Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Tiyatro & Edebiyat & Sanat > Kitaplar & Vitrindeki Kitaplar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17 Ocak 2013, 19:10   #1 (permalink)
★½★

aLLien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Kasım 2012
Nerden: Antalya-Ankara
Yaş: 30
(Mesajlar): 2.184
(Konular): 1569
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 49000
Aldığı Beğeni: 382
Beğendikleri: 1020
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
aLLien - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom



Yayınevi : Ayrıntı

BAsım Yılı : 1997

Sayfa Sayısı : 342

Çevirmen : Aysun Babacan

Zen ve Motosikler Bakın Sanatı, Lila, Azizler ve Alimler ve Cuma'yı sevenler için yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Yine yoğun ve sürükleyici. Edebiyatla da düşünülebildiğini gösteren müthiş bir örnek...

SAHNE

Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana'sı. Entellektüel ortamlar. Hav soğuk.



AKTÖRLER

Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrıyı öldürmüş. "Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır," diyor. Daha sonra "kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?" diyecek. Ümitsiz.

Breur: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizliklerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca "ama" pozisyonunda yaşamış biri.

Freud: Breuer'in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.

Salome: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazan aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.

KONU

Ümitsizlik.

Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. "Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin," der. Breuer Salome'yi tekrar görebilmek umuduyla "peki" der.

Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar...

Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere
...


Nietzsche Ağladığında/Irvin D. Yalom...


Sahne
Psikanalizin doğumu arifesindeki 19.yüzyıl Viyana'sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk.
Aktörler
Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrıyı öldürmüş. 'Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır,' diyor. Daha sonra 'kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?' diyecek. Ümitsiz.
Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca 'ama' pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer'in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor.
Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.
Konu
Ümitsizlik.
Birgün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. 'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin,' der. Breuer Salomé'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der.
Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar...
Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere...

*Bu roman, Nietzsche ile Breuer'in karşılaşmaları, sonra da Nietzsche'nin Breuer'in hastası olması fantezisi üzerine kurulmuş. Breuer'in, mesleğinde en başarılı olduğu yıllar. Evde zarif eşi ve tatlı çocuklarıyla, okulda da bilimsel gerçeklerin peşinde, mutlu -olması beklenecek- bir hayatı var. Öğrencisi ve arkadaşı olan genç Freud'la birlikte, yeni denemeye başladığı "konuşma terapisi" üzerine kafa yoruyor. Kırk yaşında. Bilimin ve ailesinin ısıttığı hayatı, aslında, başka bir kadına duyduğu arzuyla alak bullak. Tutkusunun peşinden gidip gitmeme konusunda kararsız. Sakınarak yaşamayı seçmiş; şimdi sıkıntısının kökeninde hayatının sterilliğini görebiliyor ama, bunun ölüm korkusuyla bağlantılı olduğunun farkında değil. İşte Nietzsche ile yolları, tam böyle bir zamanda kesişiyor. Nietzsche'nin arkadaşı, eski sevgilisi Salome, Breuer'den randevu alarak Nietzsche'nin ne kadar mutsuz olduğunu anlatıyor. Nietzsche intiharın eşiğinde, Salome yardım etmek istiyor, konuşma tedavisinden de haberdar, gerekenin bu olduğunu seziyor. Gelgelelim, Nietzsche kendisine yardım edilmesini kabul edemeyecek kadar mağrur. Hele ruhsal yardımı, hele bir de aracı Salome olmuşsa...

Breuer, Nietzsche'yi tedaviye almayı kabul ediyor. Salome'nin aracı olduğunu ondan gizlemeyi de. Tedaviyi "sezdirmeden" uygulamayı da. Breuer, başarılı olduğu kadar hırslı bir hekim.

Nietzsche'den, kendi ruhsal acıları için yardım istiyormuş gibi yapıyor, ona kafasının karışıklığını, kararsızlıklarını anlatıyor. Nietzsche, Breuer'e "felsefi danışmanlık" yapmayı kabul ediyor. Bundan sonra, birbirlerine gitgide açıldıkları karşılıklı terapi başlıyor. Yalnız, ikisinin de birer büyük sırrı var: Nietzsche, Salome'ye duyduğu tutkuyu, zaafını kolay kolay anlatamaz, Breuer de bu işe Salome'nin ricası üzerine kalkıştığını. Breuer Nietzsche'nin ağır bir migren krizini tedavi ettikten sonra, danışmanlık daha da karşılıklı oluyor. Güç dengesi, Breuer'in lehine yeniden kuruluyor. Romanın gerilimi, büyük sırların karşılıklı itirafı üzerine kurulu.

Nietzsche Ağladığında, Yalom'un daha önceki kitaplarında yazmış, öğretmiş olduğu, yukarda özetlediğim görüşlerini, kurgusal bir metinle tekrar söyleme çabası gibi. Yazara aşina olanlarda, iyi bir romandan çok, daha önce anlatmış olduklarının pekiştirilmesi, iyice öğrenilmesi için yazdığı bir metin olduğu izlenimini bırakıyor. Tabii o da iyi olabilir de, kitabı roman diye okumaya başlayınca, geride öğretmenimizin sesini sürekli işitir gibi olmak biraz sıkıcı.

