Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Kültür - Tarih > Osmanlı Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2013, 21:57   #1 (permalink)
Fasl-ı Kırmızı

DoLaNTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Mart 2013
Nerden: unrealden
(Mesajlar): 3.058
(Konular): 2015
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 315426
Aldığı Beğeni: 166
Beğendikleri: 22
Ruh Halim: Huzurlu
Takım :
frasker Donanma-yı Hümâyûn

Osmanlı deniz kuvvetleri. Medeniyet dünyâsına eski ve târihî hayâtiyetini veren Akdeniz’e hâkimiyet cihângirlik dâvâsının başlıca unsurlarından biriydi. Roma’nın bu denize hâkimiyeti onun cihângirlik vasıflarındandı. Bu sebeple onlar Akdeniz’e Mare Nostrum (Bizim deniz) diyorlardı. Şarkî Roma (Bizans) İmparatorluğu da İslâmiyetin zuhûruna kadar bu hâkimiyeti elinde tuttu. Görülen lüzum üzerine hazret-i Muâviye’den îtibâren Müslümanlar süratle denizciliğe başladılar. Az zamanda Akdeniz hâkimiyetini ele geçirdiler ve bir kısım kuzey sâhilleri müstesnâ bütün kıyılarına hâkim oldular. Müslümanların fetihleri ve medeniyetleri gibi Akdeniz’e hâkimiyetleri de o derece kuvvetli olmuş ve asırlarca sürmüştür.

Ancak 12 ve 13. yüzyıllarda vukûbulan Haçlı saldırıları donanma faaliyetlerinin uzun süre aksamasına sebeb oldu.

On üçüncü ve on dördüncü asırlarda Mısır-Suriye Türk Memlûkleri Akdeniz’in doğusunda ancak mevzî bir kudrette deniz kuvvetine sâhip bulunuyorlardı. Bununla berâber Türkler Anadolu’ya gelişlerinden bir müddet sonra denizlere hâkim olmanın lüzûmunu duydular. İlk teşebbüse İzmir’de küçük bir devlet kuran Çaka Bey tarafından girişildi. Çaka Bey büyük bir gayretle vücûda getirdiği donanmayla adaları zaptetti ve İstanbul muhâsarasına hazırlandı. İlk Türkiye Selçuklu Sultanı Süleymân Şahın ölümünden sonra İznik Türk beyleri de Marmara’da Bizans’a karşı bir donanma inşâsına başladılar. Fakat imparatorun deniz kuvvetleri bu tesisleri tahrib etti. Türkiye Selçukluları ancak 13. asır başlarında Akdeniz’de Antalya ve Alâiye Karadeniz’de ise Sinop ve Samsun limanlarında tersâne kurup donanmalar ortaya koydular. Daha sonra Karadeniz’de Sinop beyleri Adalar (Ege) Denizinde Aydınoğulları ve Karesioğulları Akdeniz’de Antalya beyleri denizcilikte bir hayli ilerlediler. Bilhassa Aydınoğulları deniz gazâ ve seferleriyle adaları ve sâhilleri hâkimiyetleri altına aldılar.

Osmanlı Devletinin ilk zamanlarında İzmit Gemlik taraflarının ve daha sonra Karesi ilinin elde edilmesi Osmanlıları tabiî olarak denizle alâkadar etti. Nitekim Karesi Beyliği gemilerinden de istifâde edilerek Rumeli’ye geçildikten sonra 1390 yılında Gelibolu’da ehemmiyetli bir tersâne vücûda getirildi. Bu ilk devirler Osmanlı denizciliğinin acemilik zamânı olup denizde pek kuvvetli ve mâhir olan Venediklilerle boy ölçüşebilecek kudrette değildi. Bununla berâber bâzı muvaffakiyetsizliklere rağmen günden güne tecrübeli bir Osmanlı denizciliği vücûda gelmekteydi. Çünkü İkinci Murad Hanın gösterdiği ihtimam netîcesinde Osmanlı donanması Trabzon-Rum İmparatorluğunu denizden tehdid edecek kadar kuvvetlenip deniz harekâtına alışmıştı. Fâtih Sultan Mehmed İstanbul’u aldıktan sonra burayı Akdeniz’den gelecek bir tehlikeye karşı muhâfaza için Çanakkale Boğazını tahkim etmekle berâber donanmaya da ehemmiyet verdi. Nitekim donanmanın desteğiyle İmroz Limni Taşoz Semendirek Midilli ve Eğriboz adaları fethedildi. Sakız ve Sisam vergiye bağlandı. Bilâhare Akdeniz’de korsanlık eden Türk leventleri reislerinden meşhur Kemâl Reisin Osmanlı Devleti hizmetine girmesi donanmaya yeni bir canlılık kattı. Akdeniz’deki deniz seferleri İspanya sâhillerine kadar uzadı. Sultan İkinci Bâyezîd döneminde gemicilik daha da gelişti. Antalya Vâlisi Şehzâde Korkut Akdeniz’de yelken açan Müslüman denizcilerin hâmisi oldu.

