Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Sağlık Sağlık hakkındaki tüm bilgileri ve habeleri bu bölümde bulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21 Şubat 2013, 21:12   #11 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Burun estetik kaygılarımıza en fazla maruz kalan organımızdır. Çoğu insan güzel görünümlü bir buruna sahip olmak ister ve bunu gerçekleştirmeye çalışır.
ANCAK, önemli fizyolojik fonksiyonları olan bu organ bazı insanlarda görüntüden daha ciddi bir soruna neden olur: Rinit !
Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyonu). Rinitlerin yaklaşık yarısı allerjiye bağlıdır.
Rinit sık görülen bir hastalıktır. Toplumun ortalama %10 'unda allerjik rinit vardır. Bu oran diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır.
Allerjik ya da değil, rinitler her yönüyle önemli hastalıklardır.

Rinit (nezle) nereyi etkiler?
Sadece burasını değil.

Burası estetik kaygıların hedefi olan burun bölümüdür.
Rinitlerin etkilediği bölge ise burasıdır.

RİNİTLER ÖNEMLİ HASTALIKLARDIR

1. Rinit belirtileri (burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, konjunktivit...) günlük yaşamı olumsuz etkiler.

2. Yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkiler.

3. Tedavi masrafları de önemlidir. Doğru tanı konulmayan hastalarda tekrarlayan ve gereksiz antibiyotik tedavileri maliyeti artırmaktadır.

4. Birlikte bulunabilen hastalıklar (sinüzit, orta kulak iltihabı, polipler ve astım) rinitlerin önemini artırmaktadır. Özellikle astım ve rinit birlikteliği en fazla önemsenmesi gereken durumdur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:13   #12 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

En önemli tetikleyici faktör, kişinin allerjik olduğu maddelerdir.

MEVSİMSEL ALLERJİK RİNİTLERDE:

Polenlerin türü, şikayetlerin süre ve şiddetini belirler.

İlkbaharın erken dönemlerinde ortaya çıkan allerjik rinit genellikle ağaç polenlerine bağlıdır.

Hastanın çayır poleni allerjisi varsa şikayetler genellikle ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında ortaya çıkmaktadır.

Yabani ot polenleri ise yaz ortasından başlayıp sonbahara kadar allerjik rinit şikayetlerine neden olur.

YILBOYU DEVAM EDEN ALLERJİK RİNİTLERDE:

En önemli allerjen ev tozu akarlarıdır (mite). Hastanın yaşadığı ortamda sürekli olarak akar allerjenlerine maruz kalması şikayetlerinin yılboyu devam etmesine neden olur.

Hamamböcekleri de önemli bir ev içi allerjen kaynağıdır. Allerjisi olanlar, hamamböceği allerjenlerine maruz kaldıklarında rinit şikayetleri ortaya çıkmaktadır.

Diğer bir ev içi allerjen ise ev hayvanı allerjenleridir. Özellikle kedi antijenleri çok önemlidir. Bulaştığı ortamda aylarca varlığını devam ettirebilir. Sadece ev içinde değil, okul, işyeri ve toplu taşıma araçlarında da yüksek düzeylerde tespit edilmiştir.

Ayrıca mantar (küf) allerjisi olanlarda, eviçi mantarlara maruziyet şikayetleri tetikleyecektir.

TÜM BU ALLERJENLER DIŞINDA:

Allerjik rinitlerde, burun mukozası çok hassas bir hale geldiğinden, birçok faktör allerjen yapısında olmasa bile hastalarda şikayetleri başlatır.

Bu faktörlerin en başında sigara dumanı gelir. Bu nedenle allerjik rinitli hastalar kesinlikle sigara kullanmamalı ve sigara dumanına maruz kalmamalıdır.

İyi kokular (parfüm, deodorant), keskin kokular (deterjan, sabun, çamaşır suyu), kötü kokular ve hava kirliliği de allerjik rinitli hastalarda şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:13   #13 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Allerjik Rinitlerde Tedavi Prensipleri




1. ALLERJENLERDEN KORUNMA


Tedavinin en önemli basamağıdır.

Hastaları ev içi allerjenlerden korumak büyük oranda mümkündür.

Polen allerjilerinde ise korunma zordur. Ama yine de alınabilecek bazı önlemler vardır:

Polenlerin en yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmamalı,

Evin havalandırılması öğleden sonra yapılmalıdır.

