Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > Osmanlı Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Temmuz 2014, 00:06   #1 (permalink)

Mihrimah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2012
Nerden: İstanbul
Yaş: 27
(Mesajlar): 5.490
(Konular): 871
İlişki Durumu: Var
Renkli Para : 10138
Aldığı Beğeni: 694
Beğendikleri: 478
Ruh Halim: Uykucu
Takım :
Standart Osmanlı Yargı Sistemi Şuhûdu'l-Hâl

Yeryüzünde adaleti gerçekleştirmek insanlık tarihi kadar eski bir idealdir. Semavî dinlerin başlıca gayeleri bu olduğu gibi, diğer bütün beşerî sistemler de bu ideali gerçekleştirme iddiasıyla ortaya çıkmıştır. "Zulm ile âbâd olunmaz" sözü insanlığın ortak tecrübesinin bir ifade şeklidir. Bu açıdan tarihe bakıldığında uzun ömürlü medeniyetlerin, sağlam bir adalet mekanizmasına sahip oldukları görülür. Bu yazıda ele alacağımız Osmanlı yargı sistemi, çağının diğer örnekleri arasında üstün bir yere sahiptir.

Merkez divanları
Osmanlı'da adalet dağıtan kurumlar merkezden taşraya doğru farklılık gösterir. Merkezin en yetkili organı olan Divan-ı Hümâyûn toplantılarında, devlet işleri görüşüldükten sonra bazı duruşmaların yapıldığı bilinmektedir. Bâbıâli'de kurulan günlük divanlardan ayrı olarak haftanın üç günü toplanan "ikindi divanları", Anadolu ve Rumeli Kazaskerlerinin katıldığı Cuma divanı; İstanbul, Galata, Eyüp ve Üsküdar kadıları ile yapılan Çarşamba divanları merkezin yargı sistemini teşkil eder.

Kamu yararına çıkarılan kanunları (Kanunnâmeleri), İslâm'ın temel hükümlerine uygunluk açısından denetleme görevi bulunan şeyhülislâmlar, kazaskerler ile birlikte adlî yanlışlıkları önleyen bir temyiz makamı durumundadır. Doğrudan yargı yetkisi bulunmayan ancak verdikleri fetvalarla yargı üzerinde bir nevi denetim yetkisi bulunan müftülerin de sistem içerisinde ayrı bir yeri vardır.

Kadılar
Osmanlı yargı ve idare sisteminde kadılar önemli bir yere sahipti. Süleymaniye ve Sahn-ı Seman gibi üst düzey medreselerden mezun olan talebeler derecelerine göre Mekke ve Medine gibi önemli şehirlerden başlamak üzere büyük kadılıklara tayin edilirdi. İdari sistemde kaza, kadı'nın en büyük otorite olduğu birimdi.

Padişahların ferman ve beratları doğrudan kadılara hitaben yazılırdı. Aynı şekilde sadrazam başta olmak üzere, kazasker, beylerbeyi, kaptân-ı derya gibi şer'î ve örfî hukukun icrasından sorumlu yüksek rütbeli devlet görevlileri, kadılara "buyruldu" adı verilen emirler gönderirlerdi. Kadılar öncelikle bunları sicil defterlerine kaydederdi. Kadı, hem hâkim, hem mülkî âmir, hem de belediye reisliğini yürütürdü. Mahkeme başkanı olarak halk arasında her türlü hukukî ve cezaî ihtilafları halletmeye yetkiliydi.

Kadılar, örfî kanunların tatbiki ile de mükellef oldukları için devlet maliyesine ait işleri, şahıslar ile devlet arasında yapılan sözleşmeleri, iltizam işlerinin tanzimini, vergi kanunlarının tatbikini ve her türlü yasaknâmelerin uygulanmasını takip etmek zorundaydılar. Ayrıca sanatkar ve esnafın kontrolü, lonca düzeninin yönetimi, pazarlarda fiyat tespiti, imar nizamının denetimi, vakıf yönetimlerinin kontrolü, kadıların görevleri arasındaydı. Bunlara ek olarak, nâib, mütevelli, imam-hatip vs. tayini, noterlik görevi, miras, evlilik akdi, infaz hakimliği, zaviye ve tekkelerin teftişi de vardı. Kadı, adlî işleri yürütebilmek için, nâipler, kâtipler, hademeler ve muhzırlar gibi geniş bir yardımcılar kadrosuna sahipti. Kadı'nın verdiği kararlar, kazasker veya şeyhülislâm tarafından temyiz edilebilir, istisnaî olarak Divan-ı Hümâyûn'a da götürülebilirdi.

