Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık > Psikoloji
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Psikoloji Psikoloji hakkındaki tüm bilgileri ve haberleri bu bölümde bulabilir, paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Şubat 2013, 17:04   #71 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Jestbilim


Jestbilim ya da kinesik jestlerin incelenmesini konu alan bir bilim dalıdır. Kurucusu Ray Birdwhistell iletişimin çok boyutlu bir sosyal süreç olduğunu öne sürerek iletişimin sözel olmayan yanlarına dikkati çekmiş ve Palo Alto Ekolü'ne esin kaynağı olmuştur. Ona göre 'genel olarak iletişimde ve örneğin âşıkların ritüelinde vücut ve jestlerin önemi büyüktür'.

Birdwhistell 1959 tarihli dokuz saniyelik bir filmde Bateson'un bir genç kadının sigarasını yakışını incelemiş ve 'dil ve jestlerin uyumlu bir çift oluşturduğunu' göstermeye çalışmıştır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:04   #72 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Johari Penceresi


Johari Penceresi kendini açma ve öz saygı süreçlerinin analizinde kullanılan bir araçtır. Johari Penceresi insanın kendisi hakkında kendisinin bildikleri ve diğerlerinin bildikleri şeklinde benlik bilincinin iki boyutunun kesişmesinden oluşan dört bölüme ayrılmaktadır.

Bunlardan serbest bölge bizim açık seçik yanlarımızı açıkça yaptıklarımızı ve kim olduğumuza ilişkin herkese açık bilgileri; karanlık bölge diğerlerinin bizim hakkımızda bildiği fakat bizim bilmediğimiz yanlarımızı; saklı bölge kendi hakkımızda bizim bilip diğerlerinin bilmediği şeyleri mahrem saydığımız yanımızı; meçhul bölge ise kendi hakkımızda hem bizim hem de diğerlerinin bilmediği yanlarımızı kapsamaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:04   #73 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kanaat


Kanaat (opinion) belirli bir obje hakkındaki bir önermenin doğru olduğuna ilişkin inançları bir diğer deyişle doğru olarak benimsenen inançları ifade etmektedir.

Kanaatler de doğru olabilir. Ancak düşünce tarihinde logos (argümantasyona dayalı temellendirilmiş bilgi) ile doxa (kanaat) şeklinde bir ayrım yapılmıştır. Bu ayrım temelinde çoğu kez bilimsel bilgi ya da bilimler ile kanaatler karşıtlık içinde konumlanmış bilimin kanaatleri aşarak geliştiği öne sürülmüştür (Bachelard'ın 'bilim kesinlikle kanaatlere karşıdır' sözü bu anlayışı yansıtmaktadır).

Kanaatler kesin doğruluk iddiası taşımayan dolayısıyla yanılma ihtimalini de içeren önermelerdir. (Arendt'in 'demokrasiyi kanaatler rejimi' olarak tanımlaması bu bakış açısını yansıtmaktadır). Bu anlamda tutumların sözel ifadesi olarak tanımlanabilirler dolayısıyla belirli bir zihinsel hazırlık yatkınlık ya da eğilim durumunu yansıtırlar. Tutumlar gibi daima belirli ve özgül bir soruna ilişkindirler ve güçleri tutum Ölçekleri vasıtasıyla ölçülebilir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Şubat 2013, 17:05   #74 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kanaat Lideri


K
anaat rehberi ya da kanaat lideri kavramı bir grupta iletişim araçlarından gelen mesajları alıp kendi süzgecinden geçirerek grup üyelerine aktaran kişileri ifade etmektedir. İletişim araştırmaları tarihinde önemli bir yer tutan kanaat lideri kavramının ortaya çıkışı mesajların vericiden alıcıya doğrudan ulaştığını varsayan iletişim anlayışlarında bir değişikliğin de işareti olmuştur.

