Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Olaylar Bölümü > Korkutucu Olaylar > Paranormal Deneyimler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Paranormal Deneyimler Paranormal Deneyimler hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümde bulunmaktadır.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03 Şubat 2013, 23:11   #1 (permalink)
~ Enica ~
Misafir Üye
~ Enica ~ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
(Mesajlar): n/a
(Konular):
Renkli Para :
Aldığı Beğeni:
Beğendikleri:
Ruh Halim:
tick Dünyevi Ruhlar ~

Astral Planlar
İpnoz deneklerim ruh dünyasına yükselişlerini "bulanık yarı şeffaf ışık katmanlarından yukarı çıkmak" şeklinde anlattıklarında, Doğu metinlerinde okuduğumuz astral planları hatırlarım. Doğu spiritüel felsefesinden gelen, aşağıdan yukarıya doğru tam olarak yedi varoluş planının o katı basamak basamak niteliğine hiç ilgi duymadığımı itiraf etmeliyim. Bunun nedeni danışanlarımın tüm bu planlara dair hiçbir kanıt görmedikleri gerçeğidir. Bir kodlama aracı olarak kavramları nitelendirmek insanın bir kusurudur. Ruh dünyası hakkındaki betimlemelerimde ben de herkes kadar bu uygulamadan dolayı hatalıyım. Belki de en iyisi belirli fikirlerin çağına ya da bize bunların doğru olduğunu kimin söylediğine bakmaksızın, bizim için spiritüel bir anlam ifade eden ilkeleri kabul edip geri kalanını reddetmektir.
Yeryüzünden Tanrı katına doğru belirli varoluş planlarının oluşturduğu katı bir formüle itirazımın nedeni, bu hallerin gereksiz engelleyiciler olmasıdır. Daha yüksek bir bilinç halinde olan deneklerimle yaptığım bütün araştırmalar bana ölüm durumunda bir giriş yoluyla yeryüzü çevresindeki bir astral plandan doğrudan ruh dünyasına gittiğimizi göstermektedir. Deneğimin genç bir ruh ya da oldukça ilerlemiş yaşlı bir ruh olması hiç fark etmiyor, hepsi de ölümden hemen sonra ruhları Yeryüzünün astral planının çevresindeki yoğun bir ışık atmosferinden geçtiklerini söylemektedir. Bu ışık üzerinde koyu gri benekler olmakla birlikte içinden geçilmez hiçbir siyah bölge yoktur. Birçoğu bir tünel etkisinden söz eder. Yeryüzünden gelen bütün ruhlar daha sonra hızla ruh dünyasının parlak ışığına doğru hareket eder. Bu çevresinde hiçbir bariyerin ya da kuşakların olmadığı tek bir eteral uzaydır.
Ruh dünyasının kendisinde, yeniden bedenlenen ruhun ulaşabileceği bütün uzaylar ya da' yerler benzerdir. Örneğin, Doğu düşüncesinin Akaşik Kayıt geleneği deneklerime diğer işlevsel alanlardan ayrılmış dördüncü bir nedensel/kozal planda olmak gibi görünmez. Deneğim bu kayıtlara diğer spiritüel yerlere bitişik gibi görünen sembolik kütüphanelerde saklanan Hayat Kitapları demektedir.
Yeniden bedenlenen ruhun spiritüel deneyiminin ötesinde, dolayısıyla araştırma alanımın dışında çok şey olduğunu kabul ediyorum. Belki de bütün bir kozmik planlar fikri aslında bariyerlerin engellediği hareketin aksine eteral farkındalık evrelerini kavramlaştırma yönünde bir girişimdir. Tarihsel olarak, "ölüler diyarı'nı (belli bazı değerli olmayan ruhlar için tasarlanmış bir yer) çevreleyen belirli plan tayinleri insanın düşünüş biçiminde daha yaygın olmuştur. Bunu 6. Bölümde daha ayrıntılı tartışacağım.
