Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Biyografi > Star
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Nisan 2012, 21:17   #1 (permalink)
Ee Sonra ?

.SuяLч. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 05 Ağustos 2011
Nerden: Kıbrıs
Yaş: 25
(Mesajlar): 12.985
(Konular): 3475
Renkli Para : 28612
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 13
Ruh Halim: none
Takım :
Standart Bertha Von SUTTNER (1843-1914)

"SİLAHLARI BIRAKIN!"
"Ortalıkta yatan askerler ve atlar, parçalanmış toplar ya da canhıraş bağrışmalar, tarih kitaplarında okuduğum birçok manzaranın aynısı. Hiç de hoş bir manzara değil..." On altı yaşındaki Kontes Kinsky, kaplıca kenti Wiesbaden'in kütüphanesinde gazeteleri; savaş meydanından görüntüler veren resimli dergileri gördüğünde sarsılır.
1859 yılıdır: Piyemonte-Sardunya ve Fransa Avusturya'ya karşı savaştadır. Avusturyalı Bertha von Kinsky, annesi, halası ve kuzeni ile sosyetenin uğrağı, kaplıca kenti Wiesbaden'de bulunmaktadır. Balolarda ve kaplıca konserlerinde eğlenmekte ve oyun salonlarında şanslarını denemektedirler. Bertha ve aynı yaştaki kuzeni bunun dışında kendi buldukları "Puff" oyunu ile de eğlenmektedirler: Geleceklerine ilişkin sahneler düşünür ve bu sahneleri farklı rollerde canlandırırlar. Konuları hep fırtınalı aşk hikâyeleri oluşturur.
Amerikalı bir kovboy, Avrupalı bir elçilik ataşesi ya da Hintli bir mihrace Bertha'ya veya Elvira'ya evlenme teklif eder ve bunun ardından yeni bir oyun daha başlar. Her iki kız için açık olan bir şey vardır: Yalnız fantezilerinde değil, gerçekte de onları tamamen olağanüstü bir gelecek beklemektedir. Bertha'nın kuzeni Elvira çok ünlü bir ozan olacaktır. Bertha ise çok mükemmel bir evlilik yapacak, fakat daha önce muhteşem bir opera şarkıcısı olarak insanları mest edecektir. Ancak savaş resim ve haberleri, bu tür gelecek tasarılarına hiç de uygun değildir. Savaş "hoş" değil, fakat kaçınılmazdır.
"Dünyadan savaşların tümüyle ortadan kalkması olasılığını düşünmek bile hayaldi," der Bertha daha sonraları genç kızlık yıllarını anımsayarak. "Ağaçları yapraksız, denizi dalgasız tasavvur etmek gibi bir şey olurdu bu- savaş, insanlık tarihinin gerçekleşme biçimidir: İmparatorlukların kurulması, ihtilafların çözülmesi, hep savaşla sağlanıyor."
Genç Bertha von Kinsky'nin böyle düşünmesi şaşırtıcı değildi. Yıllar sonra 1889'da Silahları Bırakın romanında kendisinin ve çağdaşlarının niçin böyle bir inanç beslemek zorunda kaldıklarını açıklayacaktır.
"Ders ve okuma kitaplarında da salt uzun bir savaşlar dizisi olarak anlatılan kendi ulusumuzun tarihi yanında, durmadan sadece kahramanca silahlı çatışmalardan söz eden farklı şiir ve hikâyelerden de çıkan sonuç budur. Milliyetçi eğitim sisteminin bir parçasıdır bu. Her öğrencinin vatanını koruyan bir kahraman olarak yetişmesi gerektiğinden, çocuğun ilgisinin vatandaşlık görevine vaktinde çekilmesi gerekir. Savaşın dehşetinin meydana getirebileceği doğal ürküntü duygusuna karşı çocuğun yüreğini katılaştırmak için en feci kan banyoları ve katliamlar, sıradan ve doğal, gerekli bir olaymış gibi anlatılır... Gerçi savaş alanına gitmeleri gerekmeyen kızlara da, erkek çocukların askerlik için yetiştirilmesini hedefleyen bu kitaplarla ders veriliyor. Böylece kız çocuklarında da erkeklerin yaptığını yapamamaktan dolayı bir haset ve askerlere karşı bir hayranlık duygusu uyandırılıyor. Diğer her konuda merhametli, ılımlı olmamız uyarısında bulunulan biz genç kızlara, yeryüzündeki savaşların ne korkunç resimleri gösteriliyor. İncil'de anlatılanlardan, Makedonya'dakilere, Pun savaşlarından Otuz Yıl ve Napoleon savaşlarına kadar. Oralarda kentleri nasıl yaktığımızı, insanlarını nasıl kılıçtan geçirdiğimizi, esirleri nasıl soyduğumuzu görüyoruz. Hem de büyük bir zevkle... Bunlar olmak zorunda. En yüce şeref ve namusun kaynağı bu. Kızlar bunları çok iyi anlıyorlar. Savaşı göklere çıkaran şiirler ve tiratları ezberlemek zorundalar. Ve özverili 'bayraktar' analar, dansta eş seçimi sırasında subaylara verilen armağanlar, böyle yaratılıyordu işte."
