Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > Osmanlı Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 19:54   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
frasker Borçlanmanın Öyküsü...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 1945 yılından itibaren ABD’nin etki alanına girince, nasıl oluduysa(!) ‘gider-gelirden’ fazla olmaya başladı...

Gider gelirden fazla olunca da; doğal olarak liberal ekonomili Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “borç bulmanın” telâşına düştü. Bu telâş, artan şiddetle yıllardır sürüp duruyor... Bir hazin manzara ki; açık kapanmayacak kadar olsa bile, borç aldığımız zaman, zil takıp oynayacak duruma geliyoruz!



Borç batağında debelenişimiz yeni değil. 150 yıl önce, 24 Ağustos 1854’de ilk kez yabancılardan borç aldık. Aldığımız parayı üretime yönelik yatırımlara harcamayınca, yine borç aldık. Bu kez aldığımız borç ile öncekinin faizini ödemeye başladık. Yabancılar, baktılar ki paraları ödenmiyor; üzerimize geldiler; hatta borcumuzu ödeyene kadar Ege’deki bir adayı işgal ettiler. Daha sonra da, 1800’lerin sonunda (adı günümüzdeki IMF gibi çokça duyulan) “Düyunu Umumiye”yi kurduk. Gelirlerimizi yabancıların kontrolüne verdik. Cumhuriyetimiz kurulduğunda, Osmanlı topraklarından ayrılan devletlerle Türkiye, Osmanlı borçlarını paylaştı. Payımıza düşen “Düyunu Umumiye” borçları, Atatürk’ün sıkı takibi ile düzenli olarak ödendi. Bu borçların son taksiti 25 Mayıs 1954’de kapatıldı.

Şimdi bu borç maceramıza kuşbakışı bir göz atalım...



Devlet ‘balta’ yedi!

Mali dengesizlik, Osmanlı Devleti’nin “Yükselme Devri(!)”nden itibaren başladı... Maliyenin kontrolsüzlüğü, padişahların cülus bahşişleri, yenilgilerle sonuçlanan savaş giderleri, gerçekçi olmayan para politikaları bütçe açıklarını sürekli hale getirmişti. Daha da önemlisi; 19. Yüzyılda askerî ve idarî teşkilatlarda yapılan yenilikler beraberinde daha çok harcamayı da doğurdu.



Osmanlı devletinin merkezi bir vergi sistemi yoktu; vergilendirme, bölgeci ve nesnel gelir temeline dayanıyordu. Gerçi, Tanzimat’ın ilanı ile beraber merkezi bir vergilendirme öngörülmüştü; ama, bu uzun yıllar gerçekleştirilemedi. Hem, vergi düzenini çağdaş biçime getirseniz bile, devletin koyacağı vergileri kim ödeyecekti? Sanayi yoktu; dolayısıyla sanayici de yoktu! Geriye, vergi alınacak kesim olarak, karnını doyurma uğraşı veren, toprakla didişen köylü ile ithalat ve ihracat yapan, çoğu yabancı, tüccarlar kalıyordu. Bu yabancılara da 1838 tarihli Ticaret Antlaşması’yla gümrük muafiyeti tanınmış; böylece devlet, harcamalarını karşılayacak gelirlerden yoksun duruma getirilmişti.



Bir başka deyişle İngilizlerle yapılan o Balta Limanı antlaşmasıyla devlet, okkalı bir balta yemişti!

Osmanlı borçlanıyor...

Savruk devlet yönetimi, mali açığı kapatmak için, önce iç borçlanmaya gitti, arkasından günümüze kadar süren dış borçlanma macerasına atıldı... İlk borçlanma İstanbul’da başladı. Devlet, Galata’daki Ermeni, Yahudi, Rum bankerlerden borç aldı. Bu sırada Kırım Savaşı geldi çattı. Devlet, 1854’de hem Kırım Savaşı giderlerini karşılamak, hem de Lübnan, Suriye, Girit ve Yemen’deki isyanları bastırmak istiyor; zırhlı satın almaya çalışıyor; ve bu arada, kağıt parayı da kaldırmayı düşünüyordu. Bunlar için kaynak gerekliydi. Tek çare olarak yabancı ülkelerden borç para alma yolu görünüyordu... Nitekim, Osmanlı Devleti, İngiltere ve Fransa’dan 84.006.316 Osmanlı Lirası borç aldı...

Alış o alış!

Ondan sonra borç yiğidin kamçısıdır diye bir atasözü de uydurup, aldıkça, aldık; aldıkça battık; battıkça toprak verdik... Bütçe açıkları Osmanlı yıkılana kadar bir türlü kapanmadı.


Daha yakından bakalım...



