Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Tiyatro & Edebiyat & Sanat > Kitaplar & Vitrindeki Kitaplar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Ocak 2013, 00:17   #1 (permalink)
★½★

aLLien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Kasım 2012
Nerden: Antalya-Ankara
Yaş: 30
(Mesajlar): 2.184
(Konular): 1569
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 49000
Aldığı Beğeni: 382
Beğendikleri: 1020
Ruh Halim: Kaygili
Takım :
aLLien - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Molokai Bir Düşten İbaret - Alan Brennert / Kitap Özeti



Birinci Bölüm
Bir ziyaretçi ya da bir turist için Honolulu fantastik melezlerden oluşun yeşil bir bahçeydi. Ancak 5 yaşındaki küçük Rachel için kendi oyun bahçesi, eviydi. Rachel meraklı, çok soru soran, öğrenmeye hevesli, akıllı bir çocuktu. Yaşına rağmen ailesi için paranın herzaman bir problem olduğunu biliyordu. Ailesi özellikle annesi oldukça dindardı. 1kız kardeşi ve 2 de erkek kardeşi vardı. Babası denizciydi. Dolayısıyla uzun süren seferlerden dolayı sürekli bir özlem içerisindeydi küçük Rachel ve tüm ailesi. Birbirlerine sevgiyle bağlı bir aileydi Kalama ailesi. Bu nedenle az bütçelerine rağmen her seferin sonunda küçük anılar ve hediyelerle dönerdi babaları...Ama Rachel için en değerlisi ve şaşkınlık yaratanı hiç kuşkusuz Rusya'dan gelen Matruşka'ydı...
Havai halkının her bir bireyi gibi Rachel'in anne ve babası da krallarına bağlılardı. Ve kralın ölümünü tüm havai halkı gibi onlarda gözlerinde yaşlarla karşıladılar. Tüm bu görkemli ama gözyaşlarıyla dolu törenlerden Rachel'in anladığı ölümün bir terk ediş olduğuydu. Ancak henüz bunun babasının seferlerden dönüşü gibi bir geri dönüşü olmadığını henüz bilmiyordu.
Babasının yeniden denize açılması gereken süreye kadar onları dolu dolu maceralar bekliyordu tabii babaları annelerine göre bu konularda daha farklı ve de eğlenceli bir adamdı. Ama tabii beklenen gün er geç geliyordu. Rachel için yeni bir kelime olan ''cüzzam'' ile tanışması da babasını yolcu etmek için iskeleye gittikleri güne rastladı. İnsanlar büyük bir feryat figan eşliğinde sevdiklerini, eşlerini, çocuklarını bir daha geri dönüşü olmadığını düşündükleri bir yolculuğa uğurluyorlardı. Tabii 5 yaşındaki Rachel'a bu durumu bu talihsiz hastalığı anlatmak ya da onun bu vazgeçişi anlamasını beklemek elbette imkansızdı.

