Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kadınca > Kariyer
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Kariyer İşiniz ile alakalı ve kariyer sahibi olmak için bilgi edinebileceğiniz forum.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31 Ağustos 2012, 17:12   #11 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart



Cevap: İş Dünyasında Kim Kimdir?


Conrad Hilton (1887 - 1979)


Amerikalı otelci Hilton, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'den başlayarak çok başarılı bir otel zinciri kurdu. Hilton adı dünya çapında lüks otelcilik kavramıyla özdeşleşmiştir.
Hilton, San Antonio/New Mexico'da Norveçli bir göçmen baba ile Alman kökenli bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası, at arabasıyla seyahat edenlerin geceleyebilecekleri ve alışveriş edebilecekleri bir posta arabası istasyonunu kazançlı bir biçimde işletiyordu. Conrad önceleri Roswell/New Mexico'daki askeri okula devam etti, ardından da 1900 yılında Santa Fe Kolejinden mezun oldu. 1907'den sonra doğduğu eyalette Socorro Maden Akademisinde üç yıl okudu.
Bankacılık Okulunu başarıyla bitirdikten sonra, Hilton babasının işine girdi ve burada öncelikle istasyona bağlı olarak işletilen pansiyonun işlerine eğildi. Bankacılıkta da ilk deneyimlerini elde ettikten sonra, kökten bir değişiklik yapma cesaretini gösterdi. Babasıyla birlikte doğduğu kentte New Mexico State Bank adı altında kendi bankalarını kurdular. Vezneci olarak bir "çıraklık" dönemi geçirdikten sonra, 27 yaşındaki genç Hilton bankanın yönetimini üzerine aldı. Bu şekilde kısa zamanda yerel bir itibar kazanan Hilton, politikaya atılarak 19I2'de New Mexico parlamentosuna milletvekili olarak girmeyi başardı.
Babasının ölümü ve Birinci Dünya Savaşı Hilton'un hayatını değiştirdi. 1917'den başlayarak Avrupa'da subay olarak savaştıktan sonra, bankacılık işlerinin bundan sonraki büyümesiyle ilgili olarak kendi başına sorumluluğu yüklenmeyi denediyse de, bunu başaramadı. Hilton bunun üzerine meslek değiştirdi ve 1919/20 yıllarında Texas'ta üç tane küçük otel satın aldı. Otelcilik sektöründe hemen başarılı olunca, bundan böyle bütün emlak işlerini yürütecek olan Hilton Hotel Company adlı bir anonim şirket kurdu. Yine de fınans uzmanı Hilton, önceleri, otel alımları için yeterli parasal temele sahip değildi. Tanrıya güvenmek ve çalışma azmini göstermek koşuluyla her işin üstesinden gelinebileceğine ilişkin parolasına sadık kalarak, 20'li yıllardan sonra kazançlı yeni bir alımda her şeyini riske ediyordu. Bu riskleri almakla hata etmediği kısa zamanda belli oldu. Her ne kadar 30'lu yılların başındaki dünya ekonomi krizi yüzünden sarsıntı geçirdiyse de kredi alımları kazançlı oldu ve otellerinin sayısı giderek arttı.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra pekçok ünlü otel, durgunluk yıllarından sonra borca batmışken, Hilton bu durumdan, lüks otel sahipleri sınıfına girebilmek için yararlandı. Dünya çapında en büyük otellerden biri sayılan Chicago'daki Stevens otelini 3 milyon dolara satın alarak ilk vurgununu vurdu. Bu otelin 4.5 milyon dolar tutarındaki yüksek borçlarını rekor denilebilecek bir zamanda ödeyerek, 50'li yıllardan sonra büyük kazançlar sağladı. Hilton birkaç yıl içinde, aralarında New York'taki Waldorf-Astoria ve Plaza otelleri de bulunmak üzere, ABD'nin büyük kentlerindeki "birinci adresler"den çok sayıda edindi. Hilton otellerinde personel açısından mümkün olan en yüksek standardın tutturulmasına çok önem veriyordu. 1947'de, birlikte bir çocuk sahibi olduğu ikinci karısı aktris Zsa Zsa Gabor'dan boşandı (ilk evliliğini Mary Barron ile yapmış ve ondan üç çocuk sahibi olmuştu).
Hilton kendi ülkesinde başarılı olduktan sonra, 1948'de 61 yaşına geldiğinde, uluslararası otelcilik işine girdi. Hilton International Inc. şirketini kurarak önceleri Orta ve Güney Amerika'da büyük başarılar kaydetti. Beş yıl sonra Madrid'teki Castellana otelini satın alarak otel zincirini böylelikle Avrupa'ya da yaymış oldu ve burada başkaları yanı sıra yerleşik bir otel zinciri olan Ritz ile rekabete girdi. 50'li yılların sonuna kadar 54 ülkede Hilton zincirine bağlı otel şubeleri açıldı.
60'lı yılların ortasında 78 yaşına gelen baba Hilton, işletmelerinin yönetimini oğlu Barron'a devretmekle birlikte resmen şirketinin başkanı olmaya devam etti.
1976'da Mary Frances Hilton ile üçüncü evliliğini yaptı. 91 yaşında 1979'da Santa Monica/Kaliforniya'da hayata veda etti. Mükemmelliyetçiliğiyle tanınan Hilton'un son sözlerinin, "duş perdesi banyonun içine sarkıtılmalı" olduğu söylenir.

