Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Televizyon & Radyo > Tv & Radyo Genel Haberler
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Tv & Radyo Genel Haberler Televizyondan ve dizilerden genel haberleri bu bölümde paylaşabilirsiniz.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Haziran 2012, 16:46   #1 (permalink)
Çok Şükür...


∞ MαsαL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 03 Ağustos 2011
Nerden: ♫ ♫ ♫ ♫ ♫ ♫
(Mesajlar): 22.727
(Konular): 5773
İlişki Durumu: Evli
Burç:
Renkli Para : 787623
Aldığı Beğeni: 4232
Beğendikleri: 7438
Ruh Halim: Cok Asik
Takım :
Standart Hümeyra Reytingden Nefret Ediyor






Yeni dizisi “Annem Uyurken” ile ekranlara dönmeye hazırlanan Hümeyra Milliyet’in Pazar ekine verdiği röportajda “Reytingden nefret ediyorum. Demokles’in kılıcı gibi tepemizde, her şey ona bağlı” diye konuştu.




"Herkül ağzında kendinden büyük ördeği ile salona geliyor. Onunla oyun oynamak istiyor, besbelli. Bizse çaylarımız elimizde sohbete henüz başlamışız. Hümeyra Herkül’ün ağzından ördeği almaya çalışırken ben çaktırmadan evi inceliyorum. Cihangir’in göbeğindeki bu apartmanın içini hep merak etmiştim. Harika bir manzarası var. Evin dekorasyonu da çok zevkli. Üzerinde bolcakitap okunduğu belli olan bir kanepe, arka odada ise bir resim atölyesi var.

Hümeyra iki yıllık bir aradan sonra önümüzdeki hafta başlayacak yeni dizisi “Annem Uyurken” ile ekranlara dönüyor. Yeni projesini konuşmak için bir aradayız. Bir aydır aralıksız çalıştığından epey yorgun ve klasik bir cümle gibi gelecek ama çok heyecanlı. Fakat normal bir heyecandan bahsetmiyorum.

Söylediğine göre gece uyku kaçıran, tir tir titreden, ağlama krizlerine bile sokabilen bir duygu yaşıyor.“Bunca yıldan sonra biraz fazla değil mi? Artık alışmış olmalısınız...”diyorum. Cevabı: “Nerede şekerim, beni bu endişe öldürecek. Her işime ‘Bu defa son’, ‘İşte şimdi rezil oldum’ diye başlarım. Ne kadar endişeli olduğumu tarif edemem. Şu ilk bölüm yayınlansın bir kere, rahatlayayım” diyor.

“Annem Uyurken” isimli diziniz yakında başlıyor. Senaryoda sizi cezbeden şey neydi?

Kaybedilmiş bir on yıl var ortada. Kadın pat diye düşmüş bayılmış ve on yıl sonra uyanıyor. O arada hayatı o farkında olmadan değişiyor. Bu, bana çok çekici geldi. Hangimiz bugün hayatındaki on yılı geri almak, değiştirmek istemez ki? Bir oyuncu için çok eğlenceli bir karakter. Ben de sıradan şeyleri seven bir kadın değilim.

Ne kadar süredir ekranda yoksunuz?

İki yıl oldu. Eskilerde “Yüzünü eskitmek” diye bir şey vardır. Ben ona inanıyorum. Sırf iş yapmak, ekranda gözükmek için proje kabul eden biri değilim. Bir de feci endişeli bir tipim ben. Bu vücudum ve beynim için büyük yük, dolayısıyla ancak değeceğini hissettiğim işler için giriyorum.

Reyting de endişelerinizi artırıyor mu? Malum bu işin televizyonda kalıcı olup olmayacağı aldığı reytinge bağlı...

Reytingden nefret ediyorum. Demokles’in kılıcı gibi tepemizde, her şey ona bağlı. Bu tarz projeler kolay kolay çıkmıyor, çok insanın emeği var. Sette en az 60 kişi çalışıyor, ailelerine ekmek götürüyor. Sizin oyuncu olarak göreviniz reyting ile direkt alakalı. Alamazsanız ilk sorumlu sizsiniz, böyle bir stres olabilir mi?

Röportaj yaptığım kimi oyuncular “Televizyon projeleri benim için o kadar mühim değil. Esas heyecan tiyatroda, esas zor olan o” diyorlar. Sizce?

