Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Kişisel Gelişim
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Kişisel Gelişim Kişisel Gelişim hakkındaki tüm bilgilerin paylaşıldığı bölümdür.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10 Ağustos 2011, 16:07   #1 (permalink)
VIP ÜYE ~

WinKyx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 04 Ağustos 2011
Nerden: istanbul
Yaş: 23
(Mesajlar): 2.331
(Konular): 282
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 5736
Aldığı Beğeni: 12
Beğendikleri: 11
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Davranış Bilimleri

Davranış Bilimleri

Bu bölümde, davranış kavramı ve kapsamı, davranış bilimleri . davranış bilimlerinin diğer sosyal bilimlerle ilişkisi ve davranış bilimlerinde yöntem konuları ele alınmıştır
DAVRANIŞ KAVRAMI Davranmak ile ilişkilendiren davranış kavram; “tutum, gidiş ve hareket tarzı” gibi kavramlarla da anılabilmektedir.

Davranış Kavramının konusunu oluşturan insan (ve hayvan) faaliyeti çok çeşitlilik gösterir. Davranış Kavramı, gözlemlenebilen ve ölçülebilen her şeyin incelenmesi ile yakın ilişki içindedir. Bu anlamdaki davranış eylemi “Nedenli, güdülü ve amaca yönelik olmakta ve rastgelelik ile nedensizlik ortadan kalkmaktadır

Davranış Kavramı, öncelikle insan veya hayvanın tek tek veya toplu olarak gösterdiği faaliyetler olarak tanımlanabilir

En genel anlamda davranış, insanların bütün eylemlerini (etki ve tepkilerini) karşılayan bir kavramdır. Psikolojinin temel konusunu oluşturan insan davranışlarından en önemli özelliklerinden birisi, bunların çok nedenli ve karmaşık oluşudur. Davranış açısından her olayın ondan önce gelen bir takım koşulların sonucu olduğu bir gerçektir. Bu da determinizm ilkesi ile ilgilidir.

Davranış, biyolojik bağlamda “bir organizmanın bir ortamdaki hareket tarzı” olarak tanımlanırken, genel anlamda organizmanın “belirli uyarıcılara karşı gösterdiği tepki” olarak da adlandırılabilmektedir .

Örgütsel bağlamdaki davranışta ise, örgütsel yapı içindeki insanların faaliyetleri ile ilgili olarak; “hissettikleri kızgınlıklar, moral bozuklukları, açık veya kapalı çatışmalar, ceza uygulamaları ve uygulama tehditleri , örgüt içi politika, güç mücadelesi gibi çeşitli ölçülerde sık sık ortaya çıkan durumlar” söz konusu olabilmektedir

Bir yönetici, “neden astlarım benim önerdiğim gibi davranmıyorlar” diye soru sormaya başladığında, örgütsel davranış boyutu ortaya çıkmış demektir. Bu durum örgüt içi kadar, işletme örgütünün yerel, ulusal ve uluslararası çevresinde yer alan herhangi bir unsurun davranış boyutu için de geçerlidir

1.2 DAVRANIŞ BİLİMLERİ

Davranış bilimleri, konuları ile insan davranışlarını açıklayan veya insan davranışları ile uğraşan bütün bilim dallarını kapsamaktadır. Hedefi ise, insanın düşünce ve irade süreçlerinin araştırılması ile bu süreçler üzerine kurulan eylemlerin açıklanmasıdır. Davranış bilimleri olması gerekenden çok olanın sistematik bir araştırması olduğundan norm koyucu (normatif) değil açıklayıcı (deskriptif) dır

Davranış bilimleri, esas olarak üç disiplin etrafında açıklanabilir.Bunlar, antropoloji, psikoloji ve sosyolojidir. Bununla birlikte bu geniş alanın kapsamında, ekonomi, siyasal bilimler, psikiyatri, hukuk, tarih gibi başka geleneksel akademik disiplinler ve yöntem,
pazarlama, tüketici davranışları, iş idaresi, grup dinamiği, endüstriyel moral, ve uygulamalı alanlar da bulunur.Bu disiplinler sosyal bilimler adı altında toplanmıştır

Davranış bilimleriyle sosyal bilimler kesin bir ayrım yapılmasının güçlüğü şu ifade de açıkça ortaya çıkmaktadır; “Davranış bilimi, antropoloji, psikoloji, sosyoloji gibi geleneksel alanlardan veya öteki yan davranış disiplinlerinden hem daha eksik hem de daha fazladır”.