Dış ortamdan kapalı ortama girince, burun içi ve gözler su ile yıkanmalıdır.

Mümkünse seyahat ederken araba pencereleri kapalı tutulmalıdır.

Ayrıca polen filtreleri de fayda sağlamaktadır.



2. İLAÇ TEDAVİSİ

Şikayet giderici ilaçlar: Burun akıntısı, hapşırma, kaşıntı ve burun tıkanıklığının geçici süreyle ortadan kalkmasını sağlarlar.

Tedavi edici ilaçlar: Burundaki allerjik reaksiyonu tedavi ederler.



3. AŞI TEDAVİSİ (İmmünoterapi):

Hiçbir tedavi allerjik genetik yapıyı ortadan kaldıramaz. Ancak, immunoterapi yani allerji aşısı, şikayetleri başlatan en önemli faktörler olan allerjenlere karşı duyarlılığı büyük oranda azaltılabilir.

Aşı tedavisi bilgi ve tecrübe gerektirir. Tedavinin EMNİYETLİ ve BAŞARILI olması için, allerji testlerinin uygulanması, aşı kararının verilmesi, planlanması ve sürdürülmesi mutlaka bu konuda ihtisas sahibi ALLERJİ UZMANLARI tarafından yapılmalıdır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 21 Şubat 2013, 21:13   #14 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Anafilaksi (anafilaktik şok) allerjik reaksiyonların en şiddetlisidir. Dakikalar içinde ortaya çıkar ve çok hızlı seyreder. Vücuttaki tüm doku ve organları etkiler. Ağır anafilaksi vakaları bazen ölümle sonuçlanabilir.

Astımda görülen nefes darlığı, solunum sıkıntısı, boğulma hissi; allerjik rinitte görülen burun ve göz kaşıntısı, burun akıntısı, hapşırma nöbetleri; ürtikerde görülen vücutta kaşıntılı kabarıklıklar; anjioödemde görülen şişlikler; gıda allerjilerinde görülen karın ağrısı, bulantı, kusma; ve tüm bunlara ek olarak tansiyon düşüklüğü ve kalpte çarpıntı...

Anafilaktik reaksiyonun şiddetine bağlı olarak bu bulguların tamamı ya da birkaçı birlikte görülebilmektedir.

Başlangıç Bulguları

İç sıkıntısı ve ölüm korkusu
Ciltte kaşıntı ve kızarıklık
Baş dönmesi ve bayılma hissi

Cilt Bulguları

Ciltte karıncalanma,
Ürperme
Sıcak basması
Tüm vücutta kızarıklık
Ürtiker ve Anjioödem

Mide-Bağırsak Bulguları

Bulantı-Kusma
Karın ağrısı,
Karın krampları
İshal

Solunum Yolları Bulguları

Burun akıntısı, Hapşırma
Ses kısıklığı, Boğazda dolgunluk ve boğulma hissi
Göğüste sıkışma hissi
Solunum yetmezliği
Vizing (hışıltı)

Kalp ve Damar Sertliği Bulguları

Tansiyon düşüklüğü
Taşikardi (çarpıntı)
Kalp ritim bozuklukları

Nörolojik Bulgular

Baş dönmesi-Bayılma
Oryantasyon bozukluğu
Nöbet - Şuur kaybı - bayılma
İdrar veya gaita kaçırma

Anafilaksi çok hızlı seyredebilen bir klinik tablodur. Ani olarak başlar ve dakikalar içinde şiddetlenir. Bunu bir dinamit fitilinin yanmasına benzetebiliriz. Kısa sürede müdahale ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Yani dinamite ulaşmadan fitilin söndürülmesi gerekir. Eğer vaktinde tedavi uygulanmaz ise şok tablosu ortaya çıkar ve hastanın hayatını tehdit eder bir durum ortaya çıkar.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:14   #15 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Anafilaksinin toplumda görülme sıklığı ile ilgili çok sağlıklı rakam vermek mümkün değildir. Ancak, ilaçlar ve gıdaların anafilaksiye en sık yol açan ajanlar olduğu söylenebilir. İlaçlardan da en sık romatizmal ağrı kesicilerin ve antibiyotiklerin anafilaksiye sebep olduğu görülmektedir. Bunlar dışında önemli bir anafilaksi nedeni de arı ve diğer böcek sokmalarıdır. Gıdalardan da kabuklu deniz ürünleri ve fındık ezmesinin anafilaksiye en sık neden olan gıdalar olduğu bildirilmektedir.