Osmanlı’nın ilk ciddi dış borçlanması Padişah Abdülmecit zamanında oldu. Devlet, ilk dış borcu, 24 Ağustos 1854 tarihinde Londra’daki Palmer ve Ort. Ile Paris’te ticaret yapan Goldschmied ve Ortakları firmalarından aldı. Bu firmalardan alınan borç miktarı toplam 3.000.000 Sterlin idi. Bu borcun faizi yüzde altıydı... Pekiyi, bu borcun garantisi ne idi? Osmanlı devleti “bu borcun garantisi benim, ben Osmanlı hükmi şahsiyeti” diyemiyordu. Diyemiyordu; çünkü, elin oğlu Osmanlı’nın borcunu ödeyeceğine inanmıyordu. Elle tutulur, gözle görülür gelirlerin bu borca tahsis edilmesini özellikle istiyordu... Nitekim, Mısır’dan alınan verginin bir kısmı bu borca karşılık olarak gösterildi. Hatta bu borçlanmaya bundan dolayı, “Mısır Borçlanması” diye bir ad da takıldı!



Ve borçlanma devam etti: 1855, 1858, 1862, 1863, 1865, 1869, 1870...



Hemen hemen her yıl borç peşine düştük... Aldığımız borçları üretim sağlayacak, istihdam yaratacak yatırımlara harcadığımızı sanmayınız! Şu tarihi gerçek karşısında insan, küçük dilini yutası geliyor. O gerçek şu: İster inanın, ister inanmayın; aldığımız borçlarla çokça saray yaptırdık, artan parayla da eski borçları -çoğu zaman sadece faizini- ödemeye çalıştık!



Tekrar edelim:19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren, dışarıdan sürekli borç alıyor, bolca saray yaptırıyorduk. Yatırım, üretim hak getire! Doğaldır ki, her gelen yıl bir öncesinden kötü... Bütçeler sürekli açık veriyordu.



Yıl 1860... Bütçe yine açık veriyor... Hem de 250.000.000 Franklık bir açık! Fuat Paşa, bütçe açığını kapatmak için İngiltere’ye başvurur.



İngiltere’den yanıt:

1-Yabancıların Osmanlı Devleti topraklarından mülk satın almasına ve kiralamasına izin verirsen, 2- Satın alınan bu gayrimenkulleri teminat göstererek tahvilat emisyonuna gidersen, 3- Osmanlı’daki tüm vakıfları kapatırsan, 4- Osmanlı Maliyesi’nin kontrolünü milletlerarası bir komisyona devredersen, sana borç para veririm, dedi!

Bu şartlar kabul edilmedi; bu kez Fransa’ya döndük... Fransa’da bir banker bulduk. Adı; Mirees... Bu bankerle 400.000.000 Franklık bir borç anlaşması yaptık. Şu şanssızlığımıza bakınız ki, tam parayı alacağımız sırada banker tutuklanmaz mı? Dolayısıyla anlaşma da feshedilmiş oldu!

Donanmayla borç tahsili!



Osmanlı öyle bir çöküş dönemine girmişti ki; bir zamanlar Mohaç yolunda ilerleyen sipahilerin geçtikleri üzüm bağlarından yedikleri üzümün parasını asma çubuklarına bağlatan halkın devleti (Küçük bir iliştiri: Bu bilgi uydurma değildir; Montaigne, Denemeler’inde belirtiyor), yabancının hakkını ödemiyor; o yabancı, kendi ülkesinin donanmasının tehdidi ile alacağını ancak tahsil edebiliyordu... Örnek mi? Buyurun: II. Abdülhamit zamanında gelişen olay şöyle: Devlet, elinde alacağına dair mahkeme ilamı olsa da insanların hakkını ödemekte ayak sürüyordu. Devletle iş yapan müteahhitler, bu durumu bildikleri için, malın değeri bir ise, beşten devlete satıyorlardı. Bu halde de parasını çok uzun süre alamayanlar oluyordu. Sözgelimi Fransız uyruklu Lorenzo adındaki birisi, elinde mahkeme ilamı olduğu halde devletten alacağını tahsil edemedi. Çok uğraştığı halde başaramayınca, hakkının korunması için kendi devleti Fransa’ya başvurdu. Fransa, Osmanlı’ya durumu bildirdiyse de yine sonuç alamayınca, kuvvete başvurdu: Fransız filosu gelip Ege’deki Osmanlı adası olan Midilli’yi işgal etti! Ve vatandaşının parası ödenene kadar da oradan ayrılmadı!





Borçlar nasıl ödenecek?