İkinci Bölüm

Babaları Güney Amerika'daki seyahatten döndüğünde yine tüm ailenin biraraya geldiği bir davet düzenlenmişti. Her özel günde Rachel'in başlıca oyun arkadaşı Pono Amca ise cüzzam şüphesiyle tutuklanmış ve bir hastaneye kapatılmıştı. Şanslı bir azınlık için bu hasatalık önemsizken ne yazık ki büyük çoğunluk için sürgün anlamını taşıyordu. Rachel ise sadece amcasının hastalandığını ve hastanede olduğunu biliyordu. Ziyaret edilebilirdi ama küçük çocukları götürmeyi kimse düşünmüyordu.
Pono Amcası hastaneye yatınca ailesine yardım etmek kardeşlerine düşmüştü. Çocuklara ve annelerine sahip çıkıldı. Ancak kızlar o ilk gece yataklarına yattıklarında babalarının çoktan ölmüş gibi amcaları için ağladığını duyup onlarda ağladılar. Bu konuda konuşmak da yasaklandı sonrasında ama bu yasağa annelerinden korktuklarından dolayı değil sadece annelerinin gözlerinde ilk defa gördükleri korkudan dolayı uydular. Annelerinin gözlerinde gördükleri korku hastalıktan bile daha korkunçtu.
Haziran geldiğinde babası yine sefere gitti. Yokluk içinde oyun yaratmaya hevesli Rachel arkadaşları ile yeni bir oyun yarattı. Bunun içinde sevgili ablasının, kendisinin ve de annesinin bazı eşyalarını kullandı. Tabii ablası Sarah bu durumdan hiç hoşlanmadı ve o da babasının ona hediye ettiği matruşkaları alarak Rachel'i kızdırdı. Sonunda yol ortasında birbirlerine girdiler.
Eve geldiğinde pis halinden dolayı annesi şaşırıp yaralarını temizlerken bir yarayı fark etti. Ancak bu yara Rachel'e hiç acı vermiyordu. bu durum annesinin uykusuz gecelerinin başlangıcı oldu. Şüpheler içini kemiriyordu. Ancak böyle bir durumda ve şartlar göz önüne alındığında doktara gitmek son çözümdü. Çünkü şüpheleri doğruysa bu küçük Rachel için sürgün demekti. Bunun için o da bir şifacıdan yardım istedi. Ancak verilen ilaçlar ya da şifali karışımlar bir işe yaramadı. Umutsuzlık giderek artarken Rachel'in babasının seferden dönmesi ile aile üyelerinin katıldığı bir düzeltme ayini yapmaya karar verdiler. Bu ritüel Rachel'e yaptıklarından dolayı kızgın olanların birbirini affetmesi esasına dayanıyordu. Ancak bu hastalığa hak edecek kadar büyük bir öfkeyi küçücük Rachel nasıl yaratabilirdi ki... Rachel tüm büyüklerin kendisine yardım etmek için toplandığını biliyordu. Ancak ısrarla bir hastalığı olmadığına inanıyordu. Tüm bu ritüelin sonunda ortaya çıkan sonuç Baba Kalama'nın rüyasında gördüğü ve de gece ismi diye adlandırdıkları olaya rağmen Rachel'e bu ismin verilmemesinden dolayı Tanrılardan bir uyarı olarak cezalandırıldıklarıydı. Ve bu inanışa göre bu şekilde doğan birinin ya öleceği ya da ölümcül bir hastalığa yakalanacağı yönündeydi. Ancak kralın emriyle Havai'de herkesin Hristiyan adı taşıması gerekiyordu. Ve o gece Rachel'e gece ismi verilerek bu sorun düzeltilmeye çalışıldı. Ve Rachel o gece herşeyin düzeleceğine inanmayı seçti.


Üçüncü Bölüm

Rachel 2. sınıfa geçtiğinde bir gün bir müfettiş sınıfa denetleme yapmaya geldi. O gün Harry'e farklı bir özenle bakmış ve sonrasında da adresini almıştı. Ve bunu takip eden günlerde Harry bir daha hiç okula gelmedi. Ve bunun üzerine Rachel de bacağındaki yarayı hiç düşünmek istemedi.
Babalarının dönüşü ile katıldıkları bir pazar ayininde vaizin söyledikleri aşırı derecede dindar olan annesi Dorothy Kalama'yı fazlasıyla etkilemişti. Vaize göre cüzzam ahlaksızlığın sonucu olarak ortaya çıkan bir hastalıktı. Ve bunlara toplum içinde yer vermemek tecrit etmek gerekirdi. Bu nedenle Dorothy kızının hastalığıyla ilgili olarak sürekli seferde olan baba Henry Kalama'yı suçladı. Tüm bu günler boyunca Rachel bu tartışmaları dinledi Sarah ile paylaştığı odadan. Annesinin her gün yarasını kapatmak için ısrarla giydirdiği ayakkabılar dolayısıyla adı ''Bayan Ayakkabı'' ya çıkmıştı. Ve kardeşi Sarah da bir gün bu alaylara katıldı. İtişmeyle başlayan tartışmaları herkesin seyirci olduğu bir hal aldı. Ve Sarah'ın Rachel'a cüzzamlı demesiyle doruğa çıktı ve bir anda herşey bitti. Sarah söylediği anda pişman olmuştu ama artık çok geçti. Rachel kaçtı herkesten saklanmak istedi. Ama eve gitmedi cebindeki 5 centle bir daha görmeyeceğini düşündüğü yerleri gezdi. Ve sonunda eve geldiğinde Müfettiş onu bekliyordu.
Müfettiş onu götürmeye gelmişti. Babası ile birlikte gitti Rachel. Demir kapılardan geçip gerçekle yüzleştiğinde korktu. Babasına sıkı sıkı sarıldı. Evine dönmek istedi. Bu korkunç yer ona göre değildi. O hasta değildi, olamazdı.Doktorların hissiz muayeneleri ve yapılan testlerin ardından utandı, kaçtı, korktu ve daha hızlı kaçtı. Sonunda yine babasına sığındı. Sakinleşti. Ve iyileşmek için bu cehennemde kalması gerekti madem kalacaktı. Babasına söz verdiği gibi uslu bir çocuk olacaktı.
İlk tedavinin ardından artık tecrit odasından çıktı ve kızlar yatakhanesine gitti. Ancak burada hiçbir sabunun çıkaramayacağı ağır bir koku vardı. Hastalığın tuhaf, ağır kokusu...
Ve ilk ziyaretçileri geldi: annesi ve babası...Ancak bir tel örgünün ardından görmek zorundaydı onları ve dokunmasına bile izin yoktu onlara. Rachel hastaydı ve de tedavi için burada kalması gerekiyordu ve ailesinden istediği tek şey uyurken sarılabileceği bebeklerinden biriydi.
Rachel korkuyordu kimseye yaklaşamıyordu. Oda arkadaşından da korkuyordu. Tek başına yatağında yatıp ağlıyordu. Ta ki Pono Amcası onu bulana kadar. Yaraları ne kadar çirkin olursa olsun. Bu adam onun oyun arkadaşıydı onu şımartan onu seven ve onunla tatlı bir şekilde zaman geçiren amcasıydı. Ve bu ondan korkmaması için yeterliydi...

