Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık > Psikoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Psikoloji Psikoloji hakkındaki tüm bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Şubat 2013, 21:36   #121 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Sağduyu


Sosyal psikolojide günlük epistemolojinin önemli bir kavramı olan ortak duyu (common sense) ya da yaygın ifadesiyle sağduyu kişisel pratikler gözlemler deneyimlerle zenginleştirilmiş ortak geleneklere dayanan ve bireyler tarafından kendiliğinden üretilen bir takım bilgiler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Günlük yaşamda olağan konuşmalar ve davranışlar sırasında işleyen sağduyu çerçevesinde söz konusu olan şeyler isimlendirilmekte bireyler kategoriler halinde sınıflandırılmakta ve konjonktürler kendiliğinden oluşmaktadır (Moscovici ve Hewstone 1984).

Ortak duyunun sağduyu (aklı selim) olarak ifade edilmesi sıradan bir çeviri hatası değildir. Çoğu toplumlarda gözlenen bu özdeşleştirme sebepsiz değildir. Son yıllarda sosyal psikologların ilgilendikleri günlük yaşamı içinde naif bir psikolog gibi davranan sıradan insanlar tarafından üretilen örtük kişilik teorileri ve benzeri düşünce ürünleri ortak duyu psikolojisi alanının kapsamına sokulmaktadır.

Bu teoriler her ne kadar hakikati arama motivasyonuyla oluşturulmasa da ve her ne kadar bilimsel mantık açısından hatalı görünseler de hata veya yanlışla eş anlamlı değildirler. Kaldı ki naif psikolog olan insanın sosyal dünyasındaki olayları açıklama çabasında bilim adamınınkine benzer yanlar da bulunmaktadır. Örneğin sıradan insan da etrafındaki kişilerin ne tür insanlar olduğunu anlamaya çalışırken çoğu kez kişilik psikologları gibi benzerliklerden yola çıkmaktadır.

Dolayısıyla kişiler ve olaylar hakkında ortaya atılan teorilerde belirli bir gerçeklik payı bulunabilmektedir. Öte yandan insanların paylaştıkları görüşler çoğu kez onların makul buldukları sağduyuyla bağdaşan görüşler olmaktadır. Nihayet bazı örtük teoriler başlangıçta doğru olmasalar da Pigmalion Etkisi işlediği takdirde daha sonra doğru haline gelebilmekte ya da daha makul görünebilmektedir.


Bu tür nedenlerden ötürü çoğu toplumda ortak duyu sağduyuyla özdeşleştirilmektedir. Kaldı ki Türkçe'de yaygın kullanımı nedeniyle sağduyu sözcüğü ortak duyu sözcüğüne kıyasla daha anlamlı görünmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:36   #122 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Sahte Biriciklik Yanlılığı


Sahte biriciklik yanlılığı (false uniqueness bias) kavramı kişilerin kendileriyle aynı yetenek veya becerilere sahip olanların sayısını düşük tahmin etme eğilimini ifade etmektedir. Örneğin matematik dersinde başarılı olan bir öğrencinin matematikte yetenekli öğrencilerin sayısının az olduğunu düşünmesi gibi. Bu yanlılık genellikle bizim için önemli konularda ortaya çıkmaktadır.





Sahte Konsensüs Yanlılığı


Sahte konsensüs yanlılığı (false consensus bias) kavramı kişilerin kendi görüşleri konusundaki görüş birliğini karşıt görüşler etrafındaki görüş birliğinden daha fazla değerlendirmelerini ifade etmektedir. Örneğin bir referandumda 'evet' oyu vermeyi düşünenler 'evet' diyeceklerin genel oranını 'hayır' diyeceğini söyleyenlerin 'evet' oranı tahminlerine kıyasla anlamlı olarak daha yüksek tahmin etmektedirler. Bir başka deyişle insanlar kendi görüşlerini paylaşanların sayısını abartmaktadır.

