Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > Osmanlı Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 21:51   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
frasker Tarihimizde Kadın Teşkilatı- Bâcıyân-ı Rûm

Ortaçağ Anadolusu’nda Bir Kadın Teşkilâtı : Bâcıyân-ı Rûm
Dr. Selahattin DÖĞÜŞ
Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda Türk unsurla*rın ne türden fedakarlıklar yaptıkları ve nasıl insanüs*tü bir gayret sarfettikleri bu*günden bakılınca daha da netlik kazanıyor. Adeta ''kellele*rini koltuklarına alarak'' Anadolu'nun yeniden İslamlaşması ve Türkleşmesi için çaba sarfeden pek çok Teşkilâtın içinde biri var ki bir yönüyle benzerlerinden kesin olarak ayrılıyor: Bâcıyân-ı Rûm. Fatma Bacı isminde ve Hacı Bektaş-ı Ve*li hazretlerine yakınlığı ile bilinen tasav*vuf ehli bir kadının önderliğinde kurulan bu kadın Teşkilâtı özellikle İslamlaştır*ma çalışmalarına aktif olarak katılması ve asker Teşkilâtında kilit roller üstlen*mesiyle modem anlamda bir ''sivil inisiyatif örgütünün'' belki de en sağlam ör*neklerinden birini teşkil ediyor. Bâcıyân-*ı Rûm Anadolu'da faaliyet gösterirken o dönem Avrupa'sının kadınlarını engizis*yon mahkemelerinde susturmayı marifet zannetmesi de ayrıca şayan-ı dikkattir.
Türk tarihinde ilk kez Âşıkpaşazâde'nin XIII. yüzyıl Anado*lu'sunda varlığından bahsettiği Bâcıyân-*ı Rûm (Anadolu Bacıları) Teşkilâtı tari*himizin en ilginç konularından biridir. Âşıkpaşazâde Osmanlı Devleti'nin ku*ruluşunda rolleri olan dört taifeden bah*sederken “... ve hem de bu Rûm'da dört taife vardır: Kim misafirler içinde anılır biri Gaziyân-ı Rûm ve biri Abdalân-ı Rûm ve biri Bâcıyân-ı Rûm ve biri Ahiyân-ı Rûm...” şeklinde sıralamış üçüncü sırada Anadolu Bacıları Teşkilâtından bahsetmiştir. Müellif de*vamla “...imdi Hacı Bektaş bunların içinden Bâciyân-ı Rûm'u ihtiyar etti kim Hatun Ana'dır anı kız edindi...” diye kaydeder[1]. Âşıkpaşazâde bu Teşkilât ile ilgili kitabının sadece bir yerinde bahse*diyor fazla bilgi vermiyor.
Hacıyan-ı Rûm mu
Bâcıyân-ı Rûm mu?
Âşıkpaşazâde'nin haber verdiği bu zümre üzerinde ilk defa Alman müsteş*rik Fr. Taeschner durmuştur. Taeschner
o günün toplumunda kadınların bir Teşkilât kurmuş olabileceğini o kadar imkansız görmüştür ki bunun bir istin*sah hatası veya yanlış anlama sonucu or*taya atılmış olduğunu kabul etmiştir. Ona göre Hacıyân-ı Rûm (Anadolu Ha*cıları) veya Bahşiyân-ı Rûm (Anadolu sihirbazları veya ruhbanları) tabirleri bir yanlışlık sonucu Bacıyân-ı Rûm olarak yazılmıştı[2]. Ancak bunun böyle olmadı*ğı sonraki araştırmalarla anlaşılmıştır.
İlk defa F. Köprülü Osmanlı Devle*ti'nin kuruluşunda içtimai teşekküllerin rolünü incelerken Âşıkpaşazâde'nin ''Bâcıyân-ı Rûm'' diye adlandırdığı züm*re hakkında verdiği bilgileri Bektaşi riva*yetleri ve başka kaynaklarla da teyit ede*rek hakikaten Ortaçağ Anadolu'sunda kadınlar tarafından kurulmuş bir sosyal zümrenin varlığına dikkatleri çekmiştir[3]. Ancak F. Köprülü bu Teşkilâtın mahiye*ti ve çalışmaları hakkında bir bilgi ver*memiştir.
