Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > Osmanlı Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 20:17   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
frasker Merzifon İsyanı

Nisan ayı ile birlikte Ermeni Soykırım iddiaları başta ABD olmak üzere bütün Batı Dünyasında yeniden alevlenecek ve Türk Dışişleri ve diğer ilgili görevlilerini yeniden rahatsız edici boyutlara ulaşabilecektir.

Bu arada ne yazık ki Ak Partisi liderlerinde ve bir kısım aydınlarımızda; Çağdaş Cumhuriyet düşmanlığı ne kadar derinleşirse Osmanlı Devleti hayranlığının da o kadar geliştiğini görmek insanı şaşırtıyor. Osmanlı anlayışı ve politikası ile günümüzde ellerinde o kadar pozitif belge varken Ermeni İddialarını bırakın durdurmak veya etkisiz bırakmak mümkün olamaz. Hele Radikal Dinci kesimin en çok değer verdiği ve zaman zaman bazılarının bir Veli mertebesine yücelttiği Sultan Abdülhamit politikası ile sorunu halledeceğini sanmak zannederiz ki büyük bir safdillik olacaktır.Bu konuda bir örnek olarak bu gün size Ermeni isyanlarından birini, Merzifon İsyanını anlatmaya çalışacağız. Osmanlı Devletinin içine sokulduğu acı durum belki günümüz Osmanlı ve Abdülhamit hayranları için yararlı bir ders olur.

Ayaklanma 1893 yılının 5 Ocak günü başlayacaktı. Merzifon, Amasya, Sivas, Yozgat, Kayseri ve Çorum'da kalabalık meydanların ve caddelerin duvarlarına asılan ilan, levha ve pankartlarla isyanın başladığı Ermeni halka duyurulacak ve büyük bir şiddetle Türklere karşı saldırıya geçilecekti. Ama iş böyle olmadı, hükümet her şeyi öğrenmişti. Beyannameleri duvarlara asmakla görevlendirilen otuz kişi işbaşında beyannameleri ile beraber bekçi, polis ve jandarma vasıtasıyla derhal yakalanıp tutuklandılar. Muhakeme edilmek üzere Ankara'ya yollandılar. Diğerlerinin de meselenin büyümesi endişesinde olan görevlilerin göz yumması sonucu kaçmalarına müsaade edildi.

Bu sırada ilanların basıldığı Merzifon'daki Amerikan misyoner okulunun bitişiğindeki binalardan biri de Hıristiyan âlemini harekete geçirmek maksadı ile Ermeni militanlar tarafından yakıldı. Osmanlı belgelerinde yanan evin hem Amerikan Mektebinde öğretmenlik, hemde Merzifon'da Hükümet Tabibliği yapan Osmanlı teb'ası bir Ermeninin malı ve inşa halinde olduğundan içinde bekçiden başka kimsenin bulunmadığı belirtilmektedir. Yangını gören bekçinin imdat istemeğe başlaması üzerine mektep personeli tarafından susturulduğu ve yangın tulumbası olduğu halde kullanılmadığı da tespit edilmiştir. Buna rağmen Batı kaynakları Merzifon'daki kız mektebinin yerle bir edildiğinden bahsetmektedirler. Kısacası, isyancıların propaganda için yangın çıkarmaları kendileri bakımından çok yararlı oldu. Bütün Avrupa'nın gözü muhakeme için tutuklanıp Ankara'ya getirilen suçluların (Avrupa kamuoyuna göre masumların) üzerine çevrildi.

Buna karşılık hükümet muhakemenin büyük bir doğrulukla yapılıp suçluların cezalandırılmasını istiyordu. Adaletin tam tecellisi için bir sürü yazışmalar oldu... İhtilâl beyannameleri Amerikalıların yönettiği Protestan mektebinde basıldığından mahkeme sırasında takip edilecek usul Amerikan sefaretine bildirildi. Aynı devletin Merzifon'da bulunan konsolosu mahkemede kendi şahitlerinin de dinlenmesini istedi. Zaten kapitülasyonlarda bu hakkı olduğu bildirilince bu sefer konsolos Osmanlı yetkililerinin Amerikan mektebini arayamayacağını ileri sürdü. Hâlbuki hükümet de ihtilâl beyannamelerinin okuldaki matbaa makinesinde basıldığını biliyordu. Anadolu'nun en modern baskı makinesi o mektepte bulunuyordu ve baskı tekniği gerçeği meydana çıkarılabilirdi. Sonunda konsolos İstanbul'a gitmek üzere yola çıktı. Samsun'a gelince, İstanbul'daki Amerikan sefirinden başkente gelmemesi için uyarılınca yollarda oyalandı. Maksadı, mektepteki suç delillerini yok etmek ve yanan bina olayının batıda daha fazla yayılması için zaman kazanmaktı. Komitecilerle birlikte hareket ettiği belli olan konsolos isteklerinde başarı sağladı. Nitekim Britanica'nın 1926'da yayınlanan on üçüncü baskısında Armenia başlıklı bölümde Merzifon ayaklanmasından bahsedilirken Merzifon'daki kız mektebinin tamamen yakılıp yerle bir edildiğinden ciddiyetle bahsedilmekte ve yazının sonuna da olay sırasında yayınlanmış eserlerden toplanmış bir bibliyografya verilmektedir.