Şuhûdu'l-hâl
Osmanlı şeriat mahkemelerinde en çok dikkat çeken unsurlarından biri, muhakemenin yapılış tarzını gözlemlemekle yükümlü, "şuhûdu'l-hâl" adında bir heyetin varlığıdır. Kadı davaya baktığı sırada bu kişilerle istişare eder, örfî hukuk ve mahallî adetler konusunda kendilerinden bilgi alırdı.

Adaleti gerçekleştirme sorumluluğu bulunan kadıların yardımcılarından olan "şuhûdu'l-hâl", müşahit sıfatıyla mahkemelere iştirak ederdi. Bunlar yargılama esnasında yapılan muameleyi takip ve tetkik için mahkemede bulunan kişilerdi. Şuhûdu'l-hâl üyeleri genellikle kaza bölgesinin müderris, a'yan, eşraf gibi şehrin ileri gelenleri arasından seçilirdi. Heyet içerisinde zaman zaman kazaskerlerin de bulunduğu olurdu.2 "Şuhûdu'l-hâl, udûlü'l-müslîmin veya şuhûdu'l-udûl" tabirleri heyet üyelerine atfedilen önemin bir ifadesiydi.

Bunların sayılarının ne kadar olduğu kesin olarak belli değildir. Bir kısım insanların adları yazıldıktan sonra "... ve gayruhum" kaydının konması, kararda imzası olanların dışında mahkemeye katılan üyelerin varlığını gösterir. Bu heyetlerde davalı ve davacı taraf en az birer kişiyle temsil edilirdi. Önemli davalarda üye sayısının daha da çok olduğu göze çarpmaktadır. Bilhassa heyecan ve korkuya sebep olan büyük hâdiseler neticesinde mahkemeye getirilen davalar, böyle kalabalık bir heyet huzurunda yapılıyordu
Şuhûdu'l-hâl üyeleri mahkemenin işleyişini ve kararlarını doğrudan etkilememekle birlikte, kadıların adaletli davranmalarını temine çalışırdı. Kadı hüküm vermeden önce bu "müşahitler heyeti"ne danışır, daha sonra kararını verirdi. Bunların, mahkemede adaletin doğru olarak tecelli etmesi bakımından büyük önemi bulunuyordu. Özellikle belirtilmesi gereken husus, bunların davanın görgü şahitleri olmayıp, duruşmanın "müşahitleri" olduğudur.3

Tam bir denetim mekanizması görevini icra eden bu uygulama, davaların umuma açık ve tarafsız olarak yapıldığını göstermesi açısından önemlidir. Şuhûdu'l-hâl konusundaki tek olumsuz değerlendirme, uygulamanın zamanla halk için masrafları artırması olmuştur. Çünkü taraflar, alacakları hüccet veya diğer belgeler için katibiyye, hüddamiye, ihzariyye gibi harçları ödemek zorundaydılar.4

Şuhûdu'l-hâl geleneğinin başlaması
Şuhûdu'l-hâl geleneğinin ne zaman başladığı sorusu önemlidir. Bu konu ayrıca araştırılmaya muhtaç olmakla birlikte uygulama ilk defa vakıf senetlerinde ortaya çıkmıştır. Meşhur Müdayene âyetinde geçen "Alışveriş yaptığınızda şahit tutun. (...) Aranızda bir katip de adâletle yazsın.!"5 âyeti ile vasiyet esnasında iki şahit tutulmasını emreden, "Ey İnananlar! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki âdil kimseyi; (...) veya sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun."6 âyeti şuhûdu'l-hâl geleneğini başlatmış olmalıdır. Vakıfların doğrudan doğruya bir vasiyet olması bu kanaati güçlendirmektedir. Osmanlı yargı sistemi, şuhûdu'l-hâl uygulamasını normal mahkemelere taşımakla yeni bir form kazanmıştır.

