Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Olaylar Bölümü > Korkutucu Olaylar > Paranormal Varlıklar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Paranormal Varlıklar Paranormal Varlıklar hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümde bulunmaktadır.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04 Şubat 2013, 16:49   #1 (permalink)
~ Enica ~
Misafir Üye
~ Enica ~ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
(Mesajlar): n/a
(Konular):
Renkli Para :
Aldığı Beğeni:
Beğendikleri:
Ruh Halim:
Thumbs up Simurg ~

Mitolojinin varlıksal hakikatleri aktarma konusunda kullanılabilecek en yetkin anlatım biçimi olduğu söylenir...Elmas, onu cam sanan bir insan için nasıl camdan fazlası olmayacaksa; mitler de onlara masal gözüyle bakanlar için tarih boyunca masaldan fazlası olmamışlardır...Barındırdıkları anlamları sembolik ve masalımsı yapıları içerisinde saklamaları, onların her nesle aktarılmasını ve kesintisiz devamını sağlayan neredeyse alternatifsiz bir araç olagelmiştir. Bu durumda her şuur onu kendi anlayışına göre yorumlar ve ulaşabildiği derinlikte zevk ederken; zamanı geldiğinde açılmak üzere içinde bulundurduğu anlamın tohum halinde kaldığı ve uygun anlayış toprağına ulaştığında filizlenebileceği söylenir.

"Mitolojiyi anlayabilmek için öncelikle bilimi, sanatı, felsefeyi ve dini anlayabilmek gerekir."


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 749x1067 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın




Simurg Efsanesi:

1;Kuşlar diyarında yaşam tüm canlılığı ve hareketliliğiyle devam etmektedir. İnançları gereği kabilenin tüm üyeleri, hayatın dinamik değişimlerinin doğurduğu farklı durumlara göre, başları sıkıştığında tüm kuşların Efendi'si olan ve zor duruma düşen kuşlara her zaman yardım ettiği söylenen Simurg'a dua etmektedirler. Ancak gel zaman git zaman aralarından bazıları Simurg'un neden yardım çağrılarına cevap vermediğini ve kendilerine görünmediğini sorgulamaya başlarlar. Zamanla bu tartışma halk arasında yayılır ve bir süre sonra Simurg'un varlığının sorgulanmasına dönüşür. Aralarından kimileri bu şüphelerini açıkça itiraf ederken, kimileri yardımın gelmemesini kendi eksikliklerine bağlarlar. Tam da bu hararetli tartışmalar sürerken, uzak bir ülkeden gelen cinsini kestiremedikleri bir kuştan aldıkları haberle büyük bir heyecana kapılırlar. Habere göre uzaklarda bir sürü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuştur!..


Bunun üzerine sayıları oldukça yüksek olan kuş kabilesi toplanmaya ve konuyu aralarında görüşmeye karar verirler. Simurg'un var olduğunu işaret eden ancak kendilerine neden yardım etmediğini açıklamaya yetmeyen bu bilgi onları, bu durumdan kurtulmanın tek yolunun, uzun ve zorlu bir yolculukla varılabileceği rivayet edilen Kaf Dağı'nda yaşayan Simurg'u bulmak olduğu konusunda ikna eder. O güne kadar böyle bir yolculuğa çıkanlar olmuş ancak geri dönen olmamıştır. Bu nedenle kuş toplumu, sessizliği ve konulara bilgece yaklaşımlarıyla onlara her an yardımcı olan haberci kuşa yolculuğun nasıl olması gerektiği konusunda danışma ve hazırlıklara başlama kararı alır. Bilge kuş daha evvel bahsedilen bölgeleri tanıdığını ve topluluğa kılavuzluk edebileceğini söyler. Yoldaki riskler nedeniyle, oluşturulacak olan büyük bir grubun bilge kuşun önderliğinde, diğer adı Zümrüd-ü Anka Kuşu olan Simurg'u bulmak için Kaf Dağı'na gönderilmesine karar verilir...

