Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Eğitim & Öğretim > Eğitim ve Öğretim Genel > Türk Dili ve Edebiyatı
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Türk Dili ve Edebiyatı Türk Dili ve Edebiyatı dersi hakkındaki tüm bilgiler ve paylaşımlar bu bölümdedir.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Aralık 2012, 18:24   #1 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart 2012-2013 11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları.

- ALINTIDIR -



SAYFA 9
Osmanlı Devleti’nin Yükselme Döneminde siyasî sosyal yapısını tarih ansiklopedilerinden
araştırınız. Araştırma sonuçlarıyla ilgili bir sunum hazırlayınız.

Osmanlı Devleti'nin Sosyal Yapısı: Osmanlı Devleti çok uluslu bir devletti. Farklı dil din ve ırktan meydana gelen bir toplum yapısı vardı.

Osmanlı Devleti'nin Siyasi Yapısı: Osmanlı Devleti'nde halk yönetenler ve yönetilenler diye ikiye ayrılıyordu.

Yönetenler: Saray halkı seyfiye(askerler) ilmiye kalemiye (bürokratlar) olmak üzere dört gruptan oluşuyordu.
Yönetilenler: (reaya) Köylü şehirli Müslüman gayrimüslimlerden oluşuyordu.


Osmanlı Devleti’nde skolastik zihniyeti araştırınız.
Skolastik zihniyet dini duyarlılığın ön planda olduğu zihniyettir. Ancak bu dini duyarlılık dinin özünü kavramaktan uzaktır.
Osmanlı Devleti'nde halkın büyük çoğunluğu Müslümandır. Yönetimde görev almanın koşulu Müslüman olmak ve Türkçe konuşmaktır. Gayrimüslimler (Hristiyan ve Yahudiler) cizye vergisi öderlerdi ve kendi hukuk kurallarına göre yargılanırlardı. Gayrimüslimler askerlikten muaf tutulurdu.





"










"

Konu - Ợuαяαnтinє. tarafından (28 Aralık 2012 Saat 18:52 ) değiştirilmiştir..
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Aralık 2012, 18:25   #2 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Mehmet Murat’ın “Turfanda mı Turfa mı?” adlı eserini okuyunuz. Daha önceki yıllarda
öğrendiğiniz anlatmaya bağlı edebî metinleri inceleme yöntemine göre eseri inceleyiniz.
I- GİRİŞ


Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? adlı roman Tanzimat sonu romancılardan Mizancı Mehmet Murat tarafından kaleme alınmıştır.

Yazar hiç kuşkusuz romanda yaşadığı dönemi anlatır. Roman kahramanı da Mizancı Mehmet Murat’ın kişiliğini anlatmaktadır. Bu yüzden romanın ağır ahlâkçı havası yol gösterici olması bulunduğu ortamı eleştirmesi yadırganmamalıdır.

Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? adlı romandaki pozitif şahsiyetlere geçmeden önce kısaca romanı tanıyalım:

Romanın kahramanı Mansur yüzyıllar boyunca Cezayir’de yaşamış bir Osmanlı ailenin oğludur. Cezayir Fransız sömürgesi haline geldiğinde Fransa’ya tıp öğrenimini yapmaya yollanmıştır. Roman Mansur’un öğrenimini tamamlayıp İstanbul’a ayak basmasıyla başlar. Mansur İstanbul’da amcası Şeyh Salih Efendi’yi bulur ve orada kalır. Daha sonra Mansur bir devlet dairesinde doktor ve tercüman olarak işe başlar.

Mansur’un amcası Şeyh Salih Efendi’nin iki karısı ve iki çocuğu vardır. “Çocuk” dediğimiz yirmi beş yaşında evli ve oğlu İsmail Rüştü Bey ile on dokuz yaşını tamamlamış kızı Sabiha Hanım’dır. İkinci karısının hain bir kardeşi vardır. Adı Raşid’dir. Raşid Efendi bütün mirasçıları aradan çıkarıp servetin tamamını kız kardeşi yoluyla almak için uğraşır ancak Mansur Sabiha’nın oyunlarına gelmez. Çünkü Mansur her şeyden önce kendini devlete adamıştır. Eğer evlenecek olsa bu kişi Sabiha değil Zehra olacaktır.

Plân kurmakla ve bunları gerçekleştirmekle meşgul olan Raşid Efendi Sabiha’yı ilaçlarla yatağa düşürür. Salih Efendi’nin oğlu İsmail’i öldürtür. Sonra da konağı yakar. Bunları anlayan Mansur Raşid Efendi’yi cezalandırır.