Borç batağında debelenen Osmanlı için borç veren devletler telaşlanır olmuştu. Osmanlı Maliyesi’ni kontrol edecek bir milletlerarası teşkilatın kurulmasını istediler. Bu konuda devlete baskı yapmaya başladılar. Nihayet 1863’de İngiliz-Fransız sermayesiyle “Bank-ı Osmani”yi kurdular. Bu bankanın varlığı ‘devlet içinde devlet’ gibiydi. Ancak bankanın kurulması da yabancıların alacaklarını tahsil konusunda fayda sağlamadı... Osmanlı; bırakınız borçları; onların faizlerini bile ödeyemiyordu! Devlet, dünya karşısında zor durumdaydı. Bunun üzerine 6 Ekim 1875 tarihinde bir kararname çıkardı. Bu öyle bir kararname idi ki; tam anlamıyla devletin aczini ifade ediyordu. Bu kararname ve ardı sıra gelenlerle devlet, tüm borçlarının faizlerini kimseye sormadan 5 yıllık bir süre için yarıya indirdi! Yine 5 yıllık süre içinde borçlarının yarısını nakit olarak yarısını da tahvil olarak ödeyeceğini ilan etti. “Ramazan Kararnameleri” diye anılan bu kararlarla kendisini bağlayan Osmanlı Devleti, kendi kararlarını uygulayamadı; yani, borçlarını yine ödeyemedi! Sonuç ne oldu? Sonuç bir mali bunalım! Altının fiyatı 235 kuruştan tam 900 kuruşa çıktı! Bankalar büyük zararlara uğradı. (yani bize ‘yaşatılan’ son iki mali krizde Dolar ve Banka oyunu gibi...) Yabancılar telaşlandılar. Haklıydılar. Öyle ya; Osmanlı, kendi vatandaşlarından aldığı paraları ödeyemiyordu. Bunun üzerine Osmanlı’ya çok çeşitli projeler sundular; Berlin Kongresi’nde ‘IMF’in Türkiye teftişi’ benzeri; milletlerarası bir mali kontrol komitesinin kurulmasını istediler. Sonunda 1879’da pul, ipek, tuz, içki, av resimlerinin gelirlerinin 10 yıl süreyle Galata Bankerleri’ne bırakılması kararlaştırıldı ve böylece “Rusumu Sitte” idaresi kuruldu... Bu kez, Avrupa devletleri daha da telaşlandı. Çünkü, sadece Galata Bankerlerini hedef alan bu ödeme biçiminden dışarıdakiler yararlanamıyordu. Avrupalılar tüm ‘kupon’ (alacak senedi) sahiplerinin yararlanmasını istiyordu. Bunun üzerine tüm borçluları hedef alan yeni bir kurul doğdu. Bu bildiğimiz “Düyunu Umumiye” idi.





Düyunu Umumiye!



Yıllarca pek çok örgüt denendi... Sonunda 1881’de Muharrem Kararnamesi ile “Düyunu Umumiye-i Osmaniye Varidatı Muhassasa İdaresi”, kısaca; Düyunu Umumiye İdaresi kuruldu! Bu idarenin yapacağı tahsilâta, av, tuz içki, pul resimleri yanına Kıbrıs, Doğu Rumeli, Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ yöresinin vergileri de eklendi... Bu idare, kurulmasıyla beraber devletin pek çok gelirinin kontrolünü eline aldı.



Devlet mali yönden kıpırdayamaz duruma düştü. Almanlar’dan medet umdu ve 1. Dünya Savaşı’na girdi. Fakat ‘medet’ felaket olarak geldi.



Ve Osmanlı çok geçmeden yıkıldı!



1. Dünya Savaşı’nın sonlarında Filistin Cephesi’nden mağlup olarak dönen Cemal Paşa’ya Haydarpaşa Garı’nda gazeteciler “Osmanlı bu savaşa niçin girdi?” diye sorduklarında Cemal Paşa’nın yanıtı çok kısa oldu: “Maaşları ödemek için!..” (F.R.Atay, Zeytindağı).

Evet... Osmanlı, bir anlamda ‘maliye’nin tetiklemesiyle yıkıldı...



Yıkıldı; ama Duyunu Umumiye İdaresi, kendi iradesiyle yıkılmadı! Bu ‘idare’, Osmanlı dağılınca, Osmanlı topraklarında kurulan devletlerden alacaklarını tahsil yoluna gitti. Atatürk Türkiye’si bu idareyi kaldırdı. Ancak, Osmanlı’dan hissesine düşen borçları, onurlu devlet olmanın gereği olarak; o yokluk yıllarında olağanüstü bir azimle ödedi. Son taksit ise, 25 Mayıs 1954 yılında kapatıldı... Atatürk zamanında, Düyunu Umumiye borçların ödemede, şimdi ‘zarar ediyor’ diye (sanki durduk yerde zarar ediyordu...) haraç mezat satılan KİT’ler, başrol oynadı.



“Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” öyle mi?



Öyle geçmiş zamanlar var ki; değil ‘hayalinin cihana değmesi’; insan, o günleri hayaline bile getirmek istemiyor!



Mevlüt Uluğtekin Yılmaz




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
borçlanmanın, Öyküsü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557