Tanım, Tarihçe, Sıklık ve Mekanizma:

Anafilaksi ilk defa 1902 yılında Portier ve Richet adlı araştırmacılar tarafından köpeklerde yaptıkları aşılama çalışmaları esnasında tanımlanmıştır. Alerjik reaksiyonların en ağırı, en hızlı gelişeni ve en dramatik sonuçlar doğurabilen halidir. Anafilaksinin toplumda görülme sıklığı ile ilgili çok sağlıklı rakam vermek mümkün değildir. Ancak, ilaçlar ve gıdaların anafilaksiye en sık yol açan ajanlar olduğu söylenebilir. İlaçlardan da en sık romatizmal ağrı kesicilerin ve antibiyotiklerin anafilaksiye sebep olduğu görülmektedir. Bunlar dışında önemli bir anafilaksi nedeni de arı ve diğer böcek sokmalarıdır. Gıdalardan da kabuklu deniz ürünleri ve fındık ezmesinin anafilaksiye en sık neden olan gıdalar olduğu bildirilmektedir.

Anafilaksi, hücresel mekanizma olarak, bazofil ve mast hücresi dediğimiz hücrelerin içindeki histamin dolu küçük keseciklerin patlaması ve histamin denilen aktif maddenin açığa çıkarak etkilerini yaratması ile oluşan bir reaksiyondur.

Klinik Belirtiler

Anafilaksi, ölümcül olabilen, ciddi, tüm vücudu etkileyen bir alerjik reaksiyondur ve hemen tanı konarak tedavisinin yapılması gerekir. Bu özellikleri ile "tıbbi aciller" grubunda yer alır. Eğer klinik olarak tanınması gecikirse ve gerekli dikkat gösterilmezse Kalp-damar ve/veya solunum sistemi yetmezliğinden ölüm gerçekleşebilir.

Anafilakside bulgular genellikle, sorumlu ajanla karşılaştıktan sonra dakikalar hatta saniyeler içinde ortaya çıkabilir. Sorumlu ajan enjeksiyon yolu ile alınmış ise bulgular sıklıkla 5 ile 30 dakikada başlar. Ancak bazen bulguların gelişimi bir saat sonrasına kadar uzayabilir. Eğer sorumlu ajan ağız yolundan alınmışsa bulgular genellikle ilk 2 saat içinde oluşur.

Anafilakside istisnalar dışında en sık görülen belirtiler deriye aittir ve hemen hemen tüm olgularda bulunur. Bunu solunum yollarına ait olan bulgular izler, daha sonra ise tansiyon düşmesi ve mide barsak belirtileri görülür. Deri, havayolları, kalp-damar ve mide barsak gibi birçok organ sistemi tek başına ya da birlikte etkilenebilir. Bu belirti ve bulgular; deride yaygın kızarıklık, kaşıntı, kurdeşen plakları, bronşlarda tıkanıklık, üst solunum yolunda ödem, mide barsak sisteminde hareketlerin artışına bağlı bulantı, kusma, ishal, kalp-damar sisteminde tansiyon düşmesi ve/veya ritm bozuklukları görülebilir. İlginç olanı ise hastaların sıklıkla "ölüm korkusu hissi" tanımlamalarıdır. Sık görülen diğer belirtiler burun, gözler ve damakta kaşıntı, hapşırık, dışkı ve idrar kaçırmadır. Bazen anafilaksinin ilk belirtisi bilinç kaybı olabilir. Bu belirtilerden dakikalar sonra ölüm olabilir.

Klinik Belirtilerin Şiddetini Etkileyen Faktörler

Hastadaki alerjik durumun ciddiyeti, sorumlu olan ajanla yüksek dozda karşılaşmış olmak, eşlik eden diğer hastalıkların (astım, kalp hastalığı) olması kliniği etkileyen faktörlerdir. Önceden kalp hastalığı bulunan kişilerde, sorumlu olan ajanın enjeksiyon yolu ile uygulanması, ciddi anafilaksi riskini ve buna bağlı ölüm olasılığını arttırır. Ayrıca, bazı tansiyon ilaçları kullananlarda anafilaksi sonucu ölüm oluşması çok daha sık görülebilmektedir. Tüm bunlara ek olarak anafilaksi sırasında tedavinin yapılmasında gecikme olursa reaksiyon daha ağır seyreder.