Sahte konsensüs etkisi bireyin diğerleriyle ilişkide olmadığı ve gerçek bir kıyas hedefinin bulunmadığı durumlarda ortaya çıkan bir olgudur. Bu tür durumlarda bireyler zihinsel olarak hipotetik bir karşılaştırma hedefi tesis ederler ve kendi alışkanlıklarının değerlerinin ve davranışlarının başkalarıyla ortak olduğunu ve diğerleri tarafından paylaşıldığını düşünme eğilimi gösterirler.

Bu sahte konsensüs etkisidir. Daha ziyade görüşler ve davranışlar planında gözlenen bu eğilim (yetenekler planında görülmemekte) özellikle alkol düşkünleri sigara tiryakileri ve benzeri kötü alışkanlıkları olanlarda görülür.

Sahte konsensüs yanlılığı ile sahte biriciklik yanlılığı birbirinin zıddı gibi görünmekle birlikte her ikisinin de kendimiz hakkında olumlu bir görüş sahibi olmayı sağladığı ve bu görüşü koruduğu; bu anlamda iki olgunun birbiriyle çelişkili olmadığı söylenebilir. İnsanın görüşlerinin başkaları tarafından paylaşıldığını ve kendisinin diğerlerinde fazla görülmeyen bazı yeteneklere sahip olduğunu düşünmesi onun için son derece güven verici ve doyum sağlayıcı bir duygudur.







Seçici Dikkat İlkesi


Bu ilkeye göre bir iletişim durumunda muhatapların sadece kendi görüş inanç ve tutumlarını destekleyen enformasyonları araması ve aksi enformasyonlardan kaçınması söz konusudur. Bu eğilim iletişim sürecinin sağlıklı bir şekilde cereyan etmesini ve tarafların birbirini doğru bir şekilde algılamasını engellemektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:37   #123 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Semptom


Semptom terimi günlük dilde belirti işaret anlamında kullanılmaktadır. Sözlük anlamında semptom -çoğu kez patolojik-bir duruma veya gelişmeye ilişkin olan ve bu durum veya gelişmeyi belirlemeyi sağlayan gözlenebilir veya algılanabilir bir özelliktir.

Psikanalitik bir kavram olarak semptom bilinçdışı bir rahatsızlığın olgusal veya davranışsal düzeyde ortaya çıkması ya da bunu gösteren belirti anlamına gelmektedir. Semptomun yapıyla ilişkisi sonucun nedenle veya yüzeyin derinlikle ilişkisine benzetilmektedir.

Çeşitli patolojik durumlarda gözlenen semptomlar bütünü sendrom olarak adlandırılmaktadır. Sendrom genel olarak bir patolojik durumu yansıtsa da tek bir hastalığın veya durumun karakteristiği değildir ve bu nedenle bir hastalığı tek başına teşhis etme değeri taşımamaktadır.






Senkretizm


Senkretizm (syncretism) arkaik bir algı ve düşünce sistemidir. Gerçeğin yapılandırılmamış kabaca ve muğlak bir şekilde kavranmasını ifade eden bu sistem insan bilgisinin gelişiminin ilk basamağı olarak görülmektedir ve bu anlamda çocuğun gelişim sürecinde belirli bir düşünce ve algı biçimini oluşturmaktadır.





Sinerji


Sinerji (synergia veya synergy) olgusu iki veya daha fazla etkenin aynı bir sonucun ortaya çıkmasına katkıda bulunacak şekilde birleşik etkide bulunmasıdır. Sinerjiyi karakterize eden özellik ortak sonuçta rol oynayan etkenlerin etkisinin her birinin tek tek etkilerinin topl******* daha büyük ya da güçlü olmasıdır.

Tıp alanında ilaçların etkileşimi konusunda uzun yıllardan bu yana kullanılan sinerji kavramı psikolojide psiko-motor davranışlar ve sosyal psikolojide örgütsel davranışlar alanında önem taşımaktadır.






Sivizm


Latince civis (Fransızca citoyen) sözcüğünden türemiş olan sivizm (civisme) terimi 1789 Fransız Devrimi'yle birlikte önem kazanmıştır. Sivizm kişinin kendisini kamusal şeye bağlı hissetmesini ifade eden bir erdem 'iyi'yi yücelten bir moral değer olarak kavramsallaştırılmıştır. Bazı yazarlara göre yurttaşı topluluğa bağlayan politik bağların bütününü kapsayan sivizm mükemmel yurttaşı tanımlar; dolayısıyla iyi yurttaşın özelliği olarak tanımlanabilir.

