Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Gezelim & Görelim > Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar Güzel Türkiye'mizin geçmiş geçmiş tüm mimari eserleri ve mekanları.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23 Ekim 2011, 15:24   #121 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Saraylar

Dolmabahçe Sarayı

17. yüzyıla kadar Boğaziçi’nin koylarından biri olan bu yörenin; Altın Post'u aramaya çıkan Argonotların efsanevi gemisi Argos’un demirlediği, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethi sırasında Haliç’e indirmek üzere gemilerini karaya çıkardığı yer olduğu ileri sürülür.

Osmanlılar Döneminde kaptan paşaların donanmayı demirledikleri, geleneksel denizcilik törenlerinin yapılageldiği doğal bir liman görünümünde olan bu koy; 17. yüzyıldan başlayarak dönem dönem doldurulmuş ve Dolmabahçe adıyla padişahların Boğaziçi’ndeki has bahçelerinden biri konumuna getirilmiştir.

Tarihsel süreç içinde çeşitli padişahlar tarafından yaptırılan köşk ve kasırlarla donatılan Dolmabahçe; zamanla "Beşiktaş Sahil Sarayı" adıyla anılan bir saray görünümü kazanmıştır.

Beşiktaş Sahil Sarayı, Sultan Abdülmecid Döneminde (1839-1861) ahşap ve kullanışsız olduğu gerekçesiyle 1843 yılından başlayarak yıktırılmış ve aynı yerde günümüze dek gelen Dolmabahçe Sarayı’nın temelleri atılmıştır.

Yapımı, çevre duvarlarıyla birlikte 1856 yılında bitirilen Dolmabahçe Sarayı 110.000 m2’yi aşan bir alan üstüne kurulmuş ve ana yapısı dışında onaltı ayrı bölümden oluşmuştur. Bunlar saray ahırlarından değirmenlere, eczanelerden mutfaklara, kuşluklara, camhane, dökümhane, tatlıhane gibi işliklere uzanan bir dizi içinde, çeşitli amaçlara ayrılmış yapılardır. Bu yapılar arasına Sultan II. Abdülhamid Döneminde (1876-1909) Saat Kulesi ve Veliahd Dairesi arka bahçesindeki Hareket Köşkleri eklenmiştir.

Dönemin önde gelen Osmanlı mimarları Karabet ve Nikogos Balyan tarafından yapılan sarayın ana yapısı; Mabeyn-i Hümâyûn (Selâmlık), Muayede Salonu (Tören Salonu) ve Harem-i Hümâyûn adlarını taşıyan üç bölümden oluşur. Mabeyn-i Hümâyûn; devletin yönetim işleri, Harem-i Hümâyûn; Padişah ve ailesinin özel yaşamı, bu iki bölümün arasında yer alan Muayede Salonu’ysa; Padişah’ın devlet ileri gelenleriyle bayramlaşması ve kimi önemli devlet törenleri için ayrılmıştır.

Tüm yapı, bodrumla birlikte üç katlıdır. Biçimde, ayrıntılarda ve süslemelerde gözlenen belirgin batı etkilerine karşılık bu saray, bu etkilerin Osmanlı ustalarca yorumlanmış bir uygulamasıdır. Öte yandan, gerek kuruluş gerekse oda ve salon ilişkileri açısından geleneksel Türk evi plan tipinin çok büyük boyutlarda uygulandığı bir yapı bütünüdür. Beden duvarları taştan, iç duvarları tuğladan, döşemeleri ahşaptan yapılmıştır. Çağın teknolojisine açık olan saraya, 1910-12 yıllarındaysa elektrik ve kalorifer sistemi eklenmiştir. 45.000 m2’lik kullanılır döşeme alanı, 285 odası, 46 salonu, 6 hamamı ve 68 tuvaleti vardır. Döşemelerin ince işçilikli parkelerinin üstünde, önce sarayın dokumevinde, sonra da Hereke’de dokunmuş 4454 m2 halı serilidir.

