Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Tarih ve İnkılap Tarihi
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Tarih ve İnkılap Tarihi Tarih ve İnkılap Tarihi dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24 Ocak 2013, 17:08   #21 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart





Gaflet: Çevresindeki olun bitenlerin farkına varmamak, gerçeği kavrayamama, habersizlik, dalgın bulunmak

Ganimet:
Savaş sırasında düşmandan alınan, savaş araç gereç ve eşyaları

Garb: Batı


Gaza: Din adına yapılan savaş.Müslümanlığı yaymak veya yüceltmek uğruna Müslüman olmayanlarla yapılan savaş.

Gazi: Savaşta olağanüstü yararlılık göstererek düşmanı yenen komutanlara veya şehirlere devlet tarafından verilen onur, unvanı. Savaşta bulunan kişi. TBMM tarafından Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e verilen unvan.

Gelenek: Kuşaktan kuşağa geçerek, topluluğun üyeleri arasında ortak ve özel bir ruh, dolayısıyla sağlam bir bağ kuran her türlü alışkanlık, an'ane.

Genelge: Aynı konu üzerine bütün ilgililere gönderilen yazı, tamim.

Genelkurmay: Ordunun eğitim ve yönetimini düzenleyen askeri makam.

Genel Tarih: İnsanoğlunun yeryüzündeki bütün geçmişini siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel tarihini başlangıçtan günümüze inceler.
Örneğin : Dünya Tarihi

Gensoru:
Milletvekilleri tarafından bir meselenin açıklığa kavuştu*rulması gayesiyle, başbakan veya bakanlardan birinin cevaplan*dırması için verilen ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru. istizah.

Giray: XV.yüzyıl başlarından 1783 yılına kadar Kırım'da hüküm sürmüş olan Kırım hanlarının ve han sülalesine mensup olanların unvanı.

Gotik: XIII. yy.'da Avrupa'da egemen olup Rönesans’a kadar de*vam eden üslup. (Gotlar - Gotik)

Görüşme: Mülakat, bir konu üzerinde konuşma.

Gravür: Ahşap veya metal baskı levhalarıyla çeşitli teknikler kul*lanılarak yapılan sanat eseri.

Grup: Bir parlamentoda temsil edilen her partinin oluştuğu mil*letvekili toplulukları.

Gravür: Ahşap ve metal baskı levhalarıyla çeşitlik teknikler kulla*nılarak yapılan sanat eseri.

Gulam (Gulâm): Köle, küçük yaşlarda saray hesabına satın alınan veya toplanan sonra askeri ve göreceği öteki hizmetler için özel surette yetiştirilen köleler.Türk-İslam devletlerinde kurulan orduya verilen ad.

Guruş: Osmanlı memleketlerinde kullanılan yabancı parasına ge*nellikle verilen isim.

Güçler Birliği: Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek kişi ve*ya organda toplanması.

Gülhane Hatt-ı Hümayunu:
3 Kasım 1839 Pazar gürü Mustafa Reşid Paşa tarafından Gülhane'ce okunan Abdülmecid meşhur fermanı.Tanzimat Fermanı.

Güven oyu: Hükümetin parlamento içinden çıktığı sistemlerde söz konusudur. Hükümet kurulduktan sonra çalışmalara başlaya*bilmesi için parlamento çoğunluğunun desteğini almasıdır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:13   #22 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

H


Hakem Olayı: Sıffin Savaşı'nda bir sonuç alınamayınca taraflar, iki taraftan da seçilecek birer hakemin kararına başvurmayı gerekli gördü.
Hz. Ali'nin hakemi Ebu Musa el-Eş'ari, Muaviye'nin hakemi ise Amr İbn-ül As oldu.
Hakemler Muaviye'nin entrikası sonucu onu halife seçti.

Halef:
Birinden sonra gelen, birinin yerine geçen

Halkçılık: Bir milleti oluşturan çeşitli meslek ve toplumsal grupları içinde bulunduran insanların, halk tarafından halk içinde yönetilmesi.

Hanedan: Bir devleti yöneten soy ya da aileye denir.

Harem: Osmanlı Devleti'nin idari teşkilatında saray üçe ayrılır.Enderun(İç Saray),Birun(Dış Saray),Harem.Harem,Padişahın özel hayatının geçtiği bölümdür.Ayrıca,Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölümdür.