Tüm kabile arasından bu uzun ve zorlu yolculuk için yeterince istekli ve gerekli vasıflara sahip kuşlardan oluşan büyük bir grup oluşturulur. Kuşlar sevdiklerine veda eder ve yola koyulurlar...

Uzun yolculukları esnasında kuşlar aralarında konuşmakta ve bilgilerini paylaşmaktadırlar. Paylaştıkları her bilgiyle birlikte merakları ve şaşkınlıkları daha fazla artmakta, bu benzersiz ve gizemli kuşu bulma arzuları dizginlenemez bir hal almaktadır...

Simurg'un her canlıdan bir iz taşıdığı söylenmektedir... Ve tüylerinde her rengin barındığı... Kanatları altın ve kırmızı karışımı, vücudunun ve başının ise mor renkte olduğu... En garip söylentilerden biri yüzünün insana benzediğidir! Kuş gibi olmayan bir kuştur Simurg! Benzersizliği nedeniyle tektir. Ve hakkındaki tüm efsanelerin en can alıcı noktası, anlamı üzerinde tarih boyunca belki de en fazla kafa yorulmuş olan benzersiz eylemidir : Ömrünün bir aşamasına geldiğinde, yaşadığı yer (evi) olan "Bilgi Ağacı"yla birlikte kendini ateşe vererek, kül olana kadar yanmakta ve ardından o küllerin içinden tekrar doğmaktadır! Bu nedenle Simurg; ölümsüzdür...

Tüm bu efsanevi özelliklerinin yanında canlılara en zor anlarda yardım ettiği ve kendine en fazla ihtiyaç duyulduğu zamanlarda ortaya çıkarak varlığını gösterdiği söylenmektedir... Her zaman yanlız olan bu kuşun kendinden yardım isteyenlere asla "hayır" cevabı vermediği rivayet edilmektedir... Varlığı, yanında bulunana tarifi mümkün olmayan bir mutluluk, sükunet ve huzur vermektedir... Simurg ortaya çıktığında, onu görebilme şansına erişenlerin bir daha asla eskisi gibi olmadıkları da rivayetler arasındadır... Simurg, dünyaların yıkılışları ve tekrar tekrar yapılışlarına şahit olmuştur. Bu nedenle bilgeliği akılların ötesindedir... Onun yer ile gök arasında birliği sağlayacağı söylenmektedir... Uçuşa kalktığında, bilgi ağacının yapraklarının titremesi nedeniyle dökülen tohumların dünyanın her yanına dağıldığı, gelmiş geçmiş her bitki çeşidinin kök salmasını sağladığı ve bu bitkilerin insanoğlunun hastalıklarını tedavi ettiği gibi bazı rivayetleri anlamlandırmaya çalışmak ise konuşanların akıllarını zorlamaktadır adeta...


Tüm halkların kendilerine has farklı şekillerde ondan söz etmesi de son derece gizemlidir... Bu derece bilinen ve bu derece gözlerden ırak bir kuştur Zümrüd-ü Anka... Her yerde var olduğu halde, hiçbir yerde bulunamayan bir kuş...

Yolculuk başlayalı uzun zaman olmuştur... Her gün farklı diyarların üzerinden uçan, daha evvel tatmadıkları deneyimler yaşayan ve yeni şeyler öğrenen sürü, günlerin nasıl aktığını belirli bir süre anlamamıştır adeta... Kuşlar Simurg hakkında bildikleri efsaneleri tartışarak yollarına devam ederken, bahsedilen zorlu vadilere de yaklaştıklarını bilmeleri, onların gittikçe daha fazla sessizleşmesine yol açmıştır. Efsanelerde duyulan yerlere gitmenin onlarda meydana getirdiği düşünceli sessizlik, aynı zamanda günlük hayatlarında düşünmedikleri şeyleri de düşünmelerine zemin hazırlamıştır. Konakladıkları ve mola verdikleri yerlerde Simurg'un kahramanlara nasıl yardım ettiğini, onunla birlikte aşılamaz denen dağları geçerek çok uzak diyarlara gittiklerini anlatmakta ve kahramanların orada kendileri için paha biçilmez hazinelere ulaştıklarından bahsetmektedirler. Her kuş toplumunun bu hazinelerle ilgili farklı varsayımları vardır...

