Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık > Psikoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Psikoloji Psikoloji hakkındaki tüm bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16 Ağustos 2011, 00:41   #1 (permalink)
Üye

Mαʟєficα• - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: « kαтяαп đoʟυ kαʟвiм.
(Mesajlar): 838
(Konular): 116
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 6036
Aldığı Beğeni: 6
Beğendikleri: 0
Ruh Halim: Ruhsuz
Takım :
Standart Kızlarınıza hayır demeyi öğretin!

"Çünkü daha güçlü bir şekilde ‘hayır’ diyenler daha az tecavüze uğruyor. Psikolojik olarak her şeye ‘evet’ diyen, her şeye boyun eğen bir kadının şiddete maruz kalma ihtimali artıyor. Ama buradan yanlış bir sonuç çıkartılmasın; eğer karşısında hastalıklı bir erkek varsa, kadın ne yaparsa yapsın sonucu değiştiremez!"

-Hocam şiddete uğrayan kadınlara yardımcı olabilecek ipuçları verebilir misiniz? Mesela Konya’da dört gün boyunca sevgilisinden tekme tokat dayak yiyen ve şimdi komada olan Meral ne yapsaydı sevgilisi için caydırıcı olurdu?

Bu olaydan yola çıkarak ve genelleyerek çok fazla bir yere varamayız. Ama birkaç tavsiyede bulunabilirim. Birincisi, mümkünse kadınlar öfke problemi olan erkeklerle evlenmesinler. Eğer nişanlısı ya da sevgilisi başkalarıyla iletişimde hemen kavga ediyorsa, saldırganlaşıyorsa ondan ya uzak dursunlar ya da o problemin hallolduğundan emin oluncaya kadar yanına adım atmasınlar.

-Hallolabilir mi?

Yardım alınırsa hallolur. Öfke kontrol edilebilir bir duygudur, öğrenilebilir. Kadınlar erkeğin öfke problemi olup olmadığını öğrensinler dedik. Yalnız burada kadınlar bazen şöyle bir hataya düşüyor; “Dışarıda sinirlidir, bağırır kavga eder... Ama bana karşı o kadar iyi ki!.. “ Çok dikkat etsinler, bu durum bir süre sonra kendilerine de döner... Sonra kız çocuklarımızı yetiştirirken çok önemli bir noktaya dikkat etmeliyiz. Onlara ‘hayır’ demeyi ve sınır koymayı öğretmeliyiz. Çünkü tecavüze maruz kalan kadınlarla ilgili yapılan araştırmalarda görüldü ki, kadın daha güçlü bir şekilde ‘hayır’ diyebiliyorsa, karşısındaki insana sınır koyabiliyorsa tecavüze uğrama eğilimi azalıyor.

-Bunu bilmiyordum. Çok üzücü...

Dolayısıyla bir yandan kız çocuklarımızı yetiştirirken onların ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için uğraşırken, bir yandan da psikolojik olarak her şeye ‘evet’ diyen, her şeye boyun eğen bireyler olmamaları için çaba göstermeliyiz. Çünkü aksi halde onların şiddete maruz kalma ihtimalini artırmış oluyoruz. Ama buradan yanlış bir sonuç çıkartılmasın; bu sadece şiddet gösteren erkeklerin ancak belli bir bölümünü engeller. Eğer erkek hastalıklı biriyse, bir kişilik bozukluğu varsa, çok yoğun öğrenilmiş öfke davranışı varsa, kadının davranışından bağımsız bir şekilde bunu uygular.

Öfke problemi olan erkeklerle evlenmeyin

-Yani kadın ne yaparsa yapsın, ne kadar güçlü bir şekilde ‘hayır’ derse desin etkili olmaz, öyle mi?

