Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Gezelim & Görelim > Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar Güzel Türkiye'mizin geçmiş geçmiş tüm mimari eserleri ve mekanları.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23 Ekim 2011, 15:14   #81 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

İvaz Efendi Camii
Ayvansaray’dadır. Rumeli Kazaskeri İvaz Efendi, 1585 yılında Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Duvarları taş ve tuğla örgü düzeninde, tek kubbeli bir yapıdır. Mihrap çinileri özgündür, minaresi kesme taştandır. Avlunun doğusunda İvaz Efendi mezarı bulunmaktadır.

Piyale Paşa Camii
Piyale Paşa Mahallesi’ndeki yapıyı, Mehmet Piyale Paşa 1573 yılında Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Kesme taş ve tuğla düzenindeki yapı, 6 kubbeyle örtülüdür. Tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Mihrap ve çevresi yazılı çinilerle kaplıdır. Caminin mihrap yönünde Piyale Paşa Türbesi bulunmaktadır. Kesme taştan, sekiz köşeli, kubbeli yapı 1577 yılında yapılmıştır. İçte, 12 sanduka yer almaktadır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:14   #82 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Sinan Paşa Camii
Beşiktaş’ta, Barbaros Anıtı’nın karşısındadır. 1553-1555 yıllarında Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Edirne’deki Üç Şerefeli Cami’nin planını daha küçük boyutlarda yineleyen yapı, 6 ayaklı camilerin öncüsüdür. Cami avlusunu, 22 mermer sütunlu, kiremit örtülü revaklar ardında medrese odaları çevrelemektedir. Yapının iç süslemeleri ince kalem işlidir.

Zincirlikuyu Camii
Edirnekapı semtindedir. 1499 yılında Hadım Atik Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen ana mekânı iki ayağa dayanan altı kubbe örter. Duvarlar kesme taş ve tuğladır. Kesme taştan kalın bir minaresi vardır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:15   #83 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Azapkapı (Sokullu) Camii
Azapkapı’da yer alan yapıyı Sokullu Mehmet Paşa, 1577 yılında Mimar Sinan’a yaptırmıştır. 19. yüzyılda minare, 1941’de cami onarılmıştır. İki katlı yapı, dikdörtgen planlıdır. Merkezi kubbe, 8 yarım kubbeyle desteklenmiştir. Mihrap ve minber mermer işlemelidir.

Firuz Ağa Camii
Sultanahmet Meydanı’yla Divanyolu’nun birleştiği yerdedir. 1491 yılında II. Bayezit’in başveznedarı Firuz Ağa yaptırmıştır. Kesme taştan, küçük bir yapıdır. Son cemaat yeri üç, ana mekân tek kubbelidir. Cami yanında Firuz Ağa’nın yazıtsız, mermer mezarı bulunmaktadır.