Yavuz Sultan Selim İslâm dünyâsına hâkim olunca Avrupa’nın fethine girişmek maksadıyle büyük bir gemi inşâ faaliyetine ve tersâneler yapılmasına başladı ve bir donanma kurmaya yöneldi. O tarihe kadar Osmanlıların asıl tersânesi olan Gelibolu’dan başka Haliç’te de mükemmel bir tersâne inşâ ettirdi. Eldeki yüz kadırgalık donanmayı kâfi görmeyerek gemileri çoğalttı. Yüz kadırga yirmi fosta yirmi bir barça üç büyük yelkenli ve altı perkendi olmak üzere mevcut miktara yüz elli gemi daha ilâve etti. Böylece o karadaki zaferlerine paralel olarak denizcilikte Akdeniz hâkimiyetini elde etmek yoluna gitti. Fakat bu büyük tasavvurlarını gerçekleştirmeye ömrü kifâyet etmedi.

Yavuz Sultan Selim’in bu niyeti oğlu Kânûnî Sultan Süleymân tarafından gerçekleştirildi. Kânûnî zamânında Akdeniz hâkimiyetinin elde edilmesinde başlangıçta Osmanlı Devletinin emrinde olmayan Barbaros Hayreddîn ve arkadaşlarının çok büyük rolü oldu. Kânûnî Sultan Süleymân Macaristan’da zaferler kazanırken onlar da aynı yılda yâni 1525’te Akdeniz’in kuzey sâhillerini vurup pekçok Hıristiyan gemilerini esir alıyorlardı. İmparator Şarlken’in Barbaros’a karşı gönderdiği Kaptan Andrea Doria mağlub oldu ve Septe Boğazını aşarak kaçtı. Türk denizcileri İspanyolların zulmüne uğrayan 70.000 Endülüs Müslümanını Kuzey Afrika sâhiline çıkardı. Bu büyük zafer üzerine Kânûnî Barbaros’u 1533’te İstanbul’a dâvet etti. Hayreddîn Paşa merâsimle karşılandığı huzûrda kendisini ve Cezâyir beyliğini pâdişâhın emrine verdiğini bildirdi. Kânûnî Sultan Süleymân da bu büyük denizciyi donanma umûm kumandanlığı ile berâber Cezâyir Beylerbeyliğine getirdi. Ayrıca tersâneyi yeni tesisât ve ilâvelerle genişletti.

Barbaros Hayreddîn Paşa Osmanlı Devleti hizmetine girdikten ve bir takım muvaffakiyetlerden sonra İspanyolların meşhur denizcisi Andrea Doria kumandasında bulunan büyük Haçlı donanmasını 27 Eylül 1538’de müstesnâ bir zaferle imhâ etti. Pâdişâh her tarafa fetihnâmeler göndererek şenlikler yapılmasını emretti. Osmanlı Devleti bu sûretle karadaki hâkimiyetine ilâveten deniz hâkimiyetini de tam elde etti (Bkz. Preveze Deniz Zaferi). Öte yandan Kânûnî Süveyş’te kurduğu donanma ile Kızıldeniz’i ve Arabistan sâhillerini emniyete aldı. Avrupalıları Hindistan sâhillerinden uzaklaştırdı. Hadım Süleymân Paşa kumandasında büyük toplarla donatılmış Süveyş donanması harekete geçerek Aden’i ve Arabistan sâhillerini kurtardıktan ve Portekizlileri mağlub ettikten sonra Gücerât sâhillerine kadar vardı ve Hind Denizindeki bu faâliyetler Pîrî Reis Murâd Reis ve Seydi Ali Reis dönemlerinde de devâm etti.

