Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz Ulu Önder M.Kemal Atatürk hakkında herşey

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Mart 2013, 01:29   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Tanıkların Ağzından Atatürk’ün Sofraları

Yeni yayımlanan “Bu Sofrada Ben Varım” adlı kitap 1899-1938 arasında Atatürk’ün ünlü sofra geleneğini ve bu sofrada yaşanan anıları kapsıyor. Alfa Yayınevi tarafından yayımlanan kitabı Oğuz Akay hazırladı.
İşte tanıkların anlatımıyla Atatürk’ün sofraları ve bu sofralardan anekdotlar...




ATATÜRK’ÜN İLK SOFRALARI (Dr. Tevfik Rüştü Aras) O uzun sofra sohbetlerinde ülkenin sorunları geleceği hep tartışılır çözüm biçimleri aranırdı. Sanırım Mustafa Kemal’in sofra geleneği bir asker olarak gündüzleri kışlalarda karargâhlarda geçirmek zorunluluğu sonucu gece yaşamak arzusundan doğmuştur. Ve böylece de sürüp gitmiştir.



GECEYARISI KARNI ACIKINCA (Enver Kezer) Florya’daydık. Bir gece saat 3’e doğru Atatürk yeni yatmıştı. Ben de kapısında nöbetteydim. Yarım saat geçmemişti ki kalktı. Yan kapıdan çıkıp mutfağa girdi. Ben de arkasından gittim. Beni görünce: - Karnım acıktı Enver dedi. Buzdolabını açtık. Ziyafet için hazırlanmış en nadide yemeklere elini bile sürmeden pilav ve fasülye tabaklarını aldı. Elinden alıp ısıtmak istedim. - Bırak Enver ben kendim ısıtıp yiyeyim. Öyle daha zevkli oluyor dedi. Sonra pilav ve fasülyeyi bir sahanda karıştırıp ısıttı. Yerdeki kavunları yoklayarak: - Şunlardan tatlı bir tanesini seç dedi ve oturdu yemeğini yedi.





LAROUSSE'DAKİ İFTİRAYA İTİRAZI (M. Kemal Öke) Eski maliye nazırlarından Raşit Erer bir gün bana Larousse’da “Türkler siyasi mücrimlerini kazıklar” diye bir ifadenin mevcut olduğunu göstermişti. Ben de bir akşam yemeğinde bunu Atatürk’e arz ettim. Gazi derhal kütüphanesinden Larousse’u getirterek adı geçen ifadeyi okuttu. Atatürk fena halde sinirlenmişti. Hemen Hakkı Tarık Us’a bunun tashihi için icap eden teşebbüslerde bulunulmasını emir buyurdular. Yeni Larousse’larda artık böyle bir ifadenin mevcut olmaması Atatürk’ün sayesindedir.





“ATATÜRK’ÜN SOFRASINI BEN DONATIRDIM” (İbrahim Ergüven) Atatürk’ün sofrası sofradan çok okula benzerdi. Sofrayı hazırlarken nasıl çiçekle süslemeyi ihmal etmezsem tabakların bıçakların bardakların yanına mutlaka birer bloknot ile kalem yerleştirmeyi de hiç unutmazdım.





“VATAN İŞLERİNE İÇKİ KARIŞTIRMAM” (Ruşen Eşref Ünaydın) Mustafa Kemal “İçkiyi severim fakat istediğim zaman bunu keserim. Vazifem esnasında bir damlasını ağzıma koymam. Vatan işlerine içki karıştırmam. İçki ve vazife iki ayrı şeydir” derdi…




ATATÜRK’ÜN SOFRADA CAN ARKADAŞLIĞI (Falih Rıfkı Atay) Eski köşkün yemek odasından bilardolu hole çıkan kapı yanında bir kanepe vardı. Bir gece yorulmuş sofradan kalkarak kanepeye uzanmıştım. Bir aralık kapının açıldığını hissettim. Atatürk idi. Sıçrayıp afedersiniz demeye bile fırsat kalmadığından uyumuşluğa vurdum. El yıkayacağı yer tam karşısında merdivenin sahanlığında idi. Atatürk’ün beni uyandırmamak için ayak ucuna basar gibi yavaşça merdivenleri çıktığını hâlâ gözüm yaşararak hatırlarım.