Tedavi

Anafilaksi, hızla oluşup hastayı öldürebilen acil bir hastalık olduğundan, tedavisi de çok hızlı uygulanmalıdır. İlk müdahale mümkünse hastanın bulunduğu yerde yapılmalıdır. Anafilaksi bir ilaç enjeksiyonu sonucu ulaşabildiğinden, anafilaksinin tedavisinde kullanılan ilaçların ve malzemelerin enjeksiyon yapılan her merkezde hazır bulundurulması gereklidir. Arı ve gıda alerjisine bağlı anafilaksi, genellikle bir sağlık kuruluşu dışında geliştiğinden, bu riske sahip hastalar ilaçları yanında taşımalı ve kendi kendine tedavi yapabilmesi konusunda eğitilmelidir.

Tedavide yapılması gerekenlerin başında hastanın hava yolunun ve kalp-damar sistemi durumunun değerlendirilmesi ve tedavi süresince takibi gelir. Anafilakside en önemli ölüm sebepleri üst solunum yollarındaki ödeme bağlı tıkanma, buna bağlı solunum yetmezliği ve kalp-damar sistemine ait iflastır. Tedavi girişimleri bunları düzeltmeye yönelik olacaktır. Üst solunum yollarındaki ödeme bağlı oluşan tıkanma ilaç tedavisine yeterli yanıt vermez ise üst solunum yoluna tüp uygulanması veya boğazın öne kısmından solunum yoluna delik açma hayat kurtarıcı olabilir. Hastanın boynu iyice arkaya doğru kıvrılıp ağız açık tutulmalıdır.

Adrenalin, anafilaksi tedavisinde en önemli ilaçtır. Anafilaksiden ölenler, genellikle adrenalin kullanılmayan veya yetersiz kullanılan hastalardır. Adrenalin ile kalp-damar ve solunum sitemi bulguları hızla geri normale dönebilir. Ancak uygulanırken tehlikeli yan etkiler de ortaya çıkabilir. Bazen ani tansiyon yüksekliği ve beyin kanamasına, kalp krizine ve ciddi ritm bozukluklarına yol açabilir.

Adrenalin cilt altı, kas içine, veya direkt damar içine uygulanabilir. Adrenalinin uygulanma yoluna hastanın durumuna göre karar verilebilir. Bulguların devam etmesi veya tekrar etmesi durumunda 15-20 dakikada bir tekrarlanır.

Adrenalin uygulandıktan sonra diğer ilaçlar uygulanır. Antihistaminiklerin etkileri sınırlı olmakla birlikte anafilakside kullanılmalıdırlar. Kortizonun, alerjik yanıtın erken fazına etkisi olmaması nedeniyle, anafilaksinin başlangıç tedavisinde faydası sınırlıdır. Hipotansiyonun durumunun düzeltilmesi için ayrıca damar içine serum uygulamaları gerekebilir. Bronş tıkanıklıkları için gerekirse bronş açıcı spreyler kullanılabilir. Ayrıca oksijen verilmelidir.

Anafilaksi, kol veya bacaktan enjeksiyon veya arı sokması sonucu oluştu ise, emilimi geciktirmek için turnike uygulanmalıdır. Turnike her 10 dakikada bir dakika serbest bırakılmalıdır.

Bu girişimler yapılırken, hastanın yoğun bakım ünitesine nakli ve bulgular tamamen düzeldikten sonra tekrarlaması riski nedeniyle 1-2 gün gözlem altında tutulması gereklidir. Anafîlaksinin şiddetine, hastanın gereksinim duyduğu tedaviye göre, taburcu olduktan sonra ağızdan antihistaminik, bronş açıcı ve kortizon tedavisine 7-10 gün devam edilmesi uygun olur.

Alerjik kişiler daha önceden reaksiyon gösterdiği bir ajanla karşılaştığında hemen bir antihistaminik almalıdır. Ancak bu anafilaksi gelişimini önlemeyebilir. Anafilaksinin ilk belirtileri görüldüğünde adrenalin kullanılmalıdır. Bu nedenle hasta daha önce alerjik bir reaksiyon geçirmiş ise ve tekrarlama riski var ise (arı alerjisi, gıda alerjisi, egzersize bağlı anafilaksi, idiyopatik anafilaksi), kendi kendine uygulayabileceği adrenalin kitini (Epipen veya Fastject gibi) yanında taşımalıdır. Bunun için bu hastalara içinde enjeksiyona hazır tek dozluk adrenalin bulunan adrenalin otoenjektörleri önerilir. Acil durumlarda elbise çıkarılmadan otoenjektör uygulanabilir. Hasta otoenjektörü yanında taşımalıdır. Son kulamla süresi geçen otoenjektörlerde adrenalinin etkinliği önemli ölçüde azalır. Bu nedenle yenisi ile değiştirilmelidir.

