Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sevda Sokağı
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Sevda Sokağı Forumumuzun sevdalıları için olan Sevda Sokağı bölümüdür. Sevda hakkındaki herşeyi bulabilir ve paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13 Şubat 2013, 14:12   #1 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Unhappy Mektup'lar.. .

“Virginia Woolf’un son mektubu”


1941 Mart’ının bir akşamında, yazar Virginia Woolf eve sırılsıklam gelir ve intihara teşebbüs eder. Fakat başarısız olur. Ne ki, birkaç gün sonra intiharı tekrar deneyecek olan yazar, bu kez başaracaktır. Ruh sıkıntılarından kaçmak için ölümü seçen Woolf’un cesedi Ouse Nehri’nde bulunur; yazarın ceketinin cepleri ağır taşlarla doludur…

Woolf’un bu yürek parçalayan son mektubunu, öldüğü gün eşi Leonard bulur:



“Salı

En sevdiğim,

Yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum.

Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. İki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin.

Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terk edip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse, seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.

V.”






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Şubat 2013, 14:12   #2 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Heloise’den Abelard’a Mektup


'ben böyle seviyorum işte:
zarafetini, gaddarlığını,
inceliğini, kabalığını;
olduğun şairi,
olmadığın erkeği seviyorum.

bir zamanlar çocuk olduğun
ve bir gün ceset olacağın için
seni seviyorum.
hem gövdeni, hem aklını seviyorum.
yalnızca boynunun düzgün çizgilerini değil,
koltuk altının terini de seviyorum.
kanımı tutuşturan gücünü de,
çocuk gibi elinden tutma hissi uyandıran
güçsüzlüğünü de seviyorum...

tanrı böyle sevemiyorsa
ben de sevgimi tanrı yaparım!

Heloise


Fransa’da bir din felsefecisi olan Pierrie Abelard ve aynı zamanda öğrencisi olan sevgilisi Heloise ile çok dramatik bir aşk hayatı yaşadılar. Dönemin baskıcı din anlayışı ve toplumu, onları çok zor durumlarda bırakmış, bir müddet ayrı yaşamalarına neden olmuşlardır. Bu ayrı kaldıkları dönemlerde birbirlerine mektuplar ve şiirler göndermişlerdir. Yukarıdaki satırlar o mektuplardan birinin içinde vardır.
Abelard’ın vefatından yaklaşık yirmi yıl sonra sevgilisi Heloise de vefat etmiştir ve pek çok muhalif sanatçının da naaşı bulunan (Ahmet Kaya, Yılmaz Güney, Oscar Wilde, Moliere, Edith Piaf) Pere Lachaise’de mezarları yan yana bulunmaktadır. Mezarları sık sık sevdalıların ziyaretine uğrar ve çiçekleri hiç eksilmez.






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 13 Şubat 2013, 14:12   #3 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Napolyon Bonapart da eşi Josephin’e yazdığı mektupta şöyle diyor:


“Bir tek günüm bile geçmedi yüreğimde senin sevgin olmadan, bir tek gecem bile geçmedi seni kollarımla sarıp sarmalamadığım, beni yaşamımın ruhundan uzaklaştıran zafer ve tutkuya lanet etmeksizin bir tek fincan çay bile yudumlamadım. İş güçle meşgulken, orduları komuta ederken, savaş meydanlarını aşarken, benim tapılası Josephine’im, hep kalbimin tahtında oturuyor, zihnimi meşgul ediyor, düşüncelerimi alıp uzaklara götürüyorsun. Senden Rhohe’un suları kadar hızlı ayrılmamın nedeni, seni en kısazamanda yeniden görmek isteyişimdir. Eğer gece yarıları çalışmak için kalkıyorsam bunu benim tatlı sevgilim belki birkaç gün önce gelir diyeyapıyorum, ama sene 23-26 Ventose tarihli mektubunda bana ‘siz’ diye hitap ediyorsun. Sensin ‘siz’! Ah, kötü kız! Nasıl yazabildin böyle bir mektubu? Ne kadar da soğuktu! Siz! Siz! Bu 15 gün nelere gebe?... Ruhum üzgün, yüreğim köle, hayal gücüm beni korkutmakta. Beni fazla sevmiyorsun. Ve belki de bir gün gelecek beni hiç sevmeyeceksin. Bunu söyle bana, hiç değilse acıları hak etmiş olurum. Sevdiğim, çekindiğim, içimde beni doğaya çağıran tatlı duygular, yıldırım gibi beni ateşleyen hayatımın kadını,acısı, tatlısı, umudu ve ruhu, hoşça kal! Senden ne bitimsiz bir aşk istiyorum, ne bağlılık, yalnızca gerçeği, uçsuz bir açıkyüreklilik istiyorum senden. ‘Seni eskisi gibi sevmiyorum’ diyeceğin gün, akşamınya da yaşamımın son günü olacak. Hoşça kal!”






