Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Kişisel Gelişim > Okunmaya Değer Hikayeler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Okunmaya Değer Hikayeler Okunmaya Değer Hikayeler olan hikayelerin paylaşımı burada.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Şubat 2013, 13:54   #1 (permalink)
Az İnsan , Çok Huzur.

Huzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 26 Ağustos 2012
Nerden: GaziAntep
Yaş: 21
(Mesajlar): 5.718
(Konular): 2813
İlişki Durumu: Yok
Burç:
Renkli Para : 214066
Aldığı Beğeni: 1991
Beğendikleri: 4720
Ruh Halim: Mutlu
Takım :
Standart Cemile

KAHRAMANLAR

Cemile: 15 yaşında, sarışın, güzel bir Boşnak kızı. Dokuma fabrikasında çalışarak ailesinin geçimine yardımcı olmaktadır. Parada pulda gözü olmayan, dürüst bir genç kızdır.
Necati: Cemile’yle aynı fabrikada kâtiplik yapan, Cemile’ye âşık,dürüst bir genç.
Mâlik: Cemile’nin babası. Zamanında çete reisliği yapmış. Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmış. Türkiye’de de bir iş tutturamayan bir adam.
Sadri: Cemile’nin abisi. Cemile’yle aynı fabrikada çalışmaktadır
Muy: Mâlik’in çocukluk, silah arkadaşıdır. Mâlik’le beraber Türkiye’ye göç etmiştir.
Deveci Çopur Halil: Cemile’yi seven bir genç.Geçiminiyse develeri sayesinde sürdürmektedir.
Kadir Ağa: Dokuma fabrikasının sahibi. Fabrikaya sahip olmadan önce bir parça ekmeğe muhtaç biriydi.
Numan Şerif Bey: Fabrikanın ortağı. Bilgili, kültürlü biridir.
Camgöz Sadık: Dokuma fabrikasında çalışan bir genç;aynı zamanda ustabaşının yeğeni. Kendi çıkarı için her şeyi yapabilecek biri.
Karakız: Camgöz Sadık’ın teyzesinin kızı.
Musa: Cemile’nin ev sahibi. Cemile’yle aynı fabrikada çalışmaktadır.


CEMİLE

1934 yılının eylül ayı sonlarının berrak bir gecesiydi..
Deveci Çopur Halil geçimini develeriyle sürdüren, fabrikalara malzeme taşıyan varlıklı biriydi. Tam da bu zamanlarda nakliye işlerinde kamyon, kamyonet, v.b… kullanılmaya başlanmıştı. Deveci Çopur Halil de baba, dede, ata yadigâr’ı olan develeri satıp yerine kamyon almak istemiyordu.
Bu dokuma fabrikalarının biri de Deveci Çopur Halil’in samimi olduğu, onu oğlu gibi seven Kadir Ağa’nınmış. Bu fabrikada Halil’in hoşlandığı sarışın güzel bir Boşnak kızı çalışıyordu: Cemile. Halil bu kızla evlenip bir yuva kurmak istiyordu kendine, fakat Cemile aynı fabrikada kâtiplik yapan başka bir genci seviyordu. Halil de bir kâtibin 30 kuruşluk maaşıyla geçinilemeyeceğini, Cemile’nin kendisiyle evlenmesi durumunda elini bileziklerle, boynunu da beşibirliklerle dolduracağını söyleyip duruyordu. Cemile ise devecinin bu teklifini reddederek, gözünün parada pulda olmadığını, sadece sevdiğiyle beraber olmak istediğini söylüyordu.
Halil bu fabrikada çalışan Karakız adlı bir kızın eline üç-beş kuruş sıkıştırarak, ondan Cemile’nin ağzını aramasını, kendisinin Cemile için her şeyi yapacağını, gerekirse develerini bile satacağını söylemesini istemişti. Cemile’nin cevabıysa onu idareye şikayet etmek konusunda bir uyarı olmuştu. Kendisini meşgul etmesini istemiyordu Cemile.
