Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sağlık
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Sağlık Sağlık hakkındaki tüm bilgileri ve habeleri bu bölümde bulabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Şubat 2013, 18:10   #31 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Alerji aşısı etkili midir, yan tekileri var mıdır ve kim uygulamalıdır ?

Alerji aşının içeriği alerji uzmanı tarafından hastanın allerji test ve klinik bulgu sonuçlarına göre seçilmeli ve programlanmalıdır. Bu takdirde bu tedavi yöntemi oldukça etkilidir. Ancak her alerjen tipi için faydalı değildir. Özellikle alerjik rinite neden olan polen ise oldukça etkildir. Ama ev tozu akarı ve mantar alerjeninde ise daha az etkilidir. Ayrıca diğer önemli bir konu uygun alerjen seçimi ve ideal bir şema ile alerji aşısı uygulanması bu çocukları alerjik astım gelişiminden de koruyabilmektedir. Ancak uygun alerjen seçilmediği ve uygun dozlarda yapılmadığı durumlarda ise alerji aşısı çok ciddi yan etkilere neden olabilir. Bu aşının yapılması sırasında çocuğa uygun olmayan yüksek doz yada konsantrasyonda yapılırsa ölümcül anafaksi denilen acil reaksiyona neden olabilir. Ayrıca düşük dozda yapılırsa bu durumda alerjik duyarlılığı arttırabilir. Ancak bir çocuk alerji uzmanı kolayca doz ve konsantrasyonu ayarlayabilir. Bu nedenle çocuklarda alerji aşısI sadece ve sadece çocuk alerji uzmanı tarafından uygulanmalıdır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:11   #32 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Salisilat yapısındaki maddelere (başlıca asetil salisilik asit, yani aspirin) karşı aşırı duyarlılık salisilat intoleransı olarak adlandırılır. İntolerans olan kişilerde, salisilatların küçük dozları bile ürtiker, anjioödem ve astım atağı gibi şikayetlere neden olmaktadır.

Salisilatların en önemli kaynağı kuşkusuz ilaçlardır: Acetyl-salicylic acid (aspirin), Methyl salicylate, Sodium salicylate, Benzyl salicylate, Choline salicylate, Disalcid ethyl salicylate, İsoamyl salicylate, Magnesium salicylate, Octylsalicylate, Phenylethyl salicylate, Salicylate, Salicylic acid, Salicylaldehyde, Salicylamide, Salsalate.

Diğer bir önemli kaynak hazır gıdalardır. Salisilatlar, gıda endüstrisinde çeşitli amaçlarla kullanılan önemli bir katkı maddesidir.

Başka bir kaynak ise doğal gıdalardır.

Salisilatlar birçok bitki tarafından yapılan doğal kimyasal bir maddedir. Bitkilerin salisilatları kendilerini zararlı böceklerden korumak için ürettikleri düşünülmektedir. Genellikle bitkilerin köklerinde (patates, turp), kabuklarında (patlıcan) ya da yapraklarında bulunmaktadır.

Doğal salisilatlar ve aspirinin duyarlı kişilerdeki etkileri aynı mıdır? Bu konu tartışmalıdır. Ancak kronik ürtiker veya aspirine bağlı astım şikayetleri olan hastalarda, doğal salisilatlardan sakınmak faydalı olmaktadır. Çünkü salisilat duyarlılığı yüksek olan kişilerde çok küçük dozlar bile bazen sorun oluşturabilmektedir.

Peki gıdalar ne oranda doğal salisilat içermektedir? Aşağıdaki tabloda gıdalardaki doğal salisilat miktarları miligram olarak verilmiştir.

ÖNEMLİ BİR AYRINTI:

Verilen değerler gıdaların "taze" şekilleri içindir. Pişirme işlemi ile doğal salisilat miktarı düşmektedir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:11   #33 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Atopik dermatit, egzema diye de adlandırılan alerjik deri hastalığıdır. Genel olarak çocukların %1-3' ünde görülen bu rahatsızlık, annesinde alerjik hastalık olan yeni doğanlarda %27 oranında görülür. En sık görülme yaşı 1 yaştır. 2 yaşından sonra genellikle kaybolur. Çocukların yaklaşık yarısında ergenlik çağına kadar devam edebilir. Bir kısmında ise hastalık tamamıyla geçmez. 1 yaşından sonra ortaya çıkanların uzun yıllar sürmesi söz konusudur.