Mesajların topluma giriş ve yayılış süreciyle ilgilenen Katz ve Lazarsfeld (1955) mesajın doğrudan geniş kitlelere ulaşmadığını alıcı kitlenin homojen olmayıp bir rol farklılaşması gösterdiğini kitlede az sayıdaki bazı kişilerin mesajı alıp uyarladıktan sonra diğerlerine aktardığını saptamış ve 'iki aşamalı iletişim' (two-step flow of communicaüon) denilen bir İletişim modeli önermişlerdir. Gerçekten de Illinois'nin küçük bir kasabasında yaptıkları araştırmalarında insanların medya tarafından ele alınıp işlenen bazı alanlardaki (sinemaya gitme moda alışveriş ve kamu işleri) davranış ve tercihlerinin medyadan kaynaklanmadığı; insanların yakın dost aile ve iş çevrelerinden bazı kişilerden etkilendikleri gözlenmiştir.

Araştırmacılar enformasyonların alıcı gruba girişindeki zorunlu uğrak noktası durumundaki bu kişileri kanaat rehberi olarak nitelendirmişlerdir. Bunlar genelde gruptaki diğer kişilere kıyasla dış dünyada olan bitenden daha çok haberdardır daha çok belge-bilgi sahibidir.

Araştırmada kanaat rehberlerinin kimler olduğunun saptanmasında şu tür sorular kullanmışlardır: 'Yakın zamanlarda birilerini kendi politik görüşlerinize çekmeye çalıştınız mı?' 'Yakın zamanlarda birileri size politik görüşlerinizi sordu mu?' 'Bir öğüt veya bilgiye ihtiyacınız olduğunda kimlere danışıyorsunuz? gibi.


Kanaat rehberleri iletişim araçlarına kıyasla kendi grupları üzerinde daha etkili olmaktadır. Zira bireyler medyayla doğrudan temaslarında aldıkları mesajları kabul veya redde hazır ve savunma durumundayken onunla aynı grubun üyesi olan kanaat rehberiyle karşılaşmasında günlük yaşamın doğal akışı içindedirler ve savunma sistemleri işler halde değildir; bu nedenle iknaya daha açık bir durumdadırlar.

İkincisi kişiler arası ilişki enteraktif özelliktedir yanı etkileri 'içkin'dir. Şöyle ki iletişim sürecinde konuşulan kişiyle hemfikir olmama bir gerilim yaratır psikolojik bir bedel içerir ve bu hemen anında hissedilir. Hemfikir olma paylaşma ise bir doyum sağlar. Bu yüzden kanaat lideriyle ilişkide paylaşma eğilimi yüksektir oysa medya bu türden katılımı sağlama manivelalarından yoksundur.

Üçüncüsü kişiler arası iletişimde bir esneklik vardır konuşma süreci içinde jestler mimikler ses tonu gibi sözel olmayan mesaj öğelerine dikkat edilerek iletişimin akışı hakkında bir fikir edinilir ve hemen anında gerekli değişiklikler (eklemeler kısaltmalar tekrarlar) yapılabilir yani muhataba göre mesajları uyarlama imkanı vardır. Oysa medyadaki muhabirlerin sunucuların tartışmacıların veya program yapımcılarının bu tür bir imkânı yoktur.

Kanaat rehberi alıcı durumundaki bireylerle aynı gruptandır ve bu yüzden medyada onu çeken ilgilendiren şeylerin diğerlerini de çekme ilgilendirme şansı yüksektir. Nihayet kişiler arası iletişimde bazen muhataba duyulan sempati nedeniyle mesajlar 'ince elenip sık dokunmadan' alınıp benimsenebilir (Rouquette 1984).





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:05   #75 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kapıyı Yüzüne Çarpma


Manipülasyon tekniklerinden biri olan kapıyı yüzüne çarpma (door-in-the-face) stratejisi el alıp kol kapma stratejisinin tersi bir mekanizmaya dayanmaktadır. Burada kendisinden belirli bir şey elde edilmek istenen kişinin önce kabul edilmesi çok zor bir başka talebi reddetmesi sağlanmakta ve ardından asıl hedeflenen şey istenmektedir.