Kadir Ağa her gün yaptığı gibi, yine bir gün fabrika içlerini kontrole çıkmıştı. Sağda solda kızlarla çene çalan, işten kaytarıp, çay ve sigara içen ustabaşı ve ustabaşı yardımcıları ağanın kontrole geldiğini öğrenip, bir anda ağanın yanı başında olurlardı. Ağa ustabaşına düzenin nasıl gittiğini sorarak kontrole başlamıştı. Ustabaşı yeni düzenden memnun değildi. Çünkü fabrikanın ortağı olan Numan Şerif Bey’in fabrika işlerinin başına İtalyan mühendis getirmesiyle ustabaşının yetkilerinin kısıtlanmasıydı sorun. Ustabaşı eski düzende kendine karışanın olmasını istemiyordu; şimdi İtalyan mühendis Sinyor Orlando tarafından emir almak ve yeni düzenin kendi çıkarına uygun olmaması durumu onu memnun etmiyordu haliyle. Bunun üzerine ipliklerin ıslandığı havuza zımpara tozu attırdı. Böylelikle dokumada kullanılan ipliklerin aşınarak kopması ve işlerin aksamasını sağlayarak, işçilerin İtalyan mühendisin düzeninin iyi olmadığını anlayıp, mühendisi geldiği gibi göndermek için ellerinden geleni yapacaklarını ve tekrar eskisi gibi olup tüm işlerin kendine kalacağını düşünüyordu.
Kadir Ağa işçilere memnun olup olmadıklarını sorarak ilerlerken Cemile’nin yanına geldi. Cemile’ye yeni düzenden memnun olup olmadığını soracağı sırada atölyeye kâtip girdi. Kâtibin geldiğini gören ustabaşı, ağaya kâtibin atölyeye kızlarla çene çalmak için geldiğini söyledi. Bu yüzden de ağa kâtibe buralarda neden gezindiğini, ne işi olduğunu sordu. Tabii kâtip buraya Cemile’yi görmek için geldiğini söylemedi ve ağanın sorusuna kekeleyerek cevap verip sinyor Orlando’nun yanına gittiğini söyledi. Ustabaşı tekrar atlayarak İtalyan’ın bu saatte atölyede olmadığını kendisine dün söylediğini belirtti ve ardından ağa da kâtibi fırçalayarak geldiği gibi gönderdi. Sonra Cemile’ye düzenden memnun olup olmadığını sordu. Cemile ise sevdiği erkeğin bu duruma düşmesine üzüldüğünden, ağayı tersleyerek zıtlaştı onunla.
Kadir Ağa da ustabaşının İtalyan mühendisin fabrikada bulunmasından rahatsız olduğunu anlamış ve ona İtalyan mühendisin ayağının bu şekilde kaydırılamayacağını söylemişti. Ustabaşı İtalyan mühendisi kovdurup eskisi gibi tüm işlerin ona kalmasını isterken, bu sırada Kadir Ağa da Numan Şerif Bey’in fabrikayı bırakmasını ve fabrikanın tek sahibi olmayı istiyordu.
.
Cemile’nin babası ihtiyar Malik çok iyi, efendi biriydi. Herkese yardım eder, kimseden para almazdı. Karısı ölmüştü, hayatına çocuklarıyla devam ediyordu. Bir gün Cemile’ye abisinin nerede olduğunu sordu. Cemile’yse onunla tartıştığını, durumu anlattı. Bunun üzerine babası Cemile’den ağabeyini kırmamasını, bir gün kendinin de bu dünyadan göçeceğini ve yanında ağabeyinden başka kimsenin kalmayacağını söyledi. Biraz konuşup dertleştikten sonra babası, Karagöl’e gidip orada kendi tarlalarında çalışıp hayatını evlatlarıyla mutlu bir şekilde sürdürmek istediğini söyledi.