ATATÜRK UYUMAYAN ADAMDI (Cevat Abbas Gürer) Bir ders ve tedris yeri olan sofrasında sabahlayan Atatürk ekseriya “İnönü çalışıyor ben rahat ediyorum” derdi... Uykunun dostu değildi. Zaman zaman geçirdiği kısa hastalıkları müstesna; sabah güneşini görmeden yatağına girmez ve uyumazdı... Daima dinç ve uyanık tutmaya çalıştığı asap ve enerjisi de uyutmazdı.



RAMAZAN’DA ATATÜRK’ÜN SOFRASI (Hafız Yaşar Okur) Ramazan gelir gelmez incesaz heyeti Çankaya Köşkü’ne giremezdi. Kandil geceleri de saz çaldırmazlardı. Sadece beni huzurlarına çağırır Kur’an-ı Kerim’den bazı sureler okuturlardı. Ayrıca Peygamber efendimizin dirayetli bir devlet adamı iyi bir başkumandan olduğunu da sık sık tekrarlarlardı.



KİME ‘ZAVALLI’ DERDİ? (Hasan Reşit Tankut) Atatürk söylendiği gibi içki düşkünü değildi. Bu yolda ne kendini ne başkalarını zorlamış değildir. Ben böyle tutumunu ne gördüm ne işittim. Sofrada ölçüyü aşıran bazı kimselere acırdı. Onları usulca bir yere taşıtır ve arkalarından yalnız “Zavallılar!” derdi. Dolayısıyla bize anlattığı gençlik hayatı insanı hayretlere düşürecek kadar kendine özgü olağanüstülüklerle doludur.




“BUNLAR YAZILMAZSA BEN ANLAŞILMAM Kİ…” (Falih Rıfkı Atay) “Müsaade etmez misiniz? Yakup Kadri ile sizin için bir kitap hazırlasak…” diye sordum. Yüzüme baktı “Dün geceyi yazacak mısınız?” dedi. “Canım efendim bu kadar hususiyetlere girmeye ne lüzum var?” diye cevapladım. Atatürk: “Ama bunlar yazılmazsa ben anlaşılmam ki…”





HERKESİ BİR AMAÇLA DAVET EDERDİ (Ali Kılıç) Atatürk’ün kendilerine mahsus telaffuz ettiği bazı kelimeler vardır. Mesela: Tabancaya “tapanca” kırbaca “kırpaç” henüze “henus” muhakkaka “muhakkaka” (bilhassa bu kelimeyi çok severler yeni dil teorisinde muhakkak kelimesinin bu suretle değiştirilmesini çok arzu ederlerdi) yoğurta “yuğurt” sarhoşa “sarfış” derlerdi... En ağır kelimesi “ebleh” yerine geçen “hebenneka” (ahmak) idi!



DİKTATÖRLÜK VE DEMOKRASİ (Celal Bayar) Mesele anayasaya ait bir mesele. O akşam itimat ettiği hukuk hocalarını yemeğe çağırmış. Onların gelmemiş olmalarına sinirleniyordu. Salih Bozok Atatürk’e “Niye âlemi rahatsız edersiniz düşünmüş taşınmış formüle etmişsiniz. İlan et geç git” şeklinde konuştu. Hiç o kadar sinirli olduğunu o hale geldiğini görmemiştim. Çok kızdı öfkelendi bağırdı.




ÜÇ AY İÇMEDİ (Cemal Çelebi Granda) Atatük için “içkiyi bırakamaz” diyenler acaba bir gün gelip aldanacaklarını hiç düşünmüşler midir?.. Evet bu kadar içki kullanan ve ondan ayrılamaz görünen adam üç ay hiç rakı içmeden de durabiliyor...



ATATÜRK’ÜN SOFRADA İNSANLIĞI (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Atatürk mesut bir adam değildi. Beşeriyetinin makûs mukadderatını değiştirmek imkân dünyasının hudutlarını kendi hudutsuz hülyalarına göre genişletmek isteyen bütün ideal fedaileri bütün gerçek kahramanlar ve gerçek evliyalar gibi bedbaht ve mustaripti. Zira “hakikat”le “hayal”in “irade”yle “imkân”ın dinmek bilmeyen ezeli muharebesi bütün şiddetiyle onun ruhunda cereyan ediyor onun ruhunu kasıp kavuruyordu.