Dördüncü Bölüm

Rachel'in anne ve babası kızlarını görmekten eve döndüklerinde evlerinin kapısında karantina bölgesi yazılı sarı bir tabela sürpriziyle karşılaştılar. Artık herkes onlara farklı bir gözle bakıyor, yanlarına yaklaşmak istemiyor, toplumdan dışlıyorlardı. Koyu bir dindar olan Dorothy bile İsa'ya olan inancına rağmen kiliseye gitmeyi bırakmıştı.
Baba Henry Kalama ise bu dışlanmışlıkla ailesinin baş edemeyeceğini düşündüğünden ailesini yalnız bırakmamak adına seferlere çıkmama kararı almış, limanda hamal olarak çalışmaya başlamıştı. Bu sayede de hergün iş çıkışında küçük kızını gidip görebilecekti. Ancak bu ziyaretler sırasında kardeşi Pono'yu sırf kızına dokunup sarılabildiği için kıskanmaya başlamıştı. Kendi kızına sarılamamak zoruna gidiyordu adil gelmiyordu ve kendini Pono'nun yerinde olmayı dilerken buluyordu her seferinde.
Rachel ise amcasının varlığıyla rahatlamış korkularını dindirebilmişti. Ancak bu rahatlık da uzun sürmeyecekti. Çünkü sağlık kurulu Pono'nun cüzzam teşhisini kesinleştirmiş ve tedavi edilemeyen kategoride olduğuna karar vermişti. Artık Pono için Molokai'den başka seçenek yoktu. Tam da bu dönemde Amerikalılar Havai'yi işgal etmiş, Kraliçe tahttan indirilerek geçici bir hükümet kurulmuştu. Belli ki tarih bir kez daha kendini tekrarlıyordu Havai halkı için...
Rachel Pono Amcasını özlüyordu, bundan hiç vazgeçmemişti. Ancak artık ortama alışmış, yeni arkadaşlıklar kurmaya başlamıştı. En yakın arkadaşı oda arkadaşı Francine'di. Onunla türlü maceralara katılıyorlardı. Ne dikenli teller nede kurallar onları durdurabiliyordu. Kalihi'deki hastanede geçen 1 senelik tedavinin sonunda hastalığın seyrini kontrol etmek adına yeniden muayene olma zamanı gelmişti. Hastalığında herhangi bir ilerleme olmamasına rağmen tedavide etkili olmamıştı. Ancak muayene sırasında doktorla yaşadığı bir talihsizlik Rachel'in Molokai'ye sürgün edilme kararının verilmesinde etkili olmuştu. Hiç kuşkusuz en zor iş bu haberi Rachel'a vermekti. Evde uzun süren tartışmalar şiddetli kavgalar yaşanmıştı. Ancak hiçbiri sonucu değiştirmiyordu. İzin verilmesine rağmen ne Dorothy ne de Henry bu açık mezara doğru olan yolculukta kızlarına eşlik edebileceklerdi. Çünkü onların bakımına muhtaç üç çocukları daha vardı.
Ve yılbaşından iki gün sonra Rachel büyük bir kalabalık eşliğinde Molokai'ye giden vapura giden vapurda yerini almak için limandaydı. Ailesi; annesi, babası ve kardeşleri de ordaydı. Ancak küçük Rachel'ın onlara sarılamadan sessizce veda etmekten başka şansı yoktu...Artık bitmişti...