Evet. Bir de şunu unutmamak lazım, eğer bir erkek şiddet uyguladıysa ve arkasından bu konuda bir psikolojik destek almadıysa, kadının ailesi arkasında değilse, bir şekilde o konunun üstü örtülüyorsa, kadın bilsin ki bir süre sonra muhakkak bir şiddet daha uygulanacak ve her defasında dozu artacak. “Bir seferlik yaptı, bir daha yapmayacağım dedi, özür diledi”, hiçbir şeyin garantisi değildir. İlişkinin özünde, o kişinin meselelere bakışında, problemle baş etme becerilerinde değişim olmadığı sürece o kişi şiddeti artıracaktır. Ayrıca madde kullanımı şiddete zemin hazırlar, şiddet uygulanmasını kolaylaştırır. Bir kişi alkol kullanıyorsa ve alkol etkisi altında agresifse, ertesi gün sakinse bu hiçbir şeyin göstergesi değildir. Alkole devam ettiği sürece bir dahaki sefere daha güçlü bir şekilde şiddet gelecektir.

- Alkol kullanmasına rağmen hiç şiddet eğilimi olmayan insanlar da var...

Tabii ki alkol tek sebep değildir... Demek istediğim, kadınlar eğer şiddete maruz kaldılarsa, ki genellikle başlangıçta daha düşük dozlarda başlar, hemen bütün imkanlarıyla önlem almaya çalışsınlar. Mesela genelde önce bir ittirmeyle veya bir tokatla başlar şiddet. Veya “Şimdi döveceğim seni” gibi tehditlerle... Ama bu buzdağının görünen ucudur, bu durumu çok ciddiye alıp üzerine gitmek lazım. Çünkü bu bundan sonra gelecek şiddetlerin en önemli göstergesidir. Erkek eğer kadınla ilişkisinde değil de başka biriyle bir şiddet olayı yaşarsa bunun da çok üzerine gitmek lazım. Çünkü o şiddet bir süre sonra muhakkak eşine de yönelecektir. O şiddet çocuklarına model olacaktır.

Şiddet gören kadın illüzyona kapılıyor

- Dünkü konuşmamızda “Şiddet uygulayan kişi kendisini çok güçlü hisseder. Kokain kullanmakla gelen iktidar hissiyle şiddet uygulayan kişideki iktidar hissi birbirine çok benzer. Dolayısıyla şiddet uygulayan kişi de bağımlı olur şiddete” demiştiniz. Peki ya kadın? Yıllarca süren şiddete nasıl tahammül edebiliyor? Onda da benzer etkiler mi söz konusu oluyor?

Ben şiddet gören insanın tekrarlanıyor olmasına rağmen o sistemin içerisinde kalmasının birkaç sebebi olduğunu düşünüyorum. Birincisi, gerçekten reel olarak onun dışındaki alternatiflerin daha kötü olması. Sokakta kalmak, küçük bir yerde dul bir kadın olarak yaşamak, ailesi tarafından sokağa atılmak ve ömür boyu horlanmak veya daha ağır bir şiddete maruz kalmak gibi... Yani kadın şiddet gördüğü sistemin dışına çıktığında daha büyük bir eziyet olacağını hissediyorsa şiddetin dışına çıkamıyor.

-Peki kocasına, sevgilisine duyduğu sevgi yüzünden de gidemiyor olabilir mi? Öyle bir adam sevilir mi diyeceksiniz ama...

Kadında şöyle bir illüzyon oluyor, kadın şiddetle alâkalı olarak suçun bir kısmını kendisinde görüyor. Yani “Ben biraz fazla söylendim” ya da “Ben onu kıskandırdığım için böyle oldu” diyerek hatanın bir kısmını kendisinde bulduğu için ve erkek sonrasında yalvar yakar olduğu için geri dönüyor ve ilişki devam edebiliyor. Kadın kendisini suçladığı noktada ilişkinin dışına pek çıkamıyor. Zaten erkek de şiddet sonrasında ikna etmek için kadını orada tutuyor. Ve kadın da “Evet, problemli bir insan ama eğer ben başka türlü davranırsam onu bir şekilde düzeltebilirim” diyor... Bu, alkol veya madde bağımlılığı olan kişilerin birlikte yaşadığı insanlarda da çok sık görülen bir fenomendir. “Ben eğer yeterince çaba gösterirsem bu kişiyi düzeltebilirim. Yeter ki ben doğruları yapayım.” Öyle bir durumda da kadın şiddet gördüğü ortam içerisinde kalabiliyor ama tekrar şiddete uğruyor.

-Şiddet kadın üzerinde nasıl bir etki yaratıyor hocam?