Romanın sonunda birbirlerine âşık oldukları anlayan Zehra ve Mansur evlenir. Sonra da Mansur Rus Savaşı’na (1878) gönüllü olarak katılır ancak dürüstlüğü yüzünden Şam’a sürülür. Karısından ve oğlundan uzakta hastalanarak ölür.

II- Pozitif Şahsiyetler

II. a Mansur

II. a. a Milliyetçi


Mansur milliyet ilkesini benimsemiş birisidir. Maddî ve manevî açılardan milletinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmaktadır. İstanbul’a geldiğinde ister konuşma dilinde olsun ister yazı dilinde Türkçe kelimeler yerine yabancı (Fransızca) kelimelerle karşılaşınca hem şaşırır hem üzülür. Mansur’un bu ruh hali şu örneklerde daha iyi anlaşılmaktadır:

“Komisyoncunun sözlerinden yalnız ‘beş frank’ sözü Mansur Bey’in hoşuna gitmedi. Beş frankın azlığından yahut çokluğundan değildi. Halife limanında ‘frank’ yerine ‘kuruş’ sözünü duymayı arzu etmesindendi.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 14)

“Mansur Bey hotelin kapısına geldiği zaman üzerinde yalnız Fransızca olarak Hötel d’Amerique’i gördü. Türkçe yazıdan rakamdan eser göremedi…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 17)


II. a. b Boyun Eğmeyen


Cezayir’de amcası Ahmed en-Nasr’ın yanında kalırken eve geç geldiği ve İstanbul’a gitmek istediği için amcasından azar işitir. Gururlu olan ve kimseye boyun eğmeyen Mansur cesaretini toplayarak amcası ile açıkça konuşur. Onun evinde kalmasına rağmen ona boyun eğmez. Aşağıdaki örnekte de Mansur’un bu yönü açıkça görülür:

“Gece saat beş sularında yatağına girmek üzere bulunan Mansur amcası tarafından çağrılmış ağırca azar işitmişti.


Mansur azar altında ezilmeyip:

- ‘Amcacığım. Annem de İstanbul’a gidecek. Ben de gideceğim. Başka bir yere değil. Salih amcamıza gideceğiz.’ demeye cesaret etmişti.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 32)

-

Mansur Salih Efendi ile konuşmasında amcasının sunmuş olduğu ev ve iş teklifine sırf boyun eğmemek kimseye muhtaç olmamak için reddetmiştir. Yine aşağıda verilen şu örnek Mansur’un bu halini çok iyi bir şekilde açıklamaktadır:


“Mansur- Burada anlaşılmayacak ne var? Evvelâ bir kimseye yük olmaktan kaçınmak ikinci olarak kimseye muhtaç olmadan ekmeğini kazanmak arzusundayım. Bunlar doğal hareketler değil midir?” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 53)


II. a. c Bilgili ve Okumaya Hevesli


Bilgili araştıran okumaya hevesli biri olan Mansur kendisine verilen gezme zamanlarını bile okuyarak geçirir. Mansur bu yönüyle örnek bir insandır. Bu davranışı aşağıdaki örnekte görülür:

“Pazar günleri gezmek için verilen altı saatlik mezuniyet müddetini aralıksız okuma salonunda gazete mütalaasına ayırırdı…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 34)

II. a. d Alçakgönüllü


Mansur hizmetçileri uşak yahut halayık diye ayırt etmeksizin efendileriyle eşit tutar. Onlara göstermiş olduğu hassasiyetin aynısını hizmetçilere de gösterir. Hatta hizmetkâr Bilal’in yatağı başında gece gündüz bekler. Mansur’un bu davranışıyla ne kadar alçakgönüllü olduğu ortaya çıkıyor:

“Mansur hizmetçilerden hastalanmış olanları uşak yahut halayık demeksizin efendilere edilen hizmet ve itinanın aynını sarf ederek hepsinin kalbini kazanmıştı. Hatta tifoya tutulmuş olan hizmetkâr Bilal’in yatağı başında iki gün iki gece ayrılmaksızın kalmış ve her hizmetini bizzat görmüştü…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 90-91)

II. a. e Milliyetçi ve Reformcu


Mansur başarısızlığı kabullenemeyen bir insandır. Başarı için sebepler yaratmak gerektiğini daha sonra yeniliğe açık olmak ve eğitime önem vermek gerektiğini vurgular. Mansur’a göre ise bunun gerçekleşmesi ancak milli okulların varlığı ile mümkün olur:

“Mansur cevap verdi. Başarı için sebepler yaratmak gerektiğini söyledi. Müslümanlar için kutsal halifeliğin korunması ve bu amaçla çalışılması gerektiğini anlattı: Kısacası yabancı yönetiminde bulunan dindaşlarımıza hizmet etmek isterseniz içlerinden mümkün mertebe çok vaizler mu‘allimler çiftçiler tabibler mühendisler yetiştirmeye çalışın. Mektepler mi yapacaksınız yoksa yabancı okullarına öğrenci mi göndereceksiniz bilemem ama iyi öğrenciler milli okullarından çıkarlar…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 133)