Özgür ve düşünen bir bireyin moral değeri olarak kişiyi mensubu olduğu siteye angaje eden sivizm demokratik bir ortamda gelişir ve eylemlerinin öznesi olan ya da sorumluluk anlayışına bağlı olan bir aktör birey varsayar. Zira dayanışmayı kolektif kurala uymayı genel iradeyi izlemeyi gerekli sayar.

Bu anlamda sivizm demokratik yollardan oluşmuş genel norma uygunluk adab-ı muaşeret veya görgü esaslarına saygı nezaket gösterme sorumluluk ve dayanışma duygusu sivillik/medenilik gibi olgularla paralellik gösterir.






Sorumluluk Atıfları

Sorumluluk atıfları Heider'ın niyet faktörüne dayandırdığı atıflardır. Burada aktörün davranış ya da eylemlerinin daima bir amaca yönelik olması söz konusudur. Sorumluluk atıflarının ayırdedilmesinde bazı güçlükler mevcuttur. Bunun için aktörün söz konusu bir durumda başka türlü hareket edebilme imkanının olup olmaması önemli bir kriterdir.

Eğer aynı durumda başkalarının (tüm makul insanlar) aynı şekilde davranmayacağı veya aktörün dış koşullara karşı durabilme imkanı olduğu varsayılırsa aktörün sorumlu/suçlu tutulması beklenir. Ancak bazı yazarlara göre aktörün sosyal statüsü ve durumla ilgili sosyal normlar da etkili olmaktadır.

Sorumluluk atıfları yazarlara göre de farklı anlamlar taşımaktadır (Vallerand ve ark. 1994); sorumluluk bir ürüne ilişkin sorumluluk veya yasal sorumluluk (meşru müdafaa ve geçici delilik durumlarındaki suçlar) ve moral sorumluluk (bir kişinin bir diğer kişinin sorumluluğu konusundaki değer yargısı; örneğin bir evli çiftte erkek veya kadının eşini kendi kötü ruh halinden sorumlu tutması veya ayıplama atıfları) gibi farklı anlamlarda alınabilmektedir. Bu nedenle farklı sorumluluk düzeyleri ya da türlerinin ayırdedilmesi yoluna gidilmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Şubat 2013, 21:37   #124 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Sosyal Algı


Sosyal algı terimi bireyin diğerlerini tanıma anlamlandırma süreçlerini ifade etmektedir. Sosyal psikolojide sosyal algı geniş bir konu oluşturmakta ve bu konuda yapılan araştırmalar bireyin diğerlerinin özelliklerini ve davranışlarını algılama tarzı bu süreçte etkili faktörler ve sosyal algının sonuçlan gibi sorunlara odaklaşmaktadır. Söz konusu sorunlar sosyal biliş izlenim oluşumu kategorizasyon şemalar stereotipler günlük psikoloji vb. başlıklar etrafında irdelenmektedir.




Sosyal Benlik


Toplum anlayışlarında soyutlanmış bireylere dayalı tasarımlar kadar bireylere aşkın bütün tasarımlarını da reddeden yazarlar (örneğin G. H. Mead) benlik kavramını kişiler arası ilişki çerçevesinde ele almaktadırlar.

Sosyal benlik kavramı bu zemine oturmaktadır. Buna göre sosyal benlik diğerlerinin bizim hakkımızda sahip oldukları ve bize gönderdikleri ve bizim içselleştirdiğimiz imajlar bütünüdür.





Sosyal Biliş


Sosyal biliş teriminin Bruner ve Tagiuri (1954) tarafından ortaya atıldığı yönünde yaygın bir inanç varsa da terimin ilk olarak 1944'te Heider ve daha sonra 1952'de Asch tarafından kullanıldığı kaydedilmektedir. Ancak sosyal biliş bir araştırma alanı ve yaklaşımı olarak 1980'lerden itibaren sosyal psikolojide hakim bir konuma gelmiştir.