Deneklerim boyutlar arası seyahatten söz ederlerken, sanırım bu planlar boyunca ruhun hareketi olarak yorumlanabilecektir. "Plan" terimi, danışanım yeryüzüne gönderme yapmadığı sürece seviye, kenar, sınır ve bölüm sözcükleri gibi kullanılmamaktadır. İpnozdaki insanlar yeryüzünü çevreleyen astral plan içinde alternatif ya da birlikte var olan gerçekliklerin bizim fiziksel dünyamızın parçası olduğunu bildirmektedir. Görünüşe bakılırsa, bu gerçeklikler içinde, maddi olmayan varlıklar bizim fiziksel gerçekliğimizde bazı kişiler tarafından görülebilmektedir. Ruh dünyasından ruhlar tarafından eğitim ve dinlenme için kullanılan çok sayıda boyutlar arası küre olduğu da aktarılan bilgiler arasındadır.
Spiritüel sınırlar küme grupları arasındaki "cam gibi" bölümler kadar küçük ya da evrenler arasındaki kuşaklar kadar büyük olabilir. Bana bütün uzaysal kuşakların, ruhun geçişine ancak enerji dalgaları gereken frekansa ayarlanabildiğinde olanak tanıyan titreşimsel özelliklere sahip olduğu anlatılmıştır. Daha gelişmiş ruhlar bildiğimiz mutlak zamanın bu alanlarda sanki olmadığını söylemektedirler. Acaba Yerküre'nin fiziksel dünyası da pek çoğumuzun göremediği benzer niteliklere sahip midir? Aşağıdaki satırlar yaptığımız görüşmenin ardından yazan düşünceli bir danışanım tarafından yazılmıştır:
Sizinle çalışmak bizim gerçekliğimizin gökyüzü, dağlar ve denizlerden oluşan üç boyutlu bir ekranda imgeleri gösteren bir film projektörü gibi olduğunu fark etmemi sağladı. Kendi alternatif ışık frekansları ve uzay zaman dizileri olan ikinci bir projektör ilk projektörle senkronize edildiyse, her iki gerçeklik de aynı kuşak içinde maddi olan ve maddi olmayan varlıklarla birlikte aynı zamanda var olabilir demektir.
Trans halindeki bir insanın bu sistem hakkında anlattığı şeylerin bir geçerliliği varsa, eterik varlıklar yeryüzünü çevreleyen aynı astral plan içinde, aslında yeryüzünün kendisinde, farklı gerçekliklerde var olabilirler demektir. Yeryüzü çevresindeki titreşimsel enerji kuvvetleri sürekli bir akış halindedir. Bana öyle görünüyor ki bu manyetik alanların yoğunluğu değişirse, insana' göre olan zamanın yüzyılları üzerinde döngüsel değişimler de yaratabilecektir. Dolayısıyla herhangi bir yüzyilda yeryüzündeki ruhları görmeye oldukça açık olabiliriz. Belki de kadim insanın gerçekten de bizim modern dünyada gördüğümüzden daha fazlasını görebilmiştir.
Doğa Ruhları
Ulusal bir TV programında, bir kadın çiftliğinde elfleri gördüğünü anlatmıştı. ilk başta onları sadece işittiğini ve delirip delirmediği onusunda biraz kaygılandığını söylemişti. Onlara seslendiğinde bir rkaçı ortaya çıkmıştı. Onları sivri kulakları olan ve torba gibi sarkan pantolonlar giyen yaklaşık altmış santimetre boyunda varlıklar olarak tanımlıyordu. Elbette, onun bölgesindeki birçok kişi bu haber yayıldığında kadının deli olduğunu düşünmüştür. Kadının, miktar ve nitelik olarak komşu çiftliklerin üzüm üretimlerinin üzerine çıkması için toprağında ne kullanacağı hakkında o varlıklardan aldığı öğüt yöredeki insanların çoğunun çok geçmeden onu daha ciddiye almalarını sağlamıştı. Hikayesi basında yer alınca, beyin dalgaları test edilmek üzere çağrıldı. Testler sırasında duyuları uyarıldığında beyninin bazı bölümlerinde normalden çok daha yüksek bir enerji çıkışı olabildiği görüldü.