Osmanlı donanmasının en büyük âmiri önceleri kaptan veya kapudan paşa ve 16. yüzyıl başlarında da kapudan-ı deryâ veya kapdân-ı deryâ denilen deryâ beyi idi. Ancak eski kaptanlardan Kemâl Reis Pîrî Reis Murâd Reis Seydi Ali Reis Turgut Reis Sâlih Reis gibi meşhur denizcilerimize 16. asırda kaptan denilmeyip reis denilmiş daha sonraları kaptan tâbiri tamâmiyle yerleşmiştir.

Kaptan olan reisleri diğer reislerden ayırmak için hassa reisi denilirdi. On altıncı yüzyıldan sonra ise bir harp gemisini idâre edenlere reis ve bir filoya kumanda edenlere de kaptan denilmeye başlandı. 1682 senesinden îtibâren donanmanın kaptan paşadan sonra gelen büyük amirallerine sırasıyla; kapudâne patrona ve riyâle isimleri verilip diğer kalyon ve sâire süvârileri kaptan diye anılmaya başlandılar.

Donanmada kalyon kullanılmaya başlanmadan evvel kürek devrinde hassa kaptanları gemi azabları bölükbaşıları olan reislerden tâyin edilirlerdi. Her gemideki efrâd kaptanın emri altındaydı. Bunlar gemilerine fener takarlardı. Bu devirde kaptan olabilmek için cenkte düşman gemilerinden birini zaptetmek şarttı.

Osmanlı harp gemileri Gelibolu ve İstanbul tersânelerinden başka Karadeniz Marmara ve Akdeniz sâhillerindeki birçok iskele ve mevkilerde yapılırdı. Donanmaya olan ihtiyâç sebebiyle bu tersânelerde yapılacak gemilerin miktar ve nevileri hükûmet tarafından o mahallin kâdılarına bildirilir ve müddeti de tâyin olunurdu. Bunların inşâsı için îcâb eden malzeme ile mühendis ve ustalar ya mahallinden tâyin olunur veya gönderilirdi. On yedinci asrın ortalarına kadar her sene kırk kadırga yapmak kânundu. Ancak ihtiyaç hâlinde bu sayı daha da arttırılabilirdi. Nitekim İnebahtı mağlûbiyetinden sonra Osmanlı Devleti bir kış esnâsında yâni beş ay zarfında İstanbul ve Gelibolu tersâneleri de dâhil olmak üzere evvelkisinden daha muazzam ve bütün levâzımatıyla techiz edilmiş bir donanma yaptırmıştı. Sonraki târihlerde bu kânun terk edilmiş ve kalyon inşâsı ehemmiyet kazanmıştı.

Osmanlıların kullandıkları gemiler muâsırı olan denizci devletlerinki gibi kürekli-yelkenli ve yalnız yelkenli olmak üzere iki kısımdı. Kürekle yürüyen gemilere umûmî tâbirle çekdiri denilirdi. Çektirilerin en küçüğü karamürsel en büyüğü ise baştarda idi. Çektirilerin büyüklerinden olan kadırga yelken devrine yâni kalyonculuğun birinci safa geçtiği târihe kadar Osmanlı donanmasının esâsını teşkil ederdi. Ancak 18. asır başlarından îtibâren kadırgalar eski ehemmiyetlerini kaybetmiş ve tedrici sûrette vazîfelerini kalyonlara devretmeye başlamışlardı. Bunun için Üçüncü Ahmed devrinden başlayarak sayıları azaltılan kadırgalar Birinci Abdülhamîd devrinde sona erdi ve kadırga nevinden olarak yalnız kaptan paşa baştardası kaldı.