Bu araştırma çerçevesinde görülebildiği kadarıyla şuhûdu'l-hâl, Selçuklulardan Osmanlı huhukuna geçmiştir. Vakıflar Dergisi'nde yayımlanan Selçuklu dönemi vakfiyelerinde, şuhûdu'l-hâl açıkça görülmektedir. Sözgelimi Alaeddin Keykubâd'ın mirahorluğunu yapan ve 2. Gıyaseddin Keyhusrev'in (1237-1246) son zamanlarında Amasya dizdarı olan Turumtay'ın vakfiyesi bunlardan biridir.7 Aynı dönemde Karamanoğulları döneminde yapılan İplikçi Cami vakfiyesinde de şuhûdu'l-hâl ibaresi mevcuttur. Osmanlıların ilk padişahlarından 2. Murad'ın vakfiyesinin son kısmı aşağıdaki gibidir:

"Nitekim yüce Allah, 'işittikten sonra kim onu değiştirirse günahı değiştirenlerin üzerinedir. Allah işitir ve bilir.' buyurmuştur. Bu vakfın doğruluğuna ve kesinliğine hüküm ve yargısı geçerli olan Müslümanların hâkimlerinden bir hâkim, şahitler önünde hükmetmiştir.

Hicret yılının 772 Şâbânı (Şubat-Mart 1371).
Şuhûdu'l-hâl: Bu satırları yazan Cemşid Ağa; Sülüce Bolad; Kemal Barak Oğlu Hamza; Eyne Oğlu Hasan; Aydoğmuşca ve burada bulunan başkaları..."8

Şuhûdu'l-hâl üyeleri
Kethüdalar: Şehrin saygın ve ileri gelen kimseleri arasında yer alan kethüdalar, önemli bütün davaların görüşüldüğü mahkemelerde mutlaka bulunurdu.

Müftü: Fetva verme dışında önemli davalarda "şuhûdu'l-hâl" üyesi olarak bulunurdu. Kadı davayı çözmekte güçlük çekerse, müftünün görüşüne başvurur, ondan fetva isteyebilirdi. Müftülerin "şuhûdu'l-hâl" görevlileri arasında bulunması, tek hâkimli İslâm Adliye Teşkilâtı'na kendine has bir zenginlik kazandırmıştı.9

Nakîbü'l-eşrâf kaymakamı: Hz. Peygamber'in soyundan geldiklerine dâir ellerinde belgeleri bulunan kimselere tanınmış olan ayrıcalıkları koruma görevi bulunan nakîbü'l-eşrâflar ve bunların taşradaki vekilleri mahkemelerde "şuhûdu'l-hâl" heyeti arasında yer alırdı.

Ahî baba: Esnaf zümresinin yöneticisi olan ahî baba, esnaf mahkemelerinde şuhûdu'l-hâl üyeleri arasında yer alırdı. Ahî baba, aynı şekilde kimsesiz yaşlılara, yetim çocuklara vasî tayinlerinde, miras davalarında, ticarî anlaşmazlıklarda, vakıflarla ilgili problemlerde, nikah ve evlilik gibi akitler ile boşanmalarda, vergi davalarında şuhûdu'l-hâl üyesi olurdu.10

Defterdarlar: Kıbrıs eyalet defterdarı, şuhûdu'l-hâlin bir üyesi olarak görev yapardı. Kıbrıs defterdarının buradaki görevi davalarda tarafların problemleri aşmalarına yardımcı olmak ve kadıların tarafsızlığını sağlamaktı.11

Bunlardan ayrı olarak birtakım mahkeme görevlilerinin isimleri de şuhûdu'l-hâl listelerinde geçmekteydi. Davacı ve davalıları mahkemede hazır bulunduran muhzırlar, şikâyetleri tahkik etmekle görevli başkatipler, tereke taksiminde görevli kassam katipleri, sicile kayıt yapan mukayyidler ve mahkemede her sabah Fetih Sûresi'ni okuyan "Fetih-han"lar heyet arasında yer alabilirdi.12

Üzerlerinde şuhudu'l-hal görülen belgeler
Hüccetler: Taraflardan birinin ikrarını, diğerinin de bu ikrarı tasdik ettiğini gösteren belgelere hüccet denir. Hukukî durumu olduğu gibi kayıt altına alan bu belgeler, sicil defterlerine kaydedilir. Kadı'nın imzası ve mührü ile birlikte, Arapça olarak tarih ve "şuhûdu'l-hâl" başlığı ile şahitlerin isimleri ve unvanları kaydedilir.