Benim de bu tür yeteneklere sahip olduğunu iddia eden bir danışanım olmuştu. Yaşlı bir ruhtu ve derin bir trans halinde şunları anlatmıştı: "Peri halkı bizim uygarlığımız gelişmeden çok önce buradaydı ve burayı hiç terk etmediler. Pek çoğumuz kadim zamanlarda olduğu gibi bugün onları görmüyoruz, çünkü öyle yaşlılar ki yoğunlukları çok hafif bir hale gelmiş durumda, bizim yeryüzü bedenlerimizin ise hala. ağır bir enerjisi var," Daha fazla soru yönelttiğimde, şunları eklemişti: "Bir kaya 1- Y'ye (yoğunluğa) sahiptir, bir ağaç 2-Y, bedenlerimiz ise 3-Y düzeyinde olabilir. Dolayısıyla, doğanın varlıkları 4- Y ve 6- Yarasında şeffaf bir göstergeye sahip oldukları için görünmez olabilirler,"
Bağında elfleri gören kadını düşündüğümde, zihnimde bir resim canlandı. Yeryüzüne X ışını görüşüyle bakabilseydik bu üst üste binmiş bir dizi şeffaf topografik tabakaya benzerdi. Bana göre bu titreşimsel enerji katlarının yoğunluğu değişir ve alternatif gerçeklikler gösterir. Doğuştan bir yeteneğe sahip olar belli insanlar bu tabakaların içini belki görebilirdi, ancak pek çoğumuz bunu yapamayız.
Folklorumuzun büyük bölümünün başka fiziksel ve zihinse alemlerde deneyimlere sahip olan ruhların anılarından kaynaklandığına da inanıyorum. Danışanlarımın hipnoz altındayken bu deneyimler hakkında söyledikleri şeyler bazı açılardan Yer yüzünün mitleri ve efsanelerine uymaktadır. Bu ruh çağrışımları hava, su ve ateş elementlerine bağlantıların yanı sıra ağaçlardaki ve bitkilerdeki ruhları da içermektedir. Folklor ve ruhların anıları sonraki bölümlerde daha fazla incelenecektir.
Hayaletler
Paranormal konusunda araştırma yapan birçok araştırmacı ha¤yaletler hakkında yazmıştır. Her ne kadar ruhlarla hayaletler olarak bazı deneyimler yaşamış olsam da, kendimi bu alanda usta olarak görmüyorum. Konuşmalarımda, bana sık sık iyi ruh rehberlerin bu varlıkların nasıl olup da kaybolmuş, mutsuz ve yalnız bir halde ortalıkta dolanmalarına izin verebildiklerini sorarlar.Hayaletlerle ilgili araştırmalara katkım yanlış kanı olduğunu düşündüğüm şeyleri gözden geçirmek ve bu olguyu yeryüzünde hayalet görenlerin perspektifi yerine hayaletlerin perspektifinden açıklamak olacaktır.
İpnoterapi uygulamamı hayatlar arasındaki hayatın incelenmesine adamaya başladığımda, önceki bir yaşamından sonra hatırı sayılır bir süre boyunca bir hayalet olmuş bir danışanın beni görmeye gelmesi yıllar almıştı. Geleneksel anlamda kısa süreli hayaletleri dikkate almıyorum. Örneğin okulda çıkan bir yangında çocukları kurtarırken genç yaşta ölen bir danışanım olmuştu. Bu öğretmen birkaç ay boyunca o kasabanın çevresinde kalmış, zamansız ölümü üzerine büyük üzüntü duyan diğer insanları ve çocukları bırakmamıştı. Nihayet onu ayrılmaya iten şeyin ne olduğunu sorduğumda, "Sonunda sıkıldım" demişti. Ruhların sadece küçük bir bölümünün, yeryüzünden ayrılmadan önce bu yeni bedensiz varlığın alışması için gereken normal zamanın ötesinde, hayalet olduğu sonucuna vardım. Yeryüzünde birçok hayalet tarafından ziyaret edildiğimize inanmıyorum.