II. a. g İdealist ve Yenilikçi


İdealist ve yenilikçi olan Mansur özellikle eğitime verdiği önemi maaşlarını kendisi vermek suretiyle getirttiği öğretmenlerle kanıtlıyor. Bu sarıklı öğretmenler yeni yöntem öğretimini zor da olsa kabullenirler ve aldığı verimi görünce daha çok işe sarılırlar. Bunu da şu örnekte açıkça görüyoruz:

“Manisa’dan iki öğretmen getirtti. Maaşlarını kendisi vererek iki okul açtırdı. Sarıklı öğretmenler Mansur’un yeni yöntem öğretimini biraz geççe ve güççe kabul ettiler ise de âkıbet ettiler ve hüsn-i semerelerini görünce memnunen sarıldılar.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 247)

II. a. h Çalışkan


Mansur insan için toplum için hizmette bulunma derdindedir. Çalışmak başarmak topluma hizmette bulunmak Mansur’a göre insanın hayvandan farkıdır. Bunu Mansur’un şu konuşmasından anlıyoruz:

“Mansur insan için hizmetsiz durmanın zor olduğunu bildirdikten sonra ‘Çünkü devlete topluma hizmeti olmayan insanın hayvandan farkı kalmaz. Zor olduğunu teslim ederim fakat hizmette bulunmak lâzım olduğunu da unutamam. Doğrudur ben dışişlerinde duramadım çıktım. Mektepte dışarıda yine hizmet-i devlet ve cemiyette bulunurum hatta daha doğrusu isterseniz uygun bir yer bulduğum zaman kalem hizmetinde çalışmaya hazırım.’ Diye konuştu.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 125)

II. a. ı Eğitimci


Mansur eğitime çok önem verir. Ona göre çocuklara güzel yolu göstermek eğitimden geçer. Bir şeyler ancak eğitimle değiştirebildiği için devlet memurlarını yeniden eğitmekle memlekette birçok sorunun çözülebileceğini düşünür. Aşağıdaki örnekte de bu çok açık bir şekilde anlaşılır:

“Size iki sözle arz edeyim: Eğitim ve edep. Bu ikisi gerçekten önemlidir. Fakat halkımızın yaratılış özelliği midir bilmiyorum bunu sadeleştiriyor. Milletin çocuklarına haber vermeli onlara güzel yolun ne olduğunu göstermeli. Bu sebeple devlet memurlarını yeniden elif badan başlatmak lazımdır…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 126)


II. a. i Sabırlı


Mansur annesinden aldığı Türkçe derslerine önem verirken diğer dersleri aksatır. Amcasının çocuklarını ise hiç sevmez. Bunu fark eden öğretmen de Mansur’u düşman olarak hedef alır. Bu durumda ve bu yaşta Mansur sabırlı davranır. Aşağıdaki örnekte de bunu görürüz:

“… Mansur amcasının üç çocuğunu da sevmezdi. Bunu müşahede eden öğretmenler bilhassa matmazel karşılık olarak Mansur’u husumete hedef etmek için özellikle seçmişti. Kibirli Mansur çareyi sabır ve tahammül ve vazifesinde taklit suretiyle bulmuştu.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 26)

II. a j Mutlu ve Dayanıklı


Mansur annesi ölmeden önce İstanbul’a gitmeyi planlar. Ancak annesi vefat edip Mansur’u büsbütün öksüz bırakır. Böyle bir durumda bile umutlu ve dayanıklı olan Mansur hayalinden asla vaz geçmez. Bu aşağıdaki örnekte daha iyi anlaşılır:

“Mansur Bey akan gözyaşlarını silmek için yattığı yerden eliyle mendilini aradı karanlıkta mendili bulamayınca karyoladan kalkıp bir mum yaktı.