Davranış bilimleri, bir başka yaklaşımda da altı ana grup içinde incelenmiştir. Bu bilim grupları; “Antropoloji, siyasal bilimler, iktisat, sosyoloji, psikiyatri ve psikoloji” dir.

En elementer çerçeve içerisinde davranış bilimlerinin uğraş alanı aşağıdaki gibi gösterilebilir.



Davranış bilimlerinin her dalı kişinin çeşitli güçleri kullanmasını incelemekte ve her bilim dalı bu incelemelere belirli yönlerden önem vermektedir.

1.3 DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Sosyal bilimlerin bir çok alanında olduğu gibi burada da, faaliyetin başlangıcını anlamlı olarak yansıtan kesin bir tarih göstermek güçtür. Davranış bilimlerinin tarihi, büyük ölçüde insan ve toplum bilimlerinin tarihidir.

Davranışsal düşünce tarihi kimi yazarlarca; “Sanayi Devriminden Önceki Dönem (İlk ve Eski Çağlar – Orta Çağ ve Serflik - Loncalar ), Sanayi Devrimi ve bunu takip eden dönem ve Beşeri İlişkiler sonrası Dönem” olmak üzere üç başlıkta sınıflandırılmıştır. Kimi yazarlar bunların dışında, “Eski ve Klasik Düşünce, Karanlık Dönem, Rönesans ve Akıl Çağı, Devrimden Devrime ve Çağdaş Sonuçlar” gibi beşli bir ayrıma gitmişlerdir.

