Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Kişisel Gelişim
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Kişisel Gelişim Kişisel Gelişim hakkındaki tüm bilgilerin paylaşıldığı bölümdür.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15 Mart 2013, 01:04   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Anadol'un başarı hikayesi...

Vehbi Koç'tan Bernar Nahum'a, Eralp Noyan'dan Ekber Onuk'a bir dizi önemli insan var. Biz, gençliğinde Ferrari fabrikalarında ortalığı süpüren Türkiye'nin en önemli otomobil tasarımcılarından Eralp Noyan'ın çarpıcı hikáyesini çıkarttık öne.

Ama siz, Aydın Demirer ve Özgür Aydoğan tarafından yazılan ve Güncel Yayıncılık tarafından yayımlanan 'Huzurlarınızda Spor Anadol' isimli kitapta birbirinden ilginç başka hikáyeler de bulacaksınız.

'Başka bir ülkede yaşıyor olsaydık,' diyor Aydın Demirer ve Özgür Aydoğan, 'Eralp Noyan'ın ya da Bernard Nahum'un hakkında en azından bir iki belgesel çekilmiş, birkaç doktora çalışması yapılmış olurdu.' Son derece haklılar. Birazdan, göreceğiniz gibi, özellikle Eralp Noyan, Türk tasarım tarihi diye bir tarih yazılırsa eğer bir gün, onun en okunaklı sayfalarında yer alması gereken bir isim.

Eralp Noyan, Bursa Tophane Motor Sanat Okulu'nu bitirdiğinde, gün gelip Türkiye'nin en önemli hücumbotlarının çizimini üstleneceğini bilmiyordu doğal olarak. Ama Almanlar'ın propaganda dergileri dahil, müthiş bir İkinci Dünya Savaşı yayınları koleksiyonuna sahip bir babanın oğlu sıfatıyla farklı birtakım nitelikler taşıdığını da seziyordu herhalde. Evin değişmez konukları arasında, dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in, Bursa Valisi İhsan Sabri Çağlayangil'in, Atatürk'ün yakın arkadaşlarından Kılıç Ali'nin bulunmasını ise bir başka ilginç ayrıntı olarak kaydetmek gerekiyor bir kenara.

Yine de bunlar, Eralp Noyan'ın 20 yaşına geldiğinde soluğu Napoli'de almasını açıklayacak kadar zengin unsurlar değil. Ama lise yıllarında, kitaptaki ifadeyle, 'Çat-pat İngilizce'siyle Napoli'den edindiği kız arkadaş' sürüklemiştir onu Napoli'ye. Ancak, Noyan pasaport yerine, daha kestirme olsun diye gemici belgesi çıkartmayı tercih etmiştir. Arkasından da Napoli'ye giden bir gemiye atlayacak ve Napoli'de bulacaktır kendisini. Üstelik kız arkadaşının evini bulmakta da zorlanmayacaktır pek. Ne var ki, İtalyan kız kapıyı açıp da karşısında Noyan'ı görünce, artık nasıl hayaller kurduysa, neler düşündüyse, kapıyı suratına kapatacak ve bir daha da açmayacaktır:

'Eralp Noyan, pasaportsuz, yanında götürdüğü çok az bir parayla İtalya'nın ortasında, tek kelime İtalyanca bilmeden kalakalmıştı. Yanındaki tek değerli şey, arkadaşlarının, 'Yanına al. Avrupa'da iyi iş yapar' diye tavsiye ettikleri bir karton Kulüp sigarasıydı. Savaşın yaralarının henüz yavaş yavaş sarıldığı İtalya'da fiyakalı mavi paketi ve siyah tütünüyle Kulüp sigaraları gerçekten de pek çok kapıyı açan anahtar olacaktı.'

NAPOLİ'DE BİR TASARIM CASUSU

Eralp Noyan, bir kız kapıyı suratına kapattı diye yılacak insanlardan değildir. Kısa sürede, kendisi gibi yabancılardan oluşan küçük bir guruba dahil olacak, resimle ve otomobille ilgilendiğini gören arkadaşları, Napoli yerine, Çizme'nin yukarısına çıkmasını tavsiye edeceklerdir. Çizme'nin yukarısında Po Ovası, Po Ovası'nda ise Maserati, Lamborghini ve Ferrari gibi ünlü otomobil devlerinin fabrikaları vardır çünkü.

