Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık > Psikoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Psikoloji Psikoloji hakkındaki tüm bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Şubat 2013, 21:47   #161 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Özel-İlişkisel Benlik


Özerk-ilişkisel benlik kavramı Kağıtçıbaşı (1996) tarafından ortaya atılmıştır. Kağıtçıbaşı'na göre insanlar arası ilişkilerde birbirinden farklı iki boyut söz konusudur; bunlardan birisi kişiler arası mesafe temelinde oluşan ayrışmışlık - ilişkililik boyutu (separateness-relatedness) diğeri etkinlik temelinde oluşan özerklik-dışa bağımlılık boyutudur.

Bu boyutların kesişmesinden özerk-ilişkisel benlik ilişkisel benlik (ilişkililik-dışa bağlılık) ayrışmış benlik (özerklik-ayrışmışlık) ve marjinal benlik (aynşmışhk-dışa bağlılık) gibi benlik tipleri doğmaktadır.

Literatürde ilişkililik ve özerklik genellikle birbirine zıt düşen kavramlar olarak tanımlanmıştır yani özerkliğe başkalarından ayrışmışlık uzaklaşma anlamı yüklenmiştir. Bu durumda doğaldır ki bir kişinin hem Özerk hem de diğerleriyle çok ilişkili olması mümkün görülmemiştir.


Oysa Kağıtçıbaşı bu iki özelliğin birbirinden bağımsız farklı boyutlara (kişiler arası mesafe boyutu ile etkinlik boyutu) ait olduğunu dolayısıyla bu boyutların birer özelliği olan özerklik ile ilişkililiğin bir arada var olmalarının mümkün olduğunu öne sürmüştür.

Örneğin aile yapısıyla özerklik ilişkisine bakıldığında modernleşme teorisine göre modernleşme arttıkça ilişkililiğin azaldığı yönünde genel bir kabul vardır. Bu noktada benliğin özerk-ilişkisel modelini öneren Kağıtçıbaşı modernleşme teorisine alternatif bir yaklaşım ortaya koymuştur.

Ona göre eğer bu iki boyut ayrı ve bağımsız ise ikisinin zıt kutuplarının bir arada görülmesi mümkündür. Özerk - ilişkisel benliğin gelişimi en iyi bağlamsal-işlevsel bir bakış açısından anlaşılabilir. Bütünleştirici bu tür bir sentez karşılıklı bağımlılık veya bağımsızlık aile modellerinden çok duygusal bağıntılılık aile modelinde ortaya çıkar. Bunun nedeni bu modelde hem özerkliğin hem de yakınlık ve bağlılığın işlevsel olmasıdır.

Bu durum geleneksel toplumdan çok bağlılık kültürü içeren toplulukçu toplumların gelişmiş (kentlileşmiş eğitimli) kesimlerinde tipik olarak görülür. Kağıtçıbaşı'na göre özerk-ilişkisel benlik bir ideal olabilir ama ütopik olmaktan çok ulaşılabilir bir hedeftir. Psikoloji bu ideali gerçekleştirmede önemli bir rol oynayabilir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:47   #162 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Özerklik


Esas olarak politik alanla ilgili bir terim olan Özerklik (autonomy) başlangıçta kendi yasalarıyla yönetilen bir topluluğu nitelemede kullanılırken daha sonraları kişisel davranışlar alanına da uygulanmıştır. Bu çerçevede özerklik baskıya dış dayatmalara direnen; boyun eğmek veya tabi olmak yerine kendi iradesiyle hareket etmek ve yabancılaşmaktan kurtulmak isteyen; tercih ya da seçme imkanı bulunan bir kişinin durumunu ifade etmektedir.

Bireysel özerklik iç ve dış engellere veya baskılara karşı direnme olarak çeşitli düşünürler (Aristo Kant; vb.) tarafından moral değerlerin makul davranışın 'iyi'yi arayışın da temeli sayılmıştır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:47   #163 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Özgürlük


Engellerle karşılaşmama bir başkasına bağımlı olmama istediği tarzda hareket edebilme çeşitli şeyleri yapabilme gibi çağrışımlar taşıyan özgürlük kavramı uzun dönemler boyunca düşünce tarihine eşlik etmiş kavramlardan biridir. Bu nedenle özgürlük düşünürlere ve dönemlere göre farklı şekillerde kavramsallaştırılmıştır.

Kavram uzunca bir dönem 'özgür irade' ekseni etrafında tartışılmış ve bunlardan bazıları popüler düşünceye yerleşmiştir; örneğin 'hayvanların içgüdülerle insanınsa özgür irade ve değerlendirme yaparak' (Aquinalı Thomas) veya tam tersine 'özgür irade Tanrıya mahsustur' (Luther) gibi.