Daha önce bir talebi reddeden kişi ikinci bir ricayı kabul eğilimi göstermektedir. Bu olgu bir kaç şekilde açıklanmaktadır. Algısal kontrast kavramına dayalı birinci açıklamaya göre ilk talebe kıyasla ikinci talep çok mütevazı görünmektedir. İkincisi ilk ricayı reddeden kişi olumsuz değerlendirilme (bencil görünme) kaygısına düşmektedir.

Üçüncüsü karşılıklılık normuna dayanmakta ve bir isteğinden vazgeçen talep sahibinin daha azına razı olması bir tür taviz gibi algılanmakta ve tavize tavizle karşılık verme eğilimine girilmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:06   #76 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Karizma


Sosyal bilimler literatürüne E. Troelsch tarafından sokulan ve M. Weber tarafından geliştirilen karizma kavramı başlangıçta Katolik teolojisinde Tanrı'nın bahşettiği spritüel bir gücü ifade etmektedir. Politikayı insanlar arası egemenlik mücadelesi olarak gören Weber karizmayı salt şiddet içermeyen bir egemenlik (domination) türü olarak kavramsallaştırmıştır. Ona göre karizmatik egemenlik liderin kişisel değerine onun tarihsel istisnaî veya örnek karakterine dayanır.

Karizmatik liderlik rutin bir yönetim durumundan veya bir düzenden ziyade düzen değişikliğine hatta devrimlere gönderir; toplum veya örgütlerin normal işleyiş koşullarının dışında köklü bir değişiklik veya dönüşümleri sırasında söz konusu olur. Bu tür anlarda kitleler iradelerini bir misyonla yüklendiğine inandıkları şef veya lidere devretmeye meylederler; liderleriyle özdeşleşmeye ve yeni davranış tarzları benimsemeye giderler.


Liderin manyetik alanına girdiklerinde yaşam koşullarını aşarak farklı bir varoluşa doğru sürüklenirler. Karizma 'bir tür yüksek enerji gibidir kriz anlarında ortaya çıkan miskinliklere durağanlıklara son veren alışkanlıkları kıran bir güçtür' (Moscovici). Karizma belirsizlik yönsüzlük içinde kaybolduklarını hisseden insanlara yön bulmalarını sağlayacak bir dış sabit nokta sağlar; onları ortak bir referans çerçevesi bir hedef bir üst amaç etrafında bütünleştirir.

Karizmatik liderlerin kitle üzerindeki etkileri yasal bir güce bir statü veya mevkiye ekonomik kaynaklan elinde tutmaya değil onlara atfedilen kişisel melekelere ve özelliklere dayanmaktadır; etkileri zorlamadan ziyade iknaya içten fethetmeye uyandırdıkları güven düzeyine gönüllü rızaya insanlarla kurdukları duygusal iletişim tarzına bağlıdır.

Bu bakımdan karizmatik lider kısmen politika ve yönetim dışıdır; bir mevzuatla bir hukukla bir kurum mantığıyla sınırlandırılmaya uygun değildir. Fonksiyonları tanımlanmış rolleri belirlenmiş görevlilerden ziyade özveriyle hareket eden taraftarlara tilmizlere hitap eder.

Endüstriyel örgütlerde bazı yöneticiler karizmatik güç sahibi sayılmaktadır. Bu tür yöneticilerin etrafındakiler üzerinde bir çekim etkisine sahip oldukları bir özdeşleşme modeli oluşturdukları ve daha genç yöneticiler tarafından taklit edildikleri kaydedilmektedir. Günümüz örgüt literatüründe 'dönüştürücü liderlik' olarak adlandırılan liderlik (Bass 1990) tipi bir bakıma karizmatik liderliği ifade etmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:06   #77 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Katarsis


Antik dönemde dinsel inisiyasyon sürecinde ruhun arındırılması anlamında (Aristo) ve daha sonra klinik psikoloji alanında önce hipnoz sırasında duygu ve heyecanların boşaltılması (Breuer) anlamında ve ardından psikanaliz ve çeşitli psikoterapilerde kullanılan katarsis terimi sosyal olguların analizinde de az çok benzeri bir anlamda kullanılmıştır. Genel olarak belirli bir arınmayı temizlenmeyi ifade eden katarsis kavramı çok çeşitli türden gerilimi sona erdirme rahatlama boşalma süreçlerine işaret edebilmektedir.