Has: Osmanlı Devletinde,yıllık geliri yüz bin akçeden fazla olan dirliklerdir. Haslar padişahlara, vezirlere, divan üyelerine, şehzadele*re, beylerbeylerine, sancak beylerine verilirdi. Has sahipleri dirliklerinin gelirine göre silahlı ve her an savaşa hazır cebelu beslerdi.

Haseki: Osmanlı imparatorluğu'nda sarayla ilgili bir hizmette eskiyenlere genel olarak verilen ad. Enderun'un çeşitli hizmetlerinde kıdem sahibi olanlara, saray cariyeleri arasında en üst seviyede bulunanlara haseki denirdi.

Hat:
Yazı,güzel yazı yazma sanatı.



Hattat: Güzel yazı yazan kişi.

Heraldik: Mühür bilimidir. Eski mühürleri inceler.

Hicret: Bir yerden başka bir yere göç etmek.Hz. Muhammed (s.a.v) ve ashabının İslâm devletini kurmak üzere 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç etmeleri.

Hikayeci Tarih: Tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi belirtmeden, belgelere dayandırmadan, efsanelere göre inceler. İlk temsilcisi Heredot'tur.


Höyük: Bir yerleşme ya da mezar kalıntısının üzerinde oluşmuş yassı yapay, toprak tepe

Hutbe: Özellikle cuma ve bayram gibi namazlarda yada diğer zaman ve ortamda cemaate dini ve ictimai konularda hitap etmek,konuşma yapmak.Hutbede, hitap eden kişiye hatip denir. Müslüman hükümdarların her cuma namazından önce camide isminin okunması İslam devletlerinde bağımsızlık sembolüydü.

Hümanizma: İnsancılık, insan ve doğa sevgisi, insanları sevme ülküsü. Ortaçağın
skolâstik düşünüşüne karşı XVI. yüzyıl Avrupa’sında doğan ve gelişen felsefe, bilim ve sanat görüşüdür.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:15   #23 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

I/İ


Islahat: Düzeltme veya iyileştirme çalışmaları anlamına gelir.

İhracat:
Dış satım,bir ülkeden başka bir ülkeye mal ve hizmet satılmasıdır.


İhtilal: Mevcut devlet düzenini yıkmak için başlatılan halk ayaklanmasına verilen addır.

İkta: Belirli ölçülerdeki bir arazinin hizmet karşılığı olarak bir kimseye verilmesidir.Selçuklu ve Osmanlılarda uygulanmıştır.Osmanlılarda Tımar Sistemi adıyla anılır.

İktisat: Ekonomik olayların kanunlarını ortaya koyan iktisat bilimi geçmişteki olayların iktisadi sebeplerinin anlaşılması konusunda tarihçilere ışık tutar.

İlk Çağ: Yazının bulunmasıyla başlayıp (M.Ö. 4000-3500) Kavimler Göçüne kadar sürer (M.S. 375).Bazı tarihçilere göre ise, Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışına kadar sürer (M.S. 476). En uzun süren çağ olarak bilinir.

İlmiye sınıfı: İlmiye sınıfı, Ehl-i şer ya da Ulema (Alimin çoğulu Ulema), Osmanlı'da hukukçu, öğretim üyesi ve din adamlarının oluşturduğu zümredir.

Bu zümrenin görevleri adalet hizmetleri, eğitim ve yargı görevlerini kapsamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönemlerinde ve Osmanlı'dan önceki İslam devletlerinde şeyhülislam resmi bir anlam ifade etmemiş, resmi kullanımı ilk olarak Fatih Sultan Mehmet döneminde olmuştur.Zamanla üst düzey yöneticilerin istismarıyla bilimsel özelliğini yitirmiş ve bu sınıfın önde gelenlerinin çocukları iyi mevkiilere gelir olmuştur. Niteliklerine bakılmaksızın aile üyelerinin atanması sonucunda, 18. yüzyılda artık ilmiye sınıfı tüm reformlara karşı çıkan,kendini yenilemekten uzak, gelişen bilim ve hukuk konusunda çağının gerisinde bir konuma gelmiştir.

