Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Kültür & Sanat > Tiyatro & Edebiyat & Sanat > Tiyatro & Sanat
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24 Nisan 2012, 16:35   #1 (permalink)
VIP ÜYE ~


Talia. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: Karşıyaka
Yaş: 22
(Mesajlar): 19.912
(Konular): 1820
İlişki Durumu: Var
Burç:
Renkli Para : 133519
Aldığı Beğeni: 89
Beğendikleri: 4
Ruh Halim: Eglenceli
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 2
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi 
Standart Pandomim

Pandomim: Sözsüz oyun.




“Bütün sanatlarda olduğu gibi, bakmayı, görmeyi, algılayabilmeyi gerektirir Pandomim.. Pandomim, yapma ile değil görme ile başlar. Önce görmek, algılamak; olduğu gibi görebilmek herşeyi; ama ön yargısız görebilmek ve insanların evrensel noktalarını yakalamayabilmek..”
- Pandomim yapabilmek için beden lisanını bilmek gerek
- Beden lisanını bilmek için duyguları tanımak gerek
- Duyguları tanımak için insanı bilmek gerek
- İnsanı bilmek için, insanın kendisini bilmesi gerek
Yani sanattan, şahsiyet olmaz; şahsiyetten doğar herşey sanatta..






Mim Sanatı: Jestlerle kurulan iletişim

Geniş anlamıyla ele alacak olursak "teatrikal mim" iki farklı düzlemde bulunmaktadır. Marcel Marceau, Ladislav Fialka veya Adam Darius gibi mim gösteri artistlerinin ya da en kapsamlı ifadeyle Charlie Chaplin ve Laurel-Hardy gibi komik yeteneklerin yer aldığı, bir eğlenti türü gözüyle bakılan "salt mim" birinci düzlemi meydana getiriyor. İkinci düzlemde ise "geleneksel bale'de" kullanılan "mim" bulunuyor. Bu düzlemde mim sanatının, teatrikal duyarlılık temelinde sessiz bir sanata dönüştüğünü görüyoruz; balelerde kullanımı ise büyük çeşitlilik sergilemektedir. Değerlendirmeye sokabileceğimiz belirlilik ve açıklıktaki en eski mim örneğini Galeotti'nin "The Whims of Cupid and the Ballet-master" eseriyle onsekizinci yüzyılda buluyoruz. Ondokuzuncu yüzyılda "Rus Balesi"nin yoğun olarak kullandığı mim üslubunu çoğu kişi yakından bilir. Yirminci yüzyılın başlarında Fokine'in "dans-drama"larında lirik mimetik jestlerin en yüksek noktaya vardığını, doruğa ulaştığını görüyoruz. 1920'li yıllarda, Balanchine ve de Valois'nin balelerinde ortak bir stilize mim farkedilir ki daha sonraları Helpmann'dan Morrice'e dek koreografları etkilemiştir.
Mim sözcüğü "taklit etmek" veya "temsil etmek" anlamına gelen Grekçe "mimeisthai" sözcüğünden gelmektedir; form olarak Grek ve Roma kökenlidir. Roma'da mim gösterilerini İsa'nın doğumundan hemen önce görüyoruz. Geleneksel özelliklerden biri olan ve yılda bir yapılan "Floralia Festivali"nde halka açık sahnelerde çıplak kadın oyuncular mim gösterileri yaparlardı. Bizim ilgi alanımızı oluşturan modern mim ise, tamamen sessiz bir sanat olarak gelişmiştir; anlam yükleri salt jest, hareket ve ifade olarak izleyiciye aktarılır. Bu öyle bir sanattır ki heyecanlar, duygular ve dramatik olaylar yalnızca yüzün, uzuvların ve vücudun kullanımıyla yaşam kazanır.