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 13 Şubat 2013, 14:13   #4 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Victor HUGO'dan Juliette DROUET'ye..

31 aralık 1851

Bütün bu karanlık ve şiddet dolu günler boyunca harikuladeydiniz, Juliette'im. Sevgi istedim getirdiniz, sağ olun! Gizlendiğim yerlerde , sürekli tehlikede beklemekle geçen gecelerin sonunda, kapımda parmaklarınızda titreyen anahtarın sesini duyduğumda,kötülükler ve karanlıklar yok oluyordu; içeriye ışık giriyordu! Çatışmalara ara verildiğinde yanı başımda olduğunuz o korkunç, ama müthiş tatlı saatleri asla unutmamalıyız. O küçük karanlık odayı, tavandan, duvarlardan sarkan o eski eşyayı, yan yana duran iki koltuğu, masanın bir köşesinde yediğimiz yemeği, getirmiş olduğunuz soğuk tavuğu yaşamımız boyunca unutmayalım;

Tatlı Konuşmalarımızı,okşamalarınızı ,kaygılarınızı,adanmışlığınızı hep anımsayalım. Beni sakin ve dingin gördüğünüze şaşırmıştınız. Bu sakinlik ve dinginlik nereden geliyor,biliyor musunuz?

Sizden....






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Şubat 2013, 14:13   #5 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Victor Hugo'dan.. Başyapıtı 'Sefiller' ile 19. yüzyıl Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vuran bu ünlü yazarın aşık olduğu Adele Foucher'ye:


Sevgilim,
Birbirini arayan iki ruh, kalabalığın içinde ne kadar uzun kalsalar da, sonunda birbirini buldularsa... Kendileri gibi ateşli ve saf bir birleşme, dünyada başlar ve cennette sonsuza kadar sürer. Bu birleşme aşktır, gerçek aşk... Sevilene tapılan, bağlılıktan ve tutkudan beslenen, en büyük fedakarlıkların en tatlı zevkler sayıldığı bir dindir bu. Sen benim içimde böyle bir aşkı tutuşturuyorsun. Senin ruhun meleklerin saflığı ve tutkusuyla sevmek üzere yaratılmış; ama belki de sadece bir başka meleği sevebilir ruhun, bu durumda ben ancak endişeyle titreyebilirim.








Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Şubat 2013, 14:13   #6 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Honore de Balzac, 'Eugenie Grandet', 'Vadideki Zambak' gibi başyapıtların sahibi olan bu ünlü yazarın 1836 yılında Polonyalı bir kontese yazdığı aşk mektubundaki satırları:


Sevgili meleğim,
Senin için neredeyse çıldırıyorum, çıldırmak üzereyim. Sen araya girmeden iki düşüncemi bir araya getiremiyorum. Senden başka bir şey düşünemiyorum. Ne yaparsam yapayım hayallerim beni alıp sana götürüyor. Sana sarılıyorum, seni öpüyorum, seni okşuyorum, içimden seni binlerce kez aşkla okşamak geliyor. Sen hep kalbimde olacaksın, hem de çok. Senin oradaki yerin tatlı bir duygu veriyor bana. Ama Tanrı'm, sen aklımı başımdan alırsan benim halim ne olur? Bu sabah beni dehşete düşüren bir saplantı oldu bu. Her an ayağa fırlayıp, 'Oraya gideceğim!' diyorum. Sonra sorumluluklarımı hatırlayıp yerime oturuyorum. Korkunç bir çelişki içindeyim. Hayat bu değil. Daha önce hiç böyle olmadım ben. Sen her şeyi yok ettin. Seni ne zaman düşünsem kendimi hem budala hem mutlu hissediyorum... Aşk esir olmak, aşkı her gözeneğinde hissetmek, sadece aşk için yaşamak, kendini kederlere bulanmış, binlerce örümceğin ağına yakalanmış görmektir... Ah sevgili Eva'm, sen bilmiyordun. Ben senin kartını çektim, şimdi önümde, sen buradaymışsın gibi konuşuyorum seninle.

