Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık > Psikoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Psikoloji Psikoloji hakkındaki tüm bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14 Ağustos 2011, 01:23   #1 (permalink)
Zamansız..


Đeѕtinα. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11 Ağustos 2011
Nerden: *Şeker Kutusu ~
(Mesajlar): 7.875
(Konular): 1160
Renkli Para : 437176
Aldığı Beğeni: 1051
Beğendikleri: 1249
Ruh Halim: none
Standart Hayatın Pin Kodu

HAYATIN PİN KODU


Hayatımızın bir aşamasında, hepimizin içinde arzu ettiğimiz ve hak ettiğimiz hayatın kalitesiyle ilgili bir vizyon mutlaka belirmiştir. Ama çoğumuz için bu rüyalar gündelik koşuşturmanın ve kaygıların arasında öyle sislenmiştir ki; artık onlara ulaşabilmek için çaba göstermeyi bile kesmişizdir. Pek çok insan için, rüya artık silinmiştir ve onunla birlikte kendi kaderimizi biçimlendirme irademiz de yok olmuştur.

Yüz binlerin önüne geçmeniz için size bir pin kodu. İçinizdeki ceza evinden kurtulun. “Ben ceza evinde yaşamıyorum” dediğinizi duyar gibiyim. O halde size birkaç soru sormak istiyorum. Bir an durup düşünün;

Ben neredeyim ve tam şu an ne yapıyorum?
Ne düşünüyorum?
Hangi olaya, hangi tepkileri veriyorum?
Kime nasıl davranıyorum?
Kimlerden hoşlanıyorum, kimlerden nefret ediyorum?
Neleri yapmaktan mutlu oluyorum, nelerden nefret ediyorum?
Mutlu muyum, yoksa mutluluğumu oynuyorum?
Dürüst müyüm, yoksa dürüstlüğü mü oynuyorum?

Hayatın en önemli nedenlerinden biri, yaptığımız şeyleri neden yaptığımızı öğrenmektir. Unutmamamız gereken bir şey var: Hayat vicdandır. Eminim yukarıdaki soruların bir kısmının cevabını hiç düşünmediniz. Zaten düşünmenize de gerek yok. Çünkü davranışlarımızın büyük çoğunluğu, alışkanlık haline geliyor. Bu alışkanlıkları ise bilinçaltı depolayıp yönetiyor. Diğer bir değişle olaylara karşı verdiğimiz tepkiler; bilinçli olarak değil, bilinçaltımızdan gelen sinyaller neticesinde gerçekleşiyor. Bu durumda robottan bir farkımız kalmıyor. (Kişisel Gelişim Uzmanı Hakan Bozkurt'a teşekkürler.)

Bu kısır döngüden kurtulmak için farkındalık ile yaşamalıyız. Yaşam kalitenizin artması için, farkındalık seviyenizin en üst düzeyde olması gerekiyor. Yaşadığınız her anın farkına varmak önceleri imkansız gibi görünse de, bunu sürekli yapmaya çalışırsanız; başarılı olacaksınız.

İnsanoğlunun davranışları sürekli tekrarlandığında, bilinçaltına kaydediliyor. Bunu bir örnekle açıklayalım İlk defa araba kullandığımızda vites, direksiyon, ayna derken arabayı stop ettiririz. Sonra tekrar kontak, tekrar gaz, fren pedalları vs. Ama bunu sürekli yaptığımızda artık arabayı biz değil bilinçaltımız kullanmaya başlar. Her şey otomatikleşir. Ayaklarınız gaz ve fren pedallarına kendiliğinden gider. Bu anlattığım olay tüm hayatımız için geçerlidir.

Bir olay karşısında gösterdiğimiz davranış, bilinçaltımıza kaydedilir. Aynı olay tekrarlandığında siz düşünmeden bilinçaltı devreye girer ve daha önce kaydettiği tepkiyi gösterir. Böylece karşımıza çıkan olay ile gösterdiğimiz davranış arasında bir otoban kurulur. Buna patern deniyor. Bu davranış ve tepkiler de alışkanlık olur. Alışkanlık ise bizim yaşam tarzımız olur. Hayatınızın kontrolünü kendi elinize alın! Esas olarak, eğer hayatlarımızı kendimiz yönetmek istiyorsak, sürekli eylemlerimizin kontrolünü elimize almak zorundayız.
Geçmişteki şartlanmamızın, bu günümüzü ve yarınımızı kontrol etmesine izin vermek zorunda değiliz.