Aşağıdaki vakalar, bitirilmemiş işlerimiz yeryüzünün astral planından ayrılmak istemeyeceğimiz kadar kuvvetliyse, rehberlerimizin ruh dünyasına geçmek için bizi zorlamadıklarını ya da mecbur etmediklerini gösterecektir. Özellikle de ruhun aşırı hoşgörülü bir rehberi varsa, bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Bazı rehberlerin çok daha kısıtlayıcı bir yaklaşımları vardır. Bu durumda da rehberlerimiz genellikle sıfır' zemininde ölüm anında yanı başımızda kişisel görünümler almazlar.
Pek çok ruh için ölümden hemen sonraki çekilme duyumu yumuşak bir duyumdur ve ancak biz yeryüzünün astral planını terk ederken daha yoğun bir hale gelir. Yüksek varlıkların bizim ölümümüzün anında farkına vardıkları konusunda hiçbir kuşku yoktur. Bununla birlikte ölen kişinin isteklerine saygı duyulur. Zamanın ruh dünyasında hiçbir anlam ifade etmediğini aklınızda tutun. Bedensiz varlıkların doğrusal bir zaman kavramları yoktur, bu yüzden de günler, aylar ya da yıllar boyunca geride kalmak bedenli varlıklar için taşıdığı anlamı taşımaz. Bir İngiliz şatosunda dört yüz yıldır dolanan ve en sonunda ruh dünyasına geri dönen bir hayalet için bu, ruh zamanına göre kırk gün, hatta kırk saate karşılık gelebilir.
Bazı insanlar, hayaletlerin ölü oldukları ya da içinde bulundukları durumdan nasıl kurtulacaklarını bilmeyen varlıklar oldukları şeklinde bir yanlış kanıya sahiptir. Evet, bir anlamda hayaletler bir kapana yakalanmıştır, ancak bu maddi bir engelden çok zihinsel bir engeldir. Ruhlar, sınırlanmış bir astral planda kaybolmazlar ve yeryüzündeki yaşamın dışına bir geçiş yapmış olduklarını bilirler. Hayaletlerin yaşadığı karışıklık, bırakıp gidemedikleri yerler, insanlar ve olaylara gösterdikleri obsesif bağlılıktan kaynaklanır. Bu yer değiştirme hareketleri istemlidir, ama Kurtarıcı Üstatlar denen özel rehberler, karışıklık yaşadığı bilinen ruhların yükselmeye hazır olduklarına dair işaretleri sürekli olarak gözlerler. Ölüm deneyimimiz konusunda bile kendi geleceğimizi saptama hakkına sahibiz. Spiritüel rehberler verilen kötü kararları da kabul edip saygı duyacaklardır.
Gözlemlediklerimden çıkardığım kadarıyla, hayaletler kendilerini dünyevi kirliliklerden kurtarma konusunda sıkıntı yaşayan daha az olgun ruhlardır. Bu özellikle, arafta kalma süreleri Dünya zamanına göre uzun dönemlere yayılıyorsa geçerlidir. Geride kalma nedenleri her varlığa göre değişiklik gösterir. Ha¤yat, ana yoldan sapmanın neden olduğu beklenmedik bir tarzda bitmiş olabilir ve bu ruhlar, kendi özgür iradelerinin bir şekilde engellendiğini düşünebilirler. Genellikle ölümleriyle ilgili korkunç bir travma söz konusu olmuştur. Belki de kendileri için önem taşıyan bir kişiyi tehlikeden korumaya çalışmak istiyorlardır.
1994 yılında, Sierra Nevada Dağlarındaki evime yakın bir yolda, gece araba kullanan genç bir kadın dik bir toprak setten yuvarlanıp ölmüştü. Kazayı kimse görmemişti ve üç yaşındaki oğlunun yaşama sıkıca sarıldığı beş gün boyunca da tepenin yirmi metre aşağısındaki araba enkazını hiç kimse fark etmemişti. Yoldan geçen bir sürücünün otoyolda enkazın tam üstünde bir hayalet gördüğünü söylemesiyle bu kaza halkın dikkatini çekmişti. Bu, ölen kadın için dikkat etmenin dramatik bir yoluydu ve işe yaramıştı, bu sayede çocuğu yaşamının ancak kurtarılabileceği bir zamanda bulunmuştu.