F. Köprülü'den 60 sene sonra Mikail Bayram Anadolu Bacıları Teşkilâtı hak*kında ilk çalışmayı yaparak bu kurulu*şun teessüsü mahiyeti çalışmaları ve sosyal fonksiyonları hakkında çeşitli bil*giler vermiştir[4]. M. Bayram'ın söz konusu Teşkilât hakkındaki eserinde dayan*dığı kaynaklar tartışılsa da şu ana kadar konuyla ilgilenen olmadığından tarihi*mizin muğlak kalmış bu hususu için önemli bir çalışma olduğu ortadadır.
TÜrkler'de kadın
Türk tarihine bakıldığına kadınların her dönemde içtimaî ve siyasi mevkileri açısından önemli bir konumda oldukla*rı görülmektedir. Hunlar Göktürkler Uygurlar ve Oğuzlar'da hükümdar eşle*ri de hakanlar gibi soylu bir boydan se*çilirlerdi. Kağanların yanında kendilerine daha sonra hatun ünvanı verilmek sure*tiyle her konuda söz sahihi idiler. İtibar*ları Türkler Müslüman olduktan sonra da devam etti. Karahanlılar Harzemşah*lar ve Selçuklular tarihi bunun misalleri ile doludur. Aralarında devlet siyasetine yön verenler devlet reisliği yapanlar ve naip olarak devleti idare eden hatunlar vardı. İbn Batuta'nın verdiği bilgiler Ö. L. Barkan'ın araştırmaları Danişmendnâme Dede Korkut ve Menakıbnâme gi*bi eserler Anadolu'da kadınların çok önemli siyasi askeri ve sosyal faaliyetler*de bulunduğuna dair öneklerle dolu*dur[5].
Hatun Ana ya da Kadıncık
Âşıkpaşazâde verdiği az bilgi içerisin*de Hacı Bektaş'ın Bacılara yakınlığından ve bunların ileri gelenlerinden olduğu anlaşılan Hatun Ana 'ya bağlılığından da söz etmektedir. Bu arada Hacı Bektaş'ın gizli ilim ve kerametlerini bu Hatun Ana'ya gösterdiğini nesi varsa ona ema*net ettiğini bildirmektedir. Hacı Bektaş'ın ölümünden sonra onun mezarını yaptır*dığını da yazan müellif '' ...Abdal Musa dirlerdi bir derviş vardı Hatun Ana'nın muhibbi idi ol zamanda şeyhlik ve mü*ridlik fariğlerdi Hatun Ana o1 azizin üzerine mezar itti geldi bu Abdal Musa bunun üzerinde bir nice gün sakin oldu Orhan Gazi devri geldi gazalar etti... " ifadesiyle Hatun Ana ile Abdal Musa ara*sındaki ilgiyi belirtmektedir[6].
Hacı Bektaş'ın menakıbnâme’sinde de bu Bacı'nın adı ''Fatma Bacı'' ''Fatma Ana'' ''Kadıncık Ana'' ''Kadıncık'' olarak sık sık geçmektedir. Vilayetnâme'de “Hünkar Hacı Bektaş Veli Rûm ülkesine yaklaşınca es-selamu aleykum Rûm 'daki erenler ve kardeşler diye selam verdi. Bu sırada Rûm ülkesinde 57 bin Rûm ereni sohbette meclisteydi. Hünkarın selam verdiği Fatma Bacı 'ya malum oldu Fatma Bacı ayağa kalkıp hünkarın
bulunduğu tarafa döndü elini göğsüne koydu üç kez aleykümüs-selam dedi ye*rine oturdu”[7] kaydı vardır.