Hayattan gerçek anlamda zevk almak için, mutluluğu alışkanlık haline getirmeliyiz, farkındalık kavramını alışkanlık haline getirmeliyiz.

İnsanların bir kısmı güven ve inançla doludur. Her alanda başarılı olmayı hedeflerler, risk alırlar, inisiyatif kullanırlar. Bu tip insanlar başarılı olmak için doğmuştur. Diğer bir kısmı ise, korku, endişe ve kuşku ile doludur. Hayatın her alanında çekingen ve alıngan davranırlar. Böyle insanların başarılı olmaları da çok zordur, pek fazla ilerleyemezler. Bunun sebebi nedir?

Hayatınızın ilk günlerinden itibaren size aşılanan inanç ve eğilimlerin hala sizinle olduğunu ve hayatınızı yönlendirip etkileme gücüne sahip olduğunu öğrendiğinizde şaşırabilirsiniz. Hepimizin çocukluktan gelen ve uzun süre önce unuttuğumuz inanç ve fikirleri vardır. Bunlar bilinçaltına ait karanlık odanın derinliklerinde saklıdır. Bunu bilmek neden düşüncelerimizi sağlıklı bir biçimde değerlendirme zamanının geldiğini gösterecektir. Geçmişte, hayatınızda hangi düşünceler hakimse, bu gününüzde öyle şekillenmiştir. Acıyla da yoğrulmuş olabilirsiniz, mutlulukla da. Önemli olan ne düşündüğünüzdür. Dünkü düşüncelerimiz, bu günümüzü tasarlıyor.

Bir an düşünün. On yıl önce neredeydiniz? Nasıl biriydiniz? Arkadaşlarınız kimdi? Umutlarınız, rüyalarınız neydi? Biri size "On yıl sonra nerede olacaksın?" diye sorsa ne derdiniz onlara? O sırada ön gördüğünüz yere vardınız mı? On yıl ne çabuk geçebiliyor değil mi?

Daha da önemlisi belki de kendimize şu soruları sormamız gerekebilir. Ömrümün bundan sonraki on yılını nasıl yaşayacağım? İstediğim yarını yaşayabilmek için, bu gün nasıl yaşamalıyım? Bundan böyle neyi temsil edeceğim? Nihai kaderimi biçimlendirmek için ben bu gün hangi adımları atmalıyım? Benim için bir sonraki doğru adım ne?

Farklı eylemler farklı sonuçlar getirir. Neden? Çünkü her eylem harekete geçirilmiş bir sebeptir, onun etkisi daha önceki etkilere katılır ve bizi belli bir yöne doğru iletir. Her yön bir nihai hedefe gitmektedir - ve işte o bizim kaderimizdir. (A.Robbins - Sınırsız Güç)

Yaşamın mükemmelliğini tüm hücrelerinizde hissedin ve bu büyük düzeni tasarlayan Yaratıcıya minnet duygusu besleyin. Düşünün, şükredin.

Ülkemizde insanlar, kendine biçilen rolü oynuyor. İnsanların çoğu bitirdiği okuldan, bölümünden, yaptığı işten, mesleğinden memnun değil. Her sabah uyan işe git, çalış, eve gel, yemek ye, televizyon izle ve uyu. Ertesi gün aynı şeyleri bir daha tekrarla. Bize böyle yaşamayı kim öğretti. Yoksa bu tarzına biz mi şartlandık? Genlerimizde bu mu yazılı? Hayat bizim için bunlardan mı ibaret? Yoksa hayal mi kuramıyoruz? Hayal kurmak düşünmek, düşünmek istemek, istemek çalışmaktır, fırsat kollamaktır ve elde etmektir.