Karışıklık ya da rahatsızlık yaşayan ruhların kendi planlanmış karmik yönlerinde ani bir değişiklik yapmalarının altındaki nedenin, bu ruhların beklenmedik sonlar yaşamalarının yanı sıra haksızlığa uğradıklarını düşünmeleri olduğunu buldum. En yaygın hayalet vakaları, başka bir kişi tarafından bilerek ya da yanlışlıkla öldürülen ruhlarla ilgili gibi görünmektedir. Bir sonraki vakam da tipik bir hayalet hikayesi olarak. başlıyor, ama sonrasında bu sorunların hayalet için yapıcı bir şekilde nasıl çözülebildiğini gösteriyor.
Terk Edilmiş Ruh
Belinda, karşı konulmaz bir üzüntü duyması nedeniyle o anki yaşam deneyimi temelinde bazı şeyleri kavrayamadığı için beni görmeye gelmişti. Kabul görüşmem sırasında onun kırk yedi yaşında olduğunu ve hiç evlenmediğini öğrenmiştim. Yaklaşık yirmi yıl önce Stuart adında bir adamla yaşadığı kavgalı bir ayrılıktan sonra Doğu Sahili'nden California'ya taşınmıştı. Belinda Stuart'ı seviyordu, ama yaşamını değiştirme ve yeni bir kariyer yapmak için Batı'ya gitme kararı alarak ilişkisini bitirmişti. Stuart'tan kendisiyle birlikte gelmesini istemiş, ama adam işini ve ailesini bırakmak istememişti. Stuart, Belinda'ya evlenmeleri ve büyüdükleri o yerde kalmaları için yalvarmış, ama Belinda kabul etmemişti. Belinda bana Stuart'ın ayrılmalarıyla perişan olduğunu, ama peşinden de gelmediğini anlatmıştı. Sonunda da Stuart başkasıyla evlenmişti.
Birkaç yıl sonra, Burt ile tanıştığını ve bir süreliğine yoğun ve tutkulu bir ilişki yaşadıklarını, ama sonunda Burt'ün başka bir kadın için kendisini terk ettiğini anlattı. Açıklanamayan üzüntüsünün kaynağının bu olup olmadığını sorduğumda hayır yanıtını vermişti; o dönemde incindiğini ancak Burt ile evlenmemesinin iyi bir şey olduğunu söylemişti. İlişkilerini düşündüğünde Burt'ün sadakatsiz yapısının dışında aslında yaradılış olarak da birbirlerine uymadıklarını fark etmişti. Bu garip terk edilme ve kayıp duygularını yaşamaya erkeklerle ilişkilerinden çok önce başlamış olduğunu da eklemişti.
- Vaka 14-
Ruh dünyasına girmeden önce deneklerimi en yakın geçmiş yaşamına götürmek adetimdir. Bu hipnoz tekniği bir ölüm sahnesini takiben daha doğal bir zihinsel geçişe olanak tanır. Belinda' dan önceki yaşamı hakkındaki tartışmamızı açmak için kritik bir sahte seçmesini istedim. 1897 yılında, İngiltere' de Bath yakınlarındaki büyük bir çiftlikte yaşayan Elizabeth adında genç bir kadın olduğunu söyledi. Elizabeth elinde malikanelerinin ön girişi boyunca peşinden sürüklendiği kocası Stanley'nin paltosu, dizlerinin üzerinde oturuyordu. Beş yıl süren bir evliliğin ardından Stanleyonu terk ediyordu.
Dr. N: O anda Stanley sana ne söylüyor?D: (hıçkırmaya başlıyor) "Bunun için uzgünüm, ama Dünya'nın geri kalanını görmek için bu çiftliğin dışına çıkmam gerek." diyor.
Dr. N: Buna nasıl tepki veriyorsun Elizabeth?
D: Yalvarıyorum ... Stanley'e beni bırakmamasın!. .. onu çok sevdiğimi ve burada kalmasını, mutlu olmasını sağlamak için daha sıkı çalışacağımı söyleyerek yalvarıyorum. Kollarını, sıkıca tuttuğum paltosuyla kapıya giden koridorda sürüklenmekten ağrıyor.