Bu Fatma Bacı Âşıkpaşazâde'nin bah*settiği Hatun Ana olmalıdır ki Vilayetnâ*me'de daha sonra Sulucakaraöyük'te Hacı Bektaş'ın Kadıncık Ana'nın evinde yerleştiği ve her taraftan muhip müritleri gelip ıhtırılmaya başlandığı kaydedilir. Âşıkpaşazâde'de geçen Abdal Musa Ka*dıncık Ana'nın mürididir. Vilayetnâme bize Kadıncık'ı erenlerin anası olarak takdim eder. Gerek Âşıkpaşazâde Tarihi gerek Vilayetnâme her İkisinden çıkan sonuç adı geçen dönemde Fatma Ba*cı'nın liderliğinde kadınlardan oluşan bir sosyal teşekkülün varlığıdır. Hacı Bektaş ve Bektaşiler hakkındaki menkıbelerden XVI. yüzyılda Âlî’nin Künhü'l-Ahbâr ve Evliya Çelebi'nin Seyahatname’sinde bahsedilmesi Âşıkpaşazâde'nin Hacı Bektaş hakkında verdiği bilgilerin doğ*ruluğunu göstermektedir.
Ahiliğin devamı Mı bir tasavvuf halkası mı?
Mikail Bayram Vilayetname’ de adı ge*çen Fatma Bacı'nın Anadolu Bacıları Teşkilâtı'nın bilinen ilk lideri olduğunu öne sürerken bazı karinelerle tarihi olgu*ları da birleştirmiş görünmektedir. Tarih*çi özellikle Menâkıb-ı Şeyh Evbadudid*din Kirmanî'ye dayanarak Bacılar'ın Ahilerin kadınlar kolu olduğunu öne sürmekte Fatma Bacı'nın da Ahi Ev*ren'in eşi olduğunu iddia etmektedir[8]. Daha önce de O. Turan Bâcıyân-ı Rûm'un Ahilerle ilgili olabileceğini dü*şünmüşse de bunu destekleyecek bir şey belirtmemiştir. Ahilerin çok çeşitli fonksiyonları olan bir Teşkilat olduğu bugün artık bilinmektedir. Ancak Bacılar Teşkilâtı için bunu söylemek henüz er*ken gibi görünmektedir. Keza M. Bay*ram Bacılar'ın da Ahiler gibi aynı fonk*siyonları kadınlar arasında icra eden bir kuruluş olduğunu iddia etmesine rağ*men eserinin sonlarına doğru şunu da ifade etmiştir; “bir bakıma Bâcıyân-ı Rûm belki bir tarikatın kadın müritleri*nin meydana getirdiği bir cemaattir de*mek daha doğu olur inancındayız. Bu cemaatin haliyle kadın mürşitleri ve şeyhleri olacaktır işte Fatma Bacı (böyle) bir mürşit idi[9]” sözleri Teşkilâtın mahi*yeti hakkında kesin bir hükme varama*mış olduğunu göstermektedir.
Cengâverim pirim HacıBektaş
Anadolu Selçukluları zamanında orta*ya çıktığı anlaşılan Anadolu Bacıları'nın kesin olarak ne zaman ve kim tarafından kurulduğu tespit edilememiştir. O zama*nın sosyo-ekonomik kültürel ve siyasi şartlarının tabii bir sonucu olarak doğ*muş ve Anadolu Ahileri'nin sanki kadınlar koluymuş gibi bir görünüm de arz et*mektedir. Ahiler Uç bölgelere göç ettik*ten sonra Bacıların da bu bölgelerde yo*ğun faaliyetlerde bulunduklarını görmekteyiz. Niğdeli Kadı Ahmed de Niğde ve çevresinde Taptuklu Türkmen kadınlardan ve faaliyetlerinden bahsederken yine bu Bacıları kastetmiş olmalıdır[10]. Nihayet F. Köprülü Anadolu Bacıları’nın
sırası gelince müsellah ve cengaver olan bir kadınlar Teşkilâtı olduğunu katiyetle belirtmekte hatta Bektaşilerin piri Hacı Bektaş Veli'nin bunlarla münasebetini de teyit etmektedir.