Yönetim bilimi alanında çalışan araştırmacıların bir kısmı ise, aynı yönetim kurumlarında olduğu gibi; Geleneksel Dönem, Beşeri ilişkiler Dönemi, Modern Dönem ve Post-Modern Dönemi” olmak üzere dörtlü bir sınıflamayı uygun bulmuşlardır. Farklı yaklaşım veya sınıflamalar ışığında, Davranış bilimlerinin ortaya çıkışı ve evrimi ilgili olarak izleyen bilgiler sıralanabilir.
Karnak’ taki Horemhes Kitabesi; Mısır kralı ve halkı arasındaki hukuksal davranış boyutunu gözler önüne sermiştir.
 Ptah-Hotep’ in Emirleri; Mısırlıların basit günlük kayıtlarında korunmuş olan sosyal eylemlerdir.
 M.Ö. 2100 Yılından kalma Hammurabi Yasaları; Yasalarda ödül, ceza ve tazminat fikirleri egemen olup, toplumsal yaşam düzenlenmiştir.
 Klasik ilkçağ ve/veya Antik Çağ kapsamında sıralanan eski Yunan, Roma, Mısır, Sümer, Akad, Babil, Asur, Hitit, Fenike, İsrail, Pers, Kartaca, Eski Türkler, Çin ve Hint kültürleri önemli felsefik uygulamaları içermektedir. Çin’ de Konfüçyüs (M.Ö. 551-479) ve Hindistan’da Buda Öğretileri (M.Ö. VI . Yüzyıl); her iki ülke halkı üzerinde etkili olan felsefi sistemler geliştirmişlerdir.Antik Çağ Yunan felsefesinde, içlerinde Thales ‘inde sayıldığı yedi bilge dönemi (M.Ö. VII . ve VI . Yüzyıl arası), bilge bireylerin toplumsal yarar yaratmaları üzerine kurulmuştur.
 Plato ve Aristoteles; bazı bilim adamlarınca ilk davranış bilimcileri olarak da adlandırılmaktadır. İnsan doğasıyla ilgili entellektüel faaliyetin ilk kıpırdanışlarını doğuran felsefe Yunanlılar arasında tomurcuklanmıştır. Tüm Yunan düşünürleri arasında Plato ve Aristoteles, her yönden, özellikle insanın toplumla ilişkileri kavramıyla sivrilmişlerdir.
 İlk Roma yasası olan Medeni Yasa ve toplumun tüm kesimini kapsayan Doğal yasa; Şehir Devleti vatandaşlarının yaşamlarını düzenleyen yasalar topluluğu olarak göze çarpmaktadır.
 St. Augustine (354-430); İnsanların davranışlarında, çoğu bireyin eylemlerinin sonuçlarını belirleyebilecek bir kural haline gelen düzen olduğunu ileri sürmüştür.
 İnsanların sosyal yaşamlarını düzenlemeye yönelik ilahi buyrukların yer aldığı kutsal kitaplar ile peygamber öğretileri, davranışsal düşünce tarihi içinde yadsınamaz etkiler bırakmışlardır.
 Farabi (870-950); Aristoteles’ çi olarak da tanınan Türk Düşünürü Farabi, yadsınamaz etkiler bırakmışlardır.
 Thomas Acquinas (1227-12749; Antik çağın yapıtlarıyla Ortaçağ gelişmelerini bir araya getirerek, politik ve sosyal bir düşünce sistemi kurmaya çalışmıştır.
 İbn-i Haldun (1332-1406); Tarihsel olaylarda doğa ve insan etkisini sezen bilgin, tarihsel zorunluluk kavramını geliştirmiştir. Günümüzdeki satınalma gücü kuramının doğmasına da yol açan İbn-i Haldun, müdahaleci devlet anlayışına karşı çıkıp, liberalliği destekleyen bir tavır sergilemiştir.
 Nicholas Copernicus (1473-1543); Yer küreyi ve insanı evrende merkezi durumdan kaldırarak , dünyayı geliştiren bu astronom ve filozof’un, görüşleri sosyal düşünme üzerinde çok etkili olmuştur.
 Niccolo Machiavelli (1469-1527); Politik bilimlere ampirik bir yaklaşım örneği ile beraber felsefi bir sistemi de temsil eden “The Prince” adlı yapıtıyla tanınmıştır. Machiavelli, insanın kişisel çıkar ile hareket ettiğini, devletin en yüksek birleşme biçimi olduğunu ve bu nedenle sadakatin ona karşı olması gerektiğini ileri sürmüştür.
 Sir Francis Bacon (1561-1626); Bilimlerin geniş ve bütünleşmiş alanında ampirik soruşturma gereksinmesini sürmüştür.