Dün akşam kendi kendime,

'O benim!' dedim hep. Ah! Cennetteki melekler benim dün akşam olduğum kadar mutlu değillerdir!






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Şubat 2013, 14:13   #7 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Beethoven'dan 'Ölümsüz Sevgili'ye..

1827 yılındaki ölümünün ardından özel kağıtları arasında 'Ölümsüz Sevgili' diye hitap ettiği meçhul bir kadına yazılmış üç kısa mektup bulunmuştu. Kime yazıldığı hakkında tartışmalar çıktıysa da tahminler evli bir kadına yazıldığıyla sınırlı kalmıştı. Beethoven işte şunları yazmış mektubunda:


Meleğim, her şeyim, canım benim...
Çok yakında görüşeceğiz elbette; hem son günlerde hayatımı etkileyen düşünceleri bugün seninle paylaşamam. Kalplerimiz hep birbirine yakın olsaydı, bunların hiçbiri olmazdı. Kalbim sana anlatacağım şeylerle öylesine dolu ki; ah, öyle anlar oluyor ki kelimelerin hiçbir anlamı olmadığını hissediyorum. Neşelen; benim gerçek, tek hazinem olarak kal, her şeyim ol, ben de öyleyim.
Ah, nereye gitsem benimlesin. Sen beni ne kadar seviyorsan ben seni daha çok seviyorum. Ah Tanrım, ne kadar yakınsın ve ne kadar uzak! Aşkımız gerçekten cennet gibi değil mi, hem de gökkubbe kadar yıkılmaz?
Düşüncelerim sana uzuyor, benim Ölümsüz Sevgilim, zaman zaman neşeyle, sonra hüzünle, kaderin bizi duyup duymayacağını öğrenmeyi bekliyorum. Sadece sen olursan tam olarak yaşayabilirim, yoksa yaşayamam. Başka hiç kimse kalbimin sahibi olamaz, asla, asla. Ah tanrım, insan bu kadar sevdiği birinden neden ayrılmak zorunda kalır? Sakin ol, ancak yaşamımızı sakince gözden geçirirsek birlikte yaşama amacımıza ulaşabiliriz. Sakin ol, sev beni, bugün, dün, nasıl da hasretim sana, gözyaşları içinde, sana, sana, hayatım, her şeyim, hoşça kal. Ah, beni sevmeye devam et, sevgilinin sadık kalbi hakkında yanlış hüküm verme.
Her zaman senin/Her zaman benim/Her zaman bizim
Sadık Ludwig'in.






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Şubat 2013, 14:14   #8 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Eylül 1976


FRAU VON STEIN’a



Neden sana acı çektiriyorum sevgilim?Neden hep, ya sana acı çektirmek, yada kendi kendimi aldatmakla geçiyor günler. Biz birbirimizin hiçbirşeyi olmayacaktık; ama herşey olduk. Seninle böyle düpedüz konuşuyorum, çünkü sen her bakımdan anlarsın. Şu var ki ben, herşeyi olduğu gibi görüyor ve bunun için de çIğrımdan çıkıyorum. İyi uyu meleğim ve uyan! Seni artık görmeyeceğim yalnız biliyorsun ya ben kalbimi ah , hepsi saçma, ne soylesem hepsi boş. Yıldızları nasıl seyrediyorsam bundan böyle sana da öyle bakacağım demek! Hele, bir düşün bunu…

Wolfgang von Goethe (Goethe’nin Seçilmiş Mektupları kitabından)






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 13 Şubat 2013, 14:14   #9 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

