Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Türk Dili ve Edebiyatı
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Türk Dili ve Edebiyatı Türk Dili ve Edebiyatı dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27 Mayıs 2014, 12:27   #1 (permalink)
keşfedilmemiş 'yüreğimin' kaşifi olmalıydın ölesiye..

Ecren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 07 Ocak 2013
(Mesajlar): 1.703
(Konular): 1162
Renkli Para : 5818
Aldığı Beğeni: 486
Beğendikleri: 722
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Edebiyat tarihinin diğer bilimlerle ilişkisi

Edebiyat tarihinin diğer bilimlerle ilişkisi


Edebiyat Tarihi - Genel Tarih İlişkisi
İnsanlığın toplumsal, kültürel, ekonomik gelişmesini belgelere dayanarak anlatan bilim dalına "tarih" denir. İnsanın geçmişe karşı duyduğu merakın, yarına ait endişelerinin ve varlığını sür*dürebilmek için gösterdiği çabaların bir ürünü olan tarih, insan topluluklarının yer-zaman göstererek hayatını, kültür ve uygar*lıklarını anlatır.

İnsanı ilgilendiren her şey, tarihin içindedir. Edebiyat tarihi araş*tırmalarının temeli olan edebî eserin konusu da insandır. Her ikisinin ortak noktası ise insanla ilgili gerçekleri vermeye çalış*masıdır.

Edebiyat tarihçisi ve tarihçi "geçmiş" üzerinde çalışır; Ama ay*nı yöntemi kullanmakla birlikte, uygulamada birbirlerinden ay*rılır. Tarihçinin üzerinde çalıştığı geçmiş, artık devrini tamamla*mış, tarihin malı olmuştur. Edebiyat tarihçisinin konusu olan geçmiş ise sanat eserleriyle varlığını sürdürmektedir.

Tarihçi, kişiler üzerinde olaylarla ilgisi oranında dururken; ede*biyat tarihçisi, sanat eserlerini oluşturan belirli kişiler üzerinde durur.

Edebiyat tarihçisi, sanatçının özelliklerini ve onun incelediği ça*ğın dilini, zevkini, edebî karakterini inceler. Bu bağlamda sanat*çının özelliklerini ve çağdaşlarından ayrıldığı noktaları saptar. Edebî eserlere yönelik araştırmalar yapar. Tarihçi, incelediği eserlerdeki kişisel görüşleri bir yana bırakmak zorundayken, edebiyat tarihçisi bu bölümleri değerlendirerek yazarı eserin*den hareketle tanımaya çalışır.

Tarihçi ve edebiyat tarihçisinin değerlendirmeye alınan kaynak*lar karşısındaki tutumları da farklıdır. Kaynaklar tarihçi için ya*nıltıcı ve taraflı yazılmış olabilir. Hâlbuki sanat eserleri kendile*rini olduğu gibi yansıtır.

Tarih, toplumların geçmişteki yaşamını inceler. Çevre, kültür, ekonomi, güzel sanatlar gibi insanı ilgilendiren her şey onun il*gi alanına girer. Edebiyat tarihinin konusu ise edebî eser, o eseri ortaya koyan sanatçı ve edebî eserin ortaya konduğu dö*nemdir. Edebiyat tarihi, sanatçıyı, eseri ve eserin ortaya kondu*ğu dönemi inceleyerek belli bir dönemin sanat anlayışını orta*ya çıkarır. O dönemde beğenilen eserleri, eserlerin etkilendiği akımları belirler.

Edebiyat tarihi aslında tarihin edebiyatı etkileyen, şekillendiren yönüne eğilir. Tarihin alt koludur. Ancak tarihçilerin yaptığı gibi, olaylar neden - sonuç ilişkisi içinde incelenmez. Bu yönüyle de edebiyat tarihi, genel tarihten ayrılır.

Tarihin incelediği olay bitmişken, tarihe geçmişken; edebiyat tarihi*nin konusu olan edebi eser canlıdır ve bugüne ulaştığı için hâlâ yaşa*maktadır. Türk toplumu açısından baktığımızda "Orhun Abideleri"nde anlatılan olaylar çoktan olup bit*miş, tarihe mal olmuştur. Olaylar bugün varlığını sürdürmemektedir. Ancak "Orhun Abideleri" fiziksel olarak hâlâ vardır ve önemli bir edebî değerdir. Yani Orhun Abideleri edebî eser olarak canlıdır.

