Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Sevda Sokağı > Ünlülerin Şiirleri (Alıntı Şiirler)
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Ünlülerin Şiirleri (Alıntı Şiirler) Ünlülerin şiirlerinin yani alıntı yaptığınız ünlü şairlerin şiirlerinin paylaşıldığı bölümdür.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23 Haziran 2012, 15:29   #1 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart Mehmet Tevfik Temiztürk ŞİİRLERİ

'1 ALLÂH Var''Hesapsız şuursuzluk, hesapsız başı boşluk,
Bunlar Kâinat ’ta yok, düşünmekse yoksunluk.

ALLÂH(c. c.) ’ın bir hikmeti, bir de amacı vardır.
Rabbimin kontrolünde, bir de izahı vardır.

Her birinde bir ilim, bir de manalar vardır.
Rabbin büyüklüğünü, anlatan ilimler vardır.

ALLÂH(c. c.) ’ın tevafuku ile yaratılmıştır.
Yarattığı Kâinat hem muvafık olmuştur.

Münasip düşmesi de, ilâhî tasarruftur.
O’nun bir izni ile Kâinat ki mahlûktur.

İlâhî hikmetlerle meydana getirmiştir.
Rabbanî maksatlarla, emrimize verilmiştir.

Bâtılda tesadüf var, her şey inkâr edilir.
İlim kabul edilmez, Peygamber reddedilir.

Her şey kendi kendine, yavaş yavaş oluşur(!)
Fikirler değiştikçe, düşünceler konuşur.

Tesadüfler yaratır(!) ,her şey dengesizleşir.
Bâtılda teoriler, birbirleriyle çelişir.

Kâinat tesadüfse, zarlarını kim attı?
Şuursuz atılan zar, Kâinat mı yarattı?

Dünya çok oyalandı, yeter ettikleriniz!
Cehennem doldu taştı, budur emekleriniz.

Şans eseri inkârdır, ihtimaller saçmalık,
Tüm düşünceleriniz, çöpe bırakılmalık.

Manasız sözleriniz, ifade edemiyor,
Bu muhteşem dengeyi, hiç izah edemiyor.

Bilim kabul etmiyor büyük ihtimalleri.
İhtimale dayalı, sapık düşünceleri.

Bu sonsuz Kâinatı yok yere oluştursun.
Başıboş ve ilimsiz, kullarıyla doldursun.

Sen bir binayı yap ta, bomboş bırak olur mu?
Gelişi güzel terk et, bu hiç âdil oldu mu?

Her şeyiyle mükemmel, muhteşem ve de özel.
Sonsuza dek dönüyor, Rabbim güzel mi güzel.

Gezegenler arası, mesafeler ölçülü,
Galaksiler çok geniş, Kâinatlar dürülü.

Nebula’lardan tut, yukarılara kadar,
Işığın hızını aş, boyutlarına kadar.

Mahlukatlar âlemi, bizlerde Onlardanız.
Melek, şeytan, cin gibi yaratıklarındanız.

Rabbim her şeye sahip, her şeyin de sahibi.
Yarattıkları O’nun, O her şeyin Habibi…

Tabiatta intizam, bitkisi ve hayvanı,
İçlerinde bir denge, bozmuyorsa insanı,

Tesadüf niçin olsun, tüm dengeler bozulsun.
Sırf bir dinsizlik için, Dünya Cehennem olsun

Deseler ki demir, kum, çimento, tahta, çivi
Kapı, tel, boru, parke, oluştursun bir evi.

Kendi kendisine bir, ev meydana gelmiştir.
Koltuk, kanepe, halı kendisi yerleşmiştir.

Dolap, raf ve uydusu, her şeyi bağlanmıştır.
Elektriği, suyu hizmete açılmıştır.

Bir ‘’şansın’’ eseriyle, tapu da verilmiştir,
İmarı, kadastrosu, senedi verilmiştir.

Oturansa ateist, minnet borcu olmasın.
Su borcu ödemesin, ama suyu kullansın.

Çöpünü atabilsin, kırsın ve dökebilsin.
Elektrik kullansın, kimse ilgilenmesin,

Ne kadar abes oldu, ne kadar saçma oldu,
Basit bir örnek bile, fikir çürütür oldu.

Bir İslâm ilmihâli, tesadüfen, yazılsın.
İçinde fetvalarla, ayetleri anılsın.

Kâğıdı, sayfaları, cildi, rengi olsun.
Kolisi, abonesi, tesadüfen oluşsun.
……………….
Bâtıl yayacaktır ki, tesadüfle fikrini,
Hayvandan gelebilsin, anlamasın dinini…

İnkâr edilebilsin, meydan açılabilsin.
Kâfir egemen olsun, zulmünü edebilsin.

Tesadüfte ki amaç, değersizliği kılmak.
Değersiz fikirlerle, kölelik oluşturmak.

Kaba kuvvetleriyle, vicdansızlığı yaymak.
Hakk’a hükmedebilmek, Kâinat ‘ta tek olmak.

Dünya’yı Cehenneme, zulmüyle dönüştürmek.
Adâlet tanımamak, nefsini tatmin etmek.

Hak hâkim olmamalı, yoksa merhamet gelir.
Adalet, hukuk olur, hakimiyet birlenir.

Bâtılın şeytan ile arası açık kalır,
Dünya’ya barış gelir, hakikat hatırlanır.

