Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz Ulu Önder M.Kemal Atatürk hakkında herşey

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21 Nisan 2012, 14:08   #1 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Atatürk anıları

ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar;

kimdir bu?

vali yanıt verir; efendim kendisi şıh’tır. yörede çok hatırlısı vardır.

atatürk şıh’ı yanına çağırır ve; “bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. şunu rica etsem de en azından peygamber efendimizinki gibi kısaltsan”der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.

şıh; “emrin olur paşam” diyerek yerine çekilir.aradan zaman geçer, bir akşam atatürk amasya’daki şıh’ı hatırlar ve valiyi telefonla arayıp durumu sorar.

vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, şıh’ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır.

atatürk telefonu kapatır,kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı amasya valiliği’ne tebliğ etmesini ister.

ertesi gün amasya’dan bir haber gelir ki şıh efendi ata’yı görmek üzere ankara’ya yola çıkmış… şıh gelir ata’nın karşısına çıkar. sakal tamamen kesilmiş,sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka görünüme bürünülmüştür.

atatürk’ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve ata’ya sorarlar; “aman paşam, o şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? ” ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;

“dün akşam amasya valiliği’ne bir yazı gönderdim ve şıh’ı afyon’a vali atadığımı bildirdim” der.

ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da şıh’a vermesini söyler. yazıda söyle yazmaktadır;
“inancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım.
kal sağlıcakla…





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Nisan 2012, 05:26   #2 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart

atatürk, kurtuluş savaşı için anadolu’ya geçtikten ve erzurum kongresi’ni yaptıktan sonra sivas’a dönmüş, orada ikinci kongreyi açmıştı. bu sırada lise binasında yatıyor; toplantılar yapıyordu. en basit ihtiyaçlarını bile temin edecek halde değildi; bazı geceler sabahlara kadar küçük petrol lambasının cılız ışığında çalışıyordu.

bir aralık lise binasına baskın yapılacağı ve atatürk’ün yakalanıp asılacağı hakkında şehirde haberler dolaşmaya başladı.

atatürk’ün hizmetini basit fakat temiz ruhlu, fedakar bir türk genci yapıyordu. bu delikanlının babası gizli ve sık sık geliyor; oğluna:

- etme, eyleme; evine dön; bugün yarın şehir basılacak; mustafa kemal ve arkadaşları yakalanacak. onlar her şeyi göze almışlar; sen aileni düşün, diyordu.

atatürk bu geliş gidişin farkına vardı; bir gün delikanlıyı yanına çağırdı ve sordu:

- sık sık sana gelen kimdir?

- babam!...

- ne istiyor?

delikanlı her şeyi anlattı. o zaman atatürk, ona doğru biraz daha ilerledi; elini omuzuna koydu ve dedi ki:

- hizmetinden memnunum, fakat baba hakkı büyüktür. madem ki razı olmuyor, git! git, fakat babana söyle ki, vatan elden giderse evladın ne önemi kalır?

kaynak : nükte ve fıkralarla atatürk, s.87-88





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 22 Nisan 2012, 05:31   #3 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart

atatürk, mudanya yolu ile bursa’ya gidiyordu. kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. bir kadının, elinde bir kağıtla atatürk’e yaklaştığı görüldü. ihtiyar, zayıf bir kadındı. ata’nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- "beni tanıdın mı oğul?" dedi. ben sizin selanik’te komşunuzdum. bir oğlum var; devlet demiryollarına girmek istiyor. siz onu alsınlar dediniz. fakat müdür dinlemedi. oğlumu yine ise almamış. ne olur bir kere de siz söyleseniz.

atatürk’ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle ;

- "oğlunu almadılar mı?" dedi. ben tavsiye ettiğim halde mi almadılar? ne kadar iyi olmuş. çok iyi yapmışlar. işte cumhuriyet böyle anlaşılacak.

kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. ve atatürk adeta vecd (çoşku) dolu bir sesle;

- "işte cumhuriyetten beklediğimiz netice." diyordu.

koyman, hulusi; atatürk’ü anmak kitabından, s. 260





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 22 Nisan 2012, 05:35   #4 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Bir solukta okunur

ankara, 10. cumhuriyet yılının büyük ve ölçüsüz sevinci içindedir. şehir, baştan başa ışıklarla donatılmıştır. eğlence yerlerinde her türk, tam bir şuurla devrimin nimetlerini idrak ederek neşe içinde eğlenmektedir.