Padişahın devlet işlerini yürüttüğü Mabeyn; işlevi ve görkemiyle Dolmabahçe Sarayı’nın en önemli bölümüdür. Girişte karşılaşılan Medhal Salon, üst kat ile bağlantıyı sağlayan Kristal Merdiven, elçilerin ağırlandığı Süfera Salonu ve padişahın huzuruna çıktıkları Kırmızı Oda; imparatorluğun tarihsel görkemini vurgulayacak biçimde süslenmiş ve döşenmiştir. Üst katta yer alan Zülvecheyn Salonu; padişahın Mabeyn’de kendine özel olarak ayrılmış dairesine bir tür geçiş mekanı oluşturmaktadır. Bu özel dairede, padişah için mermerleri Mısır’dan getirilmiş görkemli bir hamam, çalışabileceği oda ve salonlar bulunmaktadır.

Harem ve Mabeyn bölümleri arasında yer alan Muayede Salonu; Dolmabahçe Sarayı’nın en yüksek ve en görkemli parçasıdır. 2000 m2’yi aşan alanı, 56 sütunu, yüksekliği 36 m.yi bulan kubbesi ve bu kubbeye bağlı yaklaşık 4,5 tonluk İngiliz yapımı avizesiyle bu salon, sarayın diğer bölümlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır. Salon, bodrumdaki tesislerden elde edilen sıcak havanın sütun diplerinden içeri verilmesiyle ısıtılmakta, böylelikle soğuk mevsimlere rastlayan törenler daha sıcak bir atmosferde yapılabilmekteydi. Geleneksel bayramlaşma töreni günlerinde, Topkapı Sarayı’nda bulunan altın taht bu salona getirilerek kurulur ve padişah bu tahtta devlet ileri gelenleriyle bayramlaşırdı. Galeriler ise elçilik görevlilerine, Saray Orkestrası’na, bay ve bayan konuklara ayrılmıştı.

Dolmabahçe Sarayı’nın Batı etkileri altında, Avrupa saraylarından örnek alınarak yapılmış bir saray olmasına karşılık, işlevsel kuruluşu ve iç mekan yapısında “Harem”in eskisi kadar kesin çizgilerle olmasa da ayrı bir bölüm olarak kurulmasına özen gösterilmiştir. Ancak Topkapı Sarayı’nın tersine, Harem, artık saraydan ayrı tutulmuş bir yapı ya da yapılar topluluğu değildir; aynı çatı altında, aynı yapı bütünlüğü içinde yerleştirilmiş özel bir yaşama birimidir.

Dolmabahçe Sarayı’nın yaklaşık üçte ikisini oluşturan Harem Bölümü'ne, Mabeyn ve Muayede Salonu’ndan geleneksel ayrımı vurgulayan demir ve ahşap kapılarla kesilmiş koridorlardan geçilmekte, bu bölümde Boğaziçi’nin yansımalarıyla aydınlanan salonlar, sofalar boyunca padişahların, padişah eşlerinin, çeşitli görevleri olan kadınların, şehzade ve sultanların yatak odaları, çalışma ve dinlenme odaları sıralanmaktadır. Valide Sultan Dairesi, Mavi ve Pembe Salonlar, Abdülmecid, Abdülaziz ve Reşad tarafından kullanılan odalar, Cariyerler Bölümü, Kadınefendi odaları, Büyük Atatürk’ün çalışma ve yatak odası, sayısız değerli eşya, halı, levha, vazo, avize, tablo gibi sanat yapıtları Harem’in ilginç ve etkileyici parçalarını oluşturmaktadır.

Günümüzde Dolmabahçe Sarayı’nın bütün birimleri restore edilmiş ve ziyarete açılmış bulunmaktadır. Saray’ın değerli eşyalarının sergilendiği iki “Değerli Eşyalar Sergi Salonu”, Milli Saraylar Yıldız Porselenleri Koleksiyonu’ndan örneklerin yer aldığı “İç Hazine Sergi Binası”, genellikle Milli Saraylar Tablo Koleksiyonu’nun bölüm bölüm ve uzun süreli sergiler biçiminde izleyicilere sunulduğu “Sanat Galerisi”, bu galerinin alt katında sarayın çeşitli objeleri ve mimari süslemelerinden alınmış kuş motiflerinin fotoğraflarından oluşan sürekli serginin bulunduğu tarihsel koridor, Mabeyn Bölümü’ndeki Abdülmecid Efendi Kütüphanesi; Dolmabahçe Sarayı’nın başlıca sergileme birimlerini oluşturmaktadır.