Diziye burun kıvıran, “Sadece para için yapıyorum” diyenler var. Bence bu yanlış bir tavır çünkü televizyon oyunculuğu hiç de kolay bir iş değil. Hele ülkemizdeki çalışma koşulları düşünülürse. Sonra sinemada, tiyatroda canlandıracağınız karakterin sınırları bellidir. Hikaye nasıl bitecek bilirsiniz, ona göre hazırlanırsınız. Dizilerde öyle mi? Senaryo ekibinin eline bakıyorsunuz. Oyuncu olarak anında duruma adapte olmalısınız. Bu da kolay değil. Zaten bence ileride bizim için

“Bu oyuncular deli miymiş yahu? Yapılacak iş mi?” diyecekler. Ben de yukarıdan onlara gülümseyeceğim, içim rahatlayacak.

“Estetiğe karşı değilim, istersen dudaklarını alnına diktirirsin kimse karışamaz”

* Kendimi çok acımasızca eleştiririm. Dizimi izlerken televizyon karşısında dövünüp yastıkları fırlattığım oldu, o derece!

* Güzelliğine düşkün bir kadın değilim. Hayatımda hiç diyet yapmadım, yerim kilo almam. Kokoş falan da değilim. Hatta ‘Bir ruj, bir duş alayım’ diye bir tabirim vardır. Temiz ve derli toplu olmak kafi.

“Bir dönem Tarkan kadar popülerdim, sonra azaldı. Azalınca üzülmedim aksine çok rahatladım”

“1969-1976 arasında sokakta Tarkan gibi dolaşıyordum” demişsiniz. Sonra bu popülerlik azaldı. Avrupa Yakası’na kadar. Popülerliğinizin azalması sizi üzdü mü?

Popülerlik azaldı diye hiç mutsuz olmadım Pelin, hatta aksine mutluydum. Şehir tiyatrolarında oynuyorum, her akşam sahnedeyim, alkış alıyorum ve bir de üstelik sokakta tanınmıyorum. Bundan daha büyük rahatlık ve mutluluk olabilir mi? Şimdi “ünlü”yüm ama hapiste gibiyim...

Şikayetçisiniz sanırım...

Ben şöhreti güzel taşıyan bir kadın değilim. Yüzümün tanınmasını sevmiyorum. Oyuncu ne yapar? Gözlem yapar. Benim halk plajına gitmem, toplu taşımaya binmem kısacası halkın arasına karışmam lazım ki gözlem yapayım. Ama mümkün değil. Şizofrence bir duygu geldi şu sıralar. Sanki takip ediliyormuşum gibi hissediyorum. Magazin basını ile aram iyi değildir, beni sevmezler. Her soruya cevap vermek zorunda olduğumu düşünmüyorum. Bir de rahatıma düşkünüm. İstiyorum ki lastik ayakkabımı giyip, saçımı bağlayıp çıkayım. Paparazzilerle mümkün mü?

Peki sokakta izleyicilerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Seviyorum birlikte fotoğraf çektirmeyi, iki laf etmeyi. Bir de ben birkaç kuşağın birden tanıdığı biri olduğum için enteresan şeyler geliyor başıma. Annesi şarkıcı olarak tanıyor, kızı oyuncu. Şarkıcılık döneminden bir hikayem var. Alışveriş merkezinde bir kadın yanıma geldi ve başladı anlatmaya: “Sevgilimi terk etmişim. Ankara’dan İstanbul’a gidiyorum. Tam trene bineceğim ki sevgilim koşarak geldi ve elime Kördüğüm plağını tutuşturdu. İstanbul’a geldiğimde dinledim ve ağlaya ağlaya Ankara’ya döndüm. Bakın bu da torunum” Bu hikayeyi dinleyince tüylerinin diken diken olmaması mümkün mü?

Hâlâ arada sırada gitarı elinize alıyor musunuz?

Şu an en fazla ilgilendiğim şey memleket meseleleri. O yüzden protest müzik yapmak lazım ama o enerjiyi de kendimde görmüyorum. Resim yapıyorum. Oyunculuk biterse resme devam ederim. Hayatta hep içimden geleni yapmayı seçtim. Müzikte en tepedeyken oyunculuğa başladım. O yüzden 70’inden sonra pilot olarak da karşınıza çıkabilirim. Belli olmaz.

“Beethoven ve Çaykovski gibi isimler varken ‘besteciyim’ dersem döverler”

İnternette sizinle ilgili araştırma yapınca karşıma şu cümle çıktı: “Besteci, söz yazarı,müzisyen ve oyuncu.” Siz bunları nasıl bir sıralamaya koyarsınız?

Normalde internette bakmıyorum çünkü asabım bozuluyor. Bu yüzden Twitter’a bile girmiyorum, biri laf eder cevap veririm diye. Ama bu cümle güzelmiş. Ben bunların hiçbirini yapıyorum diyemem. Apolet gibi, şuyum, buyum diye saymadım hiç. Bir de Beethoven ve Çaykovski varken “Besteciyim” dersem döverler yahu! Doyu görsem mertek sanarım.