Artık tekrar yatağa girmedi. Odada gezinerek yine hayalinde macera dolu hayatını takip etmeye devam etti…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 33)



II. a. k Entelektüel


Mansur tıp öğrencisi olmasına rağmen sadece ders ve tıpla ilgilenmez. Bunların yanında birçok dalda kendini geliştirir. Aşağıdaki örnek de bunu gösterir:


“Fazla olarak yaratılıştan gelen yeteneği sayesinde ders için pek az vakit ayırarak diğer vaktini tarihe uluslar arası incelemeye hukuka ve genel olarak siyasal bilimlere yönelik eserler okumaya ayırmıştı.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 38)

II. a. l Hassas


Bir arada bulunduğu arkadaşlarına göz gezdiren Mansur onlarda azim arzu gayret gibi vasıflar bulamaz. Bunun yerine kendisine karşı haset ve düşmanlık gibi duyguların beslendiğini görür. Hassas olan Mansur da bundan dolayı üzüntü duyar. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi:

“Mansur kahveyi reddettiği gibi sigara yapılmak üzere uzatılan teneke tütün tabakasını da kabul etmedi. Henüz çalışmadığını söyledi izin alıp gitmeden sağına solundaki arkadaşlarına göz gezdirdi. Gözlerinde azim ve metaneti hâllerinde arzu-yı gayreti göremediği gibi kendisine karşı haset ve düşmanlık görerek üzüldü.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 69)

II. a. m Mânevîyatı Güçlü


Maaş ve rütbeyi reddeden Mansur kendisini hizmete adamıştır. Maddî kazancı sadece yorgunluktur ancak Mansur mânevîyata önem verir. Bu sonucu aşağıdaki paragraftan çıkartabiliriz:

“ ‘Maddi kazancı kastediyorsanız yorgunluktan ibaretti. Fakat mânevi istifadem çoktur. İnsanları usulü eksip olup muhtaç olduğumuzu öğrendim…’ ” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 126)

II. b Zehra

II. b. a Namuslu


Ahlak kurallarına uygun davranan namusuna laf getirmeyen Zehra ilk defa olarak Sabiha ve gelin hanımlar ile sokağa çıkar. Sokakta sergilenen edepsiz hareketler karşısında şaşırır öfkelenir. Zehra bu ahlaksızlar karşısında renkten renge girer. Aşağıdaki örnekle bunu daha iyi anlayacağız:


“-Benim neme lâzım mı? Bana ne oluyor mu buyurdunuz? Haydi şimdiki rezaletimizi bırakalım. Umumiyet itibariyle kadınlarda namus ve haysiyet kalmazsa ne yüzle kadın sıfatıyla sokağa çıkıp âlemin yüzüne bakacağız? Biz kendi edebimizle arabada otururken – görmediniz mi- kaç çapkın işaretler ederek yılıştılar? Demek ki bu edepsizlikler ortalığın haline bakarak dünyada bir namuslu kalmamış zannediyorlar. Yoksa buraya yalnız fenalar mı gelir? Ya bizim şu mektup işi? Bunu hangi edep ve namus kabul eder? Zehra’nın yüzüne kan hücum etti.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 95)


II. b. b Bilgili


Zehra Sabiha gibi evde boş oturan gezmeyi seven boşa vakit geçiren bir insan değildir. Zehra çok yönlü bir insandır. Kitap sayesinde dünyada olup bitenleri öğrenmiş bir kişidir. Bunu da şu örnekten anlıyoruz:


“Zehra kitap mütalaası sayesinde dünyanın bütün yönlerini öğrenmiş bir hanımdır. Bunları taktir etmemek elde değildir…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 115)

II. b. c Fedekâr


Zehra aslında Mansur’u çok sevmektedir ancak Mansur’u memleketine faydalı olması için rahat bırakmayı düşünür çünkü halledilmesi gereken ülke sorunları bulunmaktadır. Zehra da karşılıklı sevgisine rağmen fedekâr davranarak Mansur’u özgür bırakmayı düşünür. Bunu da Fatma ile arasında geçen konuşmadan anlıyoruz:


“Hükmünde acele etmemesi gerektiğini söyledi: ‘Ben zihnimde karar verdim. Mansur Bey’i hür bırakmayı memleketin faydası için yapacağım.’” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 209)

II. c Mehmet Efendi

II. c. a Yardımsever ve Dürüst


Mehmet Efendi kendisine “şunu yap!” dedikleri zaman hemen iş başına koşar ama yapamayacağı bir iş ise bunu doğruca söyler. Aşağıda verilen örnek bunu açıkça kanıtlar:


“… Kendisine ‘- Mehmet Efendi şunu yap!’ dedikleri zaman nasıl ve ne şekilde yapılıp yapılmayacağını düşünmez ve hemen iş başına koşar çalışırdı. İş erbabı bulunduğu için yapılacak bir iş ise bitirir gelirdi. Değilse yapamadığını doğruca söylerdi…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 72)

II. c. b Hoşgörülü ve Mutlu


Her şeyden kendisine bir mutluluk payı çıkaran Mehmet Efendi hayatta hiçbir şeyden şikâyet etmez var olanla yetinmesini bilir. Kendisine haksızlık yapılsa bile bunu anlayışla karşılayabilen bir kişidir. Hayata hep umutla bakar. Aşağıdaki örnek Mehmet Efendi’nin ruh halini bize anlatır:

“…Herkes için ‘Bizim Mehmet Efendi’ yahut ‘Koca Türk’tü. Bütün amacı işini görmek vaktini hoş geçirmekti. Belki de kendisini dünyanın en bahtiyar adamı sayardı. Maaşça rütbece kendisini mağdur etseler hakkını başka birine verseler Mehmet Efendi yine üzülmezdi. İlk defa haber alınca:

‘-Ya! Öyle mi uygun görülmüş? ‘Pekalâ!’ der ve işine devam ederdi…” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 72)

II. c. c Sevgi Dolu


Kalbinde herkese karşı beslediği iyi niyet ve sevgiden dolayı diğer insanlardan ayrılan Mehmet Efendi herkese yardımcı olmak için uğraşır. Büyük ile büyük küçük ile küçük olan Mehmet Efendi herkesi sever. Aşağıdaki örnekte de Mehmet Efendi’nin bu sevgi dolu kalbi açıkça görülür:

“… Ağustos gecesi gibi berrak gözleri sevimli ve açık olan kalbinde herkes için birer sevgi köşesi bulunduğunu söylerdi.

Büyük ile büyük küçük ile küçük olan güzel bir adamdı. Herkesin işini görmek kim olursa olsun birine iyilik etmek için can atardı. O da aferin almak için değil yalnız vicdanını tatmin için yapardı.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 71)


II. c. ç Dinine Bağlı


Mehmet Efendi tıp fakültesinde birinci olup da Paris’e gönderildiği zamanki hal ve kıyafetleriyle hiç değişmeden geri döner. Kişiliği oturmuş olan Mehmet Efendi dinine bağlıdır ve beş vakit namazını kaçırmaz. Bunu da şu paragraftan anlayabiliyoruz:

“Mehmet Efendi tıp fakültesinde birinci olmuştu. Hatta mükâfat olarak hükümet tarafından Paris’e gönderilip iki sene kadar Paris’te bulunmuştu. Mehmet Efendi Paris’e ne kıyafette ne tavır ve iddiada gitmiş ise yine aynı kıyafet ve tavırda dönmüştü. Mehmet Efendi mütedeyyindi. Beş vakit namazı bırakmazdı.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 72)

II. ç. Fatma

II. ç. a Namuslu ve Dürüst


Fatma Zehra ile Mansur’un birlikte olma taraftarıdır ancak Zehra’ya vermiş olduğu bir söz vardır. Mansur’a bu konuda yardımcı olamamaktadır. Fatma namus üzerine verilen bu sözü bozmaktansa başını kestirmeyi yeğlerdi. Ender bulunan insanlardan olan Fatma’nın bu davranışı aşağıdaki örnekte açıkça görülür:


“…Fatma bunların birbirleri için yaratıldığını düşünüyordu. Ne çare? Uymak zorunda olduğu bir emir vardı ve yardım gibi konulardan yasaklanmıştı. Engel oluşturan yalnız bir sözse de Fatma namus üzerine verilmiş sözü bozmamak için gerekirse başını bile kestirirdi.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 146)

II. ç. b Fedakâr


Bir hizmetlinin görevi sadece efendisinin dediklerini yapmakken Fatma görevi dışında Zehra’yı mutlu etmeye de çalışır. Başucundan ayrılmaz. Onun için kitap okur onunla konuşur onu eğlendirmeye çalışır. Fatma’nın bu erdemli davranışı aşağıda şu şekilde örneklendirilmiştir:


“Ertesi gün Zehra’nın durumuna meraklanan Fatma geldi: ‘Elmas kızcağız! Âlemin derdine sen yanıyorsun herkesi idare edeceğim diye sen kendi bedenine zarar veriyorsun!’

İçinden bunları geçiren Fatma anneye özgü bir saygı ve dikkatle başucundan ayrılmıyor kitap okumak aralıksız ve genel geçer konularda konuşarak Zehra’yı eğlendirmeye çalışıyordu.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 189-190)

II. d. Nesrin


II. d. A Terbiyeli ve Ahlaklı


Mansur ile Zehra’nın konaktaki diğer insanlardan farklı olduğunu ve birbirleri için yaratıldığını düşünür. Ancak terbiyeli ve namuslu olmasından dolayı bir şey söyleyemez hatta aşağıdaki örnekte olduğu gibi ima bile edemez:


“Saf gönlü bu iki mükemmel mahlûkun birbirlerine mal olmalarını isterdi. Lâkin Nesrin pek edepli terbiyeli vazifeşinas bir halayık idi. Onun için yarı kelime ima etmekten bile ihtiras ederdi.” (Mizancı Mehmet Murat 2004: 118)

III. Sonuç

Mizancı Mehmet Murat’ Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? romanı diğer romanlara göre –Sergüzeşt Zehra vb- daha gerçekçi olmasına rağmen ilgisiz kalmıştır. Roman boyunca insan ilişkileri gerçekçi bir düzeyde işlenmiştir.