Sarayın hemen girişinde bulunan eski Mefruşat Dairesi’nde Kültür-Tanıtım Merkezi yer almakta ve Milli Saraylar’ın çeşitli yerlerinde sürdürülen bilimsel çalışmalarla tanıtım etkinlikleri bu merkezden yönlendirilmektedir. Öte yandan, yine bu merkezde çoğunluğunu 19. yüzyıla yönelik yayınların oluşturduğu bir kitaplık kurularak araştırmacıların hizmetine sunulmuştur.

Saat Kulesi, Mefruşat Dairesi, Kuşluk, Harem ve Veliahd Dairesi bahçelerinde ziyaretçilere yönelik kafeterya hizmetleri veren bölümler ve hediyelik eşya satış reyonları oluşturulmuş, bu reyonlarda Kültür-Tanıtım Merkezi’nce hazırlanan ve milli sarayları tanıtıcı bilimsel nitelikte kitaplar, çeşitli kartpostallar ve Milli Saraylar Tablo Koleksiyonu’ndan seçilmiş ürünlerin tıpkı basımları satışa sunulmuştur. Öte yandan Muayede Salonu ve bahçeler ise ulusal/uluslararası resepsiyonlara ayrılmış, yeni düzenlemelerle saray, müze içinde müze birimlerine, sanat ve kültür etkinliklerine kavuşturulmuştur.

Dolmabahçe Caddesi, Beşiktaş
Tel : (0212) 236 90 00 (20 hat)
Faks : (0212) 259 32 92

Pazartesi, Perşembe günleri dışında her gün, 01 Ekim-28 Şubat arasında 09.00-15.00, 01 Mart-30 Eylül arasında 09.00-16.00 saatlerinde ziyarete açıktır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:24   #122 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Çırağan Sarayı
Beşiktaş kıyısında, Yıldız Parkı’nın karşısındaki alanda kuruludur. Osmanlı Sultanı Abdülaziz döneminde (1830-1876) Mimar Karabet’in oğlu Serkis Balyan tarafından inşa edilmiştir. Bir dönem için imparatorluk ikametgâhı olarak kullanılan yapı, 1909-1910 yılları arasında Meclis-i Mebusan (Millet Meclisi) olarak kullanılmıştır. 20 Ocak 1910 tarihinde önemli bir yangın geçirerek tahrip olan yapı, 1920-1922 yılları arasında bir Fransız İstihkam Taburu’na tahsis edilmiştir. Yakın dönemde restore edilen yapı, günümüzde turistik tesis olarak kullanılmaktadır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:24   #123 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Yıldız Sarayı
Yıldız Sarayı - Şale


Beşiktaş, Ortaköy ve Balmumcu arasında, Boğaziçi’ne egemen bir konumda 500.000 m2’lik bir alanı kaplayan Yıldız, yerleşim tarihi Bizans dönemine dek inen bir koruluktur. İstanbul’un Türklerin eline geçmesinden sonra “Kazancıoğlu Bahçesi” adıyla anılan bu koruluk, büyük bir olasılıkla Sultan I. Ahmed Dönemi’nde (1603-1617) padişahın “Has Bahçe”leri arasına katılmıştır.

Sultan IV. Murad (1623-1640) ve III. Selim (1789-1807) dönemlerinde de ilgi gören bu çevre; III. Selim’in, annesi Mihrişah Valide Sultan için “Yıldız” adıyla yaptırdığı bir köşkten dolayı bu ad ile anılmaya başlanmıştır.

Sultan III. Mahmud (1808-1839), Sultan Abdülmecid (1839-1861) ve Sultan Abdülaziz (1861-1876) dönemlerinde eklenen köşk ve kasırlarla gelişen buradaki yapılar topluluğu; Sultan Abdülhamid Dönemi’nde (1876-1909) yapılan binalarla Yıldız Sarayı adını alarak, İmparatorluğun bugün yerinde İstanbul Üniversitesi’nin bulunduğu Eski Saray, Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayı’ndan sonra dördüncü yönetim merkezi haline gelmiştir.

