Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
M.Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimiz Ulu Önder M.Kemal Atatürk hakkında herşey

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2013, 20:07   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
Standart Bir ABD’li gazetecinin Atatürk’le yaptığı röportaj

"Kaderimizi biz tayin etmeliyiz" GALERİ
Bir ABD’li gazetecinin Atatürk’le yaptığı röportaj ve çektiği fotoğraflar, 90 yıl sonra kitap oldu
06 Kasım 2011 Pazar, 09:22:49




ABD’li gazeteci Clarence K. Streit 1920’de Türkiye’ye geldi. Mustafa Kemal ile mülakatlar yaptı ve onu “Türk George Washington” diye tarif etti. Streit, “Barbar Türkler” diye başladığı yolculuğunu, hayranlıkla bitirdi. “Bilinmeyen Türkler”i anlatan Streit’ın kitabı kendi çektiği ve ilk kez yayımlanan fotoğraflarla yıllar sonra basıldı.


A merikalı gazeteci Clarence K. Streit 1920 – 1921 kışında Ankara’yı ziyaret eder. O sıralarda Philadelphia’da çıkan “Public Ledger” adlı bir gazetede çalışan bu genç adam, 25’inci yaşgününde İstanbul’dan Samsun’a giden bir gemiye biner. Bu yolculuk, İç Anadolu’daki Türk Milli Mücadelesi’nin Ankara’daki karargâhına yapacağı yolculuğun ilk ayağıdır. 3 gün sonra Samsun’a varan Streit, Anadolu’da iki ay geçirir ve Mustafa Kemal Paşa da dahil olmak üzere yeni ülkeyi kuracak kadrolardan birçok kişiyle tanışıp mülakatlar yapar. Seyahatine “Birçok eşkıya ve korkunç Türk”ü tanımak üzere başlayan Streit’ın Paris’e döndüğünde bu yargılarından eser yoktur. Streit’ın bir ulusun mücadelesine dair notları, fotoğrafları, “Türk George Washington” olarak tanımladığı Mustafa Kemal Paşa’yla röportajları övgü dolu olduğundan, ilgi çekmez ve basılmaz. Streit’in o dönemlerde arkadaş olduğu Ahmed Emin Yalman, Streit’ın kitabı için “Batı’da Türkiye etrafında dönen yanlış bilgilerle örülü kara sisi dağıtmaya katkıda bulunmaya çalıştığını” yazıyor. Amerikalı gazetecinin ayak izlerini takip eden kitap, tam 90 sene sonra tarihçi Bahçeşehir Üniversitesi’nden Heath W. Lowry tarafından gözden geçirildi, hazırlandı ve 90 sene önce “Bilinmeyen Türkler”i anlatmak için yine Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları’ndan raflara çıktı.

** Streit’ın bu yazdıklarından sizin nasıl haberiniz oldu?
1983’te ortak tanıdığımız Uğur Doğan, Streit’ın buluşmak istediğinden bahsetti. Streit o zaman 84 yaşındaydı. Yemekte benimle Mustafa Kemal Paşa hakkındaki izlenimlerini paylaştı. İzlenimleri, 3 Mart 1921’de Mustafa Kemal ile yaptığı kapsamlı mülakatlar ve onun Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşmalardan gazetesi Public Ledger’a yazdığı haberlerle ilgiliydi. Haberlerden biri şöyleydi: “Ve o kadar çaba sarf etti ki tarih Mustafa Kemal Paşa’yı yeni Türk Devleti’nin kurucusu olarak tanıyacaktır.” Bunu 1922’de Türk birliklerinin Ege’ye zafer yürüyüşünü yaparken değil 1921’de geri çekilirlerken yazmıştı. Kitabında Mustafa Kemal’in başarısını öngörmüştü ama bu ileri görüşlü mesajına kimse kulak asmadı. Streit sonraki buluşmalarımızda bana orijinal el yazmasının bir kopyasını verdi. Belgelerin ve fotoğrafların tamamını Washington D.C.’de buldum, kitabı hazırlamamsa 25 seneyi buldu. Streit 87’de vefat etti, kitabı da göremedi.

