Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu  



"Taklitler, Asıllarını yaşatırmış."
Go Back   Forum Renkli - Türkiye`nin En Renkli Eğlence ve Bilgi Paylaşım Platformu > Yaşam & Muhabbet & Eğlence > Yalnızlar Rıhtımı
Ücretsiz Kayıt ol veya Üye Girişi yapın.
Yalnızlar Rıhtımı Sadece yalnız olanların takıldıkları bölümdür.

Forum Renkli - Türkiye'nin En Renkli Eğlence ve Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz.
Forum Renkli'ye Hoşgeldiniz. Forumumuza ücretsiz KAYIT olarak, forumumuzda bilgi alışverişi yapabilir ve aramıza katılıp samimi dostluklar kurabilirsiniz.

Forumumuzda bizimle birlikte paylaşıma katılmak için buradan üye olabilirsiniz.



veya Facebook üyeliğiniz ile sitemize kayıt olabilirsiniz.
Etiketli Üyeler Listesi

Yeni Konu Aç Cevap Yaz
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14 Mayıs 2013, 12:22   #1 (permalink)
FiRaRi
Misafir Üye
FiRaRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
(Mesajlar): n/a
(Konular):
Renkli Para :
Aldığı Beğeni:
Beğendikleri:
Ruh Halim:
Standart Yanlizlik Nedir?



Yalnızlık bir duygu ve ruh halidir. Sevgiden yoksunluktur. Modern aklın zindanı, ilkel aklın özgürlüğüdür.


İnsan ruhunun doğum sancısıdır. Sümük bataklığında yetişen insanı hapşırtan siyah bir çiçektir.
Yalnızlık; gölgelerin iktidarında insan ruhunun başkaldırması, madde ve mana egemenliği arasında ise bocalamasıdır. Bu bocalama huzur limanı ile kurt kapanı arasında devam edip gider.

Yalnızlık; sevgi ve nefrette ölçü kaçırıldığında sevginin dışarıya fışkırması, nefretin ise içe gömülmesidir. Yalnızlık; gölgeler çekildiğinde karanlığın yada ışığın kuşatması altında kalmaktır. Yalnızlık ziplenmiş(sıkıştırılmış) bir duygudur. Öğretmenliği güçlüdür. Yoğunluğu fazladır. Bu yüzden insanın içini acıtır.
Yalnızlık; zihnin çöplüklerinde insanı oyalayan ve bedenin her yanından zararlı kimyasal hormonların salgılanmasına neden olan bir duygudur. İnsan yaşamının doğal seyrinde vardır fakat insan doğasına zıttır. Yalnızlık, çözülmesi gereken karmakarışık bir düğümdür


İçinde yaşadığımız evrenin bu küçük renkli topunda yaşanılan yalnızlıklar; haksız ve acı iktidarsızlıkların, mutsuzluk hezeyanlarının şeffaf olmayan birer örneğidir. Aynı zamanda muhteşem yaratıcının mükemmellik yolunda insanın yüreğine kor ateş olarak emanet verdiği bir armağandır. Bu armağan diğer yandan her iki ayak bileğimize bağlanmış ağır bir gülle gibi hızımızı kesmeye çalışır. Bizi hantallaştırır.


İnsan ruhunun; gezindiği sonsuzluk labirentinin içinde dimdik durup, duvarda iğreti asılı bir aynaya bakarak ben gerçekten ruh muyum yoksa maddi bir beden miyim sorusuna cevap aradığında yaşadığı duygudur yalnızlık. Karmaşanın en yoğun olarak yaşandığı zaman dilimlerinde insanın kendi içine hapsettiği bu duygu, onu bir yandan mahpusluktan kurtarıp diğer yandan kendisine mahkum etmektedir.


İncir çekirdeği içinden evrenin genişliğine, maddenin toz bulutundan kurşun külçeye, suyun hidrojen iyonundan okyanusların enginliğine, hücre içindeki bir enzimden insan bedenine bakıştaki ufuk genişliğinin ve ardından gelen hiçlik bilincinin zirveleştiğinde hissedilen efsunlu duygudur yalnızlık. Bu bilinç ile hissedilen yalnızlık şifa verici bir yalnızlıktır. Fakat çizginin hemen ötesinde ise hastalıklı yalnızlık kucaklar insanı. Bu yüzden insan şifa ile hastalık arasında sürekli mekik dokumaya devam eder.


Saatin yelkovanına aynı saatin akrebinin dönerek “hep beni geçtin bu güne kadar. Bugünden sonra ben senden daha hızlı hareket edeceğim. Geride kalmaya mahkumsun artık.” Dediğinde yelkovanın yaşadığı şaşkınlık ve hayal kırıklığının diğer adıdır yalnızlık. Tıpkı insan tekinin yaşadığı, imkansızı düşünürken imkanların içinde yan yatıp çamura battığında öylesine kala kalıp zihin haritalarını buruşturarak kaldırıp attığında yaşadığı duygudur yalnızlık. Artık yeni ve gıcır gıcır bir zihne sahip olma özlemi duyarak geleceğe ümitle bakmaya başlar insan.