Bulgular, Tanı
Kaşıntı, bazen gerginlik klasik bulgularıdır. Genel olarak belirtiler ufak pullanmalar tarzındadır, eğer bakteriyel ya da viral enfeksiyon eklenirse sulanma bulguları oluşur.
Yeni doğanlarda atopik dermatit genellikle yüzde ve kulak arkasındaki pililerde, dirseklerde, dizlerin arkasında ve popolarında görülür. Yüzde özellikle göz kapaklarının birleştiği çizgilerde (Dennie hattı) görülür. Çocuklarda kol ve bacakların dış yüzünde görülür. Çocuk ve ergenlerde, deri belirtilerinin olmadığı alana sert bir cisimle basıldığında beyaz dermografizm denilen beyaz renkli bir kabarıklık oluşur. Bu şüpheli durumlarda doktorlar tarafından atopik dermatit tanısı koymak için uygulanan bir yöntemdir. Daha yararlı bir test ise kanda IgE antikorlarına bakmak ve alerji deri testi yapmaktır. Deri testi gıdalar, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, polenlerle yapılır.

Tedavi
Eğer hastanın bir gıdaya duyarlılığı saptandı ise bu gıda mutlaka diyetinden çıkarılmalıdır. Eğer bu gıda süt gibi vazgeçilmez bir besin ise alerji uzmanınız bunun yerine kullanabileceğiniz seçenekler hakkında sizi bilgilendirir. Eğer sorumlu olan, çevresel bir faktörse onlardan da kaçınmak gerekir.
Ilık su banyosu ve kokusuz sabunlar kaşıntıyı azaltır. Bir havlu ile sürtmeksizin hafifçe kurulanır ve hemen nemlendirici krem sürülür. Şiddetli belirtiler için kortizonlu kremler kullanılabilir. Fakat bu kremler kesinlikle yüzdeki belirtilere uygulanmamalıdır. Antihistaminikler derideki kaşıntıyı önlemektedir. 12 yaşın altındaki çocuklarda uyku hali yapmayan ve uzun etkili antihistaminikler kullanılmalıdır. Tırnaklarınızı kısa kesiniz.Yumuşak ve pamuklu giysilerin kullanması uygundur. Deterjanlar hafif ve parfümsüz olmalıdır. Eğer belirtilerde sulanma olursa hasta mutlaka doktoruna başvurmalı ve gerekli olan antibiyotikleri kullanmalıdır.

Hastalığın Gidişi
Çocukların 1/3' inde bu hastalık tamamen geçer ve diğer alerjik hastalıklar da gelişmez. Diğer 1/3' inde hastalık geçer, ama alerjik rinit ve/veya astım gelişebilir. 1/5' inde yıllarca sürebilir. Çok daha az bir kısmında ise hem deri belirtileri devam eder hem de buna alerjik rinit ve/veya astım eklenebilir. Tüm bunlara rağmen hastaların nasıl gideceğine dair kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Sıkı bir şekilde diyet, çevresel faktörlerin kontrolü, tedavi takibi yapılmalıdır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 22 Şubat 2013, 18:11   #34 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Fiziksel etkenlere bağlı olarak ürtiker oluşabilir. Fiziksel ürtikerler, genellikle kronik ürtikerlerdir. Birden fazla fiziksel ürtiker tipi aynı hastada birarada bulunabilir.
Fiziksel ürtikerlere, ortaya çıkmasına neden olan fiziksel etkene göre isim verilmektedir:

SOĞUK ÜRTİKERİ

Soğuk ürtikeri, SOĞUK TEMASINI takiben kısa süre içinde...