Tarihçinin tarafsız olma zorunlulu*ğunun yanında, edebiyat tarihçisi, bir edebî eseri incelerken, onun taşıdığı sanat tazeliği karşısında tarafsız ve heyecansız kalamaz. Sanatçılar eserlerine kendi duygu ve düşüncelerini yansıtırlar. Ortaya çıkan edebî eser sanatçıdan derin izler taşır. Edebî eserin en önemli özelliklerinden biri de "etkileyicilik"tir. Bu bağlamda edebî eseri inceleyen edebiyat tarihi de edebî eserden etkilenir. Dolayısıyla edebiyat tarihinin tarafsızlığını ko*ruması çok zordur. Oysa tarih, olaylardan etkilenmez. Tam bir tarafsızlıkla olayları inceler. Olayları neden- sonuç ilişkisi içinde ortaya koyar. Bunu da kanıtlarını açıklayarak yapar.

Edebiyat tarihinin amacı, edebî eseri incelemektir. Bu bağlam*da onun amacı sanatsaldır. Oysa tarih için önemli olan bilgidir. Bu bilgi sanatsal bir nitelik taşımayabilir. Edebiyat tarihi için edebî eserin kendisi önemliyken, tarih için eserden elde edile*cek bilgi önemlidir.

Tarihî olayların ise edebiyat üzerinde etkisi büyüktür. Edebî eserleri yazıldığı dönemin tarihi bilinmeden tam olarak anlaya*bilmek ve yorumlayabilmek mümkün değildir. Ancak sanatçı*nın, tarihî bilgileri aynen kullanmak zorunda olmadığı; gelecek*te tarih kavramlarını kullanmak ve olay örgüsünü istedi gibi dü*zenlemek bakımından özgür olduğu unutulmamalıdır.

Bütün bu farklılıklara rağmen tarih ile edebiyat tarihi arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Edebiyat tarihi ve genel tarih birbirini ta*mamlar. Birtakım yöntemsel farklılıklar bu gerçeği değiştirmez. Bir ulusun geçmişteki duygu, düşünce ve kültür hayatını yansı*tan uygarlık tarihi, genel tarihin önemli bir koludur. Aynı amaca hizmet eden edebiyat tarihleri, tarihçilerin başvuracağı önemli kaynaklardan biri sayılmaktadır. Bazı edebî eserler, tarihi aydın*latma bakımından büyük önem taşır. Tarih öncesi dönemleri aydınlatmada kaynak görevi gören "destanlar"; siyasal, sosyal ve ekonomik hayat hakkında bilgiler veren "gazavatnâme, seyehatname, sefaretname, siyasetname, hatıra ve tezkireler" ta*rih araştırmalarında başvurulacak kaynaklardır. Örneğin bir edebî eser olan Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"si, tarihçiler için de önemli bir kaynaktır. Toplumların ilk edebî ürünleri olan destanlar da tarih bilimi için önemli kaynaklar arasında yer alır. "Yaratılış, Göç, Ergenekon, İlyada ve Odysseia, Şehname, Kalevela" gibi destanlar incelenerek toplumların yaşamları, kültürleri, inançları hakkında bilgiler edinilir. Örneğin Oğuz Ka*ğan Destanı'nı incelerken o dönemin tarihi ile ilgili önemli bil*gilere ulaşılır. Yani edebî eser bir anlamda tarihî belge niteliğin*dedir. Tarihin önemli kaynaklarından biridir. Bu eserler, iki bilim dalı için vazgeçilmez kaynaklardır.

b. Edebiyat Tarihi - Sosyoloji İlişkisi

Toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalına "toplum bilimi (sosyoloji)" denir. Başka bir söyleyişle, toplum bilimi, insanların yaşayışlarını, bu yaşayışları düzenle*yen ve yöneten yasaları araştıran, inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilim dalı "dil, din, ahlak, gelenek, görenek, kültür, uygarlık, millet" gibi düşünce ve kavramların önem ve etkinlik kazanma*sına, değerlendirilmesine yardımcı olur.

Toplum bilimi, insan topluluklarının çeşitli kurum ve kurallarını kültür eserlerini, yalnız toplumun oluşumu açısından araştırır ve değerlendirir. Belli bir toplumdan sağladığı verileri, o toplu*mun gelişim sorunlarını, kurum ve kurallarını, kültür aşamaları*nın dönüşüm çeşitlerini açıklamak için kullanır.

Edebiyat tarihi ise bir ulusun kendi tarihi boyunca oluşturduğu bütün sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerini inceleyerek o ulusun geçirdiği duygu ve düşünce aşamalarını ortaya koyar. Toplum bilimi genel, edebiyat tarihi özeldir. Toplum bilimi evrensel, edebiyat tarihi ulusaldır. Ancak edebiyat tarihi kendisi için ge*rekli olan ön bilgilerin büyük bir bölümünü toplum bilimi aracı*lığıyla sağlar. Onun araştırma inceleme ve değerlendirmelerin*den büyük ölçüde yararlanır.
Edebiyat tarihçisi, edebiyat tarihini oluşturabilmek için toplumu kaynaklarından başlayarak, tarihin akışı içinde bütünüyle izle*mek, eserleri, yazarları ve edebî akımları, onları oluşturan ne*denleri araştırmak zorundadır. Edebiyat tarihçisinin edebiyat tarihiyle ilgili bütün ürünleri toplum bilimi ışığı altında inceleme*si gerekir. Çünkü edebiyat tarihçisine nedenleri araştırmasın*da, onları birbirine bağlayan karışık etkenleri ayırmasında, son*ra yeniden toparlayıp birleştirmesinde en önemli yol gösterici toplum bilimdir.