Katarsis terimine sosyal psikoloji literatüründe özellikle saldırganlık konusunda rastlanmaktadır. Burada katarsis saldırganlığın önceden ifade edilmesinin saldırgan duygulan ve davranışları azaltması hatta silmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamıyla şiddet içeren filmlerin etkileri konusundaki tartışmalarda canlılığını korumaktadır.

Bu olgu teorik ve yaygın açıklamasını Alman etologlarının hidrolik modelinde bulmaktadır. Bu anlayışta saldırganlık bir kaba konmuş bir sıvıya benzetilmektedir. Kabın duvarlarına sıvının uyguladığı basınç kaptaki su miktarına bağlıdır ve kaptan dışarı bir delik veya boruyla su akıtıldığında suyla birlikte basınç da azalmaktadır.

Aynı şekilde bir kişinin belirli bir anda saldırgan davranış ortaya koymasının 'saldırganlık enerjisi'ni boşaltacağı ve kişiyi daha az saldırgan kılacağı varsayılmaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:06   #78 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kategorizasyon

Kategorizasyon ya da kategorilendirme bireylerin sosyal ve fiziksel çevrelerini kategorilere ayırmasını ve çeşitli öğeleri bu kategorilere yerleştirmesini ifade eden bilişsel süreçtir. Bir başka deyişle "insanın çevresini kategoriler halinde düzenleme etkinliği ya da sürecidir" (Tajfel). Söz konusu kategoriler bireyin eylemleri ve tutumları bakımından birbiriyle eşdeğerli veya birbirine benzer gördüğü insan eşya olay grupları ya da bunların belirli niteliklerini kapsayan gruplardır.

Kategorizasyon süreçleri bireyin yaşamı açısından bir dizi pratik işleve sahiptir. Kategorizasyon ilk olarak dünyanın karmaşıklığını azaltmaya yarar. Bireyin çevresini basitleştirip sistematikleştirmesine katkıda bulunarak karmaşık bir dünyayla ve dünyadaki değişikliklerle başa çıkmasını mümkün kılar. İkinci olarak karşılaşılan uyaranların anında tanınmasını ve bir düzen içine konmasını; çevreyi bölümlemeyi ve bir açıdan benzer bir başka açıdan farklı görülen öğeleri bir araya toplamayı sağlar.

Böylece anlamlı öngörülebilir bir dünyanın bilişsel olarak inşasını kolaylaştırırlar. Bu sayede çeşitli şeylerle yeniden karşılaştığımız her seferinde onları yeniden öğrenmek zorunluluğu ortadan kalkar. Bu bir bilişsel tasarruf imkânıdır. Çeşitli objeler (insan olay nesne) ve özellikleri belleğe depolanıp hareketli ve kullanılabilir bir tarzda tutulur ve böylece yeni objeler için kıyas noktası işlevi görürler.

Üçüncü olarak kategorizasyon sürecinde oluşturulan kategoriler pratikte davranış ve eylemlerimizi yani araçsal etkinliklerimizi yönlendirirler. Kategorilenen uyaran veya objeler karşısında kategori bilgilerimize göre tepkide bulunuruz.