KOLİNERJİK ÜRTİKER

Kolinerjik ürtiker, egzersiz, sıcak banyo, terleme ve anksiete gibi uyaranlarla ortaya çıkan, etrafı belirgin kızarıklıkla çevrili küçük, nokta şeklinde lezyonlardır. Daha çok göğüsün üst kısmı ve boyunda gözlenmekle birlikte tüm vücutta yaygın olarak oluşabilir.

BASINÇ ÜRTİKERİ

Basınç ürtikeri basınca maruz kalan vücut bölgelerinde 4-6 saat sonra ortaya çıkan ürtiker ve angioödemdir. Semptomlar vücudun giysilerle basınç altında kaldığı bölgelerinde veya yürüme ya da uzun süreli oturma gibi uzamış basınca marzu kalan bölgelerinde ortaya çıkar.

Basınç ürtikeri kendi başına bir hastalık olarak görülebilmekle birlikte daha çok kronik ürtikere eşlik etmektedir. Basınca bağlı ürtikeri olan kronik ürtikerli hastalarda gıda allerjisi insidansının artmış olduğu yönünde bulgular vardır.

DERMOGRAFİZM

Deriye yazı yazma anlamına gelir.
Populasyonun %2-5'inde görülür.
Derinin künt bir cisimle çizilmesini takiben 1-2 dakika içinde çizilen hat boyunca ürtiker oluşmasıdır.

Dermografizm birçok kronik ürtiker tipiyle birlikte görülebilmektedir.

SOLAR ÜRTİKER

Güneş ışığına maruziyet ile 1-3 dakika içinde ürtiker tablosunun ortaya çıktığı bir hastalıktır.
Tipik olarak güneşe maruz kalan bölgelerde ilk 30 saniye içinde önce kaşıntı oluşur, takiben kızarıklık ve şişlik meydana gelir. Geniş vücut sahası güneş ışığına maruz kalırsa tansiyon düşüklüğü ve solunum sistemi semptomları da oluşabilir.

AKUAJENİK ÜRTİKER

Akuajenik ürtiker, suyun ısısından bağımsız, direkt su ile temasa bağlı olarak ortaya çıkan küçük ürtiker plakları şeklinde bir klinik tablodur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:11   #35 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Başlıca ultraviyole (güneş) ışınların etkisiyle ortaya çıkan fotokontakt dermatit, fotoirritan (fototoksik) ve foto allerjik kontakt dermatit olarak ikiye ayrılır. Güneş ışınlarına maruz kalan yüz, göğüs ön V’si, el sırtı, açıkta kalan önkolların dış kısımları lezyonların en sık görüldüğü yerlerdir.

1-Fotoirritan kontakt dermatit:

Güneş ışınlarına, özellikle UVA’ya maruz kalan deri bölgelerinde fotokimyasal yolla oluşan ve genellikle temas edenlerin büyük bir kısmında ve ilk temasta ortaya çıkan inflamatuar deri reaksiyonudur. Oluşumunda immünolojik mekanizmaların rolü yoktur. Fotoirritan bir reaksiyonun gelişebilmesi için ancak uygun dalga boyunda ışın varlığında irritan etkisini göstereblen bir maddenin deriye temas etmesi gerekmektedir. Klinik tabloda 1. veya 2. derecede güneş yanığını andıran görüntü olabilir.

Ayrıca lezyonlar sadece ışığa maruz kalmış deri bölgelerinde meydana gelir.
Parfümlü maddeler içindeki psoralenlerin etkisi ile oluşan Berloque dermatiti ve bitkilerdeki furokumarinlerin etkisiyle oluşan fitofotodermatit fotoirritan dermatitin sık görülen iki tipidir. Fitofotodermatite yol açan bitkilerin başında incir, kereviz, havuç, maydanoz ve limon gelir. Başlıca fotoirritan maddeler ise katranlar, psoralenler, furokumarinler, antrakinon ve akridin türevi boyalar (akriflavin, rivanol, florosein gibi), ilaçlar (sülfonamidler, klorpromazin, tetrasiklin ve kinolon türevleridir.