İltihak:
Bir bölgenin ya da ülkenin kendi isteği ile başka bir devlete katılmasıdır.

İnkılâp: Bir devletin yaşam koşullarını ve kurumlarını hızlı bir şekilde değiştirmektir.Bir halden başka hale dönüşme, biçim değiştirme, devrim anlamına gelir. Diğer taraftan, inkılap, toplumların çeşitli alanlarda, toplumun ihtiyaçlarına göre birtakım düzenlemelerle birlikte yeni bir düzen getirmesidir. Atatürk inkılapçılığı; toplumsal ihtiyaçları karşılamak için kurallar koymayı, düzenlemeler yapılırken izlenecek yol ve yöntemler belirlemeyi öngörür.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 24 Ocak 2013, 17:16   #24 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

İstanbul'un Fethi( 1453 ): 1451 Yılında 2. Murat'ın ölümüyle tahta geçen oğlu 2. Mehmet, Bizans'ı Osmanli Devletinin Rumeli'de ilerlemesine ve büyümesine engel görüyordu. Bu engeli ortadan kaldırmak için İstanbul'un alınması gerekiyordu.Ayrıca İstanbul'un fethini gerekli kılan bazı nedenler vardı,bunlar: *Bizans'ın, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devletine karşı kışkırtarak, Anadolu'daki Türk siyasi birliğini bozmaya çalışması,
*Bizans'ın, Osmanlı Şehzadelerini kışkırtarak, Osmanlı Devletin'de taht kavgalarına neden olması,
*Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki, bağlantının sağlanabilmesi için,
*Bizans'ın, Avrupa - Hristiyan dünyasını kışkırtıp, Haçlı seferlerine zemin hazırlaması,
*Bölge ticaret yollarının ve kazançlarının, ele geçrilmesi için,
İstanbul'un fethi gerekiyordu.

2. Mehmet, bu nedenlerle, İstanbul'un fethi için hazırlıklara başladı. Önce Karamanoğulları ile anlaşarak, Anadolu'daki güvenliği sağladı.Anadolu Hisarı'nın karşısındaki Rumeli Hisarını ( Boğazkesen ) yaptırdı. Böylece, Bizans'a Karadenizden gelecek yardımları engelleyebileceği gibi, Anadolu'dan Rumeliye geçebilecekti.
Bundan sonraki hazırlıklar; büyük çaplı topların döktürülmesi,Edirne'de ordunun hazırlanması , Balkanlar'dan gelecek yardımın engellenmesi için, gerekli önlemlerin alınması, olmuştur.
Bu hazırlıklardan sonra, Osmanlı ordusu 6 Nisan 1453 Tarihinde İstanbul'u kuşattı. 18 Nisan'a kadar top ateşi ile surlar yıkılmaya çalışıldı. 20 Nisan'da denizlerde mücadele başladı. Ancak Haliç'in ağzının zincirlerle kapatılmış olması nedeniyle Osmanlı donanması Haliç'e giremedi. Oysa Bizans'a yardıma gelen Venedik , Papalık ve Ceneviz gemileri Osmanlı Donanmasını yararak haliç'e girmişti. 2. Mehmet, tüm bu gelişmeler üzerine 22 Nisan gecesi gemileri , yağlı kazıklar üzerinden karadan ( kasımpaşa sırtlarından ) Haliç'e indiritti.
Devamı için Bakınız>>>
http://tarih-egitim.blogspot.com/2009/01/istanbulun-fethi.html

İstizah: Milletvekilleri tarafından bir meselenin açıklığa kavuştu*rulması gayesiyle, başbakan veya bakanlardan birinin cevaplan*dırması için verilen ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru.Gensoru.

İthalat:
Bir ülkeye yabancı ülkelerden mal,eşya ve benzeri ekonomik unsurların girişi.Dış alım.

İtilaf(Anlaşık): Avrupa’da İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Almanya ve müttefiklerine karşı oluşturduğu güç birliğidir.

İttifak: Almanya-Avusturya-Macaristan ve İtalya’nın, İngiltere ve müttefiklerine karşı oluşturduğu güç birliğidir.