Sosyal biliş kavramı genel olarak enformasyonların alınması ve hatırlanması gibi bilgi işlem süreçlerini etkileyen faktörler bütününü ifade etmektedir. Söz konusu enformasyonlar kişilerin ve gözlemcinin yargıları ile bu süreçlerin ilişkilerine İlişkin' enformasyonlardır (Hamilton 1979).

Bir başka tanıma göre sosyal biliş 'sıradan insanın diğerleri hakkındaki düşünce tarzlarının ve insanlar hakkında düşündüğünü nasıl düşündüğünün incelenmesini' (Fiske ve Taylor 1984) kapsamaktadır. İlk tanımın perspektifi daha ziyade enformasyonların alınması ve temsiliyle ilgilenmekte ve kişilerin belleğine önem vermektedir. İkinci tanım ise naif sosyal psikoloji ve izlenimlerin oluşumunu öne çıkarmaktadır.




Sosyal Bulaşma


Sosyal bulaşma (social contagion) terimi insanların kalabalık içindeki uç davranışlarını açıklamaya çalışan Gustave Le Bön (1896) tarafından ortaya atılmıştır.

Kalabalık içindeki insanların radikal bir dönüşüme uğradığını şiddet ve coşkularını ifade etmede hain irrasyonel hayvanı ve pervasız olduklarını gözleyen Le Bön tıbbi deneyimlerinden yola çıkarak hastalıkların bulaşması ile coşkuların bulaşması ve bunun sonucunda kalabalık içinde aşırı davranışların ortaya çıkması arasında bir analoji kurmuştur. Bu açıdan sosyal etkinin özel bir biçimine gönderen sosyal bulaşma kavramı kalabalık içinde duygu düşünce ve davranışların hızlı bir şekilde yayılmasını ifade etmektedir.





Sosyal Karşılaştırma


Bireyin kendisi hakkında bir fikir edinebilmek veya sahip olduğu fikri korumak için kendini diğerleriyle karşılaştırma sürecidir. Sosyal karşılaştırma kıyas noktası olarak alman kişi veya gruplara bağlı olarak farklı şekiller alır; örneğin aşağı doğru karşılaştırma yukarı doğru karşılaştırma benzerleriyle karşılaştırma gibi. Ayrıca karşılaştırma boyutuna göre de farklı şekiller alabilir; örneğin yeteneklerin karşılaştırılması bilgi ve becerilerin karşılaştırılması gibi.




Sosyal Mesafe



Hall'in tipolojisinde üçüncü tabakayı belirleyen bu mesafe (social distance) yaklaşık olarak 1.25 m. ile 3.70 m. arası mesafeyi belirtir. Bu mesafenin bireyin ilişki ve etkinliklerine hakimiyetinin sınırlarıyla çakıştığı söylenebilir. Bu alan kişisel olmayan ilişkilere nezaket ilişkilerine ve iş ilişkilerine ayrılmıştır.

Hail diğer mesafeleri olduğu gibi sosyal mesafeyi de 'yakın' ve 'uzak' kısım olmak üzere kendi içinde ikiye ayırır. Birlikte çalışan insanlar (patron-sekreter resepsiyon memuru-müşteri vb.) yakın sosyal mesafeyi kullanırken yabancılar 'uzak' sosyal mesafede (insanların karşıdakine "şöyle bir uzaklaş da sana bakayım" dedikleri mesafe) tutulur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:37   #125 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Sosyallik


XX. yüzyıl başında Georg Simmel tarafından ortaya atılan sosyallik (sociability) terimi bireyin diğerleriyle kurduğu kişisel ilişkiler bütününe göndermektedir. Bu anlamda aile üyeleri akrabalar arkadaşlar dostlar komşular iş/çalışma arkadaşları ve benzeri kişiler arası tüm ilişkileri kapsamaktadır.