Yaratıcı apaçık, ALLÂH(c. c.) ’tır ve de birdir.
Varlığı apaçıktır, bizim tek Rabbimizdir.

Belki boş lâflar ettim, nefsimdeki şeytana.
Zaten nefis dinlemem, yönelmişim Rahman’a.

Rahman ve Rahim olan, yaratıcım ALLÂH(c. c.) ’tır.
Zerre şüphem ki yoktur, inancım muhakkaktır.

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Haziran 2012, 15:30   #2 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

'Âlim Hakikat Ehli''Oku ALLÂH(c. c.) ’ın emri, çünkü Kâinat geniş,
Cehaletin emrinde, sürmez günah işleyiş,
Başka da bir tür değiliz, cahillik affedilemez,
İnsan fıtratına ters, utanılacak bir iş.

Eğitim öğretim al, kalpler hep aydınlansın,
Merhamet ki var olsun, cahillik yayılmasın,
Zalim cana acımaz, vicdanlara zulmeder,
Ahlakını tanımaz, Rabbine isyan eder.

Âlim Hakikat Ehli, cehaleti durdurur,
İlim, bilim ve fende, Rabbimizi buldurur,
Evreni aydınlatır, toplumlar fayda bulur,
Rabbine el açmadan, dualar kabul olur,

Hayvanlar ilim yapmaz, ilimleri yeterli,
Arı balını yapar, çünkü Rabden hünerli,
Rab emir verdiğinde, böcek Rabbini dinler,
Mucize fark edilmez, bazı kalpler engelli.

Çünkü arı değiliz, eğitim öğretim şart,
Cehalet kula yakışmaz, Hak’tan uzaklaşırız,
Cahiller korkusuzdur, kalpleri oldukça kart,
Şirklere gömülürüz, Cehenneme yakışırız.

Peygamber hiç değiliz, doğuştan eğitimli,
İstesek te olunmaz, arı ve bal misali,
Rabbi okuyacağız, oku KUR’ÂN’ın emri,
Cennetin yolu açık, insanlık Peygamberli…

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Haziran 2012, 15:30   #3 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

''Mehmet Tevfik’in Ceketi''
Yirmi beş yaşlarında, fakülte öğrencisi.
Veteriner ol diye; tembih etmiş annesi.
Her hâlinden belliydi, fakirdi ve sefildi.
Sırtındaki ceketi; elli yıla kefildi…

Etüde girdi bir yer bulup çalışacaktı.
Ceketini çıkardı, içerisi sıcaktı.
Askıya doğru vardı, her hâlde asacaktı.
O’da ne! Ceket yamuk durdu, yanlara sarktı.

O duruşa insanın içi burkuluyordu.
Emektar ceketini düzeltmeye ant içti.
Ama nedense ceket çul gibi duruyordu.
Tamam! Anladı şimdi, demek ceket bir hiçti.

Ceket şimdi düzeldi, askıda dengelendi
Darağacında bu kez, sallandı sallandıkça.
Askı kapı ağzında doğru mu oldu şimdi?
Dönüyordu emektar, açılıp kapandıkça…

Ceketinin sağını, sol tarafa katladı.
Yok! Pek ciddî durmadı arka dışa fırladı.
Çatal iğneyle, kolu dikip yukarı astı.
Zavallı ütüsüzün, kolu astarı kastı.

Uzaktan bakmak için, köşesine çekildi.
Ütüsüz, rengi solmuş, sanki aç ve sefildi.
Niçin diğer ceketler gibi çağdaş değildi?
Pek uzun ömürlüymüş, eskiseymiş iyiydi.

Sahibi kafasını boş yere yoruyordu…
Ceket cağız cahildi askıdan korkuyordu.
Düşünme, kimse almaz at duvarın dibine!
İstersen minder gibi yap otur bak keyfine…

Askıdan ceketini aldı, derhal giyindi.
O bile sahibim ne iyi diye sevindi.
Hatırası büyüktü, rahmetliden kalmaydı.
Saygı görürdü, onu sandığa kaldırsaydı.
(Eski şiirlerimden:1990)

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Haziran 2012, 15:30   #4 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

Selam Çiçek Kökleri''İçimde bir titreme.
Ellerim, ayaklarım,
Buz kesilmiş sanki.
Uzanıp, uyumak istiyorum,
Toprak yatağı gördükçe.
………………..
Hâfızam;
Sanki han kapısı.
Giren, çıkan belli değil.
Yerleşenler oluyor izinsizce.
Taht kuruyorlar beynime.
Defolun diyorum!
Kahkaha ile gülüyorlar,
Alay ediyorlar benimle.
………………..
Kazaklarındaki,
Desen korkutuyor beni.
Aynı insanlar gibi,
Omuzlarını dönmüşler bana,
Çaresizim,hap içmek zorunda kalıyorum.
Onlara karşı.
………………..
Etrafım karanlıklaşıyor,
Uçsuz bucaksız oluyor odam.
Yalnız kalıyorum birden.
Burası gurbetten de acıymış…
……………..
Öyle yorgunum ki;
Canım demli çay istiyor.
Keşke son zamanlarımda,
Ellerimle demleseydim de,
Doya doya içseydim.
Ah ne olurdu sanki.

