Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Gezelim & Görelim > Diyar Diyar Türkiye'm > Marmara
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Marmara Marmara hakkındaki bilgilerin ve tüm paylaşımların bulunduğu bölüm.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Nisan 2012, 23:03   #11 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

ÜMRANİYE

Ümraniye Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi. Her yer orman ağaç ve yeşil idi. Her taraf yemyeşil ağaçlarla cennetten bir parçaydı. Çünkü iklim orman yetişmesine elverişli durumdaydı. Tarihi kaynaklara göre Ümraniye' ye ilk yerleşenler Frigya' lılardır. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar küçük ve Büyük Çamlıca' dan başlayarak Alemdağ ve Kayış Dağı' na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlardı. Sonraki yıllarda Ümraniye' nin bulunduğu yerler Romalılar ve Bizanslılar' ın egemenliğine geçmiştir. Harun Reşit ordularıyla 782 yılında Krizepolis (Üsküdar) önlerine kadar gelmiştir. Bir sene burada kaldıktan sonra 783 yılında Bizans İmparatoriçe' si ÎREN' in ordusuna mağlup olmuş bunun sonucunda her sene Bizanslılar' a 70.000 altın vermeye zorunlu kalmıştır. İlçemiz toprakları Bizanslılar' la Müslüman ordular arasında zaman zaman el değiştirmiştir. Anadolu' yu Müslüman yapan ve Türkleştiren ilk devlet Danişmentliler Devletidir. Danişment oğulları Bizans topraklarına kadar sızmışlar. Alemdağ' nın üstünde bir kale yapmışlardır. Danişment Gazi' nin arkadaşı Sultan Turasan Bizanslar' a karşı bu kalede çok defa savaşmış ve Anadolu' dan beklenen yardımı alamayınca burada öldürülmüştür. Selçuklular İznik' e kadar gelmiş bu şehir alınmış ve bu şehri ilk başkent yapmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişah olan Orhan Gazi Bölgemizi Osmanlı topraklarına katmıştır. İlçemizin ilk adının "Yalnız Selvi" olduğu söylenmektedir.

17. Yüzyıl başlarında o devrin padişahı 1. Ahmet tarafından Şeyh Aziz Mahmut Hüdai' ye vakfedilmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar Bulgurlu' ya kadar olan bölge bu vakfın malı olarak Üsküdar' a bağlı kasaba olarak kalmıştır. Ümraniye' ye ilk ad olarak Yalnız Selvi demelerinin sebebi birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının ve orman arasında birkaç evin bulunmasıdır. Ümraniye' de ilk yerleşenler Balkan Savaşları' ndan sonra önce Batum' dan ardından da Yugoslavya ve Bulgaristan' dan göçmenler gelmiştir. Bundan dolayı bir süre de "Muhacir Köy" olarak şöhret bulmuştur. 1960 yılına kadar köy olarak kalan Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi olarak ilan edilmesinden sonra yoğun göçlere maruz kalmıştır. Belediye ilk defa 1963 yılında kurulmuştur. İstanbul' un en hızlı kentleşen ve nüfusu hızla artan; köy ve yöre geleneklerinin de aynen muhafaza edildiği ilginç bir kentleşme örneğidir Ümraniye.... 1980 ihtilali ile Ümraniye Belediyesi fes edilerek Üsküdar' a bağlı şube müdürlüğüne dönüştürüldü. 1987 yılında ilçe olan Ümraniye' de ilk yerel seçim 1989 yılında yapıldı. Bugün ilçemiz 14 mahalle ve 650.000 (Belediye Nüfusu 450.000) Nüfusuyla Anadolu şehirlerinin pek çoğundan büyük bir yerleşim Ümraniye alanıdır. Halen 6 belde ve 4 köyü mevcuttur. 22 bin hektarlık bir yerleşim alanına sahiptir. Ümraniye ekonomik çeşitlilik açısından zengin bir yöredir. Küçük imalat sanayisinden konfeksiyona yedek parça ve ağaç ürünleri üretimine kadar çeşitlilik göstermektedir.