 Thomas Hobbes (1588-1679); Tüm sosyal faaliyetleri güç için temel dürtüye bağlanmıştır.
 John Loche (1632-1704); Kavramların tecrübe ile geldiğini ve bu fikirlerin birbirleriyle ilgili ya da birbirine bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
 Montesquieu (1695-1755); Sosyal gerçeklerle politik veya hukuki işleyiş arasındaki ilişkileri incelemiş ve ampirik soruşturmaya önem vermiştir.
 Adam Smith (1723-1790); Ekonomi Politik alanında en etkili yazarlardan biri olmuştur.
 Thomas Malthus (1766-1834); Nüfus etüdünün babasıdır.
 Jeremy Bentham (1748-1832); “Tüm sosyal eylemler ne denli çok zevk ve ne denli az acı ürettiklerine göre değerlenmelidir” görüşünü ileri sürüp, “Yarar ilkesi” ni geliştirmiştir.
 John Stuart Mill (1806-1873); Adam Smith’in Ekonomi-Politik geleneği çizgisinde kuram geliştirirken, bir yandan yararcılığın kavramlarını yeniden düzenlemiştir.
 Robert Owen ve Andrew Ure (1835); İşgören ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik ciddi uygulamalar ve yayınlarda bulunarak, temel üretim faktörleri arasında makine ve sermaye ile beraber insan kaynaklarının da kabul görmesini sağlamışlardır.
 Auguste Comte (1789-1857); 1830’lu yıllarda sosyoloji terimini ortaya atarak, Davranış Bilimlerinin özünü oluşturmaya yardımcı olmuştur.
 Emile Durkheim(1858-1917); bireylerle grup arasındaki sosyal bağların niteliği üzerinde araştırmalar yapmıştır. Anomi (düzgüsüzlük, normsuzluk) kavramını geliştirmiş ve istatistiği uygulamaları ilk kullanan bilim adamı olmuştur.
 Karl Marx (1818-1883); sosyal işleyişi açıklamak için diyalektik meteryalizm adı altında kavramsal bir sistem geliştirmiştir. Maddesel koşullarla sosyal etkileri arasındaki yakın ilişki filizlenen teknolojinin yalnızca bir tek olası sonucu olarak yabancılaşmayı görmüştür.
 Charles Darwin (1809-1882); 1859’da yayınladığı “Origin of the Species” adlı kitabı ve sonraki çalışmaları, duygusal ve entelektüel tartışma havası doğurmuştur.
 Herbert Spencer (1820-1903); doğal uyum süreci ve buna yönelik eylemler üzerinde çalışmıştır.
 Wilhelm Wundt (1832-1920); 1879’da Leipzing’de ilk psikoloji k araştırma laboratuarını kurmuştur.
 William James (1842-1910); Amerika’da psikolojinin öncülüğünü yapmıştır.1890’da yayınlanan “psikoloji ilkeleri” adlı eseri davranış incelemelerine ışık tutmuştur.
 Sir Francis Galton (1822-1911); İngiltere’de bugünkü psikolojinin öncülüğünü yapmıştır. Bireysel farklar, bireylerin nitelikleri ve yetenekleri üzerinde bir çok amprik araştırması vardır.
 Müstenberg (1913); “psikoloji ve Endüstriyel Etkinlik” adlı yapıtı ile endüstriyel psikolojinin gelişmesine katkıda bulunmuştur.
 Alfred Binet (1857-1911); Çocukların zekası üzerine kapsamlı çalışmalar yapmış olup, araştırmaya sağlam deneysel yaklaşımlar getirmiştir.
 Max Weber (1864-1920); Sosyoloji, politik bilimler, ekonomi tarihi ve iş dünyası alanlarına çok büyük katkılar sağlamıştır. Güç ve bürokrasi, sosyal tabakalaşma ve din sosyoloji ile onun ekonomik faaliyetlerle ilişkisi üzerine yaptığı özgün çalışmalar, günümüz bilim adamlarına çok büyük kolaylıklar getirmiştir.
 William Graham Summer (1840-1910); ilk amerikan sosyologlarındandır. Normların (düzgülerin) gelenek ile ilgili türlerinde varolan bazı temel kavramları incelemiştir.
 Charles H. Cooley (1864-1920); çoğunlukla, sosyolojinin kurucularından biri olarak anılır. Sosyal araştırmanın temel görevinin, bireyin birincil (primary) grubun etkileri altında sosyalleşmesini incelemek olduğunu ileri sürmüştür.