İ'lamlar: Vekalet, nafaka, veraset, evlenme ve boşanma gibi konularda kadıların verdiği hükümleri içeren belgelere kadı i'lâmı denir. İ'lâmların sonunda hüccette olduğu gibi şuhûdu'l-hâl listesinin verilmesi şart değildir

Temessükler: Mîrî arazide tasarruf hakkı sahiplerine, yetkili makam veya şahıslar tarafından verilen tasarruf belgesine temessük denirdi. Bu hakkın herhangi bir şekilde devredilmesi işlemi çoğunlukla kadı ve şuhûdu'l-hâl üyeleri huzurunda yapılır ve sonra sicile kaydedilirdi.13

Netice
"Bir saat adalet, 70 yıl nafile ibadetten hayırlıdır." anlayışının temsil edildiği dönemlerde, Müslüman toplumlar hakiki adaleti gerçekleştirecek vasıtaları bulmakta zorlanmamışlardır. Osmanlı medeniyetinin 6 asır devam etmesinin sırrı bu anlayışta gizlidir. Yukarıda yapılan izahlardan anlaşılacağı üzere Osmanlı yargı sistemi, büyük ölçüde İslâmî esaslar üzerine kurulmuştur.

Şanlı bir medeniyetin mirasçıları olan Türk milletinin zengin tarihî tecrübesinden yararlanmaması yadırganacak bir durumdur. İnsan haklarının ve sivil toplum örgütlerinin öne çıktığı bir dönemde bu tarihî tecrübenin değeri daha da artmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Türk-İslâm medeniyetinin içtimâî ve siyasî kurumları içerisinde modern dünyanın problemlerine çözüm üretecek pek çok tecrübenin bulunduğu görülebilecektir. Şuhudu'l-hal uygulaması da bunlardan biridir. Bu kurumun modern versiyonlarından hukuk sisteminin faydalanması pekâlâ mümkündür.

Dipnotlar
1. "Şuhûdu'l-hâl: Hazır bulunanlar ve müşâhede edenler mânâsına gelen bir tamlamadır. Mahkemede kadı'nın karar alma sürecini takip eden ve karar metnini imzalayan bir nevi jüri görevini yerine getiren insanlar topluluğu.
2. Haydar Çoruh, 2. Mahmud Döneminde Kıbrıs'ın İdarî, İktisadî ve İctimaî Yapısı (1808-1839), Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü , Yakınçağ Tarihi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 2008, s 492.
3. Arık Feda Şamil, Osmanlılarda Kadılık Müessesesi 1 OTAM, 8 Yayın Tarihi: 1997—s. 19.
4. Mustafa Akdağ;Türkiyenin İktisadi ve İctimaî Tarihi İstanbul,1979, c.2, 103.
5. Bakara. 282
6. Maide 106
7. İsmet Kayaoğlu, Turumtay Vakfiyesi, Vakıflar Dergisi, s. 91 (nr. 1-12).
8. Neşet Çağatay, 2. Murad Vakfiyesi; Vakıflar Dergisi, (nr. 1-12).
9. Yakup Yakut , 19. Yüzyıl Sonlarında İnegöl, İslâm Tarihi ve Sanatları,Yüksek Lisans Tezi, (s. ı-x).
10. Adem Kara, 19. Yüzyılın İlk Yarısında Antakya (1800-1850), Ankara Üniversitesi, Yakınçağ Tarihi, Doktora Tezi, Ankara- 2004. s. 122.
11. 1809 Şuhûdu'l-hâl kaydında Lefkoşa defterdarı Ahmed Efendi de vardı.
12. Abdullah Gündoğdu; Çorum'un 2 Numaralı Şer'iyye Sicili -Transkripsiyon ve Değerlendirme- (H. 1268-1280 M. 1852-1863), Ankara Universitesi, Tarih Bölümü Yüksek Lisans Tezi, Ankara 1989.
13. A. Akgündüz, Şer'iyye Sicilleri., .1, Türk Dünyası Araştırmaları İst., 1989, s. 25.
14. Abdullah Gündoğdu, Çorum'un ...s.149.

Ramazan Balcı





"Peki" dersin bazen;
inandığın için değil,tükendiğin için.


Mihrimah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
osmanlı, sistemi, yargı, şuhûdulhâl


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557