Hıristiyan azınlıklar konusunda çok romantik olan batılıların duygularının hassas taraflarına dokunmak maksadıyla mektebin bütününün «kız mektebi» olarak tanıtılması komitecilerin amaçlarına uygundu. Bitişikte olan inşaat halindeki bir binanın yanmasının, bütün bir bölümünün yakılması şeklinde bütün dünyaya anında yayılması propaganda sisteminin gücü ve işleyişinin mükemmelliği hakkında bir fikir verebilir.

Konsolos olmadan Amerikan mektebini aramak ve davaya devam etmek imkânını kapitülasyonlar Osmanlı Devleti'nin elinden almış olduğundan, aramada ve muhakemenin görülmesinde hazır bulunması gereken konsolos'un davanın görüldüğü Ankara;'ya gitmemekte inat etmesi, dünyaya davayı kasten uzatan Türkler, masum Ermenileri muhakeme bile etmeden sorgusuz sualsiz zindanlarda çürütüyorlar biçiminde duyuruldu.

Avrupa basını meseleyi çok ciddiye aldı. Başta İngiltere Hükümeti olmak üzere Osmanlı Dışişlerine muhakemenin çabuklaştırılması için çeşitli baskılar yapıldı. Nihayet İstanbul'daki sefirden sıkı bir talimat alan konsolos mektebin aranmasında bulunmak üzere Merzifon'a geldi. Tabii dört ay geçtikten sonra yapılan aramada bir şey bulunamadı.

Ankara'da yapılacak olan muhakeme için bütün Avrupa parlamentoları aracılığı ile yapılan baskıları gösteren en önemli belgelerden biri, Dışişleri Bakanlığı'na Londra Elçiliği'nden gönderilen 28 Nisan 1893 tarihli yazıdır. Bu yazıya göre, isyan beyannamesini basan okulun öğretmenlerinden Türk tebaası Karabet Tomayan'ın karısının Ermeni sempatizanları ile birlikte bütün Avrupa başkentlerini dolaştığı bildiriliyor. Merzifon'da hastane yapmak bahanesiyle yardım topluyor ve Ermeni propagandası yapıyordu. Aynı yazıda bu kadının Mortan adlı bir albay'la birlikte Osmanlı sefaretine gelip sefirle (Müsürüs Paşa ile) görüştüğü ve kendisine Türkiye'deki ihtilâlci Ermenilere gereken yardımın yapılması hakkında İngiliz devlet adamlarından tavsiye mektubu getirdiği belirtiliyordu. (1) İngiltere parlamentosunda da Osmanlı İmparatorluğu'nun Ermenileri muhakeme etmesinin Berlin Kongresi'nin kurallarına uygun olup olmadığı tartışılıyordu. (2)

O sırada Trabzon ve Erzurum'daki İngiliz Konsolosları da Ankara'ya gelerek oradaki meslektaşları ile buluştu. Üçü valiye giderek ihtilâl beyannameleri bastığı iddia edilen Karabet Tomayan'ın bir isim benzerliği sonucu yanlışlıkla tutuklandığı ve asıl suçlunun aynı isimde başka birisi olduğu, hapisteki zavallı Tomayan'ın Avrupa'da bilhassa Almanya'da çok tanıdığı olduğu, Alman Hükümeti'nden başka İngiliz hükümetinin de zaten bu konuda teşebbüse geçmiş olduğu bildirildi. İngiliz konsoloslarının beyanları, karısının Londra'daki Osmanlı elçisine verdiği beyanatın aynısıydı. Londra suçluların serbest bırakılması için İstanbul'a baskısını arttırdı. İngilizlerle beraber Fransızlar da aynı konuda yani suçluların isim benzerliği dolayısıyla tutuklandığını belirterek serbest bırakılması için ricada bulundular. (3)

New York ve Filadelfiya'da karamsarlık o kadar fazla idi ki, ABD eski İstanbul Büyükelçisi'ni Hariciye Vekâleti'ne yollayarak bu işi daha fazla dallanıp budaklandırmadan muhakemenin bitirilmesini istediler. (4)

Almanlar, imparatorun yakınlarından ve Protestan Kilisesi'nin en nüfuzlu şahsiyetlerinden Rahip Hotmanı, Berlin'den Ankara'ya yollayarak suçlularla görüşmesini sağladı.