 Alfred Marshall (1842-1924); ekonomi konusunda Adam Smith ve J.S. Mill’in mirasçısı sayılabilir. Marshall, ekonomik mantık yürütmenin kendi başına bir yasa topluluğu ya da somut gerçek olmadığını, ancak gerçeğin bulunması için bir yöntem olduğunu vurgulamıştır.
 Sigmund Freud (1856-1939); bilinçsiz zihin ve libido kavramları ile psikanaliz’e temel oluşturmuştur. Freud’un motivasyon kuramı psikologları ve benzer bilim adamlarını etkilemiş ve ortak bir Freud ‘cusıfatı doğmuştur.
 Alfred Adler (1870-1937);Davranışın çoğunun aşağılık duygusunu dengeleme çabasının sonucu olduğunu ve her bireyin eşsiz bir yaşam tarzı sergilediğini ileri sürmüştür.
 Carl Gustov Jung (1875-1961); Ana dürtünün (drive) cinsiyette değil, “yaşama arzusu”nda olduğunu ve bireye katılımla geçen bir ortak bilinç dışının bulunduğunu ileri sürmüştür.
 Vilfredo Pareto (1848-1923); toplumda bir sosyal denge kurmak ve korumak üzere gerekli olan uygun sistemle üzerinde çalışmıştır. Birey ve sosyal işleyiş arasındaki çatışma ve çözümlemeleri ortaya koymuştur.
 Frederich Winslow Taylor (1856-1915); Bilimsel yönetim okulunun kurucularından olup; herhangi bir işi başarmak için “en iyi tek yolu” geliştirmeye uğraşmıştır. Geleneksel yönetim kuramlarından ikincisi olan Yönetim Süreci Yaklaşımının kurucuları arasında yer alan ve yönetime evrensellik kazandıran Henri Fayol’un katkıları da unutulamaz boyutlardadır.
 Thornstein B. Veblen (1857-1929); iş dünyasının ve endüstrinin hızlı gelişmesiyle ortaya çıkan sosyal değişimlerin eleştirici çözümleyicisi olarak ortaya çıkmıştır.
 John R. Commons (1862-1945); Ekonomik ve politik eylemlerin düzenli olarak geliştirilmesinde grup denetimlerine önem vermiştir.
 Elton Mayo (1880-1952); bir grup arkadaşıyla gerçekleştirdiği Hawthorne deneyleri sonucunda, Beşeri İlişkiler- İnsan İlişkileri- Yaklaşımının doğmasına yol aşmıştır.
 John Dewey (1859-1952); Statükoyu giderici yönde teorik ve ampirik çalışmalar yapmıştır.
 Margaret Mead, George P. Murdoch, Franz Boas, Bronilaw Malinowski, Rescoe Faund ve Jerome Frank; Antropolojik çalışmalar yaparak, Davranış Bilimleri ne bir dizi anlayış getirmişlerdir.
 Floyd Allport(1924); Sosyal Psikoloji üzerine çalışmış ve sosyal araştırma amprik damgasını vurmuştur.
 Skinner (1938); günümüzdeki deneysel psikolojinin temelini sağlamlaştırmıştır.
 J.L.Moreno (1934); bireylerin gruplar içindeki etkileşimlerini değerleyebilmek için soyometri gibi teknikler geliştirmiştir.
 Chester Barnard (1938); Örgüt kuramına öncülük etmiştir.
 Herbert Simon, Cyert ve March (1963); Politik ekonomi ya da bu geleneksel disiplinlerden doğan daha yeni disiplinler arası alanlar üzerindeki amprik damgayı daha da güçlendirmişlerdir.
 Mary Parker Follett (1942); Sosyal öğelerin öneminin anlaşılmasından sonra, bireylerle örgüt arasındaki ilişkileri formülleştirmek için Sosyal Bilim kavramlarını kullanmaya başlamıştır.
 Strother (1963); Tarih için sosyal anlaşma teması üzerinde çalışmıştır.
 Chris Argris (1957); “Olgun ve Olgun Olmaya Kişi Modeli”ni geliştirmiştir.
 Douglas Mc Gregor (1960); “X ve Y Kuramı” ile insan doğasını ortaya koymuştur.
 Rensis Likert; Yönetici davranışlarını gruplamıştır.
 Abraham Maslow (1954); İhtiyaçlar hiyerarşisi ile insan gereksinmeleri üzerinde çalışmıştır.