En ürpertici rivayetlerden biri de, Kaf Dağı'nın normal bir kuş için bulunamaz olmasıdır! Nice zorluklar aşsa dahi arayanlar, Simurg'un sadece kendini bulmaya hazır olanlara görüneceği söylenmektedir! Ona çabayla dahi ulaşılamamakta ancak ulaşanlar da ancak çabalayanlar arasından çıkabilmektedir... Bir rivayete göre Simurg, kendisini bulana ya ölümsüzlüğü, ya da aradığı en değerli hazineyi vermektedir...

O, kuşların göklerdeki hükümdarıdır ve her şeyi bilmektedir... Yolun sonuna gelmeyi başarabilenler O'nu Kaf Dağı'nda, Bilgi Ağacı adı verilen ağacın dallarında bulacaklardır... Ancak Kaf Dağı'nın eteklerinin dahi bulutların üstünde olması, yolculuğun zorluğu hakkında daha net bir fikir vermektedir...

Tüm bu rivayetlerle geçen uzun yolculuk içerisinde, zamanla birçok kuş yolculuktan çeşitli gerekçelerle vazgeçmeye başlar... Yolculukları boyunca her an yanındakilere yol gösteren ve onları devam etmeye teşvik eden bilge kuş olmasa, belki de yolculuk henüz dağın eteklerine dahi ulaşamadan son bulacaktır... Oldukça fazla kuşun yolculuğu bırakmasından sonra geriye kalanlar en sonunda Kaf Dağı'nın eteklerine ve aynı zamanda efsanelerde geçen meşhur vadilerin başlangıcına ulaşırlar... Ve tıpkı bahsedildiği üzere en büyük zorluklar yolculuğun bu aşamasından itibaren başlar...

Bu tip vadilerden uçmak gibi bir deneyimi daha evvel hiç yaşamamış olan kuşlardan bazıları hızla rahatsızlanır, tedirgin olur ve geri dönme kararı alırlar... Kimileri bir süre dinlenmek üzere o anda üzerinde uçtuğu vadiye doğru alçalarak sürüden ayrılırlar, belki de bir daha onları hiç yakalayamayacaklarını bilmeden... Kimileri o vadilerde gördükleri benzersiz güzelliklere dalarak yollarını kaybederler... Mazeretler gittikçe artar... İlerledikçe, çoğu içlerinde tarifi mümkün olmayan bir özlem hissederler geride bıraktıklarına... Yurtlarını, halklarını, o tanıdık ve bildik dünyalarını özlemişlerdir! Zaten bu zorlu yolun sonu da meçhuldür... Kitleler halinde gruptan ayrılmalar başlar... Bu sonu gelmeyecek gibi görünen yolu kimileri öfke ve kavgacılıkları nedeniyle terk eder, kimi kuşlar ise yol arkadaşlarının onlardan ayrıldığını görerek kararlılıklarını yitirirler... Kartalların çoğu kibirlerinden dolayı ayrılır sürüden. Krallıklarını özlemiş ve haşmetlerinin gittikçe silindiği bu yolculuktan sıkılmışlardır... Artık şarkı söyleyerek ilgi toplayamayan birçok bülbül ve renkli güzelliği ile dikkat çekemeyen birçok papağan da bıraktıkları yaşamlarına dönmek üzere sürüden ayrılır...

İşin garip yanı, onları dağın eteklerine kadar getiren bilge kuşun yolculuğu bırakmak isteyenleri bu aşamadan sonra geri çevirme gibi bir çaba göstermediğine şahit olmalarıdır! Bu durumu kendisine sorduklarında net bir cevap alamazlar... Simurg'un tüyünün bulunduğunu ve onun gerçekten var olduğunu hep ondan öğrenmişlerdir! Yolculuğa inanılmaz bir şekilde önderlik etmiş ancak kendini adeta belli etmemiştir... Tüm bunları düşündüklerinde açıklayamadıkları boşluklar nedeniyle bu işin nereye varacağı hakkında detaylı konuşmak istediklerini iletirler... O ise bu aşamadan sonra sarfedilecek sözlerin, yolun sonunda kendi yaşayacakları deneyim yanında anlamsız olacağını söyleyerek onları cevapsız bırakır...