Korunma

Anafilaksi nedenini saptamak sonraki atakları önleme açısından çok önemlidir. Dikkatli bir hikaye anafilaksinin nedeni hakkında ipucu verebilir. Gerektiğinde deri testleri veya kandan alerji tayinine başvurulur. Sorumlu ajandan kaçınmak en etkili korunmadır.

İlaçları sadece kesin gereklilik olduğunda ve reçete doğrultusunda kullanmak en başta yapılması gereken bir korunma yöntemidir. Genel olarak daha önceden herhangi bir ilaca alerji gelişen kişiler bu durumu her doktor muayenesi ve reçete yazımı esnasında doktora hatırlatmalıdır. Hastalar duyarlı olduğu bilinen ilaçlarla çapraz reaksiyon veren ilaçlardan da kaçınılmalıdır ve bu konuda doktorla istişarede bulunmalıdırlar. Damar yolu veya kabadan enjeksiyondan ziyade ilaç uygulaması için ağız yolu tercih edilmelidir.

Gıdaya bağlı anafilaksilerde reaksiyon oluşturan gıdalardan kaçınılmalıdır. Buradaki bir tehlike hastanın duyarlı olduğu gıdanın, karışım gıdalar içinde bilinmeden alınmasıdır. Bu nedenle hazır gıdalardaki içerik etiketleri dikkatle gözden geçirilmelidir.

Anafilaksiye neden olan sebep arı sokması ise arı aşısı uygulaması gereklidir. Bir alerji merkezinde bu tedaviye başlanmalıdır. Daha sonraki arı sokmalarında anafilaksi gelişimini önleme açısından aşı uygulaması çok etkilidir.

Anafilaksinin tekrarlama riski olan hastalar özellikle gıda, ilaç ve arı alerjisi olduklarına dair bilgi içeren bilezik, kart veya künye ve adrenalin kiti taşımalıdırlar. Hastaneye gelmeden önce adrenalini uygulaması için kendisi veya ailesi eğitilmelidir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:14   #16 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Anafilaksi nasıl tedavi edilir?

Esas olan anafilaksinin ortaya çıkmasını önlemektir. Ama bu çoğu kez mümkün olamaz.
Anafilaksi bulguları ortaya çıktıktan sonra ise süratle tedavi edilmesi gerekir. Bu tedavinin bir sağlık kurumunda ve doktor tarafından yapılması gerekir.
Ancak anafilaksinin ne zaman ve hangi ortamda ortaya çıkacağını önceden tahmin etmek mümkün değildir. Kuşkusuz kişilerin sürekli bir doktor ile birlikte gezmesi de mümkün değildir.

Peki ne yapmak gerekir? Durum çok mu umutsuz? Hayır!

Anafilaksiden korunma ve acil durumlarda kendi kendine tedavi

Korunma denince akıla gelmesi gereken şey, kişilerin daha önce şiddetli allerjilere neden olmuş maddelerden uzak kalmasıdır. Açıklayalım: Kişide arı allerjisi varsa, arı sokmasını önleyecek tedbirlerin alınması...
İlaç allerjisi varsa allerji yapan ve kimyasal yapısı benzer ilaçların kullanılmaması...
Gıda allerjisi varsa sorumlu gıdanın ve sorumlu gıdayı içermesi muhtemel gıdaların tüketilmemesi.

Allerjenden uzak kalma her zaman mümkün olmayabilir ve anafilaksi bulguları aniden ortaya çıkabilir. İşte bu durumlarda kullanılmak üzere bir takım acil tedavi kitleri hazırlanmıştır. Yurdumuzda bu tür kitler ticari olarak satılmamaktadır ama gerektiğinde allerji uzmanları tarafından hastalara bu tür kitler hazırlanabilmektedir.

Ayrıca acil tedavide en önemli ilaç olan adrenalin (epinefrin) otoenjektör adı verilen otomatik ilaç salıveren iğneli sistemler halinde satılmaktadır. Acil durumda hasta bu iğneyi kendi kendine uygulayabilmekte ve sağlık kurumuna yetişecek değerli zamanı kazanabilmektedir.