Cemal Süreya, ciddi bir ameliyat için hastaneye yatan eşi Zuhal Akkanat’a hastanede kaldığı 13 gün boyunca her gün bir mektup yazar. 12-24 Temmuz 1972 tarihlerinde kaleme alınan bu 13 mektup 1990 yılında Cemal Süreya’nın ölümünden kısa bir süre sonra bizzat Zühal Akkanat tarafından kitaplaştırılması isteğiyle Can Yayınları’na, Erdal Öz’e iletilir. Mektuplar aynı yıl (1990) kitaplaştırılır. Aşağıda bu Onüç Günün Mektupları’ndan seçilmiş 13 pasaj bulacaksınız.

—-1—-

Zuhal’im, hayat!
Hayatımsın.
Bunu bilmeni isterim.(…)

—-2—-

(…)Kahvenin önünden otomobiller geçiyor. Bir tane de at arabası. Seni düşününce o atı da seviyorum. Çay içiyorum. Artık ıhlamur içeceğim. Ne yumuşak, çağrışımlı, bağışçı, düşçül şeydir ıhlamur. Evimizin önünde bir ıhlamur ağacı olsun. Sen saksıda da yetiştirebilirsin ıhlamuru. Gece yatakta Memo’yla hep seni konuştuk. Susunca seni sustuk. Uyuyunca seni uyuduk.(…)

—-3—-

(…)Her şeyimi sana borçluyum. Sana rasladığım sıralar yıkıntılıydım. Sen onardın beni. Tuttun elimden kaldırdın. Ben de ekmek gibi öptüm alnıma koydum seni, kutsadım.(…)

—-4—-

(…)Bir günler Kars’taydım. Kudura kudura akıyordu Delice çayı. Aklımda hiçbir şey yoktu. Çünkü o sıralar sana raslamamıştım daha. Sonra sen çıktın geldin. Ortalığı güzelledin. Beni ben ettin. Memo’yu var kıldın. Sen de bizimle var oldun, unutma bunu.(…)

—-5—-

(…)Anlamalısın beni, birtakım büyük şeylerin peşindeyim. Bazı iddialarım var, onları gerçekleştirmek istiyorum. Bunun dışında çok şeye niyetim de, vaktim de olmuyor. Bu konuda işte, asıl bu konuda anlamalısın beni. Hiçbir yönden kuşkulanmamalısın benden. Ben ki sana senin şahdamarından daha yakınım, nasıl kuşkulanırsın benden? Destekle beni ( zaten hep desteklemişsindir) bak neler yapıyoruz. Nelerden ne sular akıtıyoruz.(…)

—-6—-

(…)Madam aldığım biberleri güzelce kızarttı. Optalidon ve pil de aldım. Beyaz çizgili giysin de çantamda. İçim titrer senin istediğin bir şeyi yerine getirirken.
*
İçim titrer.
(…)

—-7—-

(…)
Hayat için şöyle iki dize kalmış aklımda. Yabancı bir şairden

“Hayat kısadır kuzucuklarım
Yine de uzundur kuzucuklarım.”

Severim ben bu iki dizeyi. İsterim sen de sevesin.
*
Evet kuzucuğum yine de uzundur hayat.
*
Senede bir gün.
“Senede her gün” diye okursun bu şarkının bir kısmını sen.
*
Sana rasladığım gün susuzdum, yalnızdım
Bir çırpıda içtim gözlerini.
(…)

—-8—-

(…)
Bir çeşmeye koşar gibi koşuyorum sana.
*
Anlasana!
(…)

—-9—-

(…)
Seviyor musun mektuplarımı? Ben seni çok seviyorum.
(…)

—-10—-

(…)Tükenmez kalemin mürekkebi bitti. Dolmakalemle devam ediyorum. Bu mürekkebi seviyorum. Senin göz rengini, başka bir açıdan çağrıştırır bir yanı var galiba. Bu mürekkeple de yineleyeyim gerçeği: Seviliyorsunuz, madam. Madam, Oklohoma’ya gitmek isterim sizinle. Şikago’da kalabalık bir caddede yürümek isterim.(…)