Edebî eserleri ortaya koyanlar insanlardır, insanlar bir toplum*da yaşar. Yaşadıkları toplumun özelliklerini de ortaya koydukla*rı edebî eserlere ister istemez yansıtırlar. Toplumların özellikle gelenek, görenek ve yaşam biçimleri edebî eserlere yansır. Bu bilgiler edebiyat tarihine de toplum bilimine de kaynaklık eder. O yüzden, edebiyat tarihi incelenmeden toplum bilimi hakkın*da hüküm vermek tam doğru olmaz.

c. Edebiyat Tarihi - Halk Bilimi İlişkisi

Toplumun geleneklerini, göreneklerini, inançlarını, edebî ürün*lerini inceleyen bilim dalına "halk bilimi" denir. Yani halk bilimi bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini, geleneklerini, töre*lerini, inançlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, halk kimliğini inceler. Bunların birbirleriyle olan ilişkilerini belir*tir. Kaynak, gelişim ve etkileşim gibi sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözme çabası içinde olur. Sonuç, kural, kuram ve yasalarını bulmaya çalışır.

Halk bilimine "folklor" da denir. "Folklor" karşılığı olarak ülke*mizde eskiden "hakikat" ve "hakikat bilgisi" gibi sözler kulla*nılmıştır. Daha sonra bu sözler halk bilimini belirten bir terim olarak kabul edilmiştir.

Halk bilimi, halkın ortak ürünlerini içine alır. Bunlar kim tarafın*dan üretildiği, ortaya konduğu bilinmeyen "atasözü, deyim, bilmece, tekerleme, ninni, türkü, mani, ağıt, destan, halk hikâyesi, masal, efsane, meddah, Karagöz, orta oyunu" gi*bi ürünler ile halkın kendine özgü araç ve gereçlerini kapsar. Halk bilimi özellikle "efsane, masal, destan" gibi edebî ürün*leri inceler. Halk kültürüne ait özellikler ve edebî ürünler de halk biliminin malzemesini oluşturur. Halkın inancı, sevinci, üzüntü*sü, beklentisi, sıkıntısı, özlemi, değer yargıları türkülere, masal*lara, destanlara, efsanelere, fıkralara; hatta deyim ve atasözlerine yansır. Öyleyse edebiyat tarihi, halk bilimi için de çok önemli bir kaynaktır.

Halk bilimi, edebiyat tarihinin önemli dallarından biridir. Bu ürünler, edebiyat tarihi içinde "Anonim Halk Edebiyatı" ürün*leri olarak yer almış, edebiyat tarihçilerince ve folklor uzmanla*rınca ayrı ayrı araştırılmış, derlenmiş, incelenmiş ve değerlen*dirilmiştir.

Türk halk biliminin ilk ürünleri, Türklerin yazıyı kullanmadığı de*virlerdeki verimlerdir. Bu halk verimlerinin ilk örneklerini Kaşgarlı Mahmud'un "Divan-ı Lügati't Türk" adlı eserinde görmek mümkündür.

Eski çağlarda oluşan bu folklor ürünleri dışında bir de sonrala*rı halk çevrelerince beslenen ve değerlendirilen dinî- tasavvuf) yolda ve din dışı konularda verilen ürünler vardır. Bunlara da Türk Halk Edebiyatı verimleri denir. Folklor ve Türk Halk Ede*biyatının sınırlarını çizmek, birinin nerede bittiğini, ötekinin nerde başladığını kesin olarak belirlemek çok güçtür. Çünkü folk*lor, sosyal bir olaydır. Folklor ürünlerinin ilk söyleyeni bilinme*diği için bunlar halkın ortak malı olarak kalmıştır. Saz şairlerinin ürünleri ise kişiseldir. Birincisi folklorcuyu, ikincisi ise daha çok, edebiyat tarihçisini ilgilendirir. Araştırmacı, folklorda genelliği, olayların izlerini, sosyal unsurları, inançları, gelenekleri ve gö*renekleri arar. Edebiyat tarihçisi ise genel olmayı bırakarak, ori*jinal yönleri, kişisel unsurları ve görüşleri bulup çıkarmak ister; güzelliği araştırır.