 Frederich Herzberg (1966); Sağlık-motivasyonel etmenleri ortaya koyan “Çift Faktör Teorisi”ni geliştirmiş.
 Harold D. Lasswell (1951); Politik. Davranış üzerinde çalışmıştır.
 George Katona (1951); Psikoloji ile ekonomi arasındaki bağı işlemiştir.
 Robert King Metron (1949) ve Talcott Parsons (1951); sosyolojik temel üzerinde çalışıp,sosyal eylem kavramını geliştirmiştir.
 Philip Selznick (1957); Örgütsel ortamlarda sosyal davranış ile beraber hukukun temelleri üzerinde çalışmıştır.
 Sistem Yaklaşımı (1970 ve sonrası); Biyolog Von Bertalanffy’nin 1920’lerde başlattığı “genel sistem teorisi”nden kaynaklanmıştır. Bertalanffy’nin 1972 tarihindeki ölümüne kadar işlemeyi sürdürdüğü Genel Sistem Teorisi; her türlü sisteme uygulanabilecek genel ilke ve prensipleri ortaya koymaya yöneliktir. Yönetim olayı, başka olaylarla ve dış çevre koşulları ile ilişkili olarak inceleme konusu yapımlı ve açık sistem kavramına ulaşmıştır.
 Durumsallık Yaklaşımı (1970 ve sonrası); bu yaklaşıma göre, değişik durumlar ve koşullar karşısında yönetimde başarılı olmak için değişik kavram, teknik, uygulama ve davranışlara gereksinim duyulmaktadır. Sonuçta, her yer ve koşullarda geçerli tek bir en iyi organizasyon yapısı yoktur. Durumsallık yaklaşımına ilişkin çalışmalar arasında şunlar sıralanabilir; “Woodward Çalışması, Aston Grubu Çalışması, Tavistock Enstitüsü Çalışmaları, James Thompson’un Temel Teknolojiler Sınıflaması, Charles Perrow’un Rutin-Rutin Olmayan İş Sınıflamaları, Burns ve Stalker Çalışması, Lawrence-Lorsch Çalışması, Emery-Trist Çalışması, J Thompson Çalışması ve Robert Duncan Araştırması”.
 Davranış Bilimleri nin evriminde, yönetim ve organizasyon boyutundaki post-modern gelişmelerin (1980 ve sonrası) yadsınamaz bir önemi vardır. Günümüzde kabul gören gerek organizasyon, gerekse davranış kavram ve yaklaşımları farklı boyutlarda ele alınabilmektedir. Bunlar arasında literatürde kabul gören yaklaşımlardan hareketle geliştirilenler olduğu gibi, önceki kuramlardan oldukça farklı ve yeni olduklarını ileri sürenler de vardır. Her yer ve zamanda gezerli tek ve en iyi bir yönetim ve/veya davranış tarzı olmayıp, içinde bulunulan ortam ve koşullara göre bu tarzların şekilleneceği kabul gören bir yaklaşımdır. Bu alanda ileri sürülen çalışmaların belli başlıları post- modern gelişmeler başlığı altında şu şekilde sıralanabilir:”Amaçlara Göre Yönetim, Örgüt Geliştirme ve Örgütsel Gelişim, İnsan Kaynakları ve Kariyer Yönetimi Stratejik Yönetim, Kriz Yönetimi, Vizyon Yönetimi ve İmaj Yönetimi, Moral ve Stres Yönetimi, Değişim Mühendisliği, Ekolojik Çevre Yönetimi, Benchmarking ) (kıyaslama) Şebeke Türü Organizasyon Yapıları, Öz / Çekirdek ve Dış Yönetim, Yığışım Organizasyonları, Ekip Çalışması ve katılmalı Yönetim, Yalın Yönetim ve Organizasyon, Değişim Mühendisliği, Toplam Kalite Yönetimi ve Öğrenen Organizasyon”

2. DAVRANIŞ BİLİMLERİNİ OLUŞTURAN BİLİM DALLARI

Davranış Bilimleri tarafından ele alınan bilim dalları genellikle sosyal bilimler sahasına aittir. Çeşitli görüşlere göre hangi bilim dallarının Davranış Bilimlerini oluşturduğu üzerinde ayrılık olduğu görülse dahi temel dallarda fikir birliği vardır. Bunlar psikoloji, sosyoloji, Sosyalpsikoloji ve antropolojidir. Şimdi kısacı bu bilim dallarını davranışları ele alış açısından açıklayalım




WinKyx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bilimleri, davranış


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557