2. Fotoallerjik kontakt dermatit:

Allerjen maddelerle gelişen ve 280-600nm arasındaki dalga boyunda ışınlara gereksinim duyan immünolojik bir reaksiyondur. Fotoallerjik reaksiyon oluşması için kişinin önceden duyarlanmış olması gerekmektedir. Herhangi bir olguda bu iki tip reaksiyonun birbirinden ayırt edilmesi zordur. Klinik olarak allerjik kontakt dermatite benzer.
Başlıca fotokontakt allerjenler; fenotiazinler (antipsikotik, insektisit ve antihelmintik), sülfonamidler, bitkisel allerjenler, NSAID, kozmetik ürünler, güneşten koruyuculardır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:11   #36 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Gebelikte oksijen tüketimi %25 kadar artar,bunda annenin vücut yüzeyinin giderek artması ve bebeğin enerji gereksinimindeki artış etkilidir.

Bebeğin Anne Karnında Oksijenlenmesi

Plasentadan ayrılan bebeğe ait göbek kordonundaki ven kanı, anne rahimi ven kanına eşit oksijen düzeyine sahiptir. Bebek nisbeten düşük oksijen miktarlarını normalde tolere eder. Bu toleresyan fetal hemoglobinin oksijen taşıma kapasitesine ve Yüksek bebek kalp atımına bağlıdır.

Astmanın Gebelik Üzerine Etkisi

Astmatik olmayan ve astmatik gebelerde yapılan bir çalışmada astmalı grupta hamilelik esnasında çocuk ölümü, düşük doğum ağırlıklı bebek, erken doğum, gebelik toksemisi daha sık görülmüştür.

Gebeliliğin Astma Üzerine Etkisi

Gebelikte astımlı hastaların 1/3’ ü kötüleşir, 1/3’ ü hafifler, diğer 1/3’ ü de hiç değişmez.

Gebelik Sırasında Bulguların Artmasına Neden Olan Faktörler;

Progesteron artmasına bağlı aşırı solunum
Viral üst solunum yolu enfeksiyonunun fazla görülmesi
Bebeğe ait antijenlerle karşılaşma
Histamin vb. gib bazı maddelerin düzeylerinde artış
Mideden yemek bosuna geri kaçışta artış
Gebelik Sırasında Astma Bulgularının Düzelmesine Etki Eden Faktörler;

Kanda serbest kortizol düzeyinde artma.
Bronkomotor tonus ve hava yolu direncinde azalma.
Ig E yapımının azalması
Progesteron aracılığıyla bronşlarda açılma oluşması.
GEBELİKTE ASTMA TEDAVİSİ

Karşılaşılan en önemli belirsizlik tedavide hangi ajanların kullanılması gerektiğidir.

Astmanın süregen iltihabi seyirli doğası göz önüne alınarak iyi bir şekilde takib edilerek kullanıldığında; TEOFİLİN, SODYUM KROMOGLUKAT, İNHALE STEROİDLER, BETA 2 AGONİSTLERİN kullanımında sakınca yoktur. Akut alevlenmelerde bebekteki oksiyenlenme azalmasını önlemek için agressif tedavi yapılmalıdır,tedavide beta 2 agonist ve oksijen yer almalıdır. Gereğinde damardan, kabadan veya ağız yoluyla kortizon verilmelidir.

B.Gebelikte Akut Astma Tedavisi

Akut atakların genellikle 17. ve 24. haftalar arasında geliştiği, akut atakların tüm gebelik süresince uniform dağılmadığı ileri sürülmektedir.

Burun yolu ile oksijen 3-4 lt/dk
Nebulize beta 2 agonist bronkodilatatör; ilk 60-90 dk da 3 doza kadar
Kortikosteroid bağımlı olgularda başlangıçta ve 1.saatteki tedavi sonrasında düşük yanıt alınan olgularda başlangıç tedavisine ek olarak İV 6-8 saatte bir 1mg/kg metilprednizon (hasta düzeldikçe azaltılır).
Damardan aminofilin açısından değerlendirilir (genellikle sadece hastaneye yatırmak gerekiyorsa),eğer kullanılacaksa ;6 mg/kg yükleme dozu 0,5 mg/kg idame dozu Kan teofilin düzeyi 8-12 mikrogram/ml olacak şekilde sürdürülür.
Yukardaki tedavilere yanıt alınamıyorsa 0,25 miligram ciltaltına terbutalin vermek açısından değerlendirilir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:11   #37 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Allerjik hastalıklarda hastanın öyküsü çok önemlidir.