—-11—-

(…)Pir Sultan’a girdim. Birbuçuk ay içinde bu araştırmayı bitirmem gerek. İşin üstesinden gelebilirsem güzel bir çalışma ürünü çıkacak ortaya. Madam Bovary’nin parasıyla televizyon, Pir Sultan’ın parasıyla çamaşır makinesi alacağım sana. İkisinin bedeli ikisini almaya yetecek. Seni yaşatacağım. Dalım, çiçeğim. Günlerimiz daha iyi olacak. Çünkü Necati Cumalı’nın dediği gibi,
“Yaşar iyi ve güzel olan.”
(…)

—-12—-

(…)Aklımda hep sen vardın. Geçen seferki ameliyatı anımsadım. Sen ameliyat olurken ben ne yapacağımı bilmiyor, bir yandan da birkaç kuruş elimize geçer diye oturmuş “Goriot Baba” çevirisine bir iki sayfa eklemeye çalışıyordum. O hastane çıkış gününü hiç unutamıyorum. Derin bir çizgi çekmiş belleğime. Paramız yoktu. Cem yayınevinden 1000 lira alacağımız vardı ve yayınevi, çok önceden haber vermiş olduğum halde, bu parayı gününde ödememişti, ya da ödeyememişti. Sonuçta o gün seni bir taksiye bile bindirememiştim. Yürüye yürüye Şişli’ye inmiş, ordan Karaköy dolmuşuna, Karaköy’den de vapura binmiştik. Ne günlerdi onlar. Bizim sevdamız böyle günlerden de geçmiştir. Ama biz o günleri de çok severiz, değil mi? Yaşadığımız günlerdir, birbirimizi tanıdığımız günlerdir. İyi, kötü günler geçirdik. Çoğunca da iyi günler. Öperim o günleri.(…)

—-13—-

(…)Bizi bir kamyona doldurdular. Tüfekli iki erin nezaretinde. Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular. Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar. Tarih öncesi köpekler havlıyordu. Aklımdan hiç çıkmaz o yolculuk, o havlamalar, polisler. Duyarlığım biraz da o çocukluk izlenimleriyle besleniyor belki. Anam sürgünde öldü. Memo’ya ve sana duyduğum sevgide bu ölümleri de, bu öksüzlükleri de değerlendirmelisin. Aşkımın tandırdan yeni çekilmiş bir yufka gibi her dem sıcak ve taze olduğunu anlamalısın. Yüksek öğrenim yıllarında Başkent sokaklarında ceplerimi ellerimle doldurarak yürürken ilerde bir karım olacağını, çocuklarım olacağını düşünürdüm. Yüzsüz, bedensiz bir şeydi bu kadın; bir gölge gibi düşlerimin arasından sıyrılır giderdi zaman zaman. Sensin o kadın. O çocuklar Memo ile Elif. Annemle babam Bilecik’te şosanın yanında yanyana iki mezarda uyuyorlar. Annem 1938’de babam 1957’de öldü. İki ölüm arasında 20 yıllık bir ara var. Ama işte ikisi de yanyana yatıyor. Bir gün gidelim. Gidelim mi? Büyükannemle Hasan amcam da şu koyu yeşilliğin altındalar. Ama yanyana değiller. “Sizin hiç babanız öldü mü?”
*
Biz gözyaşımızı gizleyen insanlarız
Biz kahkahamızı da gizleriz
Biz koşuyu kaybettikten sonra da koşan atlarız
*
Seni seviyorum.
(…)










Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 13 Şubat 2013, 14:15   #10 (permalink)
Bir dilek hakkım olsa
ellerini tutardım .. .

bulut ' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10 Ocak 2013
Nerden: İstanbul ' Sakarya '
Yaş: 30
(Mesajlar): 3.365
(Konular): 970
İlişki Durumu: Evli
Renkli Para : 207780
Aldığı Beğeni: 1131
Beğendikleri: 5
Ruh Halim: Suspus
Standart

mektup okumayı çok seviyorum
hele bu eklediğim dokuz mektup.. .
hepsinden bir tutam alsam beni bir nebze anlatır mı diye düşünüyorum.. .






Mesele
şair olabilmekte değil
hüzünle dolabilmekte.. .


bulut ' isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
mektuplar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557