Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sevda Sokağı
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Sevda Sokağı Forumumuzun sevdalıları için olan Sevda Sokağı bölümüdür. Sevda hakkındaki herşeyi bulabilir ve paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Mayıs 2012, 15:02   #1 (permalink)
Ee Sonra ?

.SuяLч. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: Kıbrıs
Yaş: 25
(Mesajlar): 12.985
(Konular): 3475
Renkli Para : 28612
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 13
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Sana… Düpedüzyazı

*Ubi dubium ibi libertas!


Sana… Düpedüzyazı


Sineklik üreten bir firmanın yaz boyunca sinek avlaması misali, bütünüyle kana ayarlı olan imgelerim vardı o sıralar. Sana ayarlı kalp atışlarım bir de. Gitsen, donakalırdı yaşam şeridim…

İçlerimizde bizzat zehirleyerek öldürdüğümüz o özümüzden dahi sakınılmış düşlere nazire yaparcasına; merhametin maraz doğurduğu, iyi niyet su istimallerinin mevsim normallerini bir hayli aştığı anlatımı bozuk günlerdi. Yine, üzülmemek isteyen takvimlerin ömründen ihraç ediliyordum ben. O zamanlar beni yalnızca odam anlardı, duvarlarındaki belli belirsiz sıva çatlaklarıyla Tanrı’nın yüreğini anımsatan odam. Anlatırdım dinlerdi, hiç karışmazdı söze…

Birkaç iyi giyimli, dili dikenli şeytan uğraşıp duruyorlardı kimsesizliğimle. Onların acıları bile Avrupai, mekanik sevişmeler içindeydi her biri. Sarmal ilişkiler ağının sosyetik fertleriydi onlar! Hepsinde televole adabı, magazin zihniyeti ya da… Ağdası gelmiş travestiler gibi şehrin ağız birliği etmişçesine ayıpladığı edepsizlikleriyle, ikiye bölünerek çoğaldılar durmadan. Haykırdım hep onların yüzsüzlüklerine karşı; “-Ah siz yok musunuz siz, gerilim filmlerine ayılıp bayılan korkaklar! Kendini cesur gösterme peşindeki ürkek erkekçikler! Sıkıştırın nadide pipilerinizi bacak aralarınıza da, kadınlık öğrenin azıcık. Adamlıktan bu kadar uzakken, isabet olur sizin bünyenize!” Ben hiddetlendikçe onlar sustular, asırlarca bu lafların altında ezilmeyi beklemişçesine sustular. Daha çok kelam harcamak isterdim, sağda solda kaldırım yosmalarını anımsatan lafazanlıklarının onlara ne denli yakıştığından bahsedilebilirdi örneğin. Ama hayır… Toprağını yenilemek ve çiçekle süslemek için sahipsiz bir mezarı; paraya iman eden soysuzlar var ya, işte onlardan farksızdılar!

Sen yalnızlığını başkalarıyla garantiye alırken, ben hâlâ sarı fırtına lakaplı o deli çocuktum ve öyle kalacaktım daima. Yaşamımı ya da ölümümü sürdürdüğüm bu manasız yerde bulunan tuzu kuru aşkların tam da ortasında; hep başı öne eğik, hep hüzünden taraf olacaktım. Benim her daim, tedbir amaçlı bir B planım olurdu bu hayatta. Yine var! Hani o son gece bana bir öykü anlatmıştın, kısa; (Fırat'ın kıyısında yaşayan yağız bir delikanlı, diğer kıyıda yaşayan tarifsiz bir güzele âşık olur. Geceleri uyuyamaz, gündüzleri bitiremez; zaman sırtındaki kamçıya dönüşmüştür adeta. Sevdiğinin yanına varması zordur, kayıklarla bile güçlükle aşılan bu pervasız akıntıyı yüzerek geçene ise henüz rastlanmamıştır. Delikanlı günün birinde “Ne olacaksa olsun!” der ve nehrin karşı yakasına ulaşmayı dener, başarır da. İçi içine sığmaz, gönlüne denk düşene erişmiştir çünkü. Artık her gece Fırat’ın sularından yüzerek öte tarafa geçer, sevdiğiyle buluşur ve şafak sökmesine yakın sevgilisinin alnına bir öpücük kondurarak nehri tekrar geçip evinin yolunu tutar. Uzunca bir süre devam eder bu böyle. Yine bir gece delikanlı; şafak sökerken veda öpücüğünü vermek için kadının yanına sokulur, öptükten sonra gözlerine dikkatle bakarak; “-Senin bir gözün şaşı mı?” der. Evet anlamında başını sallar kadın ve ekler: “-Sen sen ol, sakın bugünden sonra benim için Fırat’a girme…” Anlam veremez buna delikanlı; “-Neden girmeyeyim, seni seviyorum. Tabii ki bunu yapacağım, bundan önce de yaptığım gibi…” Kadın tekrar onaylar başıyla. Ve der ki; “-Seviyordun… Ki bu sayede her gün Fırat’ı geçebiliyordun. Fakat şimdi, aşkın gözünü kör edebilecek kadar büyük değil! Bendeki kusuru dahi gördün. Yanıma varacak gücü yok aşkının artık!” Kulak asmaz söylenene delikanlı. Azgın sulara bırakır kendini yine bir gece, bir süre yüzdükten sonra akıntıya kapılarak boğulur. İşin aslı yüzmeyi bile bilmiyordur, onca zaman koskoca nehri geçmesinin sebebi aşkının sınır tanımazlığından başka bir şey değildir. Velhasıl-ı kelam aşk tükenince; icabında bir su damlası bile, koskoca okyanuslara dönüşür de adam canına mal olur!)