alıntı





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:12   #12 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

Zeynep Bodur Okyay (1964 - .... )




1964 yılında İstanbul'da doğdu. 1984/85 döneminde İtalyan Lisesi'ni bitirdikten sonra, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldu.
1990-92 yılları arasında Harvard Üniversitesi'nde lisansüstü yönetici yetiştirme programına katıldı.
Türkiye'ye döndükten sonra, 1993 yılından başlayarak Kale Grubu'nda çeşitli bölümlerde görev aldı. Tanıtım ve reklam bölümlerinde sorumluluklar alarak başladığı çalışmalarına daha sonra Kale Grubu'nun pazarlama şirketleri'nde icra komitesi üyeliğine getirilerek devam etti. Zeynep Bodur Okyay halen Kale Grubu Şirketleri Yönetim Kurulları Başkan Yardımcısı ve Yönetim Grubu Başkanlığı görevlerini yürütmektedir .
Yoğun iş temposunun yanı sıra pek çok dernek, vakıf ve oda'nın yönetim kurullarında faal olarak çalışmakta olan Zeynep Bodur Okyay;
- İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı
- Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Üyeliği
- Türkiye Genç İşadamları (TÜGİAD) Derneği Üyeliği
- İstanbul Sanayi ve Ticaret Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyeliği
- Seramik Kaplama Malzemecileri Birliği (SERKAP) Yönetim Kurulu Üyeliği
- Dış Ekonomik İlişkiler (DEİK) Türk-İtalyan İş Konseyi Başkanlığı
görevlerini sürdürmektedir. Zeynep Bodur, kurucuları arasında bulunduğu Harvard Mezunlar Derneği'ndeki çalışmaları ile Harvard Üniversitesi'nde Türk kürsüsü kurulmasına da destek vermiştir.

Alıntıdır





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:12   #13 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

Hanefi Aytekin (1929 - .... )




1929 Akören, Eksila, Çatören doğumludur. Köy Enstitüleri paralelindeki Özden Teknik Tarım Okulu 1946-1947 okul birincisi mezunudur. 1947-1949 Akören bölgesinde örenk tarım işletmeciliği kurucu önderliğini yapıp Hava Askeri olarak vatani görevini ikmali müteakip Konya Valiliği’nde kamu görevine intisap etti. Başarılı performansı, atılımcı ve yaratıcı özelliğiyle Konya Valiliği İl Basın Müşavirliği ve İl Genel Meclisi İdare Müd. görevlerine değin yükselip 1982'de kendi isteğiyle emekli oldu.
Gerek memuriyet içinde ve gerekse emeklilik hayatı içinde Konya Mahalli Basını’nda (Yeni Meram, Yeni Konya ve diğerlerinde) binlerce araştırma, inceleme yazı ve makaleleri yayınlandı. Türkiye’de ilk kez Mahalli Özel bir İl Haritası (KONYA) renkli olarak yayınlanıp İngilizce tercümesi ile (1962) bölge ve ülke kültürüne kazandırdı. Daha sonra ise sırasıyla Ankara, Adana, Antalya, Afyon, Karaman, Mersin, (10. baskı olarak da) Konya İl Haritaları’nı çevre tanıtım ders aracı ve mahalli rehber olarak bölge ve ülke kültürüne verdi. Okul Payesi, 100 ünlü Konya Valisi, Konya-Karaman Şehitlikleri ve Şehitleri, İlçelerin müstakil haritaları, Yurt sathında yararlanılan Mali İdari ve Teknik İhale Mevzuatı isimli eser, Konya İl Atlası gibi telif çalışmaları benzersiz nitelikleri ile yayınlandı.
Mütevazi gelir ve imkanına rağmen Konya Meram’da Hanefi Aytekin İlköğretim Okulu’nu Türk kültür ve Milli Eğitimine armağan etti. Konya Basını’nın örgütlenmesine öncülük yaptı, uzun yıllar yönetim kurulu başkanlığını yapıp Konya Basını’nın duayenleri içine, Konya Gazeteciler Cemiyeti’ndeki şeref köşesine adını yazdırdı. T.C. Cumhurbaşkanlığı’nca Onur Plaketi ile, Mehmetçik Vakfı eliyle bir eserinin gelirinden 100 milyara yaklaşan getiri sağladığından Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı tarafından altın madalya ile ödüllendirildi. Konya Garnizonu’nca Şilt anısı ile onure edildi.
Hanefi Aytekin Konya Bölge Basını’nın öncüsü Yeni Meram’da 8.Gün adlı köşe yazılarıyla bölge ve ülke kültürüne katkılarını sürdüregelmekte olup, Tarihi Konya Rehberi ve 2003’den Kuruluşuna Konya Belediye Başkanları isimli eserleriyle de bir ilk’e imza atma mutluluğu içinde olup, oğulları için altyapısını kurup geliştirdiği Aytekinler İlaç Kimya – Ayvet Veteriner Ürünleri Aile Şirketi ile de Türk Tarımı’na hizmetini sürdüregelmektedir.