Ayrıca diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi, acil durumlarda doktor müdahelesini kolaylaştıracak tanıtım kartları taşınmalıdır. Bu kartlarda kişinin adı soyadı, allerjisi olan maddeler, acil durumda uygulanması gereken ilaç, ulaşılması gereken telefon numaraları vb bilgiler yazmalıdır. Yurt dışında bu amaçla geliştirilmiş kolye ve bilezik şeklinde acil durum tanıtım malzemleri vardır (medic-alert).

Sonuç Olarak

Hastalıklar insan yaşamının bir parçasıdır ve onlarla yaşamayı bilmek gerekir. Anafilaksi de bu durumlardan birisidir. Şiddeti ne olursa olsun anafilaktik bir reaksiyonla karşılaşmış olan kişinin mutlaka bir allerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Allerjist anafilaksinin nedenini ortaya koyacak gerekli test ve tetkikleri yaptıktan sonra, kişinin daha sonraki yaşamında benzer bir olayla karşılaşmaması için gerekli önlemleri anlatacak, eğer tekrarlarsa kişiye kendi kendine acil tedaviyi uygulamayı öğretecek, şüpheli durumlarda danışmanlık görevini yerine getirecektir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:15   #17 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Ortalama 1,5 cm boyunda olan arılar çiçeklerin özsuyunu toplayarak çok değerli bir besin kaybağı olan bal üretirler. Ayrıca çiçeklerin polenlerini taşıyarak döllenmelerini ve meyve oluşumunu sağlarlar. Ancak bu kadar yararlı olan bu canlıların bazı insanlar üzerinde çok korkutucu hatta ölümcül etkileri olabilir.
Arı alerjisi, toplumda sık görülen ve ölümcül sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biridir. Arı alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses’ in yaban arısı tarafından sokulup ölmesine aittir. Ülkemizde yapılan çalışmalara göre arı alerjisi % 2-3 oranında görülmektedir. Dünya üzerinde bir çok arı çeşidi bulunmaktadır. En sık alerji sebebi olan arılar bal arısı (Honey bee), sarı arı (Yellow jacket), ve eşek arıları (Wasp, Hornet)’ dır.

Arı alerjisi özellikle arı tarafından birkaç kez sokulan ve genetik olarak yatkın kişilerde ortaya çıkar. Ülkemizde özellikle arı yetiştiriciliğinin çok olduğu bölgelerde rastlanmakla birlikte diğer insanlarda da görülebilir. Özellikle piknik yapılan yerlerde arı sokması sık rastlanılan durumlardan biridir. Arı alerjisinin gelişmesi için de kişinin daha önceden arı tarafından sokulmuş ve duyarlılanmış olması gerekir.

Arı alerjisi varlığı deri testleri ve kan testleri (RAST) ile saptanabilir. Daha önceden arı tarafından sokulup ciddi reaksiyon görülen kişilere arı alerjisi aşısı uygulamak gereklidir. Bu tür tedaviler mutlaka bir alerjist tarafından uygulanmalıdır.

Arı Alerjisi Olanlara Öneriler

Yazın pazar alışverişi yapmayın, bahçede dolaşmayın,
Açık yerlerde yemek veya meyva yemeyin, hoş kokulu meyva suyu, gazoz içmeyin,
Piknik yapmayın,
Parfüm, deodorant, kolonya sürmeyin,
Güzel kokulu sabun, şampuan kullanmayın,
Parlak renkli, çiçekli elbise giymeyin,
Çiçek toplamayın, çiçek takmayın,
Tatile gittiğinizde etrafta arı kovanı olup olmadığını araştırın,
Yaban arısını kovanı civarında öldürmeyin, bu arıdan salınan kokular diğer arıları üzerinize çeker,
Çıplak ayakla yürümeyin, mümkünse dışarıda uzun kollu ve paçalı giyisiler giyin ve kahverengi giyisileri tercih edin, arılar kahverengini sevmez. Bahçe ile uğraşmanız gerekiyorsa şapka ve eldiven kullanın,
Terli olmak bütün böcekler için çekicidir, riskli bölgelerde terli olmamaya özen gösterin,
Eşek arısı saldırgan, bal arısı sakindir; ancak, sıcak havalarda her ikisi de saldırgan olacağı için bu havalarda dikkatli olun,
Sizi bal arısı sokarsa iğnesini büyüteç ve çımbızla almaya çalışın, veya başka birinden yardım isteyin.
Antialerjik ilaçları devamlı yanınızda bulundurun.
Daha önceden şiddetli arı alerjisi geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen taşıması gereklidir. Epipen kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır.
Arı sokması halinde;