Dr. N: Kocan ne diyor?
D: (hala ağlıyor) Stanley, "Bu aslında seninle ilgili bir şey . değil, ben sadece buradan çok sıkıldım. Geri döneceğim" diyor.
Dr. N: Ne dernek istediğini düşünüyorsun?
D: Onun bir parçasının bir şekilde beni sevdiğini biliyorum, ama bu yaşamdan ve çocukluğundan beri bildiği her şeyden kaçma ihtiyacı çok kuvvetli. (bu ifadeden sonra deneğimin bedeni kontrol dışı bir şekilde titremeye başlıyor)Dr. N: (biraz sakinleştirdikten sonra) Bana şu anda ne olduğunu anlat Elizabeth.
D: Her şey bitmek üzere. Onu artık tutamıyorum ... kollarım yeterince güçlü değil... çok acıyor. (denek kollarını ovuşturuyor) Hizmetçilerin önünde yere yuvarlanıyorum, ama umurumda değil. Stanley atına biniyor ve ben çaresizlik içinde arkasından bakarken uzaklaşıyor.
Dr. N: Onu bir daha görüyor musun?
D: Hayır, sadece Afrika'ya gittiğini biliyorum.Dr. N: Geçimini nasıl sağlıyorsun Elizabeth?
D: Bana malikaneyi bıraktı, ama pek başarılı idare edemiyorum. Çalışanların çoğunun gitmesine izin verdim. Zamanla neredeyse hiç hayvanımız kalmıyor ve ben güç bela geçiniyorum, ama çiftliği bırakamam. Onun en sonunda bana geri dönme kararı vermesini beklemek zorundayım.Dr. N: Elizabeth, şimdi senden yaşamının son gününe gitmeni istiyorum. Bana yılı ve o anki koşulları söyler misin?D: Yıl 1919 (denek elli iki yaşında) ve ben gripten ölüyorum. Son birkaç haftada pek mücadele edemedim, çünkü ancak varlığımı sürdürebilmiştim. Yalnızlığım ve kederim ... çiftliği ayakta tutmak için yaptığım mücadele ... kalbim kırık.
Şimdi Elizabeth'i ölüm sahnesinden geçiriyor ve olayları gün ışığına çıkarmayı deniyorum. Bunun yararı olmuyor, çünkü çiftliğe bağlı kalıyor. Çok geçmeden bu nispeten genç ruhun bir hayalet olmak üzere olduğunu keşfediyorum.
Dr. N: Niçin yeryüzünün astral planından ayrılmaya direniyorsun?

D: Gitmeyeceğim ... henüz buradan ayrılamam.Dr. N:. Niye?
D: Çiftlikte Stanley'i biraz daha beklemem gerek.
Dr. N: Ama zaten yirmi iki yıldır bekliyorsun ve o geri dönmedi.
D: Evet, biliyorum. Ama kendimi götüremiyorum.Dr. N: Peki ne yapıyorsun?
D: Bir ruh olarak dolanıyorum.
Elizabeth'e çiftliğin çevresindeki hayaletsi görünümünü ve davranışlarını anlatıyorum. Yeryüzündeki yerini saptayacak şekilde dikkatini Stanley'nin enerji titreşimleri üzerine çevirmiyor; deneyimli bir ruhun yapacağı şey budur. Daha başka sorular yöneltiyorum ve Elizabeth'in. malikaneyi alabilecek müşteriler korkutabilirse, malikanenin ailede kalacağını düşündüğünü anlıyorum. Aslında, burası için hiçbir yeni talip çıkmıyor, çünkü bölgedeki herkes burasının tekinsiz olduğunu biliyor. Elizabeti terk edilmişliğine ağlayarak, malikanenin çevresinde nasıl uçtuğunu anlatıyor.Dr. N: Dünya zamanıyla Stanley'i ne kadar süredir bekliyorsun?
D: Dört yıl.
Dr. N: Bu senin için uzun bir süre gibi değil mi? Ne yapıyorsun?