Beşinci Bölüm

Sonunda tüm korku ve duygulara karşı hissizleştiği uzun vapur yolculuğunun ardından beklenen adrese varılmıştı: Molokai... Ve Rachel kocaman büyük azametli yemyeşil dağı gördüğünde tüm o hissizlik ve korkudan bambaşka bir duyguyla sarmalandığını hissetti. Bu azamet karşısında büyülenmişti. Kıyıda bekleyen kalabalık arasında çok tanıdık bir yüz karşıladı onu : Pono Amca... Rachel'in içini büyük bir huzur ve sıcaklık kapladı. Burada yalnız değildi. Pono Amca ve Haleola vardı. Haleola; eşinin cüzzama yakalanmasıyla onayardımcı olmak için buraya gelmiş sonunda o da cüzzama yakalanmış bir şifacıydı. Eşini burada kaybetmiş ve defin törenini de bizzat kendisi yapmıştı. Ve 23 yıldan beri sevdiği adam uğruna geri bıraktığı çocuklarını görmemişti. Bu nedenle Rachel'ın gelişi onunda içinde hasret olduğu özlem duygusunu tetiklemişti. Kocasının ölümünün üzerinden 14 yıl sonra adaya gelen ve tıpkı kocasında olduğu gibi haylaz bir gülümsemeye sahip olan Pono ile tanışmıştı. Ve Pono onun için önemliydi. Çünkü bu açık mezar içinde ona yaşadığını hissettiren tek kişiydi.
Ancak Rachel için sıkıntılı günler henüz sona ermemişti. Rahibeler adada yaşanan olumsuz davranışlar dolayısıyla 16 yaşın altındaki koruyucusu ya da hamisi olmayan her kız çocuğunun kilisenin bünyesinde yaşamasının gerektiğini düşünüyorlardı. Bu nedenle Rachel'ı almak istiyorlardı. Ancak baba Henry'nin Pono'ya kızına bakmasını ve ona sahip çıkmasını istediği mektup vardı ve de bu mektup Pono'yu Rachel'ın hamisi yapmak için yeterliydi. Ancak Pono'nun boşanmış olmasına rağmen boşanmanın kilisece kabul edilmemesinden dolayı hala evli kabul ediliyordu ve buna rağmen Haleola ile bir ilişki içinde olması, Pono'nun Rachel'in hamisi olması konusunda engel oluşturuyordu. Ancak bu durumu hem Pono hemde Haleola çözmek için uğraşacaktı. Çünkü bu küçük kıza güçlü bir sevgiyle bağlılardı. Ancak Rachel'a bütün bunlar istenmediğini hissettiriyordu. Herkes onu birer birer terkediyordu. Geri döneceklerini ve birlikte olacaklarını söyleyerek onu kandırıyorlardı. Ve bu da Rachel'a bu adadan nefret etmek için gereken nedeni veriyordu.