Osmanlı donanmasında hizmet eden azaplar leventler kürekçiler aylakçılar kalyoncular gabyarlar ve sudagabalar gibi muhtelif hizmet efrâdı vardı. On altıncı yüzyılda Türk korsan gemilerinde çalışan ve Akdeniz’de faaliyette bulunan güçlü kuvvetli denizcilere levend denilirdi Bu sebeple korsan Türklerden Osmanlı donanması hizmetine girmiş muhârip askere “levend” ismi verilmiştir. Dâimî bahriye sınıfından olan leventlerin muayyen maaşları vardı. Leventler gemilerde karakollukçuluk eder ve muhâfaza hizmetinde bulunurlardı.

Osmanlı donanması 16. yüzyıl boyunca 17. yüzyıl ortalarına kadar Karadeniz ile Akdeniz’in hâkimi olarak ihtişamlı bir şekilde denizlerde seyrediyordu. Ancak onu ileriye dönük işler yapmaya sevk edecek sebepler ve ihtiyâçlar yok gibiydi. Buna karşılık Karadeniz ve Akdeniz’deki ticâret ve gelirlerini kaybeden Avrupa ülkeleri açık denizlerden doğuya ulaşıp buraların zenginliklerinden faydalanma yollarını arayıp buldular ve Uzakdoğu ülkelerine birçok seyahatlerde bulundular. Bu seyâhatleri sırasında denizcilik sâhasında pekçok bilgi ve tecrübe kazandılar. Donanmalarını bu bilgi ve tecrübeleri ile geliştirip tamâmen kalyonlarla techiz ettiler ve denizcilik mektepleri açtılar. Bu durum denizlerdeki üstünlüğün Venedik’e geçmesine sebeb oldu. Ancak 17. yüzyılın sonlarına doğru Amcazâde ve Mezomorta Hüseyin paşaların kaptanlığı dönemlerinde adedi artırılan kalyonlar sâyesinde donanmada üstünlük tekrar ele geçirildi. Sakız Adası Venediklilerden geri alındı. Bu üstünlük 1770 senesindeki Çeşme mağlûbiyetine kadar 80 sene müddetle devâm etti. Bu târihte yakılan donanmamızda 5000 denizcimiz şehid düştü. Bunun üzerine 1773’te donanmaya personel yetiştirecek ve gemi yapacak ustalar ile mühendisler yetiştirmek üzere yerli ve yabancı hocaların ders verdiği Bahriye Mektebi açıldı.

Üçüncü Selim zamânında 1787-1792 Türk-Rus Harbinden sonra çekirdekten denizci olan Küçük Hüseyin Paşa kapdân-ı deryâ olunca Osmanlı donanmasının modernize edilmesinde önemli adımlar atıldı. Bu gelişmeler Sultan Abdülmecîd Han zamânında da devâm etti. Kuvvetli bir donanma gücüne sâhib olmadıkça savaşlarda netîce alınamayacağını bilen Sultan Abdülazîz Han Osmanlı bahriyesine husûsî bir alâka gösterdi. Bu zamanda donanma asrın teknik gelişmelerine göre techiz edilerek personel eğitimine ehemmiyet verildi ve tersanelerde buharlı gemiler yapıldı. Bu sâyede Osmanlı donanması İngiltere ve Fransa donanmalarından sonra dünyânın en kuvvetli donanması durumuna geldi.

Nitekim donanmanın bu gücü sâyesinde Osmanlı denizcileri İkinci Meşrûtiyet döneminde Türk-İtalyan Savaşında denizaşırı uzak bölgelere önemli ölçüde silah taşımıştır. Denizcilerimiz Balkan Harbinde bir yandan gemilerini onarıp öte yandan ordunun ikmâl nakliyâtını başarmışlar ve Birinci Dünyâ Harbinin dört yılında bitmez tükenmez bir enerji ile çalışmışlardır. Kurtuluş Savaşında da cephenin ihtiyâcı olan cephâneyi bulup taşımışlardır. Donanma bu faaliyetleri yürütürken tamâmen Sultan Abdülazîz zamânında ulaştığı muazzam gücünden istifâde etmiştir.




DoLaNTiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
donanmayı, hümâyun


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557