**Kitabın adını neden “Bilinmeyen Türkler” koymuş?
1921’de Fransa’ya döndüğünde kitabın adını çekinerek “Bilinmeyen Türkler” koyuyor. Çünkü o yıllarda Türkler barbar olarak biliniyor ve Türkler hakkında bir önyargı var. Streit tüm bunlara cevap vermek istercesine Atatürk’ün kurucu olacağını, Türkiye’nin zafer alacağını görüyor. Gazetesine gönderdiği haberlerde, daha harp bitmeden “Zavallı Yunanlılar bu harbi kaybettiler” öngörüsünde bulunuyor. Mesela çektiği fotoğraflardan birinde Eskişehir’de bir ilkokulda iki çocuk vals yapıyor, bu Türklerin bilinmeyen yüzlerinden biri... Bugün de olsa yine aynı tepkiyi gösteririz. Streit kitabını da “Türklere karşı önyargıyla gelmiştim, Türkiye’yi onların bir dostu ve hayranı olarak terk ediyorum” diye bitiriyor. Türklere dair negatif imaj o kadar yaygın ki Batı’da, İngiltere’de ve ABD’de yayınevleri de kitabı bu sebepten basmayı reddediyor.

**Mustafa Kemal’le önce yazılı mülakat yapıyorlar.
Streit, Mustafa Kemal Paşa’yla Meclis başkanı seçildikten sonra mülakat yapan ilk yabancı gazeteci. Mustafa Kemal o yıllarda mülakat vermeye pek alışık değil, daha açık konuşuyor, sonraki yıllarda verdiği mülakatlara bakınca daha mesafeli. Önce sözlü mülakat yapmak istemiyor. Streit 19 soru gönderiyor, Mustafa Kemal de 9 sayfalık bir cevap yazıyor. Daha sonra evinde buluştuklarında Fransızca mülakat yapıyorlar. Satır aralarında anlaşılıyor ki Streit, Mustafa Kemal’in zevkine, Ankara’da tren garının yanında ikamet ettiği küçük konaktaki odasına hayran kalıyor.

**Streit seyahati sırasında beklemediği bir Anadolu görüyor değil mi?
Ankara’da sokaklarda dolaşırken Hamlet afişini görüyor. Merak ediyor ve gidiyor. Bir ahırda, toprak üzerinde, bir soba var, seyirciler donuyor, çocuklar odun alsın diye gönderiliyor. Streit ömründe ilk kez bir Shakespeare oyununu Anadolu’da seyrediyor. İlginç olan, ya aynı gece ya da bir gece sonraki gösteriye 3 şair geliyor, bu şairlerden biri de Nâzım Hikmet. Çok büyük ihtimalle gösteride karşılaşıyorlar.


Savaş zamanında basın ve siyasi partilere getirilen kısıtlamalar
"Milliyetçi Türkiye'de basının özgür olduğu söylenemez. Fakat savaş zamanı hiçbir yerde özgür olması beklenemez. Türk basınında sansür olmasa da (yurtdışına gönderilen haberlerin haricinde) editörler gazetelerinde yayımlanan her haberden sorumlu. Büyük Millet Meclisine eleştiriye izin yok fakat münazaralar basında serbestçe rapor ediliyor ve tartışılıyor. Hükümet artık daha çok kurumsallaşmış olduğundan basına daha fazla serbestlik tanıyor. Hepsi olmasa da çoğu gazeteye hükümet tarafından mali destek sağlandığını düşünüyorum. Türk haber ajansı Anadolu Ajans doğrudan hükümet tarafından işletiliyor, telgraf haberlerini ülkenin tüm gazetelerine ve telgraf istasyonu olan şehirlerinede tedarik ediyor."


Streit’ın Atatürk mülakatına dair notları
“Çok az insan beni bu Türk Washington’ın etkilediği gibi etkilemiştir. Hangi ülkede olursa olsun iz bırakırdı. Kendine çabucak güven aşılama yeteneği olan nadir insanlardan biri. İnsanların uğruna ölmek isteyeceği bir adam. Fiziksel açıdan yakışıklı, yapılı bir adam, 40 yaşında. Bir entellektüelin sahip olabileceği yükseklikte alnı var, eylem adamlarının ağız ve çenesine sahip, yani bir savaşçı. Yüzünde, gözlerinde, idealistçe bir şey var; bir hayalpereste has ama hayallerini gerçekleştiren bir hayalpereste. Batı basınında, ‘asi, diktatör, demagog’ olarak yer alıyor. Asi olduğu şüphe götürmez. Fakat diğer iki yakıştırmaya gelince bu adamla karşılaşmak ve onu Ankara’daki gündelik hayatının içinde görmek bunun saçmalık olduğunu fark etmek için yeterlidir.”