Aman ALLÂH’ım!
Nelerden bahsederim ben.
Lâf çarpılıyor suratıma.
Senin gibilerin bekledikleri,
Neler olabilir ki dünyadan,
Yeme,içme,eğlenme,dinlenme…

Ama ne yedim,
Ne içtim,
Ne de eğlendim…
Eğlenceler haram olmuş,
Gülmek yalan olmuş,
Dertler mayam olmuş,
Çile çektim,derbeder oldum,
Hep ağladım.
Günâhımı almayın ne olur.

Yakınlardan uzaklara…
Düşünceden, zamana uzanıyor ellerim.
Dakikalarım alt üst oluyor.
Pişmanlıklar daraltıp,
Zerre yapıyor beni…
Genişliyorum birdenbire,
Açıyorum gözlerimi…
Bu bir rüya değil,
Zamanda yolculuk sanki!
Tekrar kapanıyor gözlerim.
Anladım belki ölüm uykusu,
Çok da tatlı.

Her hâlde o an geldi,
Ağzımda su da kalmadı.
Yine başladı,
Midem kazınmaya…
Veren de O alan da O.

Ziyaretçim mi?
Şeytan ha!
Zaten benim gibi bir günâhkârın ziyaretine.
Kim gelir ki gelse gelse…
………………..
Ey karınca!
Sen bari beni terk etme.
Merak etme ör yuvanı!
Ben kıpırdamam.
Bozulmayacak yuvan,
Selâm Çiçek Kökleri.

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Haziran 2012, 15:31   #5 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

''Sen Bir Çiçeksin''
Hakikî bir dostum, şahsımdan şiir istemiş.
‘’Bizi biraz eleştir, tenkit ediver! ’’ Demiş,
İtiraz etmeyecek, hakkını helâl etmiş,
‘’Bu yazdıklarını da, kitabına al! ’’ Demiş.

Aldım almasına ya, şiirim olgun değil,
Düzenlemem için de, zamanım uygun değil,
Sözlerine açığım, sen de şahsıma lâf yaz,
Bu tek yönlü olmasın, sözlerim âdil değil.

‘’Hocam bizi eleştir! ’’,diye yalvardın bana,
Tanırım kendisini, dedim ‘’Eleştireyim! ’’,
Şu anda düşünmeden, yazdığım bu şiirle,
Aklıma gelenleri, kitabıma dökeyim.

‘’Sende bizi eleştir! ’’Diyemedim yüzüm kara.
Çünkü mahvolacağız, bu şiirim düzensiz,
Meşguliyetim fazla, dengelemeden aldım,
Ölçüm tam uygun değil, sözlerim kafiyesiz.

Siyasî konuşamam, zaten anlamıyorum,
Hakaret se hiç etmem, iltifata muhtacım,
Zaten sözlerim ağır, yine bana dönecek,
Edilen tüm lâflarım, aslında gerçek sahsım.

Yılda beş altı oyun, çocuklarla birlikte,
Oyununu yazıyor ve de sergiliyormuşsun,
Sahneyi tasarlıyor, kostümlerle birlikte,
Faaliyet adıyla eğlendiriyormuşsun.

Senin ilgi alanın, bir tiyatrocu olmaktı,
Seksen iki yılında, bir sınava girmişsin,
Dramatik Yazarlık ve Sahne Tasarımı,
Sınavları kazanmış, mülakata gelmişsin.

Mülakat bilgin hiç yok, yağcılık yapamazsın,
Kırdığın potların var, artık unutamazsın,
Babanın fikirleri, kıldığın namazların,
Yerin dibine inmiş, anlattıkça anlatmışsın.

Söylenmesi gereken bu tip sözler değildi,
Sevdikleri romanı, dergiyi sunamadın.
Kazanmak istiyorsan, rolünü yapacaktın,
Fakülteye girmişsin, tüm potları kırmışsın.

‘’-Nabza göre şerbet ver, hem ne olacaktı ki(!) ,
Biraz gözlerine gir, süsle kem fikirlerle(!) ,
Ver istediklerini, bayağı ve aşağı ol(!) ,
Dünya ve nefse yönel, destekle figürlerle(!) .’’

Madem çok istiyordun, bunları yapacaktın.
Yüzün güven vermemiş, bir sınav kazanmışsın.
Samimiyet geçmemiş, bir rol uyduracaktın!
Çünkü bir sahnedesin, uydurur, ispatlarsın.

Sen rol beceremezsin, nefse yönelemezsin,
Şahsen ben olsam sokmam, mülakattan anlaman,
Tüm bunlar rol gereği, niçin düşünemezsin?
Aşağı rolü yapman, değil aşağı olman.

Yapsaydın yağcılığı, rahatça kazanırdın(!)
Şükür ki yapamadın, gözden düştün elendin,
Şahsen hayırlısı bu, yeteneğin elinde,
Azminle güçlenecek ve yol kat edeceksin.

Dünya görüşün geçmez, seni kimse anlamaz,
Güldürmüşsün Onları, elemekte haklılar.
Şimdi içine vermiş, senden hiç adam olmaz.
Yıllar geçtiği hâlde, ne bu hak aramalar.

Tiyatrocu değilsin, zamanla seminerler,
İlgili kulüplerde, bazı küçük oyunlar,
Çok bahane bulursun, düzenlersin sahneni,
İnsanlarla oynarsın, dramalar, oyuncalar.