Noyan, artık nasıl yaparsa yapar ve Ferrari'ye 'temizlikçi' kadrosuyla girmeyi başarır. Bir bakıma, mühendis olarak girmekten daha fazla yarayacaktır işine bu. Neden derseniz, Ferrari'de atölye kısmına işi olmayanların girmesi kesinlikle yasaktır. Ama bir 'temizlikçi' için böyle bir yasak söz konusu değildir. O da, önce bir pansiyonda oda kiralar, bir tabaka kasap kağıdı alır, altına küçük bir tahta kestirir ve adı yıllar sonra 'tasarım casusluğu'na çıkacak olan işi yapmaya başlar. Ancak, önemli bir fark vardır arada: Noyan'ın amacı, bunları başka bir şirkete satmak değildir, o sadece otomobillere olan kişisel merakını tatmin etmektedir:

'Ama bu sürekli yapılacak bir iş değildi doğrusu. Her şeyden önce, 1950'lerin İtalyası'nda temizlikçi maaşı tahmin edilebileceği gibi hayli düşüktü. Çalışılan kuruluşun adının Ferrari olması da bu durumu değiştirmiyordu. Bütün para, odanın kirasına ve günde bir paket makarnaya gidiyordu. 20 yaşındaki Eralp Noyan, her gün bir paket makarnayla doyacak insan değildi hiç kuşkusuz. Birkaç ay sonra sabrının sınırlarına geldiğinde, yeni limanlara doğru yelken açmaya karar vermesi şaşırtıcı değildir. Şaşırtıcı olan, kirayı bile ödeyecek parası olmadığı için, evsahibinden kaçmasıdır.

KAMYON BEKLERKEN PORSHE DURDU

Arkadaşları, 'Yola çık, gelip geçen kamyoncular alır' demişlerdir ama gelip geçen kamyonların Noyan'ı almak gibi bir dertleri yoktur. Almak bir yana, herhangi bir kamyon yavaşlamaya bile tenezzül etmemiştir. Eh, aksilik başlayınca devamı gelir ya, birdenbire bastıran yağmur da bu işi üstlenir. Sırılsıklam olmuş bir vaziyette bir taşın üstünde oturan Eralp Noyan uyuklarken, bir Porsche geçer önünden. Geçmesi doğaldır da, yüz metre ileride durup, geri geri gelerek Noyan'ın önünde kapısını açması tuhaftır biraz. Üstelik, Porsche'un direksiyonundaki adam, binmesi için işaret etmektedir.

Noyan'ın sapık mı, yoksa katil mi diye hakkında iyimser düşünceler beslediği adam İsviçreli'dir. Aldığı yolcunun Fransa'ya gideceğini öğrenince, kamyoncuların olduğu bir yerde bırakır. O da yanındaki Kulüp sigaralarını bir kamyoncuya vererek, önce Fransa'ya girecek, arkasından da kaçak olarak yük trenlerine binerek Belçika'ya geçecek ve 'Ecole Textile de Vernier' adlı tekstil okuluna kaydolacaktır. Ancak onun aklı güzel sanatlardadır. Fransızca konuşamasa bile altı bin adayın arasında üçüncü olarak bu işi de başarır. Akademide genel bölümde, resim, anatomi, malzeme bilgisi, sanat tarihi, gravür, baskı teknikleri, heykel, iç mimari dersleri alacak, üç yıl da endüstri tasarımı okuyacaktır.

ADI PİS TÜRK DİYE KALDI

Ne var ki, bütün bu yükün altından saatte 25 Frank'a gazetelerin içine ek yerleştirerek kalkmak mümkün değildir. İşte tam da burada, o güzelim tabirle kader ağlarını örecek ve arkadaşlarıyla gittiği bir gece kulübünde Porsche'nin şoförüyle karşılacaktır: 'Yanına gittim. Parmağıyla işaret etti 'Pis Türk' dedi. O günden sonra da benim lakabım 'Pis Türk' ya da Alpi olarak kaldı. Eralp diyemiyor, Alpi diyordu.'

Karşısındaki adam, Belçika'nın ünlü otomobil tasarımcılarından Mean Motors Şirketi'nin sahibi olan ve cebinde beş farklı ülkenin pasaportunu taşıyan Jacques d'Heure'ün ta kendisidir. Noyan'a buralarda ne aradığını sorar, serüvenini öğrendikten sonra da, 'Gel benim yanımda çalış' demekten alamaz kendini. Eralp Noyan'ın sorusu son derece basittir: 'Ne kadar para vereceksin?' D'Heure'ün cevabı da aynı basitliktedir: 'İstediğin kadar.'

ŞİMDİ HÜCUMBOT YAPIYOR

Tam beş yıl, bu ilginç adamın yanında çalışacaktır Noyan. Almanya, İtalya, Fransa ve Hollanda'da hem otomobil yarışlarına, hem de tasarım atölyelerine girecektir. 1967'de ise askerliğini yapmak üzere Türkiye'ye dönecek, Jacques d'Heure'den de bir daha haber alamayacaktır. Çünkü, birkaç yıl sonra intihar edecektir, Noyan'ın önüne yeni ufuklar açan bu adam.

İşte Anadol'dan sonra üretilen ilk yerli otomobil olan spor Anadol'un mimarlarından biri de, Ekber Onuk ve Bernar Nahum'la birlikte Eralp Noyan'dır. Kitabı okuyunca da göreceğiniz gibi, spor Anadol üretiminden çabucak vazgeçilmiş, bu da Türk otomobil sanayiinin emekleme aşamasında kalmasına yol açmıştır.

Eralp Noyan mı? Şimdi arkadaşı Ekber Onuk'la birlikte, Türk Deniz Kuvvetleri için hücumbotlar ve çıkarma gemileri yapıyor.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
anadolun, başarı, hikayesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557