‘Tek arzum Müslüman ülkelerin kaderlerini kendilerinin tayin etmesidir’
İşte, ABD’de Philadelphia Public Ledger gazetesi için çalışan Clarence K. Streit’ın Mustafa Kemal ile 26 Şubat 1921’de yaptığı “Bilinmeyen Türkler” kitabında tamamı bulunan röportajın bir bölümü. Streit’ın gazetesine gönderdiği haber Mustafa Kemal Paşa’ya dair izlenimleriyle başlıyor.

En demokratik insanlardan biri olan Mustafa Kemal Paşa beni gayriresmi biçimde eskiden istasyon şefinin oturduğu şimdi kendisinin yaşadığı küçük evdeki Batılı tarzda döşenmiş çalışma odasına kabul etti. Hakiki Türk usulüyle bana kahve ve sigara ikram etti. Benimle yaklaşık iki saat boyunca yavaş ve ölçülü bir tonda iyi bir Fransızcayla konuştu. Diktatör değil (bugün Türkiye Millet Meclisi kadar gerçek halk gücünü uygulayan Batılı bir parlamento bilmiyorum) ama Milli Mücadele’yi örgütleyen ve onun liderliğini yapan kişi olarak itibarı, halkın sevdiği ve güvendiği bir liderin otoritesiyle konuştuğunu söyleyebilirim.”

**Meclis’in geçirdiği anayasaya göre, yürütme ve yasama güçleri sadece Meclis’in kendisine verildi. Bu durum Sultan’ın gelecekteki konumunu nasıl etkileyecek?
Anayasamızı kabul edecek ya da çekilecektir. Bizim isteklerimize sıcak bakan başka bir sultan bulmak kolay olacaktır.

**Türkiye’nin başşehrinin ileride Anadolu’da kurulacağı doğru mudur?
İstanbul elbette geleneksel başşehrimiz ve bu şekilde de devam etmeli. Fakat bu savaşta edindiğimiz bir deneyim bize ders oldu. Saltanat ve halifelik İstanbul’da kalacaktır ama gerçek hükümet, Millet Meclisi ve kabine, burada Anadolu’da İstanbul’dan daha iyi korunacağı için memleketin merkezinde olacaktır. Meclis elbette zaman zaman İstanbul’a gidebilir ama hükümetin daimi makamı orada olmamalıdır. Mesele için varılmadı ama tartışılıyor. Kayseri, Sivas ve Yozgat’ı olası yerler olarak düşünüyoruz. Bu merkezi bölgeyi araştırıp en iyi başşehir bölgesini bulması için bir komisyon göndereceğiz. Bol bol ağacı ve bir akarsuyu olmalı, kısacası doğal güzelliği...

** Dini meseleler ve Cihat’a karşı tutumunuzu daha ayrıntılı açıklar mısınız?
Dini konularda pek bilgim yoktur ama duyduğum kadarıyla İslamiyet tehlikedeyken Halife’nin Müslümanları müdafaa için Cihat’a çağırma hakkı var. Bence Sultan 2. Balkan Savaşı’nda böyle bir çağrı yaptı ama bildiğiniz üzere başarılı olamadı. Burada siyasetle dini meseleleri birbirine karıştırmıyoruz. Biz sadece emrimizdeki maddi güçlerle savaşıyoruz, dini hisleri yardımımıza çağırmıyoruz. Türkler bağnaz değildir. Elbette her ülkede olduğu gibi aramızda halkı ayaklandırmaya çalışan hocalar (din görevlileri) var ama onları kontrol altında tutmalıyız ve tutacağız.

** Cihat, Şeriat gibi dini meselelerde ve din ve devletin ayrılmasıyla ilgili hükümetinizin tutumu nedir?
Sanırım her millet gibi her fert de vicdan hürriyetinden tam olarak istifade etmelidir. Bu prensip “Bir millet şayet Müslümansa bağımsızlığa hakkı yoktur” şeklinde düşünen düşmanlarımız tarafından maalesef çiğnenmiştir. Halen, Suriye’de, Irak’ta ve Anadolu’da cereyan eden durum ileri sürdüğüm bu hususun en güzel delilidir. Bizim dinimiz İslamiyet’tir. İslam, dogmatik kısmı dışında nazara alınırsa en geniş anlamı ile hoşgörü temeline dayanan “sosyo-politik” bir sistemden başka bir şey değildir ve “ferdiyetçilik” ile “komünizm” arasında orta bir yol teşkil etmektedir.