İşlemsel olarak sosyallik bireyin düzenli olarak ilişkide olduğu kişilerle oluşturduğu sosyal ağın genişliği veya darlığı boyutunda kavramsallaştırılmaktadır. Dolayısıyla sosyallik bir bakıma birey (veya grubun) sahip olduğu 'sosyal sermaye'yi ifade etmekte ve sosyallik düzeyi bu sermayenin ya da kaynağın büyüklüğünü yansıtmaktadır.





Stereotip


Etimolojik olarak stereos (katı) ve typos (nitelik tip) sözcüklerinden oluşan stereotip terimi ilk kez 'kafamızdaki imajlar'a işaret etmek üzere Lippmann (1922) tarafından ortaya atılmıştır. Stereotip terimi genel olarak diğer insanları içine yerleştirdiğimiz kategorileri ifade etmektedir. Bu çerçevede stereotipler diğer bir bireyi veya bireyler grubunu tanımlamak için kullandığımız basitleştirilmiş betimsel kategoriler olarak tanımlanabilir.

Sosyal psikoloji literatüründe gruplar arası ilişkiler inançlar ve temsiller bağlamında kullanılan stereotip bir birey grup veya topluluk hakkında sahip olunan temellendirilmemiş kanaattir. Belirli bir hedef hakkında basitleştirilmiş yaygın inançlara dayanan stereotipler bireysel farklılıkları dikkate almayan kalıp yargılardır. Stereotiplere sıklıkla hedef olan gruplar yaş cinsiyet meslek grupları azınlık grupları ve milliyetlerdir.

Stereotip önyargıları besleyen koruyan önemli bir mekanizmadır. Belirli bir kategoriye ait kişilere ilişkin enformasyonların algılanmasındaki ve işlenmesindeki rolleri yanı sıra gruplar hakkındaki beklentileri de etkilerler.

Bazı hallerde önyargıların gelişmesine yol açıp ayrımcılığa zemin hazırlarlar. Literatürde kullanıldığı şekliyle stereotipler genellikle sözel ifadelerde ortaya konmaktadır önyargılar ise daha geniş bir ifade alanına sahiptir; stereotip daha ziyade tekbiçimli bir nitelik taşırken önyargı çok sayıda stereotipi (örneğin ırk din cinsiyet stereotipleri) kapsayabilir. Bir bakıma stereotip sosyal temsillerin işlevsel yanını önyargı ise yapısal yanını ifade etmektedir.

Stereotipler konusunda ülkemizde yapılan araştırmalardan birinde (Harlak 1993) stereotiplerin turizm bağlamında diğeriyle ilişki fırsatlarına bağlı olarak şekillendiğini ortaya koymuştur. Bir diğer araştırmada (Teközel ve Bilgin 1998) ise kişilerin kolektif kimliklerini tanımlayıcı buldukları sıfatların gruplar arası bağlama göre değiştiği bir başka deyişle stereotiplerin karşılaştırma gruplarına göre belirginlik (saliency) kazandığı sonucuna varılmıştır.





Suçluluk


Suçluluk (sense of guilt culpabüity) terimi bir hata yaptığı bilincine sahip bireyin durumu veya duygusunu ifade etmektedir. Suçluluk esas olarak moral bir duygudur zira iyi veya kötünün ne olduğunu belirleyen moral bilinç olmadan hata kavramı da var olamaz. Suçluluk duygusu çeşitli toplumlarda sosyal kontrolü sağlamanın ve hatta manipülasyonun temelini oluşturmaktadır.





Tabu


Tabu terimi ilkel toplumlar bağlamında ele alındığında kendisiyle temas edilmesi veya kullanılması moral olarak yasaklanmış bir kişi veya nesneyi ifade etmektedir. Ancak günümüz toplumlarında tabu genel olarak 'hakkında konuşulmayan şey' anlamına gelmektedir; örneğin cinsel nitelikli konular kutsal sayılan şeyler ideolojik-politik olarak tartışılması sakıncalı görülen konular vb.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:37   #126 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Taklit


Taklit (imitation) sosyal psikoloji tarihinin ilk kavramlarından biridir ve yaygın anlamında bir başkasının davranışını tekrarı ifade etmektedir. 1890'da G. Tarde'ın hakkında bir monografi yazdığı taklit kavramı daha sonra uzunca bir süre gündemden düşmüş 1960'larda sosyal öğrenme teorisiyle yeniden ortaya çıkmıştır.