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:12   #14 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

İzzet Baysal (1907 - 2000)



M. İzzet Baysal 1907 yılında Bolu'da dünyaya geldi. Babası Rüştiye mektebi mezunu Memur Ahmet Canip Efendi, annesi Bolu'nun Alpagut köyünden Hafız Behiye hanımdır. Ailenin dört çocuğu oldu, en küçükleri İzzetti.

İlk ve Orta Öğrenimini Bolu'da tamamladı. Yükseköğrenimini İstanbul'da Mekteb-i Sultan-i Nefise ( bu gün Mimar Sinan Üniversitesi)'nde yaptı. Babasını 1927 yılında kaybettmesi üzerine, zorlu bir eğitim süreci geçirir, bir yandan çalışıp bir yandan okulunu tamamlar, 1931 yılında Mimar olarak mezun olur.

Memuriyet hayatına Bolu Nafia ( Bayındırlık) müdürlüğünde mimar olarak başlayan İzzet Baysal 1932 yılında bir kaç arkadaşı ile birlikte Gerede ilçesinin imar planını yaptı.

Daha sonra Ankara'da Milli Müdafaa Vekaleti Hava Müşteşarlığında mimar olarak çalışmaya başladı. Bu sırada Eskişehir Hava meydanı inşaatının koordinatörlüğünü yaptı.

1934 yılında bu görevinden istifa ederek, Eskişehir Belediyesi'nde Fen İşleri Şefi olarak göreve başdı. Aynı yıl Eskişehir lisesinde Coğrafya öğretmeni olarak görev yapan Çanakkale'li Refika Pınar ile evlendi.

1936 yılında Ankara'da serbest olarak çalışmaya başladı. Ankara'da Azerbeycan temsilcisi Sadri Maksudi Aral'ın ve Medine Muhafızı Fahrettin Paşa'nın köşk projelerini yaptı. 1939 yılında Afyon'da askerliğini yapmaktadır.1942 yılında askerliğini tatamladı.

1942 yılında eşi Rekifa hanım vefat etti. Bunun üzerine İzzet Baysal, işini tasfiye edip, 1943 yılında İstanbul'a gitti ve Karaköy'de Perşembe pazarında sıhhi tesisat ve hırdavat üzerine çalışan bir mağazayı satın aldı. Aynı zamanda kapı kilitleri imali için küçük bir atölye kurdu.

1950 yılında özel teşebbüsün ilk Mekanize Döküm Fabrikasını kurdu. Bu fabrikanın fikri temelinde dükkanında sattığı 'boru ekleme parçalarının' dışardan ithal edilmesine karşı duyduğu vatanseverlik hisleri egemendir. Bunun için iki kere Almanya'ya giderek konuyla ilgili teknolojiyi araştırmıştır.

Zor şartlarda kurduğu ve üretime geçirdiği fabrikasına yönelik ilk tepkiler hiç de hoş olmaz. Avrupa'da aynı üretimi yapan Kartel bu girişimi kösteklemek için elinden geleni yapar ve Türkiye'ye ithal ettiği mallarda % 40 indirim uygulamaya başlar.

