Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Kişisel Gelişim > Okunmaya Değer Hikayeler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Okunmaya Değer Hikayeler Okunmaya Değer Hikayeler olan hikayelerin paylaşımı burada.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Şubat 2013, 13:40   #1 (permalink)
Az İnsan , Çok Huzur.

Huzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 26 Ağustos 2012
Nerden: GaziAntep
Yaş: 21
(Mesajlar): 5.718
(Konular): 2813
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 214066
Aldığı Beğeni: 1991
Beğendikleri: 4720
Ruh Halim: Mutlu
Takım :
Standart Saklı Hazine (Buried Treasure)

Çeşit çeşit ***** vardır. Şimdi, herkes çağrılana kadar sessiz oturabilir mi?
Bir çeşidi hariç her türlü aptallığı yapmıştım, mirasımı har vurup, harman savurdum, evlenmeye cesaret ettim, poker, tenis oynadım, borsada vurgunculuk yaptım, paramı her şekilde kullandım fakat oynamadığım bir tek kral rolü kalmıştı, bu Saklı Hazine'den sonra oldu, fakat Kral Midas'ın takipçilerinin hiçbiri bu işten bu kadar zevk almamıştır.

Acemi yazarlar gibi, biraz konudan uzaklaşayım, ben duygusal bir aptaldım, May Martha Mangum'u gördüm, 18 yaşındaydı, gıcırgıcır bir piyanonun fildişi tuşları kadar beyaz, güzeldi, bozkırdaki sıkıcı bir Teksas kasabasına inmiş, bir melek gibiydi, ağırbaşlı, büyülü...öyle cazibeli, havası vardı ki, herhangi bir kralın tacındaki tüm yakutları kiraz toplar gibi toplayabilirdi..

May'i istiyordum, bana katlanmasını, terliklerimi ve pipomu akşam olduğunda, bulamayacağım yerlere koymasını istiyordum.

May'in babası gür bıyıklı, gözlüklüydü, etimolojistti, uçan, yürüyen böcekler, kelebeklerle ilgileniyordu, hayatı bunları yakalayıp, topluiğnelerle tutturup, isimler koymakla geçiyordu. Başka kimseleri yoktu, bilim adamlarının çok dalgın olduğu söylenir, o yüzden kızına çok değer veriyordu çünkü kızı sayesinde içki kadehi boş kalmıyor, giysileri yerli yerinde duruyor ve yemeğini yiyordu.

May Martha Mangum'u arzu eden benden başka biri daha vardı: Goodloe Banks. Üniversiteden genç bir adam, kitaplardaki tüm bilgilere sahipti, Latince, Yunanca, felsefe, bilhassa da mantık ve matematiğin dalları...

Onun bu, her gördüğü bilgiyi öğrenme, kafasına doldurma alışkanlığı olmasaydı, onu daha çok severdim, yine de herkes bizim çok iyi dost olduğumuzu sanırdı.

Çoğunlukla birlikte zaman geçirirdik çünkü May Martha'nın kalbinin hangimizden yana çarptığı hakkında ipuçları öğrenmek için, birbirimizin ağzından laf almaya çabalardık. Goodloe Banks bu yüzden suçluluk duymazdı, rakip olmak böyledir işte.

Goodloe'nun, kitaplar, kültür, görgü, kürek çekmek, entellektüellik ve iyi giyinmek gibi artıları vardı, bense, beyzbol, Cuma akşamları sohbet etmek, belki iyi ata binmekten başka bir şey bilmiyordum. Fakat her ikimiz de May Martha'yı ziyarete gittiğimizde, birlikteyken, beraber konuşurken, onun hangimizi tercih ettiğini anlayamıyorduk.

Daha önce söylediğim gibi kızın babası, yaşlı Mangum, dalgın biriydi, - mutlaka kuşlar haber vermiş olmalı ki, - bir gün biz iki kafadar, kızın başına kelebek yakalamakta kullanılan ağ kepçeyi geçirirken, babasına yakalandık!

Adam, beni de, Goodloe' ya da artık etiket vurmuş, yaftalamıştı, ikimizi bir daha evinin yakınlarında yakalayacak olursa, bizi da tıpkı kelebek gibi, kolleksiyonuna katacağını söyledi! Bunun üzerine bir süre onlara gitmedik, ortalığın yatışmasını bekledik, tekrar evlerinin kapısını çalacak cesareti bulduğumuzdaysa, kız da, babası da gitmişti! Eşyaları bile almış, evi boşaltmışlardı.

May Martha ikimize de herhangi bir veda notu bile bırakmamıştı. çalıklara iliştirilen bir ufacık bir kağıt parçası veya posta kutusunun üzerine tebeşirle yazılan iki satır bir şey bile yoktu.