Sosyal öğrenme teorisyenleri (Bandura vs.) taklit ile öğrenmeyi birbirinden kesinlikle ayırmaktadır: Taklit örnek bir davranışın yeniden üretimi olarak öğrenmeden ziyade performans düzeyinde yer almaktadır ve bu nedenle taklidi tanımlamada taklit edilen davranışın özellikleri önem taşımaktadır; örneğin modelin davranışının taklit edenin repertuvarında yer almaması (bir sürücünün önündeki arabanın kırmızı ışıkta durmasının ardından durması öndekini taklit ettiği anlamına gelmemektedir) taklidi ayırdetmede en belirgin ölçütlerdendir.

Araştırmalar bazı koşulların taklidi kolaylaştırıcı bîr rol oynadığını ortaya koymaktadır. Örneğin model olanın statü ve saygınlığı model ile kişi (taklit etme durumundaki kişi) arasında olumlu duygular model ile kişinin benzerlik düzeyi kişinin bizzat kendi deneyimi olmamakla birlikte modelin söz konusu bir davranışı yapmakla ödül veya kazanç sağladığını algılaması gibi.

Yeterince incelenmemesine rağmen taklidin eğitim açısından önemli bazı işlevleri olduğu bilinmektedir. Her şeyden önce taklit öğrenmeyi hızlandırıcı bir etkiye (özellikle kendiliğinden pozitif olarak pekiştirilme imkânı zayıf olan davranışlarda) sahiptir; ikincisi inhibisyonları ortadan kaldırabilir; üçüncüsü daha önceden öğrenilmiş sosyal olarak yaptırıma uğramamış fakat yapılmayan davranışların ortaya çıkarılmasında kolaylaştırıcı bir rol oynayabilir.

Taklit (mimesis) olgusu Girard'ın günah keçisi teorisinde toplumu tesis edici bir rol yüklenmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:37   #127 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Temel Hata


Temel hata kavramı (fundamental attribution error) atıf konusunda gözlenen en önemli yanlılıklardan birini ifade etmektedir. Bir başkasının davranışlarını açıklamaya çalışan bir kişinin normal olarak davranışla ilgili bir takım dış etkenler veya zorlamalar varsa buna bağlı olarak davranışı bu faktörlere atfetmesi beklenir.


Ancak araştırmalar bunun böyle olmadığını insanın içsellik yönünde genel bir eğilimi olduğunu göstermektedir. Örneğin davranışı gözlenen kişinin özgür olup olmadığına tercih imkânının bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kişisel özellikleri ön plana çıkarılmaktadır. Bireyin bir başkasının davranışım açıklama çabasında durum ne olursa olsun dış etkenlerin aleyhine iç etkenlerin rolüne ağırlık verme eğilimi temel atıf hatası olarak tanımlanmıştır (Ross 1977).

Temel hata çeşitli düzeylerde irdelenmiştir; yorumların çoğu temel hatayı insanın sosyal çevresi üzerinde belirli bir denetim kurma ihtiyacına dayandırmıştır (Bouchet ve ark. 1996). Bu çerçevede sosyal psikologların önemli bir kısmı temel hatayı motivasyonel bir yanlılık olarak nitelemiştir; örneğin bireyin ihtiyaç ve arzularına hizmet eden inançlar oluşturma ve koruma eğilimi (Weiner) kendine atıflarda benlik savunma ihtiyacı ve başkasına atıflarda kontrol ihtiyacı (Kruglanski); bireyci bir toplumda adil dünya inancım koruma eğilimi (Lerner) gibi.