Gelişmiş olan reaksiyonun gıda ile ilişkisini ortaya koyabilmek için hastanın ayrıntılı sorgulaması (anamnez, öykü) yapılır. Hangi gıda veya gıdalar şikayetlere neden oluyor, reaksiyonlar nasıl ortaya çıkıyor, kaç kez tekrarladı... vs gibi sorularla, araştırma yapılacak gıdalar belirlenmeye çalışılır.

Daha sonra gıdalarla deri testleri uygulanır.

Bu uygulama genellikle özel hazırlanmış gıda allerjenleri ile yapılır.

Ama bazen gıdanın doğal haliyle, yani taze gıda örnekleriyle de test yapılabilir.

Bazı hastalıklarda (atopik dermatit) ve allerji ilaçlarının (antihistaminler) kesilemediği bazı durumlarda deri tetsleri uygulanamaz.

Bu durumda gıda spesifik İg E tetkiki uygulamak gerekir.

Ancak yumurta ve süt allerjileri hariç, bu test her zaman faydalı sonuçlar vermeyebilir.
Diğer bir tanı yöntemi eliminasyon (kaçınma) diyetleridir.

Hastanın anamnezi ile tespit edilmiş olan muhtemel sorumlu gıda veya gıdalar diyetten çıkartılır ve şikayetlerin seyri takip edilir.

Gıda allerjilerinde altın standart olarak kabul edilen tanı yöntemi "maruziyet testi" dir (oral challenge).

Bu test acil müdahale koşullarının sağlandığı ortamlarda (hastane) ve tecrübeli allerji uzmanları gözetiminde yapılabilir. Tanı değeri çok yüksektir ancak test sırasında allerji gelişme riski vardır.

GIDA ALLERJİLERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

Gıda allerjilerini ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavide hedef; allerji yapan gıdalardan ve benzer gıdalardan (çapraz reaksiyon yapanlar) uzak kalmaktır.

Gıda allerjili hastalarda bazı gıdaları yememeye bağlı olarak vitamin ve mineral eksiklikleri ve buna bağlı klinik tablolar oluşabilmektedir. Bu nedenle vitamin ve mineral takviyesi önemlidir.

Acil klinik tabloları erken önlemek için adrenalin (epinefrin) otomatik enjektörü taşınabilir.

Allerjik hastaların bir kısmı, özellikle süt ve yumurta allerjisinde, 3-4 yaşından sonra allerji yapan gıdaları tüketebilir hale gelebilir.

Gıda allerjisi gelişimini önleyebilmede en etkin yöntem bebeklerin ilk 6 ay mutlak anne sütü ile beslenmesi katı gıdaların mümkün olduğu kadar geç dönemde verilmesidir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:12   #38 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Hava Kirliliği Alerji ve Bağışıklık Sistemi

Soğuk kış günlerine girdiğimiz bu günlerde bazılarımızın sağlıkları açısından diğerlerinden çok daha dikkatli olması gerekmektedir. Gelişen ve maalesef plansız büyüyen medeniyetlerin önemli sorunlarından biri olan hava kirliliği kış aylarında giderek artmaktadır.

Özellikle ısınmak için kullandığımız yakıt kalitesi ile de ilgili olan bu durumun yol açabileceği sağlık problemleri hiç de azımsanmayacak kadar büyük olabilir. Çocuklar, yaşlılar ve herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi yetersizliği olan kişiler bu problemlerden en çok nasibini alan kesimi oluştururlar. Ayrıca da solunum yolları ile ilgili alerjik hastalığı (alerjik rinit, astım gibi) olan kişilerin de bu duruma dikkat etmesi ve gerekli önlemleri alması uygun olacaktır.