İttihat(Birleştirme): Birlikte hareket etme. Osmanlıda,dağılmakta olan Osmanlı imparatorluğunu bir arada tutma düşüncesidir.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:17   #25 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

İttihat ve Terakki: İttihat ve Terakki Cemiyeti (Osmanlı Türkçesi: إتحاد و ترقى) (Güncel Türkçesi: Birlik ve İlerleme Derneği), Osmanlı Devleti'nde 1908 Devrimi'ne önayak olan ve 1908-1918 arasında - kısa kesintilerle - devlet yönetimine hakim olan siyasî örgüt. Batı dillerinde daha çok Jön Türkler (Fransızca: Les Jeunes-Turcs, Genç Türkler) olarak adlandırılır.
Sonradan İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alan hareket, II. Abdülhamit'e karşı mücadele etmek amacıyla yurt içinde ve yurt dışında örgütlenen iki veya daha fazla grubun birleşmesiyle oluşmuştur.
Sonradan İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alan hareket, II. Abdülhamit'in rejimine karşı mücadele etmek amacıyla yurt içinde ve yurt dışında örgütlenen iki veya daha fazla grubun birleşmesiyle oluşmuştur.
Yurt içinde İTC'nin ilk nüvesini 1889'da Askeri Tıbbiye Mektebi'nde kurulan İttihad-ı Osmani Cemiyeti adlı gizli örgüt oluşturdu. Bu örgütü İshak Sükûti (1868-1902), İbrahim Temo (1865-1939), Abdullah Cevdet (1869-1932), Mehmed Reşid ve Hikmet Emin adlı beş öğrenci kurdu. Örgütün bazı üyeleri tutuklandı, bazıları ise Paris'e kaçtı ve anayasa taraftarı diğer Osmanlı muhacirleriyle biraraya geldiler.
Ahmet Rıza beyin önderliğindeki bu grup Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti adlı örgütü kurdu ve 1895'ten itibaren Osmanlıca ve Fransızca yayımlanan Meşveret adlı gazeteyi çıkarmaya başladı. 1896'da yapılan kongrede, daha liberal ve İngiliz yanlısı görüşleriyle tanınan liberal Mizan gazetesinin editörü Mizancı Murat Bey cemiyet başkanlığına getirildi. 1897 başlarında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin merkezi Cenevre'ye taşındı.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:19   #26 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

J



Jeopolitik: 1.Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin bir devletin politi*kası üzerindeki etkisi, 2.Bir devlette, bir bölgede uygulanan politikayla o yerin coğrafya*sı arasındaki ilişki, 3.Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasi coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasi öğreti.

Jön Türkler: Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyılın ikinci yarısında meşruti bir hukuk düzeni kurmak, Kanun-ı Esasi ilanıyla serbest seçimlere gitmek ve böylece kurulacak meclise, millet ve memleketin geleceğini teslim etmek fikrini savunan imparatorluğun kurtuluşunun da ancak bu şekilde olabileceğine inanan kişilere verilen ad.