**Diğer Müslüman hükümetlerle hükümetinizin ilişkileri ne durumdadır?
Biz tabiatıyla bütün Müslüman devletlerle son derece dostane ilişkiler içindeyiz. (...) Önceden de belirttiğim gibi, kendi kaderini kendi tayin etme hakkının bütün Müslüman milletlere tanınmasını görmek benim en büyük arzumdur.

** İslam Birliği (Panislamizm), Türklük birliği (Pantürkizm) ve Turan Birliği (Panturanizm) hakkında tutumunuz nedir?
Bütün Müslümanların Türk hakimiyeti altında birleşmesi anlamına geldiği sürece Panislamizm, üzerinde Türk ırkı yaşayan bütün ülkelerin Anadolu Türklerinin hakimiyeti altında birleşmesi anlamına geldiği müddetçe de Panturanizm; İngiltere emperyalistlerinin, bize karşı sürdürdükleri daimi haçlı seferine kendi milletlerinin desteğini temin etmek maksadı ile uydurmuş oldukları “korkuluk”lardır. Thames nehrinin kıyılarından bize gülünç ithamlar savuranların yapmış oldukları ve her gün biraz daha yaptıkları gibi dünyanın yarısını veya dörtte birini fethetmeye bizim herhangi bir şekilde ne niyetimiz ne de arzumuz vardır. (...) İngilizlerin beyan ettiklerinin aksine, biz milletlerin kendi kaderlerini bizzat tayin etmeleri ilkesinin Müslümanlar dahil bütün milletler samimi bir şekilde tatbik edilmesi halinde bu savaşın sonlanacağına inanıyoruz.

**Türkiye’nin gelecekteki yönetim şekli, saltanat ve hilafetin yeri, eğitim, kadın hakları, ulaşım ve doğal kaynakların kullanımıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Türkiye’nin gelecekteki rejimi “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” esasına dayanmaktadır ve böyle devam edecektir. Türk Milleti’nin mevcudiyeti ve kudreti saltanat ve hilafetin gerçek kaynağıdır. Biz eğitim sistemimizin geliştirilmesi için şimdiden çaba göstermekteyiz. Sulha kavuşur kavuşmaz bu konuya yeni bir hız vereceğiz. Aynı şekilde kadınların eğitimine de büyük önem atfediyoruz. Bizi zincire vuran kapitülasyonları bertaraf ettikten sonra ekonomik kalkınmamız için hararetle çalışacağız.


‘Türk ordusu ve halkı uzun bir savaş için kendine güveniyor ve donanımlı’
“Yunanlılar Uşak ve Bursa cephelerindeki çift saldırıda başarılı olduklarını bildirse de (Afyon, Karahisar ve Eskişehir için) bekledikleri nihai sonucu elde etmelerinde hemen hemen şansları yok gibi. Ankara’yı alsalardı bile Türklerle işleri kesinlikle bitmeyecekti. (...) Türkiye, demiryolu ve şehirlerinin alınmasının zafere işaret ettiği üst seviyede organize olan Batılı devletlerle karşılaştırılmamalı. Daha çok bölünmüş bir solucana benziyor, parçaları ayırın ve her parça yaşamaya devam edecektir. Yunanlıların Türkleri yenmesinin tek yolu Anadolu’dan Doğu cephelerine ilerlemek ve gittikleri her şehre garnizon kurmak ve gelecek yılları için askeri işgale hazırlanmaktır. Bunu yapacak ne insan gücü ne de paraları var, şu durumda hükümet çalışanlarına tam maaşlarını bile veremiyorlar. (...) Yunanlılar hâlâ sayıca onlardan fazla, motorlu ulaşım ve cephanelikte avantajlı konumda olsa da, Türkler aylardır bu saldırı için hazırlanıyor. Türkler kış boyunca düzensiz birlikleri dağıtmaya ve tüm Yunan cephesi boyunca düzenli orduya sahip olmaya muvaffak oldu. (...) Türk birliklerinin sık sık gururla milliyetçi marşlar söylediğini duydum, bazen başlarında iyi bir ordu bandosuyla uygun adım yürürken. Askerler ayda 10 dolar kazanıyor ve konuştuklarımdan hiçbiri ödeme yapılmamasıyla ilgili bir şikâyette bulunmadı. Halkın moraline gelince, insanlar barışa hasret ama sonuna kadar savaşmaya kararlı oldukları da aşikâr, Türkler savaşçı bir ırktan geliyor.”

(Clarence K. Streit’ın Yunanlıların Anadolu işgalinin yenilgisini öngören 25 Mart 1921 tarihli haberi)




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
abd’li, atatürk’le, bir, gazetecinin, röportaj, yaptığı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557