Altıncı Bölüm

Molokai sadece küçük bir çocuk için değil, yıllarını hastanelerde geçirmiş her türlü hastalıkla uğraşmış, kendini Molokai'de göreceklerine hazırlamış bir yetişkin için de aynı derecede korkunçtu. Ancak cüzzamlı insanlar değil onların yaşadığı sıkıntılardı korkunç ve de kötü olan... Rachel ortama uyum sağlamayı reddediyordu. Tek mutlu olduğu zamanlar Amcası Pono ve arkadaşı Haleola'nın onu ziyerete gelip hep birlikte oyun oynadıkları zamanlardı. Yatakhanede tuhaf adetler vardı. Büyük kızlar birbirlerine korku dolu hikayeler anlatıyorlardı. Rachel eskiden de böyle hikayeler dinlerdi ancak o zaman gece yatağına yattığında onu korkulu rüyalardan koruyacak, onun sakinleşmesini sağlamak için ona sarılcak anne ve babası yanındaydı. Şimdiyse kimse yoktu. Herşeye rağmen zamanla gruba alışmıştı birlikte pikniklere ya da plaja gidiyorlardı rahibeler eşliğinde... Ancak yine de en mutlu zamanlar amcasının ona eşlik ettiği zamanlardı. Yine böyle bir günün sonunda yurda döndüğünde kendine gelen mektupları gördü. Sarah'tan yaptıklarından dolayı özür dileyen ve okuldaki arkadaşlarının onu da dışladıklarını bildiren, anne ve babasından da ayrı ayrı onu ne kadar sevdiklerini ve özlediklerini içeren birer mektup olmak üzere toplam üç mektup almıştı. Defalarca okudu her bir mektubu...
O sırada odada ondan ve yatalak hasta olan iki kızdan başka kimse yoktu. Ve adı Violet olan (diğeri sürekli uyuyordu) kendine hiç mektup gelmediğini ve Rachel'in mektuplarını okuyup okuyamayacağını sordu. Rachel izin verdi tabii...Yüzü hastalığın etkisiyle şişmiş ve de yaralarla dolu kız her bir mektubu kendine yazılmış gibi defalarca ve de özlemle okudu. Rachel onun için öyle çok üzüldü ki bundan sonra onunla daha fazla vakit geçirmek için zaman ayırmaya karar verdi. Ancak ertesi gün yanına gittiğinde Violet'in yatağı boştu. Tıpkı bir zamanlar krallarının gittiği gibi Violet de o geri dönüşü olmayan yola gitmişti...

Yedinci Bölüm

Molokai'de hayat herkes için zordu. Hele rahibeler gibi bu hastalığı taşımayan ama sürekli olarak bür gün buna yakalanma korkusuyla yaşayanlar için daha da zordu. Onlar gün boyu hastalarla içiçeydi. Onların yaralarını temizleyip sarıyorlar ve bazılarına yemeklerini yediriyorlardı. Molokai'de cüzzam diğer görev yaptıkları yerlerde olduğu gibi hastaneyle sınırlı değildi. Burada hayat cüzzamın ta kendisiydi. Cüzzamdan başka bir şey yoktu.
Violet'in ölümü Rachel'ı sarsmıştı. Ölümü sorgulamaya başlamıştı. Sevdiklerini, tutunduğu dalları kesiyordu ölüm. Ve bu Tanrı'dan geliyordu. Rahibeler böyle söylüyordu ve bu Rachel'ı öfkelendiriyordu. Bu yaşadığı yerden nefret ediyordu. Burada annesi babası yoktu. Pono Amcası vardı ama onunla kalmasına da izin yoktu. Burada insanlar ölüyordu ve Rachel artık ölümün ne olduğunu biliyordu. Rahibeler bile cüzzamı sorguluyordu.
Tanrı neden cüzzamı vermişti?
-İnsanların inancını test etmek için
Peki nasıl bir Tanrı böyle bir test için küçük bir çocuğun bu dehşeti yaşamasına izin verirdi?
Rahibe Catherina bu sorulara tatmin edici cevaplar bulamıyordu.Tüm bu sorularla geçirdiği kötü gecenin ardından onu bir de kötü haber bekliyordu. Küçük kızlardan Rachel Kalama kaçmıştı...