Jön Türk (Fr. Jennes Turcı) adı, ilk defa Mustafa Fazıl Paşa'nın yayınladığı bir mektupta kullanıldı. Daha sonra Namık Kemal ve Ali Suavi tarafından da benimsenerek Yeni Osmanlılar karşılığı olarak kullanıldı. Birinci ve İkinci Meşrutiyet'i hazırlayan ve Osmanlı İmparatorluğu'nda değişiklikler yapılmasını isteyen, bütün ihtilalciler için kullanılmıştır.
1865'te İstanbul'da kurulan, Yeni Osmanlılar Cemiyeti, Jön Türk hareketinin öncüsü sayılır. Cemiyetin kurucuları: Sağır Ahmed Bey'in oğlu Mehmed Bey, Komiser Nuri, Kayazade Reşad, Suphi Paşazade Ayetullah ve Namık Kemal'dir. Kısa zamanda Şinasi, Ziya Paşa, Ali Suavi, Ebüzziya Tevfik, Mir'at Mecmuası sahibi Refik ve Agah efendilerin katılmasıyla gelişti.
Cemiyetin faaliyete geçmesi, Mısırlı Prens Mustafa Fazıl Paşa'nın, Paris'ten Sultan Abdülaziz'e gönderdiği Fransızca ariza ile başladı. Bu arizada Meşrutiyet'in ilanı Sultan Abdülaziz'den rica ediliyordu. Ariza, Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik ve Sadullah beyler tarafından Osmanlıca'ya çevrilerek Tasvir-i Efkar Gazetesi mensupları tarafından halka dağıtıldı. Bunun üzerine sadrazam Ali Paşa, Ziya Bey'i Kıbrıs mutasarrıflığına, Namık Kemal'i de Erzurum vali muavinliğine tayin etti. Ziya Paşa ve Namık Kemal, kısa bir süre sonra, Prens Mustafa Fazıl Paşa'nın davetine uyarak, Fransız bandıralı bir vapurla Paris'e gittiler (17 Mayıs 1867).
Cemiyet üyelerinden Kayazade Reşad, Menapirzade Nuri, Çapanoğullarından Agah, Sağır Ahmed Beyzade Mehmed Bey ve daha önce Kastamonu'ya sürgün edilen Ali Suavi Efendi de aynı tarihte Paris'e hareket ettiler. Mısır Hıdivliği yüzünden İstanbul'a karşı kindar olan Prens Mustafa Fazıl Paşa, Paris'e gelen bu ihtilalcilerin koruyuculuğunu üstlendi.
Ali Suavi Bey "Muhbir", Namık Kemal ile Ziya Paşa "Hürriyet" gazetelerini yayımlamaya başladılar.
Bu yayın organlarında savunulan başlıca düşünceler şunlardır:
1-Osmanlı Devleti'nde meşruti idareyi kurmak;
2-0smanlı Devleti idaresinde bulunan bütün fertlerin hak, hürriyet ve eşitliklerini kanunların teminatı altına almak.
Sultan Abdülaziz'in Fransa seyahatinde Marsilya'da Sultan'dan af dileyen Prens Mustafa Fazıl Paşa, Ali ve Fuad paşalarla barışarak İstanbul'a döndü. Adliye ve Maliye nazırlıklarına getirilen Mustafa Fazıl Paşa, yurtdışındaki Jön Türklerden desteğini çekti. Bunun üzerine Jön Türkler, aralarındaki görüş ayrılıklarının da etkisiyle dağılmak zorunda kaldılar.
Ali Paşa'nın sadareti zamanında, altı ay kadar Viyana'da kalan Namık Kemal, Zaptiye nazırı Hüsnü Paşa'dan aldığı izinle 1871'de İstanbul'a döndü. Agah Efendi'nin dönüşü de bu tarihtedir. Reşad ve Nuri beyler 1872'de, Sağır Ahmed Beyzade Mehmed Bey 1874'te, Ali Suavi ise 1876'da İstanbul'a geldiler.
Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin fiilen dağılmasından sonra, Jön Türklerden bazıları yeniden devlette görev aldılar. Namık Kemal arkadaşlarıyla birlikte "İbret" Gazetesi'ni çıkardı (14 Haziran 1872). 1872 yılının Ağustos ayında sadarete getirilen Midhat Paşa, iki buçuk aylık iktidarı sırasında Jön Türkleri etrafına topladı. Midhat Paşa azledildikten 4 yıl sonra (1876) Fatih, Bayezid ve Süleymaniye medreseleri öğrencileri, Midhat Paşa'yı tekrar sadrazam yapmak için ayaklandılar, ancak başarılı olamadılar. Midhat Paşa, Meclis-i Vükela'ya getirildi. Sonra da Şura-yı Devlet reisi oldu.
Bu arada Serasker Hüseyin Avni Paşa, Mütercim Rüştü Paşa, Midhat Paşa ile birlikte Harbiye Mektebi nazırı Süleyman Paşa'nın hazırladığı askeri kuvvetlerle, Şeyhülislam Hasan Hayri Efendi'nin verdiği fetvaya istinaden Saray kuşatılarak, Sultan Abdülaziz hal 'edildi (10 Haziran 1876); 5 gün sonra da ölümü vuku buldu. Harbiye nezareti binasında Sultan Murad'a biat edildi. Ancak Murad'ın akıl hastalığı ortaya çıkınca Midhat Paşa'nın Meşrutiyet'in ilanı için vaad aldığı Veliaht Abdülhamid Efendi tahta çıkarıldı. Üç ay sonra sadarete getirilen Midhat Paşa, Ziya Paşa ve Kemal beylerle birlikte hazırladıkları Kanun-ı Esasi ilan edildi (23 Aralık 1876).
Meclis-i Mebusan açılışından kısa bir süre sonra II. Abdülhamid tarafından kapatıldı. Bu gelişme, Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin de sonu oldu.
Sultan Abdülaziz devrinde mutlakiyet idaresine karşı verilen mücadele, yurt içi ve yurt dışındaki ilk Jön Türk hareketini teşkil eder. 1878 yılından, İkinci Meşrutiyet’in ilanı olan 23 Temmuz 1908 tarihine kadar yurt içi ve yurt dışındaki mücadeleler de İkinci Jön Türk hareketi adını alır.
4 Şubat 1902'de Paris'te toplanan Birinci Jön Türk Kongresi, Fransız senatörü La Feuvre Contalis'in evinde çalıştı. Mısır, Kıbrıs ve Bulgaristan'dan gelen değişik milliyetler ve dinlerden delegeler, aralarındaki görüş ayrılıklarını tekrarlayarak dağıldılar. Bu kongreden beklenilen sonuç elde edilemedi.
İkinci Jön Türk Kongresi, 27- 28- 29 Aralık 1907 günlerinde Paris'te toplandı. Bu kongreye İttihad ve Terakki Cemiyeti ile Prens Sabahattin Bey'in, Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti ve Ermeni Taşnaksutyan Komitesi katıldılar. Toplantı sonunda yayınlanan beyannamede en çok Müslümanların, Abdülhamid rejiminden zarar gördüğü, kötü yönetimin sorumluluğunun Müslümanlar üzerine atılmaması gerektiği belirtilmiştir.
İhtilalci bir ortam içerisinde yapılan kongre şu kararları almıştır:
1-İran Mebusan Meclisi'ne bir dostluk telgrafı çekilmesi;
2-0smanlı ülkesi içerisinde teşkilatı olan cemiyetlerin gizli ve devamlı bir müşterek icra komitesi kurmaları;
3-Makedonya'daki çetelerin halka dokunmadan yalnız hükumete karşı mücadeleye çağırılmaları;
5-Davaya ihanet edenlerin ikinci maddede anılan komitece cezalandırılması;
6-İhtilalci yayınlar yapılarak bunların her seviyedeki kişilere
ulaştırılması;
7-Gelecek kongrenin 1908 yılında toplanması.
Jön Türklerin bundan sonraki faaliyetleri içerisinde Ahmed Rıza Bey'in de bulunduğu İttihad ve Terakki Cemiyeti bünyesinde devam etmiştir.