Kategorizasyonun çevreyi düzenleme ve yapılandırmayı ifade eden bu yönleri özellikle fiziksel dünyaya ilişkindir. Kategorizasyonun insanlara ve onun sosyal dünyasına uygulanmasını ifade eden sosyal kategorizasyon söz konusu olduğunda başka yönleri ortaya çıkar. Sosyal kategorizasyon bireyin toplum içindeki yerini oluşturma ve tanımlama anlamında bir sosyal kimlik işlevi görür (Tajfel). Bu sayede birey diğerlerinden farklılığını ve hatta daha iyi olduğunu sağlamaya olumlu bir sosyal kimlik oluşturmaya çalışır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 08 Şubat 2013, 17:06   #79 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kavramsal Düşünme

İnsanların düşünmelerinin büyük bir kısmı belirli somut durum ya da olaylarla ilgilidir. Çocukluklarında yaşadıkları evi ya da hafta sonundaki maçı düşünürler. Diğer taraftan pek çok düşünme özellikle üniversite çalışmalarında söz konusu olan düşünme soyutlamalara ilişkindir: politika ekonomi felsefe öğrenme güdülenme ve benzerleri. Bu genel ya da soyut şeylere kavram (concept) adı verilir. Aracı süreçlerin kavramlar olduğu düşünmelere kavramsal düşünme (conceptual thinking) denir.

Kavram cisimlerin bazı ortak ve genel özelliğini ya da niteliğini temsil eden simgesel bir yapımdır (construction); değişik birkaç durumda ortak olan bir özelliği soyutlar insan kırmızı üçgen titizlik atom öfke öğrenme birer kavram örneğidir. Aslında dilimizdeki isimlerin çoğu kavram adıdır. Bunun dışında kalanlar yalnızca özet isimlerdir.


Kavram oluşturma yeteneği insanların nesneleri sınıflamalarına olanak sağlar. Kırmızı kavramı ile cisimleri kırmızı ve kırmızı olmayan diye ayırabilir meyve kavramı ile meyveler ve meyve olmayanlar sınıf la masını yapabiliriz. Seçilen özellik sınıflamanın temeli olan kavramı oluşturur. Dünyadaki özellik ya da niteliklerin sayısı pratik olarak sınırsız olduğundan oluşturulabilecek sınıflama ya da kavram sayısı da sonsuzdur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 08 Şubat 2013, 17:07   #80 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kendileme


1970'li yıllarda çevre psikolojisi vokabülerine giren kendileme (appropriation) terimi çok anlamlı bir terimdir. Genel olarak bir şeyi kendisi için alma kendi kullanımına ayırma eylemini belirten kendileme yasalar açısından bir mekân parçası veya eşyalar üstündeki egemenlikle ilgilidir mülk edinmeyi belirtir; teknik olarak bir eşyanın işlevsel kullanımını yani bir işe uygun bir şeyi alıp kullanmayı belirtir; antropolojik açıdan nesnel gerçeklik üzerinde insanın eylemde bulunduğu bir gerçeklik olarak tanımlandığında kendileme gerçeklik üzerinde insanın kendini gerçekleştirmesine yarayan bir etkinlik biçimini belirtir; kültürel açıdan bireyin gizil potansiyellerini gerçekleştirmesini ve değer kazanmasını sağlayan çevre özelliklerine referansla tanımlanır; psikolojik açıdan duyumsal devimsel ve algısal etkinlikle kendi kontrolünü tanımayı bireyin şeylere ve dünyaya hakim bir konumda görülmesini belirtir (Fischer 1976).


Kendileme insanın çevreyle ilişkisinde temel bir eğilimidir insanın bir mekân parçasına el koyması hakim olmasıdır. Mekânla yakınlık kurmaktır; mekânın çeşitli yanlarını öğrenmek keşfetmektir; mekânı rahatlatıcı güven verici bir yere dönüştürmektir.

Kendileme süreci önce belirli bir mekân parçasının sınırlandırılması işaretlenmesi ardından mekânla yakınlaşmanın gerçekleşmesi ve nihayet kişisel bir mekânın inşası aşamalarını kapsar (Moles 1976); kendileme bakışla mekânı düzenleme ve döşemeyle fiziksel ve psikolojik olarak sınırlandırma ve keşfetmekle gözleme vasıtasıyla gerçekleşir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
açıklamaları, kavramlar, psikolojide, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557