ÜMRANİYENİN ANLAMI; Ümran sözcüğü Arapça' dır. Topluluklarda mutluluk saadet refah anl***** gelir. Esas anlamı kalkınmış gelişmiş bayındırlaşmış yaşayış koşullarının uygunlaştırılması için üzerinde çalışılmış olan yer. Bazı kaynaklarda ise; Ümran (Ar) 1- Bayındırlık bayındır olma bir yerin tamamiyle meskün ve yeterince işlenmiş olması 2- Medeniyet terakki refah. Umran= Ümrandır.





ÜSKÜDAR

Üsküdar Anadolu yakasında Kocaeli Yarımadası�nın batı kesiminde yer alır Üsküdar İlçesi doğuda Ümraniye güneyde Kadıköy ilçeleri batı ve kuzeybatıda İstanbul Boğazı kuzeyde de Beykoz İlçesi�ne komşudur. İlçe bu sınırlar içinde 35 km�lik bir alan kaplar. Batısı denizdir. Kırsal yerleşmesi olmayan Üsküdar İlçesi 52 mahalleden oluşur.1918 ve 1924�de ayrı vilayet yapılan Üsküdar 1926�daki yönetsel düzenlemeler sırasında ilçe yapılarak İstanbul Vilayeti�ne bağlandı. M.Ö. 7.Y.Y.�da bir Grek kolonisi olarak kurulan Halkedon�un (Kadıköy) iskelesi ve tersaneleri bugünkü Üsküdar�ın yerleştiği alanda bulunur ve buraya Hrisopolis (Altın Şehir) denirdi. Yörenin bu adla anılması çeşitli biçimlerde yorumlanmaktadır. Pers işgali sırasında Anadolu Yarımadası�ndaki kavimlerden ve halktan vergi olarak toplanan altınlar buradaki hazinelerde saklandığı için yöreye bu adın yakıştırıldığı söylenmektedir. Bir başka yoruma göre Agamemnon�un oğlu Krizes kaçarak Anadolu�ya gelmiş ve Üsküdar�da öldüğü için şehir onun adıyla anılmıştır. Kimileri de günbatımında evleri karşı yakadan yaldızlı gibi göründüğü için Üsküdar�a Altın Şehir adının verildiğini söylemektedir. Üsküdar adıysa kimi kaynaklara öre Farsça �ulak� anl***** gelen �Eskudari�ten türemiştir.1471�de Vezir Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa�nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamamın yanı sıra başta Kızkulesi olmak üzere Üsküdar�da birçok tarihi eser bulunmaktadır.
Hrisopolis M.Ö.508'de Pers Kralı Darius'un egemenliği altına girmiş M.Ö.410'da Atinalı Alkibiades'in zaferiyle sonuçlanan deniz savaşından sonra bu komutan kent çevresine sur yaptırmış ve Boğaz'dan geçen gemilerden taşıdıkları malların değeri oranında geçiş parası almıştır.Yazar Ksenophon M.Ö.404 yıllarında On Binler'in hayatta kalanlarının Asya seferi dönüşünde Karadeniz kıyısı yoluyla Hrisopolis'e geldiğini ve burada kaldıkları bir hafta boyunca ellerindeki ganimetleri bölge halkına sattıklarını anlatır. Büyük İskender ve ardıllarının zamanında Anadolu'nun kuzeybatısıyla birlikte Halkedon ve Hrisopolis de Küçük Frigya'nın sınırları içindedir. Arapların birçok kez kuşatma girişiminde bulunduğu Konstantinopolis'te karadan ve denizden gelen Müslüman askerlerin ilk hedefi ve karargahı Üsküdar olmuştur. Harunü'r-Reşid 782'de henüz halife olmadan Üsküdar önüne gelmiş ve her yıl burada kalmıştır. 783'de İmparatoriçe Eirene'nin ordusuna yenilince 70.000 altın vermeye zorlandığı bilinmektedir. Öte yandan kaynaklar Anadolu'nun Türklerce fethinden sonra Danişmendlilerden Turasan Bey'in Üsküdar'a kadar geldiğini Alemdağı'nda bir kale yaptırdığını ve Bizanslılarla çarpışırken kalesinin önünde şehit düştüğünü yazmaktadır. Ne var ki sözü edilen kaleye ait hiçbir ize rastlanmadığından bu bilgi doğrulanamamaktadır. Bizans döneminde küçük bir kasaba olarak varlığını sürdüren Üsküdar pek çok ihtilal girişiminde başlangıç noktası olmuş. Örneğin 963'de Nikeforos Fokas kendini burada Üsküdarimparator ilan ettirmiş ve iktidarı ele geçirmiştir. Öte yandan 1097'de Haçlı ordusu ordugahını Üsküdar tepelerinde kurmuş izleyen Haçlı seferlerinde de bölge hep üs olarak kullanılmıştır.