D: Değil... birkaç hafta. Ağlıyorum ... ve üzüntümden inliyorum. Bu konuda bir şey yapamıyorum. Bunun insanları korkuttuğunu biliyorum, özellikle de bir şeyleri devirdiğim zaman.
Dr. N: Niçin sana hiçbir zararı dokunmamış insanları korkutmak istiyorsun?
D: Bana yapılmış olanlardan dolayı duyduğum öfkeyi göstermek için.
Dr. N: Lütfen bana bütün bunların nasıl sona erdiğini anIatır mısın?
.
D: Ben ... çağrılıyorum.
Dr. N: Yani bu üzücü durumdan kurtulmak için davet edildin.
D: (uzun bir duraklama) Şey .... aslında değil... öyle gibi ... ama o hazır olduğumu biliyor. Gelip bana "Bunun yeterli olduğunu düşünmüyor musun?" diyor.
Dr. N: Sana bunu kim söylüyor ve sonrasında ne oluyor?D: Bana bunu söyleyen Kayıp Ruhların Kurtarıcısı, ben de onunla yeryüzünden biraz daha uzaklaşıyorum ve beklerken konuşuyoruz.
Dr. N: Bir dakika, bu senin ruhsal rehberin mi?
D: (ilk kez gülümseyerek) Hayır, rehberimi bekliyoruz. Bu Doni. O, benim gibi ruhları kurtarır. Onun işi bu.
Dr. N: Doni neye benziyor ve sana ne söylüyor?
D: (gülerek) ° küçük bir gnom gibi görünüyor. Bu ışığın bir yüzü ve kocaman bir silindir şapkası var. Benimle konuşurken sakalları sallanıyor. Bana daha kalmak istersem kala bileceğimi söylüyor .... ama sonra eve dönmek ve Stanley'yi orada beklemek daha güzel olmaz mı diyor. Çok komik, beni çok güldürüyor, ama çok nazik ve çok bilge. Beni elimden tutuyor ve birlikte daha fazla konuşacağımız güzel bir yere gidiyoruz.
Dr. N: Bana bu yeri ve daha sonra ne olduğunu anlat.
D: Hımm, burası benim gibi acı çeken ruhlar için bir yer, çiçekli güzel bir çayırlığa benziyor. Doni bana neşeli olmamı söylüyor, enerjime sevgi ve mutluluk aşılıyor, zihnimi arındırıyor. Çiçeklerin arasında yeniden bir çocuk gibi oynamama izin veriyor ve bana kendisi güneşte dinlenirken kelebekleri kovalamamı söylüyor.
Dr. N: Bu harika gôrünüyor. Tüm bunlar ne kadar sürüyor?
D: (sorumu geçiştirir gibi) Ben ne kadar istersem!
Dr. N: Bu süre boyunca Doni seninle Stanley ve bir hayalet olarak davranışların hakkında konuşuyor mu?
D: (hoşlanmayarak tepki veriyor) O kesinlikle bunu yapmaz! Kurtarıcı Tishin (deneğin rehberi) değildir. Bu sorular daha sonra sorulacak. Bu benim dinlenme zamanım. Doni'nin yaşlı yüzü tamamen iyilik ve sevgiyle dolu, o asla azarlamaz. Beni sadece oynamaya teşvik ediyor. Onun işi zihnimi temizlememe yardım ederek ruhumu tekrar sağlıklı hale getirmek.
Elizabeth'in enerjisi yeniden canlandırıldıktan sonra, Doni ona Tishin'in yanına kadar eşlik ediyor ve onu öperek veda ediyor. Daha sonra, ruh dünyasına geri dönen herhangi biri için normal bir oryantasyonda olduğu gibi başlangıç değerlendirmeleri başlıyor. Elizabeth-Belinda ile bu görüşmeyi yapabildim, oldukça eğitici bir görüşmeydi. Başlangıçta, terk edilmiş bir eş olarak hayatının boşa harcandığını söylemişti. Elbette, Elizabeth yaşamının büyük bölümünü değişimi kabul etmeksizin ya da gerekli ayarlamaları yapmaksızın acı çekerek geçirmişti.
( Ruhların Kaderi - Michael Newton )





  Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
dünyevi, ruhlar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557