Yıldız Sarayı’nın bir parçası olan ve adını Fransızca “dağ evi” anlamına gelen “chalet” sözcüğünden alan Şale Köşkü, 19. yüzyıl Osmanlı mimarlığının en ilgi çekici yapılarından biridir. Yüksek duvarlarla çevrili bir bahçe içinde ve farklı tarihlerde yapılan birbirine bitişik üç ana yapıdan oluşan köşkün birinci bölümünün 1880’de, Sarkis Balyan’ın yaptığı ikinci bölümünün 1889’da Merasim Köşkü adıyla tanınan ve D’Aranco’nun yaptığı üçüncü bölümünse 1898 yıllarında tamamlandığı bilinmektedir. Son iki bölüm, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’a gelişlerinde konaklaması için yapılmıştır ve bu özelliğiyle Şale, Yıldız Sarayı yapılar grubu içinde bir “devlet konukevi” niteliği taşımaktadır.

Köşk, bodrumuyla birlikte üç katlı, ahşap ve kâgir olarak yapılmıştır. Osmanlı konut geleneğine uygun olarak Harem ve Selamlık gibi de kullanılabilecek bölümlerden oluşan, dış dünyaya yedi kapıyla ve ahşap pancurlu pencerelerle açılan Şale’nin katları arasındaki bağlantıyı biri mermer, ikisi ahşap zarif merdivenler sağlamaktadır.

Koridorlar üzerinde düzenlenmiş, altmış oda ve dört salonuyla bir köşk boyutlarını aşan yapının görkemli mekânlarını Barok, Rokoko ve İslâm etkilerini yansıtan kalem işleri, geometrik bezemeler ve manzaralı panolar süslemektedir.

Zemini duvardan duvara yaklaşık 406 m2’lik tek parça Hereke halısıyla kaplı, tavanı altın yaldız panolarla süslenmiş, duvarlarında büyük boy aynalar bulunan görkemli Tören Salonu, sedef kakma kapılı süslemelerinde belirgin biçimde doğu etkileri görülen Sedefli Salon, tavanlarındaki manzara resimleriyle ünlü Sarı Salon, çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen değerli döşeme eşyası, birbirinden zarif çini sobaları, vazoları, görkemli ve oymalı yatak takımlarıyla çok sayıda salon ve oda, imparatorluğun son yıllarının ince beğenisine tanıklık etmektedir.

Şale Köşkü, Cumhuriyet döneminde, kısa bir süre için lüks bir kumarhane olarak işletilmiş, daha sonraysa eski işlevini sürdürerek aralarında İran Şahı Rıza Pehlevi, Suudi Arabistan Kralı Faysal, Ürdün Kralı Hüseyin, Endonezya Cumhurbaşkanı Sukarno, Etopya Kralı Haile Selasiye, Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle gibi adların da bulunduğu konuklara kapılırını açmıştır.

Günümüzde Yıldız Şale Köşkü, TBMM’ne bağlı Milli Saraylar bünyesinde bir müze-saray olarak ziyaretçilere açık tutulmakta, bahçesindeyse ulusal ya da uluslararası boyutta resepsiyonlar düzenlenmektedir.

Yıldız, Beşiktaş
Tel : (0212) 259 89 77
Faks : (0212) 259 88 26

Pazartesi ve Perşembe günleri dışında her gün, 01 Ekim -28 Şubat tarihlerinde 09.30-16.00, 01 Mart-30 Eylül tarihlerinde 09.30-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Ekim 2011, 15:24   #124 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi ve çevresinin yerleşim alanı olarak kullanılması tarihte oldukça gerilere, Bizans dönemine kadar gitmektedir. 18. yüzyılda yaşamış olan ünlü gezgin İnciciyan’a göre, Büyük Kontstantinus’un diktirdiği bir haçtan dolayı Bizans döneminde “İstavroz Bahçeleri” adıyla anılan yöre, Osmanlılar döneminde Padişahların Has Bahçeleri’nden biri olarak kullanılmıştır. Yine İnciciyan’a göre buraya “Beylerbeyi” adının verilişi, 16. yüzyılda Beylerbeyi Mehmed Paşa’nın burada bulunan köşkünden kaynaklanmaktadır.