Sultan Orhan da (hd 1324-1361) Bizans'ın Bitinya bölgesini aldıktan sonra bu imparatorluğun kapısı sayılan Hrisopolis önlerine kadar gelmiş bunun üzerine III. Andronikos topladığı askerleri buraya göndermiş ancak yenilmiştir. Bir süre sonra Bizans Prensesi Teodora ile evlenen Sultan Orhan'ın 1348'de kayınpederi İmparator VIİoannes Kantakuzenos'u ziyaret etmek için Üsküdar'a geldiği ve beraberinde bulunan ailesiyle saray halkının konaklaması için Marmara'ya ve Üsküdar'ın bugün de en vazgeçilmez simgelerinden sayılan Kız kulesi'ne egemen bir noktaya büyük bir otağ kurulduğu bilinmektedir. Sultan Orhan 1352'de Venediklilere yenildiği için kendisinden yardım isteyen Ceneviz donanmasına destek amacıyla Kadıköy ve Üsküdar'a süvari kuvveti göndermiş böylece Boğaz'ın bu kilit noktalarına yerleşerek bir anlamda İstanbul'un fethinden 101 yıl önce Kadıköy ve Üsküdar'ı ele geçirmiştir. I.Bayezid (Yıldırım) döneminde (1389-1402) İstanbul'da bulunan Müslümanların davalarına bir Müslüman kadı'nın bakması karara bağlanmış böylece Türklerin egemenliği altında bulunan Üsküdar'da da bir kadı görevlendirilmiştir. Yıldırım Bayezid'in ölümünden sonra yaşanan Fetret Devri'nde Bitinya'daki yerler kaybedilince Türkler Üsküdar'dan uzaklaştırılmışsa da I.Mehmed (Çelebi) tahta geçtikten sonra bu yerleri Bizanslılardan geri almış böylece Türkler bölgedeki eski ticaret serbestliğine yeniden kavuşmuşlardır. İstanbul'un fethinden sonra II.Mehmed (Fatih) Üsküdar'dan kaçan Rumların yerine Anadolu'dan gelen Türkleri yerleştirmiştir.
Ancak Üsküdar'ın fetih sırasında 100 yıldan beri Türklerin elinde olması ve karşılaştırma yapmaya olanak verecek belgelerin bulunmaması nedeniyle fetihten sonra nüfusunun ne kadar arttığını saptamak mümkün olamamaktadır. II.Mehmed döneminde İstanbul'un iskan bölgelerinin yönetsel açıdan 4 kadılığa ayrılmasıyla Üsküdar da bir kadılık olmuş ve Galata ile Haslar kadılıklarıyla birlikte Bilad-ı Selase adı verilen üçlüyü oluşturmuştur. 1471'de Vezir Rum Üsküdar Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa'nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamam Üsküdar'daki en eski Osmanlı yapılarındandır. Üsküdar'ın Osmanlı dönemindeki önemli bir özelliği de her yıl Mekke ve Medine'ye gidecek hacı adaylarının oluşturduğu Surre-i Hümayun'un törenlerle buradan uğurlanmasıdır. Hacı adaylarını ve sultanın Mekke Şerifine gönderdiği armağanları taşıyan develerin oluşturduğu uzun konvoyun yola çıkması öncesinde düzenlenen törenler Üsküdar'a büyük bir canlılık getirmiştir. Bir yandan da Üsküdar yaşam yolculuğunun sona ermesiyle ilgili izlerle yüklüdür. Gerçekten de daha 14. Y.Y.'da oluşmaya başlayan ve fetih sonrasında tümüyle Müslüman kabristanı haline gelen Karacaahmed Mezarlığı buradadır. Mezarlığa adını veren Bektaşi büyüğü Karaca Ahmed'in yanısıra pek çok tarikat şeyhi Üsküdar'da tekke kurmuştur.