Soğuk havanın ve hava kirliliğin toplumun tüm bireylerini az ya da çok etkilediği aşikar bir gerçektir. Ancak bahsi geçen kişilerin bu duruma daha yatkın oldukları bilinmektedir. Soğuk havanın hâkim olduğu günlerde hemen herkesin en azından bir kez bile olsa üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebileceğini biliyoruz. Bunun birçok sebebi olmakla birlikte bağışıklık sistemimizle de yakından ilişkili olduğunu gösteren bir dolu delil vardır. En basitinden soğuk hava solunduğu zaman kişilerin üst solunum yolundaki dolaşımın azaldığı ve o bölge kanlanmasının çok iyi olmadığı ardından da o bölgeden mikropların uzaklaştırılamadığı gibi mekanik açıklamalar vardır.

Alerjik hastalığı olan kişilerde ise bağışıklık sistemi, alerjik olmayanlara göre bir miktar değişik çalışır. Bu kişilerin özellikle bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonlara yatkın olduğunu biliyoruz. Çünkü alerjik hastalığı olan kişilerde bu tür mikroplarla mücadele edecek olan hücreler bir miktar baskılanmıştır. Bağışıklık sistemlerindeki bu dengesizlik bu kişilerde, alerjik olmayan kişilerde cevap verilmeyen ve dışarıdan alınan bazı maddelere (ki biz bunlara alerjen diyoruz) cevap oluşması şeklinde karşımıza çıkar. Dolayısıyla alerjik bir yapıya sahip insanlar bu dengesizlik sebebiyle zaten bazı mikroplara karşı yetersiz yanıt vermektedir. Kış aylarında artan üst solunum yolu enfeksiyonları salgınlarına da daha duyarlı hale gelirler.

Ayrıca zaten altta yatan solunum yolları alerjisi olan kişilerin hava kirliliği gibi durumlara son derece duyarlı olduğu bilinmektedir. Hava kirliliğindeki günlük artışlar da çeşitli ani sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Örneğin, kirletici miktarlarında artış astım ataklarında artışa yol açmaktadır. Bunun dışında kirleticilere uzun süreli maruz kalım ile sağlıkta kronik etkiler ortaya çıkmaktadır. ABD ve Hollanda`da yapılan çalışmalarda hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanların ömrünün, kirliliğin olmadığı bölgelerde yaşayanlara göre 1-2 yıl daha kısa olduğu belirlenmiştir.

Tüm bu durumlar karşısında bazı önlemler almak gerekmektedir. Bunların başında, bağışıklık sistemimizi zayıflatan faktörlerden kaçınmaya çalışmak gelir. Örneğin, bizi strese sokan faktörlerden olabildiğince uzakta kalmak, hayata ve olaylara pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmak, alkol ve sigara tüketiminden uzak kalmak, dengeli ve düzenli beslenmek, düzenli spor yapmak bağışıklık sistemimize verebileceğimiz destekler arasındadır. Ama zaman zaman bu destekler de yetersiz kalır ve dışardan bağışıklık sistemimizi güçlendirici yardımlar (takviyeler) da almak durumunda kalabiliriz.
Bağışıklık sisteminin dengelenmesinde sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme önemli bir yer tutar. Yiyecekler yendikten sonra vücuda enerji vermek için oksijenle yanarlar, yanma sırasında zararlı maddeler olan serbest radikaller oluşur. Çoğalan serbest radikaller, vücudun tüm hücre ve organlarına zarar vermeye başlarlar. Serbest radikallerden tamamen uzak kalabilmek olanaksızdır. Böcek öldürücüler, endüstride kullanılan kimyasal maddeler, işlenmiş gıdalar, sigara dumanı, güneşin zararlı ultraviyole ışınları veya alkolün vücuda girmesi, stres vücudumuzda serbest radikallerin açığa çıkmasına neden olur. Bunun dışında hava kirliliği, egzos gazları, sigarı dumanı v.b. gibi birçok faktör hücrelerimizi etkileyerek serbest radikalleri çoğaltır. Serbest radikallerin zararlı etkilerden korunmak için vücudumuz bunlara karşı savunma mekanizması geliştirir. Vücutta üretilen bazı enzimler, serbest radikallerden kurtulmamızı sağlar, yanmayı (oksitlenmeyi) önleyen anti-oksidan maddeler enzim miktarını artırır ve böylece savunma mekanizması güçlenir. Anti-oksidanların en önemlileri C ve E vitamini, beta-karoten, selenyum, bazı protein bileşikleri, isoflavonlardır. Bu anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde bol miktarda tüketmeliyiz. Anti-oksidanlar dışında bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır. Omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalardan aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirecek maddeler arasında beta-glukan, echinacea, probiyotikler, izozomlar ve yeşil çay gibi doğal maddeler de yer alır.
Ancak tüm bunları yaparken mutlaka sizi izleyen alerji ve bağışıklık sistemi uzmanı olan doktorunuza danışmanız en uygun davranış olacaktır. Çünkü yerinde alınmayan ve bazen de gereksiz olarak uygulanan bu tür maddelerin de zararlı etkileri olabilir…