Fakat tüm gücüyle direnen Baysal, 1970 yıllarda Avusturya, Almanya, Yunanistan ve Arap ülkelerine ihracata yapan bir fabrika durumuna gelecek olan fabrikasını ayakta tutmayı başarır.

1951 yılında 'İzzet Baysal Döküm Sanayii Müessesi adı altında üretime başlayan kuruluş, 1957 yılında bir aile şirketine dönüştürüldü ve adı da ' İzsal Döküm Sanayii A.Ş.' olarak değiştirildi.

1980 yılına kadar bilfiil çalışan İzzet Baysal, 1986 yılında ikinci eşi Nafize hanımı kaybettikten sonra İzzeü Baysal Vakfı'nı kurdu.

1994 yılında fabrikasını kiraya vererek, iş hayatından çekildi ve ve tüm çabasını İzzet Baysal vakfının hizmetlerine ayırdı. Baysal bu hizmetini ölüm tarihi olan 5 Mart 2000'e kadar sürdürdü





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:12   #15 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

George Eastman (1854 - 1932)



Amerikalı mucit ve işadamı fotoğrafçılıkta kullanılmakta olan kuru levhaları düzeltti ve makaraya sarılmış filmlerle, bunlarla kullanılacak kameraları geliştirdi. Eastman, sahibi bulunduğu Kodak şirketini, 20. yüzyılın başında uluslararası pazarda başta gelen firmalardan biri haline getirdi.
Eastman Waterville/New York'ta dünyaya gözlerini açtı. Babası Waterville'den 160 km. uzaklıktaki Rochester'de bir ticaret okulunun müdürü olduğu için, George da bu okula gitti ve Rochester'de büyüdü. Babası, George sekiz yaşındayken ölünce, dul kalan annesi kendilerine kalan mirası, evini oda oda kiraya vererek artırmaya çalıştı. Okulu 14 yaşında bırakan Eastman, bundan böyle bir sigorta şirketinde çalıştı. Her Cent'i ince ince hesaplamaya alışık olan Eastman, bütün gelir ve giderleri not ederdi ve giderek ailesinin parasal sorumluluğunu yüklenmeye başladı.
Eastman yirmi yaşına gelince Rochester'da bir tasarruf sandığında muhasebeci olarak çalışma hayatına atıldı. Bir süre sonra fotoğraf koleksiyonu yapmaya başladı. Ayrıca bir stereoskop satın aldı. Bizzat fotoğraf yapabilmek için ilk donanımını Eastman 1877'de satın aldı. Foto tekniğiyle ilgili olarak yabancı dillerde yazılmış olan makaleleri okuyabilmek için Fransızca ve Almanca öğrendi. Tanıdığı bir fotoğrafçı Eastman'a ince detaylar konusunda bilgi verdi. Özellikle peyzaj fotoğraflarında gerekli olan ve asit içeren kimyasal maddelerle işlem görmesi gereken ıslak fotoğraf levhalarının nakli son derece zahmetliydi. Alternatifler arayışında olan Eastman, ilk kez 1880'de kuru levhaların varlığından haberdar oldu. İngiliz fotoğrafçı R.L.Maddox kimyasal madde tabakasını jelatinle kaplamıştı. Bunun avantajı, levhaların önceden hazırlanmış olarak satın alınabilmesinde ve evde develope edilebilmesinde yatıyordu. Bu yenilikten çok etkilenen Eastman mutfağının bir köşesini küçük bir laboratuvara dönüştürdü ve geliştirilmiş bir reçete hazırladı. 1881'den sonra büyük çapta kuru levhalar üretmeye başladı. Ayrıca geliştirdiği bu kaplama maddesini levhalara otomatik olarak süren bir makina icat etti.
Kaydedilen bu ilerlemeye karşın foto levhaları döneminin sonu yakındı. Eastman fotoğraf malzemesinin her fotoğraftan sonra tamamen karanlıkta değiştirilmesini gerektirmeyen bir yöntem üzerinde çalışıyordu ve 1884'te iş ortağı William H.Walker ile birlikte bir makaraya sarılı filmi icat etti. Kağıttan bir rulonun üzerine kimyasal maddelerden oluşan, ışığa karşı duyarlı tabakayı sürdü ve bu filmle kullanılacak Kodak kamerası adını verdiği bir kamerayı 25 dolara piyasaya sürdü.
Eastman tarafından tasarlanan bir makara tutucusu sayesinde makara filmler başka kameralara da takılabiliyordu. Fotoğraf çekerken meydana gelen negatifleri resimlere dönüştürebilmek için Eastman 1888'de dünyada ilk defa developman servisini kurdu ve bu sayede makaralı filmlerle fotoğraf çekmeyi amatörler için de cazip bir hale getirdi. Bunun için Eastman tarafından icat edilen kameranın 100 fotoğraflık filmle birlikte servise gönderilmesi gerekiyordu. Müşteriye hazır resimlerle kameraları yeni bir filmle birlikte iade ediliyordu. Negatifleri resme dönüştürmek için Eastman'ın karanlık odaya ihtiyacı yoktu. Foto kağıdı kontakt (tutucu) çerçeveleri içerisinde güneş ışınları aracılığıyla ekspoze ediliyordu (ışıklanıyordu).
Eastman 90'lı yılların başında kâğıt filmlerini selüloit ile değiştirdi. Bu yenilik sayesinde negatifi develope etmeden önce, artık jelatin tabakasının çıkarılması gerekmiyordu. Bunu izleyen zamanda Eastman'ın buluşları son derece iyi satıldı. 1895'te ilk cep kamerasını (Pocket Kodak) satışa sundu.
Yeni yüzyılın başında, başta Avrupa olmak üzere, giderek dış piyasalara yöneldi.1901 yılında 46 yaşına gelmiş olan Eastman, ürünlerini daha iyi pazarlayabilmek için New Jersey'de kurduğu Eastman Kodak Corporation'da kamera ve fotoğrafçılık malzemesinin büyük çapta üretilmesine önayak oldu ve çeşitli İngiliz ve Amerikan tedarikçi firmalarını birleştirdi. Eastman'ın inisiyatifi sayesinde fotoğrafçılık 20. yüzyılın başında kitlesel bir eğlence haline geldi."You press the button, we do the rest' (Düğmeye Basın, Gerisini Bize Bırakın) şirketinin promosyon sloganı haline geldi.
İzleyen yıllarda şirketi giderek daha geliştirilmiş kameralar piyasaya sürdü ve 1907'den sonra Fransız Lumiere kardeşler tarafından geliştirilmiş olan renkli fotoğraflarla deneylere girişti. İlk iki renkli Kodak filmi (Kodachrome) 1915'te işletmenin kimyageri John Capstaff tarafından geliştirildi. Eastman'ın şirketi bundan sekiz yıl sonra hareketli resimler (CineKodak) için ilk kamerayı pazara sürdü. Bundan böyle Amerikalı film şirketleriyle işbirliği yapan Eastman şirketi, 20'li yılların sonunda ilk renkli filmlerini satışa sundu. 77 yaşında Rochester'de kendi canına kıyan Eastman, "My work is done. Why wait?" (İşimi tamamladım, niçin bekleyeyim?) sözleriyle dünyaya veda etti.