Akıl ve kişisel iradeyle moral ilkelere uyma yeteneği olarak tanımladığı özerkliği vurgulayan Kant insan özgürlüğünü moral yasaya saygıda görmüştür; politik liberalizmin önemli simalarından Locke siyasal sistemin devletin gücünü pekiştirme yerine bireylere düşünce inanç ifade seyahat örgütlenme özgürlükleri sağlaması gerektiğini vurgulamıştır; Montesquieu dinsel siyasal yürütme ve yasama gibi çeşitli güçler arasında 'güçler ayrımı' yoluyla devletin keyfiliğinin önlenerek özgürlüklerin güvenceye alınması gerektiğini savunmuştur; varoluşçu filozoflar özgürlüğü varoluşsal bir 'kaygı' temelinde anlamış Sartre insana aşkın her tür determinist anlayışa karşı çıkarak insan yaşamını özsel bir anlamı olmayan bir olumsallık (contingence) olarak görmüş ve özgürlüğü angajmanın kaynağı saymıştır; I. Berlin ünlü ayrımında negatif ve pozitif özgürlükleri ayırdederek negatif özgürlüğü kendimizi sansürsüz ifade etme serbestçe dolaşma gibi istediğimizi gerçekleştirme bakımından engellenmeme; pozitif özgürlüğü ise kamu işlerine katılma ve kararlarda etkili olma gibi gerçek bir eylem gücüne sahip olma şeklinde tanımlamıştır vb.


Moles (1972 1978) Kurt Lewin'den hareketle insan özgürlüğünü topolojik mekânda hareket etme açısından ele almış ve özgürlüğü bir dış gözlemcinin gözünde 'belirli bir alanda hareket eden bireyin hareketlerini ya da durumunu tanımlayan parametrelerin sayısının bu sistemi yöneten ilişkilerin sayısından fazlalığı' olarak tanımlamıştır.

Burada bir 'özgürlük derecesi' ve 'özgürlük alanı' fikri vardır. Belirli bir zamansal-mekânsal alanda A noktasından itibaren hareket eden bireyin hareketleri (tıpkı bir labirentte dolaşan fare veya bir sokakta yürüyen kişi veya bürokratik prosedürler arasında işgören bir avukat gibi) çeşitli parametrelerle tanımlanan bir hacim içinde düşünülebilir. Bu hacim onun özgürlük alanıdır.

Bu alan bireyin çeşitli hareketleri yapmasına izin veren veya yasaklayan kurallar ya da sınırlar tarafından şekillendirilir. Bu yasalar fiziksel (örneğin organik bir varlığın 500 derece sıcaklığa dayanamaması) biyolojik (bir insan 100 m.yi 2 saniyede koşamaz) sosyal (sosyal normlar) moral (moral değerler) ve hatta istatistiksel (muhtemel davranış alışkanlıklarını yansıtan düzenlilikler) nitelikte olabilir. Bütün bunların ışığında insanın Özgürlüğü bireyin yaptığı eylemleri tarafından tanımlanmaktadır; yasaklanmamış veya engellenmemiş eylem ve hareketler bireylerin zamansal-mekânsal çerçevedeki yol çizgisi özgürlük hacmi veya alanı olarak belirmektedir.

Moles buna ek olarak sınırların esnekliği fikrinden hareketle 'marjinal özgürlük' ve kentsel ortamda ve bürokratik sistemde bloklar arasında kalan ve tanımlanmamış alanların gözleminden hareketle de 'ara özgürlük' kavramlarını önermektedir. Özgürlük özerklikle de ilişkilidir. Etimolojik anlamında özerklik kendi saptadığı yasalara göre hareket eden bireyin özelliği olarak tanımlandığında özgürlük bir bakıma özerkliğin tezahürüdür.

Chappuis'ye (1994) göre Kant'tan itibaren pek çok düşünür özgürlüğü diğeriyle ilişki evrensel moral ödev ve sorumluluk terimleriyle ilişkilendirerek tanımlamıştır. Bu anlamda özgürlük (özgürlük pratiği) eğitim süreci içersinde öğrenilmektedir. Psikoloji vokabüleri de ö-zerkliğin tanımında sorumlulaştırma kavramını öne çıkarmaktadır.

Özerklik her şeyden önce bireyin diğerleriyle ve toplumla ilişkiye girdiğinde varlığının derinlerinde hissettiği bir duygudur. Yaşanan özgürlük bir zevk kaynağıdır ben'i genişletir dışa açar egonun taleplerini doyurur. Akılla aydınlatıldığında özerkliğe ve sorumluluk almaya götürür; obje statüsünden özne statüsüne seyircilikten aktörlüğe geçişi kolaylaştırır.

İnsanın geriye döndürücü ideolojik ve afektif determinizmler üstünde kişisel zaferidir özgürlük (hayvan iç ve dış belirlemelere bağlıdır). İnsan anı örgütleyebilir geleceği tasarlayabilir yani tercihlerde bulunabilir. Yaşantı olarak özgürlüğün insani niteliğini kazanıp koruması için etiğe dayanması gereklidir.

Egzistansiyalistlere göre özgürlük oluşum halindeki (en devenir) yaşamın bir tezahürüdür; insan duygu ve eylem olarak yaşanan özgürlük sayesinde öznel ve nesnel dünyanın deneyimini yaşar; kendiyle ve diğerleriyle karşılaşır. Geçmişten köklenir gelecekte yansır.