Diğer yandan zıtlıkların çarpışarak öpüştüğü anlarda ortaya çıkan kıvılcımlar ile ıslak dudakların bıraktığı rutubet ve tattır yalnızlık. Yalnızlık duygusu; dinsel ihtiyaçlar ve inançlar gibi insanlığın genetik kodlarına işlemiştir. Söküp atmak hele hele tamamen yok etmek imkansızdır. İnsanın hiç düşsüz kalmaması gibi bu duyguya sahip olmaması da aynı şekilde mümkün değildir. İnsanın düşleri olmasaydı meydana gelen bir çok gerçeklik ortaya çıkamayacak insanın zihni karmaşadan kargaşaya kadar bir çok karışıklığa maruz kalacaktı. Düş ve yalnızlık aslında sırf bu yüzden bir çok gerçeğin anasıdır. . .


İtilip kakılmışlığın ağırlığı ile sevginin aşkın ve hoş görünün hafifliği arasında yüreğimizi yakan ve serinleten kimi zamanda ne hissettiğimizi anlamaktan aciz kaldığımızda yaşadığımız duygudur yalnızlık. İtilip kakılmışlık genellikle çoğu insanı üzer fakat nedense bunun aslında bir baş edilememe, kontrol edilmekten aciz kalınmaya bağlı olduğu düşünülmez. Peki o zaman sıradan ve zaten aciz olan insanlar neden itilip kakılmıyorlar. . . Çünkü onlar kendi ruh dünyalarından başlayıp evrenin ruhsal gizemine bir yol bulmaktan yoksundurlar. Onlar bu yoksunluklarının dışında; sorgulamak, okumak, yazmak, araştırmak, kendini ve geleceğini değiştirerek zenginleştirmenin kaygısını içlerinde hiç hissetmemişlerdir. İtip kakan acizliğinden itip kakmaya çalışır. Çirkinliğini, zavallılığını diğer insana bir güç gösterisi olarak ispatlama çabasındadır.


Güç gösterisi kimi iyi insanlarda yalnızlığı en doğal haliyle ortaya çıkarır. Onlar güç gösterisinin ardından geçici olarak ve dönüşümü çok farklı şekillerde olacak olan kibar ve nazikçe yaşadıkları yalnızlığa demir atarlar. Bazen güç gösterisi insanın iradesinden dışarıya fışkırarak bilinçli bir kölelik haline dönüşüp onun alçalmasını sağlar. Gerçekten bu durum insan onurunu son derece ayaklar altına alan ve hatta köküne kibrit suyu dökecek kadar da onu inciten bir ruh hali ortaya çıkarır. İşte bu yüzden bilinçli kölelik yada isteyerek yaşanan yalnızlık bir bakıma özgürlük ve iradenin donakalarak kutuplarda sonsuza dek yaşamak arzusundan başka bir şey değildir. Daha da acıklısı özgürlük ve iradenin donup yada yanıp bir yerde kalması yada yok olması günümüzde yaşanan katipliğin egemenliği altındaki bazı memurluklardan farksızdır.


Yalnızlık; nadiren yada kimi zaman insanın kendisini bir çok etkinlikten koparması, bir köşeye çekilerek diğer insanlardan uzaklaşması, işini bırakması, yaptığı işinden ve tüm etkinliklerinden artık zevk alamamaya başlaması halidir. Böylelikle insan bir bakıma kendi kendisini yalnızlaştırmaktadır. Bu durum hastalıklı bir yalnızlıktır. Burada yaşanan yalnızlık duygusu hasta bir insan tarafından yaşanmakta ve bu durum yalnızlık duygusuna da genel olarak zarar vermektedir. Ciddi bir karar vererek insanın kendisini sosyal ortam içine sokması, günlük verimli aktivitelere başlaması, dostluklarını pekiştirerek arkadaş sohbet ortamlarına girmesi ve yalnızlığını unutması yine kendisine bağlıdır.


Yalnızlık; aynı zamanda duyguların karmaşası içinde insanın bodoslama çarpışarak diğer duyguları ile olan ayrışmasından arta kalan bir duygudur. Arta kalan bu duygu aslında artı puan kazandırarak insanı karamsarlığının içinden bilgeliğe ulaştıracaktır. Bu arada insanın belki biraz sabır göstermesi gerekecek ve geleceğin açılımı muhteşem bir metanet ile beklenecektir. Geleceğin açılımı bugünden ve şu yaşanılan andan başlayarak değiştirilme imkanına sahiptir. Bunun kısa ve kolay yollarını bilmeli ve belki de insanın bu alanda diğerlerinden ayrışmak ve farklı olmak için en sık yardım talebinde bulunması gereken eksikliğidir.