atatürk, resmi baloların verildiği yerlere uğradıktan sonra halkevi'ne de teşrif ediyor. orada, milli ve mahalli giysileriyle coşan ve coşturan türk köylüleriyle karşılaşıyor.

bir gün bu milleti ve bu memleketi kurtarmak için atıldığı mücadelede kendisine yegane kudret ve kuvvet membaı olan bu temiz yürekli vatan evlatlarının neşelerinden son derece duygulanıyor, onları bir süre seyrettikten sonra, doğru çankaya’ya teşrif ediyorlar ve:

-efeleri buraya getiriniz!. emrini buyuruyorlar.

efelerin çankaya’da, atatürk 'ün sofrasında nasıl coştuklarını ve nasıl coşturduklarını anlatmaya imkan yoktur. büyük ata, sahnenin en heyecanlı bir anında, ankara efelerinden birine soruyor:

-efe, sen benim için ne yapabilirsin?

efe tereddüt etmeden cevap verir:

-her şey.
-mesela?
-ölürüm...

şimdi bütün dikkat atatürk 'e çevrilmişti. kimse konuşmuyor, onları dinliyordu. atatürk, gözlerini etrafındakiler üzerinde bir kez gezdiriyor.sonra:

-efe, diyor, sözünde samimi misin?
-emir sizindir, ata'm.

atatürk, elini dizinin üstüne vuruyor:

-koy başını buraya!...

efe derhal başını atanın dizlerine koydu ve başını koyar koymaz sakağında bir soğuk temas hissetti. bu, atatürk 'ün şakağına dayadığı tabanca namlusunun soğukluğuydu. efe, bu soğuklukla beraber şakağına dayanmış bir tabanca olduğunu görmüş, fakat en küçük bir harekette bulunmamıştı.

efe, ata’sı için ölümü seve seve kabul edebilirdi.fakat atatürk, ona kıyacak miydi?

bütün yüzlerin rengi bir anda solmuş, heyecan son haddini bulmuştu. nefes almaktan korkuyorlardı ve gözler atatürk 'ün elindeydi.tabanca, efenin şakağına dayanmıştı. fişek sürülmüş ve emniyet açılmıştı. atatürk, bir saniye bile sürmeyen bu an içinde ve gözle fark edilemeyecek bir hızla tabancanın namlusunu şakağın yanından, belki bir santim kadar kaydırarak tetiği çekiyor.

derin sükutu yırtan korkunç tabanca sesi.
kalpler, sanki yerinden kopacak.

hazır bulunanların hepsinin beti benzi kül rengini almıştır.

fakat, efenin başı hala ata’nın dizindedir ve efede en küçük bir kımıldanma yoktur.

atatürk, efenin başını dizlerinden kaldırıyor, temiz alnını dudaklarına doğru çekiyor ve öpüyor.

halâ biraz önceki havanın tesirinden kurtulamamış olanlara:

-işte, ben anadolu savaşını bunlarla ve böyle canlarını esirgemeyenlerle kazandım, diyor.

(nükte ve fıkralarla atatürk, sh.11-12-13)





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Nisan 2012, 05:38   #5 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart

atatürk bir yurt gezisi sırasında tekirdağ’da sokağa çıkmış, cani kadar sevdiği halkın arasında yürüyordu. eczacı ekrem bey'in eczanesi önüne geldiğinde durmuştu. gözü birine takılmıştı, bu sarıklı cüppeli eskicimi imamı mevlana mustafa özeren’di.

- hoca efendi... hoca efendi...

eskicimi imamı hemen koşmuş gazi'nin yanına sokulmuştu. birlikte merkez eczanesine girilmiş, bir masanın etrafına geçilmişti.
- hoca efendi! yaz bakalım vettini vezzeytuni ve turi sinin ve hazel-beledil emin...

hoca efendi, tabi arap harfleri ile itina ederek kur'an'dan bu ayeti yazmıştı. mustafa kemal paşa gözlerini hocanın gözlerine dikerek "hocam ben bu yazdıklarını (valtin vaiziton) okuyorum ne dersin" demiş eskicimi imamı da "efendim bunun üstünü var, esresi var, şeddesi var, meddi var. bakiniz bunları koyduğumuz zaman asli gibi okunur" diye cevap vermişti. gazi, arap harfleri ile ayeti etrafındakilere okutmuş her biri başka türlü bir şey söylemişti. bunun üzerine gazi kalemi hocanın elinden alıp aynı ayeti yeni harflerle yazıp ve demişti ki :

- görüyorsun hoca efendi, bu harflerin şeddesi meddesi yok. hem bak bu harflerle ne kadar kolay ve yanlışsız okunuyor. biz işte bunu düşünerek ve batı eserlerini de kolayca öğrenebilmek için, bütün cihana lisanımızı kolaylıkla öğretebilmek için latin harflerini kabul ediyoruz. buna ne dersiniz?