Neden anlatma ihtiyacı hissetmiştin, neler eksilmişti ki bizden? By pass ameliyatı olmayıp da “Birini seversem geçer…” demekti seninki. Kalp, başka bir kalbin yardımıyla tedavi edilebilir miydi ayaküstü? Sen de ne olacaksa olsun kıvamındaydın bir bakıma, tıpkı öykündeki delikanlı gibi. Bizim için göze aldığın o tehlikeli sular, belki de bizi daha da uzaklaştıracaktı birbirimizden. Oysa çok yakındı tenlerimiz, hani nefes bile geçmezdi aramızdan o derece. Önsevişelim desen olmaz, önden bir dudak alışverişi yapsak kabahat. Daha önce böylesi bir onursuzluğa rastlamamıştı o yatak! Hiç sorgusuz sualsiz geçiliyordu hudutlar, vatan kavramı yoktu iki beden bir olunca! İyi de ben neden kendimi hep öteki gibi hissediyordum; bu dışlanılmış ruh ya da bu daimi üçüncü tekil şahıslık durumu ne vakit bitecekti? “Adalet mülkün temeli…” yazılı kadınlığında keza, şehvet bile eşit dağıtılmıyordu. Mahrem bölgenden, oradaki o metal dokudan enfeksiyon kapma riskim hiç de az değildi üstelik. Bütün yurttaşlık haklarımdan feragat ederdim gerekirse, ‘bir can’ derdim enikonu nedir yani? Sana sen de dokunsan, ölümüm elinden olurdu anla! Parmaklarına kızıyordum en çok da, sırf bu sebepten. Nedenini biliyor olmalıydın, etini etinle tatmin çalışmalarından. O geceydi; “Migrenim olur musun? Arada bir aklıma gelir, dağıtır gidersin...” demiştim en son. Öyle yabancı bir bakışla yanıtlamıştın ki, besbelliydi o karartının sabahında sensizliğimle uyanacağım. Genç bir ecelin ilk işaretinin verildiği, güneşin göğün rahmini yırtarak doğarken öleceği besbelliydi! O milyon sene önceki gece değil belki ama şimdi, tam da şimdi; cayıyorum ben de sana olan sevdamdan. Bu boktan İstanbul masalında, sana… Sana; “Ele geçirilmek isterse kalenin içindeki, el adamı sepette yılan olur; girer içeri!” diyorum. Gözlerimden öpme sakın! Tüm bu safsataların dışında gözlerim, yeşil duvarlarla örülü bir mola yeri. Ya es geçip devam edeceksin yoluna ya da konaklayacaksın bir ömür her fikri yolculukta. Aman diyeyim, bakışlarımı rölantiye alma! Gözlerimden öpme sakın! Onlar günahsız kalan tek varlıklarım. Asit akar mı adamın yanaklarına, akıyor işte ulan! Gözyaşı kisvesi altında. Sana… Sana; “Ben bunca soru işaretinin muhalefetinde yaşayamayacağım, sen öl daha iyi!” diyorum. O öyküyü anlattığın sevişmemizden bu yana, ilk kez nefes alıyorum!

Bir geceye daha tahammül edemezdim!

“Sen’siz kalmaz hiç sevenler…” diye not bıraktım evdeki sessizliğe. Bizden gidiyorum, en çok da seni terk ediyorum; beni ilk çağlardan beridir yalansızca seven kadınların aşkına! Çocuk oyuncağı haline getirilmiş hislerin aşkına! Allah aşkına, en çok da seni terk ediyorum! Hoşçakal sevgili Günebakan, sevmesen de veda sözcüklerini bu pis akşamüstünde sana diyebileceğim sadece tatsız tuzsuz bir; -Hoşçakal…

-Hoşça kal ayrı yazılır.
-Zaten içinde yeterince ayrı’lık yok mu?

Özgür Gümüşsoy






.SuяLч. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
düpedüzyazı, sana…


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557