ZEYTİNBURNU

Zeytinburnu Zeytinburnu'nun İlçe Oluşu: 01 Eylül 1957
Nüfusu: 284.814
Yüzölçümü: 12 km²
Seçmen Sayısı:147.597
Mahalle Sayısı: 13
Sokak: 970

Zeytinburnu'na İlk Yerleşim İstanbul�un Türklerin eline geçmesini izleyen yıllarda Kazlıçeşme dolaylarına �Kudüslü Papazlar� diye adlandırılan insan topluluğu yerleşmeye başladı. İstanbul Türklerin eline geçince çok eskiden kentte yerleşmiş olan Rumlar arasında anlaşmazlık çıktı. Bu anlaşmazlık sonucu �Kudüs�lü Papazlar� bugün �Zeytinburnu" olarak bilinen deniz kıyısına yerleştiler. Buraya yerleşen papazların İstanbul içine kalanlara göre daha dindar oldukları İstanbul içinde eski yerlerinde kalan papazların Hıristiyan dininin kurallarını çiğnemelerine göz yumamadıkları için o çağlarda boş olan bu topraklar üzerine yerleştikleri söylentileri günümüze değin ulaşmış bulunuyor. Bir süre sonra Zeytinburnu ile Kazlıçeşme dolayları Kudüslü Papazların türlü tarım ürünleri zeytin ve birçok yemişler yetiştirerek gönüllerince yaşam sürdürdükleri şirin bir yöre durumuna geldi.

Bakırköy tapu kayıtları incelendiğinde; bugünkü Zeytinburnu ilçesi topraklarının ¾�ünün �Kudüslü Şerif Çiftliği� adı altında Kudüslü papazların tapulu yerleri olduğu ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre II. Beyazit çağından önce bu toprakların Türklerin tapulu yerleri olduğu ortaya cıkmıştır. Bu nedenle Zeytinburnu topraklarının tapu kayıtlarında Kudüslü Papazların yeri olarak gözüken bölümlerden bir çoğu Vakıflar Yönetimine (idaresine) devredilmiştir. Küdüslü papazların yaşadıkları çağlarda bu yerler doğanın binbir rengiyle bezenmiş güzel bir yöre durumuna geldi. İklimin zeytin bile yetiştirilmesine elverişli olduğu bu çağlarda Zeytinburnu yöresi bir gezinti yeriydi. Istanbul kentini kıyıcığında bir eğlenme dinlenme gezinme yeri olarak uzun yıllar İstanbul halkının yaşamını etkiledi. Bakırköy ile Kazlıçeşme arasında �İskender Çelebi� adıyla bilinen bir gezinti yeri bulunuyordu. Çok güzel bir bahçe bahçenin içinde köşkler köşklerin önünde denizle kucak kucağa olan yalılar vardı.Burası Osmanlı Hakanlarının Zeytinburnu (Padişahlarının) gönülerince yaşadıkları bir yerdi. İlçede Dericiliğin Başlaması Zeytinburnu İlçesi toprakları üzerinde yerleşmeyi etkileyici ikinci olay ; Kazlıçeşme�de dericilik sanayisinin kurulmasıdır.