Bale'de mim olayının orijinlerini anlamak istiyorsak onaltıncı, onyedinci ve onsekizinci yüzyılların İtalya'sına bakmalıyız. İlk kez olarak onaltıncı yüzyılda, kadınların "Commedia dell'Arte" adı verilen İtalyan emprovize (doğaçlama) komedilerinde yer almalarına izin verilmişti. Daha önceleri, kadınların seyirciler önünde görülmeleri bayağılık ve aşağılık olarak düşünülüyordu. Sonraları gayet doğal bir şekilde, kadınlar bu tür eğlentili toplantılarda sahneye çıkmaya başladılar; büyüleyici, enerjik ve hevesli bir şekilde dans ettiler, şarkı söylediler ve rol yaptılar. Sahne eserlerinde iki farklı cinsiyetten insanların bir araya gelmeleriyle teatrikal oyunlar alanında yeni fırsatlar, olasılıklar ve gelişmelerin önü açılmış oldu.
Ancak, her ne kadar temsilleri dans formuna çok yakınlaşmış idiyse de, bu kişiler aslında dansçı değillerdi. İşte bu noktada, müziğin eşliğiyle özel bir mim türü kullandılar; işlerinin doğası gereği kesinlikle çok yönlü yetenekler taşıyan sanatçılar olmak zorundaydılar. Profesyonel dansçılar olarak belirdiklerinde, danslarında bir üslup kazanmaya başladıklarını ve sonunda farslarda, dansın yolunu bulduklarını görüyoruz. Giderek gösteriler eşi az bulunur bir inceliğe ulaştı; aynı zamanda deneyim kazandılar. Bu deneyim onların zamanla incelikli ve karmaşık ürünler vermelerinde yardımcı oldu. Komedyenlerden oluşan topluluklar, kendilerine özgü karakterler elde etmeye başladılar ve bu arada tüm Avrupa'yı dolaştılar.
Günümüzde İtalyanlar -gerçekte, genel planda Latinler- hala kendilerini jest ve hareketlerle ifade etmekte tüm diğer etnik gruplardan ileride ve üstündürler. Eğer tatilinizi İtalya'da -özellikle Napoli yöresinde- geçirdiyseniz başkalarıyla jest ve hareket gücüyle olağanüstü kolaylıkta fikir alışverişinde bulunan insanları fark etmişsinizdir. Sanki ana dillerini konuşuyormuşçasına rahat ve anlaşılır bir şekilde kollar, parmaklar ve yüz ifadeleri ile devam eden bir anlaşma biçimidir bu..
Öyküye göre çok zamanlar öncesi İtalya'nın güney illerini zorbalığı altında inleten bir tiran varmış. Bu zorba, yaptığı kötülükler nedeniyle halkın ayaklanacağı korkusuyla yaşarmış. Ayaklanmayı engellemek amacıyla, ölüm cezası tehdidi altında, çok uzun bir süre insanların birbirleri ile konuşmalarını yasaklamış. Böylece halk, düşünsel ilişkilerini işaretler, jestler ve hareketler yoluyla kurmayı öğrenmiş... Eğer bu öykü gerçekse, İtalyanların hayret verici pandomim nitelikleri, tarihi ve çetin bir kurallar dizgesinin doğal bir yansımasıdır.
En sonunda İtalyan mim komedyenleri, kendileri için güçlü bir kale olan "Fransız Sarayı"nı keşfettiler. Sarayın dans ustaları sayesinde, kısa bir kesinti sonrası, bale dalına atladılar. "Commedia dell'Arte"nin pandomimde İngiltere'deki denkliği onsekizinci yüzyılın ilk başlarında John Weaver ve John Rich'e dek uzanmaktadır. Rich ve Weaver, her temsilde yer alan çok sayıda karakter kullanmışlardı: Harlequine, Subret (operet ve güldürülerde oynak hizmetçi kız rolündeki oyuncu, hoppa genç kadın), Columbine, şişman ve komik Pulcinella, acınası Pierrot, palavracı Scaramouche (eski İtalyan komedisinde soytarı), soytarı Pantaloon (soytarı ihtiyar, bunak adam).. Tüm bunlar ve daha başka karakterler birçok ortam içinde sayısız kereler yer almıştı. Günümüzde, yukarıda saydığımız bu tipleri sirklerde, geleneksel pandomim'de, müzikal revülerde ve opera'da görebiliyoruz. Anılan karakterler aynı zamanda çeşitli baleleri etkilemişlerdir. Örneğin, Petipa'nın "Les Millions d'Arlequin"i, Fokine'in "Karnaval"ı, Balanchine'in "Harlequinade"ı ve Cranko'nun "Harlequin in April"i bunlar arasında sayılabilir.