Kontes Kinsky'nin, günün birinde özgürlük savaşçısı Bertha von Suttner olarak böyle şeyler söylemesi, kendisi ve gençlik yıllarındaki çevresi için inanılacak gibi değildir. Gençlik anılarında kendisini "kendini beğenmiş ve yüzeysel" olarak tanımlar. Durmadan yeni bir hayranıyla, tabii kendi düzeyine uygun biriyle flört etmekte; kendisini müzik dünyasının en büyük yıldızı olarak görmektedir.
Ayrıca toplam olarak üç kez nişanlanır. Kuzeni Elvira ile birlikte düşündükleri gibi üçünden de dramatik bir şekilde ayrılır: Kendisinden çok yaşlı birinci nişanlısından, kendisini öpmek istediğinde kaçar. İkincisi sahtekâr çıkar. Üçüncüsü bir deniz yolculuğunda ölür.
1873 yazı: Bertha von Kinsky otuz yaşındadır. "Dış dünyada bir işe yaramak ve parlamak" ister. Hangi dış dünya? Opera şarkıcısı olarak kariyer yapabileceğine kendisi de inanmaz artık. Bu yöndeki çabalan hazin bir şekilde boşa gitmiştir. Fakat birkaç yabancı dil bilmektedir. "İyi bir eğitim" görmüştür. Bu dillerle bir şeyler yapılabilir.
Genç kadın Avusturya'nın kuruluş yıllarında zengin bir soylu olan Avusturyalı Baron von Suttner'in evine gelir ve onun dört kızının mürebbiyesi olur. Anılarını okuyan biri, hayatını anlatım şeklinin nasıl birdenbire değiştiğini hemen fark eder. Artık olağanüstü mutluluk düşleri ve kendisi için yeterince yakışıklı bir erkek düşüncesi yoktur. Bunların yerine, belki de hayatında ilk kez, yükseklerden uçan bu Kontes gerçek duygu gibi bir şeyler hisseder.
Otuz yaşındaki bu kadın evin kendisinden yedi yaş küçük oğlu Arthur Gundaccar'a âşık olmuştur. Arthur da onun ilgisine karşılık verir. Annesi ve babası, çok saygın evlerinde neler döndüğünü öğrendiklerinde baştan çıkarıcı mürebbiyeyi kovarlar. Bertha von Kinsky kendisine yeni bir iş aramak zorunda kalır. Gazete ilanı ile bir kadın arayan, kendisine sekreterlik ve ev hanımlığı yapabileceği İsveçli zengin ama garip bir adamla ilişki kurar.
"Nobel, Alfred; İsveçli kimyager, dinamit ve patlayıcı jelatini buldu ve Nobel Vakfı'nı (Nobel Ödülü) kurdu."
Bertha von Kinsky'nin Paris'te yanında çalışmak üzere yola çıktığı, Paris'te yaşayan bu garip kişilik, daha sonraları ansiklopedilerde böyle anılacaktır.
Ne denli önemli bir adamla, "savaşların bir daha yapılmasına imkân vermeyecek, korkunç ve yok edici etkisi olan bir makine veya madde yaratmak isteyen" biriyle tanışacağından Bertha'nın henüz haberi yoktur. Bu onu hiç ilgilendirmez, başka sıkıntıları vardır.
Hayatında bir dönem uzaktan da olsa aşk hüznü çeken herkes, Bertha'nın Paris'te niçin çok mutsuz olduğunu anlayacaktır. Oraya tam sekiz gün dayanabilir. Sonra, "Çok değerli pırlanta bir haçım vardı. Onu bozdurmaya gittim. Aldığım parayla otel faturasını ödedim, bir sonraki Viyana ekspresine bilet aldım ve bir miktar da naktim kaldı. Dayanılmaz bir baskı altında, rüyadaymışım gibi hareket ediyordum. Delilik olduğunun farkındaydım, belki de bir mutluluktan kaçıp bir mutsuzluğun kollarına atıyordum kendimi. Tüm bunlar bilincimde şimşek gibi çakıyordu, fakat yapamıyordum, başka türlü davranamıyordum..."