İnsanları güldürmek ve düşündürmek ile,
Sen ne bir soytarısın, ne de bir hokkabazsın.
Büyük lâflar da etsen, zora düşürmesen de,
Bil ki utangaç hâlle tiyatrocu olamazsın.

İçinde bir sevgin var, roller üstlenebiliyorsun,
Kostüm, sahne ve rolle fikir üretebiliyorsun,
Toplumdaki tiplere, karakterlere bakıp,
Kalpleri hiç kırmadan, eleştirebiliyorsun.

Küçük büyük oyunlar, Sen’de, izlemişimdir.
Şahsen eğlendirici ve de bilgili buldum.
Oyunlarını bile şahsen incelemişimdir.
Tertipli ve düzenli ve de ilgili buldum.

Yine derim acemi tiyatrocu olmuyor,
Saf rolü için bile, akıllı insan gerekiyor,
Sen oyuncu değilsin, oyun böyle olmuyor,
Biraz eğitim ile biraz tecrübe geliyor.

Terk et şu tiyatroyu, anla ki az sınırın var,
Oyuncu olmak için, kabiliyetliler var,
Hem safsın hem aptalsın, rollerle ne işin var,
Zaten itibarın yok, güvenilmez yüzün var.

Biraz geriye gitsem, anılar deşilecek,
Tiyatroya bir ilgin, az biraz da bilgin var.
Küçük parodilerle, için rahat edecek,
Seni destekleyecek, bir de şair dostun var.

Sakın beni dışlama, sen Ben’sin, Ben’se Sen’im.
Bil ki yaş sınırın yok, eğitim almaya bak.
Ustalardan eğitim gör veya sertifika al,
Yine de hiç uğraşma, Tiyatro’yu da bırak!

Oyun dediklerin de, hikâyeden, fıkradan,
Daha küçük yaşlarda,bölümlerden almışsın.
‘’Timur’un Filleriyle, İki Saf Askeri’’ de,
Oyunlaştırmışsın ve de oynatmışsın.

İstersen sen hiç bakma, değiştirme fikrini,
Şahsım da önem verir, tiyatro sevgisine,
İçimde hissederim, bazı bazı zamanlar,
İmrendiğim çok olur, tiyatro seyircisine.

Bazı özel günlerde, vatandaş tiyatro ister.
Tiyatro en zorudur, çoğu bu işten kaçar,
Oyununu yazarsın, dört sahne düzenlersin.
En az üç beş dakika, üç beş kişi alkışlar.

Bilenler oyun ister, ‘’Hocam oyun hazır mı? ’’
Hazır değil dersen de, çevren hazırlık ister.
Hiç üşenmez hazırlar, yazar, çizer, oynatır.
Üç beş kupkuru alkış, şahsını mutlu eder.

Küçük istekler gelmiş, bazı özel günlerde,
Tiyatrolar Günü’nde, Çanakkale Günü’nde,
Akif’i kutlama da, On Dokuz Mayıs’lar da,
Çünkü bunlar ruhunda, daima yüreğinde.

İzleyenler düşünsün, biraz da gülsün ister.
Birazcık mana katar, insanlarla eğlenir,
Komediyi çok sever, oyununu sergiler.
O oyuncu olamaz, kendini eğlendirir.

Oyununu yazardın, oynatır ve atardın.
Adlarını bilirdim, kırk, elli civarında.
Arkadaş çevrem bile, seni unutmamıştır,
Sahneyi yönetmede, kostüm hazırlamanda.

Oynattığın oyunlar, ustaca sayılamazdı,
‘’Eline sağlık hocam! ’’, Sözü tam yeterlidir.
Ama tam güldürürdün, kostümlerin çok komik,
Mızraklar ve kılıçlar, oyunda sevimlidir.

Haddimi bilirim der, kendin rol üstlenirdin,
Bu iş rol üstlenmekte, rol dağıtmakta değil,
Yuhalanmıyorsun fakat olmuyor oyunların,
Kötüleyenler haklı, bu iş sana göre iş değil.

Mühim birisi değil, saygınlığın da yoktur,
Tiyatro ustalığın, şiirlerime benzer,
Senden tiyatrocunun, süpürgecisi olur,
Hokkabaz bile seni, her seferinde geçer.

Sertifikan var mı ki, oyun da bilgin olsun.
Sende görgü görmedim, sosyal yaşantın hiç yok.
Kendi gayretlerinle, emeklerini verir,
Maliyetin cebinden, karşılığın yine yok.

Kâr etmek istemezsin, verseler de almazsın,
Dostum ‘’Sen Bir Çiçeksin’ ’bunu reddedersin.
‘’Selâm Çiçek Kökleri’’, senin öz benliğindir.
Üstünde hakkım olsa, sen affedebilirsin!

Zaten hakların helâl, oyundakilere de,
Öncedekilere de, hem sonrakilere de,
Boşuna zaman harcar, ömrünü tüketirsin,
Bazen altı ay çalışır, iyiliğe geçmezsin.

Fazla uzatmayayım, asıl konum bu değil.
Anlatacağım olay, bu şahsın gayretidir,
Gayretinin sonunda, sürgün cezası ile,
Emeklerinin boşu, boşuna gittiğidir.