Sadri eve yeni gelmişti. Cemile’yle biraz atışıp tartıştıktan sonra yemeğe oturdular. Yemekte bu tartışmaları devam ederken biraz sonra da şakalaşmalarla yemeklerini bitirmişlerdi. Yemeklerini yedikten sonra Sadri başı ağrıdığı için odasına çekilip yattı.
Cemile ve ailesi, aynı fabrikada çalışan Musa’nın avlusunda oturuyorlardı. Cemile de çamaşırları yıkıyordu tam bu sırada. Cemile çamaşırları yıkarken yardımına Güllü; Şemsa ve Halime geldi. Cemile ve arkadaşları arasında koyu bir muhabbet başladı; gülüşmeler kahkahalar… Kahkahalar arasında bir nara sesi duyulmuştu. Naralardan Camgöz Sadık’ın geldiği anlaşılıyordu. Cemile’nin gözleri korkuyla babasını aramış fakat bulamamıştı. Babasının evde olmayışına ve bu olayı duymayışına sevindi Cemile. Çamaşırları yıkamaya devam ederken avlunun kapısından içeriye Karakız girdi ve sallana sallana yanlarına geldi. Karakız Deveci Çopur Halil’in Cemile’yi çok sevdiğini, onun uğruna develerini bile satacağını anlatıyordu ki, tam bu sırada avlu kapısında beliren babasını görünce Cemile’nin rengi attı. Sarhoş naralarına adının karışmasından ve Karakız’ın, sarhoş olup babasının yanına geldiğinde deveciden söz etmesinden korkan Cemile Güllü’den Kara Kız’ı evine götürmesini istedi; arkadaşları da Güllü’ye yardım ederek Kara kızı evini götürdüler. Bu olayın başına nereden geldiğini düşünerek ağlamaya başlayan Cemile’yi Karakız’ı evine götürüp yatıran arkadaşları teselli etmeye başladı. Bir süre sonra Cemile’nin yanına Musa’nın avlusunda oturan komşusu İzzet Usta geldi. İzzet Usta Cemile’ye bu olayların daha da ileriye gitmemesi için babasına kâtibin kendisini istediğini söylemesi gerektiğini ve bir an önce nenesini Cemile’yi istemek için göndereceğini söyledi.
Ertesi gün Sadri ve Cemile uyanıp, kahvaltılarını yaptıktan sonra Musa’nın avlusundaki sofanın orada toplanıp fabrikanın yolunu tuttular. Fabrikaya giderken diğer avlulardan da işçiler çıkıyorlardı. Fabrikaya hep birlikte gülüşmelerle bağırışlarla gidiyorlardı. Bu biçimsiz gürültünün içinde bir “acaba” sesi ve bir ıslık duyulmuştu. Islık herkesi susturmuştu; ikinci ıslık gelince Musa ne olduğunu merak ederek bakındı. Üçüncü ıslıkla önlerini bir araç kesmişti. Arabanın içindeki kişiyle Musa arasında tartışma başladı. Sadri Cemile’nin yanına geldi. Fabrikaya bir an önce gidebilmek için Cemile’yi iteliyordu. Arkalarından Musa ve diğer işçiler geldi. Musa Sadri’yi çağırdı, konuşmaya başladılar. Musa arabada tartıştığı kişinin Camgöz Sadık olduğunu, Cemile için geldiklerini anladığını ve bu olayın sonrasında kâtiple konuşacağını söyledi Sadri’ye.
Kâtip Necati bir arkadaşıyla barda içki içiyordu. Necati arkadaşına fabrikaya gideceğini, Cemile’yle bu kafayla konuşabileceğini söyledi ve bardan çıkarak fabrikanın yolunu tuttu .