Bir kadın eşi tarafından dövüldüğü zaman, birkaç morluk oldu diyelim, bunlar geçer. Ama dövülme anı, dövülmenin fotoğrafları, gözünün önündeki imajlar, şiddete maruz kalırken yaşadığı çaresizlik, yalnızlık, aşağılanmışlık hissi, ondan sonrasında neyin geleceğini bilemediği ağır bir korku, kaygı hali, bütün bunlar kadının hafızasında farklı şekilde depolanır ve travmatik stres dediğimiz bir durumu tetikler. Yani kadın ondan sonraki dönemde belli şartlar altında çok daha kolay korkan, huzursuz, uyku bozuklukları yaşayan, kabuslar gören, insan ilişkilerinde gergin, sürekli irkilen biri haline gelir. Çünkü kişinin psikolojik bütünlüğüne ciddi bir saldırıdır şiddet. Eğer bu durum en az 6 ay şiddetli bir şekilde devam ederse, kişinin baş etmesinin çok zor olduğu birtakım sıkıntılar yaratır. Depresyon başlar, travma sonrası stres bozukluğu dediğimiz, her an kötü, olumsuz bir şey olacak beklentisi içine girer kadın.

Şiddet gören her 5 kadından biri intihara kalkışıyor

-Bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 29.1’i erkeğin sözlerine cevap verdiği için şiddet görüyormuş. Yüzde 27’si lüzumsuz para harcadığı için, yüzde 23’ü çocuklarını ihmal ettiği için, yüzde 16’sı ise cinsel ilişki istemediği için... Sizin baktığınız vakalar arasında en büyük neden ne?

Sosyokültürel olarak kadının ekonomik bağımsızlığı ne kadar azalırsa şiddet o kadar artıyor. Yani kadının gücüyle şiddet arasında bir orantı var. Ama bu ‘Güçlü kadın şiddete maruz kalmıyor’ demek değil. Yani sosyoekonomik seviyesi zayıf kadınların şiddete uğrama ihtimali yüksek ama güçlü olmak tamamen şiddeti önleyici bir durum değil. Onun için sosyolojik olarak kadını güçlendirmemiz lazım. Psikolojik olarak da kadının hafif şiddeti çok önemli bir problemin göstergesi olarak görmesini sağlamamız lazım. Bu çok mühim bir nokta. Karşısındaki insanda psikolojik sorunlar varsa kadın bunları görebilmeli. Bir başka nokta daha var; kadınlar gelin gidecekleri aile içinde şiddet olup olmadığına da bakmalı.

Eğitimli kadınlar da şiddete maruz kalıyor

-Eğer şiddet varsa?

Varsa ve aile evlilik üzerinde etkili bir yapıya sahipse, o da çok büyük bir alarmdır. Evlenmeden önceki çok hafif bir şiddet eğilimi de çok önemli bir şiddet probleminin göstergesidir. Şiddete maruz kalan kadınlara baktığımızda, evlenmeden önce eğer yeterince zaman bırakılmışsa, yani 3 ay değil de 1,5-2 yıl kadar birlikte zaman geçirilmişse, oralarda mutlaka işaretler olur. Ben bugüne kadar sonradan şiddet uygulayıp da o 1,5-2 yıllık dönemde herhangi bir ipucu vermeyen kimse görmedim.

-Mesela?

O kişiye çok iyi davranmıştır ama dışarıda şiddet eğilimi olan bir insandır.

-Şiddet uygulayan erkeklere baktığımızda görüyoruz ki çoğu işsiz. Kadınlar ise çalışıyor... Hayat acımasız erkek de acımasız diyebilir miyiz? Erkek, hayatın acımasızlığını şiddetle mi aşmaya çalışıyor acaba?