İki ay boyunca hem Goodloe, hem de ben, kaçakların izini bulmak için çareler düşündük. Dostluğumuzu ve nüfuzumuzu kullanarak, bilet gişesindeki biletçiye, atlı arabacılara, tren kondöktörlerine, hatta yalnız, mutsuz şerif yardımcımıza bile sorduk ama hepsi sonuçsuz kaldı.

Daha sonra birbirimizle her zamankinden daha iyi dost ama aynı zamanda daha beter düşman olduk. Her öğle sonrasında, iş çıkışında, Snyder'in barında bir araya gelip, domino oynadık, bir şeyler bulmuş da, birbirimizden gizliyor muyuz diye öğrenmek için tuzaklar kurduk, rakipler böyledir işte..

Goodloe'un benden daha eğitimli, okumuş, kültürlü olmasından nefret ediyordum, ilkokuldayken, "zavallı Jane, kuşu öldü artık onunla oyun oynayamacak" parçasını benden daha iyi okurdu, ama belki May Martha hakkında bir ipucu bulabilirdi, o yüzden kızı bulana kadar ona katlanacaktım.

Bir öğleden sonra konuşurken bana şöyle dedi:

- Farzet ki, kızı buldun Ed, ne eline geçecek? Bayan Mangum akıllı bir kız, belki çok kültürlü değil ama senin ona verebileceğinden daha fazla şeyler hayal ediyor, insanın dünya görüşünü, ufkunu genişleten antik şairlere ve yazarlara, bu kadar çok değer veren başka birini görmemiştim, bence onu aramakla vaktini boşa harcıyorsun...

- Benim hayalimde, Teksas'ın bozkırlarında, meşe ağaçlarıyla dolu bir yerde, sekiz odalı, mutlu bir ev var...oturma odasında bir piyano, başlangıç olarak çitle çevrili ağılda üçbin sığır, atlar, May Martha, istediği kadar bu çiftliğin keyfini çıkarabilir, akşam olduğunda terliklerimi ve pipomu bulamayacağım yerlere koymuş olacak..

- O daha yüksek idealler peşinde

- Neyin peşinde olursa olsun, şimdi parası da bitmiştir, eninde sonunda onu arkadaşların yardımı olmadan bulacağım.

Goodloe, domino taşını koyarak, "oyun bitti" dedi. Ve bira içmeye koyulduk.

Bu olaydan kısa süre sonra, tanıdığım genç bir çiftçi, bana katlanmış mavi renkte bir kağıt getirdi, büyükbabası yakınlarda ölmüş, gözlerim yaşardı, dedesinin o kağıdı yirmi yıldır büyük bir titizlikle sakladığını söyledi, geriye miras olarak bu kağıttan başka, iki katır ve bir arazi bırakmıştı. Kağıt, ta kölelik yanlılarıyla, köleliğin kaldırılması yanlıları arasındaki isyan günlerinden kalma, 14 Haziran 1863 yılından kalma, eskipüskü bir kağıttı ve üçyüz bin dolar değerinde altın ve gümüş paranın gömüldüğü bir saklı hazinenin yerini tarif ediyordu. Torununa bu hazineden şimdi çoktan ölmüş olan İspanyol bir rahip de bahsetmişti.

http://www1.istockphoto.com/file_thu...easure_map_2.j pg

- Baban niye bunu kendisi bulmaya çalışmadı ? diye torununa sordum.
- Yapacaktı ama gözleri kör oldu
- Peki sen, kendin niye yapmadın?
- Bahar geldiğinde ekin ektim, sonra mısırları ayıklamak, hayvan yemi almak, derken kış bastırdı, yıllar böyle kovaladı...

Söylediği bana gayet mantıklı gelmişti ve hemen Lee'ye katıldım. Haritadaki işaretler çok basitti. Hazine yüklü eşek ordusu, Dolores kasabasındaki eski İspanyol kilisesinden yola çıkıyor, Alamito Nehri'ne varana kadar Güney'e ilerliyorlar, nehri geçiyorlar ve iki dağ arasında, eğer biçimindeki küçük bir dağın tepesine hazineyi gömüyorlar, belli olsun diye de üzerine taşlar koyuyorlar. Birkaç gün sonra İspanyol rahip hariç, tüm grup kızılderililer tarafından öldürülüyor.

Lee Rundel, kamp malzemesi almamızı ve İspanyol kilisesinden başlayacak olan aramamızı için bir arazi ölçümü yapan adam kiralamamızı önerdi. Ondan sonra iş hazineyi harcamaya kalacaktı.