Kaldıysa ellerinde, kâğıttaki oyunlar.
Adını da bilmezler, kalsa dahi anılar.
Çekilmiş fotoğraflar, o’da vatandaşta olanlar,
Hepsi yalnız bu kadar, hep silinmiş hatıralar.

Helâl ettiğin halde, bir kul yara almıştır,
Bu konuda örnek çok, zamanım yetersizdir,
Şahsına ağır gelmiş, bir hatırası da vardır.
Hem sürgün edildiğin hem de ezildiğindir.

Suçun neydi bilmedin, savunmasız kovuldun.
Taş kalpli bir kindarın, fitnesiyle yoruldun,
Oyunun siyasî mi, değil mi bilemedin.
Dahası başlamadan, tiyatroda vuruldun.

Diyorsun suçum yoktur, olsa olsa tiyatro,
Belki sebep değildi, oynattığın bir oyun,
Yanlış anlaşılmışsın, boş ver unut ve de git.
Bu şiirinde kalsın, anlaşılmıyor oyun.

Prova izlenilmiş, puan buna verilmiş,
Daha ortada yokken, bir oyun zannedilmiş.
Belli anlamamışlar, Murtaza Bey’im hariç,
Manevi bir anlamda bir bundan destek gelmiş.

Oyun bilindin oyun, oyun içinde oyun,
Koyun bilindin koyun, koyun içinde koyun.
Sen yalnızca soyuldun, yalnızca kazık yedin,
Ortamından kovuldun, Kandil’e(1) vardı yolun.

(1) Konya/Cihanbeyli/Kandil Kasabası

Kendin teklif etmişsin ‘’Tiyatro oynatırım,’’
Sen engellememişsin, âmirin destek vermiş.
Bir de’ ’Oyun yazarım, kostümler hazırlarım,’’
‘’Konusu bizden olsun al bunlardan seç! ’’ Denmiş.

‘’Şu güne şu tarihe’’, Demişsin tamam hazır.
‘’Hazırlarsın Emmioğlu, güveniriz! ’’ Demişler,
Emmioğlu ise seçmiş, sevdiği bir oyunu,
‘’Sen Bir Çiçeksin’’ demişler bu hoşa gider.

Kaymakam Kemal Bey’e, atfedilen bir oyun.
‘’Sen Bir Çiçeksin’’ halen ezberlerimizde.
Millî şehitlerimiz, anılsın dualarla,
Oyuncular tertemiz, oyun kalplerimizde.

Vefat yıldönümüne, yetiştirilmeliydi,
Oyun yetişecekti, ortada kostüm yoktu,
Sahneyse henüz yeni, tertibatı ise yok,
Plânı, projesi uygunsuzluğu da çoktu.

Herkes tam bir acemi, seslendirmen hiç yok,
Tiyatro hiç olmamış, plân yapılmalıydı,
Oyuncu seçilmeli, biraz eğitilmeli,
Bilinçlendirilip, kazandırılmalıydı.

Dört sahnelik bir oyun, belki de yeterliydi,
Her sahnenin kostümü, farklı ve külfetliydi,
Savaş sahnesi bile, oyunda gerekliydi.
Kılık ve kıyafetler, Osmanlı dönemiydi.

Belirli karakterler, aranmış ve bulunmuş,
Oyun fotokopisi, eşit dağıtılmıştı,
Beceremeyenlerle, becerenler olacak,
Temizyürek tarafından ayıklanacaktı.

İşler çok karışıktı, oyuncular çocuktandı,
Yönetmense acemi, fakat çok gayretliydi,
Sözünde duracaktı, inanılmayacaktı,
Sanki bir kalleş gibi, dışa itilecekti.

O sıkışık bir anda, üçkâğıtçının biri,
Hoca’ya dedi kodu, uydurmanın peşinde,
Hoca aptalın biri, ne dediğini bilmez,
Lâf döner ve dolaşır, Hoca yerin dibinde.

Hiç kimse demeyecek’ ’çok güzel bir oyundur,
Eline sağlık hocam, hakkını da helâl et.
Hem çok masraf yapmışsın, hem de çok yorulmuşsun.’’
Aksine denilecek:’’ Emmioğlu çık git terk et!

Gariban yönetmensin, hiç girişmemeliydin,
İmkânsızlıklarınla, sona erdirmeliydin,
Ya da sözünden kaçıp, bu iş burada biter,
Üstüme de gelmeyin, diyebilmeliydin.

Sahneleri tam bölmüş, oyuncular ayrılmış,
Dördüncü sahnede ki, darağacı kalkmamış,
Taşınamadığından, sahne içerisinde,
Mahkemenin kürsüsü, yine ortada kalmış.

Aynı oyunculara, her sahnede farklı rol,
Farklı kostümler ile karakterler verilmiş,
Sen de dört rol üstlenmiş, hem Arif Bey olmuşsun,
Hem Avukat, hem imam, iki rol daha verilmiş.

Roller karakterlere, uygun tamam olmalı,
Yargıç rolünü alan, bir de çaycı rolünde,
Gazeteci çocuğa, savcı Sami Bey rolü,
Kaspar, Orizyan, Leon Efendi ek rollerde.

Kuvvacı Genç, Zabit, Münir, Osman Şakir Paşa,
Herkes Ermeni olmak ister, İmam rolü boş kalmış.
Roller karakterlere uygun dağıtılmışlar,
Almak istenmeyince, yine Temizyürek almış.