Çeşitli "Commedia dell'Arte" topluluklarının birçok ülkelerde turne düzenlemelerine karşın İtalyan asıllı oluşları ve vücudun, uzuvların hareketinin ve yüzün ifadesinin ortaklığını sağlamak için tek tip anlaşma temini açısından İtalyanca kullanmaları nedeniyle, çok çeşitli diller konuşan ve çok farklı uluslardan insanlarla iletişim kurma zorluğu ortaya çıkıyordu. Bu noktadan yola çıkarak mim sanatının yaşamın herhangi bir kesitinde, her ülke halkının anlayabildiği uluslararası bir sessiz dil olarak yerleştiğini ve geliştiğini görüyoruz.
"Commedia dell'Arte"yi yüzlerce yıl önce İtalya'da var olduğu şekliyle Danimarka'da hala görebilirsiniz. Başkent Kopenhag'ın enfes "Tivoli Bahçeleri"ni ziyaret ederseniz, 1801 yılında İtalya, Fransa ve İngiltere yolunu izleyerek Danimarka'ya gelmiş olan pandomim tipini seyredebilirsiniz. Burası dünya üzerinde, gerçek pandomim stilini hala sergileyen tek yerdir. Yaz aylarında her akşam, yaklaşık onbeş pandomimden oluşan repertuvarının içinden bir eseri temsil eden topluluk, devlet desteği görmektedir. Bu şirin gösteriler, çok önceleri yaratılmış stilleri ile "Harlequin ve Columbine"i izlemeniz için harika bir fırsat sağlamaktadır.
De Valois'nın "Rake's Progress" isimli eserini, resimleri üzerine şekillendirdiği ünlü İngiliz sanatçısı William Hogarth, "Commedia dell'Arte"nin çok yoğun etkisi altında kalmıştır. Bakın, Hogarth şöyle yazıyor:
"Fransa'ya göre, İtalyan Tiyatrosu'nun danslarında daha bir uyum, daha bir yoğunluk ve tutarlılık vardır; aslında dans bu ulusa özgü, özel bir nitelik gibi görünmektedir. Aşağıdaki apaçık damgalanmış karakterler orijinal olarak İtalyan'dır ve eğer biz onların belirli hareketlerinin üzerinde doğrudan doğruya düşünürsek, mizahi bir yaradılış içerdiklerini göreceğiz. Harlequin'in davranışları başın, ellerin ve ayakların ustalıkla birleştirilmiş küçük, çabuk hareketlerinden oluşuyor. Bazı hareketler sanki vücuttan düz hatlarla fırlar gibidir veya daireler etrafinda dönmektedir.. Pierrot'un hareket ve davranışları ise en çok dikey doğrultular ve paraleller çizmektedir."




Onsekizinci yüzyılın bir görgü şahidi olarak Hogarth'ın tanımlamaları, yaşadığı zamanlardaki mim ve dansın doğasını takdir etmemiz açısından son derece yararlıdır. "Karnaval" adlı eserinde Fokine'in "Commedia dell'Arte"in gerçek ve otantik karakteristiklerini her yönüyle özenli bir şekilde tekrar ortaya koyduğunu görüyoruz.
Bu sessiz dilin "Fransız Saray İzlenceleri"nde ve -daha sonraları bale'de- yer almasıyla, değeri takdiri olanaksız ölçülerde arttı. Dansçı kendisini ifade etmek için olağanüstü ve yeni bir yol bulmuştu; konuşma olmaksızın diyalog kurulması bu sanat biçimine muazzam bir saygınlık kazandırmıştı ve kısa süre içerisinde sanat ve dans sözlüklerinde yerini almıştı. Ne yazık ki ondokuzuncu yüzyılın bitimine doğru mim, özellikle Rusya ve Fransa'da, gerçek artistik değerinin boyutları dışında kullanılmıştır. Aynı dönemde Danimarka'da mim olayının dansın özüyle ideal bir seviyede tutulduğunu görüyoruz.
Uluslararası dağarın (repertuvarın) klasikleri diyebileceğimiz klasik ve romantik baleler, bir zamanlar geleneksel mim ile yüklüydü. Giselle, La Sylphide, Coppelia, Kuğu Gölü, Uyuyan Güzel ve Fındıkkıran gibi baleler, dünyanın dört bir yanında yer alan çok sayıdaki yeni prodüksiyonlarına rağmen, hala mimin aşırı kullanımına açık bir eğilim içindedirler. Büyük bir şans eseri olarak günümüzde birçok topluluğun mim seksiyonlarını makul bir düzeyde buda***** biçimlendirdiklerini görüyoruz. Bu sayede mim'in teatrikal etkilerini, gerçek anlam ve önemini fark etmeye başlıyoruz. Karşısında olan birçok eleştiriye rağmen, "mim"in bir bale'nin öyküsünü gözler önüne sermekte yardımcı olduğunu da unutmamak gerekir.
Daha önceleri bale seyretmediyseniz bile, bazı mim pasajlarını tanırsınız. Çünkü mim olayı, dans dışı sanat formlarında da kendi çerçevesi ile yer alan bir sanat biçimidir. Aşağıda konuya ilişkin birkaç örnek bulacaksınız:



* Bir elin yürek üzerine konması "aşk" duygusunu ifade eder.
* Gözler üzerine yerleştirilen ellerin aşağıya dogru çekilmesi "gözyaşı" izlenimi verir.
* Sıkılmış yumrukların baş üzerinde sallanması "öfke"yi anlatır; kolların çapraz olarak aşağıda tutulması "arzu"yu dile getirir.






Her ne kadar taklide ilişkin jestlerden ikiyüz kadarı günümüzde bilinmekteyse de, klasik dağarda genellikle bunların yalnızca bir çeyreği kullanımdadır. Hatta öyle ki, çoğu hareketin anlamı zaman sürecinde yitmiştir ve belki de bu yitim, o hareketi yorumlayan dansçıların gözünden kaçmıştır.
Mim sanatının dans ile mükemmel bir ortaklığını gözlemek istiyorsanız, "Kuğu Gölü Balesi"nin ikinci perdesinde Ivanov'un zarif epizodlarını izlemelisiniz. Burada "Odette" (Kuğu Prensesi) korkunç kaderini "Siegfried"e açıklamaktadır; kötü bir büyücünün kendisini nasıl bir kuğuya dönüştürdüğünü sanki resmeder gibi anlatır. Siegfried'e, kendisine aşık olacak birisiyle evlenirse yeniden insan biçimine dönebileceğini ve bunun kurtuluşu için mümkün olan tek yol olduğunu söyler. Bu seri tamamıyla klasik mimin gücü ile yorum değeri kazanır.
Modern balelerde klasik mim genellikle terk edilmiştir. Mim kelimesi artık daha bağımsız, bununla birlikte dans ile kaynaşan jest ve hareketlerin etkileyici kullanımı anlamına gelmektedir. Fokine, mim olayını canlı ve lirik dans jestleri içerisinde eritebilen ilk koreograflardan biriydi. Çağdaş balelerde, özellikle belirli bir şekilde sınırlanmış öykü-planlarda mim, hala çok önemli bir rol oynamaktadır. MacMillan'in "Anastasia" (1971) ve "Manon" (1974)'u, Darrell'in "The Scarlet Pastorale" (1975)'i, Hynd'in "Charlotte Bronte" (1974)'u, Grigorovich'in "Ivan the Terrible" (1975)'i, Robbins'in "Dybbuk Variations" (1974)'i, Morrice'in "Isolde" (1973)'si ve 1970'li yıllarda yaratılan diğer birçok bale'de koreograflar dansın özellikleri olan bir stilini geliştirmek amacıyla, duyarlı mim jestlerinin dikkate değer kullanımını kapsayan bir dili benimsemişlerdir. Günümüzde yarattıkları baleleri yüzde yüz dansla doldurmaya kalkan koreografların sayıca çok az oluşu sürpriz değildir; günümüzde mim sanatının hala önemli olduğunu gösteren gerçek bir delildir. Elbette, kullanılış yöntemleri, jestlerin stili veya gelişim çizgisi, üçyüz yıl önce İtalya'da yaşam bulan şeklinden çok farklıdır.









Benzer Konular



Kuşlar uçuyor..
Talia. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
pandomim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557