Şiddet bir davranış. Davranış da çeşitli bağlamlarda değerlendirilmesi gereken bir şey. Mesela erkek işsiz, kadın çalışıyor, erkeğin şiddete eğilimi var... Bunun birkaç sebebi olabilir. Erkeğin işsiz kalması muhtemelen bir kişilik bozukluğunun sebebi olabilir. Yani erkek daha önce otoriteye karşı, sürekli olarak öfkeli davranışlarda bulunduğu için işsiz kalmış olabilir. İkinci sebep; erkeğin aile içinde hep model olarak güçlü olan taraf olma zorunluluğunu hissetmesi olabilir. Yani ‘Bir erkek ailesini yönetiyorsa erkektir, reistir’ kavramıyla da açıklanabilir bu davranış... O zaman işsizlikten dolayı gücü azalmış erkek, o gücünü şiddet göstererek tamamlayabilir. Ama bu eğitimli ve iyi noktalarda çalışan erkek şiddet uygulamıyor anlamına gelmez. Oran olarak daha azdır ama onlar arasında da şiddet eğilimi olabilir. Yalnız orada kadının iletişim biçimi, aradaki ilişki biçimi, sorunları mümkün olduğunca çabuk halletmeye çalışmak, destek almak çok daha etkili oluyor. Çünkü ilişkide bir sorun olduğunda, o sorun bir süre sonra büyüdüğünde, aslında çok fazla şiddet eğilimi olmayan bir kimse de belli zorlanmalar altında kontrolünü kaçırabiliyor. Yani bazı kimseler var ki onlar çok zor, çok nadir durumlarda kontrollerini kaçırabiliyor. Oralarda da problem o noktaya gelmeden onunla baş etmek lazım. Kısacası şiddet bir davranış biçimi ve kimler tarafından, hangi şartlarda, nasıl yaşandığına göre uygun çözümler getirilmesi gerekiyor.

-Sonuç olarak kadının kendisini şiddet anında savunması çok da mümkün değil anladığım kadarıyla...

Evet. Genel bir reçete yok. Ama kadının şunun bilincinde olması lazım; küçük bir şiddet uygulanmış olması, ondan sonra gelecek daha büyük şiddetlerin habercisidir. İkincisi; şiddet uygulandığında kendilerini maruz kaldıkları şiddetten sorumlu tutarak, “Eğer ben farklı davranırsam şiddet ortaya çıkmaz” illüzyonuna, yanılgısına kapılmamaları çok önemli. Kendilerine yanlış geliyor olsa da şiddetin hiçbir sebebi olamaz. Mesela erkek küsebilir, kızabilir, çekip gidebilir, konuşmayabilir... Bunlar anlaşılır sebeplerdir. Çünkü aynı durumda insanlar bunları yapabiliyorsa o da yapabilir... Diyelim ki erkek tartışma sırasında eşine bir şey söyledi, o da kabul etmedi. O anda eğer çekip gitme ya da kendi köşesine çekilip susma imkanı varsa, ama bu alternatifleri kullanmayıp şiddet uyguluyorsa, sebep ne olursa olsun problem şiddeti uygulayan insandadır. Şiddeti önlemek ise ancak şiddeti uygulayan insanın değişimiyle sağlanabilir. Kadın da kendi açısından bir değişim yaşayabilir. Ama şiddet uygulayan kişi eğer herhangi bir şekilde gerçekten özünde bir değişime hazır değilse o şiddet önlenemez ve aksine artacak demektir. Ne kadar erken önlem alırsanız, ne kadar erken tepki gösterirseniz kendinizi o şiddetten o kadar çok korursunuz.

‘Tuzluk nerede?’ diye kadına saldıran erkek çok hastadır

-Şiddet uygulayan erkeği engelleyecek bir söz, bir davranış yok mu peki?

“Şöyle yapın” dediğimizde o bir durum için doğrudur ama başka bir durum için tehlike yaratabilir. Onun için genellemeler risklidir. Bazı kimselerde alttan almak iyidir ama bazı kimseler de alttan aldıkça daha çok üzerine giderler. O anda güvende olmak çok önemli... Bir de öfkeli durumda tartışmayı devam ettirmemeye çalışmak ve konuyu herkesin sakin olduğu zamanda konuşmak çok önemli. Çünkü insanlar öfkeliyken hiçbir problemi halledemezler. Öfke, insanın en hatalı düşünmesine zemin hazırlayan, en yanlış düşüncelerin pekiştiği ve aynı zamanda insanın kendisinden en çok emin olduğu bir durumdur. Zaten öfkede yanıltıcı olan da budur. Yani kişi hem çok hatalı düşünür hem de kendinden çok emindir. Kendinden emin olduğu için de aksiyona geçme eğilimi vardır. Onun için öfkeliyken hiçbir konuyu konuşmamak, problemleri sakin bir ortamda konuşmak çok önemlidir.