Yalom, bir söyleşide, üniversiteden ayrılmasında psikiyatrinin gidişinden duyduğu hoşnutsuzluğun etkili olduğunu anlatıyor; psikiyatride, yeni çıkan ilaçlardan başka öğretecek pek bir şey kalmayacağından yakınıyor. Bu doğru ama, psikiyatrinin pozitivizme -biyolojik paradigmayı kullanarak- ayak uydurmaya çalışması pek yeni bir gelişme değil. Kaldı ki, psikoterapide ampirik araştırma yapma iddiası da zaten pozitivizmi psikoterapiye taşımak anlamına geliyordu. İşte bu nedenle, Yalom'un roman yazmaya başlamasını, yalnızca kendisindeki yazarlık cevherini keşfetmesine değil, varoluşçu terapi ile ampirik araştırma arasındaki uyumsuzlukla hesaplaşmaya başlamasına bağlamak akla yatkın görünüyor. İlaçların egemenliği bahane.

Yalom'un roman yazmaya başlamadan, üniversiteden ayrılmadan önce, yorumsamacı tarzıyla bağdaştırılması güç bir araştırmacılığı da vardı. Hemen her fırsatta, psikoterapide araştırma yapmanın güç olduğunu ama olanaksız olmadığını yazdı. Akademideki yayın listesi tamamen psikoterapi araştırmalarından oluşmuyor tabii; terapiye yönelik eleştirel bakışından vazgeçmediği, tekniği ardındaki felsefeyle değerlendiren, böylelikle uygulamacının da işine yarayan birçok değerli yazısı var. Ama, çeşitli "standart" ölçeklerin yardımıyla, örneğin "sekiz haftalık grup terapisi alkoliklerde de nörotiklerdeki kadar, yani yüzde şu kadar fayda sağlamaktadır" gibi sonuçlara vardığı araştırmaların sayısı da az değil.

Varoluşun temel çatışmalarından söz ederken özgürlüğün karşısına sorumluluğu da koyması, böyle yapmayı ihmâl eden hümanist psikolojiyi varoluşçu psikoterapiden ayrı tutması, terapide her şeyi mübah sayan Rogerian terapistleri şiddetle eleştirmesi... bütün bunlar kendi içinde tutarlı da, terapist olarak tıbbın pragmatizmini kaldıramayacak bir duruşu olduğundan, terapinin nasıl daha "verimli" olabileceği yolundaki araştırmaları beni hep şaşırtmıştır. Psikoterapide hiç araştırma yapılamayacağını herhalde iddia edemeyiz ama, ampirik araştırmanın varoluşçu terapinin bakış açısıyla (terapiyi, düzeltmekten çok onarmaya yönelik bir etkinlik olarak gören anlayışla) uyumsuz olduğunu da kabul etmek gerek. Nesne ilişkileri kuramcılarının tekniğindeki kişiliği -yeniden- düzenleme iddiası, ya da davranışçı terapinin "belirtilerden" kurtarmaya soyunmuşluğu ampirik araştırma yapmaya daha uygun alanlar açar belki. Oysa varoluşçu psikoterapinin ya da sözgelimi kendilik psikolojisinin anlama ve onarmaya dayalı tarzı araştırmadan çok anlatmaya uygundur. Tıbbın pragmatizminden uzak duruşlarıyla, babalığından çok bilgeliğiyle varolan terapistler gerektirmeleriyle... Yalom'un psikiyatri profesörlüğünden ayrılıp kendisini roman yazmaya vermesinde, belki bu çelişkiden duyduğu rahatsızlığın da payı vardır.

Romanı bu çelişkiyi -ya da kararsızlığı- da hesaba katarak okuyunca, Yalom'un aslında kendi iki parçasını yazmış olabileceği aklıma geliyor. Breuer ile Nietzsche'nin yarı kurgusal kişiliklerinde birçok çatışmayı (birçok çatışmasını) somutlaştırmış oluyor çünkü. Mutlak-bilimsel gerçeklere karşı kişinin kendi hakikati; ampirik-deneysel bilime, pozitivizme karşı yorumsama; sorumluluğa karşı özgürlük; açıklamaya karşı anlama; modernizme karşı Nietzsche.

Yalom romanın sonunda iki kahramanı da okurun gözünde eşit kılmaya özen göstermiş. İkisini de anlamamızı, sevmemizi bekliyor. Kendisi de öyle yapmak zorunda. Modern hekim-bilim adamı Yalom'la postmodern yazar-felsefeci Yalom'u nasıl ayrı tutsun? Ne de olsa o da ölümlü.

Çeviren: Aysun Babacan






aLLien isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 05 Nisan 2013, 14:32   #2 (permalink)
Üye

hypnagogia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Nisan 2013
Yaş: 39
(Mesajlar): 27
(Konular): 0
Renkli Para : 10
Aldığı Beğeni: 4
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: none
Standart

etkisinden uzun süre kurtulamamıştım





Forumrenkli.com Türkiye'nin En Renkli Forumu !
hypnagogia isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
ağladığında, irvin, nietzsche, yalom


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557