- çok güzel efendim, çok güzel diyecek bir şey yok, allah muvaffak etsin...

gazi ayrılırken gene eskicimi imamına "sizden türk yazısını öğrenmenizi isterim" demişti. inkılaplara inanmış olan bu ihtiyar din adamı birkaç ay zarfında bu harfleri öğrenecek, gazi'nin kendisine hediye ettiği el yazısının bulundugu küçük kağıdı hayatının en kıymetli hatırası olarak saklayacaktı.

prof. dr.zeyneb korkmaz, belgelerle türk dili.





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Nisan 2012, 05:42   #6 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Ölmedin Paşam!

paris büyük elçisi ali fethi (okyar) bey, büyükdere’deki yalısında, bu akşam reisicumhur gazi mustafa kemal şerefine bir ziyafet verdi.

sağlığı hakkında çıkarılan; “hastadır, eli ayağı tutmuyor, ölüme mahkûmdur.” dedikoduları üzerine, kendisini görmeye gelen halka hitaben, burada önemli bir konuşma yaptı. gazi dedi ki:

“… beni görmek demek, behemehal yüzümü görmek değildir. benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir.” (1)





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Nisan 2012, 05:49   #7 (permalink)
^/_\^

Atılgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 14 Ağustos 2011
Nerden: Araf
(Mesajlar): 2.769
(Konular): 349
Renkli Para : 167734
Aldığı Beğeni: 493
Beğendikleri: 259
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Yobazlara Dikkatli Okusun

atatürk, her yıl çanakkale’de şehitlerimiz için bir mevlid-i şerif okuttururlardı. 1932 yılında okunacak mevlidin, şehit mehmet çavuş abidesi önünde ve istanbul’un en meşhur hafızlarının iştirakiyle, görkemli bir şekilde yapılmasını emretmişlerdi. bu durumu, ayrıca istanbul müftüsü hafız fehmi efendi’ye de telefonla bildirmişlerdi. mevlitten bir gün önce bu iş için ayrılan ve atatürk’ün kendi seyahatlerinde kullandıkları lüks gülcemal vapuruna gittik.

süleymaniye baş müezzini hafız kemal, saadettin kaynak, beşiktaşlı ve sultan selimli rıza beyler, hafız burhan, beylerbeyli fahri, vaiz aksaraylı cemal, muallim nuri gibi bir çok ünlü hafız, bir çok gazeteci ve fotoğrafçılarla vapur hıncahınç dolu olarak akşam saat 7’de çanakkale’ye doğru hareket ettik. gece yatsı namazından sonra vapurun salonunda iki hatm-i şerif ve bir mevlid okundu. sabahleyin gelibolu’ya geldik. büyük bir kalabalık bizi iskelede karşıladı. sonra, otobüslere binilerek şehit mehmet çavuş abidesi’ne gidildi.

etraf bayraklar ve defne dallarıyla süslenmiş; kadın, erkek çok büyük bir kalabalık etrafı doldurmuştu. on hafız hep bir ağızdan önce tekbir aldık. sonra tevşih okundu. sonra da hafızlar sırayla kürsüye çıkıp mevlidi okumaya başladık. ben, veladet bahri’ni okurken kapalı ve bulutlu olan hava birden bozdu ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. ben okumaya hiç kesmeden devam ettim. en sonunda, istanbul müftüsü hafız fehmi efendi çok güzel bir dua ile mevlidi bağlatıp şehitlerimizin mezarlarını da ziyaret edip, istanbul’a döndük. ertesi akşam dolmabahçe sarayı’nda ata’nın huzuruna çıkıp mevlidi etraflıca anlattım. ayağa kalktı ve heyecanla elini masaya vura vura “aferin hafızım. aferin sana. din ve vazife ciddiyetini herkese göstermişsin, yağmurda bile görevine devam etmişsin. aferin sana. aferin sana!” diye beni defalarca tebrik etmiş ve kutlamışlardı.

(hafız yaşar okuyan’dan)





Atılgan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
anıları, atatürk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557