Kâtip Necati fabrikaya geldiğinde Musa, kâtibi çağırıp konuşmak istediğini söyledi. Gece başlarından geçen olayı abartarak anlatıp, kâtibe elini çabuk tutması gerektiğini belirtti. Kâtip de bu gece Cemile’yle konuşmak için fabrikaya geldiğini söyledi ona cevaben. Tam bu sırada Cemile’nin arkadaşlarıyla atölyeden dışarı çıktığını görünce hemen kalkarak yanına geldi . Biraz konuştuktan sonra, kâtip babaannesini istemeye göndereceğini söyledi.
Karakız sabah kendine gelmişti. İzzet Usta ona iyi bir şekilde davranmış, kahvaltı hazırlayıp önüne getirmişti. İzzet Usta’nın bu davranışı Karakız’ın hoşuna gitti. Sonra fabrikaya doğru giderken, kebapçıda oturan Camgöz Sadık Karakız’ı gördü. Onu kebapçıya çağırıp, planlarını alt üst ettiğini, her şeyi mahvettiğini söyledi. Karakız’ın konuşmalarından yola çıkarak, onun bu işten vazgeçtiğini anlamıştı Camgöz . Camgöz Sadık gene kandırmıştı Karakız’ı . Kebapçıdan çıkıp fabrikanın yolunu tuttu Karakız . Cemile’nin yanına gelerek özür diledi. Cemile Karakız’ın bu davranışında bir oyun olduğunu anlayarak özrünü kabul etmedi.
Öğle paydosunda Cemile eve döndü. O sırada babası fakir bir Boşnak’ı tıraş ediyordu. İhtiyar Mâlik’in iki eli kanda olsa kızına bakar, yüzüne güler ve laf atardı ama bugün ilgisizdi ona karşı. Yemek bile yapmamıştı. Sadri bile eve gelince babasının yemek yapmadığına şaşırarak bir sıkıntısı olup olmadığını sordu babasına. Babası da bunun üzerine Cemile’ye bakarak İzzet Usta’nın kendisine bir şeyler anlattığını, kâtipten bahsettiğini, olanların doğru olup olmadığını sordu. Cemile de “evet” cevabını verince üzüldü. Sonra Cemile’ye laf atarak bu dünyada bundan sonra Cemile diye kızının olmadığını söyledi. Cemile ise babasının bu şekilde konuşmasına üzülerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. İhtiyar Mâlik devam ettikçe, Cemile de daha çok ağlamaya başladı. Sonra ihtiyar Mâlik pes etti. Cemile’nin yanına gidip sarıldı kızına. Şimdilik aralarındaki kırgınlığı unutup ne yiyeceklerini düşünürlerken babası çarşıya inip bir şeyler almak için evden çıktı. Ardından İzzet Usta geldi. Cemile’ye her şeyin yolunda olduğunu, kâtibin babaannesini göndereceğini, evi düzenli tutmasını gerektiğini söyleyerek Sadri’ye fabrikadaki durumun nasıl gittiğini sordu. Sadri, durumun hiç iyi gitmediğini, İtalyan geldiğinden beri işlerin bozulduğunu söyledi. Para günü her şeyin belli olacağını, işçilerin ücretlerini az bulurlarsa bir sorun çıkarabileceklerini söyledi. Bunun üzerine İzzet Usta Sadri’ye olaylardan uzak durması gerektiğini söyledi. Para günü geldi; işçiler fabrikanın bahçesinde toplanmış, muhasebecilerin gelip ücretlerini dağıtacağı zamanı bekliyorlardı. Bir süre sonra muhasebeciler para arabalarıyla gelip ücretleri dağıtmaya başladılar. Ücretini alan işçi kenara çekilip parasını sayıyor, fakat ücretinden memnun olmadığı için sinirleniyordu. İşçiler ücretlerinin dağıtılması bittikten sonra Camgöz Sadık’ın kendilerine seslenişi ile isyan ederek İtalyan’ın odasına hücum ettiler. Muhasebecilerden biri koşarak durumu müdüre anlattı; müdür de olayı Kadir Ağa’ya