Türkiye�de dericilik sanayisinin 150 yılı aşkın tarihçesi Kazlıçeşme�de başlamıştır denebilir. Kazlıçeşme kentin dışında kalan boş bir yöreydi. Dericilik sanayi deniz kıyısında suyu güneşi kısaca kendisine gerekli tüm olanakları sağlayabileceği bir ortam bulmuştu. Bu ortamda dericilik gelişirken çevreye yerleşenlerin sayısı da her geçen gün biraz daha çoğalıyordu. Dericilik sanayini dokuma sanayi izledi. 1927 yılında Bezmen�ler Kazlıçeşme�de dokuma sanayini kurunca çalışan işçiler çevreye yerleşmeye başladılar. Gecekondular Yapılarak Yerleşmenin Başlaması: 1946 yıllarındaZeytinburnu ilçesi toprakları insanla dolup taşmaya başladı. Gecekondular bir çığ gibi yayılıyordu. Yoksul insanlar her gece yüzlerce gecekondu yapıyor böylece her geçen gün binlerce kişi bu yörenin insanları arasına katılıyordu.Böylece gecekondu yapımına göz yumulmuş oldu. Yapan yıkan birbirine karıştı. Gecekondu alım-satımıyla uğraşan bir sürü aracı türedi. Yolsuz okulsuz düzensiz plansız kocaman bir gecekondu kenti kapladı Zeytinburnu topraklarını. Bu gidiş kendisine özgü evrelerde 1966 yılına değin süregeldi. Toplumsal yasalar yoksul halk yığınlarını yöneten doğa kuralları bildiğince işlendi. Bu gelişigüzel gidişi önlemek için 30 Temmuz 1966 tarihinde 775 sayılı GECEKONDU KANUNU yürürlüğe girdi.

Bu yasa bundan sonra gecekondu yapımını önlemek amacı güdüyordu. Bu yasa da genişletilmedi. Sorunlar üstüste yığılmaya başladı. Gecekondu yapımı eski hııznda olmasa bile sürüp gitti. Yapılan onarılan gecekondular birbirini izledi. BUCAK OLUŞU Zeytinburnu ilçesi toprakları 1953 yılına değin doğusu Fatih ilçesi batısı Bakırköy ilçesi topraklarında kalan bir yöre olarak yönetildi. 1950 yıllarında artık Fatih veya Bakırköy ilçesinden yönetimi yapılamayan bu yörenin yönetimsel bir örgüte kavuşturulması düşünülmeye başlandı. 30.07.1953 tarihinde Fatih ilçesine bağlı �ZEYTİNBURNU BUCAĞI� olarak örgütlendirildi. Batı bölümü yine Bakırköy ilçesine bağlı olarak kaldı.

İLÇE OLUŞU; Nufüsu günden güne çoğalan toplumsal ekonomik kültürel sorunlari her geçen gün bir kat artan bir yöre olarak büyüdü. 1940�lardan 1960 yıllarına değin yerleşmenin binbir türlü sorunuyla süslenen toplumsal yaraların türlü renkleriyle bezenen bir yer oldu. 1955 sayımlarında 17.585 olan nufüs 5 yıl sonra 1960 yılı sayımlarında 5 kat artarak 88.343 oldu. Artık Fatih ilçesinin bir bucağı olarak kalamayacak duruma gelmişti. Bunun üzerine 01.09.1957 tarihinde 7033 sayılı yasa ile �ZEYTİNBURNU İLÇESİ� adıyla İstanbul ilinin 14. Ilçesi olarak örgütlendirilmeye başlandı.

Zeytinburnu

1. Bizans Surları
2. Erikli Baba Türbesi
3. Yenikapı Mevlevihanesi
4. Kazlıçeşme
5. Merkezefendi Camii Türbesi Ve Çilehanesi
6. Dikilitaş
7. Derya-i Ali Baba Türbesi
8. Seyit Nizam Camii ve Türbesi
9. Belediye Hizmet Binası

COĞRAFİ YAPI; Zeytinburnu Trakya�nın güneydoğusunda Çatalca yarımadasının Marmara denizine bakan yamaçlarının bu denizle birleştiği yerdedir. Tarihi yarımada ile surlarla ayrılmış E-5 karayoluna sınır ve havalimanına 15-20 dakikalık mesafededir. Bu sebeple İstanbul�un dışarı açılan önemli bir penceresidir. Doğusunda Fatih Kuzeyinde Bayrampaşa Batısında Güngören Bakırköy Güneyinde ise Marmara Deniziyle çevrilidir.



- ALINTIDIR -





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
hakkında, herşey, ilçeleri, istanbulun, İlçeleri, İstanbulun


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557