Yazar romanda yaşadığı toplumu aile yönetim askerlik ahlak iş etiği vb. açısından eleştirir. Olayda aile çöküntüsü aşk ihanet Türk-Rus savaşının sebep olduğu değişiklikler gibi ana temalar etrafında sade bir dille realist bir biçimde anlatılır.

İdealist ileriyi görebilen dindar dürüst vatanperver entelektüel kararlı ahlaklı kısacası her yönüyle topluma örnek olan bir insandır. Toplum her zaman Mansur gibi şahsiyetlere ihtiyaç duymuştur. Bu idealize edilmiş tipteki insanlar ülkesine ve milletine her zaman faydalı olur ve Zehra da bu romanda Mansur’un hemcinsi olmuştur. Zehra Mansur’un destekleyicisidir. Mehmet Efendi Fatma Nesrin de diğer olumlu örnek insanlardır.

KAYNAK


Mizancı Mehmet Murat Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? Klas Yayınları İstanbul 2004.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 28 Aralık 2012, 18:25   #3 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

Yenileşme ihtiyacının sebepleri üzerinde tartışınız. Beş dakikalık tartışma sonrasında
ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
YENİLEŞME: Var olanın çağın gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmesi demektir.Yenileşmeye neden ihtiyaç duyulur. Çeşitli alanlarda çağın gerisinde kalındığı için. Osmanlı Devleti; bilim teknik eğitim askeri vb. alanlarda çağın gerisinde kaldığı için yenileşmeye ihtiyaç duymuştur.

1. “Yenileşme Dönemi” ifadesi hangi durumlarda ve niçin kullanılır?

Var olan yeterli olmayıp düzen bozulduğunda bunların çağın gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmesi için çalışmaların yapıldığı durumlarda...
2. Bir nesnenin veya yapının tanzim edilmesine (düzenlenmesine) niçin ihtiyaç duyulur? Tanzim edilmesi gereken nesne veya yapıların özellikleri nelerdir? Açıklayınız.
Eskimiştir ihtiyacı karşılayamıyordur vb. Örnek: Karayollarının düzenlenmesi eski tarihi binaların düzenlenmesi vb.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 28 Aralık 2012, 18:26   #4 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

3. “Batılılaşma” sözünden ne anladığınızı söyleyiniz.


Batı ülkelerine göre geri kalmış;siyasiekonomikteknik eğitim hukuk vs. gibi alanlar da Batı seviyesine çıkma arzusu anlmına gelir.


4- Başlangıçtan günümüze değin edebiyatımızın dönemleri:

1-İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı

a) Sözlü Edebiyat Dönemi

b) Yazılı Edebiyat Dönemi

2-İslamiyet sonrası Türk Edebiyatı

a) Divan Edebiyat Dönemi

b) Halk Edebiyat Dönemi

3- Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı

a) Tanzimat Edebiyatı Dönemi

b) Servet-i Fünun Edebiyatı

c) Fecri A-ti Edebiyatı

d) Milli Edebiyatı

e) Cumhuriyet Dönemi





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Aralık 2012, 18:26   #5 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

11. SINIF TÜRK EDEBİYATI KİTABI CEVAPLARI (BİRYAY-11. SAYFA) YENİLEŞME DÖNEMİ
1. Şiirde Orta Çağa özgü dünya görüşü ile modern dünya anlayışını ifade eden kelimeleri belirleyiniz.

Orta Çağa özgü kelimeler: çeşme-i hayvan (ölümsüzlük çeşmesi) remil kehanet cifir tenasüh (ruh göçü) vb.
Modern dünya anlayışını ifade eden kelimeler: akıldeney astronomi coğrafya kimya fizik ve felsefe yer çekimi kanunu elektrik buhar icatlar bilgi medeniyet

Bu kelimeleri uygun başlık altında defterinize yazınız.
2. Geleneksel zihniyet ile modern zihniyeti şiirde anlatılanlardan hareketle karşılaştırınız. Sonucu kısaca açıklayınız.
Geleneksel zihniyet gerçeklerden uzak hayali;
modern zihniyet akla bilime medeniyete önem veren bir zihniyettir.
3. 21 ve 22. beyitlerde hangi kavramlardan söz edilmektedir? Bu kavramların Tanzimat sonrası zihniyetle ilişkisini belirleyiniz.
Adalethak hukuk eşitlik