iletti. İşçiler elinde demirler, sopalarla İtalyan’ın odasına doğru devam ederken, Cemile abisine seslendi. Abisinin, sesini duyamayıp onu göremediği için ne yapması gerektiğini düşünüyordu; bir anda eve gidip babasına haber vermek için yola çıkması gerektiğinin farkına vardı. Eve geldi ve olanları babasına anlatınca babası ve Muy fabrikaya doğru yola koyuldular. Mahallede fabrikada çalışan diğer işçilerin aileleri ve sevdikleri Malik ve Muy’un peşinden fabrikaya doğru ilerlediler. Cemile olayın şokunu üzerinden attı. Avlu girişinde iki yaşlı kadın gördü o sırada . Kadınların yanlarına gidip kime baktıklarını sordu. Kadınlar da Cemile diye bir kız için geldiklerini söylediler. Durumu anlayan Cemile utancından kızararak kadınları eve davet etti. Kadınlar çekine çekine eve girdiler. Evde kimsenin olmaması kadınların dikkatini çekmişti; Cemile’ye büyüğünün olup olmadığını, onu hep yalnız bırakıp bırakmadıklarını sordular. İhtiyar Mâlik, Muy, Sadri ve Necati’yi avlunun girişinde gören Cemile koşarak babasına sarıldı. Misafirlerin geldiğini söyleyince Necati babaannesinin yanına gitti. Olayı anlayan Mâlik, kızının baba evinden ayrılacağına üzüldü; bir süre o şekilde kaldılar. Sonunda kadınların oturduğu odaya girdiler. Kahvelerini içerlerken Cemile odada ne konuşulduğunu merak ediyordu. Bu sırada Musa’nın hanımıyla Güllü’yü avlunun içinde gördü. Güllü fabrikada olan olaylardan, Numan Şerif Bey’in fabrikaya gelip Kadir Ağa’ya “Bunlar senin başının altından çıktı.” deyip, ağzına silah dayayarak tartıştığından…vs. bahsetti . Kadir Ağa’yı Numan Bey’in elinden zorla aldıklarını, Camgöz Sadık ve adamlarını fabrikadan sepetlediğini anlattı.
Kadınlar evden çıktılar, söz kesilmişti. İhtiyar Mâlik kızının başka birinin yanına gideceğini düşünerek üzülüyordu.
Numan Şerif Bey’in bazı işçileri kovmasıyla fabrikada işçi sıkıntısı çekilmekteydi. Numan Bey yardımcısını çağırıp gazeteye ilan vermesini, İstanbul ve İzmir’den işçiler bulunmasını istedi. Kovulan işçiler aç susuz bir şekilde sonucu bekliyorlardı.
Bu olayların böyle olmasına sebep olanlar hiçbir çözüm yolu aramayıp kendi hayatlarında başka bir yol bularak devam etmeye başlamıştı. Başta Camgöz Sadık… Çopur Halil’in ona açtığı kahve sayesinde geçimini sürdürüyordu. Ama kovulan işçiler bunu kabullenemeyip Sadık’ın dükkânını basıp altını üstüne getirdiler. Sadık olay başlamadan önce böyle bir şey olacağını anlayarak kaçmıştı. İşçiler de Sadık’ın kahvesini dağıtarak sinirlerini yatıştırdılar, rahatladılar. Oradan geçen Cemile ve Necati ne olduğunu anlamak için durdular. İzzet Usta yanlarına gelip her şeyi anlattı. Necati babaannesinin en sonunda razı olup olmadığını sordu. Necati babaannesinin razı olduğunu söyledi ona cevaben. Sonra Cemile’ye ihtiyar Mâlik’in durumunu sordu. Cemile’yse “Bilmiyorum.” cevabını verdi.
İhtiyar Mâlik oda kapısını arkadan kilitleyip Karagöl’ü gün batımında izliyordu...

Orhan Kemal





Hep ulaşamadığını mı sever insan ?
Huzur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
cemile


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557