Alıntı





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:13   #16 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

Hüsamettin Özkan (1950 - .... )



1950 Develi doğumlu. Evli ve iki çocuk babası olan Özkan, Galatasaray İktisat ve İşletmecilik Yüksekokulu'nu bitirdi. Devlet Bakanı ve Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Özkan, Ecevit'e olan yakınlığı ile tanındı. Genel başkanını bir an olsun yalnız bırakmaması nedeniyle karikatürlere ve fıkralara konu oldu.

Ecevit'in basına ve kameralara yansıyan her karesinde Özkan da yer aldı. Ecevit'in sağ kolu ve sırdaşı oldu.

Genel başkanı ile birlikte üç hükümette yer aldı. Zengin bir işadamı olan Özkan, DSP'ye 1991 yılında girdi. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde DSP'nin 7 milletvekilinden biri olarak Meclis'e girdi.


4 DSP'li SHP'ye geçerken Erdal Kesebir ile birlikte Ecevit'in yanından ayrılmadı. Meclis'te Grup Başkanvekilliği görevini üstlendi. 1995 seçimlerinden sonra kurulan 55, 56 ve 57'nci hükümetlerin tümünde görev alan Özkan, hükümet kurma çalışmalarında da başrolü üstlendi.

KESİTLER
Dans Kralıydı
"İki Defa Ters Düştü"
Ecevitle Geldim Ecevit'le Giderim
Krizin Kilit İsmi
Halk Bankası ile Gündeme Geldi
Sezer'in Hedefi Oldu
Bir Yorum
Ecevit, liderlerle yine onun aracılığı ile görüştü. 57'nci hükümetin kurulma aşamasında Rahşan Ecevit'in verdiği demecin ardından yaşanan sıkıntıyı yine Özkan giderdi.