O anda hangi mantıkla hareket ettiği gerçekten etkileyicidir. Ardından bir mektup bırakarak terk ettiği Alfred Nobel de aynı şeyi hissetmiş olmalı. Çünkü Alfred Nobel, onun Paris'ten aniden kaçışına başka türlü tepki de gösterebilecek olmasına rağmen Bertha'nın yaşam boyu en iyi arkadaşlarından biri olarak kalır. Bertha Viyana'ya geri döner: Arthur von Suttner ile gizlice görüşür. Hatta gizlice evlenirler ve Kafkasya'ya kaçarlar. Burada dokuz yıl kalır ve geçimlerini büyük ölçüde yazarlıktan sağlarlar.
Göçmenlik zamanında Bertha von Suttner, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nı yaşar. Hâlâ gençliğinde aşılanmış olan ülkülerin etkisi altındadır. Savaş, özellikle tarihsel önemi olan ilkel bir olaydır. "Savaşın ortasında yaşamak da insana bu önemi yansıtır."
1885 Mayıs'ında von Suttner çitti Avusturya'ya geri döner. Aile "kaçaklarla" barışmıştır. Arthur ve Bertha von Suttner artık Güney Avusturya'da Harmannsdorf çiftliğinde yaşamakta ve ikisi de yazarlık işine devam etmektedir. 1886-87 kışını Paris'te geçirirler. Bertha, Alfred Nobel'i ziyaret eder; edebiyatçılar, hukukçular ve politikacılarla tanışır, geceler boyu tartışırlar. Tartışma konusunun başında "Ufukta yine savaş mı var?" sorusu gelmektedir.
O aylarda Almanya ve Fransa arasındaki hava çok gergindir. Bu konuşmaların ortasında Bertha von Suttner kendisini "elektrik çarpmışa döndüren bir haber" alır: Bir tanıdığı ona 1880'den beri Londra'da bir "Uluslararası Uzlaşma ve Barış Birliği"nin, yani barış hareketinin varolduğunu anlatır. Bertha hemen bu barış birliği hakkındaki belgeleri temin eder.
Büyülenmiştir. Bu düşünceleri yaymaya devam etmek ister. Ve böylece dört savaş yaşamış (1859, 1864, 1866 ve 1870-71) ve sonunda kendisinden tamamen emin bir biçimde barış savaşçısı olup çıkan bir kadının yazgısını anlatan romanını yazmaya başlar: Silahlan Bırakın!
Emile Zola'nın etkisinde, gerçek toplum kesimlerinin tasvirini yapabilmek ve yansıtabilmek için ön araştırmalarını tam olarak yapar. Bir edebiyat şaheseri değildir Bertha'nın yazdıkları, fakat yayınlandıktan sonra korkunç bir gürültü koparan bir eğilim romanıdır. Bertha von Suttner adı, ulusların tarihinde savaşı kaçınılmaz sonuç olarak gören eski düzene karşı başkaldırının simgesi haline gelir.
Alfred Nobel ona yazdığı bir mektupta, "Hayranlık uyandıran şaheserinizi okudum. Dünyada 2000 dilin konuşulduğu söylenir. Bence bu dillerin 1999'u fazlalık gibi geliyor bana. Fakat mükemmel eserinizin tercüme edilemeyeceği, okunamayacağı ve tartışılamayacağı bir dil kesinlikle yoktur." Abartılmış değildir bu, çünkü 1905 yılında Bertha von Suttner Nobel Barış Ödülü'nü aldığında, kitabı 37. baskısını yapmış ve tüm Avrupa dillerine çevrilmiştir.
Avusturyalı yazar Peter Rosegger bu romanı "çığır açan bir eser" olarak nitelendirir. Yazar Leo Tolstoy, Bertha'ya yazdığı bir mektupta, "Tanrı eserinizin ışığında savaşın ortadan kalktığını göstersin bize!" der. Tabii "Barışçı Bertha" ve onun düşünceleri ile alay eden karşıtları da vardır. Felix Dahn, örneğin, şöyle bir şiir yazar:
Silah başına! Kılıç yakışır erkeğe, O savaşır, kadına susmak düşer, Gerçi erkekler var ki günümüzde, Daha uygun olurdu, eteklikle gezseler.
Barış inancı, büyük kahramanlık maskesinin düşürülmesi için sözcükler -silahlanmaya büyük paralar harcandığı ve savaşın yüceltilmesi için her türlü propaganda aracının devreye sokulduğu bir dönemde- kullanmak, cesaret ister. Bu cesaret de Bertha von Suttner'de fazlasıyla vardır. Barış fikri için kararlı bir şekilde kendisini ortaya koymaya devam eder, "Bu kitabım sayesinde edindiğim tecrübeler ve çevreler beni bu hareketin içine daha fazla itti. Öyle ki, başlangıçta istediğim gibi sadece kalemimle değil, tüm benliğimle kendimi bu işe adamak zorunda kaldım."