KARA YAZI TAHTASI (Cevat Abbas Gürer) Mektep dersanelerinde olduğu gibi kara yazı tahtası daima karşısında duran feyizli sofrası; bazı geceler uzun sürerdi. ... Arkadaşlarının tahammüllerinin tükendiğini gözlerinden anlayan Atatürk; tuzlu leblebisinden veya şamfıstığından birkaç tane verir uykularını giderirdi. Daha laubalilerini yüzlerini yıkamaya sevk ederdi. Fakat o gecenin ilhamının ortaya koyduğu mevzuyu neticeye bağlamadan yemek gelmesini emretmezdi. ...Sarhoşluktan hiç hoşlanmazdı.





CUMHURİYET VE DEMOKRASİ (A. Afet İnan) Atatürk devlet hayatında en yüksek medeni icaplara göre ilerlemesini temin edecek yeni müesseseler derken devletin din işleri ile meşgul olmamasını ve dini hislerin siyasi maksatlar için istismar edilmemesini daima söylemiş ve bu prensibi yeni Türkiye Devleti’nin başlıca inkılâbı addetmiştir.





“İKİ MUSTAFA KEMAL VARDIR” (Hamdullah Suphi Tanrıöver) “İki Mustafa Kemal var. Biri karşınızda oturan ben et ve kemik fani Mustafa Kemal… İkinci bir Mustafa Kemal; onu ‘ben ‘ kelimesiyle ifade edemem. O ‘ben’ değil ‘biz’dir. “



HALİFELİK TEKLİFİ (Hamdi Ülkümen) Atatürk’ten duyduklarını şöyle aktarıyor: “Ahmet-i Sunusi bütün yaptıklarımda haklı olduğumu söyledi. ‘Ama ne olur gel seni halife yapalım’ demez mi? Tabi bu benim tuttuğum yola aykırı bir yol gayet nazikane reddettim.



SOFRAYA KİMLER GELEBİLİRDİ? (Ali Kılıç) Sofranın bizim gibi bir daimi müdavimleri bir de her tertipten ara sıra davet edilenleri vardı. Hiç kimse Atatürk’ün sofrasına izinsiz davetsiz gelemezdi.




KADEH VE MEZE KALKAR… (Ruşen Eşref Ünaydın) Çankaya’da çalışma çağı gelince sofradan kadeh ve meze kalkar yerine kağıt ve kitap gelirdi.




KUR’AN VE MEVLİT OKUTURDU (Hafız Yaşar Okur) Gerek Kur’an gerek mevlit okunurken çok mütehassis olduğu görünürdü. Hatta Muzıka heyetinde bulunan hafızlardan Ramazanlarda camilerde mukabele okuyanlara bir ay müddetle izin verirdi.





UYKUSUZLUK REKORU (Cemal Çelebi Granda) Büyük Nutuk’unu yazarken (1927) ben tanığı oldum. Akşamları yine sofra kuruluyor herkes karşısında yiyor içiyor; fakat o ağzına bir damla bile içki koymuyordu. Hatta yemek yerken herkesin içişini gülümsemeyle seyredişi hâlâ gözümün önündedir. ...Büyük Nutuk’unu hazırlarken hiç içki içmediği gibi kırk sekiz saat hiç gözünü kırpmadan yazı dikte ettirişini hatırlarım. Öyle ki yazı yazmaktan yorulan değişiyor fakat o binlerce belge arasından ayırdığı notlarıyla büyük eserini tamamlamak için uykusunu bile vermekten çekinmiyordu.




ATATÜRK AĞLIYORDU (Sabiha Gökçen) Bir taraftan radyoda güzel bir müzik çalıyor ve şarkı okunuyordu. “Gel gitme kadın…” Bir ara Atatürk’ün gözleri birdenbire buğulandı ve sonra yaşlar akmaya başladı. Atatürk ağlıyordu. Bu hal benim merakımı artırdı. Acaba Atatürk neden ağlıyordu?..





“BENİ MİLLETE UNUTTURMASINLAR” (İsmail Habib Sevük) “Arkadaşlarımdan tek bir dileğim var: Ben öldükten sonra beni millete unutturmasınlar. O kadar sevdiğim milletin beni unutması ruhum için en acı azap olur.”




ÇANKAYA’DA SON SOFRASI (Falih Rıfkı Atay) Akşam sessiz ve neşesiz o ve herkes kendi içine bükülmüş ve büyük bir sırrın karanlığına gömülmüş olarak geçti. Şevk onun bahçesine son yaprakları dökmüştü. O akşam Çankaya’da dostları ile son sofrası idi…




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
ağzından, atatürk’ün, sofraları, tanıkların


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557