Bir geceyarısı operasyonu ile Bahçeli ile görüştü ve buzlar eritildi. DSP, ANAP ve MHP arasında doğan krizleri çözmek de Özkan'ın işi oldu. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile İçişleri Bakanı Sadettin Tantan arasındaki krize el koydu.



Alıntı





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:13   #17 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

Lido Anthony Iacocca (1924 - .... )



Amerikalı endüstri yöneticisi Iacocca 80'li yıllarda hasta Chrysler Otomobil şirketini yeniden yapılandırmasıyla Amerikan girişimcilik ruhunun sembolü haline geldi.
Iacocca, İtalyan göçmenlerin oğlu olarak Allentown/Pennsylvania'da doğdu. Babası gastronomi işletmeleriyle bir servet yapmadan önce pizzacılık ve otomobil kiralamakla işe başlamıştı. Iacacca liseyi bitirdikten sonra Lehigh ve Princeton Üniversitelerinde makine mühendisliği okudu ve 1946'da mühendislik diplomasını eline aldı.
Aynı yıl içinde otomobil üreticisi Ford'un yanında işe alınan Iacocca, önce birkaç aylık bir eğitim programına tabi tutuldu. Arkasından bir dişli fabrikaşında çalıştı. Birkaç kez başvuruda bulunup red cevabı aldıktan sonra, satış bölümüne geçmeye ilişkin umutları sonunda gerçekleşti ve Iacocca Chester/Pennsylvania'da bir şubenin başına getirildi.
Akşamları devam ettiği satış kursları ve sıradışı pazarlama stratejileri sayesinde, Iacocca, aradan çok geçmeden dikkatleri üzerine çekebildi. Böylelikle bölge satış müdür yardımcısı olarak yeni otomobillerde uyguladığı fiyat indirimleriyle, kendi bölgesini Ford satış istatistiğinde bir numaralı yere yükseltti. 1957'de kamyon alanında pazarlama müdürlüğüne, üç yıl sonra da pazarlama bölümü müdürlüğüne getirildi. Ayrıca firmanın sahibi Henry Ford II, Iacocca'yı üretim alanında başkan yardımcılığına ve genel müdürlüğe atadı.
Iacocca 60'lı yılların başında uygun fiyatlı bir spor arabanın geliştirilip üretilmesini önerdi. Bu araba, gerekli satış rakamlarına özel donanımı ve aksesuar satışlarıyla ulaşacaktı. Yıllık satışı 125.000 adet olarak tasarlanan Mustang modeli, ilk yılında bile (1964) 400.000 adetten fazla sattı. Otomobil satışları konusundaki şaşmaz içgüdüsüyle Iacocca gerekli üretim kapasitelerini vaktinde hazırlamıştı. Üç yıl sonra başkan yardımcılığına getirilen Iacocca, sonunda 1970'de başkan oldu.
70'li yılların ortasında firmanın sahibi Ford ile yıllık maaşı 800.000 doları bulan başkanı arasında giderek çelişmeler ortaya çıktı. 60'lı yıllarda Maverick ve Pinto, ve 70'li yıllarda Fiesta modelini desteklemesiyle, Iacocca şirket içinde "küçük arabaların babası" olarak kabul ediliyordu. 1974 petrol krizinden sonra, Iacocca'nın üretim politikası doğrulanmış oldu ve bunun üzerine bu sektöre daha kuvvetli eğilinmesini istedi. Buna karşın Henry Ford II orta sınıf arabalarının daha hesaplı bir biçimde üretilmesine taraftardı. Bunun ardından kopan şiddetli tartışmalar sonunda, firmanın şefi 1975'te Iacocca'nın yaptığı işlerin hukukçular tarafından denetlenmesini emretti. Başkan Iacocca'nın işine üç yıl sonra son verildi.
Iacocca 1979'da Chrysler Corporation'un yönetim kurulu başkanlığına getirildiğinde, 1923'te kurulmuş olan şirket iflasın eşiğindeydi. Örneğin Plymouth gibi büyük taşıt araçlarının üretiminde uzmanlaşmış olan Amerikan otomobilciliğinin üçüncü büyük şirketi olan Chrysler, petrol krizinin getirdiği piyasa değişiklikleri yüzünden, yıllık yaklaşık 200 milyon dolarlık bir kayıpla karşı karşıya kalmıştı. Iacocca'nın firmaya kabul ettirdiği kökten yeniden yapılanma tasarısı, yaklaşık olarak 100.000 çalışanının işten çıkarılmasını da kapsıyordu. Parça teslimatçılarının kabul ettikleri ödeme ertelemeleri, Iacocca'nın bizzat göründüğü çok sayıda halkla ilişkiler kampanyası, reklam spotları ve yeni üretim yelpazesiyle (Küçük Otomobil K, Küçük Nakil Aracı Minivan gibi) Iacocca şirketi yeniden kâra geçirmeyi başardı.
Chrysler 80'li yılların ortasından sonra, başkaları yanı sıra American Motors Jeep üreticisini satın aldı ve Maserati ile Lamborghini gibi markalara ortak olmakla duyargalarını Avrupa piyasasına da uzatmış oldu. Chrysler'ın 1986 yılındaki kârı 2.3 milyar dolar kadardı. Iacocca 20.5 milyon dolarlık yıllık bir kazançla 80'li yılların en iyi maaş alan yöneticisi pozisyonuna erişti. Firmayı yeniden yapılandırmakta kazandığı büyük popülerlik, kitap yazarlığındaki başarısında da kendini gösterdi.
Otobiyografisi dünya çapında 8 milyondan çok daha fazla satış yaptı. Kendisine Demokratlar tarafından yapılan başkanlık adaylığı önerisini Iacocca reddetti. 1992 sonunda, yapılan sözleşmeye uygun olarak şirketten ayrıldı. Iacocca, o tarihten beri çok iyi paralar karşılığında verdiği söylevlerle dünyayı dolaşmaktadır.


