonucunu da başarılı olmayla aldım.
Kariyerinizde en önemli tırmanışlar hangisiydi?
Bir kere Kar Leoparı ünvanı benim için çok önemli. Üzerinden 11 sene geçti, Türkiye'de tekrarlayan olmadı. Everest tırmanışı da aynı şekilde. Everest'e çıkarken, ilk Türk olacağımı biliyordum. Aynı zamanda dünya üzerindeki bu kadar Müslüman arasında ilk başarılı tırmanışı gerçekleştirdim. Çünkü dünyada 1.2 milyar kadar Müslüman var, bu kadar Müslüman ülke arasında Türkiye'den birinin çıkması da ayrı bir gurur kaynağı benim için. 1996 yılında Yedi Zirveler projesini gerçekleştirdim. Dünya üzerindeki yedi kıtaların en yüksek dağına yani Everest, Aconcagua, Vinson, Kilimanjaro, Mc. Kinley, Elbruz ve Kosciusko dağlarına tırmanmayı içeren bir projeydi. 1996'da tamamladığımda dünya üzerinde 44. ve en genci oldum. Ama profesyonel dağcılığın en üst seviyesine baktığınızda K2'yi söylemek gerekiyor. O da dünyanın en zorlu ve tehlikeli dağlarının başında geliyor.




"24'LE 32 YAŞIM ARASINDAKİ KARİYERİME BAKTIĞIMDA TOPLAMDA TAM 2 YILIMI ÇADIRDA GEÇİRMİŞİM. 1 YIL BOYUNCA DA 4000 METRENİN ÜZERİNDE YAŞAMIŞIM. BEN DAĞLARDAN KEYİF ALIYORUM. O YÜZDEN ZAMANIMIN VE KAYNAKLARIMIN ÖNEMLİ BİR KISMINI BU YOLDA KULLANDIM, SONUCUNU DA BAŞARILI OLMAYLA ALDIM."

K2'yi en tehlikeli dağ yapan koşullar neler?
Fiziksel, coğrafi, iklimsel koşulları biliniyor ama bu tür değerlendirmeler yapılırken hep rakamlara bakılır. Kaç kişi tırmanmış, kaç kişi hayatını kaybetmiş, tırmananlardan kaçı sağ kalmış gibi. K2'de şöyle bir istatistik vardı: K2'nin zirvesine tırmanmayı başaran 164 kişi var, denerken 57 kişi hayatını kaybetmiş. Yani zirveye çıkan her 3 kişi için 1 kişi hayatını kaybetmiş. Ayrıca bu 164 kişinin 22'si zirveye vardığı halde hayatını kaybediyor. Başarılı olduktan sonra yüzde 13.5 öleceksiniz gibi bir istatistik başka hiçbir dağda yok. O nedenle gerçekten çok zor bir hedef.
Peki bu kadar yüksek bir ölüm olasılığı karşınızda dururken, tırmanma isteği hırs mıdır?
Ben kendimi hırslı bir insan olarak tanımlamam. Hayatımda her zaman hedeflerim vardır ve bu hedefler doğrultusunda büyük bir kararlılıkla ilerlerim ama bunu hırs olarak değerlendirmiyorum.
Hırs kötü bir şey mi sizce?Belki de hırsı olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayırmak gerekiyor. Ben olumlu hırsı kararlılık olarak adlandırıyorum, olumsuz hırsı da sakınılması gereken bir şey olarak görüyorum. Gözünüz hırs yüzünden bir şey görmeyecek hale gelirseniz çevrenizdekilere zarar verebilirsiniz. Kararlılıkta öyle bir şey yoktur. Ben kendime zarar verebilirim ama çevreme zarar vermem. Ben o ayrımı hayatımda net olarak yapıyorum. Hırslı bir insan değilim ama kafama koyduğum hedefi mutlaka gerçekleştiririm.
AKUT'un depremdeki başarısı ve sivil toplum örgütlerine olan ilginin artması konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye, 1999 depreminden sonra sivil toplum örgütlerinin ne kadar etkin ve başarılı olabileceğini gördü. O dönemden sonra sivil toplum örgütlerine bir ilgi, merak ve katılım patlaması yaşandı. Bu tabii olumlu bir gelişme. Çünkü sivil toplum örgütü dediğimiz şey vatandaşların kendi enerjisiyle, içinde yaşadıkları millete, devlete karşı sosyal sorumluluklarını gönüllü olarak yerine getirmeleri için bir araya geldikleri örgütler. Vatandaşların sosyo-kültürel, eğitim, çevresel yapılarıya alakalı zaman içerisinde bir ortaklaşa kültür haline dönüşen bir yapı. Aslında Anadolu coğrafyası buna çok uzun yıllardır hakim. Osmanlı, o dev imparatorluk zamanında dahi devlet eliyle çözemediği birtakım problemleri sivil toplum örgütleriyle çözme yolunu seçmiş. Vakıflar kurmuş, hala 300 yıllık vakıflar var. Darülaceze gibi fakirler, hastalar, çocuklar, yaşlılar için Cumhuriyet'ten önce kurulmuş pek çok vakıf var. Yine imece dediğimiz sistem öğretilirdi bize çocukken. Dolayısıyla bizim özümüzde bulunan, hatta batılılardan çok daha önce yarattığımız değerleri yitirmişiz. Bütün toplumların bu ciddi sosyo-kültürel değişimlere karşı önlemlerini alması gerekir. Türkiye önlemlerini alamadan yakalandı. Bireyler ve kurumlar birbirinden kopuk hareket etmeye başladı. Ta ki 17 Ağustos 1999'da hep beraber bir tokat yiyene kadar. O tokatı o kadar sert yedik ki, AKUT'un ortaya çıkmasıyla sivil toplum örgütlerinin önemi görüldü. Halbuki AKUT çok daha öne kurulmuştu ve o bizim 84. operasyonumuzdu.




Benzer Konular



Ben seninle.. MUTLUYUM
C. Ö.




- MikiMikrop* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
dağcı, mahruki, nasuh


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557