Sokma yerinin üstünden bandaj uygulayın, bu bandajı her 10 dakikada bir 3 dakika kadar gevşetin,
Sokma yerine soğuk uygulayın,
Anti alerjik ilaçları uygulayın,
Elinizde adrenalin veya EpiPen varsa kullanın,
EN KISA ZAMANDA DOKTORA ULAŞIN

Tedavi

Tedavide temel, mutlaka arı tarafından sokulma riskini azaltmaktır. Bunun için yukarıdaki önerileri dikkatle uygulayınız. Bunun dışında antialerjik ilaçlar, kortizon ve adrenalin gerektiği durumlarda kullanılır.

Arı alerjisinde en önemli tedavi aşı tedavisidir. Arı alerjisine karşı uygulanan aşı tedavisi 2-3 yıl kadar sürmekle birlikte % 100 başarılıdır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:15   #18 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Arı sokmalarına bağlı olarak gelişen allerjik reaksiyonlar allerji biliminde önemli bir yere sahiptir. Çünkü bazen hayatı tehdit eder ciddiyette gelişebilmektedir.

ABD istatistiklerine göre arı sokması nedeniyle yılda yaklaşık 40 ölüm vakası olmaktadır. Arı sokmalarına bağlı sistemik reaksiyonlar toplumun yaklaşık olarak % 3'ünde görülmektedir. Türkiye’de yapılmış bir çalışmada arı allerjilerine bağlı sistemik allerjik reaksiyon oranı %2.2 olarak bildirilmiştir.

Arılar nasıl adlandırılır?

Arılar; zar kanatlılar ya da Hymenoptera'lar olarak adlandırılır. Dünyanın değişik bölgelerinde farklı Hymenoptera türlerine bağlı allerjiler bildirilmiştir. Türkiye'de apis mellifera ve yaban arısı vespula allerjileri daha sık gözlenmektedir.

Apidae
Honey-bee (Apis mellifera)(BAL ARISI)
Bumble-bee (TÜYLÜ ARI)
Vespidae
Yellow jacket (Vespula)(YABAN ARISI)
Hornet
White-faced hornet
Wasp (SARI ARI)

Arı allerjisi nasıl gelişir?

Balarısı allerjisi gelişmesi için bir hastanın ortalama 80 kez sokulması gerekirken, yaban arısı duyarlılığının gelişmesi için 1 kez sokulmanın yeterli olduğu ortaya konmuştur.

Çoğu insan için, bazı özel mesleki riskler yoksa (ör:fırın işçileri, meyve bahçesinde çalışanlar, v.b.) bir eşekarısı tarafından sokulmak genellikle nadir bir olaydır.

Balarısı allerjileri ise arı yetiştirenlerde, bunların ailelerinde ve yakın komşularında ortaya çıkmaktadır.

Arı allerjisi erken tip aşırı duyarlılık adı verilen gelişen bir bağışıklık sistemi reaksiyonu ile gelişir. Duyarlılaşma yani arıya allerji gelişimi tamamlandıktan sonra, sokulmayı takiben venom dolaşıma geçer ve dakikalar içinde allerji hücreleri üzerindeki arı zehirine özel antikorlara bağlanır. Bu hücrelerden (Mast hücresi) mediatör adı verilen birçok biyolojik madde salınır ve allerjik reaksiyonun bulguları ortaya çıkar.

Arı sokması sonucu gelişen reaksiyonlar nelerdir?

Lokal (sokulma yerinde olan) reaksiyonlar:

Lokal reaksiyon, sokulma yerinde geniş şişlik şeklindedir.
Şişlik birkaç saat içinde ortaya çıkar ve sokulan yerde kızarıklık, ödem ve ağrı oluşur.
Lokal reaksiyonların gerilemesi birkaç gün sürer.
Reaksiyonun büyüklüğü değişkendir, örneğin elden sokulduğunda tüm kolu içerecek şekilde geniş olabilir.