Her rol için uygun tip, artık tamamlanmıştı.
Ders dışı etkinlikler, buna ayarlanmıştı.
Gönüllüler de ders dışı vakitlerde denendi,
Yapılamayan roller yönetmen üstlenmişti.

Mecbur mu kalmıştın da, Arif Bey’i almıştın.
Kaymakam Kemal Bey’in, eniştesi olmuştun.
İkinci sahnede de Avukat, rolü almışsın,
Kaymakam Kemal Bey’i âdil savunacaktın.

Murtaza Bey iyiydi, gerçek delikanlıydı,
Şu an ki kostümlerin, o zaman elinde yok.
Ses düzeni ne desen, bundan da haberin yok.
Sürülmekte haklıydın, kahretmeye hakkın yok.

Murtaza Bey haklıydı, sen de çok acemiydin,
Ses düzenin olacak, seslerini alacaktın,
Oyun netleşecekti, rol yapan kişilerde,
Hazırlanmış seslerle, oyun çalışacaktın.

Kelimelerin uzun, dört, beş konuşman vardı.
Bir nefeste iki yüz, satırı buluyordu.
Tek kuruş toplanmamış, talep edilmemişti,
Bir işe atılmıştın, bu böyle olmuyordu.

Kostüm dediklerin de pılı pırtı türünden,
Hepsi cebinden, hepsi kendi el emeğinden,
Bazıları değerli, fincan takımları var,
Osmanlı ve Türk bayrakları ve o gözlük.

Çünkü bunlar yüz yıllık ve de iltifat gerek,
Abdülhamid posteri, sekizgen yıldızlılar,
Orijinal kılıçlar, tesbihler, gazeteler,
Eski devire ait, bir de gramofon var.

Koyun postundan sakal, eski yastık ve minder,
Orijinal perdeler, Osmanlı sandalyesi,
Kılık ve kıyafetler, bol miktarda herkese,
Oynattığın oyunun, bütün bunlar sahnesi.

Yedi yüz elli çeşit, kostümü sıralamış,
Osmanlı yeleklerin, yün çorapların ile
Serilmiş halıların, yanındaki koltuklar,
Kırk kişi rol giyinmiş, boşa zahmetlerinle,

Karşılığında ödül mü, bekleyecektin sen?
Ne bir fotoğrafın mevcut, ne de bir CD’n var.
Sadece gazeteye, verilmiş resim, yazı.
O’da Murtaza Bey’den, çünkü saygısı var.

Oyun şimdi oynansa, Murtaza Bey sevecek,
Artık ezberleme yok, sesler peşin alınmış,
Slayt gösterileri, fonlamaları da hazır,
Bir de anlatıcı var, kostümler çalışılmış.

Murtaza Bey amirdir, fakat insafı yoktur,
Duyduğuna inanır, kılavuzu kargadır.
Bir harf hatası yapan, zulmü acımasızdır.
Anlamaz, araştırmaz, katı sert davranandır.

Masumu harcamada, garibanı ezmede,
Üstüne kimse yoktur,Murtaza Bey’imizin.
Oyun beğenilmedi, kaç kaçabilirsen kaç,
Şerri çöreklenmiştir, Murtaza Bey’imizin.

Çocuk oyunu gibi, besbelli dalga geçmişsin.
Bu işi bilmediğin, her hâlinden de belli,
Sonunda sürgün yedin, ödülün bir sürgündür.
Yerlerinde olsam, bu oyun izlenmemeli.

Bir diyecek var mı ki, zamanım israf olmuş,
Dersler aksatılmamış, çocuk azarlanmamış,
Fakat nefret edildin ve sevilmeyecektin.
Oyunculuğu bırak, senin zamanın dolmuş.

Onun için dediler, ‘’Emmioğlu git, Emmioğlu git! ’’
Şahsiyetin burada yok, dürüstlüğünü boş ver.
Bence de dürüst değil, belki üçkâğıtçısın,
O’nlar Vallahi haklı, tabi Emmioğlu git der.

Bölgeleri terk etmen, pek hayrına olmadı.
Dede topraklarını bir anda terk etmen de.
İşlerine yaramaz, güvensiz biri oldun,
Kul bir pot kırdığında, bu artık düzeltilmez de.

Belki çok şey kaybettin, belki kaybettirildin.
Sen hep yenilgidesin, şair senin dostundur,
Saflığıyla pot kırmış, bir tuzağa düşmüşsün.
Şunu da çok iyi bil, O’nun yolu da doğrudur.

Münafığın sözüyle, bir koyundan korkulmaz,
O kadar aptal değil, bu kul hep affediyor.
Oyun içinde oyun, gariban taşlanamaz.
Herkes bin lâf taşıyor, Temizyürek duyuyor,

Belki şer zannedersin, bu senin için hayır,
Zaten içinde kin yok, bu şiir duygularım,
Biz de şair ruhluyuz, şairler duyguludur,
Murtaza Beyimiz de, bir şairdir anlarım.

Şiir acele oldu, koymasam kitabıma,
Kesip çıkarmalıyım, ama boşluk kalacak,
Yayınevi bekliyor, olmadı zamanlama,
Var ise bir hakaret, Vallahi de şahsıma.