Ahmet Paşa Mescidi (Hagios Ioannes Prodromos Kilisesi)
Fatih semtindedir. Ne zaman ve kimin yaptırdığı bilinmemektedir. Haç planlı kiliselerin küçük bir örneğidir. Dört sütun üstüne oturan kubbesi, narteks ve üç apsisi vardır. III. Murat döneminde camiye dönüştürülen yapının, 1960’da yapılan onarımla özgünlüğü bozulmuştur.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Ekim 2011, 15:15   #84 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Sultanahmet Camii
Türk ve İslam dünyasının en ünlü anıtlarından birisi olan Sultan Ahmet Camii İstanbul’a gelen herkes tarafından hayranlıkla ziyaret edilir. Klasik Türk Sanatının bir diğer örneği olan bu Sultan Camii orijinal olarak 6 minare ile inşa edilen tek camidir. Bulunduğu yer tarihi İstanbul şehrinin daha erken yapılmış diğer önemli eserleri ile çevrilidir. İstanbul şehrinin en güzel manzarası denizden görülür. Bu şahane manzarada caminin silueti yer alır. Şöhreti “Mavi Camii” olarak bilinen eserin asıl adı I. Sultan Ahmet Camiidir. Esas mesleğine yakışır şekilde, Mimar Mehmet Ağa Cami içerisini kuyumcu titizliği ile dekore etmiştir. 1609-1616 yılları arasında inşa edilen cami büyük bir kompleksin içerisinde bulunurdu. Bunlar bir kısmı zamanımıza gelemeyen sosyal ve kültürel içerikli yapılardı. Kapalı Çarşı, Türk Hamamı, aşevi, hastane, okullar, kervansaray ve Sultan Ahmet’in türbesi belli başlı kısımlardı. Caminin mimarı klasik Türk sanatının ulu mimarı olan Koca Sinan’ın öğrencisiydi ve caminin yapımında hocasının daha önce denediği bir planı, daha büyük ölçüde uygulamıştı. Sultan Ahmet Camiinin esas girişi Roma devrinden kalan hipodrom tarafındadır. Bir dış avlunun çevrelediği iç avlu ve esas mekân yüksek bir podyum üzerindedir. İç avluya açılan kapıdan ortadaki sembolik şadırvan ve etrafı çevreleyen galerilerin üzerinden, fevkalade bir harmoni ile biri, biri üzerine yükselen kubbeler görülür. İçeriye açılan 3 kapıdan herhangi birinden girildiğinde dış görünüşü tamamlayan boyama, çini ve vitray camlarının zengin ve renkli süslemeleri ile karşılaşılır. İç mekân büyük bir bütündür; ana ve yan kubbeler geniş sivri kemerlerin dayandığı 4 iri sütun üzerinde yükselir.

Caminin içini 3 taraftan çevreleyen balkonların duvarları, sayıları 20.000’i aşan şahane İznik çinileri ile süslüdür. Bunların yukarısı ve bütün kubbe içleri ise boya işidir. Boya süslemelere hakim olan renk mavi değildi. Camiye isim olan mavi renk sonraki tamirlerde boyanmıştı. 1990 yılında tamamlanan son tamirde iç dekorun koyu rengi orijinal açık renklerine döndürülmüştür. Her camide olduğu gibi, yerler halılarla kaplıdır. Ana giriş karşısında yer alan mihrap yanında, şahane oyma işçiliği olan mermer minber yer alır. Diğer tarafta ise Sultanların locası balkon şeklinde görülür. 260 pencerenin aydınlattığı iç mekânı örten kubbe 23,5 m. çapında ve 43 metre yüksekliğindedir. Yakın yıllarda tamir edilerek yeniden inşa edilen camii çarşısı, eserin doğusunda yer alır. Sultan Ahmet’in tek kubbeli türbesi ve medrese binası kuzeyde, Ayasofya tarafındadır. Yaz aylarında buradaki parkta geceleri ses ve ışık gösterileri yapılır. Sultan Ahmet Camii, civardaki bir çok eski abidevi yapı ve müzelerle birlikte şehir turlarının merkezinde yer alır. Minareler klasik Türk üslubunun bir diğer örneğidir. Spiral merdivenlerle şerefelere ulaşılır. Günde 5 defa, namaz vakti buralardan okunarak duyurulur. Günümüzde ezan hoparlörlerle okunmaktadır. Kubbeler ve minarelerin üstleri kurşunla kaplıdır, bunların uçlarındaki alemler ise altın kaplamalı bakırdan yapılmışlardır. Bu üst örtülerin tamiri icabında eskiden olduğu gibi ustalıkla yapılmaktadır. İslam dini her Müslüman’ın günde beş kez namaz kılmasını şart koşar. Minarelerden okunan Ezanı işiten inananlar, abdestlerini almış olarak namazlarını kılarlar. Cuma günleri öğlen namazı ve bazı diğer önemli dini günlerin namazları camilerde toplulukla beraber kılınır. Bunların dışındaki namazlar, vakitlerinde herhangi bir yerde kılınabilir. Camilerde toplu namazları hocalar, Kuran’dan bölümler okuyarak kıldırırlar. İbadet sırasında erkeklerle kadınların yerleri ayrıdır. Camilerde orta mekânda yalnız erkekler, arkalarında veya balkonlarda kadınlar ibadet ederler. Klasik Türk Camilerinin özelliği, en kalabalık günlerde bile namaz kılan topluluğun çoğunluğunun mihrabı rahatça görmesine elverişli olmasıdır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:15   #85 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Kasırlar