7. Tarihi Metinlerle Edebi Metinlerin Farkları

Bir sanatçı herhangi bir edebî türde eser verdiğinde ortaya çı*kan metne "edebî metin" denir. Edebî metinler toplumların or*tak malı da olabilir. Özellikle "efsane, destan, masal, türkü ve halk hikâyeleri"nin oluşturduğu edebî metinlerin belli bir yaratı*cısı yoktur. Böyle metinler toplumların yaşayışından doğar ve toplumların ortak değerlerini yansıtır.

Edebî metinler gerçek bir olaya dayansa da temelde kurgusal*dır. Onu ortaya koyan kişinin ya da toplumun duygularını, dü*şüncelerini, hayallerini, özlemlerini yansıtır. İçinde gerçek ol*mayan; hatta akıl dışı unsurlar barındırabilir. Edebî metinler in*sanların veya toplumların yaşamı içinde ortaya çıkar. İnsan dü*şünür, hisseder, hayal eder ve bunları edebî ürün olarak ortaya koyar. Bu bağlamda edebî metin, ortaya konduğu dönemin ba*kış açısını ve özelliklerini yansıtır. Edebî metinde bir olay anla*tılırken anlatıcının duyguları, sezgileri, hatta hayalleri işin içine girer. Örneğin destanlarda olağanüstü pek çok kişi ve olaya rastlanır.

Tarih ise, insanlığın toplumsal, kültürel, ekonomik gelişmesini belgelere dayanarak anlatır. Bunu her şey olup bittikten çok sonra yapar. Tarih, bir bilim olduğu için tarihî metinler de bilim*sel metnin özelliklerini taşır. Bu metinlerde gerçek dışı unsurla*ra rastlanmaz. Hayaller, duygular, özlemler, hisler yer almaz. Tarih, nesnel olmaya çalışır. Tarihî metinlerde bireysel veya top*lumsal yaratıcılık aranmaz. Tarihî metinler olanı yansıtır. Olayların fotoğrafını çeker. Bunu da delilleriyle ortaya koyar. Tarihî metinler bir araştırma ürünüdür. Ortaya konduğu dönemin ba*kış açısına göre oluşturulur. Hiçbir şeyi değiştirmez, var olanı ortaya koymaya çalışır. Bilim adamı tarihî metinleri oluşturur*ken işin içine kendi duygularını, hayallerini katmaz.

Örneğin Orhun Abideleri edebî metin olarak, ortaya konduğu dönemi günümüze taşır. Bu abideler, tarih bilimi açısından in*celendiğinde ise o dönemle ilgili bilimsel yargılara ulaşmayı sağlayan kaynak niteliğine bürünür. Bilim adamlarının o dö*nem ile ilgili çalışmalarına kaynaklık eder. Yani edebî metin ta*rihten günümüze bir köprü kurarken, tarih de günümüzden geçmişe bir pencere açar. Dolayısıyla edebî metin bir sanat eseridir, tarihî metin ise bilimsel bir üründür.

Edebî metinlerde estetik zevk esastır. Bu metinler okuyanları, dinleyenleri etkilemeyi amaçlar. Bunu yaparken "yaratıcılık'tan ve "hayal gücü"nden alabildiğine yararlanır. Tarihî me*tinler ise "yararlılığı" esas alır. Geçmişi öğrenmeye yönelik bir etkinliktir. Bu nedenle tarihî metinlerde "hayal gücü" ve "yara*tıcılık" gibi niteliklere rastlanmaz.

Edebî eser, bir sanat ürünüdür. Sanat ürünü bilgi vermeyi amaçlamaz. Onun öğretici olma zorunluluk yoktur. Oysa bilimin temel nitelikleri arasında "yararlılık" ve "öğreticilik" de vardır. Bir bilim dalı olan tarih de bu nitelikleri dikkate almak zorunda*dır. Dolayısıyla edebî metin ile tarihî metinler bu noktada da farklı özelliklere sahiptir.

Edebiyat tarihi, bir bilim dalı; edebiyat ise bir sanattır. Bilim, ge*nel konularla ilgilenir. Deney ve gözleme, istatistik verilere da*yanarak her zaman, her yerde geçerli olan kurallar belirler. Öğ*retmeyi, bilgilendirmeyi amaçlar. Edebiyat ise yer ve zamana göre değişen özel konuları sezdirici, duyurucu bir tutumla ele alır. Gerçekte o, değişen olgular arkasında değişmeden kalan "aşk, ölüm, özlem, yaşama sevinci" gibi evrensel değerleri işler. Bir edebî eseri yaşatan da bu kalıcı değerlere dayanması ve iyiden de öte güzel yazılmış olmasıdır. Bu bağlamda, edebî metinler sanatsal; tarihî metinler ise bilimsel niteliklere sahiptir.





Sus gönlüm!
Her susuşun bir cevap olsun.
Her susuşun sabrın olsun. Her susuşun duan olsun.

Şemsi Tebrizi
Ecren isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
bilimlerle, diğer, edebiyat, ilişkisi, tarihinin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557