Alıntı





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 31 Ağustos 2012, 17:13   #18 (permalink)
Hayatta kalmama yetecek kadar kötü biriyim ben aslında.


Afrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 06 Ekim 2011
(Mesajlar): 5.423
(Konular): 1787
Renkli Para : 126142
Aldığı Beğeni: 1035
Beğendikleri: 1017
Ruh Halim: Seytan
Takım :
Standart

Axel Caesar Springer (1912 - 1985)



Alman yayıncı Springer şirketini Avrupa'nın en büyük yayın işletmesi haline getirdi. Güçlü düşünceleri yüzünden sık sık eleştirilen Springer Avrupa kıtasının en yüksek tirajlı günlük gazetesi olan (1994 baskı sayısı: 4.29 milyon) "BILD-Zeitung"u (Resimli Gazete) hayata geçirdi. Hamburg yakınlarında Altona'da bir yayıncının oğlu olarak dünyaya gelen Springer, sonraki mesleğini çekirdekten öğrendi. Springer liseyi bitirdikten sonra babasının işletmesinde dizgisi ve matbaacı olarak çıraklık eğitimini tamamladıktan sonra, Wolffs Telegraphisches Bureau adlı haber ajansında para almaksızın mesleği öğrenmek için çalıştı.

"Bergedorfer Zeitung" için muhabir olarak çalıştı ve 1941'e kadar "Altonaer Nachrichten" (Altona Haberleri) adlı gazetede şef redaktörlük yaptı. Adı geçen gazete 1941'de kapatılınca, askerlik hizmeti için uygun görülmeyen Springer, babasının yayınevini yönetti. Girişimci Olarak Kariyeri Dönemin Kuzey-Batı Almanya Radyosu'nun (NWDR) radyofonik yapıtlarını basan "Nordwestdeutsche Hefte" (Kuzey/Batı Almanya Defterleri) adlı dergiyle yayıncılık kariyerini başlatan 34 yaşındaki Springer, bunun ardından "HÖR ZU" (Dinle) adlı dergiyi çıkardı. Bu resimli aile dergisi, izleyen on yıllar boyunca Alman dilindeki en büyük program dergisi haline geldi.

Springer, 1948'de yapılan para reformunun hemen ardından "Hamburger Abendblatt''ı (Hamburg Akşam Gazetesi) çıkartmak için Hamburg Kenti Senatosundan izin aldı. Springer bununla bağımsız, tarafsız bir günlük gazete çıkarmaya ilişkin düşünü gerçekleştirmiş oldu ve bu gazeteyi en büyük bölgesel Alman gazetelerinden biri haline getirdi. BILD-Zeitung'un İlk Baskısı İlk satış fıyatı 10 pfennig olan "BILDZeitung" ile Federal Almanya Cumhuriyeti'nde 1952'de yeni bir basın çağı başladı: Springer basit cümleli, sürükleyici kısa makalelerle kitlelere hitap ediyordu.