A. Yaşar Ocak da Bektaşilerle ilgili ma*kalesinde Abdal Musa'dan bahsederken Fatma Bacı'nın Anadolu Bacıları Teşkilâtından olduğuna şüphe bulun*madığını belirtmektedir[11]. S. Divitçioğlu da Anadolu Bacıları'nı Anadolu Abdalla*rı (Horasan Erenleri) içerisinde incele*mektedir. Ona göre Anadolu Abdalları*nın piri Hacı Bektaş Veli Anadolu Bacı*ları'nın piri de Fatma Bacı'dır. “Anadolu Abdalları ile Anadolu Bacıları hetero*doks inançlar çerçevesinde kendilerini Tanrıya adamış baba derviş şeyh fakir ve hacı diye adlandırılan din adamla*rıyla onların erkek ya da kadın müritle*ridir” ifadesiyle de bunların Osmanlı Devleti'nin kuruluşu sırasında Anadolu Abdal1arı (Abdalân-ı Rûm) ile beraber di*ni işlevleri yöneten dini-tasavvufi bir zümre olduğunu öne sürmektedir[12].
İslamlaştırma etkisi
XIII. Yüzyıl Selçuklu Anadolu'sunun içinde bulunduğu buhranlı yıllar göz önüne alınırsa bu kuruluşun önemi da*ha da iyi anlaşılır. Kuruluş ve çalışma şekli ne olursa olsun öyle anlaşılıyor ki Bacılar Teşkilâtı toplum içinde boşluğu ve eksikliği duyulan bir konuda kadın*ların organizasyonu konusunda düşünü*lerek ortaya çıkmış bir Örgüttür. Şüphe*siz bu kuruluşta yer alan kadınlar taraftarlarını belli bir amaçla eğitime tabi tu*tuyor onların daha sağlam bir milli ve dinî bünyeye kavuşmalarını sağlıyordu. Eğitim ve propaganda faaliyetleri kimse*siz yoksul hasta ve yaşlı kadınlar ile sosyal ve ekonomik münasebetler kuru*larak gayri müslimlerin arasında yapılmışsa bunun bu kadınlarını arasında ihti*dalara sebep olmuş olacağını düşünmek gerekir. Kaynaklar bize bu tür münase*betlerin İslamlaştırmaya etkisini gösteren pek çok örnek sunmaktadır.
orta Asya'dan Anadolu'ya taşı*nan el sanatları
Bacıların içtimaî hayattaki faaliyet sa*hasından biri de örgütçülük dokumacılık ve el sanatlarındaki çalışmalarıdır. Gele*neksel Türk kadın el sanatlarının ne ka*dar çeşitli kaliteli ve yüksek değerde ol*duğu çok iyi bilinen bir husustur. Çadır*cılık keçecilik boyacılık halı ve kilimci*lik dokuma ve örgücülük nakışçılık ve çeşitli kumaşların imal edilmesi ve bun*lardan giysi yapılması bütün bu sanat kollan Türk kadınlarının meşgul olduk*ları iş alanları olmuş Asırlarca nesilden nesile nakledilmiştir. Bu zikrettiğimiz ko*nularda Türk zevk ve renk arılayışının Orta Asya’nın izlerini taşıdığı ve bu hu*susun Anadolu'da devam ettiği gerçeği yerli ve yabancı sanat tarihçileri tarafın*dan ifade edilmektedir. Dolayısıyla Ana*dolu Selçukluları Zamanında da bütün bu sanat kollarının mevcut olduğundan şüphe yoktur.
Ahilikte olduğu gibi Bacılar da sanatların gelenek halinde sürdürmüşlerdir. Bu geleneği Bacılar kendi aralarında bir şiar olarak devam ettirmişlerdi. Keza bütün bu faaliyetler bir sanat ve meslek dalı olarak Anadolu Bacıları’nın mabeyninde inkışaf etmiştir.