Diğer taraftan bütün korkutmalara ve tehditlere rağmen Osmanlı vatandaşı Ermeniler, hayatları bahasına şahit oldukları olayları anlatıyor ve komitecileri zor durumda bırakıyorlardı. Hükümet iki ateş arasında kalmıştı ya hakiki suçlamaları cezalandırarak Osmanlı kamuoyu ve Ermeni çoğunluğu tatmin edecek ya da Avrupa'yı memnun edecekti. Sonunda dış baskılara daha fazla dayanamayarak boyun eğdi. Suçlular serbest bırakılırken iki elebaşı padişahın emri ile yurt dışına çıkarıldı. Bu olay Anadolu'nun büyük bir kısmında (Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da) hükümet otoritesini iyice zayıflattı. İyice yüreklenen Ermeni örgütleri isyanları genele yayarken, o zamana kadar devlete bağlı Ermeniler de çaresiz yavaş yavaş isyancı tarafa doğru kaymaya başladılar.

Bu olay bize, asilerin takip ettikleri ve bundan sonraki hemen bütün olaylarda takip edeceği stratejiyi açıklamak için yeterlidir. Takip edilecek yol şudur:
1- Ermenilerin yoğun bulunduğu yerlerde örgütlenmeye gidilecek, silah, teçhizat eğitilmiş elemanlarla bu örgütler takviye edilecek,

2- Ermeni mahallelerinde müşterek ve bireysel savunmaya ağırlık verilecek, evler, kiliseler, okullar, mezarlıklar, gizli geçitlerle birbirine bağlanacak,

3- Saldırı timleri teşkil edilecek ve bu timlerle uygun görülen zaman ve yerde Türk resmi görevlileri hedef alınarak saldırıya geçilecek. Saldırı sırasında kanlı olaylar yaratılarak Türk resmi organları ve halk tahrik edilecek, halkın ve devletin polis ve zabıta örgütlerinin tepkilerinin, mümkünse yabancı temsilcilikler ve Misyoner örgütlerince izlenmesi sağlanacak,

4- Olayda suçlu görülenlerin, masum olduğu aaai savunulacak, konsolosluk veya dini kanallardan Avrupa ülke temsilcilerine «soykırım ve haksız muameleye» uğradıkları yolunda şikâyetler yapılacak,

5- Avrupa başkentlerinde, basın-yayın organlarının da desteği ile abartılı haberler yayılması ve Türk hükümetine, Berlin Antlaşması'nın 61nci maddesinde öngörülen düzenlemelerin neden yaptırılmadığının sorulması (siyasi baskı yapılması) sağlanacak.

6- Çoğu yurtdışından gelmiş, ailesi o bölgede bulunmayan örgüt elemanları için bölgede birkaç tane masum Müslüman'ın veya Ermeni'nin yok edilmesinin hiçbir önemi olmayacaktı. Dava büyüktü ve asıl olan, olay'ın Batı dünyasında çıkaracağı güçlü sesti. Bu nedenle Ermeni zayiatı ne kadar fazla olursa Avrupa ve Amerika kamuoyuna yansıması da o kadar güçlü olacaktı.

7- Tevkifler, mahkemeler önemli değildi. Her halükârda Hıristiyan Batı başkentlerinde yaratılan kamuoyu, nasıl olsa hükümetleri harekete geçirecek ve batılı müdahalelerden çok korkan, padişah, Avrupalı büyük güçleri mutlu etmek için suçlu bulunup idama da mahkûm edilseler bizzat padişah'ın emri ile serbest bırakılacaklardı.
Bu görüntü ortaya çıkınca bundan sonraki isyanların nasıl geliştiğini tahmin etmek hiçte zor olmayacaktır. Olayların bu şekilde gelişimi, Ermenileri sınırsız bir şımarıklığa doğru iterken Türk ve Müslümanları çok fazla rahatsız edecektir. Bu olaylarla Osmanlı Devleti'nin içine düşürüldüğü durum o dönemde acaba herhangi bir Avrupa ülkesine yapılabilir miydi? İsyanlar, resmi emniyet kuvvetleri ve halkın öldürülmesi. Suçluların bin bir zorlukla yakalanması, muhakeme edilmeden dış baskı ile serbest bırakılması. Böyle bir olay düşünülebilir mi? Artık Osmanlı Devleti kendi suçlusunu bile, kendi mahkemesinde şöyle «ağız tadıyla» yargılayamayacaktı.

Bundan sonraki isyanlar artı ve eksileriyle hep aynı sistemi uygulamaya başladılar ve dış güçlerin müdahaleleri ile pek fazla zayiat vermeden ama Türk ve Müslüman Halka her seferinde ağır kayıplar verdirerek davalarını yürüttüler.


Dr. M. Galip BAYSAN
DİPNOTLAR:
(1) Esat Uras: Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, s. 126-127, İstanbul-1987) (Barbara Jelavich, The Ottoman Empire, The Great Powers and The Straits Question P.IX).
(2) Aynı Eser, s.127 (Belge No. 9541, 615/1893).
(3) Belge No: 394, 22.4.1309.
(4) GültekinUral: Tarihin Işığında Ermeni Dosyası., s.128 ( Kamer Yayınları İstanbul-1998).




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
isyanı, merzifon, İsyanı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557