Çocukluk hayaliniz neydi? “Büyüyünce şu olacağım” der miydiniz?

Babam Sorbonne Üniversitesi’nde hukuk okuyayım istiyordu. Kendisi hukuk profesörü olduğu için. Ama ilkokulda kırık getirince vazgeçti adamcağız. Annemin zoruyla beş yaşında baleye başladım. Ağaç tepesinden inmeyen erkek gibi bir kızdım. Bütün gün sokakta oynardım, mahallede seksek turnuvası yapar kazanana kahve fincanı verirdik. Hep ben kazandığım için komşuların fincan takımları eksikti. Bizde ise mutfak rengarenk fincanlarla doluydu. Annem de ne yapsın biraz hanım hanımcık olayım diye baleye verdi. Bir de SS subayı gibi Alman bir mürebbiye tuttu. Sabahın köründe hazırola geçiriyordu “Guten Morgen!” (Günaydın) diye. Neyseki bana çok dayanamadı iki sene sonra kaçtı gitti.

10 yaşınızdayken Ankara’dan İstanbul’a gelmişsiniz. Hayatınız çok değiştirmiştir.

Benim için bir dönüm noktasından bahsediyorsun. 10 yaşında babamı kaybettim.
O yaşta kolay değil. Annem “Baban toprak oldu” demişti. Anlamamıştım. “Üzerine çiçek mi ekeceğiz?” demiştim saf saf. Teyzem ve eniştemle aynı apartmana taşındık İstanbul’da. Daha korumacı bir ortamdı. Ama iyi geldi. Yalnızlığın önemini anladım. Yalnızlıktan zevk almak, korkmamak mühimdir hayatta. Sahip olduğun en büyük değer sensindir çünkü.

Hiçkimseye hayat onsuz devam edemezmiş gibi bağlanmıyorsunuz sanırım.

Yok yahu! Beceremiyor insan. İşin içine aşk, meşk girince hesap kitap dağılıyor. “Ben şöyleyim, kendime böyle güveniyorum, yalnızken de mutluyum” dersin ama âşık olunca adamın tepesine çıkarsın. Sonra tokadı yiyince, ağzın burnun kırılınca anlarsın olanı biteni ama iş işten geçer. Böyle zamanlarda da oturup şarkı yapıyorsun işte.

İlk bestenizi ne zaman yaptınız?

Liseyi İngiltere’de okudum. Çiçek çocuklar zamanından bahsediyorum. Gitar çalmayanı dövüyorlardı. Saçlarım uzun, ucunda boncuklar tam bir hippi kızıydım. Sokaklarda gitar çalar, para toplardık. Bende Türkçe bir şeyler mırıldanırdım arada. Ama aklımın ucundan geçmiyordu şarkıcı olmak, plak çıkarmak.

İlk plağınızı çıkarma hikayeniz Türk filmlerini aratmayacak cinsten...

Komiktir o hikaye. Balerin olmayınca çizime merak sardım. Neyse, Melodi Plak’ta işe girdim. Plakları boyuyorum. O zamanlar dijital ortam yok, bayağı fırça ile kat kat boyuyoruz. Bir yandan şarkı söylüyorum. Patron geçerken duymuş. “Kimi dinliyorsun?” dedi. Anlayınca da “Gel yarın sana plak yapalım” demez mi? Delirdim. Anneme söyledim, inanmadı. Ancak plak basıldı, eline aldı da öyle inandı.

Çok politik bir dönemde ünlü oldunuz. Gençlik, siyasi çatışmalar yaşarken ve bu çatışmalar sanatçılara yansırken siz tavrınızı bozmadınız...

Ne sağa ne de sola yakın olmak istemedim. Daha doğrusu içimden ne geliyorsa onu yaptım. Bir dönem sosyal içerikli şiirleri besteliyordum sonra pat diye Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirini besteledim. Müziğimde her şeyi bulmak mümkündü. Bir de ne var biliyor musun? Biraz korkaktım. Solcu arkadaşlarım içeri alınırdı o dönemde. Korkardım, şaka yollu onlara “Canım tatlıdır, kolumu çimdikleseler anlatırım olanı biteni” derdim. Politik bir görüşü savunacak kadar lider ruhlu da değildim. Ama ne oldu? politik İnsanların ortak hislerine hitap ettim. Aşkı, özlemi anlattım...”








.




∞ MαsαL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
ediyor, hümeyra, nefret, reytingden


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557