Ancak temel hataya bilişsel ve normatif planda da açıklamalar getirilmiştir. Bilişsel açıklama bireyin dikkatini aktörün üzerine odaklaştırmasına; normatif açıklama ise modern Batı toplumlarında içselliğin sosyal bir norm olarak kendini dayatmasına dayandırılmıştır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:38   #128 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Temel Kişilik


Temel kişilik kavramı (basic personality) 1930'lu yıllardan itibaren sosyal bilimler alanında parlamaya başlayan kültüralist akımın sembol kavramlarındandır. Kültüralizm akımı kültürün insan davranışları ve kişiliği üzerindeki etkilerinin araştırılması yönünde büyük bir ilgi uyandırmıştır.

Bu akım çerçevesinde ulusal karakterin bir versiyonu gibi görünen temel kişilik kavramını ortaya atan ve kültürün insan kişiliğini şekillendirdiğini öne süren araştırmacılardan birisi Abraham Kardiner'dir (Bir diğeri de Ralph Linton). Kardiner 'temel kişilik' kavramı zemininde antropoloji ile psikanalizi bağdaştırmaya çalışmıştır.

Temel kişilik kavramı belirli bir toplumun üyelerinin ortak kişilik yapısını ifade etmektedir. Temel kişilik aile ortamının eğitimin ve sosyal çevrenin etkisiyle bireylerde benzer tutumlar inançlar değerler eğilimler duygular vb. oluşmasına dayanmaktadır. Kardiner'e göre temel kişilik dört temel öğeden oluşur:

1) Düşünce teknikleri; yani bireyin gerçekliği düşünme tarzı

2) Güvenlik sistemleri; bireylerin çevresel engellenmelerin yarattığı kaygılarla başa çıkmak için başvurduğu savunma sistemleri

3) Geniş anlamda üst-ben; diğerlerinin takdir ve sevgisini kazanma arzusuna dayalı super-ego söz konusu

4) Dinsel tutumlar. Kardiner'e göre bu dört temel kişilik öğesi kurumlarla ilişkilidir; bir yandan 'birincil kurumlar' denen bazı kurumlar tarafından üretilirler Öte yandan 'ikincil kurumlar' denilen bazı kurumları üretirler.


Kardiner'e (1939) göre temel kişiliği belirleyen temel faktör kültürel çerçevedir. Kültürel çerçevenin ana unsurları arasında aile organizasyonu ailede verilen temel bakım ve terbiye cinsel yasaklar beslenme tarzları gibi birincil kurumlar yer almakta ve bunlar ana-babaya ilişkin temel tutumları meydana getirmekte ve bunlar da dinler mitler efsaneler düşünce teknikleri iletişim tarzları ve stilleri gibi ikincil kurumlarda yansıyan sembolik projeksiyonlar vasıtasıyla her topluma özgü kişilik tipini belirlemektedir yani kısaca ifade edilirse bir toplumun özgül kişilik tipi onun kültürü tarafından şekillendirilmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Şubat 2013, 21:38   #129 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Terituvar


Hayvan veya insan sakinleri tarafından işaretlenmiş kendilenmiş ve hem cinslerine karşı savunulan yaşam alanı olarak tanımlanabilir. Hayvan davranışlarının incelenmesinden (Armstrong Lorenz) hareketle geliştirilen terituvar (territory) kavramı çevre psikologlarının gözlemlerine göre insanların mekânla ilişkilerinde de geçerliliğini korumaktadır.

Bireylerin yalnız veya çeşitli gruplarda (formasyon grupları aile işletmeler örgütler vb.) yaşam alanını yapılandırmaları ve işaretlemeleri (mekânın değişik noktalarına elbise aksesuarları ve eşyalar konması mekânın yazı veya resimle işaretlenmesi kapı-duvar ve paravan türü vasıtalarla mekânın yapılandırılması) ve böylece başka yerlerden farklı güvenli tanıdık bir yer kurmaları bir bakıma terituvar oluşturma olarak nitelendirilebilir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:38   #130 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Thomas Teoremi


Thomas Teoremi kendini gerçekleştiren kehanet veya Pygmalion Etkisi adıyla anılan olguların bir başka versiyonudur. Bu teorem bir durumun gerçek olarak algılanması halinde bu durumun sonuçlarının gerçek olacağını öngörmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
açıklamaları, kavramlar, psikolojide, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557