BaCılardan kalma akbörk
Âşıkpaşazâde Bektaşilerin; yeniçerile*rin başlarına giydikleri tacın (akbörk) Bektaşilerin olduğu konusundaki iddiayı ret etmekte sonra da bu akbörkün Or*han Gazi zamanında Bilecik'te ortaya çıktığını Bektaşilerin bu akbörkü giyme*lerinin sebebini bir Bektaşi şeyhi olan Abdal Musa 'nın yeniçerilerle savaşlara katıldığını ve yeniçerilerden bir akbörk alıp giydiğini Sonra vilayetine (Kırşehir) bu akbörkü ile dönüp “gazilerle birlikte savaşlara katıldım” diye övündüğünü yazmaktadır[13]. Âşıkpaşazâde Bektaşilerin Abdal Musa'ya bu börke ne ad veril*diğini sorduklarında o da “buna bükme elif tacı derler” dediğini de sözlerine ek*lemektedir.
Abdal Musa'nın Fatma Bacı'ya yakınlı*ğı bilinmektedir. Fatma Bacı'nın Bacılar Teşkilâtı'nın ilk kurulduğu yer olan Kay*seri'de Külahduzlar mahallesi’nde bu*lunduğu ve Bacılar'ın burada örgü ve dokumacılık yaptıkları nakledilmektedir[14]. Kayseri'deki bu mahallenin Moğol*lar tarafından yakılıp yıkılmasından son*ra Kırşehir'e giden Fatma Bacı’nın bura*da da aynı sanatı devam ettirmiş olacağı tabiidir. Dolayısıyla Abdal Musa'nın ba*şındaki akbörkün (bükme elif tacı) Bacı*lar'ın Kayseri ve Kırşehir'deki Külahduz*lar mahallesi’nde imal ettikleri külahlar*dan olduğu anlaşılmaktadır. Böylece Ye*niçerilerin börklerinin menşei aydınlan*mış oluyor. Bilindiği üzere Moğolların Orta Anadolu vilayetlerinde Türkmen ve Ahi topluluklarını takibata Uğratması ne*ticesinde Ahiler'in ve Türkmenler'in Uç bölgelerine doğru hareket etmelerine yol açmıştı. Şüphesiz Bacılar da onlar gi*bi Uç bölgelere gidip faaliyetlerine buralarda devam etmişlerdir.
Eflaki de uç Beyi Mehmed Bey'den bahsederken bu akbörkleri kastederek şimdi giyilen beyaz külahların bu Meh*med Beyin icadı olduğunu ileri sürmek*tedir [15]. Yine Eflaki'nin Muhammed-i Begi Uç hakkında verdiği bilgilerden bu zatın Kayseri’den Uç Bölgelere gitmiş o1*duğunu öğreniyoruz. Dolayısıyla Efla*ki'nin bu açıklaması da Yeniçerilerin giydikleri Akbörkün menşeinin Kayse*ri'ye dayandığını doğrulamaktadır.
Bu açıklamalardan sonra Bacılar'ın sa*dece külah değil diğer giyim eşyalarını da imal ettiklerini kabul etmek gerek*mektedir. Yeniçerilerin sadece akbörkle*rini değil diğer giysilerini de Bacıların imal ettiğine kesin gözüyle bakılabilir. Böylece Osmanlıların kuruluş dönemin*deki askeri kıyafetlerin (üniforma) bacı*ların eseri olduğu ortaya çıkmaktadır.
Ahilikte erkeklere ''eline-beline-diline sahip o1'' öğüdü verilirken Bâcıyân-ı Rûm Teşkilâtı da kadınlara “aşına-işine-eşine sahip ol” öğüdü verilmiştir. Böylece Osmanlı Anadolu'sunda aile temeline dayalı sağlam bir cemiyet hayatı oluşu*yordu.