Lokal reakiyonlar son derece rahatsız edici olmasına karşın, solunum yollarını tutmadıkça tehlikeli değildir. Örneğin, ağız bölgesinde sokulan bir hastada lokal reaksiyon belirgin solunum sıkıntısına neden olabilmektedir.
Dudaklarda ya da gözkapaklarındaki şişlikler, el-koldaki şişliğe oranla daha fazla rahatsız edicidir.

Sistemik (tüm vücudu etkileyebilen) reaksiyonlar:

Daha ciddi olan ve bazen ölümle sonuçlanabilen reaksiyonlardır. Sistemik reaksiyonlarda bulgular sokulma yerinin dışındaki bölgeleri de içerir.

Sistemik reaksiyon bulguları arasında yaygın ürtiker ve kaşıntı, anjioödem, gırtlakta ödem, solunum yollarında kasılma, karın krampları, bulantı, kusma ve kan basıncı düşüklüğü sayılabilir.

Solunum sıkıntısı sıklıkla gırtlak ödemine bağlıdır ve hastalar tarafından genellikle “boğazda ya da boyunda sıkışma veya tıkanma” olarak tanımlanmaktadır. Sistemik reaksiyonda hastada baş dönmesi, bazen görme bozuklukları, bayılma hissi veya bilinç kaybı ortaya çıkabilir.

Nadiren göğüs ağrısı oluşabilir. Daha ciddi reaksiyonlarda ise hastalar “kendini çok kötü hissetme” ya da “ölüyor gibi hissetme” şeklinde tanımlamalar yapmaktadırlar.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 21 Şubat 2013, 21:15   #19 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Asetil salisilik asit ya da herkesin bildiği adıyla Aspirin, sık kullanılan ve reçetesiz satılan, ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. HER İLAÇTA OLDUĞU GİBİ Aspirin de bazı hastalarda allerjiye neden olabilir.

Aspirin allerjisi, astım ve kronik ürtiker gibi hastalığı olanlara aspirin (asetil salisilik asit) kullanmaması öğütlenmektedir.

Ancak asetil salisilik asit içeren tek ilaç Aspirin tablet değildir. Farklı isimlerde birçok muadil (eşdeğer) ilaç vardır.

AYRICA, "antiromatizmal ilaçlar" olarak ta tanınan Non-Steroid Antiinflamatuvar (NSAİ) ilaçlar da aspirine benzer şekilde etki etmektedir.

Bu sayfada aspirin içeren ilaçlar ticari isimleriyle, NSAİ ilaçlar ise etken madde isimleriyle sunulmuştur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 21 Şubat 2013, 21:15   #20 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Havayolu nedir?

Havayolu, yani bronşlar, akciğerler içinde bir ağacın dalları gibi yayılan ve solunan havayı akciğer dokusu içine dağıtmakla görevli kanallardır.

Havayollarının iç kısmını mukoza adı verilen ince bir örtü kaplar, bunun altında hücrelerden, kan damarlarından ve salgı bezlerinden oluşan submukoza tabakası yer alır. En dışta da hava yollarını bir kuşak gibi saran kas (adale) tabakası vardır. Havayolları uçlara doğru incelir ve alveoller adı verilen hava keseleri ile sonlanır.

Astım belirtileri nasıl oluşur?

Astım havayollarının hastalığıdır. Astımda havayollarının mukoza ve submukoza tabakalarında inflamasyon (yangı) vardır.
Havayolları her türlü uyarana karşı (allerjenler, enfeksiyonlar, iyi ve kötü kokular, sigara dumanı v.b.) hassas hale gelir. Uyaranlar havayollarını saran kasların kasılmasına, salgı bezlerinin aşırı salgı yapmasına ve sonuçta da havayollarının daralmasına neden olur. Bu olaylar sonucunda astımın klinik belirtileri ortaya çıkar.

Astım belirtileri nelerdir?

Astım nedeniyle daralmış olan havayollarından geçen hava miktarı azalacaktır. Yani akciğerlere yetersiz hava gidecek ve hasta NEFES DARLIĞI hissedecektir. Daralmış havayollarından güçlükle geçen hava HIŞIRTIya (VİZİNG) ve HIRILTILI SOLUNUMa neden olacaktır.

Havayolları sadece kasların kasılmasıyla daralmaz. Aynı zamanda salgı bezlerinin de salgısı artmıştır ve bunlar da havayollarını tıkamaktadır. Bu da ÖKSÜRÜK ve BALGAM ÇIKARTMA şikayetlerine neden olacaktır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
alerjik, allerjik, bilgiler, hakkında, hastalıklar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557