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Haziran 2012, 15:31   #6 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

''Sen Bir Çiçeksin 2''
Çok kul var merhametli, bunlar deli değildir.
Ahlâken, dinen temiz, kendisinden emindir.

Kötülemek kolaydır, apaçık çamur atmak.
Kul Mümin’se gülümser, istemez başkaldırmak.

Temizleri sevmezler, bazen korkak sanırlar.
‘’Emmioğlu git! ’’ Derler, bunları gönderirler.

Emmi Oğlun sır saklar, konuştuğunu bilir.
Suçlu da olsan aklar, affetmesini bilir.

Ama bahaneler varsa, bahanesi bulunur.
İdamlık bir suç bile, masuma uydurulur.

Belki bunlar nefis siz, kalpleri tertemizdir.
Soyadları Temiztürk, dostlukları Rabledir.

Saflık yürekliliktir, bunlar aptal değiller.
Hak’tan desteklidirler, çünkü suç işlemezler.

Bir Temiztürk affeder, Rabbine şükretmiştir.
Davacı da değildir, herkesi affetmiştir.

İstersen sen küfür et, bu kulun dua eder.
Küfrü hak etmişimdir der yine kabul eder.

Bunu herkes biliyor, boşa suç işlenmesin.
Bu adam duvar gibi, tüm suçları üstlensin.

Pislikten temizlendi, içiniz rahat olsun.
Sokak köpeklerinden, biri eksilmiş olsun.

Unut Temiz yüreği, mahvolmuş ve bitmiştir.
Astımdan keyfi yoktur, dönemeyecektir.

Dağ havası olmadı, bünyesi bozulmuştur.
Artık dönememiştir, biraz da yorulmuştur.

Memleketler sizindir, memleketine dönmez.
Mustafa Abim gezsin, Emmioğlun hiç dönmez.

Ahireti düşünen, memleketi istemez.
Memleketi Ahiret, merak etmeyin gelmez.

Mustafa Abi’m vardır, kibrinden he dememiş.
Rabbini reddetmeyen, bir kulunu reddetmiş.

Çünkü kul dost gibiydi, laf taşıyan değildi.
Münafık lâf getirmiş, arada bu kul ezilmişti.

Devlet sırrı değildi, basit lâf önemsenmez.
Münafığın işiydi, münafık dinlenilmez.

Basit lâf konuşulmuş, konuştuğu lâf nedir?
Sende yüzlere söyle, denilmez sözler midir?

Sen de biliyordun ya, ama vicdanın yoktu.
Kaskatı bir kalp ile, şeytanlar sana dosttu.

İslâm’da incelik var, ince ayar bulunur.
Merhametsiz anlamaz, merhametli kovulur.

Temiztürk inançlıdır, Rabbini hiç reddetmez.
İyilikten yanadır, kötülük düşünemez.

Sokak kedisi bile, evinde ağırlanır.
Emmioğlu git denmez, Rabbine hayırlıdır.

Hamam böceği girer, evinde öldürülmez.
Gönüllü gönderilir, Emmioğlu git denmez.

Taştan bir kalbin varmış, sen hiç affedemezsin!
Nuh der, Peygamber demez, bir düşüncedeymişsin.

Cehaleti dinleyen, Rabbini dinleyemez!
Merhametten çok uzak, dönüp te düzeltemez!

Benden garip bulunmaz, şimdi daha rahat ol.
Kul ezildi, ezilir, boş ver sen hep mutlu ol.

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Haziran 2012, 15:32   #7 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

''Sen Bizim Rabbimizsin’’
Ruhumuzu yarattın, KUR’ÂN’ı hatırlattın.
Zamandan münezzehsin, Kâinatı donattın,

Rabbim bir sual sordu: ‘’ Rabbiniz değil miyim? ’’
Bizler cevaplandırdık, sen bizim Rabbimizsin.

Çünkü Kalû Belâ da Rabbimizi bilmiştik.
Evet, manası ile sözümüzü vermiştik.

Rabbimiz yüce ALLÂH(c. c.) ,sözde eşit değiliz,
Yarın anlaşılacak, samimiyetlerimiz…

Bir irademiz vardı, Dünya’da cayacaktık,
Sözümüzde duracak, belki caymayacaktık.

Hakikatler görüldü buna evet denildi.
Tasdikler eşit miydi, kim sözünün eriydi.

KUR’ÂN belletilmişti, bizler de tasdik ettik!
Tasdikimizi yazdık, Rabbimizi bir bildik.

Yollarımız çizilmiş, her şeyde anlaşmıştık.
Nimetleri görmüştük, samimi olmalıydık,

Altı günde yaratmış, Arş’ı, semayı, Arz’ı.
Aslı Levh-i Mahfuz’da ve misal âlemini.

Rabbim göğü yükseltmiş, yeri de döşemişti.
Kâinat noksansızdı, emrimize vermişti.

Artık imtihandayız, dini yaşamaktayız,
KUR’ÂN’a iman edip, Rable yaşamaktayız.

Bazen unutmaktayız ve oyalanmaktayız.
Dünya güzelliğinde, ahdi unutmaktayız.

İmtihana gelmişiz, Dünya’ya kanmayalım.
Ölümü tadacağız, sözü unutmayalım,

ALLÂH (c. c.) ’a inanalım, O’nu bir tanıyalım,
Azrail(a. s.) alacaktır sözümüzde duralım.