Çeşitli dönemlerde padişahların ilgisini çeken Beylerbeyi, yaptırılan kimi köşk ve kasırlarla yazlık olarak kullanılan bir niteliğe kavuşmuş, 1829 yılında Sultan II. Mahmud’un yaptırdığı ahşap Sahil Sarayı ile yeni bir hareket kazanmıştır.

Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmud’un ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılında, ömrünün son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür.

Çeşitli Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla kaynaştırıldığı sarayın iç mimarlığı, kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan geleneksel Türk evi planına benzerlikler gösterir. Harem ve Selâmlık olarak iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından Harem’den daha zengin tutulmuştur. Bodrum katı mutfak ve depo olarak kullanılan bir bölümü üç katlı olan sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısır’dan getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Çoğunluğu Hereke yapımı büyük boyutlu halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız Yıldız vazoları görülmeye değer sanat yapılarının yalnızca bir bölümüdür.

Boğaziçi’nin Anadolu kıyısında özel konumuyla dikkati çeken Beylerbeyi Sarayı’nı son dönem Osmanlı Sarayları’ndan ayıran yönlerinden birini de, yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden “Set Bahçeleri” adıyla anılan bahçeleri, bu bahçelerde bulunan köşkler ve eski saraylardan kalan büyük havuz oluşturmaktadır. Üst set bahçesinde bulunan havuzun çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının barındığı devrinin en ilginç örneğini yaşatan Ahır Köşk ve eski saraydan kalan selsebilli Mermer Köşk, Osmanlı saray mimarlığının günümüze gelen önemli yapılarını oluşturmaktadır.

Batı ile ilişkilerin güçlendiği bir dönemde yapılan Beylerbeyi Sarayı’nın en ilginç yanı, Set Bahçeleri’nin altından geçen tarihsel Tünel’dir. Tünelin ortasında yer alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmud’un adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ip ucu oluşturmaktadır. Üst set bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Dönemi’nden (1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır.

Yapılan onarımlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak “Boğaziçi Kültürü” içinde yerini almış durumdadır. Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara çağdaş düzeyde hizmetler sunulmakta, bu reyonlarda Kültür-Tanıtım Merkezi’nce hazırlanan tanıtıcı nitelikte kitap, kartpostal ve poster gibi yayınların yanısıra çeşitli türde hediyelik eşya satışı yapılmaktadır. Öte yandan önceden belirlenen ve alınan izinlere bağlı olarak saray ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar düzenlenebilmekte, böylelikle geleneksel saray atmosferinin günümüz insanının tanıtabildiği bir ortam oluşmaktadır.

Beylerbeyi Sarayı Müdürlüğü, Üsküdar
Tel : (0216) 321 93 20-21
Faks : (0216) 321 93 22

Pazartesi ve Perşembe günleri dışında her gün; 01 Ekim-28 Şubat arasında 09.30-16.00, 01 Mart-30 Eylül arasında 09.30-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:25   #125 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Türbeler

I . Mustafa ve İbrahim Türbesi


Ayasofya Camii giriş kapısının sağındaki kubbeli, yalın yapıdır. Bir süre Bizanslıların vaftiz yapısı ve caminin yağhanesi olarak kullanılmıştır. İçeride 15 sanduka bulunmaktadır.

Barbaros Türbesi

Beşiktaş Meydanı’nda Barbaros Anıtı’nın karşısındadır. 1541’de Mimar Sinan yapmıştır. Sekiz köşeli, önü revaklı, kubbeli, yalın bir yapıdır. Yapının içi renkli bezemelidir. Üstteki alçı pencereler vitraylıdır. Bahçesindeki 25 gömütte yakınları gömülüdür.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:25   #126 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Hüsrev Paşa Türbesi

Fatih’tedir. 1545’te Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Klasik üslupta, kesme taştan, sekiz köşeli bir yapıdır. Köşelerde ince, yuvarlak sütunlar yer alır. Yüksek kasnağa oturan kubbe ile örtülüdür. Pencereler işlemelidir. İçinde, Kanuni’nin sadrazamlarından Hüsrev Paşa’nın sandukası bulunmaktadır.