Sırasıyla istek, aşk, marifet ve istiğna vadilerini geçerler; az kalmalarına rağmen sayıları daha da azalarak... Vahdet Vadisi inanılmaz bir vadidir... Birçoğu burada kalmak, başka hiçbir yere gitmemek ister... Ardından Hayret Vadisi'nde gördükleri karşısında donup kalırlar... Sonsuza kadar o vadiyi seyretmekten daha güzel ne olabilir ki? Ne yerleri, ne yurtları akıllarına gelmemektedir artık! Hayret halinde kalan nice kuşu geride bırakan küçük grup, tamamen idrakleri ve hayal güçleri dışında olan Yokluk Vadisi'ne ulaşırlar... Bu vadiden bahsetmek dahi çelişki doğuracak, varlık alanına ait olacaktır... Tarihte bu vadi hakkında "bahsedilen her ne varsa, o değildir" denmektedir... Doğası gereği hakkında hiç konuşulamayan ve sonsuza kadar da konuşulamayacak olan Yokluk Vadisi... Ona ulaşanlar dışında tüm varlıklar için sonsuza kadar bir sır olarak kalacak bu vadi Kaf Dağı'nın son vadisi ve Simurg'un yuvasına açılan kapıdır...

Sonunda, geriye kalan azınlık tüm efsanelerin bağlandığı o "En Kutsal Yer"e varırlar. Önlerinde tüm heybetiyle Bilgi Ağacı durmaktadır... Hepsi huşu içindedirler... Tüm zerrelerine kadar kutsalla dolu bu mekana gelmek için hatırlayamadıkları kadar uzun bir yolculuk yapmışlar ve topluluklarının neredeyse tamamını yolda bırakmışlardır... Sadece bir avuç kuş olarak oraya varmak hayal gibidir! Mutlak bir sessizliğin içinde ağır ağır Bilgi Ağacı'na doğru ilerlerler... Bilgi ağacının üzerinde otuz tane tablet vardır... Hiç bir ses çıkmaz gruptan... Neredeyse fiziksel olarak dokunulabilecek bir sessizlik içerisinde herbiri, kendine yakın tabletin bulunduğu dala usulca yerleşir ve okumaya başlar...

"Yuvanıza hoş geldiniz" yazmaktadır tabletin başında. İçlerindeki duygu fiziksel bedenlerini zorlamaya başlamıştır. Öyle beklenmedik, öyle akıl almaz birşeyi idrak etmeye başlamışlardır ki, bedenleri bu idrakin yoğunluğuyla titremeye başlar... Yazı şöyle devam etmektedir :

"Burası Si (otuz) – murg (kuş)'un evidir..."

Bu esrimenin şiddetiyle o ana kadar inandıkları, oldukları, zannettikleri herşey ve tüm kimlikleri, idrak ettikleri Hakikat karşısında yanmaya ve yok olmaya başlar! Aynı anda dallarında oturdukları Bilgi Ağacı'da alev alır! Varoluşlarının açığa çıkan sırrı tüm varlıklarını Bilgi Ağacı'yla birlikte yakmaya başlamıştır! Mit; tıpkı sonsuzluktan beri gerçekleştiği ve sonsuza kadar gerçekleşmeye devam edeceği gibi gerçekleşmektedir! Herbiri birbiriyle tıpatıp aynı renkte küllere dönüşene kadar yanarlar... Ve sonunda, geriye yanacak hiçbirşey kalmadığında, o küllerin içinden doğar Zümrüd-ü Anka...

Ve Simurg; kendini idrak eder...


Efsane gerçekleşmiş, yolculuk yapan otuz kuş Yokluk Vadisi'nde gözden kaybolmuşlardır... Simurg'u bulmayı başaran tüm kuşlar gibi, onlar da bir daha asla Yokluk Vadisi'nden geri dönemeyeceklerdir...