Jurnal: Biriyle ilgili olarak yetkililere verilen kötüleme, kovlama yazısı.Yaşananların günü gününe yazıldığı defter, günlük.Gazete.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:19   #27 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

K


Kabotaj: Bir ülkenin, iskele veya limanları arasında gemi işletme işi, (Örn:Türk kara sularında,Türkiye'deki akarsu ve göllerde gemi bu*lundurma,bunlarla gidiş-geliş ve taşıma yapma hakkı.)

Kadı:
İslam ülkelerinde adalet işlerine bakan yargıç.

Kafes Usulü: I. Ahmet devrinde "Sancağa Çıkma" geleneğinin kaldırılma*sı şehzadelerin tecrübesizliğini de beraberinde ge*tirmiştir. Sancağa çıkma geleneğinin kaldırılması “Ekber ve Erşed” sisteminin bir sonucu olmuştur. Zira şeh*zadelerin öldürülmesinin yasaklanmasından sonra onların sancaklara gönderilmeleri devlet için tehlike arz etmiştir.Sancak bölgelerinde güçlenen şehza*delerin isyanlarını önlemek için merkezde kontrol altında tutulmuştur. “Kafes Usûlü” uygulamasına geçilmiştir. Bu usul şehzadelerin tecrübesiz ve bunalımlı yetişmesine yol açmış, duraklama dönemine girilmesinin en önemli iç sebeplerinden biri olmuştur. Ancak, taht kavgalarının önüne geçilmiştir.

Kaldırımcı: Yol yapımından sorumlu olan esnaf.İşlerini genellikle götürü usülde yaparlar ve kullandıkları taşların temin edilmesini ve taşların kesim işlerinide kendileri yaparlardı.