İngiliz müttefikleriyle olağanüstü iyi ilişkiler içinde bulunması, Springer'in 1953'te Welt (Dünya) yayınevini aşağı yukarı 3.5 milyon DM'a İngilizlerden satın almasına olanak sağladı. Bölgeler arası günlük bir gazete olan "Die Welt" (Dünya) Springer'in reklam etiketi olmakla beraber, hiçbir zaman beklediği başarıyı sağlayamadı. Springer'in yayınevi 50'li yılların ortasından beri "WELT ** Sonntag" ve "BILD ** Sonntag" (1956) adlı gazetelerle pazar günleri ulusal gazete piyasasına egemen olmaktadır. Alman Birliği şavunucusu olan Springer, 1959'da yayınevini Hamburg'dan Berlin'e taşımaya karar verdi (1966'da taşındı). Almanya'nın geleceğine umutla baktığını herkese kanıtlamak için Springer aynı yıl içinde Berlin'deki Ullstein Yayınevini satın aldı.

47 yaşına gelmiş olan Springer, "BZ" (Berliner Zeitung) ve "Berliner Morgenpost" adlı Ullstein gazeteleriyle, ikiye bölünmüş Berlin kentinde kendisinin liderlik pozisyonunu garanti altına aldı. Bastığı ürünlerde DDR (Demokratik Alman Cumhuriyeti) harflerinin önündeki ve arkasındaki tırnak işaretini kaldırmayı reddeden Springer, Alman Birliği için sarf ettiği çabaların yanı sıra, diğer kişisel inançlarını da yayınevinin redaksiyon çalışmalarında ilke olarak kullandı. İnanmış bir Protestan olan Springer, Almanlarla Yahudilerin barışmasına yaptığı katkılar sayesinde İsrail tarafından birkaç kez ödüllendirildi.

Springer her tür siyasal aşırılığı reddediyor ve kendisini serbest piyasa ekonomisinin savunucusu olarak görüyordu. 1968 öğrenci çatışmaları sırasında başta "BILD" olmak üzere Springer'in günlük gazeteleri tek taraflı siyasal yöneltmelerle halkı kutuplaştırdılar ve "Gammlertum" (serserilik) ve "Rotgatdisten" (Kızıl Askerler) gibi kavramlarla duyguları ateşlediler. Öğrenci lideri Rudi Dutschke Nisan ayında kendisine karşı girişilen bir suikast sonucu hayatını tehlikeye atan bir biçimde yaralanınca, büyük Alman kentlerinde yayınevleri abluka altına alındı.

Yayıncının düşünce tekeline karşı çıkan "Springer'in mallarına el koyunuz kampanyası" ve kamuoyunun daha eleştirel bir hale gelmesi, Springer'in piyasa payının düşmesine mal oldu. Springer, aralarında "Bravo", "Eltern" (Anne-Babalar) ve "Kicker" de bulunan dergilerini başka yayınevlerine sattı ve başta Kuzey AImanya bölgesi olmak üzere, bölgesel gazete piyasasına girdi. Yerine geçeceğini umduğu en büyük oğlunun 1980'de intihar etmesiyle Springer kişisel bir felaketle karşı karşıya kaldı.

Kendisine sanat koruyucusu olarak da bir isim yapmış olan Springer, toplam beş evliliğinden üç çocuk sahibiydi. Elektronik Medyalar Springer 70'li yıllarda özellikle belirli uzmanlık alanlarındaki dergilerle (örneğin "Rallye Racing" Otomobil Yarışçılığı) piyasada belli bir paya sahip olduktan sonra, 80'li yıllarda en büyük hedefi olan kendi televizyon programını kurma işine girişti. Kamu/hukuksal yayıncılık tekeli yayıncıların inisiyatifleri sayesinde sona erdirilince, Springer Schleswig-Holstein eyaleti radyosu ve Radyo ffn'e (Aşağı Saksonya) ortak olmakla özel radyo alanına girmiş oldu ve 1985'te SAT 1'in ortaklarından biri olarak yayına başladı.

73 yaşındaki Springer aynı yıl içinde Berlin'de hayata gözlerini kapadı.




alıntı





SENİSEVİYORUM Sözü Duygu Pornosudur.
Tahrik Eder Ama Tatmin Edemez
Afrodit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
adamlarını, ettiniz, hiç, merak, mi, Ünlü, İş


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557