Bu gün imtihandayız ve oyalanmaktayız…
Dünya güzelliğinde, ahdi unutmaktayız.

‘’Rabbiniz değil miyim? ’’ Rabbimizden sualdi.
Bizse cevaplandırmıştık, Resuller tembihledi.

Mademki Kalû Belâ, unutturulamıyor.
Kâinat ’tan çıkış yok, şirk yutturulamıyor.

Sözümüzde duralım, sözü unutmayalım,
Dünyanın hayaline, dalıp kapılmayalım.

İşte son tercihimiz, Sen bizim Rabbimizsin.
Sen bizim rabbimizsin, sen bizim Rabbimizsin.

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Haziran 2012, 15:32   #8 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

'Kırımlı Keneler Isırıyor'
İnsanlar kaçışıyor, keneler kıstırıyor,
İnsanlar tartışıyor, keneler susturuyor.

Kırım’a uğramadan evde azalıyoruz,
Kırımlı kenelerle kırlarda kırılıyoruz.

Soktu mu hiç affetmez, bizim evcil kenemiz,
Isırılmayı ister laf yapan çenelerimiz.

Kırımlı düşmanlarımızla belki savaşacağız,
Tavus kuşlarımız var kenelerle çarpışacağız.

Nasılsa düşman belli Avrupa’dan geliyorlar,
Sayımız azalsın diye; bizi engelliyorlar.

Dedi ya Avrupa Birliği kapılarınızı artık açın.
İşte sonuç belli kenelerle geliyorlar kaçın.

Meclise de girdiler Milletvekillerini ısırdılar,
Biz size ne ettik de, kenelerle ısırdılar.

Yunanistan’a uğradılar, biz Türk’leri soktular.
Niçin biz sokuluyoruz, batılıyı sokmadılar.

70 milyonuz derken, nüfusumuz düşmekte,
Dolaşamaz olmuşuz, keneler üşüşmekte.

Kapım, bacam kapalı paçam çorap içinde,
Evde tavuk beslerim, tek gözüm de nöbette.

Düşmanlar dost oldu, Kırımlı kene varken,
Rabbim ne olur affet gönderme bizi gençken.

Pire tozlarına batıp, tavus kuşlarıyla mı?
Yatağımızda sülünler, ahırlarda mı uyuyalım?

Son çare kaçmayalım kenelerle anlaşalım,
Saçlar ve sakallar, keneli mi yaşayalım?

Kırım’a girelim de keneleri mi vuralım?
Geleceğimiz için, kenelerle mi savaşalım?

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Reklam Alanı
Alt 23 Haziran 2012, 15:33   #9 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

'Uzaylı Dilendirilmez'
Demek ki Dünyamıza kadar gelebilmişler,
Uzaylılar, misafirlerimizdir.
En cahilleri Ordinaryüs Profesör,
En ilkel tür formları tam bir bilim adamı…

Kara delikleri, ak delikleri,
Solucan deliklerini,
Kâinat ’ta ne kadar delik varsa;
Kullanıp ta Dünya’mıza kadar gelebilmişler…

Bu kavramlar ki,
Kâinattaki, zaman yolu geçitleridir.
Uzaylı türler, bu geçitleri kullanabilmişler ki,
Ziyaretimize kadar gelebilmişler…

Sen ki onları,
Ahtapota benziyorlar diye,
Aşağılık yaratıklardan sanıp,
ALLÂH(c. c.) ’tan hiç korkmadan dilendirtiyorsun!

Kınıyorum artık!
Uzaylıları dilendiren zihniyetleri…
Uzaylı misafirlerini dilendirten,
Ve bu işi kınamayan tüm Dünyalıları…

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 23 Haziran 2012, 15:33   #10 (permalink)
Acınmaktansa Kıskanılmak Daha İyidir.

azurel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 28 Mayıs 2012
Yaş: 27
(Mesajlar): 3.617
(Konular): 508
Renkli Para : 385348
Aldığı Beğeni: 350
Beğendikleri: 223
Ruh Halim: Acimasiz
Standart

Şiir Nedir?Şiir bir konu işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir mana işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir duygu işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir ahenk işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir fikir işi ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir zikir işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir tefekkür işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir tevhit işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir öz,ölçü işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir kâfiye işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir tema işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir ustalık işi ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir ilham işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir mecaz işi,ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir sahne işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir buluş işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir hayal işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir tasvir işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir sırlar işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir yürek işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir hayat işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir tavır işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir edep işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir terbiye işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir gerçek işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir kavuşma işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir korku işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir coşku işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir inanç işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir şükür işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir sebep işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir sonuç işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir vicdan işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir vazife işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bir âşık işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir murat işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir fazilet işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir bir namus işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir bedenin işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir ruhların işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir şairin işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Şiir Velîler işi, ALLÂH(c.c.) ’ı aralamadır.

Şiir kısaca şudur: ALLÂH(c.c.) ’ı aramadır.
Mehmet Tevfik Temiztürk,der ki aralamadır.

























azurel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
mehmet, temiztürk, tevfik, Şiirleri, Şİİrlerİ


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557