Kaldırımcı Kethüdası: Götürü usülde taş döşeyerek yol yapan kaldırımcı esnafının yaptığı işi denetliyen ve ölçümleme yaparak yapılan yolun bedelini tesbit edip,parasını kaldırımcı esnafına ödeyen kişi.

Kalfa: Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların (Cariye) başı olan kadın.Padişah tarafından tayin edilirler,sarayda kendilerine ayrılan yerde otururlar ve sarayın iç hizmetlerinde çalışan cariyelere buyruk verirler ve özel günlerde cariyelerden farklı giyinirlerdi.

Kalyon: Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyü*ğü

Kapı Ağası: Padişahın sarayındaki
akağaların en büyüğü.

Kapıkulu: Osmanlı devletinde Padişahın kumandası altındaki piyade ve süvari sınıfından olan ve bahşiş ve ulufe ile geçinen askerler.

Kapıkulu Sistemi: Osmanlılarda yönetim ve askerlik görevlerinin yerine getirilmesinde gerekli olan insanları yetiştirmek için kurulan sistemin adı Kapıkulu Sistemi’dir.



Kapitalizm: Ekonomik sistem. Bu sistem de kâr ana amaçtır. Bu toplumda egemen sınıf burjuvalardır.

Kapitülasyon: Bir devletin bir başka devlete çeşitli alanlarda tanıdığı haklar ve ayrıcalıklar.
Fransa ile 1535 tarihinde bir antlaşma imzalandı.
Fransa'ya Kapitülasyonların Verilmesinin Siyasal Nedenleri
1. Kanuni'nin, Avrupa'da Şarlken'e karşı giriştiği mücadelede, Fransa'yı yanına çekmek istemesi.
2. Kanuni'nin, Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak istemesi.
3. Kanuni'nin, Coğrafi Keşifler nedeniyle canlılığını yitiren Doğu Akdeniz ticaretini canlandırmak istemesi.
4. Avrupa'da bir bağlaşık elde etmek isteği.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:21   #28 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kaptan-ı Derya: Donanmanın başı,deniz kuvvetleri baş kumandanı.

Karlofça Antlaşması (1699): Osmanlı Devletinin batıda toprak kaybettiği ilk antlaşmadır.Avusturya, Lehistan, Venedik ve Osmanlı Devleti arasında imzalandı.Bazı maddeleri;

1. Temeşvar ve Banat Yaylası dışında kalan bütün Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verildi.
2. Hırvatistan'ın bir bölümü Avusturya'ya verildi; Sava ırmağı sınır oldu.
3. Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verildi.
4. Dalmaçya kıyıları ve Mora, Venedik'e verildi. Korint Osmanlılarda kaldı.
5. Antlaşmanın süresi 25 yıl olacak ve Avusturya'nın garantisinde bulunacaktı.

Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639): Osmanlı-İran (Safavi) arasında yapılan antlaşmadır.
1. Azerbaycan ve Revan İran'a bırakıldı.
2. Bağdat Osmanlı Devleti'ne bırakıldı.
3. Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu.
Bu antlaşma ile XVII. yüzyıl Osmanlı-İran savaşları sona erdi ve bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizildi.

Kassam: Mirasçılar arasında terekeyi paylaştıran ve yetimlerin mirasını koruyan ve idare eden şer’i memur, mahkeme-i şer’iyye memurudur. İslam Hukuku nda ve genel anlamıyla kassam; miras davalarında bizzat dava yerine giderek gerekli tahkikatı yapıp ihtilaf hakkında bir neticeye vardıktan sonra davayı hükme bağlayan ve ev, tarla, arsa gibi gayr-ı menkulleri varisler arasında taksim eden memura denir. Aynen kadıda aranan şartlar kassamda da aranmaktadır. Tanzimat’tan sonra kassamlık görevi kaldırılmıştır.

Katedral: Büyük kilise

Katolikler: Hristiyanlıkta bir mezhep.Başındaki kişiye Papa denir. Dinsel merkezi Roma'dır.