Hidiv Kasrı
Yapı, boğazın Asya yakasında, Kanlıca ve Çubuklu arasında, dik bir yamaç üzerinde bulunmaktadır. Hidiv Kasrı, Mısır’ın son hidivi olan Abbas Hilmi Paşa’nın ikametgâhı olarak planlanmıştır. 1906 yılında mermer bir yapı olarak inşa edilmiş ve Paşa’nın ailesi, 1937 yılında buranın İstanbul Belediyesi’ne devrine kadar ikamet etmiştir. 1984 yılında restore edilen binanın bölümleri restoran, pastane ve otel odaları halinde düzenlenmiştir.

Küçüksu Kasrı
Yapı, boğazın Asya yakasında, Anadoluhisarı ve Kandilli arasında bulunmaktadır. Küçüksu Kasrı, ilk kez Sultan I. Mahmut döneminde, 1749 yılında inşa edilmiştir. Daha sonraları Sultan III. Selim ve II. Ahmet dönemlerinde restore edilen yapı, Sultan Abdülaziz döneminde yeni bir görünüme kavuşmuştur. Küçük ve zarif bir sanat eseri olarak inşa edilen kasrın hemen arkasında Sultan III. Selim’e ait bir çeşme bulunmaktadır. 1861 yılında, VIII. Edward İstanbul’u ziyaret ettiğinde, Sultan Abdülaziz, kendisinin onuruna burada bir öğle yemeği vermiştir. Küçüksu Kasrı, Cumhuriyet döneminde de bir süre devlet konukevi olarak kullanılmış ve günümüzde müze-saray işlevi kazanmıştır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:16   #86 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Ihlamur Kasırları
Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında kalan Ihlamur Vadisi’nin 18. yüzyılda mesire yeri olduğu, padişaha ait bir Hasbahçeye dönüştürüldüğü, I. Abdülhamit ve III. Selim dönemlerinde de ilgi çektiği bilinmektedir. Sultan Abdülmecit döneminde yeni yapılaşma hareketi dahilinde bu alanda Ihlamur Kasırlarının yapımına başlanmıştır.

Yüksek çevre duvarlarının sınırlandığı ağaçlık bir alan içindeki iki yapı Nikogos Balyan tarafından yapılmıştır. Yapıldıkları 1849-1855 yıllarından bu yana kimi zaman Nüzhetiye, kimi zaman da Ihlamur Kasırları adıyla anıla gelmiştir.

Törenler için düşünülen ve kullanılan Merasim Köşkü, ön cephesindeki dönemin beğenisini yansıtan barok çizgiler taşıyan merdiveni, ilginç ve hareketli kabartmalarıyla çarpıcı bir mimarlık örneğidir. Osmanlı sanatında 19. yüzyılda tercih edilen motifler ve kalem işleri kullanılmış, Avrupa’nın çeşitli üsluplarındaki mobilyalar ve döşeme öğeleriyle belirli bir bütünlük sağlanmıştır.

Maiyet Köşkü ise daha küçük ve daha sade bir mimariye sahiptir.

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 1966 yılında TBMM Milli Saraylar bünyesine katılan Ihlamur Kasırlarının Merasim Köşkü bir Müze-Saray olarak ziyarete açıktır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:16   #87 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Maslak Kasırları
Levent ve Ayazağa semtlerini birbirine bağlayan ana yolun sağında bulunan Maslak Kasırları’nın yer aldığı çevrede ilk yapılaşmaların, Sultan II. Mahmut döneminde başladığı ve bu bölgenin Sultan II. Abdülhamit’in veliahtlığı sırasında sultanlara ait bir av ve dinlenme yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Bu yıllarda tarih sahnesine çıkan ve bölgeye özel bir konum kazandıran Maslak Kasırları’nın ne zaman ve kim tarafından yaptırıldıkları tam olarak saptanamamakla birlikte, büyük bir bölümü Sultan Abdülaziz dönemine (1861-1876) tarihlenmektedir. 170.000 m.²’lik orman arazisinin ortasında, yeşilin tüm tonlarını barındıran bir koruluğun içinde yer alan Maslak Kasırları’ndan günümüze; Kasr-ı Hümayun, Mabeyn-i Hümayun ve Limonoğlu, Çadır ve Köşk Paşalar Dairesi gelebilmiştir.