Sekizinci Bölüm

Rachel Pono Amcasını uzun zamandır göremiyordu. Haleola'ya sorduğunda o da amcasının yorgun olduğunu söylüyordu. Ancak uzun zamandır Haleola'da gelemiyordu ve rahibeler bunun sebebinin yağıştan dolayı bozulan yollar olduğunu söylüyorlardı. Ancak Rachel biliyordu ki Pono Amcasının bir sorunu vardı ve onu görmeliydi. Sonrasında rahibeler nasılsa gelip onu alırlardı belki ceza alırdı ama olsun hiç değilse amcasını görmüş olurdu.
Rachel karar verdiği günün gecesini bekledi ve pencereden kaçtı. Gece çok soğuktu ve yollar çamurluydu. Her yer zifiri karanlıktı ve tek bir ışık bile yoktu nereye gittiğini görmeden yürüyordu. Bir yol ayrımına geldiğinde küçük bir patikadan devam etmeye karar verdi. Bu yolda karşısına vahşi bir yaban domuzu çıktı ondan korkup kaçmaya çalışırken düştü ve kendini yaraladı. Bu sırada bir ev gördü ve yardım istemeye karar verdi. Adam onun bacağını tedavi etti ancak tehditlerle çalıştırdı amcasını götürmeyi engellemek için sürekli yeni işler yaratarak onu oyaladı.
Bu sırada rahibeler de her yerde Rachel'ı aramaya başladılar. Ancak Rachel'den hiç bir iz yoktu.
Rachel süt sağdı, ekmek yaptı, su taşıdı, çamaşır yıkadı. Ancak anladı ki bu adamın onu amcasına götürmeye hiç niyeti yok. Ondan kurtulmanın tek yolu kaçmak...O da kaçtı bu sırada çıkan boğuşmada adamı yaralamak zorunda kaldı. Sonunda yolda karşılaştığı birinin yardımıyla amcasının yanına gelebildiğinde onun gerçekten hasta olduğunu ölmek üzere olduğunu anladı. Özel bir izinle amcasını kaybettiği güne kadar onun yanından hiç ayrılmadı.
Haleola ona kaybettiği insanların başka bir canlının bedeninde yeniden dünyaya geldiğini ve sevdiklerini koruyup gözettiğini anlattı. Ve Rachel da buna inandı. Biliyordu ki Pono Amcası artık hep onu koruyacak onun yanında olacaktı...

Dokuzuncu Bölüm

Başrahibe Marianne, Havai'nin putperest geçmişinin bir örneği olan ve ısrarla Hristiyanlığı kabul etmeyen Haleola'nın Rachel için kötü örnek olduğuna karar verdi. Aralarında hiçbir kan bağı olmadığına göre de Rachel'ı onun etkisinden korumak zorundaydı. Bu nedenle Haleola'nın manastıra girişi yasaklandı.
Ancak Rahibe Catherina'nın nezaretinde çocukların her gezisinde Haleola ile karşılaştılar.Ve hasret giderdiler. Manastırda yaşam aynı şekilde sürüyordu. Yaşamasıyla ilgili hiçbir umut taşınmayan Josephina iyileşmiş, diğer kızlarla koşup oynamaya başlamıştı. Diğer taraftan sapasağlam olan Mary birden bire hastalanıp yaşamını yitirmişti. Rachel Haleola'dan öğrendiği masallarla bir süre sonra karanlık fırtınalı gecelerde hikaye anlatan kişi konumuna geldi.
Yazın gelmesiyle birlikte Kalihi'deki hastanedeki oda arkadaşı Francine'de aralarına katıldı. Kısa sürede eski muzur günlerine döndüler. Birkaç ceza ve cetvel darbesinden sonra Francine bu muzurluklara son verdi ancak Rachel'ın aylaklıkları son bulmadı. Babası ziyaret ettiği her limandan kısa ama sevgi dolu mektuplar yollamaya devam ediyordu. Annesi ise başlarda her hafta yazmasına rağmen mektupların gelme aralığı gitgide artmış. Sonunda da tamamen kesilmişti. Rachel'ın eve yazdığı mektuplar geri dönmüştü. Ailesi tüm ömrünü geçirdiği evden ayrılmıştı. Ve şimdi ne bir adres ne de başka bir şey vardı Rachel'ın elinde. Sadece babasının mektupları gelmeye devam ediyordu. Bu durum da Rachel'da olumsuz özellikler oluşturmaya başladı. Diğer kızların eşyalarını çalıyordu. Ve hemen fark edilen bu sonuçta aldığı cezalarla hem içindeki reddedilmişlik hissini hem de cüzzamlı olduğu için kendini cezalandırmış oluyordu. Ve Rachel bir gün dersteyken rahibelerden biri tarafından dersten çıkarıldı. Yine nasıl bir ceza alacağını düşünürken hayatındaki en büyük hediyeyi aldı. Sahildeki tekneden inen adam babasıydı. Babası onu terk etmemiş onu ziyaret etmek için buralara kadar gelmişti. Rachel'in gözleri annesini aradı. Ancak annesi cüzzamın getirdiği dışlanmışlıkla yaşamayı başaramamış, eşinden ayrılmış, kardeşlerini de alıp kızkardeşinin yanına taşınmıştı.
Bir haftayı birlikte geçirdiler. Haleola'yı da alıp Pono'nun mezarına gittiler. Birlikte kriket oynadılar. Şarkı söylediler. Sahilde gezindiler. Ancak babasının kızların konutuna girmesi yasaktı ve Rachel'ın da ziyaretçi konutuna girmesi yasaktı. Bu gece her gece uyumadan önce söylemeyi alışkanlık haline getirdiği şarkılardan birini Rachel'ın penceresinden söyledi.
Rachel bu haftanın hiç bitmesini istemiyordu. Babasının sonsuza kadar yanında kalmasını istiyor ancak daha isterken bunun imkansız olduğunu da biliyordu. Ve sonunda bu bir hafta sona erdi. Rachel babasına sarıldı ağladı ağladı. Beni bırakma diye yalvardı. Babası kızına sarıldı ve ''Nerede olursam olayım, senden ne kadar uzakta olursam olayım, senden ve de seni sevmekten hiç vazgeçmeyeceğim.'' dedi. Ve Rachel giden vapurun arkasından el sallarken bir gün burdan kurtulup babasını ufuk çizgisinin diğer tarafına doğru takip edeceğine dair kendi kendine söz verdi.