İskÂn
Anadolu Bacıları iskân faaliyetlerinde de bulunarak bu amaçla Ahiler gibi çeşitli zaviyeler açmışlardı. Ö. L. Barkan Kolonizatör Türk Dervişlerinde Bâcıyân-ı Rûm mensubu kadınların da zaviye tesis ettiklerini ve bu suretle iskan vc kolonizasyon faaliyetlerine katıldıklarını belirtmiştir. Kanuni devrine ait Defterî Hakanî kayıt*larında 718 no.lu menteşe defterinde 63 74 32 81 no.lu belgeler “Kız Bacı” Sakarî Hatun” “Hacı Fatma Zaviyeleri” gibi hatun zaviye şeyhlerinden örnekler verilmektedir[16]. Müellif XV1 yüzyıla ait bu belgelerden adı geçen zaviyelerin faaliyetlerinin devam ettiğini gösterirken işte asıl XIII. Asırda Bâcıyân-ı Rûm mensuplarına ait bu zaviyelerin o zaman için ne kadar faal ve önenli bir fonksiyon ifa ettiğini ortaya koymak*tadır. Bu zaviyeler vasıtasıyla kadın Türk dervişleri ordularla birlikte hatta onlar*dan daha evvel fütuhata çıkmış ve karşı tarafı daha evvel manen fethetmiş bulunmaktadır. Keza Ö. L. Barkan. adı geçen makalesinde Osmanlı Dev*leti'nin kuruluşu sırasında bu zaviyelerin çok önemli misyon üstlenen müe*sseseler olduğunu vurgulamaktadır.
Şüphesiz Anadolu'nun İslamlaştırma ve Türkleştirme faaliyetlerinden bah*sederken Türkmenlerin kurmuş olduğu müesseselerin ve bu arda Bâcıyân-ı Rûm'un rolünü kaydetmek gerekmektedir[17]. Zira Anadolu'nun bir İslam coğ*rafyası karakterine bürünmesinde er*kekler kadar kadınlar da rol almışlar*dır..
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Âşıkpaşazâde Tarihi neşr. Ali Beğ İstanbul 1332 s. 222
[2] Fr. Taechner “Futuvva” Studien İslamica V. 294-291
[3] F. Köprülü Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu Başnur matbaası Ank. 1972 s. 160
[4] Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı Rûm(Anadolu Bacıları Teşkilatı)Konya 1994
[5] Türk Tarihinde kadınların önemli siyasi ve içtimai mevkileri için bkz. Selahattin DÖĞÜŞ Osmanlı Devletinin Doğuşunda Sosyal Kuruluşlar ( Basılmamış doktora tezi) Erciyes Ünv. Sosyal Bilimler Ens. Kayseri 1999 s. 280-285
[6] A.g.e. 205
[7] Vilayetnâme Menakıb-ı Hünkar Hacı Bektaş Veli Haz.A. GÖLPINARLI İst. 1990 s. 18
[8] Bkz. M. BAYRAM Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı RûmKonya 1994
[9] M. BAYRAM a.g.e. s. 56.
[10] El- Veledü’l Şefik s. Yp. 48b. 108a
[11] A.Y.Ocak. “'Bektaşilik” TDVİA. C.5 s. 373.
[12] S. DivirçioğIu Osmanlı Beyliği’nin Kuruluşu. Eren
yay. İstanbul 1999 S. 52.
[13] Âşıkpaşazâde Tarihi s. 238
[14] M. Bayram Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı Rûm s. 41
[15] A Eflaki. Ariflerin Menkıbeleri I. nşr. Tahsin Yazıcı Ank. 1961-62. s. 442.
[16] Ö.I.Barkan “İstila Devirlerinin Kolonizatör Türk Dervişleri ve Zaviyeler” VD sayı 2 1942 s. 302-303
[17] Osman Çetin “Anadolu’nun İslamlaştırmasında Kadınların Rolü” 3. Milli Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Semineri 20-22 Mayıs 1993 S.Ü. Konya




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bâcıyânı, kadın, rum, tarihimizde, teşkilatı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557