-Ama öyle örnekler var ki... Adam dört gün boyunca sevgilisine işkence ediyor. Demek ki sürekli artan bir öfke var içinde...

Dört gün boyunca şiddet uygulayan kişi psikiyatrik olarak çok hastadır. Hasta bir insanı ise kadın ne yaparsa yapsın önleyemez. Burada çok hasta bir insanla ortalama yaşantıda karşımıza çıkan durumu birbirinden ayırmamız lazım.

-Hangi şiddet hastalıklı bir durumu ortaya koyar peki?

Eğer şiddet çok yoğun olarak ortaya çıkıyorsa, çok küçük sebeplerle, çok orantısız şiddet geliyorsa bu hastalıklı bir durumdur. Mesela, “Tuzluğu niye unuttun?” diye sofrada kadına saldırı varsa o kişi çok hastadır.

-Sözel şiddet de hastalık belirtisi midir? Bağırmak, çağırmak mesela...

O da kişinin psikolojik olarak rahatsız olduğunu gösterir. Kişide sistemli olarak, çok güçlü bir şekilde gelen öfke atakları varsa, ruh sağlığı yerinde değildir. Şiddetin bir bölümü psikiyatrik hastalıklarla alâkalıdır. Kişide kişilik bozuklukları olabilir. Bu anti sosyal kişilik bozukluğu, borderline, yani sınır kişilik bozukluğu olabilir... Bu kişilerin dürtü kontrolü çok zayıftır, baskı altında şiddete başvururlar. Kendilerine veya başkalarına zarar verme eğilimleri vardır. Ayrıca ağır narsistik kişilik bozuklukları olanlarda da şiddet eğilimi vardır...

-Sizin bir araştırmanızda, “Şiddet gören her 5 kadından birinin intihara kalkıştığını” okumuştum. Demek ki şiddet sadece erkeğin kadını öldürmesiyle sonuçlanmıyor, kadın da o anda kendini o kadar çaresiz hissediyor ki ölümü göze alabiliyor?

Kesinlikle... Kadın o kadar çaresiz, o kadar korkunç bir durumda oluyor ki ölümü bile göze alabiliyor. Ya şiddet sırasında veya sonrasında, “Artık yaşamak istemiyorum, tekrar bu ortamda bulunmak istemiyorum” diye düşünüyor ve intihar girişiminde bulunuyor. Bir de şunu özellikle belirtmek gerekiyor; diyelim ki intihar olmadı, başta dediğim gibi şiddetin ayrıca kadın üzerinde çok ağır travma etkisi var. Biz hep kadınların bıçaklanması gibi şiddetin en ağır şekli üzerine odaklanırsak farkında olmadan daha hafif ve orta dereceli şiddeti daha kabul edilebilir görürüz. Onun için her türlü şiddete sıfır tolerans seferberliğini başlatmamız lazım.

‘Bir kadın şiddete göz yumuyorsa, erkeği terk etmiyorsa, bilsin ki şiddet muhakkak yine uygulanacak. Üstelik her seferinde dozu daha da artacak Şiddet önce bir ittirme veya bir tokatla, yani küçük dozlarla başlar. Veya ‘Şimdi döveceğim seni’ gibi tehditlerle... Ama bu buzdağının görünen ucudur

Bu durumu çok ciddiye alıp üzerine gitmek lazım. Çünkü bu küçük dozlar bundan sonra gelecek daha büyük şiddetlerin en önemli göstergesidir...’





Bir adim daha atmayin
Tek bir adim da patlayabilir içime dösedigim mayinlarim.
Mαʟєficα• isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 16 Ağustos 2011, 01:51   #2 (permalink)
'' Evli Muutlu '' ~ C. ♥ N. ~


- MikiMikrop* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Tiyatro Sahnesinden
(Mesajlar): 5.261
(Konular): 1380
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 68951
Aldığı Beğeni: 90
Beğendikleri: 102
Ruh Halim: Mutlu
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 1
Oscar Ödülü 
Standart

Bence benimde dikkat ettiğim konu (:







Ben seninle.. MUTLUYUM
C. Ö.




- MikiMikrop* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
demeyi, hayır, kızlarınıza, öğretin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557