Kişi, kendinin en iyi hali olmaya çalışmalıdır. Bir firmayı, bir toplumu, bir ülkeyi yada dünyayı değiştirmek, kendinizi değiştirmekle ilgili o basit adımı atmakla başlar. O halde; kendimden ne bekliyorum?
Dünya gelirinin %80’i, nüfusun %20’sine dağılmış durumda. Gelirin %20’lik payı ise kalan insanların %80’ine dağılıyor. İnanın bana; tüm gelir 6 milyar insana eşit dağılsaydı, bir süre sonra zengin yine zengin, fakir yine fakir olurdu. Çünkü insanlar alışkanlıklarından ve kalıplaşmış düşüncelerinden vazgeçemiyor. Çünkü insanlar bilinçaltının gücünün farkında değil. Her birimizin genlerinde binlerce yılın bilgeliği var. Evrensel ortak bire zihni kullanıyoruz. İnsanlık ailesinde nesilden nesile aktarılan bilgiler, deneyimler var. Düşünün, hissedin ve isteyin. Evren herkese adil davranıyor.

Çekim yasası, hayatınızı daha güzel geçirmenizi sağlar. Peki bu nasıl olacak? Öncelikle şunu açıklama istiyorum; bu yasanın bilime, ilime, dine, fizik kanunlarına aykırı bir yönü yok. Bilakis evrenle iç içe olan bir yasa. Bu gün maddeler arasındaki çekim kuvveti olmasaydı, ortada ne evren olurdu nede kainat. Bu yasa size, pozitif düşünmenizi, zararlı ve kendinizi kötü hissettirecek düşünce ve hareketlerden uzak durmanızı, istediğiniz şeye sahip olmak için ona odaklanmanızı, gerçekten istememizi önermektedir.

Çekim yasası tüm kadim ve eski kültürlerde de uygulanmıştır. İlahi dinlere baktığımızda da insanların düşünmesi, etrafını gözlemleyip kainatı anlaması, anlamaya çalışması öğütlenmektedir.

Kötü ve istemediğimiz bir olayın olma olasılığından bahsedince ya da bunu düşününce hemen rahatsız oluruz ve “Şeytan kulağına kurşun, ağzından yel alsın!” diyerek korkarız. Neden böyle davranıyoruz? Çünkü düşüncelerimizin gerçek olabileceğini az veya çok hissederiz de ondan. Biz istesek de istemesek de, anlasak da anlamasak da Çekim Yasası zaten hayatımızın içinde.

İşte size hayatınızdan çıkartmanız gereken bazı kelimeler.

Bu devirde para kazanmak çok zor
Terk edilmek istemiyorum
Bu sınavdan kesin kalacağım
Borçlanmaktan kurtulamıyorum
Hayallerime kavuşmam imkansız.
Her işim aksi gidiyor.
Ben doğuştan şanssızım.
Hayat bana karşı çok adaletsiz.
Bu işi berbat etmekten kokuyorum.

Kendi iyiliğiniz için, yukarıda yazılanları ve sizi olumsuz düşüncelere sevk edecek cümleleri hayatınızdan çıkartın. Neye inanırsanız, onu yaşarsınız. Size bir tavsiye, problemli insanlardan uzak durun. Bu tip insanlar kendi enerjilerini negatife çevirdikleri gibi, size de karamsarlık yansıtırlar. Bu tip insanlara “sevgiler, saygılar” diyerek tebessüm edin ve yanlarından uzaklaşın.

Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır. (Eflatun)

Evrene gönderdiğiniz düşünce frekansı ile bir elma isteseniz de, bir araba isteseniz de fark yoktur. Her iki isteğinizde aynı ve eşit değerdedir. Çünkü Allah için kolay veya zor diye bir şey yoktur. Zor veya kolay kavramı dünyamız için geçerlidir. Fiziksel dünyamızda; istediğiniz elmanın size gelmesi ile arabanın size gelmesi arasında şartların sağlanması bakımından fark vardır. Evren ilmek ilmek ördüğü ağlarla isteğiniz ulaştırmak için çalışmaya başlar. Burada yapmanız gereken şey ipuçlarını takip etmek ve odaklanmaktır.

Güzel bakan, güzel görür.
Güzel gören, güzel düşünür.
Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.




Đeѕtinα. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
hayatın, kodu, pin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557