Onuncu Bölüm

1898 yıllarında Birleşik Devletlerin İspanya ile Pasifik'te savaş halinde olması dolayısıyla Havai'nin bu savaş süresince stratejik nokta olması Amerikan Hükümetinin ada topraklarını kendi topraklarına katan bir belge Başkan McKinley'nin de imzasıyla yürürlüğe kondu. Havai,Teksas Cumhuriyeti'nden sonra Birleşik Devletler topraklarına katılan ikinci bağımsız milletti. Teksas Cumhuriyeti bu katılım için halk oylaması yaparken Havai'ye bu hak tanınmamış, yazılan protesto dilekçeleri ise görmezden gelinmişti.
Birçok yabancı bu dönemde gelip Havai ve özellikle Molokai Kalaupapa'yı ziyaret etmişti. Ve onların yaptığı en iyi şey şüphesiz para harcamaktı. Ve birçoğu hastalar tarafından işletilecek birçok tesis ve de inşaatlar başlamış, Kalaupapa tam bir federal cömertlik noktası haline gelmişti.
Rachel artık 17 yaşına gelmişti, aradan uzun yıllar geçmiş, buraya birlikte gelip arkadaşlık ettiği kızlardan sadece ikisi Emily ve Francine onunla kalmıştı. Diğerleri ise amcası gibi gitmişti.
Rachel bu sürede plajda çok fazla zaman geçirdi. Ve artık plaj tüm yerli halka da açıktı. Rachel artık mükemmel bir sörfçü olmuştu. Haleola onun babasına olan benzerliğini gururla izledi. Onunla birlikte olan kızlara göre hala kıvrak ve de kuvvetliydi. Kendi sörf tahtasına sahip olmamasına izin yoktu. O da doğal olarak genç bir cüzzamlı olan Nahoa'nın tahtasını ödünç alıyordu. Haleola ve Rahibe Catherina endişeliydi bu durumdan acaba Nahoa bu ödünç vermenin karşılığında ne isteyecekti. Rachel için sörf bir tutku halini almıştı. Çünkü yıllar önce bir dergide okyanus dalgalarının Çin'deki bir depremin ufak bir sonucu olarak doğduğunu ve bu nedenle de kaydığı her dalganın Çin'den Japonya'dan hatta Samoa'dan evinden geldiğine inanıyordu.
Babasından haber almaya devam ediyordu. Ve babası kardeşi Sarah'ın evleneceğini söylemişti mektubunda. Ancak annesi ve kardeşleri onun hayatından çıkmıştı. Bir şekilde reddedilmişti. Aslında babası da onları nadiren gördüğünü itiraf etmişti. Zaten annesi Dorothy ile de boşanmışlardı. Ve annesi babasının çocuklarla görüşmesini istemiyordu. Babası da belki bu nedenle denizleri evi olarak kabul etmişti.
Rachel gelişen tıpla birlikte birgün Molokai'yi terk edeceğini, tüm dünyayı ve evini yeniden göreceğine inanıyordu. Buna inanmaktan hiç vazgeçmemişti zaten. Bunun için de her türlü tedavi yöntemini uygulamaya hazırdı.
Küçük kızlar artık büyümüştü, oyunları da değişmişti. Sosyal hayattan beklentileri kendi aralarında oynadıkları oyunlardan farklıydı artık.






aLLien isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
alan, bir, brennert, düşten, ibaret, kitap, molokai, İbaret, Özeti


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557