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 22 Şubat 2013, 18:12   #39 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Ölçülü doz inhalerin kullanımı dikkat, el ve solunum koordinasyonu gerektirir.
Ancak her hastada bu şartları sağlamak mümkün olmaz. bu nedenle ÖDİ kullanımını kolaylaştırmak ve bir kerede akciğerlere daha fazla ilaç ulaştırılmasını sağlamak amacıyla hazne adı verilen ara bağlantı parçası geliştirilmiştir.

Nasıl kullanılır ?

Haznelerin değişik modelleri vardır.
Haznenin bir tarafına ÖDİ yerleştirilr, diğer tarafı ise solunum yoluna (ağız ve burun) birleştirilir. Maskeli formu daha çok çocuklarda tercih edilir.
Erişkin hastalarda maske kullanmadan doğrudan ağız ile birleştirilebilir.
ÖDİ'yi hazneye taktıktan sonra BİR KEZ basınız.
ÖDİ spacer içine her seferinde sadece 1 kez sıkılmalıdır.
Beklemeden (3-5 saniye içinde) DERİN ve YAVAŞ bir nefes alınız.
İşlemini tamamladıktan sonra cihazı ağzınızdan ayırın ve 8-10 saniye nefesinizi tutun.
Haznenin ağız kısmındaki valflerin düzgün olarak çalışması için temiz olması gereklidir.
Bu nedenle düzenli olarak su ile yıkayınız.
Sık yıkama hazne çeperine yapışan ilaç miktarını artıracağından, her kullanımdan sonra yıkanması önerilmemektedir.
Hazneyi yıkadıktan sonra bezle kurulamayınız, sadece kurumaya bırakınız.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 22 Şubat 2013, 18:12   #40 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

HANGİ İLAÇLAR ALLERJİYE NEDEN OLUR?

Tüm ilaçlar allerjiye neden olabilir. Ancak bazı ilaçlarla (ör: penisilin) allerji daha sık görülür. İlaçların molekül yapı özellikleri ve tedavide kullanım sıklıkları allerji yapmalarıyla yakından ilişkilidir.

İLAÇLAR ARASINDA ÇAPRAZ REAKSİYON NE DEMEKTİR?

Bazı ilaçların kimyasal yapısı birbirine benzer. Allerjiye neden olan ilaçtan isim olarak farklı, ancak kimyasal yapısı benzeyen diğer ilaçlar da aynı şekilde allerjik reaksiyona neden olabilir. Buna çapraz reaksiyon denir. İlaç allerjisi olan hastalara reçete yazarken çapraz reaksiyon veren ilaçlara dikkat edilir.

"HANGİ İLAÇLARA ALLERJİM VAR ?"