Özgürlük ancak kişisel olabilir. Kendisinde olmaktan (en-soi) kendisi için olmaya (pour-soi) geçişi sağlar. Sartre'ın deyişiyle 'insan olmadığıdır ve olduğu değildir.' Burada kendisinde varlık sabit donmuş olanı insanı sayısız bağımlılıklara kapatanı temsil ederken kendisi içinlik mümkün olanın bilinçte ortaya çıkışıdır.

Sartre'a göre Ben kendini diğeri tarafından sabitlenmiş bakılmış hisseder; diğeri onu istediği gibi kavrar zira diğeri özgürlüktür; benim özgürlüğüm sahtedir zira diğerinin bakışıyla benden çekinip alınabilir? Bu ilişkide ben ancak kendinde olabilirim ve ancak ben de diğerini aynı şekilde gözlenen nesne mertebesine indirgediğimde kendisi için haline gelirim.

Bu ikilik (dualite) her bir kişinin total olarak özgür olma güçlüğünü açıklar veya açık ya da kapalı bir varoluşa yol açar. Herkesin kendi kaderini çizmek kendi elindedir.

E. Mounier angajmanı yücelten bir filozof olarak insanın kendi sınırlarını aşmak için yaratıldığım savunur: İnsan yaşanan anda içerilmiş (implique) olarak mevcuttur sonra eyleminin anlamını daha iyi kavramak için kendi üstüne geri gelir. Bu dışsallaştırma-içselleştirme şeklindeki ikili hareket içinde kendini yavaş yavaş inşa eder. (Kaynak; Chappuis 1994)





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Şubat 2013, 21:47   #164 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Özlem Düzeyi


Özlemler kişinin kendisi için saptadığı veya ulaşmayı hedeflediği amaç niteliğindeki yönelimlerdir. Özlem düzeyi (level of aspiration) ise herhangi bir konuda kişinin ideal olarak ulaşmayı istediği düzeydir. Özlem düzeyi daha önceki performans veya deneyimlerden az ya da çok etkilenmektedir. Başarılı deneyimler genellikle özlem düzeyinin yükselmesinde Önemli bir rol oynamaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 21:47   #165 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Şiddet


Şiddet sertlikle yoğun bir güçle meydana gelen yapılan veya etkili olan bir şeyin özelliği olarak tanımlanabilir. Şiddet aşırı bir fiziksel güç ve hatta silahların kullanımıyla yapılan tüm davranışları ve ölçüsüz saldırganlık tezahürlerini kapsar. "Bir veya birden fazla kişi tarafından yapılan ve fiziksel veya moral olarak bir veya birden çok kişiye acı çektiren tüm eylem veya davranışlar şiddet kapsamında düşünülebilir" (B. Defrance 1990).


Şöhret


Diğeriyle ilişkinin temel süreçleri çerçevesinde ortaya atılan şöhret (reputation) kavramı bir topluluğun bir birey hakkındaki yargısı olarak tanımlanabilir. Söz konusu birey her zaman olmasa da çoğu zaman bu topluluğun üyesidir; yargıya gelince çoğu kez doğrudan gözlem sonucu değil diğerleri tarafından ve sözel yollardan aktarılan verilere dayanır. Toplulukta meşhur kişiler başka bir topluluk üyesi veya tarihsel-mitolojik kahramanlar (Robin Hood Jeanne d'Arc vb.) olabilir.

Şöhret bir toplulukta kişiler arası iletişim sürecinde oluşur. Günlük yaşamda diğerleri hakkındaki enformasyonlarımız onları gözleme onlarla konuşma onlar hakkında başkalarının gözlemleri gibi çeşitli kanallardan beslenir ve tüm bunlar genellikle kısa şematik yargılar haline dönüşür. Bu yargılar söz konusu bir kişinin yaptıklarından ziyade sürekli/kalıcı karakter özellikleri (namussuz gözükara becerikli gibi) üzerinde odaklaşır.

Bu yargılar (ve dayandıkları veriler) diğerleri tarafından paylaşıldığında kişiler arası iletişime konu olurlar; herkes değerlendirmelerini karşılaştırır sonuçlarını test eder birbirini etkiler. Bu sosyal süreçlerin sonunda herkesin hemfikir olduğu noktalar aynı temsile sahip olduğu karakter özellikleri birbiriyle bütünleşir ve hakkında konuşulan kişi meşhur olur.

Sosyal psikologlara (Emler 1994) göre şöhret her şeyden önce çeşitli insanî niteliklere ilişkindir (İyi ekmek yapan bir fırıncı usta bir iz sürücü vb.) Bu nitelikler çoğu kez topluluk açısından önemlidirler. Söz konusu bir nitelik ne kadar önemli algılanırsa kişinin şöhreti de o ölçüde büyür. Ayrıca kişinin doğrudan ve kolayca gözlenebilen niteliklerinden (dışadönüklük sıcak kanlılık) ziyade daha çok gözlem gerektiren nitelikleri (cesaret cömertlik) şöhrete daha uygundur. Yine bu hususla ilgili olarak şöhret sık görülen niteliklerden ziyade nadir görülen nitelikler etrafında oluşur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
açıklamaları, kavramlar, psikolojide, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557