1891'de Barones Viyana'da "Barış Derneği"nin Avusturya kanadını kurar. 1892'de Berlin'de, Alman "Barış Derneği" kurulur. Almanya'daki pasifistler ilk kez örgütlenirler. 1899 yılında "Lahey Barış Konferansı" yapıldığında, Bertha von Suttner bu konferansa katılan tek kadındır ve daha sonra bu konferans hakkında yaptığı röportajı kitap şeklinde yayınlar.
Barış hareketi için yapılan her önemli kongre ve konferansa (çoğunlukla kocasının eşliğinde) gider, konuşmalar yapar ve "dönem tarihine ilişkin eleştiriler" yayınlar. Bu eleştirileri ölümünden sonra 1917'de, iki ciltte toplanır ve Dünya Savaşının Önlenebilmesi İçin Verilen Savaş başlığıyla yayınlanır. Aslında bu eserle bugünkü "barış araştırmalarının tohumları atılır.
1891'de başlayan bu eleştiriler, deniz filosunun kurulması sorunları, çeşitli savaşlar, Balkanlardaki kargaşalar, kadınların oy hakkı savaşımı gibi konulara yöneliktir. Böylece Avrupa'daki her krizi izler ve bu kıtayı ancak uzlaşmanın kurtarabileceğini vurgular. Avusturyalı olarak tabii ki Monarşi'nin iç politikasıyla da ilgilidir.
1912'de tüm protestolara rağmen ortaokullara atıcılık dersleri konulduğunda şöyle yazar: "Şövalye von Hussarek gençliğe atış talimlerini yalnız bedensel beceriyi artıracak bir spor türü olarak değil, daha yüce düşüncelerin hizmetinde bir uğraş olarak da düşünmelerini hararetle tavsiye ediyor: Yani yücelerin yücesi İmparatorluğa sevgi ve savunma gücünün artırılması uğruna. Ve bir kez daha altını çiziyor: Toplumda olduğu gibi bireysel yaşamında da, herkes diğer uğraşları kadar mesleğini de bu yüce düşüncelerin ışığında algılamayı öğrenmelidir. Bunlar çok önemli sözler. Ama bu sanatın icrasında silahlar birlikte yaşadığımız insanlara doğrultulursa, çok doğru kullanılmış olup olmadıkları tartışılır."
Ve Avusturyalı işçi kadınlar hareketinin bir eylemi üzerine şöyle der (1911):
"İşçi kadınlar Viyana'da kadınların oy hakkı için dev bir gösteri düzenlediler. Binlercesi, büyük bir düzen ve sessizlik içinde caddelerden geçtiler. Gartenbau salonunda konuşma yaptılar. Bu arada Adelheid Popp şunları da söyledi: 'Aynı zamanda cinayetlere, kardeşin kardeşi vurduğu savaşlar için milyonların harcanmasına karşı da savaş vermek istiyoruz. Ölümcül silahlanmanın son bulmasını ve bu milyonların halkın ihtiyaçları için harcanmasını istiyoruz!' Kadınca politika mı? Hayır: İnsanca politika!"
O güne kadar karşıtlarının sürekli gözden düşürmeye çalıştıkları ve "Duygusal, Sersem Barış Havarisi" dedikleri Bertha von Suttner artık eleştiriler yazan bir gazetecidir. Uzun yıllar arkadaşı ve Alman Barış Derneği'nin başkanı olan Alfred Hermann Fried şöyle özetler: "Bu hareket bilime, roman yazarımız da çağın bir eleştirmenine dönüştü."
İsveçli büyük sanayici ve dinamitin mucidi Alfred Nobel 1896'da öldüğünde, bıraktığı vasiyetinde servetinin bir kısmını Nobel Barış Ödülü için bağışlamıştır. Bu barış ödülüne uygun görülen ilk kadın 1905'te Bertha von Suttner olur. Artık 62 yaşındadır ve tüm saldırılara, düş kırıklıklarına rağmen, barış uğruna yorulmak bilmeden çalışmalarını sürdürmektedir.
Yaşamın son aylarında yakalandığı ağır bir hastalık çalışmalarını bırakmaya mecbur eder. Son sözleri (yanında bulunan Alfred Hermann Fried'e göre) şöyle olmuştur: "Silahları bırakın! Bunu herkese söyleyin... herkese..." Bu sözleri 21 Haziran 1914'te söyler. Bundan yedi gün sonra Avusturya-Macaristan Prensi Franz Ferdinand karısıyla birlikte Sarayevo'da öldürülecek, askeri ittifakların zincirleme tepkileri devreye girecek ve Birinci Dünya Savaşı başlayacaktır.






.SuяLч. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bertha, suttner, von


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557