Bu soru hastalar tarafından oldukça sık sorulur. Ama günümüz tıbbında çoğu ilaç için cevabı verilememektedir.
Polenler, akarlar, gıdalar gibi allerjenlere duyarlılık olup olmadığı allerji testleri ile tespit edilebilmektedir. ANCAK AYNI ŞEY İLAÇLAR İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİR. Çünkü ilaçlar vücuda girdikten sonra birtakım biyolojik olaylara maruz kalır ve kimyasal yapıları değişime uğrar. Bağışıklık sistemi tarafından duyarlılık gelişimi bu yapısal değişikliğe uğramış moleküllere karşıdır. Bu nedenle ilaçlarla test yapabilmek için vücutta değişime uğramış bu yeni yapının elde edilebilmesi gereklidir.

Bugün için "test maddesi olarak kullanıma uygun molekül" birçok ilaç için mevcut değildir. Bu nedenle penisilinler gibi sınırlı sayıda birkaç ilaç için deri testi yapabilmek mümkündür.

İLAÇ ALLERJİLERİNDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

Bu konuda en önemli olan her ilacın allerjiye neden olabileceğini bilerek, KENDİ KENDİNE TEDAVİDEN KAÇINMAKTIR. Yani doktor reçetesi olmadan herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır.

Bir ilaç tedavisi sırasında herhangi bir istenmeyen reaksiyon ortaya çıktığında hemen DOKTORA BAŞVURULMALIDIR.
ALLERJİYE NEDEN OLAN İLAÇLARIN İSMİ MUTLAKA KAYDEDİLMELİDİR. Bu kayıtlar ileride aynı veya benzer yapıda ilaçların kullanımını ve allerji gelişmesini önleyecektir.

İLAÇ ALLERJİSİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

İlaç allerjilerinde ortaya çıkan bulguların bir kısmı zaman içerisinde kendiliğinden kaybolur, bazıları ise uygun ilaçlarla tedaviyi gerektirir.

Ancak, İLAÇ ALLERJİSİNİ TAMAMEN ORTADAN KALDIRMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR. Bu nedenle ilaç allerjilerinde tedaviden ziyade korunmadan bahsetmek daha uygundur. Pratikte, allerjik reaksiyona neden olan bir ilacın bir daha kullanılmaması en akılcı yöntemdir.

İLAÇ ALLERJİSİ OLAN HASTALARDA SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR NELERDİR ?

İlaç allerjisi gelişen hastaların çoğu, sonraki ilaç kullanımları ve allerji riski konularında endişe duymaktadır.

Ancak günümüzde birbirine alternatif birçok ilaç vardır. Bir ilaca karşı allerjisi olan hastalar, bu ilaçla çapraz reaksiyon vermeyen başka bir ilacı rahatlıkla kullanabilir.

Hatta mutlak gerekliyse allerji yapmış bir ilaç bile özel bazı ön-tedavi yöntemleri uygulanarak kullanılabilir.

Hastalarımız genellikle allerji yapan ilaçların ismini hatırlayamadıklarını ifade ederler. Ancak allerjiye neden olan ilaçları doktora bildirmek teşhiste en önemli yeri tutar. Bu nedenle allerjik reaksiyon gözlenen ilaçların ismi mutlaka kaydedilmeli ve saklanmalıdır.

SIK SORULAN BİR SORU: PENİSİLİN TESTİ HANGİ DURUMLARDA ve NASIL YAPILIR ?

"Test yapılmadan penisilin enjeksiyonu yapılmaz" görüşü YAYGIN ancak ÇOK DOĞRU OLMAYAN bir görüştür.
Daha da yaygın ve hatalı olan ise enjeksiyon yapılmadan önce hazırlanan ilacın deri altına verilmesi yoluyla test yapılmasıdır.

Penisilin testi, bu amaç için üretilmiş özel test maddeleriyle yapılmalıdır. Bu test maddesi ülkemizde de mevcuttur.

Daha önce penisilinlerle allerjik reaksiyon TANIMLAMAYAN hastalarda test yapılması gerekli değildir.
Penisilin allerjisi TANIMLAYAN hastalara da penisilinlerle tedavi yapılması doğru değildir.
Bu nedenle penisilin testleri Allerji uzmanı hekimler tarafından belirlenecek ve gerekliliği onaylanacak bazı özel durumlar dışında yapılmamaktadır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
alerjik, allerjik, bilgiler, hakkında, hastalıklar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557