Boğaziçi’nin Karadeniz’e açıldığı noktayı çok iyi görebilen bir konumda, çevrelerindeki yeşil örtüyle bütünleşen bu yapılar, 19. yüzyıl sonları Osmanlı mimarlığı ve süslemeciliğinin seçkin örneklerini oluşturmaktadır. Sultan II. Abdülhamit’in çalışma ve yatak odalarının bulunduğu Kasr-ı Hümayun, bu sultanın Osmanlı tahtına çağrılmasına tanık olmuştur ve bu yönüyle Osmanlı tarihi açısından özel bir önem taşımaktadır. Günümüzde Kasr-ı Hümayun, eldeki belge, anı ve eski fotoğrafların ışığında onarılarak bir müze-saray olarak geziye açılmış durumdadır.

Mabeyn-i Hümayun ve ona bağlantılı Limonluk ile Çadır Köşk ve bahçesi de aynı biçimde ele alınarak onarılmış ve ziyaretçilerin oturup dinlenebilecekleri birer kafeterya kimliğine kavuşturulmuşlardır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:16   #88 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Aynalı Kavak Kasrı

Üç yüzyıl boyunca Haliç kıyılarını süsleyen ve günümüzde Aynalıkavak Kasrı adıyla tanınan yapı, Osmanlı İmparatorluğu Döneminde “Ayanalıkavak Sarayı” ya da “Tersane Sarayı” olarak bilinen yapılar grubundan günümüze ulaşabilen tek örnektir.

İstanbul’u tanıtan tarihsel kaynaklardan, yörenin Bizans Döneminde de imparatorlara ait bir dinlenme yeri olduğu anlaşılmaktadır. Haliç kıyılarından Okmeydanı ve Kasımpaşa sırtlarına doğru gelişen bu büyük bağ ve koruya; İstanbul’un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmet’ten başlayarak padişahlar da ilgi göstermiş ve Osmanlı İmparatorluk Tersanesi’nin Kasımpaşa’da kurulup gelişmeye başlamasıyla birlikte yöreye “Tersane Has Bahçesi” adı verilmiştir.

Buradaki yapılaşmaların tarihi, Sultan I. Ahmed Dönemine (1603-1617) dek inmektedir. Tarihsel süreç içinde çeşitli padişahların yaptırdığı kasırlarla gelişen ve “Tersane Sarayı” olarak anılan bu yapılar topluluğu; 17. yüzyıldan başlayarak “Aynalıkavak Sarayı” olarak da adlandırılmıştır.

Saray bütünü içinde yer alan ve Sultan III. Ahmed Döneminde (1703-1730) yaptırıldığı sanılan Aynalıkavak Kasrı, Sultan III. Selim Döneminde (1789-1807) yeniden düzenlenmiş ve bugünkü görünümünü kazanmıştır. Yapı; Divanhanesi, Beste Odası ve bu mekânların pencerelerini dolanan Yesarî’nin talik hattı ile yazılmış, Kasrı ve III. Selim’i öven, dönemin tanınmış şairleri Şeyh Galib ve Enderunî Fazıl’a ait şiirleriyle 18. yüzyıl mimarlık örnekleri arasında özel bir yer almaktadır.

Deniz cephesinde iki, kara cephesinde tek katlı kütlesiyle Osmanlı klasik mimarlığının son ve ilginç yapılarından biri olan Kasır; süsleme açısından da çağının beğenisini yansıtmakta, özellikle besteci Sultan III. Selim Dönemi kültürünün pek çok öğesini bünyesinde barındırmaktadır. Öyle ki, bu kültürün başlıca simgeleri olan sedir ve sedirimsi kanepe, mangal kandil gibi mobilyalarla döşeli olan odalar, bugün yok olmuş bir yaşam biçiminin görünümlerini sergilemektedir. Günümüzde bir müze-saray olarak ziyarete açık tutulan Aynalıkavak Kasrı’nın zemin katı, Sultan III. Selim’in besteci özelliği de göz önünde tutularak, Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan görsel kaynaklar ve kimi kurum ve kişilerin armağan ettiği çalgıların bir araya getirilmesiyle “Türk Çalgıları Sergisi” mekânına dönüştürülmüştür. Kasrın bahçesindeyse, özellikle yaz aylarında konuklara yönelik kafeterya hizmetleri, klasik Türk Sanat Müziği örneklerinin seslendirildiği Aynalıkavak Konserleri ile ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar verilmektedir.