Eyalet arazi müdürlüğüne gittik, eski kiliseden Alamito nehrine kadar olan yeri gösteren bir harita bulduk, kağıt üzerinde nehrin güneyine doğru bir çizgi çizdim, uzunlukları doğru vermişlerdi, böylece nehirdeki noktayı bulduk, onunla bir 'bağlantı' çizdik, İspanya kralı Philip tarafından hediye edilen çok önemli, güzel tarif edilmiş bir köşe olan Los Animos'u bulduk. Böylece ölçümcüye gerek kalmadı, masraf ve zamandan tasarruf ettik.

Lee ve ben iki atlı bir arabaya, malzemeleri yükleyip ulaşmak istediğimiz nokta olan Chico'ya doğru yola koyulduk. Orada bir ölçümcü aldık, biz Los Animos köşesini buldu, haritadakine göre 5720 metre batıya uzanıyordu, noktanın üzerine bir taş koyduk, kahve içip, pastırma yedik ve yola devam ettik.

Hazineyi bulacağımıza emindim, Lee sadece üçte birini alacaktı çünkü tüm masrafları ben üstlenmiştim, bu ikiyüz bin dolarla May'i nerede olursa olsun bulacak, yaşlı babasının kelebekleri gibi sevinçten kanatlanacaktım.

Lee ile kamp kurduk, nehrin karşısında bir düzine küçük dağ vardı ama hiçbiri eğer şeklinde değildi, bu bizi caydırmadı, görünüşler yanıltıcı olabilir, sadece adamın gözüne öyle görünmüş olabilirdi.

Ben ve define sahibinin torunu, tepeleri samanlıkta iğne arar gibi iyice aradık, her köşeye, bucağa baktık, nehrin aşağısı, yukarısı...dört gün böyle geçti, kahvemiz, etimiz bitti..ve yüzümüz, gözümüz kahverengi şekilde, geri döndük.

Lee dönüş yolunda tütün çiğniyordu, bense aceleyle arabayı sürüyordum.

Eliboş döndükten sonra, tekrar barda Goodloe ile domino oynamaya başladık, kızla ilgili olarak birbirimizin ağzını arıyorduk, ona saklı hazineyle ilgili olayı da anlattım.

- Şu hazineyi bulsaydım, May Martha Mangum'u bulmak için dünyanın altını üstüne getirirdim
- O kız çok daha iyi şeylere layık. Onu ben bulacağım fakat şu hazineyi nasıl buldunuzu anlatsana

Ona tüm detayları anlattım, haritayı gösterdim. Kağıda bilgiç bir tavırla baktı, arkasına yaslandı ve sadistçe bir kahkaha patlattı.

- Sen bir aptalsın Jim!

Bilardo toplarına vururken, sıra sende. dedim.

Goodloe, tebeşirle masaya iki çentik attı ve "yirmi" dedi.

- Niye ***** oluyor muşum? Pekçok insan define buldu.

- Çünkü nehirdeki noktayı hesaplarken sapmayı hesaba katmayı unuttun, orada 9 derece Batı'ya sapma olacak, kalemini ver.

Goodloe, hemen bir zarfın üzerine bir şeyler çizdi.

- İspanyol kilisesi kuzeyden güneye olan mesafe tam loarak 22 km...senin hikayene göre bir cep pusulasıyla ölçülmüş, sapmayı hesaba katarsan hazineyi aramaya başladığın Alamito nehrinin noktası 6 km batıya kayar..

- Ne sapmasından bahsediyorsun?
- Pusulanın gerçek meridyene göre manyetik sapmasından
Ukala ukala gülümsedi..
- Bazen bu tür gizli hazineler asılsız çıkar, şu haritayı versen, istersen beraber arayalım...

Böylece iki rakip, serüven için tekrar ahbap olduk, en yakın tren yoluyla Chico'ya gittik, yine kamp malzemeleri kiraladık, aynı ölçümcü yine yolu gösterdi, sonra adamı gönderdik, gece varacağımız noktaya ulaştık, atları besledik, nehrin yanında ateş yaktık, yemek pişirdik, Goodloe de yardım etmek istedi ama eğitim ona pratik şeyleri öğretmemişti..ben iş yaparken Keats ve ya Shelley'den şiirler okudu

- Bu dizeyi May Martha çok severdi, o kız çok üstün şeylere layık diye yineledi..
Okumak, kültür dolu bir atmosferden, toplumdan daha ala ne olabilir? Sen tahsili küümsüyorsun matematiği hafife alıyorsun ama eğer benim matematik bilgim olmasaydı ve hatanı farketmeseydin, hazineyi nasıl bulacaktın?

- Önce nehrin karşısındaki dağlara bakacağız..bak ne buldum, bu sapmalar hala şüpheye düşürür insanı, yanımda iğne getirdim ki, daima Kuzey'i göstersin.