Kendimize yabancılaştığımızda geçmişten günümüze taşıdığımız değer yargılarımızdan, inançlarımızdan ve törelerimizden kopmaya başlarız. . . Her kopuşla yalnızlığa sürüklenirken benliğimizden ödün vermelerle süren sanallaştığını sandığımız gerçek dünyanın bazen saçma sapan bir sürü görüntü ve duygular topluluğu olduğunu anımsarız. Anımsamak hayatımızda unuttuklarımızın olduğunu bir bakıma kabullenmektir. Bu kabullerden birisi de isteyerek yada istemeyerek yaşadığımız yalnızlığımızdır. . .


İnsanın içine gömüldüğünde ve kendi içinin derinliklerini toprakla özdeşleştirdiğinde, gerçek anlamın sanal olarak dayatılanlardan üstünlüklerini anlama bilgeliğine erişme sürecinde yaşadığı duygudur yalnızlık. . . Diğer yandan yalnızlık; sanal gerçeklik aracılığıyla klonlanan insanın dünyanın bir illüzyon sathı mahalli olduğunu kavramasıyla kendine dönerek yaşadığı farklı gerçekliği bir algılama saplantısı olarak kabul edip vites kolunu geriye doğru aldığında yaşadığı duygudur. Sanal olanın karmaşıklığından kurtulmuş fakat diğer taraftan almadan vermeyi beceremeyen, beceremediğinden utanan, utancından Yaratıcının Gücünden tedirginlik ve şüphe duymaya başlayan, verdikçe zengin olacağının hiç farkında olamamış insanın yüreğinin mengeneyle sıkışmaya başlamasıyla hissettiği duygudur yalnızlık. . .

O aynı zamanda ruhsal dünyanın kendine ve diğer insanlara yönelik cimrisidir. Cömert olanlara akıl sır erdiremez. Tıpkı Sibirya’da yada Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan yaratılışın bir çok hasletinden uzak insanlar gibi. . . .

Depresyonla olan yalnızlıkta insanın çoğu kez bilişsel değerlendirmesi bozularak etrafında gerçekleşen olayları doğru olarak yorumlama yeteneği kaybolabilir Doğru olan bir olayı yanlış, yanlış olayı ise doğru olarak değerlendirebilir. Gerçek yaşamda insan; hiç de yalnız olmayacağı bir durumda bu duyguyu kendisini etrafından soyutlayarak iç dünyasına çekilmesi ile kendi kendisine oluşturur. Çoğu insan için ruhsal gelişimde son derece önem taşımakta olan bu duygu bazı insanlar için ise yoldan çıkmalarına neden olan en kaygan viraj olmuştur. Ve belki de tüm tanımlardan daha önemli olarak yalnızlık; insanın hatalı bir yanılsamasıdır.
İnsanlar olarak hepimiz sadece kendi eylemlerimizin sorumlusu değiliz. Düşüncelerimiz ve duygularımız belki de eylemlerimizden çok daha önce zihnimizden yuvarlanarak sanal sandığımız gerçekler dünyasının içine düşüverirler. . .
Yaşadığımız dünyanın bir yanılsama olduğu iddiası varken yaratılışımızla birlikte ortaya çıkan ve bize sürekli acılar yaşatan yalnızlık nasıl bir yanılsama olmaz. . .

Yaşam coşkusunu tüketen dört maddeden birisidir yalnızlık. Diğerleri ise; sahte dostlar arasında dostsuzluk, varlık içinde yokluk, ben ne olacağım kaygısıdır. Yaşamın coşkusu bittiğinde yapılacak bir şeylerin artık kalmadığı hissi kuvvet bulur. Bu his amansız bir şekilde yaşamın kararmasını sağlar. Enerji bitmiş ve her şey anlamsızlaşmıştır. Richard Sennett yalnızlık ve bir aradalık arasında doğrudan ilişkiler olduğunu ve eğer bir insan yalnız olmayı pek iyi beceremiyorsa, başkalarıyla bir arada olmayı da beceremeyeceğini söylüyor. Mauppausant’ın öyküsü de dünyada hiç kimsenin yalnızlığını paylaşamayacağını anlatıyor




  Alıntı
Yeni Konu Aç Cevap Yaz

Etiketler
nedir, yanlizlik


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum Renkli Sosyal Medya
Forumrenkli Facebook Forumrenkli Twitter Forumrenkli RSS
Forum Renkli Desteklediklerimiz

Forum Renkli Yasal Uyarı!

Forum Renkli Türkiye'nin en renkli eğlence ve bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Forum Renkli; Arkadaşlık, Dostluk, Eğlence, Paylaşım, Msn Nickleri, Msn Sözleri, Msn Avatarları, Ödüllü Yarışmalar, Msn Sözleri, Şiirler, Şarkılar, Moda, Sağlık, Tv, Dizi, Film, Komik, Komik Resimler, Komik Videolar, Haberler, Spor Haberleri ve Güncel Bilgi Paylaşımı gibi konuların kullanıcıları tarafından önceden onay almadan anında yayınlayabildikleri bir forumdur.

Copyright© 2011 - 2013, ForumRenkli.com® Tüm Hakları Saklıdır.


Forum Renkli Alexa Forum Renkli Sitemap



vBulletin® Version 3.8.7 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
Inactive Reminders By Realdizayn

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557