4. Sadullah Paşa şiirinin son iki beytinde toplumların sonsuza dek yaşayabilmesini hangi şartabağlamaktadır? Neden?
Bilgi ve medeniyete sahip olma





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Aralık 2012, 18:26   #6 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

11. SINIF TÜRK EDEBİYATI KİTABI CEVAPLARI (BİRYAY-14. SAYFA) YENİLEŞME DÖNEMİ
DEĞERLENDİRME

1. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( D ) Büyük devletlerin gerilemesi sosyal düzendeki bozulma ve aksaklıklardan kaynaklanır.
( Y ) Osmanlı Devleti en parlak dönemini XIX. yüzyılda yaşamıştır.
( Y ) XIX. yüzyıl bilim ve sanatta Avrupa’nın Osmanlıyı örnek aldığı dönemdir.
( D ) Ordunun bozulması devlet yapısındaki çözülüşün sonucudur.
( D) Osmanlı toplumunda padişah Allah’ın gölgesi kabul edilir. Toplumu temsil eden piramidin en üst noktasında padişah yer alır.
2. Aşağıdaki cümleleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
1839’da ilan edilen ………TANZİMAT FERMANI XIX. yüzyıldaki en ciddi ve köklü yenileşme hareketidir.
Yenileşme Döneminde …BATI.. düşüncesine yaşama biçimine bilimine ilgi duyulmuştur.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Aralık 2012, 18:26   #7 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

3. Tanzimat Fermanı’nın siyasi sosyal ve ekonomik alanlarda getirdiği yenilikler nelerdir?

4. Aşağıdakilerden hangisinde “tanzimat” kelimesinin anlamı doğru olarak verilmiştir?
A. Değişim B. Devrim C. Düzenleme D. Yenileşme E. Batılılaşma

5. Tanzimat fermanının maddeleri arasında aşağıdakilerden hangisi ile ilgili bir düzenleme yoktur?
A. Hukuki yapı B. Askerî hayat C. İdari yapı
D. Kültürel hayat E. Sosyal hayat





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Aralık 2012, 18:27   #8 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

6. Aşağıdakilerden hangisi Yenileşme Döneminde Batı düşüncesine ve yaşama biçimine Avrupa’da gerçekleştirilen bilimsel gelişmelere ilgi duyulma nedenlerinden biri değildir?
A. Avrupa’nın XVIII. yüzyıldan itibaren siyasi ve ekonomik alanlarda ilerlemesi
B. Avrupa devletlerinin siyasi askerî ve ticari alanlarda Osmanlı Devleti’ni desteklemesi
C. Batı toplumlarının bilim ve teknikte ileri düzeyde olmaları
D. Yeni buluşların Avrupa uluslarını güçlendirmesi
E. Osmanlı Devleti’nin yönetim eğitim hayatında ve askerî sistemde Batılı devletlerin gerisinde kalması





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 28 Aralık 2012, 18:28   #9 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

I. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Soruları

1. Aşağıdakilerin hangisi yenileşme hareketlerinden değildir?
A) Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesi
B) Sosyal düzenin merkezî otorite çevresinde sağlanması
C) Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi
D) Islahat Fermanı’nın ilan edilmesi
E) Avrupai tarzda eğitim veren modern okulların açılması

2. (I) Sanatçıların amacı eserlerinde yalnızca düş gücünü yansıtmaktır. (II) Edebî metinlerde kahramanların psikolojik çözümlemeleri yapılabilir. (III) Edebî metinlerde siyasi ve sosyal olayların etkisine rastlanmaz. (IV) Medeniyet değişikliği edebiyatımızın dönemlere ayrılmasında etkili değildir. (V) Edebî metinler toplumsal sorunlara kalıcı çözüm önerileri içerir.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde verilen bilgi doğrudur?
A) I B) II C) III D) IV E) V

3. Orta Çağı sona erdiren düşünce akımıdır. Olguculuk olarak da bilinir. Sağlam ve kesin bilginin deney ve gözlem sonucu elde edileceğini savunur. Deneyden başka bir şeye güvenen insan yanılgıya düşer.
Paragrafta anlatılan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hümanizm B) Romantizm
C) Pozitivizm D) Rönesans
E) Reform

4. Osmanlı Devleti’nin Tanzimat’tan önceki siyasi ve sosyal yapısı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Yönetim yetkisinin padişahın elinde olması
B) Devlet düzeninin oluşturulmasında İslam dininin esas alınması
C) Devletin en yüksek eğitim kurumunun medreseler olması
D) Medreselerde pozitif düşünceyi temel alan modern eğitim verilmesi
E) Halkın farklı din mezhep ve ırklara ait topluluklardan oluşması