Ertesi sabah güzel bir Haziran günü, erkenden kahvaltı yaptık, Goodloe neşeliydi, ben et pişirirken, o şiirler okudu..nehri sığ yerinden geçtik ve karşı tepeye vardık. ben bulaşık yıkarken Goodloe omzuma bir şaplak attı, " Azizim Ulysses! Şu kıymetli haritaya bir kez daha bakayım, galiba eğer şeklinde tepeye tırmanacaktık ama öyle bir tepe göremiyorum"

- Ben görürsem söylerim. Dakika bir, gol bir, kültüre karşı galiptim.

Goodloe, haritaya bakarken tahsilli birine hiç yakışmayacak bir küfür savurdu.

- Gelsene, şuraya bak

Haritayı güneş ışığına doğru tuttu, parmağıyla bir yeri işaret etti, daha önce hiç farketmediğim, beyaz renkli bir yazı ve rakam vardı: Malvern 1898...

- Nedir bu? diye sordum
- Kağıdın imal edildiği tarih, senin hikayen ise 1863! Bu sahtekarlık!
- Bilemem, çocuk tahsilsiz ama dürüst, mütevazi bir köy çocuğuydu, belki kağıt imal edenler bir hile yaptılar..

Goodloe gözlüklerini çıkartıp, bana baktı.

- Sana kaç kez ***** olduğunu söylemiştim, bir ***** çocuğun yüzünden. beni de alet ettin
- Nasıl?
- İhmalkarlığın yüzünden! Ortaokul talebesi bile planındaki hatayı yapmazdı, yeter artık, boşuna uğraştık, burama geldi!

Ben, elimde yıkanmış bir kaşıkla ona doğru

- Goodloe Banks, senin tahsilin, umurumda değil, eğitimin sana ne kazandırdı ki? Arkadaşlarına sıkıntı vermekten başka, pusulan, sapman senin olsun" kaşığı nehrin karşısındaki tepeye doğru tutarak devam ettim:

- Ben hazine için o dağa bakacağım, gelecek misin, gelmeyecek misini karar ver, kağıttaki bir yazıyla vazgeçeceksen sen gerçek bir serüvenci sayılmazsın.

Nehir yolunda beyaz bir toz bulutu yükseldi, bu posta treniydi. Goodloe, kendisine ait eşyaları topladı, posta trenine atladı, sinirli sinirli gözlüğünü düzeltti ve toz bulutu içinde kayboldu.
Ben de bulaşıkları yıkadım, atlara taze çimen verdim, nehrin sığ yerinden karşıya geçtim ve eğer biçimle tepeye tırmandım.

http://www.jigboxx.com/jps/su/su05036.jpg

Harika bir Haziran günüydü, hayatımda hiç bu kadar çok kuş, yusufçuk, kelebek, çekirge ve kanatlı yaratık, arıyı bir arada görmemiştim, gökte ve yerde uçan ne varsa buradaydı.

Eğere benzeyen tepeyi baştan sona araştırdım, gömülü bir defineye ait en ufak iz bile yoktu, ne taş yığını, ne ağaçlarda asılı bir şey, hiçbir ipucu yoktu. Tepeden aşağı indim, birden kendimi Alamito nehrine akan küçük bir ırmağın da olduğu, güzel yemyeşil bir vadide buldum.

Orada saçı, sakalı darmadağın, deliye benzer bir adam gördüm, parlak kanatlı, dev bir kelebeği kovalıyordu. İçimden zırdelinin teki olmalı, nereden de buralara gelmiş? diye düşündüm..

Birkaç adım daha attım, ırmağın yanında asmalarla çevrili bir kulübe vardı ve çimenlerin üzerinde kır çiçekleri toplayan May Martha Mangum'u gördüm.
Doğrulup bana baktı, hayatımda ilk kez, piyano tuşları kadar beyaz yüzünün kızardığını gördüm, tek kelime etmeden ona doğru yürüdüm, elindeki çiçekleri çimenlerin üstüne bıraktı.

- Geleceğini biliyordum jim, babam sana yazmama izin vermedi ama geleceğini biliyordum...

Arabam ve atlar nehrin karşısında duruyordu, gerisini tahmin etmeniz zor olmasa gerek
Çok kez, bir adam, bütün o tahsilini, eğitimini kendisi için kullanamazsa ne faydası var derdim.

May Martha artık bana katlanıyor, meşe ağaçlarıyla dolu bir yerde, 8 odalı bir evimiz var, ağılda başlangıç olarak üçbin sığır var, ve her akşam eve döndüğümde pipomu ve terliklerimi bulamıyorum.
Ama kimin umurunda? Kimin umurunda?..

O'Henry





Hep ulaşamadığını mı sever insan ?
Huzur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
buried, hazine, saklı, treasure


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557