Otuz arayıcı kuş artık yoktur... Arayan Aranan'da yok olmuş; aşık ve maşuk yoklukta birleşmiştir... Yokluk Vadisi'nden uzaklaşırken her birinin bedeni kendilerine has renklere bürünerek, gökküşağının ahengi içinde farklılaşan renkler gibi, farklılaşmaya başlarlar Birlik içinde ... Ancak yansıttıkları artık Simurg'un renkleridir... Ve gözlerin sahibi değişmiştir...

Çokluğun ahenginde; Birlik...
Varlığın içinde; Yokluk...
Yokluğun rahminde; Varlık...

Kuşlar yurduna doğru uçmaya başlarlar... Uzun uçuşları sırasında daha evvel yolculuktan vazgeçen arkadaşlarını görürler... Karar kıldıkları vadileri anlatarak çevrelerine büyük kalabalıklar toplayan kuşları... Zamanla kendileri de iyice inanmaya başlamışlardır anlattıklarına... Yaşadıklarının mutlak Hakikat olduğuna... Çevrelerine topladıkları büyük kalabalıklara Simurg Efsanesi'ni ve varoluşun sırlarını coşkuyla anlatırlarken, üzerlerinden sessiz sedasız geçen otuz kuşu fark edemeyeceklerdir... Şans eseri gözleri onları yakalayanlar ise, geldikleri köye dönen otuz sıradan kuştan başkasını göremeyeceklerdir gökyüzünde... Hiçbir fiziksel ayırdedici farklılığa, ize, nişana ve belirtiye sahip olmayan otuz görünmez kuş...

Kuşlar yurduna vardıklarında halkları onları coşkuyla karşılarken, bir zamanlar yolcu ettikleri otuz kuşu karşıladıklarını sanırlar... Bir zamanlar yolcu ettiklerini sandıkları otuz kuşa sarılırlar... Aileleri, arkadaşları ve halkları belki de asla bilemeyeceklerdir içlerinde ikamet edeni... Sadece onlara belirli bir nazarla bakabilenler fark edebilecektir kalıbın ardındaki farklılığı; diğerleri onlara heyecanla sorarlarken Simurg'un var olup olmadığını... Ve tüm o efsanelerin...

Soranlara Simurg'un herşeyden daha gerçek olduğunu söyleyeceklerdir...
Neden yardıma gelmediğini ve kendilerine görünmediğini sorduklarında meraklı kalabalık bu garip halli dostlarına; O'nu görmek için yeterince uğraşan herkese görüneceği cevabını alacaklardır...

"Nasıl yeterince?" sorusuna aldıkları cevabı ise uzun zaman düşünmek zorunda kalacaklardır : "Kendinden vazgeçecek kadar..."

Bir yandan O'nun yakınlığını, öte yandan ise O'nun uzaklığını nasıl anlatabileceklerdir kalabalığa? Sonunda, yapabilecekleri yegane şeyi yapmaya ve halklarına yolculuklarını sembolik bir hikaye ile anlatmaya karar vereceklerdir... Ve halkları bu hikayeye aşık olacaktır...

Hikayeler yerine Simurg'a aşık olanlara ise, yanan ateşin karşısında şu sözleri aktaracaklardır :

"Simurg'u bir ölümlü asla göremez... O'nu sadece Kendisi görebilir..."

2;
Çarpacak yer bulamadığından sonsuz boşlukta yankılandı kaynağı mekansız kelimeler...
Başta bildikleri dinleyene ulaşamadıkları gibi...
Arkalarında da söyleyeni bulamadılar...

3;
Ateş yanmazken duyulmayanlar, ateş yanarken duyuldu...
Ateş yanarken duyulanlar, ateş söndüğünde dirildi...
Dirilince anladı, orada oturmuyor...
Ve Doğuran aslında; bir çocuk doğurmuyor...

4;
Yananlar küle döndükten sonra; sessizlik...
Öteki kalmadığında...
Sessizlik...





  Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
simurg


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557