5. Yenileşme Dönemi ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
A) Yenileşme hareketlerinin halkın isteği ile gerçekleştirilmesi
B) Yenileşme hareketlerinin her alanda köklü değişiklikler içermesi
C) Bu dönemde devletin ekonomik açıdan çok güçlü olması

D) İlk resmî gazetenin bu dönemde çıkarılması
E) Alaturka yaşam tarzının moda olması

6. Aşağıdakilerden hangisi skolastik düşüncenin yayılması sonucu gerçekleşmiştir?
A) Akıl gücünün önemsenmesi
B) Basın hayatının canlanması
C) Halkın egemen güç olması
D) İlerleme ve gelişmenin durması
E) Bilimin hızla gelişmesi

7. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlının XVIII ve XIX. yüzyılda gerçekleştirdiği yenileşme hareketleri arasında yer almaz?
A) Meclis-i Mebusanın kapatılması
B) Kanunuesasi’nin hazırlanması
C) Nizam-ı Cedit’in kurulması
D) Tanzimat Fermanı’nın ilanı
E) Islahat Fermanı’nın ilanı

Malesef geri kalan sorular eksik yedinci soruda bitiyor buraya kadar yaptık.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 28 Aralık 2012, 18:28   #10 (permalink)
Yαn Odαdαn Gelen Melodiler Gibidir Ses Ayαrı


- Ợuαяαnтinє. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Nisan 2012
Nerden: ♥◊♣♠
(Mesajlar): 15.773
(Konular): 5327
Burç:
Renkli Para : 727928
Aldığı Beğeni: 2553
Beğendikleri: 945
Ruh Halim: Acimasiz
Takım :
ÖdülleriÜye Ödülleri: 5
Oscar Ödülü Teşekkür Plaketi Oscar Ödülü Oscar Ödülü Oscar Ödülü 
Standart

11. SINIF TÜRK EDEBİYATI: TANZİMAT EDEBİYATININ OLUŞUMU ÖĞRETİCİ METİNLER - SORU VE CEVAPLARI
TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU

SORU: TANZİM ETME VE KÖKTEN DEĞİŞTİRME ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NELERDİR?
Düzeltme düzenleme düzen verme…anlamlarına gelen tanzim etme var olanın gereksinimlere göre yeniden düzenlenmesidir.Kökten değişim ise yüzeyde değil derinlemesine yapılan değişimdir.Örneğin eski bir konağı restore edip ihtiyaca uygun şekilde eklentiler yapmak tanzim etmek konağı yıkıp yerine yepyeni bir bina yapmak kökten bir değişimdir.

2. Okumuş yazmış kültürlü -aydın dediğimiz- insanların içinde yaşadıkları topluma ve devlete
karşı sorumlulukları nelerdir?

Toplumun kalkınması için çalışmak
İnsanların birliği için gayret göstermek toplumun ilerlemesi kalkınması için çalışmak
İnançlara kültüre yasalara saygılı olmak.
Devletini ve milletini sevmek vb.


SORU:TÜRK EDEBİYATINDA 1860 YILINDAN ÖNCE “ÖYKÜROMANMAKALEDENEMEFIKRATİYATRO” GİBİ TÜRLERDE YAZILMIŞ ESERLER VAR MIDIR?
Öyküromanmakaledeneme ve fıkra gibi türler Tanzimat edebiyatıyla (1860-1896)edebiyatımıza girmiştir.İlk çeviri roman Yusuf Kamil Paşanın Fenelon’dan çevirdiği Telemak adlı eserdirilk yerli roman ise 1872’de Şemsettin Sami tarafından yazılan Taşşuk-ı Talat ü Fitnat’tır.(Talat ve Fitnat’ın Aşkları) İlk edebi roman : Namık Kemal tarafından 1876′da yazılan “İntibah“tır. Batılı tekniğe uygun ilk kusursuz roman ise Aşk-ı Memnu’dur.İLK yerli tiyatroyu ise Şinasi 1859 yılında yazmıştır: Şair Evlenmesi…İlk makale: 1860′ta Şinasi tarafından “Mukaddime” adıyla Tercüman-ı Ahval’de yazılmıştır.





"










"
- Ợuαяαnтinє. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
11, 11 sınıf edebiyat kitabı cevapları, 11 sınıf edebiyat kitabı etkinlik cevapları, 11 sınıf edebiyat kitabı soruları cevapları, 11 sınıf edebiyat kitabının cevapları, cevapları, edebiyat kitabı cevapları, edebiyat kitabı etkinlik cevapları, edebiyat kitabı soru cevapları, edebiyatı, kitabı, lise edebiyat kitabı cevapları, sınıf, türk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557