Aynalı Kavak Caddesi, Hasköy
Tel : (0212) 227 34 41
Faks : (0212) 250 40 94

Pazartesi ve Perşembe günleri dışında her gün; 1 Ekim-28 Şubat arasında 09.30-16.00, 1 Mart-30 Eylül arasında 09.30-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Ekim 2011, 15:17   #89 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Köşkler

Sepetçiler Köşkü


Tarihi yarımadanın deniz tarafında sıralanan bir dizi köşk, Topkapı Sarayı’na aitti. Bu köşkler içinde ayakta kalan Sepetçiler Köşkü, saray muhafızı bostancıların Sepetçiler Bölüğü tarafından yapıldığı için bu adla anılır. Mimarı Davut Ağa’dır. Günümüzde Uluslararası Basın Merkezi olarak kullanılmaktadır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Ekim 2011, 15:17   #90 (permalink)
ol iz vel

..Shalini # - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 09 Ekim 2011
Nerden: Aliyona
Yaş: 94
(Mesajlar): 1.562
(Konular): 289
Renkli Para : 6859
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 9
Ruh Halim: Bulutlarda
Takım :
Standart

Florya Atatürk Deniz Köşkü

Marmara Denizi kıyısında, Yeşilköy ile Küçükçekmece arasında bir yerleşim bölgesi olan Florya’nın 19. yüzyılda sönük bir avcı uğrağı konumunda olduğu bilinmektedir. Atatürk’ün buraya olan ilgisiyle önem kazanan Florya giderek yazlık bir dinlenme merkezine dönüşmüştür.

Atatürk için İstanbul Belediyesi tarafından 1935 yılında mimar Seyfi Arkan’a projelendirilen köşk, yazlık bir konut olarak yapılmış ve aynı yıl 14 Ağustos tarihinde kullanıma açılmıştır.

Ulu Önder, 1936 yılının Haziran ve Temmuz aylarında uzunca bir süre burada yaşamış, siyasal ve bilimsel toplantılar için köşkü özellikle kullanmış, aralarında İngiliz Kralı VIII. Edward ve Madam Simpson’un da bulunduğu kimi önemli konukları burada ağırlamıştır.

Köşk, Atatürk tarafından son olarak 28 Mayıs 1938 günü kullanılmış, kendisinin ölümünden sonra bu yapılar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak Sayın İsmet İnönü, Sayın Celal Bayar, Sayın Cemal Gürsel, Sayın Cevdet Sunay, Sayın Fahri Korutürk ve Sayın Kenan Evren tarafından kullanılmıştır.

16 Eylül 1988 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’mızca TBMM’ne bağlı Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na devredilen bu yapılar topluluğu, restorasyona alınarak Atatürk Müzesi haline getirilmiş ve içinde “Atatürk İstanbul’da” konulu sürekli bir fotoğraf sergisi oluşturulmuştur. Öte yandan köşkün bir bölümünde de Atatürk ile ilgili çeşitli yayınlar tanıtılmakta ve satılmaktadır. Yaverlik ve Genel Sekreterlik binaları onarılarak TBMM sosyal tesisleri haline getirilmiş, bu binaların arasında kalan boşluğa kafeterya ve restoran hizmeti veren bir yapı eklenmiş, yine bahçe; kafeterya hizmetleri verilecek bir konuma getirilmiştir.

Florya
Tel : (0212) 426 51 51
Faks : (0212) 580 75 34

Pazartesi, Perşembe günleri dışında her gün, 01 Ekim-28 Şubat arasında 09.00-15.00, 01 Mart-30 Eylül arasında 09.00-16.00 saatlerinde ziyarete açıktır.





..Shalini # isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
âzâm, Şehri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557