Sokullu Mehmet Paşa Türbesi

Eyüp’tedir. 1574’te Mimar Sinan yapmıştır. Çok köşeli, köşeleri ince sütunlu, kubbeli bir yapıdır. Sivri kemerli pencereler alçı kafeslidir. Türbede 17 sanduka bulunmaktadır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:25   #127 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

II. Selim Türbesi

Ayasofya Camii mezarlığındadır. Buradaki türbelerin en eskisidir. 1577’de Mimar Sinan yapmıştır. Ak mermerden sekiz köşeli yapının girişi ve duvarları değişik renkte çinilerle kaplıdır. Giriş, dört sütunlu, küçük kubbeli ve saçaklıdır. Ana mekânı örten büyük kubbe, 8 mermer sütuna oturmaktadır. Türbe mimarisinin seçkin örneklerinden olup, içinde 42 sanduka bulunmaktadır.
Nişancı Mehmet Paşa Türbesi

Atikali’de caminin solundadır. Sekiz köşeli, kubbeli yapının 1592 tarihli yazıtı vardır. Burada, Nişancı Mehmet Paşa ve oğlu gömülüdür.

III. Murat Türbesi

Ayasofya Camii’nin mezarlığındadır. Mimar Davud Ağa, 1595’te yapmıştır. Mermer, altı köşeli yapının önünde dört sütunlu revak vardır. İçi İznik çinileriyle süslüdür. Kapısı sedef kakmalıdır. Duvarlarını yazılar dolanmaktadır. Türbede III. Murat’ın sandukasıyla birlikte 54 sanduka vardır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:26   #128 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Sinan Paşa Türbesi

Beyazıt Meydanı yakınında, Yahya Kemal Müzesi karşısındadır. Mimar Davud Ağa, 1596’da Sadrazam Koca Sinan Paşa için yapmıştır. Dıştan on altı, içten sekiz köşeli, kubbeli, taştan bir yapıdır. Önünde, 1594 tarihli sebili vardır.

Şehzadeler Türbesi

16. yüzyıl sonunda yapılmıştır. Ayasofya Camii mezarlığındaki en küçük türbedir. Kesme taştan, sekiz köşeli yapıdır. Burada III. Murat’ın çocukları gömülüdür.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Ekim 2011, 15:26   #129 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Siyavuş Paşa Türbesi

Eyüp’te, Sokullu Türbesi karşısındadır. 1602’de Sadrazam Siyavuş Paşa için yaptırılmıştır. Dıştan on altı, içten sekiz köşeli yapının, iç duvarları renkli çinilerle kaplıdır. Kubbesi 8 ayağa oturmaktadır. Üst pencereler vitraylıdır. Caddeye bakan yüzünde Şair Hakimi’nin dizelerinden oluşan yazıtı vardır.

III. Mehmet Türbesi

Ayasofya Camii mezarlığındadır. I. Ahmet, 1608’de babası III. Mehmet için Mimar Dalgıç Ahmet Ağa’ya yaptırmıştır. Sekiz köşeli, kubbeli, klasik üslupta bir yapıdır. İçi yazılı ve çiçekli çinilerle süslüdür. Türbenin her yüzünde üç dizide iki pencere bulunmaktadır. Burada III. Mehmet’in sandukasıyla birlikte 26 sanduka vardır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:26   #130 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Güzelce Ali Paşa Türbesi

Beşiktaş’ta Yahya Efendi Türbesi”nin yanındadır. Dört köşeli, kagir, kubbeli yapıda 6 mermer işlemeli sanduka bulunmaktadır. Güzelce Ali Paşa’nın sandukasının 1620 tarihli yazıtı vardır.

Emir Buhari Türbesi

Fatih’tedir. 1779 tarihli mermer yazıtında, türbeyi Darüssaade Ağası Cevher Ağa’nın yaptırdığı yazılıdır. Kesme taştan, kubbeli bir yapıdır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
âzâm, Şehri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557