Kavimler Göçü: Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375'de Batı'ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz'in Kuzeyi'ndeki Germen,Slav gibi kavimler Batı'ya göç etti.Doğu Avrupa'ya Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

Kazasker: Kazasker ya da Kadıasker Osmanlı Devleti'nde şeri ve örfi davalara bakan askeri hakim.
Kazasker idari bir görev olup, kelime anlamı Kadı ve Asker kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır. Kazaskerlerin kıyafeti ilmiye kıyafeti olup, bu mesleğin en yüksek mertebelerinden biridir. Kazaskerler Divan-ı Hümayun'un tabiî azasıydı. Şeyhülislamlar divanda bulununcaya kadar divandaki şeri meseleler, kazaskerler tarafından hallolunurdu. Divan toplantılarinda veziriazamın sağında vezirler solunda da kadıaskerler yer almaktaydı.
Kazasker 1480 tarihine kadar bir tane iken, bu tarihten sonra Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri ismiyle ikiye ayrılmıştır. Rumeli kazaskerliği rütbe olarak daha yüksektir.
Kazaskerler, 16. yüzyılın ikinci yarısına kadar müderris ve kadıların tayininde vezir-i azamlara arz ve delalette bulunurken, sonraları bu görev şeyhülislamlara verilmiştir. Muayyen maaşlı müderris ile kaza kadılarının tayinleri ise kazaskere bırakılmıştır.
Kazaskerlerin tayinleri, 17. yüzyıla kadar veziriazamların padişahlara arzı ile yapılırdı. Şeyhülislamlar bu tarihten itibaren vezir-i azamların onayıyla, kazaskerlerin tayinlerini padişaha arz etmeye başlamıştır. Kazaskerlerin görev süreleri iki yıl iken, 17. yüzyıldan sonra bir yıl olmuştur. Buna ek olarak, kazasker olan biri aynı makama tekrar tayin edilebilirdi. Kazaskerlik Osmanlı Devleti'nin sonuna kadar devam etmiştir. Ayrıca kazaskerlere bağlı kadılar olağanüstü durumlarda avarız adı verilen vegileri toplamakla da yükümlüdür.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 24 Ocak 2013, 17:22   #29 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Kervansaray:Anadolu selçuklularının ,kervanların konaklaması için yaptığı yerler.

Kimya: C14 (Karbon 14) metodunu kullanarak tarihi eserlerin,eski kullanılmış araç ve gereçlerin yaşları,hangi döneme ait oldukları hakkında bilgi verir.Bu yöntemle Tarih bilimine yardımcı olan bir bilim dalıdır.

Konfederasyon: Egemenliklerini, hukuk yapılarını, başkanlıklarını ve uluslararası kişiliklerini koruyarak ortak bir amaç için antlaşmayla birleşmiş bağımsız devletlerin oluşturduğu topluluktur.

Koloni: Bir ülkenin sınırları dışında işgal ettiği ve yönettiği yer. Daha çok ticari amaçlıdır. Ticaret yapmak amacıyla oluşturulan merkezler.

Kronoloji: Takvim bilimidir. Tarihi olayların oluş sırasını verir.

Kurgan: Tümülüslere Türkistan’da verilen ad.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 24 Ocak 2013, 17:22   #30 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

L





Lahit:
Taş veya mermerden oyma mezar

Laiklik: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılması, fakat kimsenin inancına,inancını yaşamasına ve vicdan hürriyetine karışılmamasıdır.

Lala: Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar hakkında "Atabey" karşılığı olarak kullanılan bir tâbir olduğu gibi, şehzâdelerin mürebbilerine de bu ad verilirdi.

Saraya alınan acemilerin terbiyesine memur edilenler. * Eskiden büyük memurlarla zenginler de çocuklarının terbiyesine bakmak üzere "lâla" istihdam ederlerdi. Lâla, görünüşte hizmetkâr vaziyetde idiyse de, terbiyesi kendisine havale olunan çocuğa karşı âmir yerinde bulunur; esasen yaşlı ve kâmil insanlardan seçildikleri için çocuklar da kendisine bir mürebbi, bir hoca gibi tâzim ve hürmet ederlerdi.

Liberalizm: Kişisel özgürlükleri konu alan ekonomik ve siyasi
görüş. Liberal demokrasi


Lonca: Osmanlı Devletinde, esnaf ve sanatkârların bağlı bulunduğu kuruluştur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
anlamları, sözlüğü, tarih, terimler, ve


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557